Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Olağandışı Olaylar
 Hayaletler, Cinler vb
 Bedensiz Varlıklar
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Sonraki Sayfa
Yazar  Mesaj Sonraki Konu
Sayfa: Toplam Sayfa 2

bigsenfoni


1161 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 05/11/2016 :  20:12:18  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının Kişisel sitesini Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Özellikle elementaller olmak üzere güzel bir söylesi,izlemenizi tavsiye ederim.

Bir de Renan hanimin ''ben bilgi vermeye deyil bilinc vermeye geldim'' demesi cok hosuma gitti...yukarisi neyse asagisi o olduguna göre biz eger yükselmek istiyorsak yardim edecegiz...hepsinde bir bilinc var falan filan diyor :-)



DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Edited by - bigsenfoni on 05/11/2016 20:13:22

bona fide


474 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 19/04/2017 :  03:29:19  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
bi keresinde ortaokul çağlarımda annem beni bi akrabamla hocaya gönderdi sözde bursada tatildeyim. bi silah kaybolmuştu karakolda ve bulunmazsa birileri hapse girecekti benim gittiğim hoca değilde konyada askeriyeden bir üst düzeyin iletişim kurduğu derin bir hoca sayesinde silah karakolun bahseinde sabaha karşı ortaya çıktı yani alan kişilere bıraktırıldı. neyse benim gittiğim hocaya gelelim, silah olayını sorduktan ve bazı tarifler aldıktan sonra sonra annem bikbiklemiş sanırım akrabamı hoca bana adımı filan sordu oturuyoruz yengemle iki dizimizin üstünde huzurunda- nasıl etkilemişse sahne aklımdan çıkmadı hiç- adamda oturuyordu tütsü vardı kitap vardı yanında, birden ayağa kalktı -dev gibi gelmişti bana ama gerçekten dev gibiydi-ve hızla dönmeye başladı olduğu yerde kolunun birinin kulağına dayadı diğerini yana uzatarak bilmiyorum ama epey döndü döndü bişeylerde okuyordu sonra durdu bizi öldürecek sandım. gık çıkarmıyorduk. sonra yavaşça oturdu ve bana seni periler çarpmış dedi. ben perileri masalda tinkırbel olarak biliyordum öyle masalımsı yani. nasıl yani neden dedik. dağlarda rahatsız etmişsin dedi. okulum peribacalarının oraya yakındı yatılıydı ve sık sık mağaraları gezerdik ki aklım başımdan gitti gerçek olabilirmi diyerek ki bana bi kağıda bişeyle ryazdı suyla içmem için içtim tabiki. sonra perileri varmı yokmu hala bilmiyorum ama kapadokya turlarımda hiç mağaraya girmedim. ama bi şekilde orada yaşamasamda gittim ve en son iki sene önce oyulmuş kayanın dönüştürüldüğü otel odasında konakladım ve hiç aklıma gelmedi hocanın anlattıkları artı şimdi düşünüyorumda en yakın arkadaşım gecesi 400 tlye kalırken o dönemde biz o şahane yerde neredeyse bedava ağırlandık çok ilgili samimi karşılandık düşündükçe işkilleniyorum dostlar, sanki kalmamızı davet eder gibiydi atmosfer aklımdan geçmedide değil hani burdan ufak bi köy evi alsam filan. şimdi taşları yerine hala oturtamıyorum ama biraz sanki acaba neyse boşvereyim perilen çarptığı ve artık kapadokyaya yerleşen bi kaç insanın hikayesini okumuştum doğrumu yalanmı bilgm yok. gecenin 3ünde bu hikayeyi neden anlattım uykum geeelllmiyorrrrr kendimi oyaladım.
Go to Top of Page

bozadi


10165 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 19/04/2017 :  10:25:13  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Paylaştığın için teşekkürler bona fide. İlginç ve eğlenceliydi okumak.

Peri çarpması ile Kapadokya'ya yerleşmenin olası faydası arasındaki ilişkiyi tam anlayamadım. Belki zaten öyle bir ilişkiyi kastetmemişsindir ama kafam karıştı biraz.
Go to Top of Page

bigsenfoni


1161 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 20/04/2017 :  01:54:06  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Perileri gören yada görenlerden duyan varmı acaba?Eğer öyle dağlarda olsalardı ve carpsalardı beni bin kere carparlardı.Kücükken dağdan hic inmezdik cam ağaçlarına salıncaklar kurardık ,saklambaclar oynar, kayalara tırmanırdık ve daha neler neler...Hatta bir seferinde koca bir tuz taşını (kırmızı/kahverengi)cok hoşuma gittiği icin ta eve kadar getirdiğimi hatırlıyorum.yasımda 9-10 falandı galiba...Taşın oralara/ormana nasıl geldigini hala merak ederim.

Peri gibi diyebileceğım tek varlığı yatak odamın baska bir eterik boyutunda pek arkadaş canlısı olmadığı icin daha doğrusu beni rahatsız ettiği icin öldürdüğümü hatırlıyorum.(belkide sadece kendinden gecti yada bayıldı)pek katı olmayan bir eterik boyuttu elastikimsi/sıvımsı bir boyuttu bana birşeyler yapmaya calırken onu yakaladım.Boyu elimden biraz büyüktü sanırı onu yere carptım sonra birdaha aldım.Sıkınca lastik gibi his verdi ve sanki icinde sıvı bir sey vardı su gibi....Bunları eterik bedenimle yaptım.Ertesi yada daha sonraki günlerde cok parlak kırmızi,pembemsi ucan bir seyle yine geldiler.Ucan seyi farkedince ben yine izlemeye basladım.Yatakta uzanıyordum isik ayagimin oldugu yerde durdu ve cisimden ayni kücük peri diyelim varliklar indi ve bazıları sagima ve bazıları soluma gecti.Ben ne istiyorsunuz (telepaik olarak) diye sorduğumda ayağıni iyilestirecegiz dediler.Ve gercektende pozitif frekanstaydılar yoksa ben onlara bu soruyu bile sormadan yapacağımı yapardım.(Öteki negatif frekanstaydı ve cezası ağır oldu)O zamanları diz kapaginin altarafındaki kemigi kırmıstım.Üst topuzu tutan kemik'menisküsün alttarafı'belkide birdaha dans edemiyeceğim diye cok üzülüyordum'cünki yürürken dizim bosalıyordu.O günden sonra hızla iyilesmeye basladı ve sonra iyilesti.İşte böyle birsey....

Peki ilk gelen neyin nesiydi?Niye saldırgandı?Ve sonra neden bana yardım ettiler?Bu sorulara belkide hic doğru yanit bulamıyacagım' su anda tek bildiğim dualitenin diger boyutlarda da olduğu yani hangi boyut yada hangi varlık türü olursa olsun iyiside var kötüsüde!

DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Edited by - bigsenfoni on 20/04/2017 02:20:20
Go to Top of Page

bona fide


474 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 20/04/2017 :  19:15:03  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
merhaba bozadi, perilerin çarpması hocanın tabiriydi bunun benim için kötü olmuş gibi anlatıp kağıda yazdığı dua ayet neyse işte onları içince iyi olacağımı söyledi neyim vardı onuda bilmiyorum gerçekten. neden sordu neden yazdı.
perilerin etkilediği diyeyim insanların öyküsünde güya avustralyalı ingiliz ve bi kaç farklı ülkeden insanın sözde kapadokyaya geldikten sonra büyüleniş gibi oradan ayrılamadıkları gitmek isteseler dahi bi şekilde oraya çekildikleri filan anlatılıyordu mutsuz değiller orayı çok seviyorlar yerleşmişler ve bunlar periler tarafından büyülenmiş. anlatılanların yalancısıyım. benimde oraya gitmelerim belki tesadüf diyeceğim ama hiç akılda yokken plansız bi şekilde oraya çok uzak bir şehirde yaşarken gitmeyi en son düşüneceğim yere 3-5 yıl arayla gidiyor olmam. isteyerek değil yani ki sorsalar hayır derim ani bir şekilde gelişen olaylar yüzünden gittim hep ve okula ilk başladığım bir ay boyunca rüyalarımda hep dağları görüyordum. dağlarıda malum tek bir ağaç yoktur kıraç çorak bozkır bi keresinde boludan arkadaşım gelmişti hayatında hiç çıplak dağ görmemiş ha bire fotoğrafını çekmişti çok garipsemiştim ))

bigsenfoni seni okurken beynim eror veriyor eterik bedenliyken eterik bedenli perimsi bişeyi öldürmek sonra diğerlerinin tedavi etmesi, kendi fiziksel boyutumda yaşamayı beceremiyorken senin boyutlar arası hayatın, nutkum tutuluyor.
Go to Top of Page

bigsenfoni


1161 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 21/04/2017 :  00:37:33  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Sonsuz boyutlar var,ve hersey odaklanmaya bakar.Bunun dışında insanların coğunun televizyonlar sayesinde başka bir boyutta (bana göre) yasadıklarını hatırlatmak isterim!İnançları ve doğruları o boyutu olusturanlar tarafından kontrol altindalar.Ve de psisik/ruhsal enerjileri özellikle ilizyon yaratmaktan dolayi bosa harcaniyor...bence

DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Edited by - bigsenfoni on 21/04/2017 00:39:05
Go to Top of Page

Aoibheann


301 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 22/04/2017 :  12:14:35  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Elementaller konusu cok ilgimi cekti. Tesekkurler paylastigin icin.Franz Bardon'i incelemeye aldim bu konuda. Cok mu etkilendim nedir gece bir tanesi ruyama girdi. Butun ruya boyunca istediklerimi yapti. :D varligini ispat etmek icin kapilari carptirtip durdum.

"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi
Go to Top of Page

astro


13 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 28/06/2020 :  13:15:03  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Yaklaşık 8 9 yıl önce ve o zamanlar hayalet cin vs. seylere hiç inanmıyorken (belkide inanmamayı tercih ediyordum korkarım diye) gece saatlerinde odamın ortasında parlayan bembeyaz, bir sekilde iyi olduğunu hissettiğim bir varlık gördüm. Normalde böyle bir durumda korkudan bayılırdım heralde fakat o an kalbinin atışı dahi hızlanmadı. O bana bakıyor bende ona bakıyordum. Yüzünü seçemiyordum çünkü çok parlaktı. İnsan formuna benziyordu ama kolları bacakları sanki akışkan formda havada süzülüyor gibiydi. Dümdüz duruyordu öylece. Birsüre bakıştıktan sonra ona birseyler sormak yerine aptal gibi üstüne ışık tutmaya çalıştım :) tabiki telefonumun feneri çalışmıyordu. Her zaman çalışan fener bir türlü açılmadı. Sonra o anın şokuyla yan odaya doğru geçip görüşünden çıktım. O anda fenerim çalıştı. Geri dönüp ışık tutunca ise çoktan gitmişti. Ampul patlak olduğundan direkt ışıkları açmayı deneyemedim.

Acaba forumda bu tarz bir varlıkla karşılaşan var mıdır çok merak ediyorum. O günden sonra ben neye inanıp neye inanmayacağımı şaşırmıştım doğrusu :) hep de merak ettim acaba neydi o varlık kaçıncı boyuttandı diye. Ama bir şekilde iyi olduğunu hissettim çünkü korkmama izin vermedi.
Go to Top of Page

Aoibheann


301 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 28/06/2020 :  14:22:27  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen astro

Yaklaşık 8 9 yıl önce ve o zamanlar hayalet cin vs. seylere hiç inanmıyorken (belkide inanmamayı tercih ediyordum korkarım diye) gece saatlerinde odamın ortasında parlayan bembeyaz, bir sekilde iyi olduğunu hissettiğim bir varlık gördüm. Normalde böyle bir durumda korkudan bayılırdım heralde fakat o an kalbinin atışı dahi hızlanmadı. O bana bakıyor bende ona bakıyordum. Yüzünü seçemiyordum çünkü çok parlaktı. İnsan formuna benziyordu ama kolları bacakları sanki akışkan formda havada süzülüyor gibiydi. Dümdüz duruyordu öylece. Birsüre bakıştıktan sonra ona birseyler sormak yerine aptal gibi üstüne ışık tutmaya çalıştım :) tabiki telefonumun feneri çalışmıyordu. Her zaman çalışan fener bir türlü açılmadı. Sonra o anın şokuyla yan odaya doğru geçip görüşünden çıktım. O anda fenerim çalıştı. Geri dönüp ışık tutunca ise çoktan gitmişti. Ampul patlak olduğundan direkt ışıkları açmayı deneyemedim.

Acaba forumda bu tarz bir varlıkla karşılaşan var mıdır çok merak ediyorum. O günden sonra ben neye inanıp neye inanmayacağımı şaşırmıştım doğrusu :) hep de merak ettim acaba neydi o varlık kaçıncı boyuttandı diye. Ama bir şekilde iyi olduğunu hissettim çünkü korkmama izin vermedi.



İnsan ruhlarının o tarz saf bir enerji formuna sahip olduğunu okumuştum ama karşılaştığın varlık öyle bir şey mi emin olamadım.

"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi
Go to Top of Page

bozadi


10165 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 28/06/2020 :  15:04:11  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen astro

Yaklaşık 8 9 yıl önce ve o zamanlar hayalet cin vs. seylere hiç inanmıyorken (belkide inanmamayı tercih ediyordum korkarım diye) gece saatlerinde odamın ortasında parlayan bembeyaz, bir sekilde iyi olduğunu hissettiğim bir varlık gördüm. Normalde böyle bir durumda korkudan bayılırdım heralde fakat o an kalbinin atışı dahi hızlanmadı. O bana bakıyor bende ona bakıyordum. Yüzünü seçemiyordum çünkü çok parlaktı. İnsan formuna benziyordu ama kolları bacakları sanki akışkan formda havada süzülüyor gibiydi. Dümdüz duruyordu öylece. Birsüre bakıştıktan sonra ona birseyler sormak yerine aptal gibi üstüne ışık tutmaya çalıştım :) tabiki telefonumun feneri çalışmıyordu. Her zaman çalışan fener bir türlü açılmadı. Sonra o anın şokuyla yan odaya doğru geçip görüşünden çıktım. O anda fenerim çalıştı. Geri dönüp ışık tutunca ise çoktan gitmişti. Ampul patlak olduğundan direkt ışıkları açmayı deneyemedim.

