Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Spiritüalizm Konuları
 Spiritüalizm
 insanlar uyaniyor!
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  

bigsenfoni


1056 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 05/02/2017 :  01:36:39  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının Kişisel sitesini Ziyaret edin  Alıntı Ekle
İNSANLAR UYANIYOR: KAYITLI TARİHTE İLK DEFA SCHUMANN REZONANSI + 36'YA SIÇRADI

31 Ocak 2017'de kaydedilmiş tarihte ilk defa, Schumann Rezonansı 36+ frekanslara ulaştı.

Bu çok önemli. 2014'te, frekansların olağan 7.83 Hz frekanstan 15 - 25 seviyelerine yükselmesinin anormal olduğu düşünülmüştü. Şimdi son iki gündür aniden 30 a yükseldi. Bunun alındığı site aşağıda; Soldaki Schumann resonansına tıklayın.

https://translate.google.com/translate?sl=auto&tl=en&js=y&prev=_t&hl=en&ie=UTF-8&u=http%3A%2F%2Fsosrff.tsu.ru%2F&edit-text

Wikipedia'ya göre, Schumann Rezonansı Dünyanın elektromanyetik alan spektrumunun son derece düşük frekans kısmındaki (ELF) spektrum zirvelerinin setidir. Schumann rezonansları Dünyanın yüzeyi ve iyonosfer tarafından oluşturulan boşluktaki şimşek deşarjları tarafından üretilen ve uyarılan küresel elektromanyetik rezonanslardır.

Uzun zamandır insan bilincinin manyetik alanı etkiyebileceğinden ve özellikle yüksek endişe, gerilim ve tutku anları sırasında manyetik alanda karışıklık yaratabileceğinden şüphe edilmektedir. "İnsan varlıkları olarak olağanüstü potansiyellere sahibiz. Tahmin edilemez yaratıcı armağanlar, sezgiler ve yetenekler gelecek nesillerde olağan olabilir. "

Bir çok insan zamanın hızlanmakta olduğu hissini bildiriyor. Artan frekansların bununla ilgisi olabilir mi?

Küresel bilinç ve "birbirine bağlı olmanın bilimi" üzerine daha fazla bilgi için: https://www.heartmath.org/research/global-coherence/

Bu, geçmiş 48 saatte elektromanyetik frekanslardaki artış ile ilişkili olduğu görülen Küresel Bilinç Projesininin linkini içeriyor. (http://global-mind.org/gcpdot/)

"Uzun yıllardır bu rezonans frekansı sadece hafif varyasyonlarla bu 7.86 Hz'de sabit kaldı. Haziran 2014'te bu değişti. Rus Uzay Gözlem Sistemindeki monitörler 8.5 Hz civarında aktivitede ani bir çıkış gösterdi. O zamandan beri, Schumann'ınz 16,5 Hz olduğu günleri kaydettiler. Önce ekipmanlarının yanlış çalıştığını düşündüler, ama sonra verilerin doğru olduğunu öğrendiler. Herkes bu aktiviteye neyin neden olduğunu soruyordu."

"Dünyanın frekans mı hızlanıyor? Schumann frekansının insan beyninin alfa ve teta halleri ile "uyumlu" olduğu söylendiği için, bu hızlanma belki zamanın hızlandığı ve hayatımızdaki olayların ve değişimlerin daha hızlı gerçekleştiği hissinin nedeni olabilir."

