Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Spiritüalizm ve Şifa Konuları
 Tütünün Sağlığa Faydaları
 Sigaranın Faydalarına Dair Bazı Araştırma Sonuçları (28 Eylül 2012)
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar  Mesaj Sonraki Konu  

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 07/09/2014 :  18:13:08  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle


SİGARA KULLANIMININ GİZEMLİ FAYDALARI


Kim demiş sigara çok kötü birşeydir diye... Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri ve dünyadaki tüm sağlık kurulları ve dernekleri dışında tabi...

Ama eğer sigara içenler tüm o kanser, kalp rahatsızlığı, amfizem ve benzeri sıkıntılardan sıyıracak kadar şanslılarsa, bilimin açıklayamadığı nedenlerden dolayı çeşitli hastalıklara ve rahatsızlıklara karşı özgün bir şekilde koruma altına girmektedir.

Kararmış ciğerlerde bile bir hayır olduğu söylenebilir belki de. Uzun vadeli sigara kullanımı genellikle erken bir ölüm bileti olsa da, işte sigara içmenin beş olası faydası. Derin bir nefes alın.


Diz replasman cerrahisi riskini azalıyor

Sigara içenler bir paket sigara aldıklarında paraları azalıyor olsa da, en azından diz replasman cerrahisinden kurtularak para tasarruf ediyor olabilirler. Yeni bir çalışmanın şaşırtıcı sonuçları, sigara içen erkeklerin hiç sigara içmeyenlerle karşılaştırıldıklarında, total diz replasman cerrahisine girme risklerinin daha düşük olduğunu ortaya koydu.

Avustralya’daki Adelaide Üniversitesinde yapılan çalışma, Arthritis & Rheumatism dergisinin Temmuz sayısında yayınlandı. Peki aradaki bağlantı nedir? Diz replasman cerrahisi koşucular ve obezler arasında daha yaygındı; sigara içenler arasında aynı zamanda koşucu olanlar azdır ve sigara içenlerin hastalıklı derecede obez olma ihtimalleri daha düşüktür.

Yaş, kilo ve egzersiz durumu dengelendiğinde, araştırmacılar sigara kullanımının osteoporoza karşı hafif de olsa koruyucu etkilerini nasıl açıklayabileceklerini bilemiyorlar. Belki de tütündeki nikotin kıkırdak ve eklem bozulmasının önlenmesine yardımcı oluyor.


Parkinson hastalığı riskini düşüyor

Çok sayıda çalışma, sigara kullanımı ile Parkinson hastalığı arasında esrarengiz bir ters ilişkinin varlığını ortaya koymuştur. Uzun vadeli sigara içenler bir şekilde Parkinson hastalığından korunuyor ve bunun nedeni sigara içenlerin başka sebeplerden dolayı daha erken ölmeleri değil.

Neurology dergisinin Mart 2010 sayısında yayınlanmış ve çok iyi bir şekilde gerçekleştirilmiş bir çalışmaya bakalım. Bu araştırmacılar sigaranın sağladığı koruyucu etkinin nedenini açıklayamadılar ve günde kaç sigara içildiğinden ziyade ne kadar uzun zamandan beri sigara içiliyorsa, sigaranın koruyucu etkisinin o kadar yüksek olduğunu tespit ettiler.

Harvard’lı araştırmacılar, sigara içenlerin Parkinson hastalığına yakalanma ihtimallerinin daha düşük olduğuna dair ikna edici kanıtlar bulan ilk araştırmacılar arasındaydı. Mart 2007’de Neurology dergisinde yayınlanan bir çalışmada, bu araştırmacılar sigaranın bırakılması sonrasında koruyucu etkinin de azaldığını bulmuştur. Kendilerine özgü bilimsel bir ifadeyle, bunun nedeni konusunda en ufak bir ipucuna sahip olmadıkları sonucuna vardılar.


Obezite riskini düşürüyor

Sigara kullanmak, daha doğrusu tütündeki nikotin bir iştah kapatıcıdır. Bu durum yüzyıllardır, Kolomb öncesi dönemden beri Amerika’daki yerli kültürler tarafından bilinen birşeydir. 1920’lere gelindiğinde sigara şirketleri bu durumun farkına vararak, sigara kullanımının kadınları daha ince yapacağı vurgusuyla kadınları hedeflemeye başlamıştır.

Physiology & Behavior dergisinin Temmuz 2011 sayısında yayınlanan bir çalışma, sigaranın bırakılmasından sonraki kaçınılmaz kilo alma durumunun, sigara bağımlılığından sonra insanlara sigarayı bıraktırmadaki ikinci en büyük engel olduğunu bildiren pek çok çalışmadan yalnızca biridir.

Sigara kullanımı ile kilo kontrolü arasındaki ilişki komplekstir: Nikotin hem bir uyarıcı hem de iştah bastırıcı olarak fonksiyon göstermektedir ve sigara içmek, sigara içenleri daha az atıştırmaya sevk eden bir davranış değişikliğini tetiklemektedir. Sigara içmek, sigara içenlerin bazıları için yiyeceklerin lezzetini de düşürüyor olabilir ve bu da iştahı azaltıyor olabilir. Science dergisinin 10 Haziran 2011 sayısında yayınlanan ve Yale Üniversitesi araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada, bir iştah kapatıcı olarak nikotinin beynin hipotalamus denen bölgesi üzerinde etki yaptığı (en azından farelerde) tespit edilmiştir.

