Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Polis Devletine "HAYIR"! / Siyasi Gündem
 "Çocuklar ölmesin" diyen Ayşe öğretmen iki aylık kızıyla hapse girecek (23.12.2017)
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar  Mesaj Sonraki Konu  

bozadi


8507 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 23/12/2017 :  23:16:27  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
23 Aralık 2017

‘Çocuklar ölmesin’ diyen Ayşe öğretmen
10 gün içinde iki aylık kızıyla hapse girecek

İki yıl önce Beyaz Show’a telefonla bağlanıp “Çocuklar ölmesin” dediği için hapis cezası alan öğretmen Ayşe Çelik (‘Ayşe öğretmen’) 10 gün içinde iki aylık kızı Deran’la cezaevine girecek.


Programın ardından Çelik hakkında ‘terör örgütü propagandası yapma’ iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma sonucunda Çelik’e verilen bir yıl üç ay hapis cezası 2 Ekim’de onanmıştı.

21 Ekim’de doğum yapan ‘Ayşe öğretmen’e aldığı ceza tebligat yoluyla bildirildi. Çelik’in 10 gün içinde iki aylık kızı Deran’la birlikte cezaevine girmesi gerekiyor.

İtiraz geldi

Evrensel’den Sinem Uğurlu’ya konuşan Çelik’in avukatı Mahsuni Kahraman, tebligatın ellerine ulaştığını, 10 gün başvuru süresi olduğunu, bu hafta içerisinde itiraz edeceklerini söyledi.

Kahraman, bebek altı aylık olana kadar infazın ertelenebildiğine değinerek “Böyle bir başvurumuz olacak. Bebeğin altı ayını olduracağı nisan ayına kadar infazın ertelenmesini bekliyoruz” dedi.

Ne olmuştu?



Kanal D’de Beyazıt Öztürk’ün canlı yayınlanan programına telefonla katılarak Diyarbakır’dan aradığını ve Ayşe Çelik adında bir öğretmen olduğunu belirten konuk şunları söylemişti: “Ülkenin doğusunda yaşananların farkında mısınız? Burada yaşananlar medyada çok farklı aktarılıyor. Sessiz kalmayın. İnsan olarak biraz daha hassasiyetle yaklaşın. Görün, duyun ve artık bize el verin. Yazık! İnsanlar ölmesin, çocuklar ölmesin, anneler ağlamasın.”

Öğretmenin sözlerinin ardından, hassasiyeti için kendisine teşekkür eden Öztürk, “Elimizden geldiğince biz de duyurmaya gayret ediyoruz, emin olun. Ama bu söyledikleriniz bir kez daha bize ders oldu. Daha fazlasını yapmaya gayret edeceğiz. Oradaki insanlara selam olsun” demişti.

Daha sonra bir açıklama yapan Öztürk, Ayşe öğretmenin sözleri nedeniyle özür dilemişti: “Ben çok içinden geldim bu milletin. Terör örgütünün orada neler yaptığını her gün izliyoruz. Güvenlik güçlerinin nasıl zor şartlar altında çalıştığını hepimiz biliyoruz. Üzüldüm biz hep millete, vatana bağlılıkla büyüdük. Şansızlık oldu mu diyeyim, ne diyeyim bilmiyorum ama istemeden birini kırdıysak özür dilerim. Ama lütfen kimse beni politikaya malzeme etmesin. Ben bu zamana kadar politikadan uzak durmaya çalıştım, şimdi ise tam ortasındayım. İşimi çok seviyorum ve işime de devam edeceğim Kanal D’de. İstemeden bir şey yaptıysam özür diliyorum.”

Daha sonra hem Çelik, hem de programın sunucusu Beyaz ve program sorumlusu hakkında ‘terör örgütü propagandası yapmak’ gerekçesiyle soruşturma başlatılmıştı.

Programın sunucusu Beyazıt Öztürk, savcılık ifadesinde “Söylediklerini duymadım, aklımdan şehitler geçti” demişti.

Ayşe Çelik’le beraber Çelik’e destek olmak için kendilerini ihbar eden 38 kişinin yargılandığı davanın üçüncü duruşması Bakırköy 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Çelik duruşmaya katılmazken savcı, ‘Ayşe öğretmen’ için ‘örgüt propagandası yapmak’ iddiasıyla 7,5 yıla kadar ceza talebinde bulundu. Savcı, diğer 38 kişi içinse beraat talep etti.