"Bu ortaya çıkan rezonanslar insan beyin dalgası aktivitesi ile doğal olarak ilişkilidir. Bu nedenle bu, değişmekte olduğumuz anlamına geliyor. Bu hızlanmış frekanslar bize insan evrimsel değişimi hakkında anlatıyor olabilir. 7,83 Hz frekansı alfa/teta halidir. Gevşemiş, bir tür bir şeyin gerçekleşmesini bekleyen nötr boşta çalışma. 8.5 - 16.5 Hz frekansı insanı teta aralığından, ortaya çıkmaya başlayan daha uyanık beta frekansları ile daha tam sakin alfa haline götürür. (Bu bilişsel olarak yavaşça uyanma ile ilişkilidir). Schumann Rezonansı 12 - 16,5 Hz arasında ani çıkışlar yaptığı için, bu daha da ilginç. Nörogeribildirimde 12 - 15 Hz 'e Duyusal - Motor Ritim frekansı (SMR) adı verilir. "Uyanık sakinliğin" ideal halidir. Düşünce süreçlerimiz daha net ve daha odaklıdır, yine de hala "akıştayız" veya "bilişteyiz"dir. Başka deyişle, Dünya Ana titreşim frekansını değiştiriyor ve belki biz de değiştiriyoruz. Bu, UYANMAKTA olduğumuzun bir çok işaretinden biri olabilir."

"Bilim adamları Schumann Rezonansını etkileyebilen Dünyanın manyetik alanının son 2000 yılda yavaşça zayıflamakta olduğunu bildiriyor, son bir kaç yılda daha da hızlı zayıflıyor. Bunun neden olduğunu gerçekte hiç kimse bilmiyor. Hindistan'daki bilge yaşlı bir alim bana, gerçek mirasımızın başlangıçtan beri var olan anılarını bloke etmek için, Dünyanın manyetik alanının Kadim Olanlar tarafından yerine yerleştirildiği anlattı. ruhların geçmişin anıları tarafından engellenmemiş özgür irade deneyiminden öğrenilmesi için bu manyetik alan konulmuş. O bilge şimdi manyetik alan değişimlerinin o hafıza bloklarını gevşettiğini ve bilincimizi daha yüksek gerçeğe yükseltmekte olduğumuzu iddia etti.

"Bilim adamları Schumann Rezonansını etkileyebilen Dünyanın manyetik alanının son 2000 yılda yavaşça zayıflamakta olduğunu bildiriyor, son bir kaç yılda daha da hızlı zayıflıyor. Bunun neden olduğunu gerçekte hiç kimse bilmiyor. Hindistan'daki bilge yaşlı bir alim bana, gerçek mirasımızın başlangıçtan beri var olan anılarını bloke etmek için, Dünyanın manyetik alanının Kadim Olanlar tarafından yerine yerleştirildiği anlattı. ruhların geçmişin anıları tarafından engellenmemiş özgür irade deneyiminden öğrenilmesi için bu manyetik alan konulmuş. O bilge şimdi manyetik alan değişimlerinin o hafıza bloklarını gevşettiğini ve bilincimizi daha yüksek gerçeğe yükseltmekte olduğumuzu iddia etti. Perde kalkıyor."

"Her ne oluyorsa, kendi frekansımızı Yeni Dünya ile daha fazla 'uyumda olmak' için yükseltirken, bu hızlanmanın daha yorgun,tükenmiş, sersem, bunalımlı ve hatta garip hissetmemize neden olabileceği açıktır. Adapte olma her zaman kolay bir süreç değildir, ama tüm bunların kendi eşsiz UYANIŞIMIZIN parçası olduğunu aklınızda tutun."

2 Şubat 2017 Güncelleme: 30+ rezonansın 3 ncü günündeyiz ve daha sabit ve daha kuvvetli hale geldiği görülüyor. http://imgur.com/a/UPAVh

(Çeviri: Saffet Güler)

https://www.reddit.com/r/Retconned/comments/5rezz5/humans_are_waking_up_for_first_time_in_recorded/

Schumann Rezonansı ile ilgili bilgi: http://www.kosulsuz-sevgi.com/yeni-eklenen-mesajlar/gunes-ve-yerkure-arasindaki-birbirine-baglilik-schumann-rezonanslari/

Küresel Bilinç Projesi: http://www.kosulsuz-sevgi.com/yeni-eklenen-mesajlar/kuresel-bilinc-projesi/




KENDİ DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET... OSHO

Kalbiniz temiz,gözünüz Osho'nunki gibi acik olsun.

