Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Spiritüalizm Konuları
 Alternatif Tedaviler ve Bitkiler
 Zerdeçal / Kürkümin
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  

bozadi


8793 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/05/2018 :  20:34:03  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Unutmamak için bir not olarak, daha sonra müsait bir zamanda daha ayrıntılı bilgi eklemek üzere bu başlığı açmak istedim.

Çok çeşitli kanser türlerine, eklem sorunlarına ve pek çok başka sağlık sorununa karşı, zerdeçaldaki kürkümin/kurkumin (curcumin) maddesinin çok çok büyük faydaları olduğuna dair bilgilere çok çeşitli kaynaklarda rastlıyorum (bilimsel makaleler dahil). Aslında zaten geçen bir-iki yıl içinde kapsül olarak düzensiz bir şekilde kullanmaya başlamıştım ama faydasından emin olamıyordum ama konuyla ilgili bilgilerim arttıkça, bu kürkümin denen maddenin "epeyce" faydalı olduğu konusunda aklımda şüphe kalmıyor.

Konuyla ilgili olumsuzluklardan/zorluklardan biri, zerdeçal bitkisindeki kürkümin içeriğinin (veya kürküminoidlerin) düşük olması (%2 sanırım) ve bu yetmezmiş gibi bağırsaktaki emiliminin de çok düşük olması. Yani bir miktar zerdeçal tükettiğinizde ondan vücudunuza emebileceğiniz kürkümin miktarı muhtemelen çok çok düşük ama en ufak miktarı bile adeta şifa. O nedenle düzenli ve yeterli tüketimini tespit etmek gerek.

Kürküminoidlerin bağırsaktaki emilimini artıran bazı maddeler var sanırım ve karabiberdeki piperin adlı madde bunların başında geliyormuş anladığım kadarıyla. Konuyla ilgili bilgi, alıntı, yorum ve sorularımızı buradan paylaşabiliriz.

Hap yerine doğrudan doğal zerdeçal tozunu yemeklerde tüketmenin daha iyi olduğuna dair bir iddiaya denk geldim, bunu araştırmak gerek.

Bu arada, piyasada kürkümin adıyla / ibaresiyle satılan hapların ezici çoğunluğu aslında saf kürkümin değil, sadece zerdeçal tozu. Gerçi zerdaçal ibaresini de ekliyorlar tabi ama alacağınız şey saf kürkümin maddesi mi, yoksa onu sadece %2 oranında içeren zerdeçal mı, onu anlamak kolay olmayabilir reklam tanıtımlarında. Onu gerekirse iyice sorgulamak gerek.

Solgarın 100 küsür tl'ye satılan "Solgar Full Spectrum Curcumin 185x 30 Kapsül" adlı ürününün saf kürkümin olduğunu sanıyorum ama henüz bundan da tam emin değilim, arayıp soracağım veya tanıtım metinlerini daha ayrıntılı okuyacağım.

fidelista


253 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/05/2018 :  21:24:06  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
En iyisi toz zerdeçal alıp karabiberle yemeklere katmak.
Go to Top of Page

Scyth


1069 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 17/05/2018 :  00:13:47  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
''Basit bir ölçü şu olabilir: 1 tatlı kaşığı toz zerdeçala yarım çay kaşığı karabiber ve bir çay kaşığı kadar sızma zeytinyağı ekleyiniz. Bu karışımı çorba, salata veya cacıklarınızda kullanmayı deneyiniz.''
Osman Müftüoğlu

Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Edited by - Scyth on 17/05/2018 00:15:09
Go to Top of Page

Scyth


1069 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 17/05/2018 :  00:22:21  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Ben omega3+Q10 kullanıyorum. Gerçekten insana zindelik kazandırıyor tavsiye ederim. Kullandığım marka OmePa-Q10 diğer Q10'lerden farkı içinde UBIQUINOL olması. Kısaca daha etkili.

Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.
Go to Top of Page

Dionysos


74 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 17/05/2018 :  09:32:54  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
sanırım yağda ısıyla işlenmesi gerektiğini ve karabiberin etkisi 100 kat kadar artırdığının söylendiğini duymuştuk...
bu yüzden sahanda yumurta yaparken bazen önden biraz ondan biraz ondan atıyoruz... yumurtanın tadını tuhaf yapıyor ama...
Go to Top of Page

bigsenfoni


1042 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 18/05/2018 :  22:55:54  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Ben toz cayini kullaniyorum enerji de veriyor, aksamlari aldigimda uyku problemi oluyor.Sallama nane cayinin icine biraz bal ve kücük cay kasigi kurkumin koyuyorum.Yoksa aci bir tadi oluyor...



