Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Diğer
 Antibiyotikli tavuklar iç pazara mı sürüldü? (11.11.17)
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/11/2017 :  00:47:02  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
11 Kasım 2017

Antibiyotikli tavuklar iç pazara mı sürüldü?

Rusya’nın Türkiye’den gönderilen 23 ton tavuk etinin fazla antibiyotikli olması nedeniyle ülkeye alınmamasını TBMM gündemine taşıyan İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner, Bakan Fakıbaba’ya bu tavukların iç pazara sürülüp sürülmediğini sordu.


Rusya’nın Türkiye’den gönderilen 23 ton tavuk etinin fazla antibiyotikli olması nedeniyle ülkeye alınmaması TBMM gündemine taşındı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın yanıtlaması istemiyle TBMM'de verilen soru önergesinde fazla antibiyotik bulunan tavuk ürünlerinin iç pazara sürülüp sürülmediği soruldu. Önergesinde "Türkiye’den Rusya’ya gönderilen 23 ton tavuk etinin ülkeye girişine izin verilmemiştir.

Çıkan haberlere göre, Rus Tarım Ürünleri Denetim Ajansı bunun nedenini, “yapılan laboratuvar testleri sonucunda tavuk etlerinde 'kabul edilebilir orandan fazla miktarda' antibiyotik bulunması” şeklinde açıklamıştır" diyen CHP İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner, şu sorulara cevap istedi.

"Türkiye ve dünya pazarına ilişkin hayvansal gıda ürünlerinin denetimi bakanlıkça hangi mekanizma ile nasıl yapılmaktadır? Bu ürünlerin içerisindeki kirleticiler/kimyasal ajanlar, bakanlıkça rutin olarak denetlenmekte midir? Rusya’nın kabul etmediği bu ürünlerle ilgili nasıl bir uygulama yapılmıştır? Bu tavuklar hangi firma ya da firmalar tarafından üretilmiştir? Bu ürünler Türkiye iç pazarına sürülmüş müdür? İhracatı yapan firmanın ya da firmaların Türkiye iç pazarına sürdüğü başka ürünler var mıdır? Ülkemiz genelinde denetim ve kontrol hizmetleri kapsamında 2015-2016 yıllarında beyaz et ürünlerinde yapılan antibiyotik kalıntısı analizi çalışmalarının sayısı, tespit edilen antibiyotiğin yasaklı olup olmadığı, uygunsuz antibiyotik kullandığı tespit edilen firmaların sayısı nedir? Bu eylemin bir suç olduğu göz önünde bulundurulursa bugüne kadar kaç suç duyurusunda bulunulmuş, kaç dava açılmıştır? Ülkemizde beyaz et sektöründe kullanılan antibiyotiklerin toplam miktarı nedir?"


Kaynak: Yeni Mesaj

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/11/2017 :  00:58:40  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Fakıbaba bir süredir "millete ucuz et yedireceğiz" diye caka satıp duruyordu. Başka ülkelerden ithal ettikleri etleri, yandaş market zincirleri BİM ve A101'lerde kilosu 30 liradan satmakmış projeleri. Hatırladığım kadarıyla bu marketler zaten daha önce de bundan çok farklı olmayan fiyatlara (40 TL'nin altında) satıyorlardı aynı ürünleri. Araştırmamıştım ama tahmin ettiğim kadarıyla o etler yerliydi üstelik. Şimdi, yerli üreticiyi desteklemek yerine gidiyorsun başka ülkeden et/hayvan getirtiyorsun, hem de "ucuzluk" adı altında aslında hiç de kahramanlığı yapılmayacak bir fiyattan satıp epeyce (haberlere göre yarı yarıya) kar elde etmeye devam ediyorsun ve üstelik bu satışı da yandaş marketlerin müşterilerini artıracak şekilde yapıyorsun. Çıkardığın gürültüyle karşılaştıracak olursak, millete yedireceğim diye artistlik yaptığın ucuz ete tüküreyim. Yerli üreticiyi desteklesene! Kuşbaşıyı indirsene 20 TL'ye, biftek-antrikot yedirsene insanlara 25-30 liraya. Kar etmeye de devam edersin üstelik ama aklın ve gönlün o kadar büyük mü? Hiç sanmıyorum. Yazık. Milleti aptal yerine koymayı bırakın artık.
Go to Top of Page

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/11/2017 :  01:35:17  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Şu tavuklara basılan hormonları, yedirilen genetiği bozulmuş gıdaları bir kontrol altına alın artık! Milletin zehirlenmesine izin vermeyin! "İslam" diyorsunuz, "helal" diyorsunuz, hak-hukuk diyorsunuz, biraz hakkını verin inandığınızı iddia ettiğiniz dinin, ahlakın, eğer gerçekten varsa öyle bir din ve ahlak!
Go to Top of Page

bigsenfoni


1034 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/11/2017 :  04:01:32  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Tavukların piyasaya verilip verilmediği uzun vadede/ilerki bir zamanda, insanların hastalanmalarıyla belli olur ve oda ilerki zamandaki hastalıkların nerden/nicin meydana geldiği bilinmezliği ile sonuclanır.Ve kazanan yine ilac endistürisi!Yıllardır böyle zehirleniyoruz ve zayıf düşürülüyoruz...