Sigaralardaki toksik yük göz önünde bulundurulduğunda, hiçbir saygın doktor kilo kontrolü için sigara kullanımını tavsiye etmez. Yale çalışması ise, obez insanların iştahlarını kontrol etmelerine yardımcı olacak güvenli bir ilaç için küçük da olsa bir ümit sunmaktadır.


Bazı kalp krizlerinden sonra ölüm riskini azaltıyor

Kalp krizi geçirenler arasında, sigara içmeyenlerle kıyaslandıklarında sigara içenlerin ölüm oranlarının daha düşük olduğu ve ayrıca damarlarındaki plağın çıkarılmasına yönelik iki tedaviye de daha olumlu yanıt verdikleri görülmüştür. Söz konusu iki tedavi, temel olarak bir ilaç olan fibrinolitik tedavi ve arterlere balonlar veya stentler yerleştirilmek suretiyle plağın çıkarıldığı anjiyoplasti tedavisidir.

Burada şöyle bir açıklama getirilmektedir: sigara içenlerin kalp krizi geçirme nedeni, sigara dumanının arterleri yaralaması, bunun da yağ ve plak oluşumuna neden olmasıdır. Yani sigara içenlerin yukarıda belirtilen terapilerden sonra nasıl olup da sigara içmeyenlerden daha iyi bir performans gösterdiklerine dair teorilerden biri, sigara içenlerin daha genç olduğu ve ilk kalp krizlerini sigara içmeyenlerden yaklaşık 10 sene önce geçirdikleri şeklindedir.

Fakat American Health Journal dergisinin Ağustos 2005 sayısında yayınlanan bir çalışma, sadece yaş faktörünün, sigara içenler ile içmeyenler arasında hayatta kalma oranlarındaki farklılığı tam olarak açıklamaya yeterli olmadığını ve “sigara kullanımının bu konudaki faydasıyla ilgili paradoksun hala geçerliliğini sürdürdüğünü” ifade etmektedir. O zamandan beri hiçbir yeni alternatif teori öne sürülmemiştir.


Kalp ilacı clopidogrel’in daha iyi işlev göstermesine yardımcı oluyor

Clopidogrel koroner damar hastalığı ve inmelere ve kalp krizlerine neden olan diğer dolaşım hastalıklarından muzdarip hastalarda kan pıhtılarını engellemede kullanılan bir ilaçtır.

Ekim 2010’da Thrombosis Research dergisinde Koreli araştırmacılar tarafından yayınlanan bir çalışma, günde en az 10 sigara içmenin faydasını kanıtlayan Harvard’lı araştırmacıların 2009’da yayınladıkları çalışmanın sonuçlarını desteklemektedir. Görünüşe göre sigara dumanındaki birşey, sitokrom denen ve clopidogrel’i daha aktif hale getiren belirli bazı proteinleri aktive etmektedir.

Yine, hiçbir saygın doktor clopidogrel’den daha fazla yarar sağlamak için hastalarını sigaraya başlamaya teşvik etmemektedir. Ama sigara içmenin bu faydası ve yukarıda bahsedilen diğer dört faydası, tütünün (belki diğer bazı potansiyel olarak toksik bitkilerden farklı olarak) gerçek bir tedavi değeri olan belirli kimyasallar içerdiğini gösteriyor olabilir.

Kaynak: http://www.livescience.com/23556-5-health-benefits-of-smoking.html

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 07/09/2014 :  18:31:11  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

Sigaranın şizofrenili hastalarda P50 dalgası üzerine etkileri

T Turan, N Dolu, S Ozsoy, C Kılıç, A Beflirli, E Esel

Amaç: Genel popülasyonla karşılaştırıldığında sigara içimi şizofrenik hastalarda çok yaygındır. Nikotinin şizofrenide görülen işitsel duyusal kapılama yetersizliğinin normalleştirilmesindeki rolüne ek olarak bilişsel bozuklukları iyileştirdiği düşünülmektedir. P50, uyaranın başlangıcından itibaren yaklaşık 50 milisaniye sonra pozitif sapma olarak ortaya çıkan işitsel uyarılmış bir potansiyeldir ve nöral cevabı yansıtır. Bu pozitif dalga şekli duyusal kapılama mekanizmasını göstermek için kullanılır. Şizofrenide bu mekanizmadaki yetersizliğe bağlı olarak P50’nin baskılanmadığı bulunmuştur. Bu çalışmada kronik sigara içen ve sigara içmeyen şizofrenik hastalarda sigaranın P50 bileşeni üzerine olan etkisinin ve bu etkinin şizofreni hastalarındaki muhtemel bilişsel bozulma ile bağlantısının incelenmesi amaçlanmıştır.

Yöntemler: Şizofreni için DSM-IV tanı kriterlerini tam olarak karşılayan hastanede yatmakta olan 43 şizofrenik hasta ve 44 sağlıklı kontrol çalışmaya dahil edildi. Dokuz hasta herhangi bir ilaç kullanmıyordu. Yirmi dört hasta atipik antipsikotik ve 10 hasta ise tipik antipsikotik kullanıyordu. Hastalar ve kontroller sigara içenler ve içmeyenler olmak üzere iki gruba ayrıldı. Sigara içen hastalardan ve kontrollerden gece yarısından sonra sigara içmemeleri istendi. Ertesi sabah P50 işlemi uygulandı. İlk ölçümden sonra, sigara içen deneklerin her zamanki içtikleri sigara miktarını tüketmelerine izin verildi. Otuz dakikalık sigara içiminden sonra P50 ölçümü tekrar edildi. Wechsler Sayı Menzili Testi sigara içme esnasında ve sigaranın kısıtlanmasının bitiminde uygulandı. İşlem sigara içmeyen deneklerde yalnızca bir kez uygulandı.