Edited by - bigsenfoni on 05/02/2017 01:38:59

Tgur


1025 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 05/02/2017 :  09:02:02  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

Bigsenfoni bu harika aktarımın için sana teşekkür ediyorum,

Schuman rezonansının artışı haberi ile beraber senelerce anlatmaya ve anlamaya çalıştığımız insan DNA sındaki elektriksel akışların enerjisel ağın içerisindeki olanlarla ne kadar çok ilgili olduğunu ve etkileyebileceğini ,gerektiğinde bilgiyle yüklenmiş ve bilinç rezonansı yüksek bireylerin ortama nasıl manyetik dalgalar gönderdiğini ve bu konularda artık bilimsel tesbitlerinin yapıldığını ve yayıldığını görüyoruz.

Dostlarımız tabiiki kendi hassasiyetleri ile konuyu inceleyecekler ben bana cazip gelen bazı kısımları aldım,
---------------------------------------------------
Bilinen bir sinir bilimci Dr. Michael Persinger, beyin fonksiyonları ve bilgi aktarımı üzerine jeomanyetik alan ile aynı büyüklükteki manyetik alanların etkilerini inceleyen çok sayıda çalışma yaptı. Schuman rezonanslarına benzer harici alanların uygulanmasının bilinç durumlarının değişmesine neden olduğunu gösterdi değil ayrıca ayrıntılı bir teori içerisinde, jeomanyetik alanın kullandığı alanın beyin aktivitesi ile ilgili bilgileri depolayabileceğini ve bu bilginin Tüm insan beynleri tarafından erişilebilir.

Dahası, Persinger ayrıca, dünyanın manyetik alanının, bireyler arasında bir bilgi taşıyıcısı olarak hareket edebileceğini ve bilgiyi taşıyan sinyalin yoğunluğundan çok, sinir ağları ile etkileşim için önemli olduğunu önermektedir. Yukarıdaki bulgular, GCI'nin, dünyanın manyetik alanının biyolojik açıdan alakalı bilgilerin bir taşıyıcısı olduğu hipotezinin bir parçasını desteklemeye yardımcı olur.

HeartMath ve GCI, insanların beyindeki ve kalp frekanslarının yeryüzünün manyetik alan rezonanslarını örtüştürdüğünden yalnızca biyolojik açıdan alakalı bilginin alıcıları olmakla kalmayıp aynı zamanda esasen dünyanın manyetik alanı ile bir geribildirim görünümü oluşturduğunu ve böylece küresel Alan ortamı.

