Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 ÜYELİK İŞLEMLERİ VE DUYURULAR
 Duyurular
 Forum için bir ses kaydı hazırladım

UYARI: Sadece KAYITLI KULLANICILAR Konulara cevap yazabilir.
Kayıtlı Kullanıcı olmak için, TIKLAYIN.

Ekran Ayarı:
UserName:
password:
Format Mode:
Biçim: KalınSağa yatıkAltı ÇiziliÜstü Çizili Sola DayalıOrtalanmışSağa Dayalı Yatay Çizgi Link EkleEmail EkleResim Ekle Kod ekleAlıntı BildirListe ekle
   
Mesajınız:

* HTML modu KAPALI
* YARDIM Açık
* UYARIYI OKUYUNUZ
Yüzler
Smile [:)] Big Smile [:D] Cool [8D] Blush [:I]
Tongue [:P] Evil [):] Wink [;)] Clown [:o)]
Black Eye [B)] Eight Ball [8] Frown [:(] Shy [8)]
Shocked [:0] Angry [:(!] Dead [xx(] Sleepy [|)]
Kisses [:X] Approve [^] Disapprove [V] Question [?]

  Mesajda Kişisel imzam mesajda görüntülensin.
    

K O N U    G E N E L G Ö R Ü N Ü Ş
bozadi Posted - 03/09/2013 : 14:43:36
Merhaba arkadaşlar. Foruma yenilik katmak için bir ses kaydı hazırladım ve youtube'da yayınladım az önce.



İlk kayıttı ve bu nedenle biraz gergin veya tutuktum. Biraz resmi bir tını oluşmuş, zamanla aşıcam inşallah bunu.

Önce metni hazırladım, sonra da bilgisayar karşısında mikrofona okuyup kaydettim. Sonra da windows video maker programıyla bir-iki açıklama ekleyip videoya dönüştürdüm ve youtube'a ekledim.

Devam edip forumda konu edindiğimiz çeşitli konuları daha zengin bir şekilde ele almak ve paylaşım düzeyini artırmak maksadıyla bu çalışmayı sürdürmek istiyorum.
25   V E R İ L E N    C E V A P L A R    (en son mesajdan itibaren sıralı)
Astre Posted - 17/03/2018 : 03:40:03
Sen bilirisin bozadi, şunu sakın unutma ki yabani dallar var diye tüm bir serayı hasat edemezsin. Videoya negatif/olumsuz gelen etkilerin olduğu kaçınılmaz zaten, bu yüzden kaldırdıysan kişisel önerim tekrar yüklemen. Bazıları yüzünden pozitif eğilimli olanlar bu videoları kaçırmamalı bence. Örneğin ben siteyle tamamen tesadüf eseri tanıştım, bu tarz videolar ise amacı olanlara ulaşır (YouTube kullanıcı alışkanlıkları algoritması sağolsun), ve bilgilenme/farkınladık süreci başlamış olur. Senden bireysel ricam videoyu tekrar yüklemen, senin videon olduğu için forum dışına yüklemedim/yüklemem. Umarım yanıtın olumlu olur.
bozadi Posted - 16/03/2018 : 22:12:28
Videolardan birini bulmuş olmana sevindim Astre. Umarım diğerini de bulursun, ama bu videoları geri yüklemek istemiyorum. Yani silmiş olmaktan dolayı bir pişmanlık veya geri yükleme isteği duymuyorum ama sen tekrar izlemek/dinlemek istediğin için, senin adına sevindim. Dileyen buraya eklediğin linkten izler/dinler.
Astre Posted - 16/03/2018 : 20:35:07
Bozadi, eskiden kayıt ettiğim bir videoyu buldum, sanırsam sildiğin video. Eğer oysa YouTube hesabına tekrardan ekleyip konuyu günceller misin lütfen?

Dosyanın Linki: https://anon.to/sdELH7
Dosyanın MD5 Değeri: 1a339f53ebb8d913ff41c3b28a2363d4
Astre Posted - 16/03/2018 : 19:59:53
Daha önce eski konularda bu tarz bir video/oyun yapılma fikri yok muydu? Hatta görseller vs. de hazırlanmıştı.
gerçek tosun paşa Posted - 16/03/2018 : 17:21:21
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Bozadi ben seslendirme ve dublaj ayrıca video kurgusu konusunda her türlü desteği verebileceğim gibi içerikler için editöryal yardımda da bulunurum kafanda birşeyler varsa konuşalım.
Bu teklifine çok çok sevindim gtp.

Yapmamız gereken şeyin çeşitli parçalarını, şimdiye kadar forumun çeşitli bölümlerinde şu veya bu şekilde konuştuk, tartıştık. Şimdi alakalı parçaları birleştirmemiz gerekiyor. Ortaya çıkarabileceğimiz video ürünlerinin içerik veya şekil bakımından mükemmelliği konusunda endişelenmemize gerek olduğunu da sanmıyorum. Kimseye birşey kanıtlamak zorunda değiliz, sadece öncelikle kendimize, birbirimize yardımcı olacak bir materyal dizisi oluşturmamız gerekiyor ve bunlar sürekli güncellenmeye, değiştirilmeye, geliştirilmeye açık olacak sonuçta.