Bulgular: Dört grup arasında P50 oranları açısından anlamlı fark vardı (F=19.01, p<0.001). Sigara içen hastalar sigaranın kısıtlanmasından sonra (sigara içmeden önce) ve sigara içmeyen hastalar, sigara içen ve sigara içmeyen kontrollerinkinden anlamlı derecede yüksek P50 oranlarına sahipti (karşılaştırmaların tümü için p<0.001). Sigara içen hastaların P50 oranı sigara içmeden öncekiyle karşılaştırıldığında 30 dakikalık sigara içiminden sonra azalmıştı (t=7.07, p<0.001) ve kontrollerinkiyle benzer hale gelmişti (t=1.96, p>0.05). Sigara içen hastaların sigara içiminden sonraki P50 oranı sigara içmeyen hastalarınkinden aynı zamanda daha düşüktü (t=3.32, p<0.005). Hastalar ‘ilaç kullanmayan’ (n=9), ‘atipik antipsikotik kullananlar’ (n=24) veya ‘tipik antipsikotik kullananlar’ (n=10) olarak alt gruplara ayrıldıklarında, alt gruplar arasında P50 oranları açısından anlamlı fark yoktu, ancak tüm hastaların P50 oranları kontrollerinkinden daha yüksekti (sırasıyla p<0.05, p<0.001, p<0.001). Sayı menzili testi puanları açısından sigara içen ve içmeyen hastalar ve sigara içen ve içmeyen kontroller arasında fark bulunmadı.

Sonuçlar: Bu çalışma şizofrenideki bilişsel bozuklukların bir yansıması olan P50‘deki baskılanmamayı desteklemektedir. Bununla birlikte, şizofrenik hastalarda bir gecelik yoksunluktan sonra sigara içme P50 defisitini düzeltmektedir. Antipsikotikler ve bilinen diğer tedavilerin bilişsel semptomları iyileştirmede yetersiz kalması nedeniyle şizofrenik hastalar bilişsel semptomlarını sigara içerek tedavi etmeye çalışıyor olabilir. Bu sorunu çözmek için uzun ömürlü nikotin benzeri ilaçların geliştirilmesi daha iyi olacaktır.

Anahtar Kelimeler: Sigara içme, nikotin, P50, şizofreni, duyusal kapılama

Kaynak: http://www.psikofarmakoloji.org/v2/ozet.asp?ID=427
Go to Top of Page

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 07/09/2014 :  18:35:41  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
26 Kasım 2013

Sigara İçmek Yalnız Şizofrene Serbest

Ünlü bilim dergisi Journal of Psychiatry'de çıkan bir makale ilginç bir gerçeği gözler önüne serdi. Buna göre nikotin, gençlerdeki şizofreni hastalığını engelliyor




Sigara hakkında bir psikoloji dergisinde yayımlanan ve "Sigaranın beyni koruduğunu" ifade eden yazı, tüm dünyada büyük yankı uyandırdı. Amerikalı bilim adamlarının şizofreni üzerinde yaptığı bir araştırmayı temel alan yazıya göre, sigarada bulunan nikotin, vücuttaki dopamin maddesini etkileyerek, gençlerde şizofreninin gelişimini engelliyor. "Journal of Psychiatry" dergisinde yer alan yazı, tıp dünyasında büyük yankı uyandırdı. Araştırmaya göre, dopamin eksikliği ya da düzensizliğiyle ortaya çıkan şizofreninin oluşumu, nikotin sayesinde engelleniyor.

Konu hakkında uzun yıllar araştırma yapan Prof Dr. Gordon Parker, "Dopamin eksikliğinin en tehlikeli sonuçlarından biri şizofreni. Araştırmalarımız sigara içiminin dopamin seviyesini düzenlediğini gösterdi" dedi. Parker, birçok şizofreni hastasının da sırf bu yüzden sigara içtiğini belirtti. Şizofreni hastalarının, normal yaşam süresinden 20 sene daha erken öldüğünü de belirten Parker, "Şizofreni beyni vuran bir rahatsızlık. Duygusal ve davranış sorunları yaşayan bu kişiler için en basit çözümler bile büyük önem taşıyor" yorumunu yaptı.

ŞİZOFRENİ

Şizofreni, özellikle 16 ila 25 yaş arasında ortaya çıkan ve duygu, düşünce ile davranışlardaki bozulmayla kendini gösteren bir beyin hastalığıdır. Beyinde dopamin ve setotonin maddelerinin düzensizliği sonucu ortaya çıkan şizofreni, tıbbın bugün geldiği noktada ilaç tedavisiyle belli bir düzeye kadar tedavi edilebiliyor.

DOPAMİN

Dopamin beyin tarafından salgılanan bir hormon. Dopamin seviyesinin yüksek olması, ruhsal durumunuzun olumlu gelişmesini ve yaratıcılığınızın güçlü olmasını sağlıyor. Alkol ve uyuşturucu maddeler dopamin salgısını hızlandırıyor. Sigara da aynı etkiyi yapıyor. Dopaminin duygu dünyasındaki etkisi ABD' nin New Jersey eyaletindeki Rutgers Üniversitesi'nde yapılan araştırmayla kanıtlandı. Araştırma dopaminin beyinde tatmin duygularını harekete geçirdiğini ortaya çıkardı. Dopaminin az ya da çok olması ya da düzensiz çalışması, bazı hastalıkların ortaya çıkmasına neden oluyor Şizofreni ve Alzheimer hastalığı.


