Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Kanal Bilgileri
 Kasyopya Celseleri (Son Yıllardaki Celseler)
 9 Aralık 2017
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Sonraki Sayfa
Yazar Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu
Sayfa: Toplam Sayfa 2

bozadi


8919 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 11/12/2017 :  23:29:17  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Celse Tarihi: 9 Aralık 2017

Tabla başındakiler Laura, Andromeda ve Artemis

Pierre, Joe, Chu, Ark, Mikey, Scottie, Niall, Harika Köpek Noko, Ay Modülü, Prenses Leia

Bugün 9 Aralık 2017. Fark ettim de, bu yılın rakamlarının toplamı 10, bu da 1 yapıyor, yani yeni bir döngünün başlangıcı. Demek ki geçen yıl bir 9 numara yılıydı. Berbat bir yıldı kesinlikle! Pekala… Kimse var mı?

C: Kasyopyalı Fikola'dan selamlar. Herkese merhaba!

S: (L) Bu gece için güzel bir soru listesi hazırladık ve öncelikle kısa cevaplı olanları aradan çıkarmak istiyorum. Bilmek istediğim ilk şey şu: Andrew Breitbart'ın ölümünde çevrilmiş herhangi kötü bir oyun var mıydı?

C: Gerçekten ağır bir soru. Şunu söyleyelim ki, Hillary Clinton'ın geçerli bir aday olarak görüldüğü süre boyunca, "gelişmiş suikast teknolojisine" erişimi olan ajanlara yönelik mesaj niteliğinde bazı sözcükler vardı.

S: (L) Işın teknolojisi veya ona benzer birşeyle kalp krizlerinin tetiklenmesi gibi mi?

C: Evet

S: (L) Hillary kendini tehdit edilmiş hissedildiğinde veya dalkavukları tehdit edildiğinde, "Neden Assange'ı bir İHA saldırısıyla ortadan kaldırmıyoruz?" örneğinde olduğu gibi belirli bir saldırı talimatı mı veriyordu?

C: Evet

S: (L) Ve sanıyorum ki Assange'ın hayatta olmasının nedeni… Assange neden hayatta?

C: Teknoloji aktivasyon etkinliği için doğru parametrelere sınırlı erişim.

S: (L) Bu gece teknolojik bir Kasyopyalıyla birlikteyiz!

(Joe) Açık bir ortamda yapılması gerekiyor belki de. Breitbart öldüğünde neredeydi?

(L) Açıkta ya da belki doğru şartlarda yapılması gerekiyor. Veya belki yakın mesafeden.

(Joe) Şu adamın adı neydi, Robin Cook muydu? 2003'te Irak savaşına karşı geldiği ve El Kaide'yi falan ifşa ettiği süreçte öldürüldü. Dışarıda yürürken…

(L) Yani bu tür ani ölümler yaşayanlar çoğu zaman dışarıdaydı.

(Joe) Robin Cook'un ölümünde, yakın sayılabilecek bir mesafede mikrodalga veya ona benzer bir cihaz kullanan biri olduğunu söylüyorlar.

(L) Pekala, başka herhangi birşey?

(Joe) Peki ya Seth Rich? Hiç onun hakkında birşey sorduk mu? Bu şahsın o belgeleri sunucudan indirdiği söyleniyor. Washington'da bir cadde üzerindeki soygun olduğu söylenen bir olayda öldürüldü fakat ondan hiçbir şey almamışlar.

(L) Arkasından vurmuşlar.

(Niall) Sızıntıları yapan kişi Seth Rich miydi?

C: Çoğunlukla.

S: (L) Başka biri daha mı vardı?

C: Evet

S: (Joe) Onun ölümü Clinton çetesinin yaptığı bir suikast miydi?

C: Her iki olayda da "Podesta" adının geçmesi ilginç, değil mi?

S: (Joe) Evet, ve sanırım çok sayıda insanın aynı şekilde ölmesini istemiyorlardır. Karışık yöntemler uyguluyorlardır. Hazır suikastlerden bahsederken, Rusya Büyükelçisi Vitaly Churkin'in ölümü nasıl oldu? Gerçekten de doğal sebeplerden mi öldü?

C: O olay doğaldı.

S: (Artemis) Prodigal Son'ı da merak ediyorum çünkü bir fırtına sırasında kalp krizi geçirmişti.

(Andromeda) Şimşek fırtınası…

C: İlişkili ama kontrolsüz.

S: (L) Diğer bir deyişle, eğer bu birisine bir fırtına sırasında oluyorsa, bu şahıslar etkiye son derece açık demektir fakat benzer enerjiler söz konusu. Bir sonraki soru: Kayıp Arjantin donanması denizaltısına ne oldu?

C: Gezegensel değişimlerle ilişkili anormal sualtı olayı.

S: (L) Ne gibi?

(Andromeda) Bir sualtı volkanı veya ona benzer birşey mi?

(L) Bir sualtı yanardağ patlaması veya gaz boşalması gibi birşeyi mi kastediyorsunuz?

C: Evet. Gaz.

S: (Joe) Oldukça güçlüymüş, ha?

C: Soğutma sistemine girdi.

S: (Pierre) Ooo! Yani soğutma sistemi durdu. Soğutmada deniz suyuna ihtiyaç duyuluyor.

(L) Ve sonra da sıcaklık bir patlamaya neden olmuş olabilir.

C: Evet

S: (Chu) Bir patlama tespit ettiklerini söylediler fakat açıklayamadılar.

(Andromeda) Bu denizaltıları daha da korkunçlaştırıyor.

(L) Gökyüzünde de, sualtında da, karada da dolaşmak tehlikeli hale geliyor…

(Joe) Biliyorum, evde kalsak daha iyi.

(L) Pekala, sonraki soru: Trump neden Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdı?

C: Güçlü arkadaşlar satın almak için.

S: (L) Bu kadar mı? Bunun ardında bir planı yok mu?

C: Evet ama kör kurnazlık niteliğinde. "İş Bitirme Sanatı."

S: (L) Diğer bir değişle, mantıklı bir şekilde yapılmış bir planı yok aslında. İçgüdüye göre davranıyor ve her adımda bir sonraki adımı belirliyor?

C: Evet

S: (L) Ve bu planlar bazen işe yarıyor, bazen de yaramıyor.

C: Evet

S: (L) Tamam. Geçenlerde okuduğum bir yazıda, Romanovların öldürülmesinin bir Bolşevik kurban ritüeli olduğu söyleniyordu. Bu doğru mu?

C: Söylendiği gibi değil ama bir düzeyde o şekilde yorumlanabilir.

S: (L) Bu ne anlama geliyor?

(Joe) Yani Bolşevikler ritüel cinayetler işlemiyordu fakat bir seviyede o şekilde göründü…

(Pierre) Ritüel bir cinayet işlediklerinin farkında değillerdi. Cinayetleri işlediler. Bunlar korkunçtu fakat arkasında bir semboloji veya plan yoktu.

(L) Belki de 4KH kendi çıkarları için bunu bir ritüel cinayet olarak kurguladı…

(Joe) Benzer olayların pek çoğunda da öyleydi belki de.

C: Yakın

S: (L) Tamam, yeterince yakın. Pekala Joe, sorun var mıydı?

(Joe) ABD Hava Kuvvetlerinin bu yılın Temmuz ayında 12 Rus RNA örneği istemesiyle ilgili bir sorum var. Bununla ilgili bir belgede Ukraynalı değil Rus RNA'sı olması gerektiğini söylemişler. Ve Putin de çok uzun olmayan bir süre önce bir konuşmada bununla ilgili bir yorumda bulundu. Bunun ardında şeytani bir plan olup olmadığını merak ediyorum.

(L) Kötü niyetli bir planın parçası mı bu?

C: Öyle denebilir!

S: (L) Demek kötü bir planla ilgili…

(Joe) Genetik hedefli bir tür biyolojik silah yaratmaya çalışıyorlarmış sanırım…

C: Evet

S: (Joe) …Ruslara karşı.

C: Evet

S: (Mikey) Neden sadece örnekleri almak yerine…

C: Ne yazık ki, Beyazların çoğu Rus atalarla ilişkili olduğundan, bu gerçekçi olmayan ve tehlikeli bir teşebbüs.

