Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Alıntılar
 Kandıda ve kanser ilişkisi ilginc
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar  Mesaj Sonraki Konu  

fidelista


216 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 23/04/2018 :  00:37:06  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
"Tullio Simoncini adlı çok parlak ve cesur bir İtalyan doktor, kanserin ne olduğunu anlayıp nasıl mücadele edileceğini anlayınca, inanılmaz bir baskıyla karşılaşmasına rağmen baskılara boyun eğmedi. Simoncini’nin “suçu”, kanserin, az miktarda sağlıklı insanlarda da bulunan, “Candida” denilen, maya benzeri bir organizma olan bir mantardan türediğini keşfetmekti."

"Tulio Simoncini kanserin, bir candida mantar enfeksiyonu olduğunu ve konvansiyonel tıbbın kanseri, hücresel bir bozukluk olarak açıklamasının yanlış olduğunu söylüyor."

David İcke'in dilimize çevrilen kitabı İnsanoglu Ayağa Kalk kitabından.Kitabı tavsiye ederim, K.celseleriyle örtüşen çok konu var.

Scyth


1067 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 23/04/2018 :  11:13:43  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Yöntemleri tartışmaya açık bir doktor. Yakın zamanda bir kişinin ölümüne sebep olduğu için tutuklandı.

Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.
Go to Top of Page

Dionysos


61 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 23/04/2018 :  15:40:45  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Candida insan organizmasının ve bağırsaktaki floranın aslında doğal bir üyesi ancak özellikle antibiyotik kullanımları ya da bağırsak florasının herhangi nedenden bozulması sonrasında birden çoğalarak öncelikle bağırsak duvarını parçaladığı sonrada bir çok hastalığa yol açtığı öne sürülüyor.

Kanserle şeker ve karbonidrat ağırlıklı beslenme arasında da paralellikler kuruluyor ve kanseri ve kanserli hücreyi de besleyenin ve candidayı da besleyenin aynı şey yani şeker olacağı söyleniyor. Kanserli hücreler şekerle besleniyor..

Sirke ve şarap hatta süt bile fermente olurken içindeki mayalar şekeri yer ve tüketir ve ta ki şeker bitene kadar. Mayalamayı hızlandırmak için hamur yaparken bile şeker kullanılır...

K lar yanılmıyorsam kanseri öfkeye ve atılamayan öfke, kin ve benzeri aşılmayan içte tutulan çatışmalara çözümlemişti

Şeker (karbonhidrat ve nişastalar dahil) bütün hastalıkların nedeni diyen var.
Bütün hastalıkların bağırsakta başladığını Hipokrat ında benzer sözünü vurgulayarak söyleyenler çoğalıyor

Yine celseler de geçmişti.Hulda Clark Bütün Hastalıklatın Kökeni gibi bir kitap ve zapper aleti. Bu eser BH ilhamlı olarak sözedilmişti ve bütün hastalıklar bağırsak parazitesine indirgeniyordu bunda da..

Antibiyotikli tavuklardan, aşı protokolüne ve gıda katkılarından karbonhidrat ve şeker tüketimine kadar bir çok şeyin ve özellikle de herhangi ağır metal toksitesinin hem bağırsak işleyişini bozabileceğini hem de candida üremesi ve salgınına yol açıp açmayacağı tartışılabilir..

Candida salgıncı ve istilacı deniyor. Candida işini yapıyor...
Sorunun candida da olacağını ve candida üzerinden çözümleneceğini sanmıyoruz
Yine asıl sorun insanın yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları ve genel bilgisizliğine ya da kendi doğasından kopuk oluşuna çözümlenebilir....
Candidayla savaşmak için de sonuçta düşük karbonhidratlı keto diyet tarzı ya da bağırsak yenileyici GAPS diyet tarzı şeyler gerekiyor...


Nenetsler diye bir topluluk var sadece çiğ et ve kan tüketen. İnsan kendiyle ve doğasıyla yüzleşmeli. Doğadan kopmuş ya da koparılmış insan ve bir gün ekmek yemeden duramayan ya da ekmek yemezsen yaşamın ne anlamı var diyen insan kurduğu sözde modern toplum ve hayatın içinde tüm bu çatışmaları deneyimleyecektir..kanser çözümsüzlüğü dahil.