Kaynak: sabah.com.tr
Go to Top of Page

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 07/09/2014 :  18:41:30  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sabah gazetesinin çevirip yayınladığı (ve iyi ki de çevirip yayınladığı) bu haberin içeriğini okuduğunuzda, haber için seçilen başlıkta ne kadar "eşşekçe" bir tavır sergilendiğini fark etmek zor değil. Madem sigara kullanımı beyni koruyor ve faydalı bazı maddelerin salınmasını sağlayarak tehlikeli bazı psikolojik hastalıklara karşı koruma sağlıyor, o halde nasıl oluyor da sigara sadece şizofreniye yakalananlara "caiz" oluyor?! Maksat şizofreniye vs. yakalanmamak için sigara içmek değil mi? Geri zekalılar. Tayyipçiliğin beyinde ne kadar büyük bir tahribata neden olduğunu da ortaya koyuyorlar.
Go to Top of Page

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 07/09/2014 :  18:47:56  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bu arada, şizofrenlerde sigara kullanımının genel nüfusa göre çok daha yüksek olduğu biliniyor. Ama geri zekalılıkta ısrar eden bir takım bilim çevresi, şizofreniye neden olan şeyin sigara olabileceği saçmalığı üzerinde odaklanıyor ve sigarayı bıraktırmaya çalışıyorlar. Zavallı şizofrenlerin sigarayı bir tedavi olarak kullandıklarını kabul etmeye karşı korkunç bir direnç var.
Go to Top of Page

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 07/09/2014 :  19:16:15  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
19 Temmuz 2004

Nikotin beyinde her derde deva!

Nikotin hiperaktivite, şizofreni, alzheimer, parkinson gibi hastalıklarda kullanılabilecek


Dikkat: Nikotin sağlığa yararlıdır! ABD'li bilim adamları milyonlarca kişinin sigara tiryakisi olmasına neden olan nikotinin, yakında hiperaktivite, şizofreni, alzheimer ve parkinson gibi hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini açıkladı. Yale ve Chicago Üniversiteleri araştırmaları, nikotinin psikiyatrik bozukluğa sahip kişilerin beyin aktivitesi üzerinde güçlü etkisi olduğunu ortaya koydu.

Araştırmalar, nikotinin parkinson semptomlarının başlamasını geciktirdiğini gösterirken, bazıları da şizofren hastalarda halüsinasyonları önleme etkisini ortaya çıkardı. Chicago Üniversitesi'nden Dr. Dan McGehee "Birçok psikiyatrik vakada nikotinin işe yaradığı gerçek. Nikotin yan ürünleri tıbbi olarak işlenirse çok sayıda psikiyatrik sorunu hafifletebiliyor" dedi. Nikotinin parkinson samptomlarını da hafifletebildiği açıklandı. McGehee, nikotinin parkinson yüzünden ölen hücrelerin yerini alacak beynin diğer bölgelerindeki hücreleri uyarabileceği gibi, kalan sağlıklı hücrelerin korunmasını sağlıyor da olabileceğini söyledi.

Nikotinin beynin bazı bölgelerindeki hücrelerin yüzeyinde bulunan reseptörleri harekete geçirdiği, böylece sinirlerin haz duygusuyla ilişkili dopamin adlı kimyasalın salgılanmasına sebep olduğu biliniyor. (The Guardian)


Kaynak: radikal.com.tr
Go to Top of Page

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 07/09/2014 :  19:36:42  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Dünyada son yıllarda sigara karşıtı kampanyanın ABD öncülüğünde dünyanın pek çok ülkesinde giderek artan bir şiddetle uygulandığına dikkat etmek gerekiyor. Dünyanın anasını belleyen ABD, dünya insanlığının "sağlığına" ne kadar önem verirmiş meğer!!!

Obama denen kuklanın Türkiye karşılığı olan Tayyip de bu konuda üstüne düşen görevi fazlasıyla özenli bir şekilde yerine getiriyor ve sigara kullanımına karşı vatandaşla şahsen uğraşacak, vatandaşın elinden sigarasını alıp yasaklayacak hale gelmiş! Yasalar hazırlayıp yasakları daha da şiddetlendirip baskıyı artırmanın yollarını arıyorlar.
Go to Top of Page

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 07/09/2014 :  19:37:02  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
04 Eylül 2014

NATO zirvesinde Erdoğan'lı aile fotoğrafı

NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde liderler aile fotoğrafında bir araya geldi.


Aile fotoğrafına NATO üyesi 28 ülke liderinin yanı sıra Afganistan'da görev alan ISAF güçlerine destekte bulunan 27 ortak ülkenin devlet ya da hükümet başkanları ile AB, BM gibi uluslararası kuruluşların yetkilileri katıldı.

ERDOĞAN ÖN SIRADA YER ALDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile fotoğrafında devlet başkanlarının bulunduğu ön sıranın sağ başında yer aldı. Erdoğan'ın yanında Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Milos Zeman bulunurken, ABD Başkanı Barack Obama, İngiltere Başbakanı David Cameron, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Ürdün Kralı Abdullah ve NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen'in aralarında bulunduğu liderler de ön sırada aile fotoğrafına katıldı.