S: (Joe) Şüphesiz! Yalnızca Ruslara özgü, başka kimseyi etkilemeyecek birşeyi mi izole etmeye çalışıyorlar?! Belki de havada yayılan bir tür patojen veya ona benzer birşey yoluyla…

(Ark) Bu mantıksız! Eğer DNA istiyorlarsa, kimse bilmeden istedikleri kadar Rus DNA'sı elde edebilirler.

(Joe) Putin de öyle söylüyor. Yaptığı yorumda, Rusya içinde DNA örnekleri toplayan kişiler olduğunu söylüyor.

(Ark) Kitlesel bir şekilde mi?

(Joe) Öyle söylemiyor. Hava Kuvvetlerine referansta bulunuyor. Yani, bilmiyorum. Çok örnek mi gerekir bunun için? Bu aptalca bir fikir.

C: Çok çeşitli yollarla kendilerine hizmet edecek uygun bir nüfus hazırlama amaçları doğrultusunda şu anda 4KH tarafından yürütülen pek çok faaliyet var.

S: (L) Yani köle bir popülasyon sahibi olmak istiyorlar, askerler istiyorlar, ve belki bizzat kullanabilecekleri bedenler istiyorlar?

C: Evet. Hepsi ve daha fazlası.

S: (Pierre) En iyi araçları tasarlamak için uygun genetikte insanları mı araştırıp seçiyorlar?

C: Evet

S: (L) Ve bütün bunları yapmak için kullandıkları aracı insanlar da bunu farklı amaçlarla yaptıklarını sanıyorlar. Pekala. Ark'ın sorusuna geçelim. Geçen gün hayaletlerle ilgili bir tartışma yaptık ve bu konuyla ilgili belirli birşey sormak istiyor.

(Ark) Evet. Poltergeist olayını anlamaya çalışıyorum. Artemis 2015'te arazide gördüğü birşey nedeniyle bununla ilgili sorular sordu sanırım.

(Artemis) Bunu hatırlıyorum.

(Ark) Verilen yanıt poltergeist fenomenini araştırmaya yönelikti. Artemis bunu araştırmak istemedi fakat ben şimdi araştırıyorum.

(Artemis) Araştırdım!

(Ark) Tamam, anlamaya çalışıyorum. Bir celsede, 3. yoğunluk B bölümü enerji anormalliği yanıtı verildi. "B bölümünün" ne olduğunu bilmiyorum.

(Joe) A Bölümünün ne olduğunu da bilmiyoruz.

(Ark) Sonuç olarak bir enerji anormalliği olduğu kesin. Ama ben poltergeist olayını sorarken havaya yükselip odanın bir diğer tarafına uçup ters dönüp düşen bir masa gibi birşey geliyor aklıma. Ama sadece uçuyor! Normal bir şekilde uçuyor. Masa uçtuğu için herhangi bir fizik kanununun bozulduğunu görmüyorum. Sonuçta bütün masa uçuyor. Yarısı falan değil. Sanki rüzgar masayı uçurup düşürmüş gibi, fizik kanunlarına aykırı hiçbir şey yok gibi görünüyor. Aniden bir noktadan bir diğer noktaya ışınlanan veya kaybolan UFO'lar gibi garip birşey değil. Masa yalnızca basit bir şekilde uçuyor.

(Pierre) Yani bunun meydana gelmesi için tek ihtiyaç duyulan şey normal bir fizik gücü…

C: 3. yoğunluk.

S: (Ark) Enerji korunumu yasasının da ihlal edilip edilmediğini anlamaya çalışıyorum. Masa uçarken, bunu sağlayan enerji, olayla ilgili bir şahıstan mı geliyor yoksa boşluktan mı veya nereden?

C: İnsan bilgisi kodlarının çözülmesi yoluyla vakumdan yararlanma.

S: (Ark) Bu vakumu nasıl kullanabileceğimizi bilmiyorum, tabi bazı kuantum şeyleri dışında… Bunun kuantum teorisiyle herhangi bir ilgisi var mı?

C: Genellikle evet.

S: (Ark) Hiper boyutlar gerektiriyor mu? Ekstra bir boyut?

C: Evet

S: (Artemis) Enerjisel bir simya gibi birşey mi bu?

C: Simyayı nasıl tanımladığına bağlı.

S: (L) Önceki soruya dönelim… [Ark'ın sorularına verilen yanıtların incelenmesi] Sormak istediğim şey… Bilincin, bilinçli veya bilinçdışı bir şekilde, köprü veya kod çözücü olarak işlev görmesi mi bu? Şöyle sorayım: Kod çözme, boyutlar arası köprülemeyle aynı şey mi?

C: Yakın

S: (L) Bunu yapan insan bilinci mi? Bilinçli veya bilinçdışı bir şekilde?

C: Evet

S: (Ark) Bu poltergeist olaylarındaki nedeni anlamaya çalışıyorum. Şişeler, koltuklar uçuşuyor, avizeler sallanıyor ama uçan dağlar veya uçan evler görmüyoruz.

(Andromeda) Bunu sınırlayan şey nedir?

(Ark) Fenomendeki sınırlayıcı faktör nedir? Neden insanlar değil de masalar uçuyor?

(Pierre) Levitasyon vakaları var.

(Ark) Neden köpekler değil de masalar ve sandalyeler uçuyor?

C: Bazı insanların ve köpeklerin uçtuğu oldu. Konsensus, nesne seçeneklerini sınırlıyor.

S: (Pierre) Yani inançlar. Aylardır sormak istediğim bir soruyu hatırlattı bu bana. Artemis ve diğerleri buradayken, mutfakta ellerimizi bir diğerinin başına koyduğumuz bir oyun oynadık. Konsantrasyona dayalıydı ve 10 kere falan tekrarlıyorduk. Sonra parmaklarımızı ilgili şahsın dizlerinin altına ve koltukaltına koyup şahsı havaya kaldırıyorduk. İlk sorum şu olabilir: Yanılıyor muyum yoksa bazı durumlarda yerçekimi veya kişinin ağırlığı gerçekten azalıyor muydu?

C: Evet. Mercan Kalesi.

S: (Pierre) Evet, kesinlikle! Yani niyet yoluyla… İnanç konsensusuyla ilgili durumlar da vardı. Atreides diğerlerimizden daha ağır. Ve o buna inanmıyor gibiydi. Aynı prosedürü yaptık ama işe yaramadı. Aynı ağırlıkta idi ve onu kaldırmayı başaramadık. Bunun sebebi onun bu deneye inanmaması mıydı?

C: Etkin direnç.

S: (Pierre) Tamam, yani pek inanmadı veya korktu veya her neyse. Uygun zihin durumuna geçmediği için onu kaldıramadık.

(Andromeda) Bazen bazı insanlar buna inanmasa bile en azından güçlü bir karşı inanç göstermiyor.

(Pierre) Bununla savaşmıyor.

(Andromeda) Aynen.

(Pierre) Ama o olayda Atreides karşı geliyordu. Aynı dalgaboyunda değildik.

(Mikey) Bu K'ların birkaç kez belirttiği şu İnanç Merkeziyle mi ilişkili?

C: Evet

S: (Ark) Bu poltergeist olayıyla ilgili olarak fizikte önce hangi yönü araştırmalıyım?

C: Boyutlar arası cebrin bir işlevi olarak bilincin madde olarak tezahürü.

S: (Scottie) Çok kolaymış!

(Pierre) Apaçık. Yaptığımız deneye dönmek istiyorum. Görünüşe göre fiziksel bir sabit olan yerçekimini istediğimiz yönde değiştirdik. İşe yarayacağına inanmıyordum. Buna karşı savaşmıyordum ama inanmıyordum da. Ama sonra sanırım kızlar niyetin inançlardan daha güçlü olduğu bir duruma girdiler. Niyetleri, iradeleri, inançlarından daha güçlüydü.

C: Bilinçaltından kod çözüş.

S: (Pierre) Yine "kod çözme" ifadesini kullandılar. Kod çözme, bir kod olduğu anlamına gelir. Peki hangi koddan bahsediyorlar?

C: Bilgi.