Acaba forumda bu tarz bir varlıkla karşılaşan var mıdır çok merak ediyorum. O günden sonra ben neye inanıp neye inanmayacağımı şaşırmıştım doğrusu :) hep de merak ettim acaba neydi o varlık kaçıncı boyuttandı diye. Ama bir şekilde iyi olduğunu hissettim çünkü korkmama izin vermedi.
Böyle bir varlıkla karşılaştığımı hatırlamıyorum astro ama gördüğünün 5 veya 6BH varlığı olduğu izlenimini edindim.
Go to Top of Page

ogenezis


103 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 28/06/2020 :  15:39:18  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
<blockquote id="quote"><font size="2" face="Trebuchet MS, Verdana" id="quote">Eklenti:<hr height="1" noshade id="quote">Orjinal Mesajı Ekleyen astro

Yaklaşık 8 9 yıl önce ve o zamanlar hayalet cin vs. seylere hiç inanmıyorken (belkide inanmamayı tercih ediyordum korkarım diye) gece saatlerinde odamın ortasında parlayan bembeyaz, bir sekilde iyi olduğunu hissettiğim bir varlık gördüm. Normalde böyle bir durumda korkudan bayılırdım heralde fakat o an kalbinin atışı dahi hızlanmadı. O bana bakıyor bende ona bakıyordum. Yüzünü seçemiyordum çünkü çok parlaktı. İnsan formuna benziyordu ama kolları bacakları sanki akışkan formda havada süzülüyor gibiydi. Dümdüz duruyordu öylece. Birsüre bakıştıktan sonra ona birseyler sormak yerine aptal gibi üstüne ışık tutmaya çalıştım :) tabiki telefonumun feneri çalışmıyordu. Her zaman çalışan fener bir türlü açılmadı. Sonra o anın şokuyla yan odaya doğru geçip görüşünden çıktım. O anda fenerim çalıştı. Geri dönüp ışık tutunca ise çoktan gitmişti. Ampul patlak olduğundan direkt ışıkları açmayı deneyemedim.

Acaba forumda bu tarz bir varlıkla karşılaşan var mıdır çok merak ediyorum. O günden sonra ben neye inanıp neye inanmayacağımı şaşırmıştım doğrusu :) hep de merak ettim acaba neydi o varlık kaçıncı boyuttandı diye. Ama bir şekilde iyi olduğunu hissettim çünkü korkmama izin vermedi.
[/quote]

Benim gördüklerim hep yürüyen cinstendi.genelde simsiyahlar..insan vucutluydular..ilk defa geçen gece gelen maymun gibi koşarak gitti..
Astro .kolları ve bacak kısmı akiskandi dediğine göre uçan bir varliktir.yuzunu zor seciyordum ama insanimsiydi dediğine göre de mutlaka konuşmaya gelmiştir seninle..iyi yada kötü diyemem ama ..kötü birşey hissetmedim..o an insan ne yapacağını şaşırıyor işte ne yazikki..:(( keşke neden geldiğini sorsaydin..
Biz farkında olmuyoruz..bilincimiz yada hissettiğimiz bir duygumuz onları oraya kadar getiriyor..bence..
Yapışkan varlık değil gibime geldi.yapiskanlar beklemiyorlar hemen saldiriyorlar..kim önce davranirsa.:))) Bidaha yanıma geldiklerinde ben onlara saldiracagim.bakalim ne yapacaklar:)))
.bozadinin dediği gibi 5 yada 6 .Ci boyut bir varliktir..

Edited by - ogenezis on 28/06/2020 15:44:08
Go to Top of Page

astro


13 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 28/06/2020 :  21:48:58  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Çok teşekkürler bilgilendirdiğiniz için. Aslında konuşmaya kalksam cevap verecek gibi bakıyordu ama işte ziyan ettim o güzelim anı çok sonradan farkına vardım. Kesinlikle uçuyor gibiydi. Saldırmaya kalksa saldırıya çok açık haldeydim ama sadece bakıştık ve o sanki bana korkma der gibiydi. Ogenezis bahsettiğin gibi simsiyah bişe karşımda dursa o an bayılırım heralde. Çok şükür ki öyle bir varlık hiç görmedim :D

Birde merak ettiğim bir konu var fakat sanırım konu başlığı burası olmayabilir ama yine de sorayım. 4. veya 6. boyuta biraz aşinayım fakat 5. boyut hakkında hiç bir fikrim yok. 5. ile ilgili bilgileri edinebileceğim bir kaynak önerir misiniz rica edersem? Celselerde 5. nin ara boyut olduğu ile ilgili birşeyler söylüyordu K’lar sanırsam. Hiç o boyutun varlıkları olduğunu düşünmemiştim bu yüzden. Orada ne tarz varlıklar var?
Go to Top of Page

ogenezis


103 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 28/06/2020 :  22:21:40  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
[quote]Orjinal Mesajı Ekleyen astro

Çok teşekkürler bilgilendirdiğiniz için. Aslında konuşmaya kalksam cevap verecek gibi bakıyordu ama işte ziyan ettim o güzelim anı çok sonradan farkına vardım. Kesinlikle uçuyor gibiydi. Saldırmaya kalksa saldırıya çok açık haldeydim ama sadece bakıştık ve o sanki bana korkma der gibiydi. Ogenezis bahsettiğin gibi simsiyah bişe karşımda dursa o an bayılırım heralde. Çok şükür ki öyle bir varlık hiç görmedim :D

Birde merak ettiğim bir konu var fakat sanırım konu başlığı burası olmayabilir ama yine de sorayım. 4. veya 6. boyuta biraz aşinayım fakat 5. boyut hakkında hiç bir fikrim yok. 5. ile ilgili bilgileri edinebileceğim bir kaynak önerir misiniz rica edersem? Celselerde 5. nin ara boyut olduğu ile ilgili birşeyler söylüyordu K’lar sanırsam. Hiç o boyutun varlıkları olduğunu düşünmemiştim bu yüzden. Orada ne tarz varlıklar var?

Ben boyutlarla ilgili sormuştum bir rüyamda..bizler 3.cu boyuttayiz dunyalilar olarak şuan...bana 4 .cu boyuta zihinsel olarak geçeceğimiz söylendi..beyin uyumu ve kalp uyumu olarak.bedenlerimiz ölecek denmedi ama bilemiyorum ..yalnız 5 .ci boyut enerjilerden oluşuyor orada beden yok.enerji seklindeyiz..oraya ölenler..komadakiler..(beyin ölümü gerçekleşmemiş kişilerin ruhları yani enerji bedenleri .)..bazan sıkışıp kalıyorlar yillarca..iyiler kötüler.yapiskanlar..hersey var..karanlık..arayol diye biliyorum.arafat gibi..geçiş yolu..bazan astral seyahat yapanlar buraya gelebiliyor..hemen kaçmaları lazım bence buradan..
Bide şizofrenler var..başka bir boyutta değiller dünyada 3 .cu boyuttalar yoğun suçluluk duygusuyla bir sebepten yıllarca hapis hayatı yaşayorlar..o suçluluk duygusunun pismanligindayken derin kuyulara karanlıklara dusuyorlar.tam oradayken kandiriliyorlar.ve müebbet hapis hayatı basliyor...yapışkan kötü enerjilerin halisanasyonlarina maruz kalıyorlar..Ruh diye bişey kalmıyor..lime lime parcaliyorlar....sonra onarılıyor .tekrar parça parça ediliyor...Ben bir kitap okumuştum.."Bir şizofrenin günlüğü " diye.gunlerce kendime gelemedim..onların acısını kalbimin derinliklerinde hissettim...Franz kafkanin " dava " kitabı var..kitabın kahramanı şizofren mesala..bence...günlerce olmayan bir davaya girip duruyor..
Go to Top of Page

bozadi


10165 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 28/06/2020 :  22:23:30  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen astro

Çok teşekkürler bilgilendirdiğiniz için. Aslında konuşmaya kalksam cevap verecek gibi bakıyordu ama işte ziyan ettim o güzelim anı çok sonradan farkına vardım. Kesinlikle uçuyor gibiydi. Saldırmaya kalksa saldırıya çok açık haldeydim ama sadece bakıştık ve o sanki bana korkma der gibiydi. Ogenezis bahsettiğin gibi simsiyah bişe karşımda dursa o an bayılırım heralde. Çok şükür ki öyle bir varlık hiç görmedim :D

Birde merak ettiğim bir konu var fakat sanırım konu başlığı burası olmayabilir ama yine de sorayım. 4. veya 6. boyuta biraz aşinayım fakat 5. boyut hakkında hiç bir fikrim yok. 5. ile ilgili bilgileri edinebileceğim bir kaynak önerir misiniz rica edersem? Celselerde 5. nin ara boyut olduğu ile ilgili birşeyler söylüyordu K’lar sanırsam. Hiç o boyutun varlıkları olduğunu düşünmemiştim bu yüzden. Orada ne tarz varlıklar var?