Yarabbim nasıl bir yer burası...issssyaaaaan



KENDİ DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET... OSHO

Kalbiniz temiz,gözünüz Osho'nunki gibi acik olsun.

Edited by - bigsenfoni on 14/11/2017 04:03:17
Go to Top of Page

Astre


300 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/11/2017 :  06:25:46  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Lanetli ekmek olayı gibi @bigsenfoni, mutlaka bir kılıf bulacaklar olmadı dış güçlere suç atarlar ;)

Not: "Dış güçler"den kastım KH'ler vs değil, amerika, almanya, israil başka ne varsa :)

Edited by - Astre on 14/11/2017 06:26:58
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


591 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/11/2017 :  14:19:21  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Domuz yemeyin haram :)
Go to Top of Page

bigsenfoni


1034 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/11/2017 :  18:07:09  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle



KENDİ DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET... OSHO

Kalbiniz temiz,gözünüz Osho'nunki gibi acik olsun.
Go to Top of Page

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/11/2017 :  21:15:37  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
15 Kasım 2017

Kaçakçıların Yeni Yöntemi Pes Dedirtti:
Etleri Vücutlarına Sarıp Getirmişler

Kaçakçılıkla mücadelede son teknolojiyi kullandıklarını belirten Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, bazı kaçakçıların etleri vücutlarına sardıklarını ve termal kameradan kaçtıklarını belirtti.


Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, kaçakçıların uyuşturucu başta olmak üzere kaçakçılık ile mücadele konusunda en son teknolojileri kullandıklarını ancak bazılarının vücuduna et sardığını ve cihazlar bunu göremediği için sınırı geçtiğini belirtti.

AKLA ZİYAN YÖNTEMLER

Bazı gazeteciler ile sohbet eden Tüfenkci, sınır kapılarında ve gümrüklerde yapılan 'akla ziyan' kaçakçılık yöntemlerini anlattı. Bunlardan en ilgincinin Gürcistan'a açılan Sarp Sınır Kapısı'nda yaşandığını belirten Tüfenkci, "Adam vücuduna et sarıyor. 20 kilo getirse, orada 5 bizde 40 lira. Gürcistan'a kimlikle gidiyor. Günde üç sefer yapsa, 60 kilo. 30 lira kazansa..." dedi.



UYUŞTURUCULU ELBİSE

Sabah gazetesinden Zübeyde Yalçın'ın haberine göre; Tüfenkci, son dönemde sınır kapılarında valizler içinde yurtdışına kaçırılmaya çalışılan çocukların yakalandığını, bunların büyük kısmının FETÖ'cülerin çocukları olduğunu söyledi. Tüfenkci otobüslerin üst bagajlarında göçmen kaçakçılığı yapılmaya çalışıldığını da kaydetti. Tüfenkci, uyuşturucu konusunda da birçok yönteme başvurulduğunu belirterek, "Kargo ile elbise gönderiyor. Elbiseye uyuşturucu emdirilmiş. Aldıklarında suya basıyorlar kendini bırakıyor. Tekrar kurutup uyuşturucu olarak kullanıyorlar" diye konuştu.

KAPIDA İŞBİRLİĞİ

Kaçakçılık konusunda yöntem değiştirdiklerini, dünyanın en modern cihazlarını aldıklarını ifade eden Tüfenkci, şöyle devam etti: "Veri değişimlerini artırdık. Bulgaristan'da X-Ray'a giren araçların Türkiye'de, Türkiye'de girenlerin ise Bulgaristan'da verileri görülebiliyor. Orada girdiğinde burada içinde ne olduğunu görüyoruz. Farklı bir şey yüklenip yüklenmediğini görüyoruz. Bunu Gürcistan ile yapıyoruz. İran ile de test aşamasındayız. Diğerleri ile de görüşüyoruz."



Kaynak: Haberler

Go to Top of Page

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/11/2017 :  21:18:45  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
15 Kasım 2017

Gürcistan'da Et Fiyatları Türkiye'den Daha Ucuz- Türkler Gürcistan'dan Et Alıyor

Gürcistan'da et fiyatları Türkiye'den daha ucuz Türkler Gürcistan'dan et alıyorTİFLİS - Gürcistan'da hayvancılığın gelişmesinden dolayı Türkiye'yle kıyaslandığında et fiyatları daha ucuz. Türk vatandaşlar, et fiyatlarının uygun olmasından dolayı Gürcistan'dan et alıyor.