Bence meseleyi biraz kaba bir şekilde de olsa en iyi özetleyen şey ego realitesi. Son derece basit ve açıklayıcı birşey ama yüzleşmesi bir o kadar zor, hatta neredeyse imkansız görünüyor. Bence bu, içimizdeki ve dışımızdaki şeytanı (mecazi tabi ki) ensesinden kavramaya bizi en çok yaklaştıran konu başlığı. Bir diğer ifadeyle, içinde bulunduğumuz düzeyin kendi şartları içinde, BH-KH dahil olmak üzere varlık gerçekliğine genel hatlarıyla vakıf olmaya bizi en doğrudan yaklaştırabilecek konu başlığı.

Yani videoların, en azından ilk bir veya birkaç videonun senaryosu veya ana konusu ego olabilir. En azından başlangıç için ilham verici bence, denemeye değer. Ama her türlü alternatife de ben şahsen tamamen açığım, hep birlikte değerlendirelim.

Burada senaryo metnini birlikte oluşturalım, ondan sonra sen ve ilgilenen diğer arkadaşlar o senaryonun videoya dönüştürülmesiyle ilgili katkılarını ortaya koysunlar.

Ama bu iş iki günde bitebilecek birşey değil. Acele etmeyelim. Kimseye birşey yetiştirmiyoruz. Temelde kendimize, birbirimize yardımcı olacak, değerli bir hatırlatıcı notlar dizisi oluşturmaya çalışıyoruz.



Tamam bozadi meseleyi anladım. Bana uyar. Algıyı yüksek tutabilmek için dikkat etmemiz gereken noktalar olacak. Ego konusunu nasıl ele alacağımız zaten videonun olayını belirleyecek detaylı olarak konuşalım bence bu konuyu.
Astre Posted - 14/03/2018 : 16:39:34
Haklısın, videoyu bulursam yüklerim.
bozadi Posted - 14/03/2018 : 16:33:30
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Astre

Bozadi çok haklısın, ancak eski video varsa upload eder misin? Daha önce videoyu izlemiştim başarılı bir çalışmaydı.

Maalesef Astre :( Hiç böyle bir talep beklemiyordum doğrusu. Hem sevindim, hem de hayıflandım. Youtube'daki videoları kopyalayan siteler oluyor, bir ara kontrol ederim. Ama dediğim gibi, nihayette bir önemi olduğunu sanmıyorum. Esas işimize yarayacak videoları şimdi birlikte yaratıyor olacağız bence.
bozadi Posted - 14/03/2018 : 16:29:18
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Bozadi ben seslendirme ve dublaj ayrıca video kurgusu konusunda her türlü desteği verebileceğim gibi içerikler için editöryal yardımda da bulunurum kafanda birşeyler varsa konuşalım.
Bu teklifine çok çok sevindim gtp.

Yapmamız gereken şeyin çeşitli parçalarını, şimdiye kadar forumun çeşitli bölümlerinde şu veya bu şekilde konuştuk, tartıştık. Şimdi alakalı parçaları birleştirmemiz gerekiyor. Ortaya çıkarabileceğimiz video ürünlerinin içerik veya şekil bakımından mükemmelliği konusunda endişelenmemize gerek olduğunu da sanmıyorum. Kimseye birşey kanıtlamak zorunda değiliz, sadece öncelikle kendimize, birbirimize yardımcı olacak bir materyal dizisi oluşturmamız gerekiyor ve bunlar sürekli güncellenmeye, değiştirilmeye, geliştirilmeye açık olacak sonuçta.

Bence meseleyi biraz kaba bir şekilde de olsa en iyi özetleyen şey ego realitesi. Son derece basit ve açıklayıcı birşey ama yüzleşmesi bir o kadar zor, hatta neredeyse imkansız görünüyor. Bence bu, içimizdeki ve dışımızdaki şeytanı (mecazi tabi ki) ensesinden kavramaya bizi en çok yaklaştıran konu başlığı. Bir diğer ifadeyle, içinde bulunduğumuz düzeyin kendi şartları içinde, BH-KH dahil olmak üzere varlık gerçekliğine genel hatlarıyla vakıf olmaya bizi en doğrudan yaklaştırabilecek konu başlığı.

Yani videoların, en azından ilk bir veya birkaç videonun senaryosu veya ana konusu ego olabilir. En azından başlangıç için ilham verici bence, denemeye değer. Ama her türlü alternatife de ben şahsen tamamen açığım, hep birlikte değerlendirelim.

Burada senaryo metnini birlikte oluşturalım, ondan sonra sen ve ilgilenen diğer arkadaşlar o senaryonun videoya dönüştürülmesiyle ilgili katkılarını ortaya koysunlar.