S: (L) Bilgi kodunu çözmek nedir? Bilgi teorisine göre bilgin vardır ve onu gönderirsin. Bunun en basit örneği telefon. Ahizeyi kaldırırsın, birini ararsın, karşıdaki ahizeyi kaldırır ve "Alo?" der, telefonda konuşursun, söylediklerin elektronik sinyallere dönüştürülür, hat boyunca gider ve diğer uçtaki telefon tarafından bu kodlar çözülür. Ama hepsi bu kadar değil. Bu işin sadece mekanik kısmı. Kod çözmenin başka bir parçası da var. Öncelikle, bilgi, sözleri söyleyen kişinin kafasında mevcut. Sonra o sözler makine tarafından alınıp kodlanıyor ve sonra tekrar çözülüp ses haline getiriliyor. Yani bilgi kodlarının çözülmesinin çeşitli adımları var. Eğer bir başka boyutta bilgi varsa, ki o boyut muhtemelen bizim bilinçaltımızdan bağlantılı olduğumuz bir boyut, o zaman o bilgilere erişebiliyorsun, sonra bilinçaltından da olsa onun kodunu çözüyorsun.

(Pierre) Evet. Yerçekimi bir konsensus ve bu konsensus çoğu zaman geçerli. Açık birşey. Hızlanma, yerçekimi, 9.81 falan. Fakat bu yerçekimi kavramı, bu fizik yasası veya normu veya sabiti bundan daha fazlasıyla ilgili. Yerçekimiyle ilgili sahip olduğumuz bariz bilgiden fazlası var. Eğer bir birey ona erişebilirse, kodunu çözebilirse, onunla etkileşebilirse, o zaman bu sabit artık bir sabit olmuyor çünkü o zaman bu fiziksel olguyla ilgili daha fazla bilgiye erişiyor.

C: Aynen öyle.

S: (Ark) Burada yerçekimi etkileniyor, öyle değil mi? Söylenen bu. Yani bu poltergeist fenomeninde yerçekimi etkileniyor. Ve poltergeist fenomeninde bu vakum olayı var. Bu vakada yerçekimi de değişip…

C: Evet

S: (Pierre) Söyledikleri şey beni hayrete düşürüyor. Çünkü tüm o fiziksel sabitlerin…

C: Değişken çekim dalgaları. Vakum bilgi.

S: (Ark) Burada vakum derken, bu bazı insanların eter dediği şeyle aynı mı?

C: Yakın

S: (Joe) Sen vakum derken neyi kastediyorsun?

(Ark) Kuantum vakum, sıfır noktası enerjisi, öyle değil mi?

(Pierre) Yerel olmayan bilgi?

(Ark) Belli değil ama paranormal ve vakumla ilgili tartışmalar yapan fizikçiler arasında Puthoff adlı CIA görevlisi vardı. Ve CIA hala bu konuyu araştırıyor. Ne kadar ilerleme kaydettiler? Askeri bir kullanımı var mı yoksa fazlasıyla hassas ve bilince falan mı dayalı?

C: Sonuçların tutarsızlığı onları hayal kırıklığına uğrattı. Vakumdaki bilgi konusunda KH-BH bağlantılarının farkında değiller.

S: (Arky) Tamam, ben soracaklarımı sordum.

(L) Birşey sorayım: Vakumdaki KH-BH bağlantıları nedir?

C: KH daraltıcıdır ve akışı engeller.

S: (Pierre) Onların projesi KH motivasyonlarına dayalı olduğu için iyi işlemiyor çünkü bu işin temeli bilgi alanıyla etkileşim halinde kod çözmek ve onlarınki akmıyor.

C: Evet

S: (L) Diğer bir deyişle, KH ve BH bağlamında, neyin tezahür ettirilip neyin ettirilemeyeceği bağlamında, iyi ve kötü meselesinin bir gerçekliği var sanırım?

C: Evet

S: (Joe) Doğru eğilime sahip çok fazla insan yok…

(L) K'lar bir keresinde bununla ilgili birşey söylemişlerdi, neydi o? Ahit Sandığı yalnızca saf BH profiline sahip biri tarafından ellenip kullanılabiliyordu, aksi takdirde öldürücüydü. Burada bahsettiğimiz şey de bununla mı ilgili?

C: Evet. Yakın.

S: (L) Pekala, son sorum: Forumda, Tamerrian Dövüş Sanatları Enstitüsünün yaratıcısı denebilecek Kilindi Iyi adlı bir şahısla ilgili bir soru vardı. Bu şahıs eski zamanlarda tüm spiritüel sistemlerin mantarlar gibi farklı kuvvet bitkileriyle bağlantılı olduğunu iddia ediyor. Bu doğru mu?

C: Önceki tartışma düşünülecek olursa, yanıtının "hayır" olduğu açık.

S: (L) Tamam. Soma adlı halüsinojenik içeceğin yoganın en önemli parçası olduğunu söylüyor. Bu doğru mu?

C: Hayır.

S: (L) Soma neydi?

C: Bunu araştırdın. Ne düşünüyorsun?

S: (L) En kadim metinlere göre, soma veya haoma bireye süper güçler veren, süper uyanık hale getiren, uyumalarını önleyen ve güç veren birşeymiş… Ölümsüzlük bitkisi diyorlarmış. Bir bitkinin sıkılarak elde edilen suyuymuş. Sıkılıp çıkarıldıktan hemen sonra içiliyormuş. Hiçbir şekilde mayalanmıyormuş. Koyun yünü veya benzer bir şeyle sıkılıyormuş. Mantarların yetiştiği otlaklarda değil, dağlarda yetişen bir bitkiymiş. Okuduklarım arasında, neyden bahsettikleri hakkında bir fikri var gibi görünen uzmanların çoğu, bunun amfetamine çok benzer bir madde olan bir efedra bitkisi olduğunu söylüyor.

(Joe) Doğru, o bitki insanı süper dikkatli, süper aktif, süper-falan-filan yapan bir bitki ve uykuyu engelliyor. Ama sonra düşüp ölüyorsun! [kahkaha]

(L) Ama genellikle çok büyük bir doz almıyorlarmış. Yine de oldukça kuvvet veriyormuş. Bazılarının düşüp öldüğünden eminim. Yani temel olarak, kendi araştırmama dayalı olarak söyleyebilirim ki, bu adamın bu iddiaları uçuk.

(Joe) İyi yanıt.

(L) Adam ayrıca mantarların insanı genetik sistemiyle doğrudan iletişime geçirdiğini söylüyor.

C: Saçma!

S: (L) (Okuyarak) Diyor ki, sihirli mantarlar, epifiz beziyle irtibat halindeki akaşik kayıtlara erişimi olan organik bir teknoloji… [gülüyor] … ve insanı çoklu evrenin farklı çakra noktalarına götürebilir. [gülüyor] Hm…

(Joe) Laf salatası!

C: Saçma!

S: (L) Bir saniye… Sayfayı çevireyim.

(Pierre) Bitmedi mi?

(L) Bu önemli! Tamam, Hindistan'da olduğu gibi bu kültürlerin inekleri kutsal kabul ettiğini çünkü psilosibin içeren mantarların ineklerin gübresinde yetiştiğini söylüyor.

C: İneklerin kutsal kabul edilmiş olmasının sebebi bu değil. Bu adamın okula dönmesi gerekiyor!

S: (L) Uzmanı olduğu tüm dövüş sanatı biçimlerinde, belirli seviyelere ulaştığında mantar kullanımı varmış çünkü eğitimi ilerletme amacına hizmet ediyormuş.

C: Saçma!

S: (L) "En nihayetinde, psilosibin içeren mantarlardan tüketmiş bireylerin çoğunluğu bu deneyimin ruhsal olarak faydalı olduğunu iddia etmiş ve bu deneyimde benlik algısını geçici olarak kaybetmişlerdir."

C: Azınlığın böyle bir deneyim iddiası olmadığına dikkat edin!

S: (L) Forumda şu soru sorulmuş: "K'lara Kilindi Iyi'nin anlattıklarının doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu sorabilir miyiz?" Sanırım buna cevap vermiş olduk. "Dünya genelinde insanlar kontrollü/güvenli bir ortamda psilosibin içeren mantarlar tüketmekten ruhsal fayda sağlar mı?"

C: Hayır.

S: (Artemis) Mantar yemek insanı mantarlaştırır mı?

C: Hahaha!

S: (L) Tamam… Şunu sorayım: psilosibin içeren mantarlar veya benzer birşey tüketmenin herhangi bir faydası olur mu?