Evet, K'ların verdiği bilgiye göre 5. yoğunluğun biraz değişik bir işlevi var: 1'den 4'e kadarki yoğunluklarda reenkarnasyon döngüsü var ve bu döngüdeki ruhlar enkarnasyonları arasında "dinlenme ve değerlendirme merkezi" olan 5. yoğunluğa gidiyorlar. Bu anlamda 5. yoğunluk "Ruhların Yuvası" olarak tanımlanıyor. Burada çok sayıda 5BH rehber/öğretmen ruh, öğrenci ruhlara yardımcı olmak için hazır bulunuyor. 6BH ruhlar da bu rehberlik sürecine yardımcı olmak için buraya sıkça ziyarette bulunuyor anladığım kadarıyla.

5. yoğunluğun bu dinlenme/değerlendirme özelliği hem BH hem KH eğilimli ruhlar için geçerli ama 3Y'deki yoğun KH eğilimli varlıkların ve özellikle 4. yoğunluk KH varlıklarının dinlenme/değerlendirme deneyimleri nasıl oluyor bunu çok iyi anlayamadım.

Psikoterapist Michael Newton, danışanlarını tedavi amaçlı olarak hipnozla zamanda geriye döndürürken tesadüf eseri doğumdan önce içinde bulunulan boyuta da gidebildiklerini, ora hakkında bilgi verebildiklerini fark edince, öbür dünya hakkında sorular üzerinde yoğunlaşıyor ve hipnoz altında çok sayıda danışanına orası hakkında sorduğu sorulara aldığı cevapları Ruhların Yolculuğu ve Ruhların Kaderi adlı kitaplarında paylaşıyor. Forumumuzun ilgili bölümlerinde bu kitaplarla ilgili bilgi bulabilirsin. "Öbür dünya" (K'ların deyişiyle 5. yoğunluk) hakkında elimizdeki en değerli kaynak olduğu söylenebilir bunların. Aynı konu hakkında başka bazı kitaplar da var ama bunlardan daha zengin içeriklisine rastlamadım şimdiye kadar.

Ra ve Kasyopya bilgilerinde 5. yoğunluk hakkında çeşitli bilgiler bulunabilir.

4. yoğunluğu tamamlayan ruhlar 5. yoğunluk seviyesinin doğal mensubu haline geliyorlar ve 4'te olduğu gibi 5'te de hem BH hem KH varlıkları mevcut ve burada da derslerine, öğrenişlerine devam edip 6. yoğunluğa doğru ilerliyorlar. Ama 5KH varlıklarının dinlenme/değerlendirme döngüsünde bulunan 1'den 4'e kadarki seviyelerin ruhlarına müdahale etmelerine izin verilmiyor anladığım kadarıyla.

Go to Top of Page

bozadi


10165 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 28/06/2020 :  22:45:52  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen ogenezis

Ben boyutlarla ilgili sormuştum bir rüyamda..bizler 3.cu boyuttayiz dunyalilar olarak şuan...bana 4 .cu boyuta zihinsel olarak geçeceğimiz söylendi..beyin uyumu ve kalp uyumu olarak.bedenlerimiz ölecek denmedi ama bilemiyorum ..yalnız 5 .ci boyut enerjilerden oluşuyor orada beden yok.enerji seklindeyiz..oraya ölenler..komadakiler..(beyin ölümü gerçekleşmemiş kişilerin ruhları yani enerji bedenleri .)..bazan sıkışıp kalıyorlar yillarca..iyiler kötüler.yapiskanlar..hersey var..karanlık..arayol diye biliyorum.arafat gibi..geçiş yolu..bazan astral seyahat yapanlar buraya gelebiliyor..hemen kaçmaları lazım bence buradan..
Bide şizofrenler var..başka bir boyutta değiller dünyada 3 .cu boyuttalar yoğun suçluluk duygusuyla bir sebepten yıllarca hapis hayatı yaşayorlar..o suçluluk duygusunun pismanligindayken derin kuyulara karanlıklara dusuyorlar.tam oradayken kandiriliyorlar.ve müebbet hapis hayatı basliyor...yapışkan kötü enerjilerin halisanasyonlarina maruz kalıyorlar..Ruh diye bişey kalmıyor..lime lime parcaliyorlar....sonra onarılıyor .tekrar parça parça ediliyor...Ben bir kitap okumuştum.."Bir şizofrenin günlüğü " diye.gunlerce kendime gelemedim..onların acısını kalbimin derinliklerinde hissettim...Franz kafkanin " dava " kitabı var..kitabın kahramanı şizofren mesala..bence...günlerce olmayan bir davaya girip duruyor..
Etkileşimde bulunduğun başka boyutlardan veya yoğunluklardan olan varlıklara sorular sorup cevaplar alabilmen çok değerli bence ogenezis. Tabi aldığın cevapların Ra ve Kasyopya bilgileriyle uyumlu ve uyumsuz çeşitli yönleri olabilir, bunları değerlendirmek bilgilerimizi artırmamıza yardımcı olabilir.

K'ların dediğine göre ilk 3 yoğunluk fiziksel, 4. yoğunluk yarı fiziksel yarı eterik (veya ruhsal), sonraki 3 yoğunluk ise tamamen eterik yoğunluklar. Fiziksellik içeren yoğunluklarda reenkarnasyon döngüsü var, sonrakilerde yok. Ra 4y'nin (4. yoğunluğun) Sevgi Yoğunluğu (veya İdrak/Anlayış Yoğunluğu), 5y'nin Bilgelik/Işık Yoğunluğu, 6Y'nin dengelenmiş Sevgi/Işık Yoğunluğu olduğunu söylüyor. K'ların verdiği bilgiler de Ra'nın anlatımlarıyla uyumlu görünüyor. Her iki kaynağa göre 7Y Birlik (Birle/Herşeyle Birleşme) Yoğunluğu.

Ra'ya göre her yoğunluk seviyesi kendi içinde ayrıca 7 alt seviyeye ayrılıyor, hatta her alt seviye de kendi içinde sonsuza kadar 7 alt-alt... evrimsel seviyelere ayrılmaya devam ediyor. 3Y'nin 7. alt yoğunluğuna ulaştığın zaman, 4Y'nin eşiğine, yani 4Y'nin 1. alt yoğunluğuna neredeyse varmış (mezuniyetin eşiğine gelmiş) oluyorsun. Ra bu anlamda bazen "8. yoğunluk" tabiri kullanıyor. Yani örneğin 3Y'nin 7. alt yoğunluğundayken, 4Y'nin 1. alt yoğunluğu bir bakıma 3Y'nin 8. alt yoğunluğu olarak da tanımlanabilir. Bu anlamda herhangi bir ana yoğunluk seviyesinin 8. alt yoğunluğu, bir sonraki Ana Yoğunluğun 1. alt boyutu (yani oraya "geçiş") olarak kabul edilebilir. Ra bilgilerinde bazen 8. yoğunluk diye ayrı veya bağımsız bir Ana Yoğunluk varmış gibi bir algı oluşabiliyor ama bizzat Ra'nın verdiği diğer bilgiler, öyle birşey olmadığını, 7 Ana Yoğunluk seviyesi olduğunu gösteriyor ve K'lar da bu konuda kafa karışıklığı olmaması için bu hususu vurguladılar ("8. yoğunluk" diye bir yoğunluk seviyesi yok).