Ama bu iş iki günde bitebilecek birşey değil. Acele etmeyelim. Kimseye birşey yetiştirmiyoruz. Temelde kendimize, birbirimize yardımcı olacak, değerli bir hatırlatıcı notlar dizisi oluşturmaya çalışıyoruz.
Astre Posted - 14/03/2018 : 15:23:48
Bozadi çok haklısın, ancak eski video varsa upload eder misin? Daha önce videoyu izlemiştim başarılı bir çalışmaydı.
gerçek tosun paşa Posted - 14/03/2018 : 15:08:44
Bozadi ben seslendirme ve dublaj ayrıca video kurgusu konusunda her türlü desteği verebileceğim gibi içerikler için editöryal yardımda da bulunurum kafanda birşeyler varsa konuşalım.
bozadi Posted - 14/03/2018 : 14:02:56
Evet, birkaç hafta önce kendim kaldırdım o videoları Astre. İçeriğini kendi aramızda belirleyebileceğimiz, günlük hayatımızda uygulamaya, denemeye müsait öneriler içeren, daha pragmatik, daha işe yarar videolar hazırlamamız gerektiğine inanıyorum. Önerilere açığım. En önemli husus, forumda esas alınan temel bilgi kaynaklarının verdikleri bilgilere uygun, yararlanılabilir, tekrar tekrar dönülüp faydalanılabilir, az-çok referans niteliğinde videolar hazırlamak.

Bu kaynakların verdikleri bilgilere dayalı olarak "egodan arınmaya" yönelik bir pratikler dizisi oluşturmamız gerekiyor. Kendimizi kaybolmuş hissettiğimizde tekrar tekrar dönüp ilham, yardım, refeans alabileceğimiz videolar hazırlamamız gerektiğine inanıyorum.
Astre Posted - 14/03/2018 : 13:38:39
@bozadi, ilgili video kaldırılmış. Kaldırma sebebiniz nedir?
bozadi Posted - 24/11/2013 : 21:21:18
Beğendiğine çok sevindim bigsenfoni, teşekkür ederim. Evet, aslında ben de bugünlerde yeni videolar ekleme arzusundayım çeşitli konular hakkında.
bigsenfoni Posted - 24/11/2013 : 15:24:03
Cok güzel olmus sevgili Bozadi , videolarin devamini dilerim...
lalande Posted - 30/09/2013 : 23:13:31
Harikasınız ellerinize sağlık.Teşekkürler.
bozadi Posted - 29/09/2013 : 23:31:13
Sorguluyoruz bölümüne Zihnimiz ve Arkonlar adlı bir başlık açtım. Oradan devam edelim lütfen.
bozadi Posted - 29/09/2013 : 23:16:12
Eklenti:
Adların elbette önemi yok. Negatif/nefret temelli düşünce yapısını bize aşılayarak bizi sömürdükleri çok açık ve tartışmak gereksiz. Biz onların besiniyiz (Kasyopya celselerinden birinde çok açık bir şekilde belirtilmişti). Buraya kadar olan bilgiler tamamen paralel. Mücadele yöntemleri konusunda bir görüş ayrılığı var. En azından görüş ayrılığı değilse bile zihnin durumu konusu çok net değil. O yüzden bu konu mutlaka Kasyopyalılara sorulmalı.
Anlaştık, adlar konusunun bir önemi yok. Yalnız şunu belirteyim, bizzat Kasyopya ekibi 4KH ile Arkonları aynı şey olarak tanımlıyor.

Arkonların bize aşıladıkları negatif düşünce kalıpları sonucu kendi varlık enerjimizi negatif enerjiler üretecek şekilde kullanarak onlara besin sağladığımız konusunda da seninle aynı fikirdeyim. Zihnimizin durumu konusunda açıkçası ben Kasyopyalılara sorulmak üzere Laura ve ekibine bu tür bir soru yönlendirme konusunda isteksizim. Cevabı konusunda tamamen bilgisiz olduğum ve bilmeyi çok ama çok arzuladığım ve herkesin de bilmeyi çok arzuladığını düşündüğüm bir soru olursa sormayı isterim. Ama sen dahil isteyen herhangi biri ilgili forumda ilgili başlık altında sorusunu (İngilizce) olarak paylaşabilir elbette. Dediğim gibi, ben bu konuda yoğun bir merak içinde değilim. Yani zihnimizin durumu konusu bana muamma gelmiyor. Negatif eğilimli duygu ve düşüncelerimizin pozitif olanlardan çok daha fazla olduğuna dair fikirlerimi defalarca paylaştım bu forumda. Bu yolla elbette arkonların frekansına da uyum gösteriyoruz. Yani sandığımızdan daha negatif yaşadığımızı ve yine bizzat arkonların etkisiyle, bazı negatif koşulları pozitifmiş veya normalmiş gibi görmeye hipnotize ediliyor olabileceğimizi de anlıyor ve bunun doğruluğunu kabul ediyorum.

Lakin yaptığın CC alıntısında da belirtildiği gibi, durup (örneğin meditasyon veya benzeri bir yolla) negatif duygu ve düşüncelerimizi gözlemleyip bunları bilinçli olarak azaltmaya, pozitif olanları artırmaya yönelik bir çaba, yani bir disiplin gösterildiğinde, yağmacıların bundan hoşlanmadığını ve bunu yapmaya devam etmemiz durumunda, yani negatif duygu ve düşünce kalıplarımızın farkına varıp bunları pozitif versiyonlarına odaklanma disiplinini sürdürdüğümüzde, yağmacılar bizimle irtibatlarını giderek kesmek zorunda kalacaklar.