Candida demek zaten bozuk bağırsak bağırsak florası ve mikrobiyası ve aşırı karbonhidrat tüketimi ya da aşı antibiyotik hasarı ya da ağır metal hasarı vb. demektir

Edited by - Dionysos on 23/04/2018 15:45:45
Go to Top of Page

fidelista


216 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 23/04/2018 :  23:03:44  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Gaps diyetinde nörolog bir çok hastalığın; nörolojik psikatrik ve otoimmun hastalıkların nedenini bozulmuş barsak florasana baglıyor bu bizi probiotiklere getiriyor,candidada işin icinde şekerde,kanserin tek nedeni olmasda bizi içten içe yiyor aynı bastırılmış duygular gibi.
Go to Top of Page

Dionysos


61 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/04/2018 :  08:47:14  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
İnsanlarda şöyle bir refleks var. Hepimiz de vardı
mucize bir ilaç. mucize bir reçete. Herşeyi açıklayabilecek bilgi. Durumları ve nedenleri yaslayabilecek bir olgu arayışı. Bir şeylerin nedeni ve onun bunun teorisi arayışı.
Kötü işlerin ve kötü durumların nedeni arayışı ve bunları düzeltecek şey arıyoruz
ve sorunları ve işleri kolayca,hızlıca düzelten, çözen şeyler arıyoruz

Bunların hepsi az çok batağa saplanacak
Çünkü insanın kendini içinde avuttuğu ya da kendi eliyle kurduğu ve rahatının sürmesi için her gün yeniden bunu kurmayı sürdürdüğü modern toplum hastalıklı bir yapıdır,

İnsanın hastalıkları ve fiziksel uyumsuzlukları az çok, beslenme biçimi, genetik ve yaşama biçimine çözümlenecektir
Yani hasta oluyorsak 3 şey bulacağız,

1-Genetiğimiz doğal olarak kusursuz değil. Genetiğimize doğal müdahale var ya da doğa da bir hata var. Doğal koşullar ve varlık, tanrı ,evrim her neyse ve ne varsa insan varlığına fiziksel olarak kötü bir genetik verdi ve doğa kusursuz değil. Ya da bunu birileri, bir şeyler bozmuş ve araya girmiş olmalı..

2- Varoluşumuza ve genetiğimize fiziksel yapımıza uygun beslenmiyor, yaşamıyor ve yanlış gıda tüketiyoruz

3- Yaşam biçimimiz doğaya aykırı

Genelde birinci durum için, tanrı, evrim suçlanıyor ve varlıksal bir kaos ve entropiden sözediliyor

Bir de insan yaşam kalitesini artırsa da artıramasa da ölüp gidecektir. Kanserden ve diğer dertlerden kurtulan insan da ölüp gideceği ile yani geçici, sonlu ve ölümlü/fani olma durumu ile yani doğaya içkin ve dair olma (aslında kendi olmama) durumu ile bu sefer boğuşacak başedecektir.
Yani kanser olmaktan kurtulunarak ölümden kurtulunmuyor. Ölümün kanser ya da araba çarpmasından gelmesi, olması arasında fark var mı?
İnsanın en büyük hastalığı ölüm hastalığı ve bunu hiç bir ilaçla çözemeyeceği gibi altında da bir mantar da bulamayacaktır..
bu yüzleşme yüzleşmeme de insan gerçeğine sorun ya da diğer çatışmalar, uyku-uyanıklık ya da başka kaçışlar ve durumlar olarak yansır
İnsan-lar gerçeklerle yüzleşmemek için sorunlar uydurur ve üretirler ve çözülemeyen ya da çözülemeyecekmiş gibi duran dertleri sorunları olacağından sözederler.. ve sorunlar ağları kurarlar
Psikoloji de yadsıma ve savunma mekanizmaları vardır.
İnsanın -asıl- yüzleşmesi ya da çözmesi ve barışması gereken ve gerekecek hastalık ölüm ya da diğerleri ve diğer şeyler olmama kendini tek hissetmesi hastalığıdır ..
ve asıl tüm doğaya içkin ve dair oluşunu yadsıması ve özerlik (kendim benim ve ben ben olan benim) hastalığıdır..

İnsan ölmekte bir sorun gördüğü sürece hastalıklı düşünceler de dahil olmak üzere hastalıklar üretecektir.

Varoluş; bir kökene, nedene batırılıp saplanamıyorsa herşeyin nedensizliği bizim nedenimizdir ve herşeyin nedensizliği herşeyin teorisidir. Kanserde dahil...
Yani gerçek sorun kanser değildir ya da kanser tek başına bir soru ve sorun değildir
Kanser bölünmüş bir sorun ya da ele almadır.
Ölüyor olmak ve bunu nedenleyememek ve bununla barışıp yüzleşememek asıl sorundur
kendini kendi sanmak diğer sorundur

Kanser deneyimi insanın ölümü ne kadar kötü, sert bir deneyim olarak algıladığını ve kurguladığını gösteriyor
Ya da K ların deyimiyle 3. seviyeye yapışma denilenin uzantısı
Diğer yorumda da ne kadar çocuk kaldığını gösteriyor.

Ölüm bir gerçektir. Ölüm acılı bir deneyim değildir. Tüm bunlar insanın ölümü ne kadar acılı, ,sıradışı ya da olağandışı ve gerçeğe uygun değil olarak görüp algıladığını ve böyle etiketlediğini yansıtır..

Kanser deneyimi ölümü travmatik bir deneyim olarak adlandırmanın uzantısı

Kanserden kurtulunmuyor-yaşamdan kurtulunur. Kendi başına varolmaktan ya da bilgisizlikten kurtulunur.. Ölüp gideceğiz ne var bunda..