Dünyanın manyetik alanı içerisinde bulunan canlıların bu alandaki modülasyonlardan etkilenebileceğini düşünmek zor değilse de, dünyanın alanının tüm canlı sistemleri birbirine bağladığını ve biyolojik olarak ilgili bilgileri taşıdığını ve dağıtımını gerçekleştirdiğini ileri sürmek daha kapsamlı bir önermedir . Bununla birlikte, GCI araştırmacıları, çok sayıda insanın ortak bir duygusal his ile global bir olaya tepki gösterdiğinde, kolektif yanıt, dünya alanına dağıtılan bilgileri etkileyebileceğini varsayar. Olayın olumsuz tepki verdiği durumlarda, bunun bir gezegen stres dalgası (bilgi) olarak düşünülebileceği ve olumlu bir dalganın yarattığı durumlarda küresel bir uyumluluk dalgası yaratabileceği düşünülmektedir.
---------------------------------------------------
Güneş ve insanın uyarılabilirliği arasındaki etkileşim
Daha önce de belirtildiği gibi, güneş patlamaları sadece küresel iklim modelleri ile ilişkili değildir, ayrıca insan sosyal aktivitesi ile de ilişkilidir.
A.L. Tchijevsky
(1897-1964)
I nci Dünya Savaşı sırasında, Rus Astronomi ve Biyolojik Fizik profesörü A.L. Tchijevsky, 1916 – 17 güneş lekesi zirve periyodu sırasında, güneş patlamalarını ciddi savaşların takip ettiğini fark etti. İnsanın davranışının güneş fiziğiyle bağlantısı ilgisini çekince, “Kitlesel İnsan Uyarılabilirliğinin İndeksi”ni düzenledi. Korelasyonlarını ifade etmek üzere veri tabanı sağlamak için MÖ 500 – MS 1922 tarihleri arasında 72 ülkenin tarihini derledi. En önemli olayları değerlendirdikten sonra, Tchijevsky en önemli insan olaylarının %80’inin maksimum güneş lekesi aktivitesi sırasında gerçekleştiğini buldu.
Yerküreye ait olaylarla güneş bağlantısı o zamandan bu yana bilim adamları tarafından incelenmektedir, ancak odağın çoğu güneşin kendisine ve güneş döngüsünün iklim, hava durumu, ziraat, mal borsası ve insana ait olmayan diğer fenomenlere etkisi üzerinde oldu.
Veriler incelendiği zaman, güneş – jeomanyetik aktivite en hızlı şekilde değiştiği ve solar döngünün yükselişinde veya inişinde olduğu zaman, güneş lekeleri göreli olarak hızla arttığı veya azaldığı zaman, insanın ruhsal halini, davranış kalıplarını, yaratıcılığını ve tarihi trendlerini en yüksek etkileme potansiyeline sahip olduğu görülüyor.
Tarih boyunca, Mısır, Hopi, Kadim Hindistan, Maya, Aztek ve Çin gibi kültürler, kollektif davranışlarının güneş tarafından etkilenebileceğine inandılar. Ünlü psişik Edgar Cayce gibi görürler, birlikte meditasyon yapan insanların güneş aktivitesini etkileyebileceğini ve bu tür meditasyonların daha barış dolu bir gelecek oluşturmaya ve bireysel ve kollektif gerilimi azaltmaya yardımcı olabileceğini iddia ettiler. Bu niyetle sürekli olarak daha fazla sayıda gruplar oluşmaktadır. Onlar dua, meditasyonlar ve kollektif niyetlerin zamanla bilinci yükseltmeye ve bütün gezegen için pozitif sonuçları kolaylaştırmaya yardımcı olabileceğine inanıyorlar. Bu özellikle artan “insan uyarılabilirliği” zamanlarıyla bağıntılıdır ve bundan dolayı güneş aktivitesinin artışı sırasında gerçekleşen enerji akışlarından kaynaklanan artan yaratıcılık ve fırsat mevcuttur.
Bunun kanıtı güneş aktivitesi ve insan yaratıcılığındaki salınımlar arasındaki ilişkiyi inceleyen Suitbert Ertel’in gerçekleştirdiği tarihsel bir araştırmadan sağlanmaktadır (Güneş aktivitesi ile ilişkili yaratıcılık patlamaları – 1997). Zaman serileri analizini kullanarak bilim ve sanatlarda gelişme periyotlarını ve artan yaratıcılık yıllarını inceledi (örneğin, resim, şiir ve roman). Sonuçlar artan güneş aktivitesi sırasında, insan yaratıcı aktivitesinin zirveye ulaştığını açıkça gösteriyor. Tchijevsky, güneş ve yerkürenin radyasyonu ile yayılan enerji miktarı en fazla olduğu zaman, insanın sinir sistemindeki etkisinin en fazla olduğu gerçeği ile bu gözleme katkıda bulunuyor.
Bundan sonraki 2 – 3 yılda artacak olan bir sonraki Solar Döngü 24’ün başlangıcındayız. Gezegenle interaktif etkisi olan herhangi yeni enerjisel döngülerle ilişkili olan iyimser ve korkuya dayalı yansıtmalar her zaman vardır. Ancak, gezegende artan ışık ve ahenk yeni seçimleri ve enerji akışlarına tepkimizi değiştirme gücünü kolaylaştırıyor. Küresel bilinç değişimi bununla ilgilidir: kalbe – dayalı seçimleri yapma şansı, sonra sorumluluğu üstlenme ve şeyleri farklı yapma ve daha fazla bilinç, saygı, sevgi ve şafkat ile karşılık verme. Gezegende – güneş aktivitesi ve diğer enerjisel etkiler gibi – enerji akışı olduğu her seferinde aynı eski gerilim üreten “oyunları” tekrarlama ve yaratma eğilimine son vermenin zamanıdır, bu insanlığın aktif zeka ve kalbe – dayalı yaşamanın sonraki boyutuna spiral yükselişine yardım eden yararlar ve yaratıcı fırsatlar getirebilir.
Daha fazla sayıda insan, solar ve evrensel enerji akımlarının doğal döngünün parçası olduğunu kavrıyor. Onların etkileri, onlara nasıl karşılık vermeyi seçtiğimize bağlıdır. Bu akımların insanlığa büyük katkısı olabilir. Yine de insanlar kendi enerjilerinin sorumluluğunu ve bu yaratıcı enerji akışını birbirimizle ve Dünya Ana ile daha derin bağlantılar ve daha özenli etkileşimler yaratmak için kullanmayı seçmenin sorumluluğunu üstlenmeli.