KENDİ DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET... OSHO

Kalbiniz temiz,gözünüz Osho'nunki gibi acik olsun.
Go to Top of Page

bona fide


332 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 23/05/2018 :  23:27:11  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
ben bu zerdeçalın zencefilin popüler olmasını sistemin pazar yaratma isteğine bağlıyorum. anavatanı hindistan. bi video izlemiştim hintli aile yemek yapıyor neredeyse yarım kilo zerdeçal katıyor yemeğin sosuna, sos dediysem en az on kişilik yemek sosu. düşündüm bu insanların yemeklerinde vazgeçilmez bu baharat lakin ülkeye ziyarete gitmeye kalksanız türlü aşılar olmak zorundasınız bulaşıcı hastalıklar yüzünden. abartı diyemiyorum artı medyada aşılar yuzunden çok fazla çocuk felci olduğundan bahsediordu bazı kaynaklar. mikropların yol açtığı hastalıklara en azından şifa olması gerekmezmi öyle bi çay kaşığıda koymuyorlar ve hemen her yemeklerine katıyorlar. türk mutfağı ve baharatlarımız yeterli 3-5 senedir zerdeçal furyası aldı başını gidiyor hindistan cevizi yağıda öyle.ülkeye ithal edilen ürünlere pazar oluştrmak için nerdeyse her derde şifa oldular. bizim ülkemizde yetişen sebze meyve kuruyemiş baharat beslenmek için oldukça yeterli ha değişik tatları denemeye karşımıyım hayır isteyen denesin fakat illa alınsın şuna faydalı dayatması ki neredeyse her sağlık portalında bunların haberleri var her bi kaç yılda yeni ürün pazarlanır popüleştirilir medya bunların reklamını tanıtımını öyle iyi yapmalıki kitaplar yazılmalı tüketici tav olsun kansın.
Go to Top of Page

bozadi


8793 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/05/2018 :  12:11:09  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bona fide

ben bu zerdeçalın zencefilin popüler olmasını sistemin pazar yaratma isteğine bağlıyorum. anavatanı hindistan. bi video izlemiştim hintli aile yemek yapıyor neredeyse yarım kilo zerdeçal katıyor yemeğin sosuna, sos dediysem en az on kişilik yemek sosu. düşündüm bu insanların yemeklerinde vazgeçilmez bu baharat lakin ülkeye ziyarete gitmeye kalksanız türlü aşılar olmak zorundasınız bulaşıcı hastalıklar yüzünden. abartı diyemiyorum artı medyada aşılar yuzunden çok fazla çocuk felci olduğundan bahsediordu bazı kaynaklar. mikropların yol açtığı hastalıklara en azından şifa olması gerekmezmi öyle bi çay kaşığıda koymuyorlar ve hemen her yemeklerine katıyorlar. türk mutfağı ve baharatlarımız yeterli 3-5 senedir zerdeçal furyası aldı başını gidiyor hindistan cevizi yağıda öyle.ülkeye ithal edilen ürünlere pazar oluştrmak için nerdeyse her derde şifa oldular. bizim ülkemizde yetişen sebze meyve kuruyemiş baharat beslenmek için oldukça yeterli ha değişik tatları denemeye karşımıyım hayır isteyen denesin fakat illa alınsın şuna faydalı dayatması ki neredeyse her sağlık portalında bunların haberleri var her bi kaç yılda yeni ürün pazarlanır popüleştirilir medya bunların reklamını tanıtımını öyle iyi yapmalıki kitaplar yazılmalı tüketici tav olsun kansın.
Evet, bona fide, bu zerdeçal bitkisi özellikle Hindistan'da çok uzun zamandır adeta diyetin düzenli bir parçası olarak kullanılıyormuş sanırım. Ve evet, bir yandan da Hindistan hem sağlık hem de pek çok başka konuda pek örnek gösterilebilecek bir ülke değil ama bu durum Hindistan'la ilgili herşeyin kötü olduğu anlamına gelmiyor senin de çok iyi bildiğin gibi. Ve konu hakkında henüz pek bilgi sahibi olmasam da, zerdeçalın/kürküminin gerçekten "özel" (çok ihtiyaç duyduğumuz) bir madde olduğu izlenimini ediniyorum şimdiye kadar rastladığım kaynaklara göre. Aceleci bir sonuç çıkarıyor olabilirim (ve bu ne ilk olur, ne de son), dediğin gibi zerdeçal furyası (öyle bir furya gerçekten varsa) sistemin yeni pazar/tüketim çılgınlığı unsurları yaratma projelerinden biri de olabilir ama yine de öyle değilmiş gibi göründü bana.
Go to Top of Page