C: Bazıları için evet.

S: (Pierre) Bunu konuşmuştuk. Resetleme konusuyla ilgili.

(L) Psilosibin mantarları ruhsal deneyimler meydana getirmiyorsa ne yapıyor?

C: Nöroreseptörlere bağlanıyor ve şiddetli ego-bazlı düşünüşün bir kısmını bloke ediyor. Bu da algı merkezinden çok sayıda izlenim geçmesine neden oluyor. Sonuç olarak birey düşüncelerinde bir ölçüde kontrol kaybına uğruyor. Bu etkiler kalıcı olabilir.

S: (Artemis) Yani bir şekilde sınırları ortadan kaldırıyor?

C: Evet

S: (L) Ve eğer etkiler kalıcıysa, o zaman tekrarlamaya gerek yok?

C: Hayır. Hatta tekrarlama kimyasal yollarla beyin yapılarını değiştirerek zarara neden olabilir.

S: (Artemis) Depresyondaki insanlara yardımcı olabilmesi anlamlı olabilir çünkü eğer sınırların zayıflarsa, depresyonla mücadele etmek için ihtiyaç duyduğun bilgiye erişirsin.

(L) Sanırım depresyondaki sorun, insanların kendi egoları veya kendi sorunları üzerinde çok fazla odaklanması. Ego çözüldüğünde depresyon da çözülüyor.

(Joe) "Bu da algı merkezinden çok sayıda izlenim geçmesine neden oluyor." Oo.

(L) Ve kendi üzerinde fazla odaklanmayı bırakıp herşey üzerinde odaklanıyorsun.

(Joe) Ama insanlarla etkileşim içinde bulunabileceğin normal hayattan hala kopuksun.

(L) Evet, yalnızca kendi üzerinde ÇOK FAZLA odaklanmışsan faydası olabilir belki.

(Pierre) Veya yanlış bir şekilde odaklanmışsan. İlginç çünkü mantar yediğinde meydana gelen o ilginç "halüsinasyonlar" meselesi var. Ama doğru anlıyorsam, bu yalnızca odağın içten dışa dönmesiyle ilgili…

C: Sinestezi.

S: (L) Beynin normalde birbiriyle bağlantısı olmayan farklı parçaları arasında bağlantılar meydana geliyor o zaman, örneğin bir sayıyı koklayabiliyorsun, bir sayıyı hissedebiliyorsun… yani bir bakıma herşeyi birbirine karıştırıyor; herşeyi akıtıyor, tüm girdiler birbirine karışıyor ve bu da cahil insanlar için "ruhsal bir deneyeyim" gibi görünüyor.

(Joe) Sanıyorum bu kısmen şununla ilgili; günlük yaşamda seçici bir şekilde filtreleyip beynine aldığın herşeyi birden görüyorsun.

(L) Her zaman olan şey.

(Joe) Kendi çöpünü karıştırmak gibi.

(Pierre) Evet, dışsal uyaranları çok daha az filtreliyorsun.

(L) Sadece dışsal değil aynı zamanda içsel. Beyninde, tüm nöron tabakanda, kulaklarında, gözlerinde olup bitenler… bunların hepsi her türlü uyaranı alıyor ve bunlar her zaman beynin farklı parçalarında işleniyor ve çoğu zaman da bilinçli dikkate maruz kalmadan işleniyor.

(Joe) Ve insan dünyada düzgün bir şekilde işlev göstermesine yardımcı olacak kadar bilgiyi işlemeye ayarlı.

(L) Depresyondaki kişiler bu odağı daha da daraltarak sadece üzerinde tekrar tekrar düşündükleri şeylerle sınırlandırıyorlar; programların yönettiği herşeyle ilgili kendi "görüşleri".

(Pierre) Evet.

(Andromeda) Başka herşeyi blokluyorlar.

(L) Yani bu genel olarak bazı insanlar için faydalı bir tedavi olabilir fakat sahte spiritüel deneyimler için tekrarlanacak birşey değil. Özeti bu mudur?

C: Evet

S: (L) Tamam, başka soruları olan? Ben tamamım.

(Joe) Poltergeist olayına dönelim. Pierre insanları kaldırmaktan ve vakumdan bilgi çözmekten bahsediyordu… Mikey beynin inanç merkezi konusunu gündeme getirdi. Geçmişte K'lar gerçekliği değiştirmeye yönelik neredeyse tüm gücün beynin inanç merkezi içinde bulunduğunu söylemişlerdi.

(Mikey) Gerçeklik ve fiziksellik demişlerdi.

(Joe) Doğru. Ama bunun sadece bir inanç meselesi olmadığı açık. Hatta belki inançla değil, yapma yeteneğini SINIRLANDIRAN inançlarla ilgili bir mesele olabilir, öyle değil mi?

C: Evet

S: (Joe) Yani doğru inanca sahip olmaktan ziyade, hiçbir sabit inanca sahip olmamayla ilgili.

C: Evet

S: (L) Sonuç bu mu? Tamam. O zaman, sormadığımız ama sormamız gereken başka hiçbir şeyi yoksa iyi geceler diyeceğiz.

(Artemis) Sormak istediğim bir soru var. Tüm depresyon ego kaynaklı mı?

C: Çoğunlukla evet

S: (Artemis) Tamam. Birşeyi yapabileceğimi, bir tür yeteneğe sahip olduğumu düşündüğüm ama onu kaybettiğim durumlar oluyor. Neden bahsettiğimi biliyor musunuz? Bunu size açıklayamıyorum.

C: Yaşam tarzında gerekli değişiklikleri yapman halinde yeteneklerinin zirvesine ulaşırsın.

S: (Artemis) Yeteneğimi geri kazanmak için yapmam gereken bu mu?

C: Evet!!!

S: (L) O değişikliklerin neler olduğunu biliyor musun?

(Artemis) Biliyorum.

(L) Neden kontrol etmiyorsun?

(Artemis) Biliyorum. Biliyor muyum?

C: Evet

S: (Mikey) {Kişi}nin hastalığı: Bu bir enfeksiyona mı dayalı, bir genetik bozukluğa mı yoksa hormon dengesizliğine mi?

C: Hormon.

S: (Mikey) Adrenallerle ilgisi var mı?

C: Evet

S: (Mikey) Hipofiz bezi?

C: Hayır

S: (Mikey) ACTH?

C: Evet

S: (Mikey) Tamam. Teşekkür ederim.

(Pierre) Tavsiye ettikleri bir tedavi olup olmadığını öğrenmek istemez misin?

(Mikey) Bir hormon uzmanını ziyaret etmek faydalı olur mu?

C: Evet muhtemelen.

S: (L) Bence herhangi birinin bir hormon sorunu olduğunda yapılabilecek en iyi şey o hormon resetleme diyetini yapmak. İşe yaradığına yemin ederim! Fark yaratıyor.

(Mikey) {Kişi}'nin hastalığı iyileştirilebilir nitelikte mi?

C: Evet

S: (L) Tamam, iyi geceler diyeceğiz.

(Artemis) Teşekkürler, iyi geceler, sizi seviyoruz, ba-bay!

C: Hoşçakalın.

CELSE SONU

Orijinal celse metni: https://cassiopaea.org/forum/index.php/topic,45195.0.html


Scyth


1072 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/12/2017 :  00:48:54  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Çeviri için teşekkürler.

Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


630 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/12/2017 :  13:18:30  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bozadi çeviri için teşekkürler. Eline sağlık. Trump ın üstünde de çok durmamışlar ama Israil olayı hakkında birşeyler duymak iyi oldu. Trump gerçekten göründüğü gibi kestane bir kişiliğe sahip büyük oranda yani. En sevindiğim kısım depresyon üzerine konuşmalar oldu. Psikolojik sorunlar üzerine elimde o kadar çok örnek var ki umarım bu tarz soruları ve araştırmaları devam eder.

Bigsenfoninin sıkça bahsettiği türlerde tetikçilik yapma şekillerinden bahsetmeleriyle de güzel bir celseydi. Biraz tamamlayıcı bir niteliğe sahip celse olmuş.

Edited by - gerçek tosun paşa on 12/12/2017 13:22:00
Go to Top of Page

Gavroche


12 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/12/2017 :  13:51:03  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bozadi teşekkürler, merak ettiğim bir çok konu hakkında cevaplar buldum.