Ölen siz misiniz? Ölen kim?

Kişinin kanser ile çalışması gerekmiyor. Kişinin bilgislzlik ile çalışması gerekiyor. Kendi yaşam bakışı ya da büyümesi, öğrenmesi ile çalışması gerekiyor demektir..

Örneğin ağızdan protokollerle kanser iyileştirlemiyor. Birincil kanser protokolü muhtemelen yememek ve beslenememektir ve böylece kanser hücresini de beslememektir.. Hatta Japon bir çalışmacı sanırım açlıkla ilgili çalışmasıyla ödül almıştı..

Şekerden şekerlemeden geçeçememek sorunsalları ve çocuk kalmak sorunsalları
Tüm bunlar insanın gerçekle yaptığı şeklerlemenin bir ürünü olmalı..

ve parlak doktorlar organize olmalılar

-Kanser olan da yaşamdan kurtuluyor sonuçta değil mi? ya da yaşamın verdiği ağır yükten değil mi?
ya da yaşamın ne kadar ağır bir yük yaşattığını duyumsatarak ve deneyimleterek

kanser olandan daha fazla diğer insanlar sıkıntı deniyor gibi. kanser olmaktan mı korkuyorsunuz?

başkalarının kanser olmaması için yapılabilecek şey bilgilenmek-her türden bilgilenmek,ya da acımaya bir son vermek
insanın büyük çaresizliği

bir kişi kanser olarak ve kırk kiloya düşerek, başkalarının gözü önünde eriyerek ve ölümü ve ölümünü diğerlerinin gözünün içine resmen ve adeta sokarak ve birinin-birilerinin gözü önünde ölmüşse?
ona ve çevresindekilere de çektiren yavaş yavaş bir intihar gibi ölmüşse
sanırım bundan acı, çaresizlik ve kaos deneyimliyoruz bizler
sanırım burda empati var

Edited by - Dionysos on 24/04/2018 09:35:00
Go to Top of Page

Tgur


924 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/04/2018 :  09:21:09  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Ruhun ölümü yok tabiiki dostum ,ama şu andaki yuvamız burası ve bu beden kalıbını iyi muhafaza eder halde tutmalıyız..
Anti parantez ilaveyi yaptığın zamanda ben de yazımı aktarmışım ilave bölümündeki anlattıklarınızla paralel düşünmüş olmuşuz,zihinsel rezonansa bir örnek..