bozadi


8793 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/05/2018 :  12:13:36  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:

https://www.umitaktas.com/saglik-yazilari/agir-metal-detoksu

Zerdeçal

Bu değerli kök bitkinin, yediğimiz balıktan amalgam dolgulara kadar birçok yerde karşımıza çıkan cıva zehirlenmesinde etkili olduğunu gösteren klinik çalışmalar var. Kanserden Alzheimer’a karşı koruyucu, hatta hastalığın seyrini geri çeviren zerdeçala şifalı gücünü veren kurkumin maddesidir. Bu güçlü antioksidanın vücudu cıvadan arındırdığına işaret eden şimdilik birkaç araştırma(6) olsa da, bunların bulguları Alzheimer ve cıva arasındaki ilişki düşünüldüğünde hiç de şaşırtıcı değil. Neden? Çünkü bir önceki yazımda da altını çizdiğim gibi Alzheimer vakalarında araştırılması gereken ilk unsurlardan biri ağır metal, özelikle de alüminyum ve cıva zehirlenmesidir. Yani, kurkumin maddesi sadece antioksidan gücüyle beyin hücrelerini korumakla kalmıyor, beyinde biriken cıvayı da sistemden atıyor. Tabii ki cıva zehirlenmesinin etkileri sadece beyin hücreleriyle sınırlı kalmıyor. Halsizlikten otoimmün hastalıklara kadar son derece geniş bir skala söz konusu. Zerdeçalı baharat olarak yemeklerinize katmak iyi bir fikir olsa da maalesef içindeki kurkumin, ihtiyacınız olan miktarı karşılamakta yetersiz kalacaktır. Her gün kök kök zerdeçal tüketemeyeceğinize göre, diyetinizi içinde yüksek oranda kurkumin bulunan zerdeçal takviyesi ile desteklemenizi öneriyorum.




Eklenti:

http://www.karar.com/hayat-haberleri/kanserin-uc-savascisi-zerdecal-brokoli-ve-oruc-93314

Her hastalık için bitkisel içerikli tavsiyeler veren Prof. Dr. Canfeza Sezgin, zerdeçal ve brokolinin her kanser türüne karşı önemli bir etkiye sahip olduğunu söylüyor. Özelikle Almanya’da çok yaygın olan oruç tedavisi ise vücuttan zararlı birikintileri atıyor.

Zerdeçal: İçerdiği kurkumin bileşeninin çeşitli kanser türlerini olduğu gibi meme kanseri hücrelerini de öldürdüğü artık bilimsel olarak da kabul ediliyor. Laboratuvar çalışmalarında zerdeçal, karabiber, tarçın karışımları içeren ekstratın meme kanseri hücrelerini belirgin ölçüde yok ettiği tespit edilmiştir.





Eklenti:

http://www.woto.com/agir-metal

Dr. Mercola

• Kurkumin (Zerdeçal içinde bulunan bir polifenol madde)

Yapılan bir araştırma, oksidatif stres sonrası alüminyumun sebep olduğu hasara karşı kurkuminin koruyucu etkisi olduğunu belirtiyor. Ayrıca Alzheimer ile bağlantılı olan beta-amiloid plakları azaltıyor, nöron yıkımını geciktiriyor, metalleri bağlıyor, mikroglia oluşumunu azaltıyor ve genel olarak anti-inflamatuar ve antioksidan etkisi bulunuyor.Çalışmalar, Alzheimer hastalarının hafızasının geliştirilmesine yardımcı olduğunu gösterdi. Eğer biliyer sistem hastalıkları, safra taşı, obstruktif sarılık veya akut biliyer kolik var ise, kurkumin önerilmiyor.