Bu arada Trump Ürdün değil de Kudüs'ü başkent ilan etti diye biliyorum, yoksa burada benim anlayamadığım bir durum mu var :)


Edited by - Gavroche on 12/12/2017 13:51:35
Go to Top of Page

bozadi


8919 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/12/2017 :  13:55:52  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Ben de sizlere teşekkür ederim arkadaşlar.

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Gavroche

Bu arada Trump Ürdün değil de Kudüs'ü başkent ilan etti diye biliyorum, yoksa burada benim anlayamadığım bir durum mu var :)

Evet, çok haklısın Gavroche, tamamen benim bir dikkatsizliğimden kaynaklı bir hata, uyardığın için teşekkür ederim, şimdi düzelttim :)
Go to Top of Page

Tgur


1043 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/12/2017 :  18:26:14  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
"S: (L) Tamam, başka soruları olan? Ben tamamım.
(Joe) Poltergeist olayına dönelim. Pierre insanları kaldırmaktan ve vakumdan bilgi çözmekten bahsediyordu… Mikey beynin inanç merkezi konusunu gündeme getirdi. Geçmişte K'lar gerçekliği değiştirmeye yönelik neredeyse tüm gücün beynin inanç merkezi içinde bulunduğunu söylemişlerdi.
(Mikey) Gerçeklik ve fiziksellik demişlerdi.
(Joe) Doğru. Ama bunun sadece bir inanç meselesi olmadığı açık. Hatta belki inançla değil, yapma yeteneğini SINIRLANDIRAN inançlarla ilgili bir mesele olabilir, öyle değil mi?
C: Evet
S: (Joe) Yani doğru inanca sahip olmaktan ziyade, hiçbir sabit inanca sahip olmamayla ilgili.
C: Evet"
-----------------------------------------------------------
Bozadi evvela emeklerin için ellerine sağlık ,gerçekten eksikliğin olmaması için duacıyız..

Yukarıdaki alıntı kısmı inançla ilgili ,daha doğrusu inancın sabit olmaması

İnanç hakkında evvelce oldukça fazla konuşmalarımız olmuştu,genel kanaat, inancın sabit olma dışında başka şekli olmayacağı üzerinde konu bir nevi sabitlenmişti ,yani inanç zaten sabit olma şekliyle tanınmalıdır şeklinde ve ben de sabit olmayan ,kaygan zemindeki inançtan bahsetmiştim .

Bütün bunları yanlış hatırlıyorum da olabilir ,yani hiç kimse böyle söylememişti ama ben sadece kendi fikrimi belirtmiştim,her neyse, konuyu sabitlemek istemem de bir takıntı ,bundan da kaymak lazım..

Konunun genelinde bence muazzam bir izah var ,değişken olmamak sadece mevcut donelere ve söylenenlere bakıp takıntılı yani sabit olmak inanma üzerine değil her konuda olmamalı,bu hal bahsi geçen "yapma yeteneğini sınırlandıran inançlar" şeklinde de belirtilmiş.


Edited by - Tgur on 12/12/2017 18:27:24
Go to Top of Page

beyrutkapı


441 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/12/2017 :  18:53:33  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Teşekkürler sevgili bozadi. Tüm mesele bilincin genişlemesi aslında. Egomani yada kh bazlı ego merkezli düşünceler çapa atmış bir geminin sürekli kendi etrafında dönmesine benziyor. Bu da beraberinde kısır döngü, depresyon ve sahte kişilikle geliyor. İnsan gelişimi açısından tüm mesele yavaşça ve dengeli bir şekilde bilincin odağının değişmesi aslında. Bu öyle bir süreç ki, bilincin odağının genişlemesi bilincin kendisini de değiştiriyor. Konsensüs meselesi ise temelde özgür iradeyle bağlantılı diye düşünüyorum. Sınırlar kalın çizgilerle belirtilmiş bu yoğunlukta. Yine de tek başına bir bireyin bile ulaşabileceklerinin yada gelişiminin ucu açık olması büyüleyici ve heyecan verici. Tek kelimeyle muhteşem. Bu kadar sabit bir gerçeklikte bile sonsuz değişim olasılıkları... Bu muhteşem.
Go to Top of Page

Neron


82 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/12/2017 :  21:54:13  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Süpriz oldu bu celse ve hoş bir armağan gibi oldu. Tesekkurler bozadi.

Bolşeviklerin Romanov hanedanı katliamı ile ilgili ritüel cinayetler gibi algılanması ne demek, ritüel cinayet nedir, bunu anlamadım? Bu vahşice bir katliamdı ve küçük çocuklar da öldürülmüştü. Bolşevikler sonradan bunu SR'lerin üzerine attılar hatta. Savunmadılar yani. Ritüel, yâni ayın havasında bir kurban etme eylemi olarak mı yorumlayanlar olmuş bu katliamı?

Parmak uçlarıyla insan ve eşya kaldırma deneyini biz de yapmıştık ve başarılı olmuştu. Ağır bir masayı ve ağır bir arkadaşı 4 kişi parmak uçlarımızla kaldırmıştık. Hem de tüy gibi, rahatça. Önce bir iki dakika boyunca, kaldırabileceğimizi kendi kendimize telkin etmiştik, sonra da kaldırmıştık.
Go to Top of Page

bigsenfoni


1057 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/12/2017 :  11:40:05  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Emeklerin icin tesekkürler bozadı...Aslinda cok uzun zamandır dünyadaki süpeli ölümler ve kaybolan insanlar hakkında arastırma yapıyordum.Ilginc olan sey 1-2 haftadır aklıma bu süpeli ölümlerin(sinsice!yapılan cinayetlerin) nasıl olduğu/yapildiği hakkinda bilgilerin akması ve celsede de cıkması...Õzellikle elektromanyetik dalgalar ile beyin dalgalarına dısarıdan yapılan belirli saldırılar/komutlar/telkinker konusu ve bu yöntemlerle kalbin,nefesin,ısının,sinir sisteminin... manipule/bloke edilmesi gibi.Gerci bu herkezin basına gelmeye bilir ama farkindağı bu konudada gelistirmek,ve önlemleri almak en iyisi diye düsünüyorum.

Hemem anlatayım,Bir bulgar göcmeni arkadas vardı,cocuk bana ceptelefonunun kalbinde carpintilara,sikismalara neden oldugundan fakan bahsediyordu.Bende ona teknolojik cihazlara cok dikkat edilmesi gerektiği ve su anda bu cihazlarin dünyada deneme asamadinda ve insanlarin deney kobaylari olduklarindan bahsediyordum....uzun lafin kisasi 2 ay önce falan gördüm kafasinda dikis izi vardı beyintümörü/kanseri cikmis.Cocuk daha 20 li yaslarin ortalarinda...

Depresyon konususu ve bunun ego ile bağlantıları,cok iyi bir tahmin...Metafiziksel/ruhsal olarak,sadece ego deyilde diğer benlikleri/enerjileri de hesaba katmak ve üzerinde genis bir sekilde düsünmek gerekir diye düşünüyorum.Bir de fiziksel olarak teknolojik ve kimyasal boyutu var....




KENDİ DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET... OSHO

Kalbiniz temiz,gözünüz Osho'nunki gibi acik olsun.

Edited by - bigsenfoni on 13/12/2017 14:45:24
Go to Top of Page

Majisyen


290 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/12/2017 :  15:38:40  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Çok ilginç şeyler var. Oldukça düşündürücü. Çeviri için teşekkürler bozadi.

Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.
Go to Top of Page

bozadi


8919 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/12/2017 :  18:02:31  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Teşekkürler arkadaşlar.

Celsede Trump'la ilgili geçen "İş Bitirme Sanatı", Trump'ın yıllar önce işadamlığı sürecinde yazdığı bir kitapmış:



Sanıyorum K'lar Trump'ın derin devlet meselelerine işadamı kurnazlığıyla yaklaşmaya çalıştığını kastediyor.