1. Tüm canlı varlıklar birbirine bağlıdır ve birbirimizle biyolojik ve elektromanyetik alanlar vasıtasıyla iletişim kurarız.
2. Bu tür enerjisel alanlardan sadece insanlar etkilenmez, tersine Yerkürenin enerji sistemleri de kollektif insan duygularından ve bilincinden etkilenir. Gezegensel alan ortamının çoğu sakinlerinin kollektif bilincinden oluşmuştur.
3. Kalp – uyumlu özen, sevgi, şefkat ve takdir hallerini niyetle yaratan çok sayıda insan, şu andaki gezegensel gerilim, uyumsuzluk ve ahenksizlik dalgasını dengelemeye yardımcı olabilecek tutarlı durağan bir dalga üretir.
Küresel bilinç değişiminde önemli bir faktör, yeterince insanın kendi enerjilerinden, hislerinden ve eylemlerinden daha fazla sorumlu olma gereksinimini kavramasıdır. Kendi içinde ve Dünya ile denge oluşturmak her insanın sorumluluğudur. Bu şekilde bu geçiş ve bilinç yükselmesi küresel ortamda da yansıtılır. Bu da, insan varlıklar ve Yerkürenin enerji sistemleri arasında karşılıklı faydalı geri besleme döngüsü yaratır.
Uyumluluğumuzu artırmak için meditasyonlarla birlikte, zihinsel ve duygusal sistemlerimizi dengelemek ve idare etmek için kalbimizin zekasını kullanmak kişisel frekansımızı yükseltir ve bizi güneş aktivitesinin bu sonraki döngüsüyle gelebilecek olan yaratıcı fırsatlara ve faydalara enerjisel olarak hizalar. Daha fazla sayıda insan ister spiritüel, astrolojik, solar, çevresel veya ister sosyal olsun, yeni enerji akımlarıyla nasıl etkileşileceğinin seçimine sahip olduklarının farkına varıyor.
Kaynak:
http://www.glcoherence.org/monitoring-system/commentaries.html

Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


624 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 05/02/2017 :  13:04:33  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
vay çok iyi konuymuş bigsenfoni. teşekkürler paylaştığın için. hiç bilgim yoktu bu konuda ama son derece önemli ve enteresan duruyor.
Go to Top of Page

bozadi


8870 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 05/02/2017 :  19:47:03  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Paylaşım için teşekkürler bigsenfoni. K forumda şüpheli yaklaşılması gerektiğine dair bazı yorumlar olmuş. Müsait zamanımda incelemeye çalışacağım. Doğruluk derecesinin ötesinde, iddiayı, olasılıkları bilmek güzel.
Go to Top of Page

bigsenfoni


1056 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/02/2017 :  17:45:10  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Bende size varliginiz ve katkilariniz icin tesekkür ederim arkadaslar.