POROSHENKO İLE YAKIN TEMAS

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroshenko ile bir süre muhabbet etti. NATO Zirvesi'nin ilk oturumunda yan yana gelen ikili Ukrayna'daki durumu konuştu.


Kaynak: ensonhaber.com
Go to Top of Page

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 07/09/2014 :  19:37:51  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Faşizm köpekleri ve enikleri toplantısı! Erdoğan artık en ön sırada, NE BÜYÜK GURUR! Büyük Ortadoğu Projesinden sonra hangi aşşağılık projeler var sırada? Taptığınız, köpekliğini yaptığınız perde arkasındaki büyükbaş şeytan köpekleriyle birlikte bu dünyadan cehennem olup gitmenize ne kadar kaldı acaba!
Go to Top of Page

Dionysos


347 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 22/04/2020 :  18:33:37  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Diğer bir gönderiye de ekledim ama aşağıda bir sott bağlantısı var
Bir ay önce bir tane daha yayınlandı
Çinden ve Amerikadan gelen kimi verilere göre sigara içenler Covidden oldukça az etkileniyor gibi fmrünüyor
İşin ilginci şu an Yeşilay suç işliyor halk sağlığını tehlikeye atıyor çünkü nikotinin geri çwkilme sendromu ve sigara bırakmak daba tehlikeli
Haber ve araştırma bunu açıklıyor
Sigara içen arkadaşlarım korkmasınlar
Bitlis adıyaman tüttürmeye devam etsinler
https://www.sott.net/article/432852-COVID-19-ACE2-Nicotinic-Receptors-And-The-Cholinergic-Anti-Inflammatory-And-Cognitive-Improving-Pathway

"Dışarıda bırakılmak içeri kapatılmakla aynı şeydir."
Foucault
Go to Top of Page

Tgur


1335 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 23/04/2020 :  07:13:30  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

Dolgun bir aktarım teşekkürler,

Nikotin işinin genetik uygunluğu şartında faydalı olduğu yanında makalede vagus sinirini uyaran onun beden fizyolojisinde önemini ortaya çıkaran nefes programının da faydalı etkileri vurgulanıyor,

https://baskalarinahizmet.com/forum.asp?FORUM_ID=36

Go to Top of Page

fidelista


383 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 25/04/2020 :  01:47:58  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sigara içenlerin antiviral ilaç aldığını düşünüyorum.
Go to Top of Page

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 25/04/2020 :  12:33:21  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
İlginç haber Dionysos, paylaşım için teşekkürler. Daha önce nikotinin ebolayla mücadeledeki katkılarına dair de bir haber alıntılamıştık.

Bu arada, bu başlık altında daha önce Erdoğan aleyhinde "saydırdıklarımla" ilgili bir açıklama yapmak istiyorum aradan geçen 5-6 yıldan sonra. Bildiğiniz gibi 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yapılan celsede Erdoğan'la ilgili soru-cevaplarda Erdoğan'ın psikopat olmadığı, global faşist güçlerin kuklası olmadığı yönünde bazı bilgiler veya görüşler paylaşıldı. Ben o zamana kadar yaptığım yorumlarda her ne kadar AKP'nin iyi bazı yönleri de olduğuna ve gece-gündüz AKP'ye küfredenlerin partisinde, ideolojisinde, geçmişinde AKP'ninkinden daha karanlık durumlar (tencere dibin kara, seninki benden kara) olduğuna vurgu yapmaya çalışsam da, Erdoğan'ın şu veya bu şekilde İslamcılık görüntüsü altında global faşist güçlerin kuklalılığını yaptığından adeta emindim. İslamcılık (ve hatta bir ölçüde "Türkçülük") ile Amerikancılık arasındaki siyasi ittifaklar (veya maşalık ilişkisi) sır değil bu ülkenin geçmişinde.

AKP'nin bir Amerikan projesi olarak doğduğu da sır değil, bunu Abdurrahman Dilipak gibi "saygın bir mahallelinin" açıkça söylemiş olmasını takdire değer buluyorum. Erbakan İslam dünyasında Sünni-Şii nifakını geride bırakıp ABD-İsrail ittifakına karşı mücadele için birleşme eğilimini açıkça sergilemeye başlayınca başına gelmeyen kalmamıştı. Amerikan maşası Derin TSK Erbakan'ı istifaya kadar götürecek şiddetli baskı ve tehditlere başvurmuştu. İşte, Dilipak'ın de belirttiği gibi ABD-İsrail ittifakı o süreçte Türkiye'de tırmanışta olan İslamcı siyasi dalgayı kendi çıkarlarına uygun şekilde yönlendirebilmek için Refah Partisi tabanında Erdoğan ve Gül gibi bazı şahıslarla bağlantıya geçip, ABD-İsrail çıkarlarına uygun davranmaları durumunda onları iktidara taşıma vaadinde bulunuyor ve AKP böyle doğuyor. Muhtemelen o süreçte Refah Partisi veya siyasi İslamcı camia içinde Fethullahçılarla karşıtları arasında bir gerilim vardı, Erbakan'ın düşürülmesi Fethullah'ın, ABD-İsrail ittifakının zaferiydi. ("Erbakancı" değilim ama son derece takdire değer bazı yönlerini biraz gecikmeli de olsa anlayabildim.) Erdoğan'ın global faşistler tarafından kendisine verilen BOP Eşbaşkanlığını büyük bir gururla açıklaması boşuna değil. Erdoğan'ın Milli Görüş geçmişinde söylediği ABD-İsrail karşıtı pek çok söylemin 180 derece zıddına dönmesiyle ilgili sayısız örnek haber görülebilir.