Elbette başka bilgi kaynakları varoluşu 7 değil de daha az veya çok daha fazla evrimsel seviyeye bölerek de ifade ediyor olabilir. Örneğin kimi kaynaklar 9 seviyeli bir varoluş tanımlaması yapıyor, kimileri daha fazla.

Ben şahsen Ra ve K bilgilerinden daha sağlam bir bilgi kaynağı göremediğim için 7 yoğunluk seviyesini gayet ikna edici buluyorum. Doğada 7'nin doğal bir tamamlanma sayısı olduğuna dair bazı işaretler var: Gökkuşağının 7 rengi, 7 nota, 7 çakra vs. Tabi bunların her biri bir "yoğunluk seviyesiyle" ilişkili.

Go to Top of Page

bozadi


10165 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 28/06/2020 :  22:57:26  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
1'den 4'e kadarki ruhlar için 5y'nin "Yuva" olma işleviyle ilgili önemli bir not daha eklemek istiyorum, ki bu husus hem K bilgilerinde hem de Michael Newton'un kitaplarından birinde geçiyordu.

Yeni oluşan ruhlar (her nasıl oluşuyorlarsa) otomatikmen 5. yoğunluk merkezli olarak oluşuyor anladığım kadarıyla. Yani 1'den 4'e kadarki seviyelerde bulunan tüm ruhlar aslında 5. yoğunluk merkezliler, bir parçaları her zaman orada bulunuyor. Hatta enkarne oldukları zaman bile, varlıklarının %100'üyle olmuyorlar, bir kısmıyla oluyorlar, varlıklarının bir kısmı 5y'den hiç ayrılmıyor. Yani bu varlıklar enkarnasyon sürecinde 5'ten ilgili alt yoğunluğa "uzanıyorlar" (projekte oluyorlar) adeta. Kaba bir tabirle, 5y'den oraya "kafalarını uzatmış" gibi oluyorlar, ayaklar hep 5y'de, temel 5y'de.

Dinlenme ve değerlendirme merkezi 5y'de bulunan ruh, evdeki bir çocuk gibi düşünülebilir veya anne-babasının dizinin dibindeki (onların doğrudan gözlem ve rehberliği altındaki) bir çocuk gibi düşünebilir. O ruhun öğrenimini sürdürdüğü ilgili yoğunluğa "enkarne" olması ise, çocuğun evden dışarı çıkıp akranlarıyla sosyalleşme ve uygulama/öğrenme deneyimleri gibi düşünülebilir bence.
Go to Top of Page

astro


13 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/06/2020 :  01:52:22  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Hımm... aile evi benzetmen güzel aydınlattı bozadi. Bir nevi orada başlıyoruz ve bir süre sonra ziyarete gidip ailemizin öğretilerini almaya devam ediyoruz gibi yanılmıyorsam. Henüz Ra öğretilerine geçemedim, geçince daha da anlam kazancağına eminim. Önerdiğin kaynaklar için sağol yarın bir göz gezdircem.
Go to Top of Page

ogenezis


103 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/06/2020 :  05:36:58  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
1'den 4'e kadarki ruhlar için 5y'nin "Yuva" olma işleviyle ilgili önemli bir not daha eklemek istiyorum, ki bu husus hem K bilgilerinde hem de Michael Newton'un kitaplarından birinde geçiyordu.

Yeni oluşan ruhlar (her nasıl oluşuyorlarsa) otomatikmen 5. yoğunluk merkezli olarak oluşuyor anladığım kadarıyla. Yani 1'den 4'e kadarki seviyelerde bulunan tüm ruhlar aslında 5. yoğunluk merkezliler, bir parçaları her zaman orada bulunuyor. Hatta enkarne oldukları zaman bile, varlıklarının %100'üyle olmuyorlar, bir kısmıyla oluyorlar, varlıklarının bir kısmı 5y'den hiç ayrılmıyor. Yani bu varlıklar enkarnasyon sürecinde 5'ten ilgili alt yoğunluğa "uzanıyorlar" (projekte oluyorlar) adeta. Kaba bir tabirle, 5y'den oraya "kafalarını uzatmış" gibi oluyorlar, ayaklar hep 5y'de, temel 5y'de.

Dinlenme ve değerlendirme merkezi 5y'de bulunan ruh, evdeki bir çocuk gibi düşünülebilir veya anne-babasının dizinin dibindeki (onların doğrudan gözlem ve rehberliği altındaki) bir çocuk gibi düşünebilir. O ruhun öğrenimini sürdürdüğü ilgili yoğunluğa "enkarne" olması ise, çocuğun evden dışarı çıkıp akranlarıyla sosyalleşme ve uygulama/öğrenme deneyimleri gibi düşünülebilir bence.

Yuva 7.ci boyut diye biliyorum.Düşmus meleklerde ordan düşmüş..Cennetten kovulan Adem ve Havvada...
Tüm insanlar yada varlıklar diyeyim tekamül olarakta ..yaşam kalitesi olarakta ruh olarak oraya uygun olmaya çalışıyorlar.bilerek yada bilmeyerek..cennet dedikleri yerde 7.ci boyut diye biliyorum.
4 .cu boyut ve 3.cu boyut bazan 5.ci boyutu hep beraber kullanan insanlar var..
Fakat 6 ve 7 .ci boyutu kullanıp insan formatında kalan yok..bilinç olarak oraları görebilir ..rüya vs..oradaki yaşayan varliklarlada görüşebilir ama orada yaşayıp dunyamizdada yaşayamaz..bu dünya kirletir onları..hem maddi hem manevi olarak..Bizler dünyevi mesgalelere öyle dalmisizki kafamızı ksldirip gökyüzüne bakmayı unutmuşuz..maden işçileri gibiyiz...güneşi ve gokyuzunu unutmuşuz...
Go to Top of Page

bozadi


10165 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/06/2020 :  09:38:15  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen ogenezis

Yuva 7.ci boyut diye biliyorum.Düşmus meleklerde ordan düşmüş..Cennetten kovulan Adem ve Havvada...
Tüm insanlar yada varlıklar diyeyim tekamül olarakta ..yaşam kalitesi olarakta ruh olarak oraya uygun olmaya çalışıyorlar.bilerek yada bilmeyerek..cennet dedikleri yerde 7.ci boyut diye biliyorum.
K'lara göre 5y 1'den 4'e kadarki yoğunlukların ruhlarının yuvası (ve dinlenme/değerlendirme merkezi) olarak ifade ediliyor. Gerçi 5. yoğunluğun doğal mensuplarının (4'ten 5'e mezun olmuş olan ruhların) yuvası olarak görülmesi de yanlış olmaz ve üstelik 6y ruhlarının da 5y'ye sıkça projekte olarak oradaki sürece yardımcı olduğu düşünülürse aslında 5Y 1'den 6'ye kadarki tüm ruhlar için de bir tür Yuva/Merkez olarak düşünülebilir belki. 7Y diğer tüm yoğunluk seviyelerinin kaynağı ve kendisi olduğu için, yani herşey oradan projekte olduğu için 7y her zaman her yerde olarak düşünülebilir.