Eklenti:
Bozadi, ortalamanın çok dışında bir durumdayız. İnsanların büyük bir çoğunluğunun maçlara veya emekli maaşlarına odaklandığı bir zamanda onlara göre deli saçması bir konuyu konuşuyoruz. Google'da bırak Türkçe olarak, İngilizce olarak bile belki bir ilki gerçekleştiriyoruz. Buna Laura'nın sott.net deki forumu dahil!
İlgilendiğimiz, tartıştığımız konular bakımından ortalamanın çok dışında olduğumuza katılıyorum. Yalnız bizzat bu konular temelinde değilse bile, pek çok insan biraz daha farklı ama nihayetinde paralel denebilecek konu başlıkları altında benzer temaları ele alıyorlardır mutlaka. Bazen bunu adını koymadan da yapıyorlardır. Yani pozitiflik dediğimiz moral, güven, inanç, sevinç, huzur, sevgi dediğimiz şeye odaklanarak, dayanışarak, yardımlaşarak, negatif durumlarla başa çıkmaya, pozitif değerlerimizi korumaya ve geliştirmeye çalışarak. Benim konuştuğum, tartıştığım konuları tartışmadıkları, hatta hayatlarında duymadıkları halde pek çok kişinin benden çok daha fazla pozitif kutuplaşma gösterebileceği konusunda hiçbir şüphem olmaz.

Laura ve ekibinin dahi yapmadığı/gerçekleştirmediği bir ilki gerçekleştirdiğimize inanmak isterim ama şu an için ortada böyle bir durum göremiyorum sevgili exores. Belki kastettiğin şeyi henüz tam olarak anlayamamış olabilirim. Ama tüm Kasyopya celselerinin, yani Arkon realiteleriyle ve bu varlıkların insanlarla arasındaki etkileşim biçimleriyle ilgili tüm o “şok edici” bilgilerin alıcısı olan bir şahıstan ve ekibinden bahsediyoruz.

Ama bizzat Kasyopyalılar Laura’ya genel olarak insanlara hitap ederken bu bilgileri biraz daha dolaylı şekillerde ifade etmeye teşvik ediyor. Celselere ek olarak bağlamsal bilgiler paylaşmayı öneriyor. Laura’yla birebir konuşsan bu tartıştığımız konuları, eminim ki tüm bu hususlar hakkında inanamayacağın kadar çok veriye, bilgiye, farkındalığa ve sezgiye sahip olduğunu görürdün bana göre. Yani özellikle “matrix/arkon” realitesi ve insanların neyin içinde oldukları konusunda. Lakin tek başına bunları biliyor olması çok şeyi değiştirmez. Önemli olan “ağ çalışması” yoluyla giderek daha fazla insanla bilgi alışverişi ve dayanışma sağlayabilmek. Ve bu konular hakkında yeterince bilgi sahibi olmayan ama bir şekilde dünyada egemen kılınmaya çalışılan negatif tahakkümün farkına varıp buna karşı pozitif bir örgütlenme biçimine ilgi duyan insanlara hitap ederken de elbette pek çok “dolaylamaya” başvurmak zorunda kalıyorlar. İnsanlara anlayabilecekleri bir dille ve aşina oldukları tartışma başlıkları üzerinden hitap ediyorlar. Beslenme yoluyla maruz kaldığımız zehirlenmeler, siyasi negatif eylemlerin ve aktörlerin ifşa edilmesi vs vs. Bu durum onların burada tartışmakta olduğumuz “uç” konular hakkında bilgisiz ve deneyimsiz oldukları anlamına gelmez bence. Ve zaten hem sitelerinde, hem de kitaplarında arkon realitesiyle ilgili çok miktarda bilgi veriyorlar (örneğin “High Strangeness” kitabında). Celselerin kendisi zaten durumumuz konusunda şok edici, uyandırıcı bilgilerle, uyarılarla ama aynı zamanda o negatif varlıkların zayıf yanları ve bizim belirli koşullarla (BH dayanışması yoluyla) daha güçlü olan yanlarımıza dair moral verici ve teşvik edici bilgilerle dolu.

Bir ilke imza atıyor olduğumuz fikrine dair getirdiğim bu eleştiriyi, tüm bu konularda birlikte yapabileceğimiz herhangi bir keşif, deney veya çaba konusunda bir cesaret kırma olarak düşünme lütfen. Önemli olan bir şekilde dayanışmamız ve buna engel olabilecek olan negatif psişik saldırılar veya programlamalara karşı direnerek “disiplin” yoluyla amacımıza ulaşmak, öyle değil mi?

Yani tüm bu konularla ilgili görüşlerini, fikirlerini, eleştirilerini paylaşıyor olmandan çok memnunum ve teşekkür ederim. Bunu devam ettirmeni, ortak hareket zeminlerimizi keşfedip gerekli işbirliği ve dayanışmamızı artırmamızı isterim.

Bu nedenle, istersen, forumun uygun bir başlığı altında bizzat bu konuya dair bir başlık açalım ve bu konudaki fikirlerimizi paylaşmaya, araştırmaya, sorgulamaya, böylece zihnimizin durumu ve kontrolü konusunda bilincimizi artırıp bu konuda neler yapabileceğimizi keşfetmeye çalışalım.
exores Posted - 29/09/2013 : 22:32:38
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Öncelikle şu hususta düşüncelerimizi netleştirmemiz gerekiyor bence: Zihnimizi kontrol eden veya etmeye çalışan üst veya farklı boyut varlıklarının adlarının "4KH" veya "Kertişler/Griler" veya "Arkonlar" veya "Çamur Gölgeler" (veya cinler!) olmasının çok fazla bir önemi yok. Bir şekilde negatif/nefret temelli düşünce yapısını bize aşılamaya, bizi asimile etmeye, kendi frekanslarına çekmeye, köleleştirmeye, böylece diledikleri gibi sömürmeye çalışan varlıklar var.