Yalnız, Erdoğan her ne kadar Fethullah'ın ve dolayısıyla ABD-İsrail ittifakının çok sadık bir kuklası gibi görünse de, nasıl olduysa zaman içinde ve özellikle de halkın çok ciddi bir kısmının güçlü desteğine sahip olmasıyla birlikte Fethullah'a kafa tutmaya ve sonunda ona karşı açıkça cephe almaya başladı. Nitekim sonunda 15 Temmuz darbe girişimiyle birlikte mesele ayyuka çıktı.

Erdoğan'ın Fethullah'la, FETÖ'yle, dolayısıyla Amerikan-İsrail ittifakıyla mücadele etmesi onu melek kılmıyor ama yine de bu ülkenin başına gelip gelebilecek en güzel ve şaşırtıcı şeylerden biri oldu. Diğer yandan AKP'nin ve/veya Erdoğan'ın pek çok politikası, sadece Fethullahçıların değil, genel olarak Siyasi İslamın karanlık bataklarıyla, ikiyüzlülükleriyle, ahlaksızlıklarıyla ilgili pek çok şeyi ifşa etti, ki bu da bu ülkenin başına gelebilecek en güzel şeylerden biriydi bence. İslamcılığın her halükarda kötü veya negatif yönelimli birşey olduğunu iddia etmiyorum tabi ki. Kişisine, grubuna, zamanına, durumuna göre farklı yorumlar gerektirecek pek çok şey vardır illa ki ama evet, şu veya bu şekilde egemen olan veya kılınan Siyasi İslam genellikle son derece büyük ve derin karanlıklarıyla gösterdi yüzünü.

Erdoğan'ın "Gezi"ye neden olması, çok tuhaf bir şekilde Atatürkçü, Solcu, demokrat ve "sosyalist İslamcı" gruplara verilmiş çok güzel bir hediye, hayat öpücüğü oldu. Hayat Erdoğan üzerinden çok garip ve bence negatif yönleri yanında gayet pozitif yönleri de olan şeyler yaptı bu ülkeye.

Erdoğan melek değil ama şu veya bu şekilde egemen global şeytani güçlerle ciddi oranda çatışmalı pozisyonlar aldı ve bu bağlamda kendini ilerici, aydın gibi görmeye, göstermeye çok meraklı CHP'ci/Atatürkçü kesimlerin azımsanamayacak bir bölümünden çok daha hayırlı birşey yapmış oldu bu ülkeye bence. Atatürkçü antiemperyalist çizgiye CHP'ninkinden çok daha uygun tavırları, tutumları oldu ve halen de oluyor, endişe verici bazı zikzak görünümlerine rağmen. CHP'nin/TSK'nın Atatürk'ün antiemperyalist zaferinin intikamını alırcasına NATO'cu, Amerikancı ve hatta doğrudan veya dolaylı İsrailci politikalarına dair pek çok örnek hatırlanabilir, hatırlatılabilir.

Kurtuluş Savaşımızın kazanılmasına doğrudan veya dolaylı, şu veya bu şekilde yardımcı olmuş olan ve bizimle aynı faşist Batılı gruplara karşı öteden beri mücadele veren Rusya'yla son dönemde pozitif ilişkileri kuranın Atatürkçü TSK veya CHP değil de Siyasi İslamcı, İhvancı, AKP lideri Erdoğan olması, hayatın bize gösterdiği en tuhaf ve ibretlik manzaralardan biriydi. Evet, o konuda da kaçınılmaz gibi görünen zikzaklar çok oluyor, ama çok şükür durum tersine dönmüş de değil, şu veya bu şekilde ilerliyor.

Avrasyacılık üzerinden İslamcı kesimle Atatürkçü, Solcu ve çeşitli demokrat kesimlerin işbirliğine yönelmesi ihtimaline çok değer veriyorum.

Saydığım tüm kesimlerin aydınlık ve karanlık tarafları vardır, bunun siyasi sidik yarışını yapmaya çok hevesli değilim. Gördüğüm, dikkatimi çeken karanlıklar, negatiflikler olduğu zaman, bunu kimin yaptığını çok umursamadan eleştirmeye, olumlu gördüğüm şeyleri alkışlamaya çalışıyorum.