Kanser hakkında K.lar neler anlatmış bir bakalım ,
-------------------------------------------------
S: (V) Janet Dailey isimli bir kadının konuşmasını dinlemiştim. Kürtaj geçiren kadınlarda göğüs kanseri vakalarının daha fazla olduğunu ama düşük yapmanın aynı etkiyi yapmadığını söylüyor, bu doğru mu?
C: Evet. Ama ilk gebeliklerini ileri yaşlarda deneyimleyen kadınlarda da göğüs kanseri vakaları daha fazladır ve aynı şey hiç gebe kalmayan kadınlar için de geçerlidir.
S: (V) Kürtaj, göğüs kanseriyle sonuçlanan bir karma mı yaratıyor?
C: Göğüs kanseri hormonal dengesizlikler sonucu meydana gelir. Karma fiziksel deneyimlerle de bağlantılıdır.
S: (L) Kürtajın karma yaratabileceğini mi söylüyorsunuz?
C: Elbette.
------------------------------------------------------
S: (L) Sigara içmek herhangi birimizin bedeni için zararlı mı?
C: Hafif seviyede olduğunda değil. Eğer zihin doğru moddaysa değil.
S: (L) Sigara içmek psişik yetenekleri olumlu etkiliyor mu?
C: Evet.
S: (L) Hükümetin sigara içimini azaltmaya yönelik programının ardında Kertenkeleler mi var?
C: Evet, çünkü bunun psişik yetenekleri arttırdığını biliyorlar.
S: (L) Peki sigara içmeye bağladıkları ciğer kanserine neden olan şey nedir?
C: Zihinsel koşullanma ve bunu beklemeye yönelik bilinçaltı programlaması.
S: (L) Yani bu, yalnızca bunun olabileceğine ve olması gerektiğine ikna olma durumunda meydana geliyor, öyle mi?
C: Doğru.
-----------------------------------------------------------
S: (L) T--- G---'nin, kanserden kurtulmak için yapabileceği birşey olup olmadığını öğrenmek istiyorum.
C: Pozitif zihinsel tutum.
-----------------------------------------------------------
S: (L) Geçenlerde Dr. Hulda Clark isimli bir kadının yazdığı bir makaleyi okudum. Belirli varyasyonlar olmakla birlikte tüm kanserlere neden olan şeyin parazitler olduğunu iddia ediyor.
C: Hayır.
S: (L) Eğer Hulda Clark'ın söylediği şey değilse, kanserin nedeni nedir?
C: Pek çok neden var.
-------------------------------------------------------------
S: (L) Harika. Her zaman ihtiyaç duyduğum şey. Daha fazla acı. Tamam. O kadar canım yanıyor ki bundan kurtulmak için herşeyi yapabilecek durumdayım. Tamam ona söyleyeceğim. Ama şunu bilmenizi isterim ki bu konuda sizi protesto ediyorum. Eğer ondan bir daha haber alamayacaksam... bunu şimdiden bilmek daha iyi olur. V---, sorularını sor. (V) Kanserli bir kadına yardım ediyorum. Kanser lenf sisteminde olmasına rağmen bu kanserin onun asıl sorunu olmadığını, bu hastalığın ondaki başka bir sorunun neticesi olduğunu düşünüyorum. Bu doğru mu?
C: Kanser her zaman o tür başka sorunların neticesidir.
S: (V) Onunla çalışırken onun güneş sinir ağından çok büyük miktarda enerji akışı geldiğini hissettim. Bu hastalığın uzaklaşması mıydı?
C: Sıkıntının hafiflemesi. Eğer üçüncü yoğunlukta bulunmayı sürdürmek istiyorsa 28 yıllık bakışını değiştirmesi, hislerini "sünger" gibi içinde biriktirmek yerine dışarı dökmesi gerekiyor. Ayrıca diyetsel değişikliklere ihtiyacı var. Lahana turşusu suyu, meyve suları ve brokoli öneriyoruz. Kolon tedavisine ihtiyacı var ve eğer teşhis "ölümcül" bir hastalıksa neden zehirli tedaviler düşünülüyor? Ona 28 yıllık hayata bakış açısını değiştirmesini önermeni şiddetle tavsiye ediyoruz. TÜM kanser hastalarında olduğu gibi, zihnini, bedenini ve ruhunu arındırıp temizlemeli.
-----------------------------------------------------------------
S: (L) Bakteriyel veya virütik enfeksiyonu olan birine reiki vermek, enfeksiyonun potansiyelini arttırır mı? Bunun etkisi ne olur?
C: Geniş bir sorgu, ama reiki mikrobiyal olarak oluşmamış koşullara daha uygun.
S: (L) Yani aslında o enerjiyle mikropları mı beslemiş olursun?
C: Mümkün, veya etkiler karşılıklı olarak birbirini iptal edebilir.
S: (L) Peki ya kansere karşı... Kanserlerin mutlaka mikrobiyal olması gerekmiyor... ama bazılarının mikrobiyal olduğu kanıtlandı...
C: Mikrobiyal olarak tetikleniyor.
S: (L) Kanserler mikrobiyal olarak mı tetikleniyor?
C: Bazıları.
961
S: (V) Reiki uygulaması yaparken, kişiye fayda mı sağlıyoruz, yoksa daha fazla zarar mı veriyoruz, bunu nasıl bilebiliriz? Uygulama onları daha kötü mü yapacak, yoksa daha iyi mi, buna nasıl karar verebiliriz?
C: Enfeksiyonları olup olmadığını sorun.
S: (L) Ya bilmiyorlarsa? Çoğu durumda insanlar bunun hakkında bilgi sahibi değil.
C: Doğru, ama ihtimaller daha çok lehinize.
S: (V) Demek virüsler eterik şifayla iyileştirilemez? Reiki dışında işe yarayacak herhangi başka bir yöntem?
C: Dua.
-------------------------------------------------------------------
S: Eski grup üyelerinden birinin kansere yakalandığını ve büyük birşey yapılmazsa yakında muhtemelen öleceğini öğrendik. Durumu için hiç ümit var mı?
C: İçsel öfkesini bırakmadığı sürece yok.
----------------------------------------------------------------
S: (L) Yani virüs boyutlar-arası bir tezahür mü?
C: Evet. Tezahür eden düşünceler! Bazı ekin çemberleriyle karşılaştırın!
S: (Psyche) Atlastaki bazı virüsler gerçekten de ekin çemberleri gibi görünüyor. [rüzgar sesi Ark’ın sorusunun duyulmasını zorlaştırıyor] (Ark) ...elbette virüs saf bir DNA gibi. (Psyche) Tipine bağlı olarak DNA veya RNA olabilir ve kendini korumak için genellikle bir kaplaması vardır. Çok çeşitli virüs türleri var; sadece bir parça genetik kod da olabilir. (Ark) Pekala, benim sorum, virüsün normal kuantum fiziğinde veya kuantum kimyasında tanımlanmayan bir özelliğe sahip belirli bir parçası olup olmadığı veya bunun gibi bilinmeyen ama virüsün tüm organizasyonunu ilgilendiren bir özelliğinin olup olmadığı.
C: Evet. Bilgi alanı madde topluyor.
S: (düşünce ve bilgi ile ilgili konuşmalar) (Belibaste) Bilgi farklı protein veya aminoasitlerin bir virüs oluşturacak şekilde bir araya gelmesini mi yönetiyor? Virüsün materyalizasyonu?
C: Evet.
S: (Psyche) Bu çok ilginç çünkü “çöp” DNA’mızda kök hücrelerine ve kanser üreten hücrelere yakın konumlarda virüs özellikleri tespit ettiler. Bu çok ilginç. (Perceval) Bu durumda DNA’mız düşüncenin maddi bir tezahürü mü?
C: Aşağı yukarı!
--------------------------------------------------------
(Rabelais) Kanser.
(L) Kimin kanseri var?
(Rabelais) Benim vardı. Hala var mı?
C: Hayır.
(Rabelais) Tüm kanser çeşitleri için kenevir yağı tedavisini ileri süren Rick Simpson var. Yöntemi geçerli mi?
C: Yalnızca kısmen ve belirli durumlarda. Pek çok neden var ve o yüzden tek bir sihirli kurşun yok.
------------------------------------------------------
(L) Yani anlatmak istediğiniz şu mu örneğin; damar sertliği, kalp hastalığı, kanser, eklem iltihabı, multipl skleroz, lupus veya otoimmün diye tanımlanan hastalıklar son 50 - 60 yıldır söylendiği gibi genetik kaynaklı değil de aslında DNA'larında belirli genetik işaretleyiciler taşıyan insanlara yönelik olarak mı tasarlandılar?
C: Gerçekten çok yakın. Ayrıca "kurcalamalar" da olabiliyor.
S: (L) Yani bizim gerçekliğimizde, bizim zamanımızda ve mekanımızda, "Büyük Çalışma" denen simyevi öz-dönüşümde, transmarjinal inhibisyonun etkilerini ortadan kaldırabilmek için diyet ve sağlık konuları üzerinde mutlaka çalışma yapmak gerekiyor ve bu alanlarda önemli bir bilgi artışı gerekiyor?
C: Evet
S: (L) Bunu daha iyi nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum. Birşey söylemek isteyen?
(Pierre) Birşey daha var gibi görünüyor. Parazitlerin sadece bilgi edinimi ve farkındalık artışını değil, kuantum sıçraması dedikleri şeyi de engellediğini söylüyorlar. Belki de eğer parazitlerin varsa, bilgi ve farkındalığını yine de artırabilirsin ama mezun olmanı önleyen bir tür cam tavana ulaşıyorsun.
C: Evet
S: (L) Kurcalama dediğiniz şey nasıl oluyor?
C: Parazitler alıcı görevi görüyor.
S: (Pierre) Evet. Parazitler alıcı görevi görüyor
------------------------------------------------------------
Sonuç olarak kanser sebebini bir noktada kilitlemek yerine mevcut kansorejen tehlikelere karşı gerekli tedbirleri almak ve bunun yanında zihinsel ve içsel manevi temizlik ve farkındalık hususlarını da göz ardı etmemek şeklinde bir yaşam yolu tutturmak.