Adların elbette önemi yok. Negatif/nefret temelli düşünce yapısını bize aşılayarak bizi sömürdükleri çok açık ve tartışmak gereksiz. Biz onların besiniyiz (Kasyopya celselerinden birinde çok açık bir şekilde belirtilmişti). Buraya kadar olan bilgiler tamamen paralel. Mücadele yöntemleri konusunda bir görüş ayrılığı var. En azından görüş ayrılığı değilse bile zihnin durumu konusu çok net değil. O yüzden bu konu mutlaka Kasyopyalılara sorulmalı.

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bozadi


zihnimiz tamamen o farklı varlıklara ait olabilir mi? Yağmacılara ait zihinle yağmacılardan kurtulmayı nasıl hayal edebiliyorsun?


Yağmacılara ait tanımı yanlış oldu. Bize zihinlerini verdiler diyor orjinal Nag Hammadi Yazmaları'nda. CC'nin şu paragrafı sorunu yanıtlıyor:

Eski Çağ büyücülerinin en büyük hileleri, uçucuların zihnine disiplinle eziyet çektirmekti. Uçucuların zihnini içsel sessizlikle zorladıklarında yabani donanımın kaçtığını keşfetmişlerdi. Bu da manevrayı gerçekleştiren uygulayıcılarda zihnin yabancı kaynaklı olduğuna dair bir şüphe bırakmamıştı.Yabancı donanımı geri gelir fakat eskisi kadar güçlü değillerdir ve bu kaçışlar rutinleşir ,sonunda bir günde tümüyle kaçıp giderler.Artık kendi başının çaresine bakman gereken gün gelmiştir ve sen nerdeyse sıfırsındır.Ne yapman gerektiğini söyleyecek hiç kimse yoktur.Sana alışık olduğun ahmaklıkları buyuracak yabancı kökenli bir zihin yoktur artık.


Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bozadi


Eğer zihnimiz "tamamen" onlara aitse, tüm bunları sorgulamamız nasıl mümkün olurdu?


Bozadi, ortalamanın çok dışında bir durumdayız. İnsanların büyük bir çoğunluğunun maçlara veya emekli maaşlarına odaklandığı bir zamanda onlara göre deli saçması bir konuyu konuşuyoruz. Google'da bırak Türkçe olarak, İngilizce olarak bile belki bir ilki gerçekleştiriyoruz. Buna Laura'nın sott.net deki forumu dahil!
bozadi Posted - 29/09/2013 : 21:42:47
Öncelikle şu hususta düşüncelerimizi netleştirmemiz gerekiyor bence: Zihnimizi kontrol eden veya etmeye çalışan üst veya farklı boyut varlıklarının adlarının "4KH" veya "Kertişler/Griler" veya "Arkonlar" veya "Çamur Gölgeler" (veya cinler!) olmasının çok fazla bir önemi yok. Bir şekilde negatif/nefret temelli düşünce yapısını bize aşılamaya, bizi asimile etmeye, kendi frekanslarına çekmeye, köleleştirmeye, böylece diledikleri gibi sömürmeye çalışan varlıklar var.

Bu hususta az-çok fikir uyumumuz varsa, bir sonraki hususa geçelim: zihnimiz tamamen o farklı varlıklara ait olabilir mi? Yağmacılara ait zihinle yağmacılardan kurtulmayı nasıl hayal edebiliyorsun? Eğer zihnimiz "tamamen" onlara aitse, tüm bunları sorgulamamız nasıl mümkün olurdu? Evet, sorgulama düzeyimiz "sandığımızdan" çok daha düşük olabilir ama insanlığın başardığı hiçbir olumlu şey yok mu? İlla ki var. Olumlu şeyler (henüz yeterince çok olmasa da) nasıl başarılıyor eğer zihnimiz o varlıkların tamamen kontrolü altındaysa veya zaten onlara aitse? Gerçek bir sevgi, huzur, sevinç duyduğunda bunu nasıl duyabiliyorsun? Bunun hiçbir açıklaması olamayacağını iddia etmiyorum. Ama açıklamanı duymak isterim.
exores Posted - 29/09/2013 : 20:09:21
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bozadi
Zihinlerimizin bize ait olmaması, yani zihinlerimizin kontrolünün üst seviye farklı varlıklar tarafından ele geçirilmesi mutlak bir gerçek değil. Öyle olsaydı burada bunları tartışıyor olamazdık.