Go to Top of Page

bozadi


8793 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/05/2018 :  12:16:44  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:

https://www.facebook.com/pg/sehirdevesaglikli/posts/
https://www.pinartaskinlar.com/single-post/zerdecal-macunu

Mutlu cumalar

Daha da mutlu cumalar için bugünün konusu zerdeçalın etken maddesi olan kurkumin.

Kurkuminle ilgili son yıllarda yapılan araştırmalar depresyon & anksiyete üzerinde olumlu etkileri olduğunu gösteriyor. 2010’lu yıllardan beri bu etki araştırılıyor ancak 2017’de kurkuminle ilgili 100 farklı araştırmayı değerlendiren bir analiz, kurkuminin tek başına akut anksiyete belirtilerini azalttığını ve depresyon&anksiyete için sıklıklıkla kullanılan Prozac’ın etkisini artırdığını kanıtladı. Araştırmalarda kurkumin genellikle min. 1000 mg olarak kullanıldı. Yapılan başka bir araştırma ise Prozac ve kurkumini karşılaştırdı ve kurkuminin Prozac kadar etkili olduğunu ortaya çıkardı. Bunun sadece tek bir araştırmayla sınırlı olduğunu aklımızda tutalım:) ‘Amaaan plasebo etkisidir kesin bu!’ diyen araştırmacılar da olmuş tabii

Plasebo ile kurkumin karşılaştırıldığında yine kurkuminin anksiyeteyi azaltmada daha etkin olduğu görülmüş. Daha yeni araştırılan bir konu olduğu için tam olarak hangi mekanizmayı etkileyerek kurkuminin etkili olduğu bilinmiyor. Genel olarak vücuttaki inflamasyonu azalttığı için etkili olduğu yönünde bazı görüşler var. Ancak bir şey net: kurkumin depresyon ve anksiyete konusunda etkili ve yan etkisi gözlemlenmemiş.

Kısacası anksiyete ya da depresyon gibi şikayetleriniz varsa kurkumini de rutininize eklemek işe yarayacaktır.

Kurkumin demişken, biyoyararlanımı hakkında bir not düşmezsem olmaz. Aldığımız kurkuminin çok azı (yaklaşık 5’te 1’i) vücut tarafından emiliyor. Bu yüzden zerdeçalı yüksek ısıya maruz bırakmak, içine karabiber ve yağ eklemek emilimini artırıyor. Fark görebilmek için de 1000 mg ve üzerinde kurkumin almak gerekiyor. Bunun için optimize edilmiş takviyeleri tercih edebilir ya da evde kendi zerdeçal macununuzu yapabilirsiniz. Blogda tarifi mevcut (pinar taskinlar zerdecal macunu isimli google araması size yardımcı olur).Burada da baya aşağılarda tarifi var:)

Hepimize sakin & mutlu haftasonları!

#depresyon #anksiyete #zerdecal #zerdecalmacunu #kurkumin #curcumalonga




Go to Top of Page

bozadi


8793 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/05/2018 :  12:31:56  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Zerdeçalın iddia edildiği kadar özel / çok faydalı bir besin olmadığı ve hatta fazla tüketildiğinde mideye zararları olabileceğine dikkat çeken görüşler de var ve bunların da belirli bir doğruluğu olabilir ama o görüşlerde bile zerdeçalın (aşırı tüketilmedikçe; ki "aşırı"nın miktarını öğreniriz inşallah) zararlı olmadığı, faydaları olacağı belirtiliyor görebildiğim kadarıyla. Yani "bal" görünümlü "zehir" değil en azından.