Gürcistan'da hayvancılığın gelişmesinden dolayı Türkiye'yle kıyaslandığında et fiyatları daha ucuz. Türk vatandaşlar, et fiyatlarının uygun olmasından dolayı Gürcistan'dan et alıyor.

Türkiye ile kıyaslandığında et fiyatlarının Gürcistan'da çok daha ucuz olduğu belirtiliyor. Gürcistanlılar, hayvancılığın gelişmesinden dolayı et fiyatlarının komşu ülkelere göre daha ucuz olduğunu söylüyor.

Gürcistanlı kasap Ali Askerov, koyun etinin fiyatının ülkede 15 Lariden yani yaklaşık 21 Türk Lirasından satıldığını söyledi. Eskiden etin fiyatının 4-5 Lari olduğunu söyleyen Askerov, tuistlerin gelişiyle fiyatların arttığını ifade etti. Askerov, "Bir çok Türk müşterim var. Türkler için bu fiyat çok uygun. Burada etin ucuz olması hayvancılıktan kaynaklanıyor. Bizde dedelerimiz, babalarımız ve milletimiz bu işle meşgul" dedi.

Ramo Ahmedov ise Türkiye'ye göre ucuz olan et fiyatlarının kendilerine göre pahalı olduğunu söyledi. Azer Memmedov, komşu ülkelere karşılaştırıldığında Gürcistan'da etin fiyatının uygun olduğunu ancak bu fiyatların ülke vatandaşları için yüksek olduğunu belirtti. "Gürcistan'da hayvancılığın gelişmesinden dolayı bir çok ülkeye et ihraç ediliyor" ifadelerini kullanan Memmedov, son yıllarda Suudi Arabistan ve Türkiye'ye et ihraç edildiğini söyledi.


Kaynak: Haberler

Go to Top of Page

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/11/2017 :  21:34:10  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Koyun eti yaklaşık 21 TL'den satılıyormuş yanıbaşımızdaki Gürcistan'da. Üstelikte bu fiyat son yıllarda artan turizmle birlikte zamlanmış olan fiyat, yoksa bir süre öncesine kadar bunun 3'te 1 fiyatına, yani 5-10 TL arasına satılıyormuş. 20 TL'ye koyun etinin kendileri için pahalı olduğunu söylemiş zaten röportaj yapılan bir şahıs. Bir üstteki haberde Bakan Tüfenkçi Gürcistan'da 5 TL'ye kırmızı et alınabildiğini söylemiş hiç sıkılmadan.

AKP dünyanın kimbilir neresinden aldığı ne idüğü belirsiz danaların kuşbaşısını 30 TL'ye satınca, "millete ucuz et yediriyoruz" diye bas-bas bağırıyor. Kaça aldıkları da belli değil ama en az yarı yarıya kar ettiklerinden şüphe duymuyorum. Utanın ya! Şu komşu Gürcistan'la bir anlaşma yapsanız 20 TL'ye kuşbaşı, 25-30 liraya biftek-bonfile yedirirsiniz. Biraz niyet, biraz ahlak! Yerli besiciyi destekleyin! Et ithal etmenin değil, ihraç etmenin yollarını arayın. Kime söylüyorum ki?! AKP maalesef (veya ne mutlu ki) bu ülkede "ahlaksız dinciliğin" nasıl birşey olduğunu bin bir türlü yolla ifşa etti.

Dış politikada son derece olumlu gördüğüm politikalara desteğim sonuna kadar devam ediyor. Yiyecek-içecek... Bir şekilde hallolur. Erdoğan'da ahlaki bir olgunlaşma ve yükselme meydana gelmekte olduğunu ve bunun çok yapıcı sonuçları olabileceğine inanıyorum. CHP veya MHP de "örnek" parti değil. Global düzendeki kötülüğü görerek ona karşı açıkça cephe almak bence bu ülke için en birleştirici ve iyileştirici etkileri yapacaktır.
Go to Top of Page

Astre


300 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/11/2017 :  16:53:54  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
bozadi, erdoğan sı*tı diğerleri sıvıyor.. Olumlu tavır takınsa ne olacak? Ülkenin ve insanların içine/hayatlarına sı*tıktan sonra ne olacak? Milyonlarca insanın hayatları ile oynuyor -tek kelimesi ile-..
Go to Top of Page

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/11/2017 :  17:59:03  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Astre

bozadi, erdoğan sı*tı diğerleri sıvıyor.. Olumlu tavır takınsa ne olacak? Ülkenin ve insanların içine/hayatlarına sı*tıktan sonra ne olacak? Milyonlarca insanın hayatları ile oynuyor -tek kelimesi ile-..
Bu konuda sanıyorum bakış açımız pek uyumlu değil Astre :) Yanlış anlama, görüş farkları son derece doğal ve gerekli.

AKP'yle ilgili benim de pek çok ciddi eleştirim ve protestom olsa da, öncelikle, bu ülke insanının yarısı bu partiye oy vermeye devam ediyor. Bu irade belirli bir saygıyı hak ediyor diye düşünüyorum.