Burada belirgin bir düşünce ayrılığına sahibiz. Belkide birbirimizi yanlış anlıyoruz. Öncelikle benim söylediğim zihnimizin bize ait olmaması konusu Nag Hammadi yazmaları ve gnostik felsefe çizgisinde. Çok bilinen Carlos Castenada'nın Sonsuzluğun Etkin Yanı kitabındaki çamur gölgeler bölümü. CC bu konuyu çok yoğun bir şekilde ele almadı/alamadı. Senin bahsettiğin üst seviye KH varlıkları (Kertişler,vs.) ve zihnimizin kontrolü konusu biraz daha farklı kanımca. 2 yıl önce bu konuyu konuşuyor olsaydık bende seninle benzer sonuçlara ulaşırdım. Ancak Nag Hammadi yazmaları ve devamında eski Şamanların konuların konusu dedikleri konuya biraz derinlemesine dalınca, zihnimizin durumunun hiçde öyle zannetiğimiz gibi olmadığını anladım. Keşke Laura böyle bir soruyu Kasyopyalılara sorsa ve daha spesifik bir yanıt alabilse. Ama muhtemelen açık cevabını alacaktır. Soru şöyle olabilir: Nag Hammadi yazmalarında Arkonlar olarak bahsedilen, Carlos Castenada ve Don Juan'ın çamur gölgeler olarak bahsettikleri yağmacılar ve zihnimizin bize ait olmaması konusu gerçek mi, doğru mu?
bozadi Posted - 29/09/2013 : 19:16:37
Eklenti:
Bozadi, tasavvuf yolu ile Vahabi-Selefi ayrımını cesurca yaptığın için sana teşekkür etmek istiyorum.
Gerçekten de Vahabi-Selefi İslam anlayışının genel itibariyle Tasavvufi İslam anlayışına en ters yaklaşım olduğu görülüyor. Selefiler arasında kimsenin inancına müdahale etmeyip sadece kendi içlerinde kendi din anlayışlarını yaşama özgürlüğünü meşru bir biçimde talep edenler varsa, bunun onların en doğal hakları olduğunu düşünürüm. Lakin, görebildiğim kadarıyla Vahabi-Selefi İslam anlayışını savunanların çoğunluğu farklı İslam anlayışına sahip olanlara veya farklı ideolojilerden olanlara karşı bağnaz ve saldırgan bir tutum izlemektedir. Bu bakımdan, AKP yönetiminin doğrudan ve dolaylı yollarla desteklediği, yardım ve yataklık ettiği El Kaide gibi terör örgütlerinin Vahabi-Selefi ideolojiye mensup olmaları şaşırtıcı değil. Erdoğan’ın aynı şekilde Mısır’da açıkça desteklediği Müslüman Kardeşler örgütünün Selefi ideolojiye mensup olması da hiç şaşırtıcı değil. Bu örgütün şeyhlerinden Kardavi adlı caninin Suriye’de Esed’i destekleyen halk kesimleri için verdiği aşağılık fetvalar bunların Ilımlı İslam paravanı ardındaki gerçek yüzlerini ortaya koyuyor. Ilımlı İslam, tıpkı Büyük Ortadoğu Projesi gibi ABD’nin faşist düşünce kuruluşları tarafından oluşturulup ezberletilen öğretiler. İslamcılık adı altında ABD gibi bir devlete böylesine derinden hizmet etmek, bunların din-iman adı altında insanları nasıl şeytanın kucağına sürüklemeye çalıştıklarını açıkça ortaya koyuyor. Muhalefet partilerinin AKP’den daha iyi olduklarını iddia etmiyorum. Mesele hangi parti olayı değil. Mesele İktidarın da, Muhalefetin de aslında bir şekilde aynı efendiye hizmet ettiğini anlayabilmekte. Birbirleriyle sürekli mücadele halinde olmaları, tıpkı bir bütün oluşturan yin-yangın siyah ve beyaz yarısı gibidir. Aynı bütünün parçalarıdır. İçlerinde o veya bu ölçüde iyi niyetle çaba gösterenler olsa bile ve zaman zaman bu tür çabaları desteklesem bile, ne yazık ki gerçek budur.


Eklenti:
Ali Şeriati hakkındaki görüşlerini merak ediyorum. Özellikle Dine karşı Din kitabı. Burası yeri değil belki ama, bu konular kesinlikle birbiriyle ilgili: Arkonlar-Emevi Sarayı,Ehli-Beyt.
Ali Şeriati ismini ilk defa duyuyorum. “Dine Karşı Din” en bilinen kitaplarından biriymiş anladığım kadarıyla. İslam’ın doğuşunda ve gelişim sürecinde Emevi etkisinin ve egemenliğinin İslam’ı ışık hızıyla yozlaştırdığını düşünüyorum ben de. Ehlibeyt ve Emeviler, İslam’ın kendi koşulları içinde Sevgi-Nefret düalitesine uyuyor bana göre. AKP’nin desteklediği din anlayışı da Emevi zihniyetiyle çok uyumlu. Şu anda dünyanın anasını ağlatan global şeytani güçleri güden 3KH ve 4KH güçleri kimse, Emevi-Vahabi-Selefi İslam anlayışıyla geçmişte ve şu anda o global şeytanlara uşaklık eden yerel ve bölgesel unsurları güden güçler de aynı güçler. Hepsi aynı şeytanın uzantıları. Bunu söylerken şunu da belirtmek isterim ki, ben ne Şia’nın, ne de bu enkarnasyonumda bir mensubu olduğum Aleviliğin taraftarıyım. Ama Ehlibeyt davasında Şia’nın Sünnilik karşısında gerçeğe, hakka, hukuka çok daha yakın olduğunu, aynı şekilde her türlü şekilci/emir-komutacı İslamcılık anlayışı karşısında da Alevi ve Tasavvufi anlayışın gerçeğe, hakka, hukuka çok daha yakın olduğunu düşünüyorum. Alevilikteki “Benim dinim sevgidir” anlayışı (ki bu aynı zamanda Tasavvufi inancın özüdür), Aleviliğin anlayışı, mesajı bağlamında ele alınabilecek, işlenebilecek en güzel anlayıştır. Alevilerin genelinin bu anlayışı kavrayıp benimsediğinden emin değilim. Biraz karmaşık bir durum. Alevilik, Sünnilik, Şia, Emevilik, İslam... Çok yakında hepsi tarihe karışacak. Geriye çırçıplak bir şekilde yalnızca Sevginin ve Nefretin, yani İyiliğin ve Kötülüğün yolları kalacak. Benim anlayışım budur. Ama evet, bunlar tarihe karışına kadar bunlarla ilgili meselelerde görüşlerimi savunurum.