KENDİ DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET... OSHO

Kalbiniz temiz,gözünüz Osho'nunki gibi acik olsun.
Go to Top of Page

bozadi


8870 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/02/2017 :  18:56:23  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bigsenfoni

Bende size varliginiz ve katkilariniz icin tesekkür ederim arkadaslar.

Go to Top of Page

Aoibheann


201 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/02/2017 :  13:36:58  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Dengenin bozulmasının artı ve eksi yönleri olabilir. Hazırlıklı olmalıyız. Denge yeniden bulunana kadar. Açıkçası bu süreç beni endişelenmeye ve rahatlamaya itti. Çoğunluğun bu yönde bilinçli ya da bilinçsiz yol almaya başlaması rahatlattı ama sürecin belirsizliği ve değişimin yaklaşması da mideme kramplar girmesine sebep oluyor.
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


624 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/02/2017 :  15:06:49  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Aoibheann

Dengenin bozulmasının artı ve eksi yönleri olabilir. Hazırlıklı olmalıyız. Denge yeniden bulunana kadar. Açıkçası bu süreç beni endişelenmeye ve rahatlamaya itti. Çoğunluğun bu yönde bilinçli ya da bilinçsiz yol almaya başlaması rahatlattı ama sürecin belirsizliği ve değişimin yaklaşması da mideme kramplar girmesine sebep oluyor.



Bu konuda Kaslar. beklenti içinde olmayın gelecek bir süreç varmış gibi değil sürecin içinde ve dalga zaten gelmiş gibi düşünün diye tavsiyede bulunuyorlar. Zaten doğal olan bir akış için endişe duymaya gerek olmadığının, olması gerekenlerin yaşanacağının bu yüzden baskı hissetmenin gereksizliğinden bahsediyorlardı. Konunun şöyle bir gerçeği de var bunun üzerine düşünmüştüm ve hiçbir endişem kalmadı. Dediğin şu noktada çok doğru Hazırlıklı olmalıyız evet ama endişe ve streslerden olabildiğince uzak durmayı öğrenmekte derslerimizden bunu da unutmayalım :)

Edited by - gerçek tosun paşa on 12/02/2017 15:10:39
Go to Top of Page

Aoibheann


201 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/02/2017 :  19:53:17  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:


Bu konuda Kaslar. beklenti içinde olmayın gelecek bir süreç varmış gibi değil sürecin içinde ve dalga zaten gelmiş gibi düşünün diye tavsiyede bulunuyorlar. Zaten doğal olan bir akış için endişe duymaya gerek olmadığının, olması gerekenlerin yaşanacağının bu yüzden baskı hissetmenin gereksizliğinden bahsediyorlardı. Konunun şöyle bir gerçeği de var bunun üzerine düşünmüştüm ve hiçbir endişem kalmadı. Dediğin şu noktada çok doğru Hazırlıklı olmalıyız evet ama endişe ve streslerden olabildiğince uzak durmayı öğrenmekte derslerimizden bunu da unutmayalım :)



Teşekkür ederim. Çok mu kafa yoruyorum yoksa olması gereken kadar mı düşünüyorum durumu emin değilim. Bu arada bu değişim enerjisel düzeyde bize etki edecek mi? Bir kaç gündür enerjimde artış hissediyorum.

Edited by - Aoibheann on 14/02/2017 20:01:21
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


624 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/02/2017 :  23:23:57  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Evet tabiki evrenin bir parçası olan bizlere de etki edecek ama olumlu ya da olumsuz olması bize bağlı
Go to Top of Page
  Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,12 saniyede oluşturuldu.