Edited by - Tgur on 24/04/2018 09:27:15
Go to Top of Page

Dionysos


61 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/04/2018 :  09:44:25  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
ruhun doğumu da yok sanırım işin ilginci...
Go to Top of Page

Tgur


924 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/04/2018 :  12:43:31  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

Evet ışıklı dionysos kardeşim doğum ve ölüm dersek zamansızlık bilincinin ne olduğunu kaçırırız ,bu arada tekrar hoş geldiniz zihinsel yükü dolmuş ta taşmış dostumuz..size şu dizileri sunuyorum.

29.04.2006
Zamanı bilmeyen varlığa bir ömür nedir ki
O, bir yaşam sürmeyi görev bilmektedir
Zamansızlığın erittiği o muhteşem bilinciyle
İnsanın yaşarken bela dediklerini oyuna çevirmektedir


Ne güzeldir ona hayat , var oluşların en güzel kolu
Ego yok , savaş yok , maddeye takılmak başkasının yolu
Saf denilip alay edilen yanları ile
İliklerine kadar o unutulan sevgiyle dolu


Go to Top of Page

Dionysos


61 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 25/04/2018 :  01:03:07  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
tekrardan hoşbulduk o halde

ve
şiirinizin ilk kıtasını diyalekte ettim
umarım kızmazsınız

zaman olmayanı bilen varlık olmayana bir ömür olmayan ne değildir ki

ve bende şiir yazıyorum aslında

kanser ölümcül bir hastalıktır
ve bizler ölümcül hastalıklara yakalanan ölümcül insanlarız
kanser bizi öldürüyor
ama atom bombaları ve umarsızlık ve birbirini anlamama da bizi öldürüyor