Kaynak: Diken

bozadi


8507 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 23/12/2017 :  23:27:18  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Ayşe Çelik'e yapılan zulümdür. PKK'yla mücadele adı altında, aralarında bebeklerin ve yaşlıların da bulunduğu çok sayıda sivilin vahşice katledilmesine "ses çıkardı" diye bu kadının terör destekçiliği suçuyla hapse atılması apaçık bir zulümdür ve karanlık güçlerin bir icraatidir. Devletimiz o şeytani karanlıkların tesirinden kurtulmalıdır. Devletimizin maalesef içine düşürüldüğü şeytani Suriye politikası döneminde başbakan rolünde olan Fethullah bağlantılı Ahmet Davutoğlu denen şeytan kuklasının güneydoğuda güya teröre karşı yapılıyor gibi gösterilen, halbuki kendisi bizzat açıkça terör faaliyeti olan sivil cinayetlerde ve işkencelerde de "büyük" bir rolü vardı. Müslüman maskeli Amerikan köpeklerinin devletimiz üzerindeki şeytani tesirinin giderek azaldığını umuyorum.

Bu tür sivil katliam ve işkence süreçleri, yine bir ABD-İsrail-NATO teşkilatı olan JİTEM zamanlarında yapıldığı gibi, PKK'yı bitirmeyi boşverin, bizzat PKK'ya katılımı artırmak için yapılan, hayal edebileceğiniz en şerefsizce, en şeytani eylemlerdir.
Go to Top of Page

bozadi


8507 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 23/12/2017 :  23:55:35  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Aşağılık yalancının, o kanaldan hiç beklemediği ve hazırlanmadığı bir soru üzerine zırvalamaları...




Tam da ABD'nin, İsrail'in, NATO'nun IŞİD'i yaratma amacı doğrultusunda, İslam dünyasında Sünni-Şii nifakını derinleştirmeye çalışan bir şeytan ajanının IŞİD güzellemesi. Devletimiz maalesef, şeytanın komşumuzda çıkardığı yangına işte bu zihniyetin tesiriyle su yerine benzin döktü:



Go to Top of Page

bozadi


8507 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/12/2017 :  00:11:34  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
21 Aralık 2017

İnfaz listesi verdi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın eski metin yazarı ve AKP Ankara Milletvekili
Aydın Ünal'ın reddettiği açıklamaları kripto FETÖ'cü Cem Küçük yaptı



Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın eski metin yazarı ve AKP Ankara Milletvekili Aydın Ünal, ABD’de Reza Zarrab davası üzerinden FET֒cüleri uyarmıştı. Ünal, "Hem yargı tiyatrosuna ateş taşıyan, hem de yeniden küfür-kafir linç kampanyaları başlatan ‘özgür’ ve ‘akıllı’ Fetullahçılar da şunu bilsinler: Fetullah geride kalan ‘akılsızları’ zerre kadar umursamıyor; hepsinin üzerini çizdi. En yakın dava arkadaşı Adil Öksüz’ü bile tanımazdan geldi. Er ya da geç sizin de üzerinizi çizecek. Hatta bu üzerini çizme meselesi örgüt içi infazlara kadar da uzanacak” ifadelerini kullanırken “Bazı Fetullahçıların yaşaması ne Fetullah Gülen’in, ne de ABD istihbaratının işine gelir. Yargı tiyatrosu üzerinden operasyon çekeceğinize, yaklaşmakta olan yargısız örgüt infazlarına hazırlansanız iyi edersiniz” demişti.