Go to Top of Page

Dionysos


347 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/04/2020 :  21:32:48  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Benim dikkat çekmek söylemek istediğim bir şey de şuydu aslında.
Ben bir sigara tütün içicisiyim. Sigara içtiğin için annen eşin patronun sana tuhaf davranabilir. Tuhaf kelimesini seçtim oysa tabi ki kullanmak istediğüm kelime gerçekte tuhaf değildi.
Sigara yüzünden dırdıra uprayan bir çok insan gördüm. Bu toplumda anne baba yanında içilmez. Sigara kötülenmiştir ya da onun gibi bir şey olmuştur.
Yanılmıyorsam 26 mart gibi bir tarihte bir Yeşialy bilim kurulu üyesi çıkıp sigara içenler 14 kat kay risk altında dedi. Sigara içen 30 yaşında biri 65 yaş üstü gibi risk grubu dedi. Bunu sözde Çin verilerine dayandırdılar oysa o tarihten önce ben sott ta paylaşılmış baülantılar gördüm. Çin d ebir kaç hastanenin verisi. Sigara içenler az riskli görünüyordu. Dediğim şey tv de haber yapıldı. Sigara içenler panik yaptı. Benim işverenim işyerini kapatırken sigara içenler 65 yaş üstü gibi risk grubuymuş bırakın dedi. Bu laf bir kızım sana söylüyorum gelinim sen anla lafı.
Sosyaş medyada bir çok tartışma gördüm. 20 lü yaşların başında sigara içicileri panik yaptı. Bunu alıntılayabilirim. Sadece 3 yıldır sigara içen 23 yaşında bir genç sosyal medyada bir tartışma ortamında sanki corona beni ele geçirecekmiş gibi geliyor dedi. Altına işta bak gençsin bırak yorumları geliyor. Sosyal medyada corona geçirenlerin soruşturuldupu tüm başlıklarda klasik soru sigara içiyor musun oldu.
Sigara içene bir tür kötü muamele gibi bir şey var ve bu mübah yani normalleştirilmiş. Yukardaki saçmalıkları herkes normal algılıyor. Sittin sene Yeşilay ua da o sözde bilim kurulu üyesi o açıklamayı tekzip etmeyecek kamu spotları dönecek felan. Neyse.. Açıkçası tütün tüketimiyle ilaç şirketlerinin kar maksimizasyonunun ters olabileceğine ikna ol uş gibiyim.

"Dışarıda bırakılmak içeri kapatılmakla aynı şeydir."
Foucault
Go to Top of Page

Aoibheann


280 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 30/04/2020 :  06:35:40  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

Benim dikkat çekmek söylemek istediğim bir şey de şuydu aslında.
Ben bir sigara tütün içicisiyim. Sigara içtiğin için annen eşin patronun sana tuhaf davranabilir. Tuhaf kelimesini seçtim oysa tabi ki kullanmak istediğüm kelime gerçekte tuhaf değildi.
Sigara yüzünden dırdıra uprayan bir çok insan gördüm. Bu toplumda anne baba yanında içilmez. Sigara kötülenmiştir ya da onun gibi bir şey olmuştur.
Yanılmıyorsam 26 mart gibi bir tarihte bir Yeşialy bilim kurulu üyesi çıkıp sigara içenler 14 kat kay risk altında dedi. Sigara içen 30 yaşında biri 65 yaş üstü gibi risk grubu dedi. Bunu sözde Çin verilerine dayandırdılar oysa o tarihten önce ben sott ta paylaşılmış baülantılar gördüm. Çin d ebir kaç hastanenin verisi. Sigara içenler az riskli görünüyordu. Dediğim şey tv de haber yapıldı. Sigara içenler panik yaptı. Benim işverenim işyerini kapatırken sigara içenler 65 yaş üstü gibi risk grubuymuş bırakın dedi. Bu laf bir kızım sana söylüyorum gelinim sen anla lafı.
Sosyaş medyada bir çok tartışma gördüm. 20 lü yaşların başında sigara içicileri panik yaptı. Bunu alıntılayabilirim. Sadece 3 yıldır sigara içen 23 yaşında bir genç sosyal medyada bir tartışma ortamında sanki corona beni ele geçirecekmiş gibi geliyor dedi. Altına işta bak gençsin bırak yorumları geliyor. Sosyal medyada corona geçirenlerin soruşturuldupu tüm başlıklarda klasik soru sigara içiyor musun oldu.
Sigara içene bir tür kötü muamele gibi bir şey var ve bu mübah yani normalleştirilmiş. Yukardaki saçmalıkları herkes normal algılıyor. Sittin sene Yeşilay ua da o sözde bilim kurulu üyesi o açıklamayı tekzip etmeyecek kamu spotları dönecek felan. Neyse.. Açıkçası tütün tüketimiyle ilaç şirketlerinin kar maksimizasyonunun ters olabileceğine ikna ol uş gibiyim.



Sigara kullanmanın vücutta ACE2'yi arttırdığı gözlemlenmiş. Sars-Cov-2, ACE2'ye tutunarak vücutta kalabiliyor. Bazı teoriler ACE2'yi vücutta azaltarak Sars-Cov-2'nin vücutta tutunma ihtimalini azaltmaktı. Türkiye bu fikri çabuk benimsedi. Halbuki ACE2 miktarını arttırmanın akciğerleri Sars-Cov virüsüne karşı korumaya aldığı deneylerle gözlemlenmiş. Yani ortada iki ayrı fikir var. Ya ACE2 arttırıp korumaya alacaksın ama Sars-Cov-2'nin vücutta tutunabilecegi çok yüzey olacak, ya da ACE2 azaltıp Sars-Cov-2'nin tutunabilecegi alanı azaltacaksın ama akciğerlerini koruyabilecegin pek fazla bir enzim kalmayacak.

"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi
Go to Top of Page

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 30/04/2020 :  12:43:16  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
22 Nisan 2020

Araştırma: Sigara içenler arasında Covid-19'a yakalanma oranı daha az



Fransa'da bir araştırma Covid-19'a sigara içenlerin daha az yakalandığını ortaya çıkardı

Fransa'da 480 kişi üzerinde yapılan bir araştırma, sigara içenlerin Covid-19 salgınından daha az etkilendiğini ortaya çıkardı. Fransa'nın başkenti Paris'in Pitie Salpetriere Hastanesi'nde yapılan araştırma sigarada bulunan nikotinin virüsle mücadelede etkili olduğunu işaret etti.