Eklenti:
Evet söylediğin gibi olaylar hızlanıyor ve bir seçim yapmak zorunda kalacağız. Buradaki asıl zorluk bu seçimi bize ait olmayan bir zihinle nasıl yapabileceğimiz? Ortada ciddi bir paradoks var. Eğer gnostiklerin ve eski Şamanların konuların konusu dedikleri konu gerçekse ve halen aktifse ki, (bence zirve noktasında olacak kadar aktif) o halde bize ait olmayan arkon zihni ile bir karar vermemiz zor gözüküyor ki, seninde işaret ettiğin gibi bu kararsızlık hali insanlığa pahalıya patlıyor. Muhtemelen bu zihinlerden kurtulmamız katastrofik bir şekilde gerçekleşecek ki zaten Kasyopyalılar'da aynı görüşte. Yoksa bize kalsa dünyada tek bir ağaç kalmayıncaya kadar 20 katlı taş inşaatlar dikmeye devam edeceğiz.

Zihinlerimizin bize ait olmaması, yani zihinlerimizin kontrolünün üst seviye farklı varlıklar tarafından ele geçirilmesi mutlak bir gerçek değil. Öyle olsaydı burada bunları tartışıyor olamazdık. İnsanlık hiçbir pozitif edimde bulunamazdı. Hayatımızdaki tüm iyilikler hızla ve tamamen tükenip gitmiş olurdu. Ama öyle değil. Zihin konusunda bir “mücadele” var. Negatif güçler (3KH ve 4KH) zihinlerimizi negatife programlamaya çalışırken, üst seviye pozitif güçler pozitifliğe yönelik eğilimlerimize destek veriyorlar. İş bizim seçimimize ve verdiğimiz mücadelenin miktarına, derecesine, başarısına kalıyor. İnsanlığın genelinin negatif baskılara boyun eğip uyum göstermesi elbette diğer herkesi de etkiliyor. Ama Ra’nın söylediği gibi, dünyada aktif bir şekilde pozitifliğe eğilimli insanların sayısı, aktif bir şekilde negatifliğe eğilimli insanların sayısından çok daha fazla. Bu da herşeye rağmen azımsanamayacak bir denge sağlıyor dünyadaki koşullarda. Ve denge giderek pozitifliğe doğru değişiyor olacak. Zor olacak, ama olacak. 4. yoğunluk enerjileri yoğunlaştıkça ve dönüşüm süreci hızlandıkça, dünya nüfusu hızla azalacak o veya bu şekilde. Çünkü dünya nüfusunun çoğunluğu 4. yoğunluğa hazır değil. Onlar 3’ü tekrarlamak üzere sahneden ayrılacaklar bir şekilde yıkım/dönüşüm sürecinde. Kalan insanlar arasında pozitif eğilimlilerin sayısı giderek artıyor olacak. Ve yaşanan süreçte, o zorluklarda, pozitifliklerini çok daha fazla artırmak durumunda olacak, bu imkanı, buna yönelik katalizörleri/kolaylaştırıcıları bulacaklar.

Biz bu süreci biraz daha erkenden öngörüp sürece etkili bir hazırlık yapmanın gayretindeyiz veya olabiliriz benim anlayışıma göre.
exores Posted - 29/09/2013 : 17:06:20
Bozadi, tasavvuf yolu ile Vahabi-Selefi ayrımını cesurca yaptığın için sana teşekkür etmek istiyorum. Gerçektende tasavvuf önderleri sevgiyi ve iyiliği görevden değil, içlerinden geldiği şekilde ve doğallıkla anlatmışlardır. Zaten buradaki en önemli nokta burası, kırılma noktası, doğallıktan şekilciliğe ve suniliğe geçiş noktası ki, buna arkonlar konusunda da rastlıyoruz. Ne istiyor onlar? Robotlaşmamızı! Nasıl olacak bu? Emirler, yasaklar, yalandan edilen şükürler, vs.

Ali Şeriati hakkındaki görüşlerini merak ediyorum. Özellikle Dine karşı Din kitabı. Burası yeri değil belki ama, bu konular kesinlikle birbiriyle ilgili: Arkonlar-Emevi Sarayı,Ehli-Beyt.