Bir de şu var bence: İktidardaki siyasi parti insanların hayatlarının en doğrudan olarak dış koşullarıyla oynayabilir, insanların hayatlarının iç koşullarıyla derinlemesine bir şekilde oynamak için, o insanların bu oynamaya açık veya istekli veya dirençsiz olması gerekir. Elbette dış koşullar ile iç koşullar arasında bir etkileşim var ama bu tek yönlü değil. Yani sadece dış içi etkilemiyor, iç de dışı etkiliyor. İnsanlar çok masum değiller. Ama her türlü kötü muameleyi hak etme anlamında ağır suçlu olduklarını da iddia etmem genel anlamda. Ayrıca diğer siyasi partilerin veya hareketlerin veya ideolojilerin de çok masum olduklarını düşünmüyorum. Birşeyler yapmak için ille "iktidar" olmak gerekmez. Zor durumlarda insanların veya insan gruplarının daha fazla dayanışması gerekir. AKP iktidarı pek çok bakımdan insan gruplarına içinde bulundukları durumun berbatlığını güzelce yansıttı/gösterdi diye düşünüyorum. Yani örgütsüzlüğün ve dayanışmasızlığın sonuçlarını. AKP istemeden pek çok iyilik yaptı bu anlamda insanlara. "Ateş olsanız cürmünüz kadar yer yakarsınız", "Böyle ayrı ayrı bağırmayın, toplanıp öyle gelin üzerimize" diye dalga geçti resmen. AKP'ye muhalif olan "milyonlarca" insan kendi arasında yeterince bir olsa, birlik olsa, iktidarın emdiği sütü burnundan getirir normalde ama nedense şikayet sesleri çok ve çeşitli olsa da, birleşik, bütünleşik, güçlü, etkili bir muhalefet görmek kolay ve sık karşılaşılan birşey değil. Zaman zaman birşeyler olabilir gibi görünüyor ama sonra soluyor. Üstelik bunu söylerken iktidarın kaba güçle, saldırıyla, yasadışı yollarla yıkılmasından da bahsetmiyorum kesinlikle. Gayet yasal şekillerde de taşlar yerinden oynatılabilir.

Hayatımızdaki bütün olumsuzluklar için AKP'nin günah keçisi haline getirilmesini şahsen doğru bulmuyorum. İnsanlar kendi KH frekanslarını azaltmada ve aşmada işbirliği yapamadıkları sürece, dünyada egemen KH güçlerinin herkesin hayatına hükmetmesi de kaçınılmaz bir sonuç oluyor. AKP'den önce de devlet/iktidar adil veya düzgün değildi. Tüm iktidarlar global şeytanlara şu veya bu şekilde boyun eğiyor. Yani esas mesele Türkiye'de iktidarda hangi partinin olduğu değil, dünya genelinde hangi güçlerin egemen olduğunda yatıyor ve çok uzun zamandır dünyada KH'ye şiddetle adanmakta olan güçlerin egemen olduğunu ve bunların dünya genelinde insanların yaşam koşullarına son derece etkili şekillerde müdahalelerde bulunabildiklerini biliyoruz. Örneğinin Atatürkçü, özgürlükçü, bağımsızlıkçı, anti-emperyalist geçinen CHP'nin ve TSK'nın başka bazı siyasi parti ve kesimlerle birlikte NATO'ya, ABD'ye ve İsrail'e boyun eğer tarzdaki politikaları, bu ülkenin çok uzun zamandır zaten pençesinde olduğu pek çok berbatlığı "güvence" altına almıştı zaten. Cehennem deneyimimiz AKP'yle başlamadı, çok daha eskiden beri devam eden bir durum. AKP birşeyleri şiddetlendirmiş olabilir ama bunun avantajlı yönleri de var, çünkü halkın azımsanamayacak bir kesiminin sorgulama ve birşeyler yapma güdüsü arttı veya artıyor diye ümit edebiliriz belki.

Siyasi iktidar bir yandan "herşey" ama bir yandan da bir "hiç". Bir bakış açısıyla herşeyi o belirliyor ama bir diğer bakış açısıyla o aslında hiçbir şeyi belirlemiyor. Elbette burada bu uçlar arasında bazı dengeler olduğu sonucu da ortaya çıkıyor.