Ve yine, zerdeçalın sistemin bir lüks tüketim sapkınlığı olmadığına işaret eden faktörlerden biri de zerdeçalın aslında gayet ucuz denebilecek fiyatlara bulunabiliyor olması. (tanınmış markalardan birinde, öğütülmüş 1 kg toz zerdeçal 30 TL civarı). İddia edilen tıbbi faydaları düşünülecek olduğunda, zerdeçal ucuz sayılabilir bence. Tabi esas faydayı gösteren şey zerdeçalın kendisi değil, içerdiği kürkümin veya kürküminoidler, ki o da zerdeçalda %2-%5 arası miktarlarda bulunuyormuş. Bu nedenle saf kürkümin haplarına ilişkin bir lüks/pahalı tüketim çılgınlığı olabileceğinden şüphelenilebilir ama görebildiğim kadarıyla bu tür ürünlerin sayısı piyasada çok çok az. Sonuç olarak, zerdeçal reklamlarının veya propagandalarının arkasında şeytani ecza devleri yok gibi görünüyor bana, umarım yanılmıyorumdur. Tabi durum gerçekten bu olsa da ve pek çok bilimsel çalışmada zerdeçalın / kürküminin çok çeşitli kanser türlerine, metal zehirlenmelerine, eklem sorunlarına vs karşı dikkate değer faydalar sağladığına dair bazı sonuçlar elde edilmişse de, bu konuda çok net, çok kesin, bilimsel araştırma sonucu yok veya o tür görüşler sayıca az gibi görünüyor. Yani dikkatli yaklaşmakta ve aşırı beklentili olmamakta fayda var elbette ama aynı zamanda net/kesin bilimsel sonuçlar çıkarılması bizzat büyük ecza şirketleri tarafından da baskılanıyor olabilir, bunu da göz önünde bulundurmak gerek. Umarım bu konuda bilgimiz somutlaşır önümüzdeki zamanlarda.
Go to Top of Page

bozadi


8793 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/05/2018 :  12:37:50  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
2 Mart 2018

ZERDEÇAL (KURKUMİN) VE KANSER


Zerdeçal ve kurkumin nedir?

Kurkumin, zerdeçal bitkisinin köklerinden elde edilen, sarı-turuncu renkli bir maddedir. Özellikle Asya ülkelerinde yemeklerde sıklıkla kullanılan köri baharatının da ana maddesidir. Binlerce yıldır geleneksel Hint ve Çin tıbbında önemli yere sahip olan kurkumin, birkaç on yıldır özellikle kanser alanında bilimsel çalışmaların da ilgi odağı olmuştur. Şimdiye dek yapılan laboratuvar çalışmalarında kurkuminin özellikle anti-inflamatuar ve antikanser özelliklerine dair birtakım olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Ancak bu bulgular henüz klinik çalışmalarla doğrulanmadığından insanlar üzerindeki etkisi net olarak bilinmemektedir. Yan etki, maliyet ve ulaşılabilirlik konusundaki avantajları ve laboratuvar çalışmalarından elde edilen olumlu sonuçlar göz önünde bulundurulduğunda, kurkuminin üzerinde çalışılmaya değer bir madde olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak klinik çalışmalarla elde edilen yeterli güvenilir kanıtların bulunmaması ve ilaç etkileşimi potansiyelinin olması nedeniyle şu an için tıbbi amaçlı kullanımından kaçınmak en doğru yaklaşım olacaktır.

Zerdeçal (Kurkumin) nedir, tarihçesi nasıldır?

Hint safranı olarak da bilinen zerdeçal (turmerik), zencefilgiller familyasına ait çok yıllık otsu bir bitkidir. 300’den fazla aktif bileşeni barındırsa da köklerinden elde edilen sarı-turuncu pigment özelliğindeki bir madde, bitkinin tıbbi özelliklerinin dayandırıldığı temel biyolojik aktif bileşenidir. Yaklaşık 200 yıl önce kurkumin olarak adlandırılan bu madde, özellikle Asya ülkelerinde yemeklerde sıklıkla kullanılan köri baharatının da ana maddesidir. Ayrıca E100 koduyla gıda renklendiricisi olarak da kullanılmaktadır.

Kurkumin, Asya’da -özellikle de geleneksel Hint tıbbında- 2500 yıldan fazla bir geçmişe sahiptir. Binlerce yıldır yara iyileşmesi, sivilce, yanık, çeşitli cilt hastalıkları, göz infeksiyonları, sinüzit, romatizma, depresyon, stres, hazımsızlık gibi çeşitli sağlık problemlerinde kullanılmıştır. Kurkuminin hastalıkların tedavisinde kullanımına ilişkin ilk bilimsel çalışma 1937 yılında yayımlanmış, daha sonra 1949 yılında yayımlanan bir çalışmada antibakteriyel etkinliğine ilişkin umut verici sonuçlar elde edilmesiyle çalışmalar hız kazanmıştır.