Romanovlar konusunu hiç duymadım muhtemelen ama şimdi Google'dan baktığımda İngilizce kaynaklarda ritüel cinayet iddiaları konu edilmiş:

https://www.google.com.tr/search?q=romanovs+ritual+murder

Podesta konusunda:

https://onedio.com/haber/obama-ve-clinton-adlarinin-da-gectigi-urkutucu-bir-pedofili-skandali-iddiasi-pizza-gate-739551

Hillary'nin Assange'ı İHA'yla öldürmeyi teklif etmesi:

https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201610041025119773-wikileaks-assange-clinton-iha/

Robin Cook'un ilginç ölümü:

https://www.haberler.com/irak-yuzunden-istifa-eden-bakan-oldu-haberi/
Go to Top of Page

macka


208 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/12/2017 :  18:28:49  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
teşekkürler bozadi

Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz
Go to Top of Page

bigsenfoni


1057 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/12/2017 :  21:16:01  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle




KENDİ DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET... OSHO

Kalbiniz temiz,gözünüz Osho'nunki gibi acik olsun.
Go to Top of Page

Neron


82 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/12/2017 :  22:01:23  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Linkler için teşekkürler bozadi ve video için de sana teşekkürler bigsenfoni.

Linkler ingilizce ve fazla anlama durumum yok. Video ise türkçe ve sonuna dek seyrettim. Daha ö ce de bu konuda başka bir video izlemiştim. Orada yıllar so ra brezilyada ortaya çıkan bir kadının anastasya olabileceği konusu çok güzel biçimde işleniyordu.

Kasyopya'lılar bu konudaki bir soruya şöyle cevap vermiş:

"16 Tem 1994 · ... ve Prenses Anastasya olduğunu söyleyen kadın gerçekten söylediği kişi mi? C: Evet."

Bu videoda ise bunun aksi ileri sürülüyor.

Go to Top of Page

yucelulu


111 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/12/2017 :  00:13:13  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Teşekkür ederim.
Go to Top of Page

bozadi


8919 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/12/2017 :  00:20:25  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Teşekkürler benden arkadaşlar :)

bigsenfoni, Romanovlarla ilgili videoyu paylaşman çok iyi olmuş.
Go to Top of Page

ogeday


155 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/12/2017 :  12:59:16  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Tesekkurler bozadi.Cumartesi gunu bu parmakla kaldirma isini bizde denedik ama basaramadik.Simdi sebebini anliyorum ki kaldirilacak kisinin diren gostermesiymis.Adam bunun gercek olacagina hic inanmiyordu
Go to Top of Page

bozadi


8919 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/12/2017 :  17:59:27  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen ogeday

Tesekkurler bozadi.Cumartesi gunu bu parmakla kaldirma isini bizde denedik ama basaramadik.Simdi sebebini anliyorum ki kaldirilacak kisinin diren gostermesiymis.Adam bunun gercek olacagina hic inanmiyordu
:) Denemiş olmanız bile güzel. Ben hiç denemedim ve nedense pek istekli de değilim.

Yıllar önce, benden birkaç yaş büyük olan amcam, o zamanlar materyalizme son derece eğilimli olduğu ve dinsel/ruhsal herşeye son derece kuşkucu yaklaştığı halde, bir arkadaş toplantısında böyle bir deney yaptıklarını anlatmıştı. Kendisi de iştirak etmiş ve yanlış hatırlamıyorsam, yere uzanan bir şahıs, etrafındakiler tarafından neredeyse sadece dokunulmak suretiyle yerden epeyce havalandırılmış. Amcam bu olayda bir hile/aldatma olmadığından emindi anlatırken.

Söylemsel/ideolojik olarak belki hala ruhsal kavramlara soğuk olsa da, onun aslında temelde güçlü manevi inançları olduğunu hep seziyordum. Bundan dolayı ve belki de tam da bunun iyice farkına varması için böyle bir deneye çekilmişti belki de.
Go to Top of Page

Neron


82 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/12/2017 :  18:38:52  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Ben de bu deneye katıldığım sırada ateist ve materyalist birisiydim. Ama direnç göstermedim ve bu deneye bir oyun gözüyle baktım benim dışımdakiler dinî inancı olan kişilerdi ve çok çabuk ve kolay oldu.

Birisini kaldırdık, ağırdı ama kolayca kalktı. Masayı da kolayca kaldırdık. Sonra telkinsiz denedik, olmadı.
Go to Top of Page

bozadi


8919 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/12/2017 :  21:17:43  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Neron

Ben de bu deneye katıldığım sırada ateist ve materyalist birisiydim. Ama direnç göstermedim ve bu deneye bir oyun gözüyle baktım benim dışımdakiler dinî inancı olan kişilerdi ve çok çabuk ve kolay oldu.

Birisini kaldırdık, ağırdı ama kolayca kalktı. Masayı da kolayca kaldırdık. Sonra telkinsiz denedik, olmadı.
Tgur'un da dikkat çektiği gibi burada "inanç" konusu çok önemli görünüyor.

Yapmaya olan inancın güçlendirilmesi ve/veya yapmayı engelleyen inancın ortadan kaldırılması...

Bu arada Vitaly Churkin'in ölüm olayı son derece "anormal" görünmüştü bana ama K'lar doğal (KH müdahalesinden kaynaklanmayan) bir olay olduğunu söylüyor gibi görünüyor. K'ların söylediği veya söylüyor gibi göründüğü herşeyi doğru kabul etmemiz gerekmiyor elbette ama yine de, aksi yönde güçlü kanıtlar olmadıkça K'ların cevaplarını genel itibariyle doğru/isabetli/faydalı sayıyorum.
Go to Top of Page

ogeday


155 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/12/2017 :  12:58:43  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
https://www.youtube.com/watch?v=Le7XltUm5Ac&list=WL&index=90


Bu is aslinda cocuk oyuncagi
Go to Top of Page

Tgur


1043 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/12/2017 :  18:51:19  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

İnanç konusu gerçekten çok zorlu ,bazı alıntılarla netleştirmeye daha doğrusu anlamaya çalışalım,

---------------------


"S: (L) Bilgiyi edindiğim kaynağın aldatıcı bir kaynak olmadığından emin olmak isterim.

C: Eğer imanınız varsa, edinebileceğiniz hiçbir bilgi yanlış olamaz çünkü böyle birşey yoktur. Size yanlış bir bilgi veya veri vermeye çalışan herkes ve herşey başarısız olacaktır. Tüm varoluşun kökünde olduğu için, bilginin kabul ettiği şey, sizi yanlış veriyi benimsemekten koruyacaktır. Yanlış veri bilgi değildir. Sadece açık bir şekilde bilgi edinmeye çalıştığınızda yanlış veriyi benimseme konusunda korku duymanıza gerek yoktur. Bilgi koruma sağlar -- ihtiyaç duyabileceğiniz tüm korumayı.

S: (L) Açık ve inançlı olduğu halde zarar gören ve arkalarından vurulan bir sürü insan var.

C: Hayır. Bu sizin algılamanız. Algılamayı başaramadığınız şey, o insanların gerçekten bilgi toplamıyor olduklarıdır. O insanlar ilerledikleri yolun bir noktasında takılıyorlar ve sizin takıntı dediğiniz gizli bir süreçten geçiyorlar. Takıntı bilgi değildir, takıntı atalettir. Bu nedenle, kişi takıntılı hale geldiğinde, ruhsal gelişimin sağlanması, ilerletilmesi durdurulmuş olur, çünkü bu ancak gerçek bilginin edinilmesiyle mümkündür. Kişi takıntılandığında korunması da azalır, bu nedenle kişi sorunlara, trajedilere ve her tür zorluğa açık hale gelir. Ve kişi bunları deneyimler."
------------------------------------------
"S: (L) Ve eğer bir kaynak bir tahminde yanılırsa genelde insanlar o kaynağa olan inancını kaybeder. Bu gerçekçi olmayan bir beklenti mi?
C: Evet.
S: (L) Bunun sebebi gerçekliğin değişkenliği nedeniyle doğrulanmanın imkansız birşey olması mı?
C: Eğer bu mümkün olsaydı, varoluş diye birşey olmazdı. Evren, bir öğrenme laboratuarından başka birşey deği."
------------------------------------------------
"S:(L) "Eski dinlerdeki" cehennem veya araf inancı gibi inançların propagandası insanları çok savunmasız bir noktaya sürüklüyor, çünkü bu durumda insanlar suç ve günah düşüncelerine ve böylece de düşünce kontrolü ve şiddete daha açık hale geliyor.
C: Evet. "
--------------------------------------------------------