Ünal, FETÖ'cü yayın organlarının sözlerini "devletin FETÖ'cüleri infaz edeceği" şeklinde aktardığını ve Reza Zarrab davasını başlatan savcı Preth Bharara'nın da Twitter hesabından “Bayanlar baylar, Erdoğan’ın Milletvekili sürgündeki gazeteciler için yargısız infaz istedi” yazdığını görünce Yeni Şafak'ta ikinci bir yazı kaleme aldı. Ünal “Son günlerde Fetullahçılar arasında çok okunan bir yazarım. Bunu, verdikleri tepkilerden anlıyorum” dedikten sonra “Yazılarımı okuyup, önce çarpıtıyor, sonra çarpıtılmış şekilde İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça ya da başka dillerde dünyaya ve kendi tabanlarına servis ediyorlar. Örneğin son yazımda FET֒de ‘örgüt içi infazların’ kaçınılmaz olduğunu yazmıştım. Bunu, ‘yargısız infaz’ olarak çarpıttılar, İngilizceye çevirdiler ve bu yalanı servis ettiler” ifadelerini kullandı. Ünal, "Şu aşamadan itibaren FET֒nün hiçbir elemanı güven içinde değil. Hiç boşuna çarpıtmayın bu ifademi: Haşa, ‘yargısız infazdan’ bahsetmiyorum; tehdit, örgüt elebaşından ve onun tasmasını tutan istihbarat örgütü/örgütlerinden gelecektir" dedi. Ünal, FETÖ'cülerin kendi infazlarını Türkiye'nin üzerine atmak için kendi yazısını çarpıttığını iddia etti.

KRİPTO FETÖCÜ'DEN İNFAZ ÇAĞRISI

Ancak Ünal'ın reddettiği açıklamaları kripto FETÖ'cü Cem Küçük yaptı. Küçük, "sineyi çekmeye solcuların bir kısmında ve ezik Müslümanlar'da gördüm" dedikten sonra "3-5'ini imha et bakalım ne oluyor, 3-5'inin kafasına sık nasıl korkuyorlar" ifadelerini kullandı. Ekrem Dumanlı, Emrullah Uslu, Abdullah Bozkurt, İhsan Yılmaz gibi isimleri sıralayan Küçük devletin bu isimleri infaz etmesini istedi. Bir dönem Gülen'e kefil olan CIA'cı Graham Fuller'in kitaplarını Türkçe'ye kazandıran Cem Küçük'ün sözleri FETÖ'cüler tarafından yurtdışında Türkiye'ye karşı propaganda olarak kullanıldı.

İşte o sözler:



“Adreslerine kadar biliniyor bunlar. Biz de yardım ederiz. Veririz. Kaç tane bunların köpeği varsa. Şimdi diyecekler ki, sana acımıyor adam. Adam senin büyükelçini öldürüyor, vatandaşına havadan kurşun sıkıyor. Buna artık anladığı dilden cevap vermen lazım. Sineye çekeyim ne ya. Ben, bizim tarihimizde sineye çekme diye bir şeyi, bu bizim solcuların bir kısmında ve ezik Müslümanlarda gördüm. Ya sen karşılık, mukavemet versene şuna ya... Üç beşini imha et ne oluyor bakalım. Üç beşinin kafasına sık nasıl korkuyorlar. Öldür şimdi o Ekrem Dumanlı’yı, Emre Uslu’yu… Abdullah Bozkurt, Stockholm’de yaşıyor, ev adresi biliniyor. Var herkesin elinde, devletin elinde var. Öbürleri biliniyor. Amerika’dakiler biliniyor. Emre Uslu’nun nerede oturduğu biliniyor. O İhsan Deniz denilen köpeğin Avustralya’yla Yeni Zelanda arasında nasıl gidip geldiği biliniyor. Kardeşim, üç beşini hallet bak ne oluyor. Ne zaman aklımız başımıza gelecek bizim? Üç kişiyi öldürdükten sonra mı? Üç kişiye suikast yaptıktan sonra mı aklımız başımıza gelecek bizim? Dışarıda MİT’in yetkisi var...”

Kaynak: OdaTV

Go to Top of Page

bozadi


8507 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/12/2017 :  00:16:00  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Teröre karşı mücadele ediyormuş gibi görünüp kesintisiz bir şekilde terörist provokasyonlarda bulunan, kuduz bir köpek gibi ağzından sürekli köpüklü salyalar saçan bir başka Fethullah (CIA-MOSSAD-NATO/Gladyo/Şeytan) piyonu.
Go to Top of Page

bozadi


8507 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 04/01/2018 :  13:11:49  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
04 Ocak 2018

Fatih Altaylı: Süleyman Soylu böyle bir laf edemez

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun "Okul çevresinde uyuşturucu satıcısı gördüğü zaman o uyuşturucu satıcısının ayağını kırmayan polis görevini yapmamıştır" ifadesine tepki gösterdi.


Fatih Altaylı, "Kanunun ve nizamın bekçisi olan devletin bir bakanı, hele hele bu konuda en önemli göreve sahip bir bakan, 'çok haklı da olsa' böyle bir laf edemez" dedi.