--

Konu da Icke İşlenmiş. Icke-nin kafasıkarşıklar cumhuriyetinden olduğu sanırım celselerde işlenmişti
Icke nin bu yapıyı okuması gerekiyor
;Ama Icke nin ayağa kalk kitabını yine de merak etmedi değilim
bu adam neden popüler ve herşeyi bu kadar kolayca nasıl söylüyor
gerçeğin örtülü ve kapanık bir temsili gibi mi?
bir de pasifizm mi aşılıyor bunu merak ediyorum

sanırım o kertenkelebekleri ve gökteki sözde uygarlaştırıcıyı sunuyor bu adam.
bunu ne görüntü altında yapıyor

yani istila bilinci mi? zaten kontrol altındasınız bilinci mi? güçsüzlük mü aşılıyor ve neyin yansıtması ?

karedeliğe yakın olanlar onlar-diğerleri.diğerlerimiz ve
bizim çok yolumuz var
karedelik kardeşliğine
ama onlarla da birleşiyoruz sanırım

üçüncü seviye manipülasyonların ve üçüncü seviye istilacılığın biteceği gün gelecek

Aynı düzlemde ,bilgisel olarak, bilişsel olarak belki de yüzleşeceğiz onlarla. tükenmiş bir ırk ve ateşi sönmüş eski istilacılar. insanlığın halini düşünün..
abd, batı toplumuna bakın onları herkes yiyebilir ve kolayca avlayabilir

biz yeni istilacılar belki onlara benzemeyeğiz çünkü ateşimiz başımızda olacak-yolun başında ve herşeye hazır olacağız

Icke bunları da yazıyor mu?
Bilgiden korktuklarını yazıyor mu?

bir kertenkelebek tarafından yenilebilecek olduğum ya da bir kertenkelebek tarafından yenilebileceğini bildiğim için artık üzgün ya da mutsuz olmadığımızı ve bunları artık kafaya takmadığımızı

beden parçalarımı alıp kullanabileceklerini önemsemediğimi
dördüncü seviye geliyor bunlar önemli değil denmedi mi?
hayvanlar bizim gerçeğimize sıçrıyor-biz onların beden parçalarını yedikten sonra
realite

insanlar sebze yiyor belki de onlarda domates denemeliler
ay da belki de bizim hayvanlarımızı denemeliler
bize buğday yedirenlere belki de hayvanlarımızı yedirmeliyiz

Ama dördüncü seviye bir KH olursam üçüncü seviyedeki insanları değil de belki onların çocuklarını da yiyebileceğimi bilmeliler

ve bunu da bilmeli
Icke de bilmeli
ve sevmediğim bazı insanların geçmişini de eğer bulursam çatur çutur yiyeceğimi

modern istilacılıkları ya da karedeliğe yakın kederleri
ki insanda benzeridir

bunları kurgu olarak ya da şaka olarak yazdım ve sevilmezse silebilirim
konu üzerinde çok fazla gürültü var ve biraz şakaya ihtiyaç var
diğer seviye de bizleriz sonuçta adı kertenkele varlıkları olsa da biz bunu biliyoruz değil mi?
ve bu geçekliği anlamaya çalışıyoruz tüm gücümüzle
bu evrenin ortak akderi

ve şimdi insan denilen olarak bizler
buradan tam alt kattan
ve şimdilik bir alt kattan
kendi varlığımızla ve varoluşumuzla ilgileniyor ve burda olan biteni anlamayı deniyoruz

ve varoluşum gereği ölene kadar et yemeyi sürdüreceğim ve onlarda doğal varoluşları gereği ölene kadar beni ve neslimi sömürmeyi ve yemeyi sürdürecekler bunu biliyorum ve anlıyorum

beni ayakta yiyebilirler

Icke nin insanın ayağa kalkışı nedir? tam olarak insandan ne yapması bekleniyor?

Icke bu jargonun içindeyse örneğin hiç mi bizim yapımızdan Kasyopya yapısından haberi ve bilişi yoktur

bu kötü şakalar için üzgünüm-

peki hatırlayın hayvanları istila ediyoruz ve onları kolonize edip kafeslerde besliyoruz ve sonra bizim katımıza doğuyorlar
insan kendi gerçeğindeki ve realitesindeki ve kendi katındaki kafakarışıklığını ve savaşı görmeli önce. bizler kimiz?

bu gezegene geldik ve onu istila ettik-kolonize ettik
bize bilgi veren bh ikinci seviye dostlara insan istilacılığına karşı bilgi vermiyor mu ?
ve üçüncü seviyeye yükselen hayvan dostlar ne yapıyor?

bu gerçeğin köleleri kimler?
köle gibi mi hissediyorsunuz özgür bir seçkin gibi mi?

diğer tüm işleri kim yapıyor?
seçkin kentlerinin evlerini mesela...
arabaları kim boyuyor günde onaltı saat kim çalışıyor

insanların evdeki kedi ve köpeklerini neyle beslediklerini buradan örnekleyebilirdik

Eklenti:
"Jasha ayrıca salatalık, muz, karpuz gibi sebze meyvelere de bayılıyor." mihav.com


burayı inceleyebilirdik

-
hayvanları yiyoruz ama yine de doğuyorlar. ve beslenmek için onların beden parçalarını kullanıyoruz
bazı deneyler için de ..örneğin fareleri radyasyona maruz bırakıyoruz
ve başka şeylerde yapıyoruz

Jasha-nın insan olmasıyla doğadaki özgür bir panterin-pumanın insan olması arasında fark var
Biri Nietzche diğeri Mustafa Kemal ya da bir diğeri de Icke olabilir
Aynı gerçekte yüzleşmek?
nedir?