Özgür irade diye birşey var. Kimse kimsenin KH'leşmesini veya BH'leşmesini zorla belirleyemez. Elbette pek çok etkileşim var ama yine de her bireyin özgür iradesi kendisi açısından en önemli belirleyici. Dış dünyayı, dış koşulları kesinlikle önemsiz göstermek amacıyla söylemiyorum bunları. Ama şikayetin de sonu yok. Yaşadığımız hayat/hayatlar zaten büyük ölçüde sahte. Şimdi o sahteliğin şartları kendi içinde iyice bozuluyorsa, yıkılıyorsa, ben bunun olumlu yönünü görmeyi tercih ederim. Bu önemli fırsatlar sağlıyor ve sağlayacak. Zaten kısacık bir ömrümüz var, her an bitebilecek olan. Öbür tarafla ilgili olarak eğer spatyomun / 5. yoğunluğun varlığına inanıyorsak, orada kötü bir muamaleye maruz kalmadığımızı ve kalmayacağımızı, yani oranın gerçek bir yuva olduğunu da biliyor olmalıyız. İlüzyona dayalı, eğitim amaçlı kısacık bir dünya hayatındaki koşullar olumsuz diye kendimizi kahretmeye gerek yok. Dünya hayatına "tapmamaya", yani dünyevi koşulları varoluşun mutlak gerçekliğiymiş gibi görmemeye dikkat etmemiz gerekiyor. Dünyadaki şartlar kötüyken biz de kötü oluyorsak, dünyadaki şartlar iyileşince biz de iyileşiyorsak, bu bizim dünyaya "bağımlı" olduğumuzu gösterir. Maalesef, farkında olalım veya olmayalım, "materyalist bazı zehirler" hepimizin bünyesinde mevcut. Kendine Müslüman diyen ve pek çok dini vecibesini yerine getiren insanların ezici çoğunluğu da aynı materyalist zehrin ciddi ölçüde etkisi altında. Bir insanın bir Tanrı'ya, bir dine, bir kitaba vs inandığını söylemesinin pek bir anlamı yoktur. Bu tek başına sadece dışsal bir etiketleme, bir ambalajdır. O yüzden AKP'nin pek çok icraatini eleştirirken "ahlaksız dincilik" tabirini kullanıyorum bazen. Tüm ideolojiler için de benzer eleştiriler ileri sürülebilir.

İlerleyen süreçte bu hususları daha iyi netleştirebilmemizi ümit ediyorum.
Go to Top of Page

Astre


300 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 17/11/2017 :  21:26:55  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bozadi kişi keşfedip deneyimlemedikten sonra özgür irade olsa ne olur olmasa ne olur? İnsanlar koyundan beter, paramız rezalet ülke berbat atın beni antartikaya buradan daha rahat yaşarım -ciddiyim- neyse daha devam etmeyeyim yoksa tüm hıncımı bozadi'ye kusacağım.
Go to Top of Page

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 17/11/2017 :  22:13:07  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Astre

Bozadi kişi keşfedip deneyimlemedikten sonra özgür irade olsa ne olur olmasa ne olur? İnsanlar koyundan beter, paramız rezalet ülke berbat atın beni antartikaya buradan daha rahat yaşarım -ciddiyim- neyse daha devam etmeyeyim yoksa tüm hıncımı bozadi'ye kusacağım.

:) Sabret dostum, güzel şeyler olacak.
Go to Top of Page

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 27/11/2017 :  12:47:05  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
27 Kasım 2017

Tarım Bakanı Fakıbaba:
Ucuz etler Avrupa, Uruguay ve Brezilya geliyor

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, 'ucuz etlerin' Avrupa ve Güney Amerika’dan geldiğini belirtti.


Tarım Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, et üreticilerinin tepkisini çeken ‘ucuz et’ projesinin detaylarını anlattı. Bakan satışı ‘Bir noktada duracağız” diyor. Fakıbaba ‘ucuz etlerin’ Avrupa ve Güney Amerika’dan, Uruguay ve Brezilya’dan geldiğini söyledi.

Bakan Fakıbaba Hürriyet’ten İpek Özbey’e konuştu.

‘Ucuz et sağlıklı mı’ eleştirilerine cevap veren Fakıbaba, “Benim şüphem yok. Bakın binlerce insanız. Herkes sizin kadar başarılı olabilir mi ya da dürüst. Ben dürüst bir hekimim ama bütün hekimler dürüsttür diyebilir misiniz. Arada dürüst olmayanlar çıkabilir. Ama mümkün olduğu kadar riski sıfıra indirmek bizim görevimizdir. Arada kaçan olabilir, bu burada da olabilir, yurt dışında da olabilir” dedi.

HABERİN DEVAMI

Kaynak: Gazete Duvar

Go to Top of Page

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 27/11/2017 :  12:48:09  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
26 Kasım 2017

3 yıl sonra et ithal etmeyeceğiz

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, “Şu anda et üretimimiz yeterli değil ama et ihtiyacı var. Canlı hayvan ve et ithalatı geçici. 3 yıl sonra et ithalat etmeyeceğiz. Kendine yeten bir ülke olacağız” dedi


Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Türkiye’de 2002 yılında 6.1 kilo olan kişi başı kırmızı et tüketiminin 14.7 kilograma yükseldiğini söyledi. Bu oranı 15 kilogramın üzerine çıkarmayı hedeflediklerini anlatan Bakan Fakıbaba, canlı hayvan ve et ithalatını da sonlandırmayı amaçladıklarını belirterek, “Şu anda üretimimiz yeterli değil. Ama insanlarımızın kırmızı et ihtiyacı var. Yapılan canlı hayvan ve et ithalatı geçicidir. 3 yıl sonra biz artık et ithal etmeyeceğiz. Buna emin olun, kendine yeten bir ülke olacağız” dedi.