Fatih Altaylı'nın "Ev sahibinin hiç mi suçu yok" başlığıyla yayımlanan (4 Ocak 2017) yazısının ilgili bölümü şöyle:

Bakan böyle bir söz etmemiştir
Dün ajanslardan şöyle bir haber geldi:

“İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ‘Okul çevresinde uyuşturucu satıcısı gördüğü zaman o uyuşturucu satıcısının ayağını kırmayan polis görevini yapmamıştır’ dedi.”

Cümle kulağa hoş geliyor değil mi?

Açık söyleyeyim, benim kulağıma hoş geldi.

Ayağını kırmak ne, kafasını gözünü de kırmak lazım.

Hatta beterini bile hak eder, gözümüz gibi baktığımız evlatlarımızı zehirleyen bir şerefsiz.

Ben fazlasını da söyleyebilirim belki.

Ama kanunun ve nizamın bekçisi olan devletin bir bakanı, hele hele bu konuda en önemli göreve sahip bir bakan, “çok haklı da olsa” böyle bir laf edemez.

Etmemelidir de!

Çünkü böyle bir yasal hakkı yok polisin.

Ve hiçbirimiz, kamu görevlisi de olsak yasalardan üstün değiliz.

Tam aksine kamu görevlileri, kendilerini yasalardan üstün sayanlara yasaları hatırlatmak ve uygulamakla mükellef.

Bu yüzden ben, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun böyle bir laf ettiğine inanamam.

Dememiştir.

Kaynak: Medya Faresi

Go to Top of Page

bozadi


8507 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 04/01/2018 :  13:22:52  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
DP'deyken Erdoğan AKP'sine adeta küfreden Süleyman Soylu, AKP'ye katıldıktan sonra 180 derecelik bir dönüş yaparak AKP'yi eleştirenlere karşı küfretmeye başladı. Bunun bir "Sonradan Müslüman olana 5 vakit namaz yetmez" vakası olabileceğini düşünüyor insan ama yeterince izlenecek olursa, durumun bundan çok daha farklı bir vaka olduğu ortaya çıkıyor. Bu adamın tıpkı Cem Küçük gibi bir kripto-Fethullah piyonu olduğu, bir yandan en tutkulu AKP taraftarı gibi görünüp aslında AKP'yi marjinalliğe sürükleyerek altını oymaya çalıştığı anlaşılıyor.
Go to Top of Page

bozadi


8507 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 04/01/2018 :  13:23:25  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
26 Aralık 2017

CHP'li Özel'den Süleyman Soylu hakkında 'FETÖ üyeliği' iddiasıyla suç duyurusu

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında 'Örgüt adına suç işlemek ve örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek' iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.


Özel, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmek üzere Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği 11 sayfalık dilekçesinde, Bakan Soylu'nun pasaportu ile 2008'den bu yana yurt dışı giriş çıkış kayıtlarının incelenmesini istedi.



Özel, "FETÖ son derece sinsi ve planlı hareket eden, özellikle ‘kripto' ve ‘mahrem imam' tabir edilen üyeleri ile hemen her kuruma ve kuruluşa sızmaya gayret eden, bu uğurda kimlik ve kişilik değişimlerini mübah gören, takiyyeyi amaca giden yolda bir hayat felsefesi haline getirmiş bir örgüttür" dedi.

Sözcü'den Veli Toprak'ın haberine göre, Meclis'teki bütçe görüşmeleri ve gensoruda Bakan Soylu'ya yönelttiği sorulara cevap alınamadığı vurgulayan Özel, suç duyurusu yapma gerekçesini de şöyle açıklandı:

"Halen İçişleri Bakanı olarak görev yapan Süleyman Soylu'nun geçmişteki bir takım eylemleri ve ilişkileri göz önüne alındığında örgütle iltisaklı olabileceği, bilerek veya bilmeyerek örgütün planları dahilinde bir takım iş ve işlemleri gerçekleştirmiş olabileceği hususlarında tarafımızca ve kamuoyunda ciddi şüphelerin oluşması üzerine Cumhuriyetimizin bekası ve milletimin huzur ve refahı için girişimde bulunma zorunluluğu hasıl olmuştur."