"C: Lütfen bize içsel işletim sisteminin ne olduğunu açıklar mısın?
S: (L) Sanırım bilinçaltı zihin.
C: Öyle mi?
S: (L) Belki.
C: Ah, ah.
S: (T) Bilinaçaltı zihinde zaman kavramı mevcut değil. (J) Zaman yapay bir şey... (L) Örneğin: bir insanın bilinçli zihninde zenginliğe inanç gösteriyor olabilir ve bundan bahsedip zihinsel onaylamalar ve kendisi için her türlü pozitif şey yapabilir ama bir sebepten dolayı kişi bireysel olarak sürekli yoksulluk sınırında yaşıyor çünkü kendisini sürekli yoksulluk seviyesinde tutmasına neden olan birşeyler devam ediyor. Ve şahsın bilinçaltı zihnini eşelemeye başladığında, yoksulluğa dönük bir inancı olduğunu veya yoksul olmaya ihtiyaç duyduğunu veya yoksul olmayı hak ettiğini hissettiği bir geçmiş yaşam bağlantısı çıkıyor ve dolayısıyla içsel işletim sistemi bilinçli inanç ve düşünceleri etkisiz kılıyor. Burada bahsettiğim şey bu.
C: Evet, ama bundan anladığın şey nedir?
S: (L) Yani zamandan kurtulmak istediğini söyleyebilir ve bunu kavramsal olarak anlayabilirsin, ama içteki birşey seni ona bağlı tutuyor. O içsel bağlantıdan nasıl kurtulursun?
C: İçteki birşey seni ona bağlı mı tutuyor?
S: (J) Günlük ritimler gibi, fiziksel birşey.
C: Asıl noktayı kaçırdığınızı hissediyoruz.
S: (L) Belki kaçırıyorumdur.
C: Bunu hepinize söylüyoruz. Artık bireysel olarak, kendinizi üçüncü yoğunluğun sınırlandırmalarından mümkün olduğu kadar kendi adımlarınızla çıkarma çabası göstermenizin vaktidir; kendinizi buna zorlamayın, yalnızca kendi adımlarınızla çaba gösterin. Öğrendiğiniz derslerle artık dördüncü yoğunluğa hazırlanmaya başlamak için fazlasıyla hazırsınız. Üçüncü yoğunluk, artık ihtiyaç duymadığınız seviyede bir fiziksellik, sınırlama ve bu paralelde şeyler içeriyor. Bu nedenle, zaman zaman üçüncü yoğunluğa bağlanmanın daha rahat olmanızı sağladığını anlıyor birlikte, zaman, işte yine o kelime, artık ilerleme ve dördüncü yoğunluk için hazırlanma zamanıdır ve artık zaman gibi ve zaman ilüzyonundan nasıl kurtulacağınız gibi şeylerle ilgilenmemeniz iyi olur. Çünkü bu gerçekten önemli değil. Bu tıpkı matematik öğrenen bir üçüncü sınıf öğrencisinin durup geri dönerek ABC hakkında ve ABC'nin neden CBA veya BAC değil de ABC olduğu hakkında düşünmeye başlaması gibi birşey. Bunun gerçekten bir anlamı yok. Neyse o.
S: (L) Ben de bunu öğrenmek istiyorum, zaman nedir?
C: Bunu neden öğrenmen gerekiyor?
S: (L) Çünkü merak ediyorum. Zaman nedir?
C: Zamanın bulunduğunuz veya "bir zamanlar" bulunduğunuz seviyede öğrenme maksadıyla yaratılan yapay bir ilüzyon olduğunu, mevcut olmadığını ve bu seviyeyi geride bıraktığınızda artık buna ihtiyacınız olmadığını daha önce de söylemiştik.
S: (T) Belki derslerden biri de zaman hakkında düşünmemeyi öğrenmektir. Zamanın gerçek olmadığını bir kez öğrendiğinde... (SV) Bunu bir de patronuna söyle!
C: Eğer gerçek değilse, ne olduğunu merak etmenin bir faydası var mı? "

---------------------------------------------------

"C: Özellikle zihin bu faydanın olduğunu söylediğinde. Hatırlayın, gerçekliği ve fizikselliği değiştirmek için gerekli gücün çoğu zihnin inanç merkezinde bulunur. Bu, fizikselliğin artık bir hapishane değil, istediğiniz gibi değiştirebildiğiniz için eviniz gibi olduğu 4'üncü yoğunluk gerçekliğine ulaştığınızda daha yakından anlayacağınız birşeydir. Mevcut durumunuzda, gerçekliğin sonlu olduğuna dair bir inançsal yanlış yorumlamanız var ve sonlu fiziksel varoluşla ilgili çektiğiniz sıkıntı da bundan temelleniyor. Bu kavramı hala tam olarak kavrayamamış olman bizi şaşırttı."

---------------------------------------------------------------------Doğru tutum, kişinin gerçekleştirdiği faaliyetlere yönelik tam bir inanç ve farkındalığının olması dürüstlüğünü ve kavrayışını gerektirir. Diğer bir deyişle, bir kişi, istenen bir sonucu meydana getirdiğini iddia ettiği bir eylemi gerçekleştirirken, eğer gerçekten eylemlerinin istenen sonucu meydana getireceğine inancı yoksa, inanç eksikliği nedeniyle çaba başarısız olacaktır. Ama kişi tam inanca ve çok-yoğunluklu (ç.n.: çok-boyutlu) anlayışa sahip olduğunda, kişinin faaliyeti gerçekten doğru ve faydalıdır ve bu faaliyetleri gerçekleştirmenin doğru yolu budur."
----------------------------------------------------------------------------------------
C: Mike Lindemann kanallama yapmıyor, öyle değil mi? Ne tür bir sıkı test öneriyor?
S: (L) Bunu söylemedi. Sanırım kısavadeli kehanetler ve o tür küçük testler istiyorlar.
"C: Aynen öyle, peki bu sana ne anlatıyor?
S: (L) Kanıt istiyor.
C: Tekrar tekrar ifade ettiğimiz gibi üçüncü yoğunluk "kanıtı" anlamsız. Şimdi dikkatle dinle: Eğer bu tür bir kanıt mümkün olsaydı, özgür irade, yani öğrenme, Birinci Seviye Karmik Direktif ne anlama gelirdi?
S: (L) Sanırım kanıt meselesinde olayın ruhundan ziyade kanıta yönelik bir inanç var. Güven maddi birşeye yönlendiriliyor. Özgür iraden kayboluyor. Biri sana birşeyi KANITLAYARAK özgür iradeni sınırlandırıyor.
C: İnanıp inanmamak herkesin kendi seçimi!
S: (P) [Anlaşılmayan bir söz]
C: Önceki yanıtı tam olarak anlamadın Pat. Kanıtı teşkil eden şey nedir?
S: (L) Doğru çıkan kehanetler ve birkaç şeyle ilgili doğrulanan bilgiler.
C: Bunların bile pek çoğu tesadüfle açıklanabilir. Tahminlerde bulunduk, bulunmaya da devam edeceğiz ama hatırla, "zaman" mevcut değil. Bu bir 3'üncü yoğunluk ilüzyonu. Biz bu ilüzyonda oynamayız, oynayamayız ve oynamayağız. Sizinle kurduğumuz iletişimin temel nedeni, kendinize öğrenmeyi öğreterek öğrenmenize, böylece ruhsal enerjinizi güçlendirmenize ve ilerlemenize yardımcı olmak."
---------------------------------------------------
"S: (L) Ark bir şey daha soruyor... sorunu inançmış, bana söylediği şekliyle.

C: İnanç da bilgiden gelir, ve daha önce söylediğimiz gibi... Yanlış bilgi, bilgisizlikten daha kötüdür!!!!!