İlk 5 ülke arasında

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesinde bir çırçır fabrikasının açılış törenine katıldı. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Şanlıurfa’nın ‘pamuk şehri’ olduğunu ve pamuk sanayisi üzerinde önemli gelişmelerin yaşandığını söyledi. Dünyada pamuk ihtiyacını karşılayan 8 ülkeden birisinin Türkiye olduğunu belirten Tüfenkci, “Türkiye yüzde yüz GDO’suz pamuk üreten ülkeler arasında en verimli pamuk üretimini yapan ülkedir” dedi. Pamuk veremliliğinde Türkiye’nin ilk 5 ülke arasında yer aldığını dile getiren Bakan Tüfenkci, şöyle devam etti: “Dünya pamuk üretiminin yaklaşık yüzde 80’i Türkiye’nin de içinde bulunduğu 8 ülke tarafından gerçekleştirilmektedir. Dünya pamuk verimliliğinde Türkiye dünyanın ilk 5 ülkesinden biridir. Türkiye yüzde yüz GDO’suz pamuk üreten ülkeler arasında en verimli pamuk üretimini yapan ülkedir. Biz ülke olarak ülkemizin lokomotif sektörü olarak tekstil sanayimizin hem pamuk hem tekstilin stratejik ürün olduğunu biliyoruz. Tekstilin ham maddesi olan pamuğun yine ne kadar önemli olduğu bilinci içerisinde hareket ediyoruz. Biz bu bölgede özellikle pamuk üretimi ile beraber tekstilin de gelişmesini istiyoruz.”


Kaynak: Gazete Vatan

Go to Top of Page

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 27/11/2017 :  12:52:58  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
İnşallah sözünüzde durursunuz.

Daha önce aynı marketlerden kıyma ve kuşbaşının 40 TL altına zaten alınabildiğine, dolayısıyla bu kampanyanın çok da ciddi bir indirim olmadığına değinmiştim. Özellikle komşu bazı ülkelerde edin ne kadar daha ucuz olduğuna dair haberlerle birlikte, bu kampanyanın sevindirici değil kızdırıcı olduğuna dair görüş paylaşmıştım ama vatandaş bu marketlere gelen eti öğlene kadar tüketiyormuş. Kötünün iyisi, daha öncesine göre kilogram başına 6-7 TL civarında da olsa etin ucuzlaması söz konusu oldu, hak yemek istemiyorum, her ne kadar vatandaşın uzun zamandır hakkının ciddi şekilde yendiğini düşünsem de.
Go to Top of Page

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 23/01/2018 :  10:02:05  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
23 Ocak 2018

Vatandaşa hastalıklı et yedirdiler

Türkiye’nin, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı aracılığı ile Bosna Hersek’ten ithal ettiği 20 ton (20 bin 43 kilogram) sığır karkas etinde insan sağlığına zararlı hastalık olduğu ortaya çıktı...


Türkiye’nin, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı aracılığı ile Bosna Hersek’ten ithal ettiği 20 ton (20 bin 43 kilogram) sığır karkas etinde insan sağlığına zararlı hastalık olduğu ortaya çıktı. Etlerin, laboratuvar incelemesinin sonuçları beklenmeden piyasaya sürüldüğü anlaşıldı.

Odatv’nin bakanlık kaynaklarından edindiği bilgilere göre Kapıkule sınır kapısından giriş yapan 20 ton sığır karkas etindeki hastalık, sınır kapısından giriş yaptıktan sonra tespit edildi.

24 Ağustos 2017 tarihinde incelemeye alınan hayvanların tahlil sonuçları, 29 Ağustos’ta belli oldu. Tahlil sonuçlarına göre raporda, insan sağlığına zararlı, “E.coli O157” hastalığı tespit edildi. Bu hastalık tıp dünyasında bilinen en tehlikeli gıda kaynaklı patojen bakteriler arasında değerlendiriliyor.

Hastalığın tespit edilmesiyle birlikte analizi yapan laboratuvar tarafından, Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü uyarıldı. Kurum, bunun üzerine İstanbul Depo Müdürlüğü’ne, Sakarya Et Kombinası Müdürlüğü’ne, Sincan Et Kombinası Müdürlüğü’ne ve Diyarbakır Et Kombinası Müdürlüğü’ne, “Analizi uygun çıkmayan emtialar” başlığı altında bir yazı gönderdi.

Yazıda, Bakanlar Kurulu kararıyla MUJANOVİCİ firmasından alınan etler hatırlatılarak, “Bu ithalat sözleşmesi kapsamında ülkemize giriş yapan tırlardan alınan numunelerde E. Coli O157 pozitif çıktığı ve insan gıdası olarak tüketimin uygun bulunmadığı başkanlığımıza bildirilmiştir” ifadeleri yer aldı.