7y'nin nihai Yuva/Merkez olarak düşünülmesi de yanlış değil aslında. K'lar bu anlamda 7y'ye herşeyin/herkesin "ebedi ikametgahı" diyor. Yalnız bu hususta 5y ile 7y arasında şu temel fark var: 7y bireysel bir deneyim ortamı değil. Belki 6'dan 7'ye mezuniyetin ilk kısmında bir süre daha şahsi deneyim mümkün olabilir, bu konuda net bir bilgi, sezgi, izlenim edinemedim henüz. Ama eldeki temel bilgilerden anladığım kadarıyla, 4'ten 6'ya kadar aşamalı olarak artacak şekilde bireyselden kitlesel/bütünsel varoluş moduna geçiliyor ve nihayet 7y'de bireysellik tamamen sona eriyor ve "tüm varoluş" olunuyor. Yani 7y "big-beng" aşaması. Buraya ulaşan ruhlar bu nihai aşamanın bir yerinde big-beng gibi bir varoluş patlamasıyla tüm varoluşa, tüm yoğunluklara saf varoluş enerjisi (ışık) olarak dağılıyorlar. Aslında 6y'deki varlıklar bile (örneğin Ra ve K'lar) zaten "ışık" formunda olduklarını söylüyorlar.

7y'de bireysel varoluşun sona erip tüm varoluşa ışık olarak yayılması meselesi, gayet bireysel ve egosal deneyim modunda olan ve şiddetli KH faktörleri nedeniyle de bir sürü sorun, endişe, korku, kompleks, bilinç hastalıkları yaşayan biz 3y mensupları için "korkutucu" görünebilir çünkü sanki sizin dışınızdaki bir güç sizin bireyselliğinizi yok ediyormuş gibi bir algı oluşabilir bu bilgilere bakınca ama durum kesinlikle bu değil. Bizler daha 3KH durumundayken bile, BH eğilimlerimiz sayesinde tüm varoluşla "bir" olduğumuza dair bazı düşüncelere, sezgilere sahip olabiliyoruz. KH'den BH'ye doğru gidildikçe, 3'ten 4'e, 5'e, 6'ya ve nihayet 7'ye ulaştıkça tüm varoluşla birlik sadece bir sezgi olarak kalmıyor, bunun "mutlak gerçek" olduğu görülüyor ve bu mutlak birlik "gerçekleşiyor".

Benim anladığım kadarıyla, şu anda Güneş'ten bize ulaşan hayat verici ışık aslında 7y'ye ulaşıp big-beng patlamasıyla tüm varoluşa dağılan ruhların/varlıkların ışığı, yani kendisi. Tekrar vurgulamak isterim ki, bu olgu veya fikir biz 3KH mensupları için bazı bakımlardan bizim dışımızdaki bir güç tarafından bize dayatılan korkutucu, haksız, hukuksuz bir cinayet gibi görünebilir, bunun kesinlikle böyle olmadığını anlayabiliriz bu konu üzerinde dikkatle duracak, düşünecek olursak. Burada bir yokoluş söz konusu olmadığı gibi, tam aksine varlığın ulaşıp ulaşabileceği en eksiksiz, en mutlak duruma ulaşması söz konusu ve bunu o seviyeye ulaşan ruhlar "can atarak" yapıyor. 3KH denen yerde bile anne-baba ile çocuk arasında olan veya birbirini çok seven herhangi iki veya daha fazla birey arasında olan olağanüstü "birlik" duygusu ve deneyimi, aslında 7y'deki birleşmenin "küçük" bir örneği/yansıması. Yani tüm hayatınızda veya tüm hayatlarınızda deneyimlediğiniz en büyük, en derin, en saf sevgi ve güzellik neyse, o deneyimin 7'deki birlik farkındalığının ve deneyiminin küçük bir yansıması olduğunu düşünebilirsiniz.

5Y ve 7Y'nin Yuva olması meselesine dönecek olursak, 5y bireysel deneyim modundaki Yuva iken, 7y bireysel deneyim içermeyen Ebedi Merkez olarak düşünülebilir. 7y bireysellik içermez derken aslında bu da tam olarak doğru bir ifade olmuyor. Tüm yoğunluk seviyeleri 7y'nin bir parçası ve kendisidir, yani 7y'nin deneyimi tüm varlıkların (3y'dekilerin de) deneyimidir, dolayısıyla 7y'de bireysellik yok demek de bir anlamda yanlış oluyor. 6y'deki K'lar "biz siziz" diyor örneğin ve bunu "gerçekten bilerek" söylüyorlar. Benzetme yapmıyorlar, bulundukları seviyeden meselenin çıplak gerçekliğini vurguluyorlar.

Go to Top of Page

bozadi


10165 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/06/2020 :  09:51:58  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
K'lar "Tüm yoğunluklar aslında 7. yoğunluk" gibi bir ifade kullanmıştı. Yani 1'den 6'ya kadarki herkes veya herşey zaten 7y'nin saf varlığının bir uzantısı, yani "kendisi". Saf varlığın şekil/bireysellik almış hali. Hem Ra, hem K'lar, hem Maharaj gibi pek çok bilge ve hatta tasavvufta örneğin "En el Hak" bilincinin savunucuları İnsan ile Hak arasındaki nihai birliği vurgulamışlardır ve bu aslında bir metafor, mecaz, benzetme veya tahmin değil, nihai "mutlak" gerçeğin kendisidir. Yunus'un "cennet/huri-muri istemem, bana seni gerek seni" deyişi yine aynı realitenin farkındalığının sonucudur; kimi çevrelerin İslamcılık veya başka herhangi bir din veya ideoloji adı altında dayattığı ayrılıkçı/bölücü (böl-yönet'çi) mantalite baskılarına ve işkencelerine karşı çıplak gerçeğin haykırılışıdır. Osmanlı Şeyhülislamı Ebussuud'un Yunus Emre'yi "kafir" itham etmesi, onun öğretilerine uyanların katlinin vacip olduğunu ilan etmesi bundandır.
Go to Top of Page

Aoibheann


301 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/06/2020 :  11:22:09  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bozadi, teşekkürler. :) Micheal Newton'ın araştırmalarına göre bazen öğretmenler yani rehber ruhlar öğrencilerine yardımcı olabilmek için bu tarz vizyon görüntüleri ya da cismi enkarne yoluyla yardımcı olabiliyorlarmış. Bir vakada transtaki kişinin oğlu onun rehberi çıkmıştı. :) Astro bu tarz bir vizyon görüntüsü almış olabilir. Çünkü tarif ettiği şey insan ruhu tasvirine epeyce uyuyor, özellikle kendi ışığına sahip olması konusu. Diyorum ya geçişi hızlandırıyorlar. Bize yardımcı olacaklar ama bu kendi başımıza yürümemiz gereken bir yol. İç gücümüze inandığımız, birliğin gücüne inandığımız sürece saldırılar sadece anlık olacak. Bir kaç gündür yoğun saldırı altındaydım. Psikolojik olarak. Şu an sadece hayatımı seyirci olarak izliyorum ve uzaktan problemler çok da önemli gözükmüyor. Demek ki saldırının boyutu büyükmüş ki bayağı etkiledi. Karanlık, ışığı göremediğimiz zaman vardır. Işık ise kendi içimizde. Gücümüzü kendimize inanarak elde edebiliriz.