Ve insanlar özgür bir panterden korkuyor merak etmeyin
ve çok şey yapabilir..
Gandhi belki de bir makaktı belki de bir puma bilmiyoruz

Ama oradaki işgalci İngilizler Terrier cinsi olmalı sanırım
Sanırım Terrier lerimize vaadedilmiş yaşamlarımız var ve seçkin atlarımızı diğerlerine peygamber de ilan edebiliriz hepsinin sırtına bir güzel binebilmek ve çocuklarımızı eğlendirebilmek için..

yalnız bize kuçuluk yapmaları için hayvanlarımızı eğitiyoruz
ve sanırım Jasha da başkasına kuçuluk yapamaz- çünkü annesi çok kızar

insan kökenleriyle, olduklarıyla ve gerçeğin verili-kurgul atmosferiyle, kendiyle barışmalı ve bu çiğ doğanın ve gerçeğin öğrenme dolu deneyimleri ve olgularıyla yüzleşmeli ve başa çıkmalı




Edited by - Dionysos on 25/04/2018 02:32:54
Go to Top of Page

fidelista


216 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 25/04/2018 :  08:18:13  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
İcke'nin kitabını okuyorum ve sona yaklaştım,siz onun K.ların tamamen paralelinde yazmasını bekliyorsunuz Ra ve K aynı seviyeden oldukları halde ne kadar farklı üslupları var.İcke bazen konuyu çok sündürsede verdiği mesaj doğru,oda sürüngen bir ırkın yeryüzünde ki işbirlikleri ile dünyayı binlerce yıldır uyuttukları ve kölelestirdikleridir,bunun inanç, siyasi,para, sağlık,medya vs ayaklar ını vurguluyor, ayrıca Ben Oyum kitabındaki felsefe ile paralellik görünce çok sevindim.insanlığın bilinçlenerek bu kölelikten eninde sonunda kurtulacağını belirtiyor.
Go to Top of Page

Dionysos


61 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 25/04/2018 :  09:11:07  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:

Orjinal Mesajı Ekleyen fidelista

İcke'nin kitabını okuyorum ve sona yaklaştım,siz onun K.ların tamamen paralelinde yazmasını bekliyorsunuz



icke den bir şey beklemiyorum-. İşin açıkçası icke yi umursamıyorum ve hiç okumadım
adamı sevmedim ya da bakışlarını beğenmedim..
bilmiyorum
benim bir kanı-m ısınma teorisi var. ilgilenmediğimle ilgilenmem ve sevmediğimi de sevmem
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen fidelista

sürüngen bir ırkın yeryüzünde ki işbirlikleri ile dünyayı binlerce yıldır uyuttukları ve kölelestirdikleridir,bunun inanç, siyasi,para, sağlık,medya vs ayaklar ını vurguluyor,



köleleştirdikleridir..
bilgi özgürlüktür. köleleri köleleştirebilirler
evcillerin kaderi kölelik yapmak mı?

tamam genetik manipülasyonlar yaptılar ve oldukça sembiyotik ve sembiyozlu bir doğamız var kabul
biz insan ırkı olarak yarı buçukta hayvan ırkıyız
bunlar kabul ve sıcak sevgi ve kucak ilgisi seviyoruz-bu da kabul

icke iyiniyetli olabilir gerçekten bilmiyorum ama celselerde ondan alıntılanıp sorulan alıntıları gördükten sonra, icke ye ilgim on kat daha azaldı çünkü alıntılar oldukça kafası karışık birini işaret ediyordu. Eski dinsel gnostik metinlerin karmaşası gibi metinlerdi ve oldukça tuhaf cümleler vardı.

Hala insanlar gerçeklikten bilgi paklamaya ve ayıklamaya çalışıyor...

İnsanlar oturdukları yerden birilerinden böyle bilgiler bekliyorlar ve birileri de hazırlayıp sunup servis ediyormuş gibi. Icke nin tabanını bilmiyorum. Dediğim gibi iyi niyetli ve kafası karışık biri olabilir. Başka şeyler olabilir. Kendi tabanına (kendi sosyal sevimli tabanına) yardım etmek istiyor olabilir ya da kendi tabanını temsil ediyor ve kendi tabanına da sevimli geliyor ve öyle görülüyor olabilir..