Academie des Sciences'ta yayınlanan araştırma, Covid-19 testi pozitif çıkmış ve hastanede tedavi gören 350 kişi ile tedavisi hastane dışında devam eden 130 vaka üzerinde yapıldı. Araştırmada bu kişilerin sadece yüzde 5'inin sigara içtiği tespit edildi.

Nikotinin Covid-19'a karşı koruyucu bir yanı olduğuna dair tezler Amerika Birleşik Devletleri ve Çin'de geçen aylarda ileri sürülmüştü. Martta Çinli araştırmacıların yaptığı bir çalışma New England Journal of Medicine'de yayınlandı. Bin kişi üzerinde yapılan çalışma sigara içenlerin sadece 5'te birinin salgına yakalandığını gösterdi.

Kaynak: EuroNews Türkçe

Go to Top of Page

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 30/04/2020 :  12:52:36  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
18 Nisan 2020

Covid-19 hastaları arasında sigara tüketenlerin oranı daha mı düşük?




Biri Amerika Birleşik Devletleri (ABD), diğeri Çin'de olmak üzere yürütülen iki akademik araştırma, Covid-19 hastalığı ile sigara tüketimi arasındaki bağa ilişkin soru işaretlerine neden oldu. Hastalığın görüldüğü kişilerde sigara kullanımı normalden daha az çıkarken uzmanlar, bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerektiğinin altını çiziyor.

Söz konusu araştırmalardan ilki Çin'de bin 99 hasta üzerine yapılan bir anket. New England Journal of Medicine'de yayımlanan çalışmaya göre bu ankete katılan Çinli hastalardan yüzde 12,6'sı sigara kullanıyor.

Bu oran ülkedeki sigara tüketicilerine oranla daha düşük. Çin Sigara Denetimi Derneği tarafından yapılan ankete göre ülkede 2018 yılında halkın yüzde 26,6'sı sigara kullanıyor.



Kaynaklar: ABD için CDC (Covid-19 araştırması ve sigara içme oranı), Çin için NEJM ve CATCPRC
Not: Yukarıdaki veriler ilk çalışamalara aittir ve daha fazla araştırma gerekmektedir


Soru işaretini daha ileri götüren ikinci bir çalışma ise ABD'nin Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi (CDC) tarafından toplam 7 bin 162 Covid-19 hastası üzerinde yürütülen anket. Bu çalışmada hasta olanların arasında sadece yüzde 1,3'lük bir kesim sigara içiyor.

Yine CDC'ye göre ülkede 2018 yılında sigara kullananların oranı yüzde 13,7 civarında.

Bu sonuçlar sigaranın Covid-19'a karşı iyi geldiği anlamını taşımıyor

Yukarıda istatistiklere rağmen uzmanlar, sigaranın Covid-19'a karşı bir tedavi yöntemi olamayacağı konusunda uyarıyor.

Sigara üzerinde araştırmalar yapan Fransız Profesör Bertrand Dautzenberg, bu konuda yapılan araştırmaların henüz çok sınırlı olduğuna ve sigara içen Covid-19 hastalarının çok daha ağır belirtiler gösterdiğine dikkat çekiyor.




Kaynak: EuroNews Türkçe

Go to Top of Page

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 30/04/2020 :  13:02:37  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bu bulgulara kısmen haklı kısmen haksız biçimlerde yapılan itirazlar var, örneğin teyit.org bu iddianın "yanlış" olduğunu iddia ediyor. Ama teyit.org'un bu iddiayı ele alış ve yanlış buluş şeklini incelediğiniz zaman aslında iddianın yanlışlığını tam olarak kanıtlamaktan ziyade doğruluğuna dair yeterince kanıt olmamasına "yaslandığını" görüyorsunuz, dolayısıyla teyit.org bu iddianın kesin olarak "yanlış" olduğu sonucuna varmakta biraz yanlış yapmış gibi geldi bana. "Siyaseten doğru" bir tavır almaya çalışmış, egemen görüşe yaslanmayı tercih etmiş gibi görünüyor.

Ama evet, sigaranın genel olarak vücutta ve özel olarak ciğerlerde bazı zararlara neden olduğu açık ve bunun en büyük nedenlerinden biri hazır olarak tüketilen markalı sigaraların hemen hepsinin pek çok zehirli katkı maddesi içeriyor olması. Ki bu zehirlere rağmen bile tütündeki nikotinin vücuda çeşitli faydaları dokunuyor. Mesele biraz karışık yani. K'ların dikkat çektiği gibi saf tütün ürünlerinin kullanılması durumunda sigara/tütün kullanımı nedeniyle maruz kalınan zararlar çok ama çok daha düşük düzeyde olurdu. Ve bir kez daha vurgulamak istiyorum ki, sigara/tütün ürünlerindeki sayısız zehre rağmen bile sigaradaki nikotin ve sigara kullanımıyla ilgili psikolojik keyif/rahatlama etmeni çeşitli önemli faydalar da yapıyor. Bu faydalar herkes için aynı olmak zorunda değil, kişiden kişiye ölçüsü değişebilen bir durum celsede söylenene göre, ki bu sezgiye de uygun sanırım.
Go to Top of Page
   Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Celse veya diğer içerikleri farklı ortamlarda paylaşırken lütfen kaynak belirtiniz Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,44 saniyede oluşturuldu.