"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi
Go to Top of Page

astro


13 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/06/2020 :  11:50:23  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Aoibheann

Bozadi, teşekkürler. :) Micheal Newton'ın araştırmalarına göre bazen öğretmenler yani rehber ruhlar öğrencilerine yardımcı olabilmek için bu tarz vizyon görüntüleri ya da cismi enkarne yoluyla yardımcı olabiliyorlarmış. Bir vakada transtaki kişinin oğlu onun rehberi çıkmıştı. :) Astro bu tarz bir vizyon görüntüsü almış olabilir. Çünkü tarif ettiği şey insan ruhu tasvirine epeyce uyuyor, özellikle kendi ışığına sahip olması konusu. Diyorum ya geçişi hızlandırıyorlar. Bize yardımcı olacaklar ama bu kendi başımıza yürümemiz gereken bir yol. İç gücümüze inandığımız, birliğin gücüne inandığımız sürece saldırılar sadece anlık olacak. Bir kaç gündür yoğun saldırı altındaydım. Psikolojik olarak. Şu an sadece hayatımı seyirci olarak izliyorum ve uzaktan problemler çok da önemli gözükmüyor. Demek ki saldırının boyutu büyükmüş ki bayağı etkiledi. Karanlık, ışığı göremediğimiz zaman vardır. Işık ise kendi içimizde. Gücümüzü kendimize inanarak elde edebiliriz.



Aoibheann dediğin gibi bir rehber ruh olabilir. Hatta ben farkına varmadan dnama bilgi işlemiş bile olabilir çünkü bir şekilde kendi kafamda evrenin yapısı ile ilgili inançlarım K’ların söyledikleri ile çok uyuşuyor okudukça hayrete düşüyorum doğrusu.

Bozadi, 7. boyut ile ilgili bir olmak ve sonrasında başlangıcı oluşturacak enerjiyi sağlamak fikri bana korkutucudan öte sanki amacımız buymuş gibi huzur veriyor doğrusu :) umarım değişim sürecini güzelce tamamlayıp hepimiz bu yazdıklarını deneyimleyebiliriz (her ne kadar deneyim anlamında bilincimiz kalmayacağını da düşünmemize rağmen) Evrenin zaten parçalarıyız fakat tahminimce 7y a geçtiğimizde evrenin bütünlüğünün tam içinde olacağız ve asıl o zaman tamamlanmış olacağız gibime geliyor. :)
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


740 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/06/2020 :  16:54:56  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
7 yuva değildir. TÜM'dür. Çok basit şekilde yazımı en uç düzeyde idraki vardır. Madde nedeni, ruh nedeni, düşünüş ve farkındalık nedenidir. Frekansın sebebi ve kendisidir. Dolayısıyla frekans sağlayıcısıdır ve değildir. Evrenin kendisi ve evrenin dışıdır. Mutlaklık bunu gerektirir. Hem algılayabildiğin hem algının dışında kalan kısımdır. Ayrıca algılayabildiğimiz tüm gerçeklik yine kendimizdir. Kendimizden başkasını nasıl algılayabilirdik?

Çevremizi her türlü formun fiziki temelini oluşturan "madde" olarak görürüz. Bir sadece madde mi? Asla. Madde, evrende bulunan yaşam ve zihni olduğu gibi oluşturamaz. 7 (TÜM, KAYNAK, BİR) madde olamaz, çünkü hiçbir şey kendi, kaynağından daha fazla olamaz, nedende olmayan hiçbir şey sonuçta hiçbir zaman ortaya çıkamaz, başlangıç ile ilgisi olmayan hiçbir şey sonuçta var olamaz. Ve artık modern bilim bile bize gerçekte madde diye bir şey olmadığını, madde olarak adlandırdığımız şeyin "kesintiye uğratılmış enerji veya kuvvet" olduğunu yani düşük bir titreşimdeki enerji veya kuvvet olduğunu bildiriyor.

Öyleyse 7 sadece enerji veya güç mü? Materyalistlerin kullandıkları anlamda enerji ya da güç değil. Onların enerji ve kuvvetleri mekanik şeylerdir. Yaşam ya da zihinden yoksundurlar. Yaşam ya da zihin asla az önce bahsettiğimiz gibi kör bir enerjiden evrilemez. "Hiçbir şey kendi kaynağından daha fazla olamaz, nedende olmayan hiçbir şey, sonuçta hiçbir zaman ortaya çıkmaz, başlangıç ile alakası olmayan hiçbir şey sonuçta var olamaz."

Böylece 7, sadece enerji ya da güç olamaz. Eğer öyle olsaydı o zaman yaşam ya da zihin olmazdı. Ama herkesten iyi biliyoruz ki yaşıyoruz ve bu meseleleri anlamak için düşünüyor, zihnimizi kullanıyoruz. Böylece 7'nin enerji ya da güçten ibaret olduğunu iddia edenlere yanıt verebiliyoruz.

Peki evrende varlığını bildiğimiz madde veya enerjiden daha yüksek olan şey nedir?

Yaşam ve düşünce.

Farkındalığın tüm değişen dereceleri ruhani dünyaya açılan Yaşam ve zihin!

Öyleyse 7, yaşam ve zihin midir? diye sorabilirsiniz. Cevabımız hem evet hem hayır olacak. Yaşam ve zihin dediğiniz zaman biz mahlukatların bildiği anlamı kast ediyorsanız cevap hayır olacak.

Ardından nasıl bir zihin ve yaşam sorusu gelirse eğer şöyle açıklayalım;

Yaşam, düşünme gücünün mekanik güçlerden ya da maddeden daha yüksek olması gibi ölümlülerin bu kelimelerden anladığı anlamların çok üzerindedir. "Yaşayan zihin" bizim sonlu yaşam ve algımızla mukayese edildiğinde yaşayan sınırsız zihin! Biz buna RUH! deriz. Fakat aydınlanmış ruhları kastediyorum.

7, yaşayan sınırsız bir zihindir. Her şeyin neden ve sonucudur. Düşük frekanslı yaşam biçimi maddenin de sebebidir. Belirli bir farkındalığa gelenler için sadece ruh demek yeterli olacaktır. Belirli bir spesifik niteliğe ve betimlemeye ihtiyaç yoktur.

5, madde konusunu bitirememiş hala belirli bir frekansı algılayamayan düşünce şekillerinin ortaya çıktığı ve sürekli olarak yaşadıkları evdir. Çünkü 5'te var olan tüm düşünce şekilleri 7 ile aynıdır.




Go to Top of Page

ogenezis


103 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/06/2020 :  20:10:45  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

K'lar "Tüm yoğunluklar aslında 7. yoğunluk" gibi bir ifade kullanmıştı. Yani 1'den 6'ya kadarki herkes veya herşey zaten 7y'nin saf varlığının bir uzantısı, yani "kendisi". Saf varlığın şekil/bireysellik almış hali. Hem Ra, hem K'lar, hem Maharaj gibi pek çok bilge ve hatta tasavvufta örneğin "En el Hak" bilincinin savunucuları İnsan ile Hak arasındaki nihai birliği vurgulamışlardır ve bu aslında bir metafor, mecaz, benzetme veya tahmin değil, nihai "mutlak" gerçeğin kendisidir. Yunus'un "cennet/huri-muri istemem, bana seni gerek seni" deyişi yine aynı realitenin farkındalığının sonucudur; kimi çevrelerin İslamcılık veya başka herhangi bir din veya ideoloji adı altında dayattığı ayrılıkçı/bölücü (böl-yönet'çi) mantalite baskılarına ve işkencelerine karşı çıplak gerçeğin haykırılışıdır. Osmanlı Şeyhülislamı Ebussuud'un Yunus Emre'yi "kafir" itham etmesi, onun öğretilerine uyanların katlinin vacip olduğunu ilan etmesi bundandır.

muhteşem yorum muhteşem anlatım.ayakta alkışlıyorum sizi Bozadi...bu sözlerinizin üzerine yazı yazmak saygısızlık olur bence...