S: (L) Yani öğrendiğimiz veya incelediğimiz herhangi birşeyde doğruluğu TAM olarak belirlemek için onu alıp her parçasını incelememiz, her yönüyle, hatta diğer şeylerle ilişkisini kavramamız gerekiyor, öyle mi? C. S. Lewis'in dediği gibi bilgi bir ip gibidir... eğer onu bir kutuyu bağlamak için kullanıyorsan kusursuz olup olmadığı o kadar önemli değildir, ama eğer bir halat olarak onunla bir uçurumdan iniyorsan, ağırlığını kaldıracak kadar sağlam olduğundan mutlaka emin olman gerekir. "
--------------------------------------------------
"C: Ama gerçekleşme beklenti yaratıyor.
S: (L) Ama böyle bir bıçak sırtında ilerleme nasıl mümkün olabilir? Yani zihnini sürekli kontrol altında tutup beklenti içinde olmayacaksın ama çabalarının gerçekleşmesini deneyimleyeceksin ve ümit etmeyi sürdüreceksin... (J) Zorlu olduğunu söylemişlerdi...
C: Önyargılı olmayan saf bir inança dengelenmiş zihinsel ret egzersizleri.
S: (L) Yani andakini kabul etmek, olduğu gibi kabul etmek, evrene inanmak ve herşeyin olması gerektiği gibi olacağına güvenmek ve nasıl olacakları konusunda herhangi bir beklenti içinde olmamak mı?
C: Evet. "
--------------------------------------------------------
"S: (L) Sanırım hepimizin dokunulmaz olduğunu ve saldırıya maruz olmadığını düşündüğümüz bir alanımız veya alanlarımız var. Veya bununla ilgili olan şeyleri 3'üncü yoğunluk mantığıyla açıklayabileceğimizi sanıyoruz. Ta ki saldırının insanın bizzat kendinden, karısından, kocasından, çocuklarından, ebeveynlerinden, arkadaşlarından, İSTİSNASIZ HERKESTEN gelebileceğini anlayana kadar.
C: Buradaki engel, bu kavrama olan inanç eksikliği. Hatırla, kişiye din, kültür ve/veya bilim ideolojisi aşılandığında, herşeyi sadece ölçülebilir fiziksel gerçeklik bakış açısıyla görmeye eğilimli hale gelir "

-----------------------------------------------------------

"C: Önceki konuda senin için ve ihtiyaç duyan herkes için birşeyi daha vurgulamak istiyoruz Arkadiusz: sizinle iletişim kurmamızın amacı varlığımızı "kanıtlamak" değil. Eğer kişinin yeni alemleri öğrenmeye ve bir "gün" genel farkındalık profili haline gelecek şeyleri keşfetmeye inancı ve isteği varsa, o zaman "kanıt" gerekli değildir. Diğer taraftan eğer kişi bunun zıddı bir psişik yönelimdeyse, o zaman hiçbir miktarda kanıt yeterli değildir. "

-------------------------------------------------------------

"C: Tıpkı vücudun detokslanmasının bereketli bir sağlık getirebilmesi gibi, aklın ve çevrenin detokslanması da herkes için bereketli bir hayat ve mutluluk getirebilir. Ama tıpkı "düşüşte" olduğu gibi, bunun bir grup kararı olması ve objektif kavrayışın önüne geçen farklılıkların ve patolojik blokların kaldırılması gerekiyor.
S: (L) Diğer bir deyişle, eğer normal insanlar bir araya gelip bu çeşitli patolojik inanç sistemlerini ve dinleri, "senin gerçeğin" "benim gerçeğim" gibi şeyleri aşmazlarsa, gezegenimiz ve türümüz için bir ümit kalmayacak, öyle mi?
C: Evet. Tüm bunlar, dünyayı bir cehenneme çevirip yönetimine geçmek isteyen üst boyutlardan efendilerinin etkisi altındaki patolojik tipler tarafından yaratıldı ve yayıldı. Rüyalarında göremeyecekleri kadar başarılı oldular. İhtiyaç duyulan şey, pek çok insanın yüksek merkezleriyle doğrudan bağlantılar kurmaya başlaması. Bu şimdiye kadar "çalışma" ile yapıldı ama bu süreci hızlandırmak ve ihtiyaç duyulan yardımı sağlamak için başka yöntemler var."
---------------------------------------------------------------------

"(L) Bana öyle geliyor ki, transkriptlerin pek çoğu bakımından, muhtemelen en iyi bilgi herhangi birşeyle ilgili hiçbir inancımız veya varsayımımız olmadığı zaman geldi. Sırf meraktan sorduğumuz şeyler.
C: Evet "
----------------------------------------------------------

Bu kadar inanç ile ilgili bilgi yoğunluğundan bir şeyler çıkarılabilir sanırım,
Acizane benim çıkarttığım sonuç ,inancı bu yoğunlukta olan bir birey olarak isteklerimize alet edemiyeceğimiz ve aklımızın pek eremediği ancak varabilirsek görebileceğimiz dördüncü yoğunluk nisbeten zamansızlık özelliğindeki bir algılama ile çözebileceğiz,

Zira zamana bağlı olmayan bir oluşumu burada pek irdeleyemiyoruz sadece gelebileceğimiz en somut sonuç takıntı dışında açık uçlu diye tarif edebileceğimiz bir bakışla olanları değerlendirebilmek kabiliyetine ulaşabilmeliyiz.

Yani bir şeyi istiyorsak arzulu düşünce denen sonuca kilitlenmiş neticenin illa olmasını bekleyen bir bakışla değil çok olasılıklı ve olanı kabul eden bir algılama bandına girip sonuçları değerlendirmeliyiz.

Tabiiki bu da bilgiyle gelişen ve söylediğim gibi sabitleşmiş değil, kayan inançları devreye alan bir zihinle mümkün olur.



Edited by - Tgur on 17/12/2017 06:31:54
Go to Top of Page

Astre


305 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/12/2017 :  20:39:39  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
İnanç her şey için gerekli, gerekli inanç ile dağlar önünüzde eğilecektir.
Go to Top of Page

ogeday


155 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/12/2017 :  13:18:25  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
'Depresyonlar cogunlukla ego kaynaklidir' cumlesi celselerden oneriler bolumune eklenmeli
Go to Top of Page

bona fide


332 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/12/2017 :  17:48:53  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Herkese merhaba, bozadiye ve bu çalışmaları yapanlara teşekkürler.
Tgurun iki üstteki paylaşımında geçen şu cümle;

"İhtiyaç duyulan şey, pek çok insanın yüksek merkezleriyle doğrudan bağlantılar kurmaya başlaması. Bu şimdiye kadar "çalışma" ile yapıldı ama bu süreci hızlandırmak ve ihtiyaç duyulan yardımı sağlamak için başka yöntemler var."

yüksek benliğimizden ve yine görevli gezgin gönüllü ruhlardan dua meditasyon kanal yoluyla yaratılanların insanların kendimizin iyilik ve merhametle dolması vicdanlı olması ve yaratılanları-insan hayvan bitki evren- koşulsuz sevmesi için yardım istemeliyiz sürekli olarak bunu yapmalıyız.
yine kimsenin bilmediği yalnızca benim anladığım muhteşem tesbitimle ki yanlışta olabilir sizleri şoke etttim.madem herkes anlıyor ne diye izah ettin diyecek olursanız efendim okuyup geçmek gibi lakayt yanımızda var alıntı cümleyi vurgulayım ki en azından deneyen olur. sanki kimse dua meditasyon yapmıyor...iyice batıyorum. çok dua etmeliyiz berbat dönemler yaşıyoruz. herkese sağlık afiyet huzur ve sevgi dolu yaşam dilerim.
Go to Top of Page

bozadi


8919 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/12/2017 :  19:35:00  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen ogeday

'Depresyonlar cogunlukla ego kaynaklidir' cumlesi celselerden oneriler bolumune eklenmeli
Belirttiğin başlığın "kilitli" olduğunu unutmuşum. Sevgili rahmetli Tiversonus kilitlemiş ama kendisinin artık o başlığa yeni mesajlar ekleme imkanı bulunmadığından, isteyen herkesin celselerden tavsiye olarak alıntılamak istediklerini eklemesi için o başlığın kilidini açtım.

Bu arada bu şekilde Tiversonus'un konusunun geçmesinin tarih açısından bir ilginçliği var çünkü kendisini 13 Aralık 2010 tarihinde, yani bundan tam 7 yıl, 3 gün önce kaybetmişiz. Sanki bizi bir dürttü, "Beni unuttunuz mu?!" diye :) Yo, Tiversonus, unutmadık kesinlikle ama daldığımız oluyor, kusurumuza bakma lütfen! :)
Go to Top of Page
Sayfa: Toplam Sayfa 2 Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  
Sonraki Sayfa
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,97 saniyede oluşturuldu.