Evet söylediğin gibi olaylar hızlanıyor ve bir seçim yapmak zorunda kalacağız. Buradaki asıl zorluk bu seçimi bize ait olmayan bir zihinle nasıl yapabileceğimiz? Ortada ciddi bir paradoks var. Eğer gnostiklerin ve eski Şamanların konuların konusu dedikleri konu gerçekse ve halen aktifse ki, (bence zirve noktasında olacak kadar aktif) o halde bize ait olmayan arkon zihni ile bir karar vermemiz zor gözüküyor ki, seninde işaret ettiğin gibi bu kararsızlık hali insanlığa pahalıya patlıyor. Muhtemelen bu zihinlerden kurtulmamız katastrofik bir şekilde gerçekleşecek ki zaten Kasyopyalılar'da aynı görüşte. Yoksa bize kalsa dünyada tek bir ağaç kalmayıncaya kadar 20 katlı taş inşaatlar dikmeye devam edeceğiz.
bozadi Posted - 28/09/2013 : 22:31:44
Görüşlerini paylaştığın için teşekkür ederim exores. Gruplar derken, dünya genelinde var olduğunu varsaydığımız ve dünyada olan bitenin farkında olan ve önümüzdeki süreçte işbirliğini yoğunlaştırarak gerçek insanlığı oluşturacağına inandığım gruplardan bahsediyorsak, belirttiğim gibi söz konusu birleşmenin gerçekleşeceğine inanıyorum. Bu forum bağlamındaki yerel koşullarımız itibariyle henüz ortada somut manada bir grup veya kasyopyalıların ifadesiyle bir "ağ" mevcut değil. Ama pek çok kişinin buna istek gösterdiğini veya göstereceğini düşünüyorum. Belki de dünyadaki yıkım, değişim, dönüşüm süreci şiddetlendikçe bunu aslında doğal olarak zaten isteyeceğiz ve elimizden geleni yapacağız. Ne kadar erkenden bunun gerekliliğini anlayıp elimizden geleni yaparsak o kadar iyi olacağını düşünüyorum.

Coğrafi sınır derken, bizim oluşturmaya çalıştığımız grup için zorunlu coğrafi sınırlar yok elbette. Özellikle internet sayesinde önemli oranda etkileşim ve paylaşım internet üzerinden sağlanabiliyor ama geçmişte birkaç defa olduğu gibi potansiyel bir grubun üyeleri arasında bazı gerçek buluşmalar/toplantılar ayarlamak da doğal ve gerekli olabilir.

Saldırılar daima mevcut. Hem 4KH müdahaleleri hem de elbette 3KH ortamındaki potanisiyel baskı ve müdahaleler buna dahildir. Birileri bizi potansiyel tehdit olarak görüyor diye zaten yeterince berbat olan hayat koşullarımızı iyileştirmek için dayanışmaktan korkacaksak, hiçbir kurtuluş ümidimiz kalmaz sanırım.

Bu arada sen 1. videoyla ilgili mesajını yayınladığın sırada ben de yeni bir videonun son hazırlıklarını yapıyordum. İlginç ve güzel bir tesadüf oldu :-)



exores Posted - 28/09/2013 : 17:54:51
Güzel bir fikir. Özellikle ekran başında vakti olmayanlar için mükemmel bir alternatif (ayrıca görmeyenler için de vakit kazandırıcı bir gelişme) olmuş. Bozadi, söylediklerinle ilgili olarak bu grupların birleşmesinin çok mümkün gözükmese bile tek yol olduğunu düşünüyorum. Ancak gruplar arasına sızmış negatif varlıkların olasılığını hesaba katmak gerekiyor. Belkide bugüne kadar (bu kadar yıkım ve kaostan sonra bile) birleşmeyi başaramamalarının ana nedeni olarak bunu görmek gerekiyor. Bozadi, eğer seni doğru anladı isem nitelikli bir gruba sahip olmak istiyorsun. Öncelikle şunu merak ediyorum. Bu grubun coğrafi bir sınırlandırması olacak mı? Ayrıca eski dönemlere çok yakın bir dönemdeyiz. En az 3 kişinin toplandığı her görüşme arkonlar için potansiyel bir düşman olarak niteleniyor. Bunu resmi metinlerine 2009 yılı sonlarına doğru yerleştirdiler bile. Fiyakalı bir ismi bile var: Karşı ayaklanma doktrini. Ayrıca bu metnin içinde sisteme uygun olmayan her birey potansiyel bir direnişçi olarak gösterilip fişleniyor (ismi: global direnişçi). Bu bir komplo teorisi değil. İngiliz savunma bakanlığının arşivlerinde var. İnternette Suat Parlar konu ile ilgili videolar yaptı (halksahnesi isimli sitede var). Bunun konumuzla ne ilgisi var diyorsan: Söylediğin gruba dahil olanlar/olacaklar eğer şimdiye kadar fişlenmedilerse bu vesile ile fişlenebilirler.
bozadi Posted - 04/09/2013 : 23:16:24
Sevgili suna ve sevgili believer planet, cesaret verici yorumlarınız, desteğiniz için ikinize de çok teşekkür ediyorum. İnşallah devamını da getirip geliştireceğim. Hepimiz için daha verimli hale getirmeye çalışacağım. Ve giderek forum katılımcılarıyla daha etkileşimli olabilmesinin yollarını arayacağım.

Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,12 saniyede oluşturuldu.