'ÇİLLER'İN SOYLU'YU DESTEKLEMESİ FETÖ'YE DESTEK OLARAK YORUMLANABİLİR'

Suç duyurusunda, Meclis 15 Temmuz Araştırma Raporu'nda yer alan 'Gülen cemaati DYP içinde önemli mevziler ve mevkiler elde etmiştir' tespitine de atıf yapılarak, "Gülen cemaatinin partide önemli mevziler kazanmasına neden olan Tansu Çiller'in, kongrede Süleyman Soylu'yu desteklemiş olması da FETÖ'ye örtülü destek olarak yorumlanabilir.

Soylu'nun genel başkan seçildiği partide GİK'e aldığı Vedat Demir isimli kişinin 15 Temmuz gecesi ByLock yazışmalarında, "Hocam bu darbe başarılı oldu, olmazsa eğer hepimiz perişan olduk" mesajı paylaştığı için tutuklandığı da hatırlatıldı. Soylu'nun Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın Abant Platformu'na katılarak ‘burada örgütün sivil yapılanması ilişkisini geliştirdiğine' vurgu yapıldı.

'DAİLYMOTİON HESABINI KAPATTI'

Soylu'nun geçmişte FETÖ ele başı ve örgüt üyelerine dönük övgü dolu açıklamaları kişisel hesabından paylaştığı da hatırlatılarak, "Önce bunları FETÖ'nün dolaşıma soktuğunu iddia etmiş, ardından görüntü ve konuşmaların kendi dailymotion hesabında yer aldığının belirtilmesi üzerine hesabını kapatmıştır" denildi.

CHP'li Özel, Soylu'nun AK Parti'ye katılmadan önce ABD'ye giderek Fethullah Gülen'le görüştüğü iddiasını Meclis'te iki defa gündeme getirdiğini, ancak bakanın bu iddialara cevap veremediğini de hatırlatarak, bir gün sonra ise bakanın pasaport resmi ile giriş-çıkış bilgilerinin trol hesap ve bir internet sitesinde kullanıldığına dikkat çekti.

Özel, "Şüphelinin halen İçişleri Bakanı olması sebebiyle bazı delilleri karartabileceği, gerçek dışı deliller yaratabileceği, belgeleri tahrif dahi edebileceği de göz önüne alınmalıdır" diyerek, Soylu'nun DP Genel Başkanlığı görevine geldiği Ocak 2008'den bu yana son 10 yıl içindeki yurt dışı giriş çıkış kayıtlarının incelenmesini de istedi.

Kaynak: Sputnik

Go to Top of Page

bozadi


8507 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 05/05/2018 :  12:34:54  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
04 Mayıs 2018

Ayşe Öğretmen tahliye edildi

'Çocuklar ölmesin' dediği için hapis cezasına çarptırılarak cezaevine konulan Ayşe Öğretmen'in tahliye haberini avukatı Mahsuni Karaman Twitter hesabından duyurdu.


"Çocuklar ölmesin" dediği için "terör örgütü propagandası yapmak" gerekçesiyle 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan ve 6 aylık bebeğiyle Diyarbakır E Tipi Cezaevi'ne konulan öğretmen Ayşe Çelik tahliye edildi.

Tahliye haberini Ayşe Öğretmen'in avukatı Mahsuni Karaman Twitter hesabından duyurdu. Karaman "Bir güzel haber de ben vereyim. Ayşe Öğretmen tahliye oldu" dedi. Karaman, Diyarbakır İnfaz Hakimliği’ne başvuruda bulunarak müvekkilinin cezasının “denetimli serbestlik” tedbiri ile infaz edilmesini talep etmişti. Hakimlik, talebi değerlendirerek Çelik’in tahliye edilmesine karar verdi.

Evrensel'e konuşan Çelik'in avukatı Karaman, "3-4 gündür Ayşe Çelik'in dosyası incelemedeydi. Bugün mesai sonrası bir kararın çıkmış olduğunu öğrendik. Ayşe Çelik için çıkarılan tahliye kararı Pazartesi günü elimize ulaşmış olur. Kendisi tahliye oldu, şu an evinde bulunuyor" dedi.



Ayşe Öğretmen'in cezasının denetimli serbestlik tedbiri ile infaz edilmesi için Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuru tedbir koşulları oluşmadığı gerekçesi ile reddedilmişti.

Kaynak: Artı Gerçek

Go to Top of Page
   Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,52 saniyede oluşturuldu.