Bir de kafadan yazmacılık ve kanal işinde biliyorsunuz oturduğunuz yerden bir şeyleri bilmek yazmak gibi bir durum var. Bunlar ne yapıyor?
Örneğin Laura ve grubunun 5 kişilik bir oturum yaptığını bunların canlı celse kayıtları olduğunu ve kayıtların ham ve objektif bir biçimde sunulduğunu ya da konuşulanın kendini nasıl tanımladığını biliyoruz
Icke bunları nerden biliyor-duyuyor?
Kimi ve neyi temsil ediyor? Nasıl bir iletişim ağı var? Bunlar nasıl ve neden oluştu?

Bakın ben bu dünyada doğdum ve böyle şeyler hakkında uzun araştırmalar sonucu bilgi ve fikir sahibi oldum ve bunu internette araştırmalarıyla ve bu metinlerle özelilkle de Kasyopya'yla sağladım. Kasyopyaya la tanışmasam belkide bir kafasıkarışıktım. Bir kafasıkarışık olacaktım

Icke nin özgeçmişini bilmiyorum

Icke nin özgeçmişini az önce okudum ve Icke ye ilişkin kafamda bir şeyler birleştirdim
ve burada susuyoruz

Icke toplumunu (yani yazı verdiklerini) ya da temsil ettiklerini, kendilerini ve birbirlerini umursuyorlarsa bizim yapımızı yani Kasyopya yapısını ve siyasi-sosyal dövüşçülüğü felan bir okusunlar. Felsefenin altına ve içine biraz baksınlar-Özgürlükçü fikirler edinsinler. Anarşizm, kaos ve kavgacılık bilgisi edinsinler-edinmeye başlasınlar. ve Icke onları umursuyorsa bunları bir okusun ve yeterince parası/paraları varsa artık bu işi yapmayı bıraksınlar....ve bence örneğin bu işlere takmayı bırakıp felsefe ve dinamik öğrenmeye, olgu çözümlemeye başlasınlar..

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen fidelista

insanlığın bilinçlenerek bu kölelikten eninde sonunda kurtulacağını belirtiyor.


icke nin bir şeyler belirtmesi ve ne belirttiği umrumda değil. insanın kendi eylemi bir şeyler belirtir..

hasta olup yatağa bağlı kalsam ve bir kanal kursam beni okur muydunuz?
belki de paraya ihtiyacım vardı
icke nin ki bir pazarlama dehası ya da başka çözülemeyen işbirliğini de andırdı bana

ve bu arada icke ya da bana değil kendinize inanmak ve güvenmek zorundasınız

Eğer evcil kedi ve köpeklerimiz bizim hakkımızda bilgi almak isteseydi ve biraz kanallayan yarı medyum bir köpeğimiz olsaydı ve biraz da kanallayan ve kendinden doğal aktaran-yarı psişik- bir uygarlaştırıcısı olsaydı o ugarlaştırıcı, o uygar insanlar hakkında çok güzel düşünceler yansıtabilir ve sanırım o köpekte bilgiler alabilirdi.
Biz insanlar siz hayvanları çok seviyoruz bu yüzden sizi evimizde besliyoruz ve üç öğün size yemek veriyoruz ve sizi okşamamız bir sevme davranışıdır gibi..

Söylediklerim için üzgünüm...

Buralarda ki asıl meseleler kaçıyor çünkü açık düşünce ya da özgür doğa ve çıplak doğa tabanlı düşünmek
ya da burada gözden kaçıyor dediğim bazı şeyleri cümlelerle verme karmaşası var

Bir ev kedisine git sokağa fare yakala diyemem sanırım .Belki de bunu istemeyecektir. Miskin miskin yatmak güzel ve hoş ..Git sen özgürsün kedicik ve fareler yakala..
Çomar oğlum insanlara ve insan yavrularına kuyruk sallamayı bırak artık çünkü üst kata çıkıyorsun, seni yerler. iş yerlerinde amele olursun ve romantik aşk kuramlarına inanırsın ve bir alt hayat yaşarsın ve seçkinlere ve seçkinciliğe öykünür durursun ve kendi çocuğunu uygarlaştırmaktan ve çekip çekiştirmekten de başını kaldıramazsın mı demeliyim?

İnsanın hayvanı uygarlaştırması ve evcilleştirmesi gibi tıpkı insan uygarlaştırılmaktadır
İnsanın evcillik ettiği ve insanı ehlileştiren, uygarlaştırıp evcilleştiren göktekikele
Ama özgürlük başka bir zemine yaslanır.

Edited by - Dionysos on 25/04/2018 09:53:15
Go to Top of Page

Tgur


924 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 25/04/2018 :  09:36:34  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bu taşmış başın sularına leğen yetiştiremem şahsen benim kabım yetersiz ,ama taşan sular Kasyopyada durup dinginlenmiş o zaman bu sularda olanları gözleyebilriz..
Bittabi dinginlenmiş olanları.

Edited by - Tgur on 25/04/2018 11:36:52
Go to Top of Page
   Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,34 saniyede oluşturuldu.