Yazının devamında ise etlerin imha edilmesi istendi. İşte Türkiye Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü’nden gönderilen yazının son paragrafı:

“Söz konusu uygunsuz emtiaların, deponuzun bağlı olduğu belediyeye ait imkanlar dahilinde imhası, imkan bulunmayan durumlar için ise Erzincan Et Kombinası rendering tesislerinde imhası için gerekli hazırlıkların yapılması, imha takviminin belirlenmesi ve tarafımızca imha komisyonu oluşturulması için yapılan programın Bakanlığımıza bildirilmesi hususunda gereğini rica ederim.”

Bitmedi! Sorun şu ki; tahlil sonuçları beklenmeden vatandaş zehirlendi. Hastalıklı etler, analiz sonuçları beklenmeden iç piyasaya sürüldü. 29 Ağustos’ta hastalık tespit edilmesine karşın imha yazısı Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü Alım ve Üretim Dairesi Başkanı Mustafa Sami Cüceloğlu imzasıyla 5 ay sonra, 5 Ocak 2018’te yazıldı.

BAKANIN HASTALIKLI ETTEN HABERİ YOK MU

Ağustos ayında hastalığın tespit edilmesinden 3 ay sonra Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Fakıbaba, Hürriyet’ten İpek Özbey’e bir röportaj verdi.

27 Kasım 2017 tarihinde yayımlanan röportajda Bakan Fakıbaba, ithal edilen karkas etlerle ilgili “Sağlık açısından bir problem yok diyorsunuz, doğru mu” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Benim şüphem yok. Bakın binlerce insanız. Herkes sizin kadar başarılı olabilir mi ya da dürüst. Ben dürüst bir hekimim ama bütün hekimler dürüsttür diyebilir misiniz? Arada dürüst olmayanlar çıkabilir. Ama mümkün olduğu kadar riski sıfıra indirmek bizim görevimizdir. Arada kaçan olabilir, bu burada da olabilir, yurt dışında da olabilir.”

Yoksul vatandaşların bu etleri yemesi için ithal ettiklerini belirten Bakan Fakıbaba, röportajdaki, “Siz yiyebiliyor musunuz” sorusuna da “Tabii ki. Vatandaşa yedirdiğim eti ben de yiyorum. Eşim gidip marketten alıyor. Bu arada eşim çok güzel yemek yapar, o bu ete onay verdi” diyerek yanıt veriyor.

İşte hastalıklı etlerin raporu ve kurumdan yazılan yazı:



Kaynak: odatv

Go to Top of Page

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/01/2018 :  20:19:50  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
24 Ocak 2018

Odatv “et skandalının” peşini bırakmıyor

Odatv’nin Bosna Hersek’ten ithal edilen 20 ton karkas etinde hastalık olduğunu ortaya çıkarması, gündeme bomba gibi düştü...


Odatv’nin Bosna Hersek’ten ithal edilen 20 ton karkas etinde hastalık olduğunu ortaya çıkarması, gündeme bomba gibi düştü.

İthalatı yapan ve kontrolünden sorumlu olan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, etlerin piyasaya sürülmediğini iddia etti. Ancak Bakanlık, yaptığı açıklamada, etlerin sınır kapısından giriş yaptıktan sonra Sakarya, Diyarbakır, Ankara ve İstanbul’a neden dağıtıldığına dair bir ifade kullanmadı.

Dahası, imha işleminin, 5 gün süren hastalık tespit sürecinden tam 5 ay sonra yapılmasına dair de bir açıklama yapmayan Bakanlığı zor durumda bırakacak bir gelişme daha yaşandı.

Hastalıklı etlerin dağıtıldığı yerlerden biri olan Sakarya’da 309 kişinin yedikleri etlerden zehirlendikleri ortaya çıktı.

Sakarya Sağlık İl Müdürlüğü de yaptığı resmî açıklamayla zehirlenme olayını doğruladı. Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan toplu zehirlenme vakasında doktorlar, hastalar, refakatçiler ve hemşirelerin zehirlendiği belirtildi.

Sakarya Yeni Haber’in yayımladığı açıklamada, “Bazı basın organlarında gıda zehirlenmesi ile ilgili çıkan haberler İl Sağlık Müdürlüğünce incelenmiş olup, aşağıdaki açıklamaya ihtiyaç duyulmuştur” ifadeleri kullanılarak şu bilgiler aktarıldı:

“Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde meydana gelen gıda zehirlenmesiyle ilgili adli ve idari soruşturma devam etmektedir.

Personellerimize, hasta ve refakatçilerimize tekrar geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor yaşanan bu üzücü olayın sonuna kadar takipçisi olacağımızı ifade etmek istiyoruz.