Go to Top of Page

ogenezis


103 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/06/2020 :  20:59:56  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
gerçek tosun paşa
7 yuva değildir. TÜM'dür. Çok basit şekilde yazımı en uç düzeyde idraki vardır. Madde nedeni, ruh nedeni, düşünüş ve farkındalık nedenidir. Frekansın sebebi ve kendisidir. Dolayısıyla frekans sağlayıcısıdır ve değildir. Evrenin kendisi ve evrenin dışıdır. Mutlaklık bunu gerektirir. Hem algılayabildiğin hem algının dışında kalan kısımdır. Ayrıca algılayabildiğimiz tüm gerçeklik yine kendimizdir. Kendimizden başkasını nasıl algılayabilirdik?

Çevremizi her türlü formun fiziki temelini oluşturan "madde" olarak görürüz. Bir sadece madde mi? Asla. Madde, evrende bulunan yaşam ve zihni olduğu gibi oluşturamaz. 7 (TÜM, KAYNAK, BİR) madde olamaz, çünkü hiçbir şey kendi, kaynağından daha fazla olamaz, nedende olmayan hiçbir şey sonuçta hiçbir zaman ortaya çıkamaz, başlangıç ile ilgisi olmayan hiçbir şey sonuçta var olamaz. Ve artık modern bilim bile bize gerçekte madde diye bir şey olmadığını, madde olarak adlandırdığımız şeyin "kesintiye uğratılmış enerji veya kuvvet" olduğunu yani düşük bir titreşimdeki enerji veya kuvvet olduğunu bildiriyor.

Öyleyse 7 sadece enerji veya güç mü? Materyalistlerin kullandıkları anlamda enerji ya da güç değil. Onların enerji ve kuvvetleri mekanik şeylerdir. Yaşam ya da zihinden yoksundurlar. Yaşam ya da zihin asla az önce bahsettiğimiz gibi kör bir enerjiden evrilemez. "Hiçbir şey kendi kaynağından daha fazla olamaz, nedende olmayan hiçbir şey, sonuçta hiçbir zaman ortaya çıkmaz, başlangıç ile alakası olmayan hiçbir şey sonuçta var olamaz."

Böylece 7, sadece enerji ya da güç olamaz. Eğer öyle olsaydı o zaman yaşam ya da zihin olmazdı. Ama herkesten iyi biliyoruz ki yaşıyoruz ve bu meseleleri anlamak için düşünüyor, zihnimizi kullanıyoruz. Böylece 7'nin enerji ya da güçten ibaret olduğunu iddia edenlere yanıt verebiliyoruz.

Peki evrende varlığını bildiğimiz madde veya enerjiden daha yüksek olan şey nedir?

Yaşam ve düşünce.

Farkındalığın tüm değişen dereceleri ruhani dünyaya açılan Yaşam ve zihin!

Öyleyse 7, yaşam ve zihin midir? diye sorabilirsiniz. Cevabımız hem evet hem hayır olacak. Yaşam ve zihin dediğiniz zaman biz mahlukatların bildiği anlamı kast ediyorsanız cevap hayır olacak.

Ardından nasıl bir zihin ve yaşam sorusu gelirse eğer şöyle açıklayalım;

Yaşam, düşünme gücünün mekanik güçlerden ya da maddeden daha yüksek olması gibi ölümlülerin bu kelimelerden anladığı anlamların çok üzerindedir. "Yaşayan zihin" bizim sonlu yaşam ve algımızla mukayese edildiğinde yaşayan sınırsız zihin! Biz buna RUH! deriz. Fakat aydınlanmış ruhları kastediyorum.

7, yaşayan sınırsız bir zihindir. Her şeyin neden ve sonucudur. Düşük frekanslı yaşam biçimi maddenin de sebebidir. Belirli bir farkındalığa gelenler için sadece ruh demek yeterli olacaktır. Belirli bir spesifik niteliğe ve betimlemeye ihtiyaç yoktur.

5, madde konusunu bitirememiş hala belirli bir frekansı algılayamayan düşünce şekillerinin ortaya çıktığı ve sürekli olarak yaşadıkları evdir. Çünkü 5'te var olan tüm düşünce şekilleri 7 ile aynıdır.


çok teşekkür ederim cevaplarınız için ...gerçek tosun paşa..
RA BİLGİLERİ pozitif 6.cı boyuttan olan varlıklar tarafından yazdırılmış..7 .ci boyut yuva değil ''TÜM'' dür... ışık sevgidir..sevgi ise bilgi dir...
çok tuhaf sorular hücum etti beynime...ben bi keresinde uzaydan dünyaya iki boyutlu düz bir kare yapı içinde gelmiştim. benden önce bir 6.cı yada 7.ci katta yaşayan birinin geldiğini gördüm..dünyaya gelince içinde bulunduğumuz kare iki boyutlu düz şey yok oldu..biz düz olmaktan çıktık yumrulu yani üçüncü boyutlu olduk..konuştuk...sonra gitti..ben normal dünya rüyası görmeye başladım.gelecek öngörülüydü..o zamanlar üniversite sınavına daha girmemiştim..mesleğim..kardeşlerimin geleceği filan görmüştüm..hepside oldu..ama o vakitler ne demek istediklerini anlamamıştım tabiki..

yani diyeceğim o ki....acaba uzay düzlemi iki boyut mu?...öyle bir olasılık varmı?..uzayla bu saydığımız yaşam katmanları çok ayrı şeyler diye biliyorum....hep bize göğün katmanları dendi....7 kat gökyüzü...hep öyle kazındı beynimize çocukluktan beri..
verdiğiniz bilgiler muhteşem....çok teşekkür ederim..
saygılar şükranlar sunuyorum...teşekkürler...






Edited by - ogenezis on 29/06/2020 21:01:59
Go to Top of Page

Gaia


142 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/06/2020 :  21:04:44  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Algıyı bir daire gibi hayal edersek, iç içe geçmiş yoğunluk algılarında ruh parçaları her bir daireye dağılmış olur. Birey 3. yoğunluktaki ruh parçasına erişmeyi başarınca diğer yoğunluklarda ki parçalarından bilgi çekmeye başlıyor. Bu bir çeşit iletişim ağı oluyor. Biz mevcut algımızda bir benlik,kimlik perdesiyle yaşıyoruz. 3y deki ruh parçamızı hatırlamak için, benlik-kimlik perdesinin ötesine geçmemiz gerekiyor. Bu olduğunda epifiz çılgınlar gibi dmt salgılıyor ve müthiş bir dinginlik, coşkunluk hali çöküyor üzerimize. 7. yoğunluk ise başta anlattığım dairelerin tek bir daire olmasıyla erişilen bir algı olabilir. Yani 7'de biz artık parçalı olmuyoruz, bütün-tek oluyoruz. Bu bütün ve tek olma durumu da tüm evreni-kainatı-yoğunlukları projekte eden 7de gerçekleştiği için biz her şeyi içimizde, varlığımızda hissediyoruz gibi anlıyorum olayı.

Yani her şeyle bir olma durumunu simüle etmeye çabalayacak olursam, biz diyelim ki bilinen evrenin kendisiyiz. Biinen evrende içinde bir sürü galaksiyi, yıldızı, gezegeni barındırıyor. Yani öyle büyük bir yapı-algı ki bilinen evren, içinde her şeyi barındırabiliyor. 7. yoğunlukta manyak bir genişlikte bir algı olmalı ki bilinen evreni aşıp yoğunlukların tamamını içine alan bir algıya sahip oluyoruz. Şuan ki hayal gücümle ancak bu kadar çıkıyor. :D

Konu altına yazılan fikirleriniz oldukça güzel, ilham verici bu arada. :)
Go to Top of Page
Sayfa: Toplam Sayfa 2  Mesaj Sonraki Konu  
Sonraki Sayfa
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Celse veya diğer içerikleri farklı ortamlarda paylaşırken lütfen kaynak belirtiniz Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,72 saniyede oluşturuldu.