Kurkuminin; birtakım aracı molekül, enzim ve faktörlere karşı etkileri üzerine çalışılmış ve antimikrobiyal, anti-inflamatuar etkileri ile bağışıklık sistemini düzenleyici, böbreği-karaciğeri koruyucu, kan şekerini düşürücü birtakım etkileri gösterilmiştir. Bazı çalışmalarda anti-inflamatuar etkinliğinin gösterilmesi ve inflamasyonun (yangı) kanserde rol oynayan etmenlerden olması, kurkuminin kanserin önlenmesi ve tedavisinde kullanılabileceği düşüncesini doğurmuştur. 1985 yılında Dr. Kuttan’ın, laboratuvar çalışmalarında kurkuminin antikanser aktivitesinin olabileceğini göstermesiyle, araştırmalar bu alana yönelmiştir. Son dönemlerde ise kanserde özellikle koruyucu etkisi üzerine odaklanılmıştır. Kurkumin; düşük yan etki riski, düşük maliyet, kolay ulaşılabilirlik gibi özellikleriyle ideal koruyucu ajan profili çizmektedir. Ancak bağırsaklardan emilim oranının düşüklüğü, ilaçlarla etkileşme potansiyelinin yüksekliği ve etkinliğine dair mevcut kanıtların yetersizliği bu noktadaki engelleridir.

Kurkuminin kanserdeki etkileri üzerine yapılan laboratuvar çalışmalarının sonuçları nelerdir?

Yapılan birçok laboratuvar çalışmasında kurkuminin gerek tedavi, gerekse korunma noktasında birtakım anti-kanser özellikleri saptanmıştır. Literatürde kurkuminin çeşitli tümör hücrelerinde, hücre çoğalmasını engelleyici (anti-proliferatif) etkilerinin araştırıldığı birçok laboratuvar çalışması mevcuttur. Bunlardan birinde; kurkumin, rahim kanserli hücre serilerinde hücre çoğalmasını engellemiştir. Fareler üzerinde yapılan bir başka çalışmada ise; kurkumin prostat kanserli hücrelerde çoğalmayı anlamlı derecede engellemiştir. Yine fareler üzerinde yapılan bir çalışmada da; farelerin bir kısmı kurkuminle beslendikten sonra farelere yemek borusunda kansere neden olabilen bir madde enjekte edilmiş ve sonuçta kurkuminle beslenen farelerde hücre çoğalması belirteçlerinin anlamlı derece daha düşük olduğu görülmüştür.

Kurkuminin kanserin yayılmasını engelleyici özelliğinin araştırıldığı bir çalışmada ise; prostat kanserli hücrelerde yayılımı engellediği görülmüştür. Yine bir başka çalışmada da; kurkumin meme kanserinde yayılımı engelleyici etki göstermiştir.

Bazı çalışmalarda da kurkuminin kemoterapi veya radyoterapiyle birlikte kullanımının etkileri değerlendirilmiştir. Biri 2013, diğer 2014 yılında yayımlanan iki çalışmada; kurkumin kalınbağırsak kanserli hücre serilerinde, kemoterapi ilacı 5-Fluorouracil’in duyarlılığını artırmıştır. 2014 yılında yayımlanan bir başka çalışmada da; baş-boyun kanserli hücre serilerinde, bir diğer kemoterapi ilacı sisplatinin etkinliğini artırmıştır. Yine yumurtalık kanseri hücrelerinde sisplatinin etkinliğini artırdığını raporlayan çalışma da mevcuttur. Bir başka çalışmada ise; lenf kanserinde radyoterapinin duyarlılığını artırdığı raporlanmıştır.

Kurkuminin antikanser etkilerinden üzerinde en çok çalışılanlardan biri de korunmadır. Bu çalışmalardan birinde; kurkuminin, ağız boşluğu kanseri gelişimini baskılayabileceği raporlanmıştır. Fareler üzerinde yapılan bir çalışmada ise; bağırsaklarda polip gelişimini önleyerek, kalınbağırsak kanserine karşı koruyucu etki gösterebileceği belirtilmiştir.

Kurkuminin kanserdeki etkileri üzerine yapılan klinik çalışmaların sonuçları nelerdir?

Kurkuminin kanserin önlenmesi veya tedavisindeki etkilerine yönelik oldukça az sayıda klinik çalışma mevcuttur. Bu çalışmalar da (birkaçı hariç) az sayıda olgu içeren başlangıç aşamasındaki çalışmalardır. Olgu sayısı nispeten yüksek çalışmalardan birinde; kalınbağırsak kanserli 126 hastaya cerrahi öncesi dönemde verilen kurkuminin, kilo kaybını azalttığı ve genel olarak sağlığı geliştirdiği belirtilmiştir. Cerrahi müdahale sonrası takip altında tutan prostat kanserli 199 hasta ile yapılan bir diğer çalışmada ise; yeşil çay, nar, brokoli ve kurkuminden oluşan bir karışımın verildiği hastalarda, tedavi sonrası 6 aylık dönemde PSA (Prostat Spesifik Antijen) artış oranı % 63.8 daha düşük bulunmuştur.