Gıda zehirlenmelerine sebep olan bakteri vücuda girdikten sonra belli bir kuluçka süresini tamamlayarak belirti vermeye başlamaktadır.

Hastalığın etkilerinin ortalama 1 ile 3 gün arasında ortaya çıkması nedeniyle hasta sayımız günden güne değişiklik göstermiştir.

Etkilerin ortaya çıkmaya başladığı ilk gün 71 olan hasta sayımız geçen süreç içerisinde bugün itibarıyla 22 doktor, 86 yardımcı sağlık personeli, 160 diğer hastane personeli, 17 hasta, 24 refakatçi olmak üzere toplam 309’dur.

24 Ocak 2018 tarihi itibarıyla 4 yardımcı sağlık personeli, 8 diğer hastane personelimiz olmak üzere 12 hastamız yatarak tedavi görmektedir.

Hastalarımızın yapılan kontrollerinde genel durumlarının iyi olduğu tespit edilmiş çoğu taburcu olacak duruma gelmiştir.
”

Mert Taşçılar


Kaynak: odatv

Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


591 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 25/01/2018 :  00:33:42  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Gerçekten gıda teroru denen şey bu olsa gerek.
Go to Top of Page

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 25/01/2018 :  09:00:18  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Deneme amaçlı olarak BİM'den iki defa aldım bu ucuz kuşbaşıdan. İkisinde de etin ertesi günü olması gerekenden çok daha hızlı bir şekilde bozulma belirtileri gösterdiğini fark ettim. Yani, pişirildiğinin 2. veya 3. günü başlaması veya belirginleşmesi gereken bozulma (özellikle kokusundan anlaşıldığı şekliyle), 1. günden (pişirildiğinin ertesi günü) başlıyor. O yüzden tekrar almadım. Etteki her koku değişimi bizim "bozulma" dediğimiz şey değildir tabi ki, onu biliyorum. Bazen bekleyen et daha bile lezzetlenir, ben onu kastetmiyorum, gerçekten bozulmayı, bozulmanın kokusunu kastediyorum.

Tabi yurt genelinde durum nedir bilmiyorum.
Go to Top of Page

Astre


300 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 05/02/2018 :  20:10:41  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Deneme amaçlı olarak BİM'den iki defa aldım bu ucuz kuşbaşıdan. İkisinde de etin ertesi günü olması gerekenden çok daha hızlı bir şekilde bozulma belirtileri gösterdiğini fark ettim. Yani, pişirildiğinin 2. veya 3. günü başlaması veya belirginleşmesi gereken bozulma (özellikle kokusundan anlaşıldığı şekliyle), 1. günden (pişirildiğinin ertesi günü) başlıyor. O yüzden tekrar almadım. Etteki her koku değişimi bizim "bozulma" dediğimiz şey değildir tabi ki, onu biliyorum. Bazen bekleyen et daha bile lezzetlenir, ben onu kastetmiyorum, gerçekten bozulmayı, bozulmanın kokusunu kastediyorum.

Tabi yurt genelinde durum nedir bilmiyorum.



Ne yazık ki sorun ülke bazında, gurme etler dışında ki tüm etlerin tadı yok. Et aldım geçen, ette ünlü bir markaya ait inanın eti bi yedim yediğim et mi sakız mı anlayamadım, eti yiyebilmek için yarım saat çiğneyip durdum. Salam, sucuk, sosis vs. zaten pislikten beter..
Go to Top of Page

bona fide


320 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/03/2018 :  20:48:52  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
hayvan yemlerinde gdo lu mısır soya kullanıldığını gdo lu hayvan yemi ithaline devletin izin verdiğini hatırlatmak isterim. bu gidişle sadece lahana tüketecek türk halkı. buraya yazdım diye lanaya da bişey enjekte etmeye kalkarlarsa şaşırmam. ergun diler gibi yazayım bende abd li bi dostumdan duyduğuma göre abd arazilerine kuş yemi ekimi dikimi ve çok sağlıklı olduğuna dair tüketim piyasası yapmaya başlamış. gdo lu ürünleri 3. dünya ülkelerine kakalayıp üremelerinde 4. kuşak gdo tüketen neslin tamamen kısır olması bekleniyormuş. orta asyada yetişen pirinçgil familyasından karabuğday dahi karalanmaya başlanmış. yakında gezen tavuktan sonra gezen inekler reklamıyla et süt satışına başlanır. aslında teşekkür etmeliyiz bu sansasyonel haberlere ki ne kadarı asparagas bilinmez. en azından tüketim azalıyor insanlar sorguluyor, alırken iki kere düşünüyor neyin nesi araştırıyor ne mutlu.beni enterese etmeyen bu başlığa neden yazdım derkennn vay vay vay kibirime bakın hele benim gibi düşünmeyen herkes ölsün yani. portalın dibinden sevgiler. bu arada portalın adını unuttum ))
Go to Top of Page
  Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,67 saniyede oluşturuldu.