Bazı başlangıç çalışmalarında; radyoterapiye bağlı yan etkilerin ve semptomların azaltılmasında birtakım olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Radyoterapi alan baş-boyun kanserli 50 hastanın katılımıyla yapılan bir başlangıç çalışmasında; sandal ağacı yağı ve kurkumin içeren bir krem radyasyon dermatitinin (radyasyona bağlı cilt yangısı) önlenmesinde etkili olmuştur. Radyoterapi alan meme kanserli 30 hasta üzerinde yapılan benzer bir başka çalışmada ise; kurkumin, radyasyon dermatitinin şiddetini ve cilt soyulmalarını azaltmıştır. Cilt, genital bölge, meme veya ağız içinde kansere bağlı lezyonları olan 62 hastanın katılımıyla yapılan bir çalışmada da; kurkumin şikayetlerde rahatlama sağlamıştır.

2008’de yayımlanan ve ileri evre pankreas kanserli 25 hastanın katılımıyla yapılan bir çalışmada; bir hastada hastalık 18 aydan uzun süre stabil seyretmiş; bir hastada da tümör %73 küçülme göstermiştir. Ancak diğer hastalarda herhangi bir olumlu yanıt elde edilememiştir. Bir başka klinik çalışmada da; kurkumin ileri evre pankreas kanserli 17 hastada, kemoterapi ilacı gemsitabinle kombine edilerek verilmiş ancak olumlu bir sonuç alınamadığı gibi 5 hastanın şikayetlerinde artış olmuştur.

Kurkuminin olası yan etki ve riskleri nelerdir?

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), kurkumini ‘’genel olarak güvenli’’ olarak tanımlanmıştır. Nitekim literatürde de kurkumin kullanımıyla direkt ilişkili ciddi yan etkiler bildirilmemiştir. Ancak ilaç etkileşimlerine ilişkin literatürde güçlü kanıtlar mevcuttur. Başta kemoterapi ilaçları olmak üzere birçok ilaçla etkileşimine dair çalışmalar mevcuttur. Yine ilaçların metabolizmasında görevli enzimleri etkilediğine ilişkin çalışmalar da raporlanmıştır. Bir başka laboratuvar çalışmasında ise; kurkuminin kemoterapi ilaçlarının etkinliğini azaltabileceği belirtilmiştir.

Peki, o zaman ne yapmak gerekir?

Hayvan çalışmaları ve diğer laboratuvar çalışmalarından elde edilen sonuçlar, kurkuminin özellikle anti-inflamatuar ve antikanser özelliklerinin olabileceğine işaret etmektedir. Ancak laboratuvar ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan, insan fizyolojisinden uzak çalışmalar; klinik çalışmalar kadar değer taşımamaktadır. Nitekim kurkuminin tıbbi kullanımına ilişkin klinik çalışmalar da oldukça az sayıdadır, dolayısıyla insanlar üzerindeki etkileri net olarak bilinmemektedir. Bu yüzden kurkuminin herhangi bir sağlık durumunda kullanıma ilişkin güvenilir kanıtlar olduğunu söylemek güçtür. Nitekim henüz herhangi bir sağlık durumu için kullanımı da onaylanmamıştır. Kurkumin ve kurkumin içerikli ürünlerin kullanımına ilişkin bildirilen ciddi yan etkiler olmasa da özellikle kemoterapi ilaçları olmak üzere, ilaç etkileşimlerine ilişkin veriler mevcuttur. Bu noktada, şu an için bu ürünün tıbbi amaçlı kullanımından kaçınmakta yarar vardır.


Kaynak: Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Go to Top of Page

bozadi


8793 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/05/2018 :  12:48:34  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
http://www.zerdecal.org/index.php sayfasında zerdeçalla ilgili çeşitli olumlu görüşler paylaşılmış. Sayfanın en altında Dr. Ender Saraç adlı birinin TV programına ait iki youtube videosu var. Bu şahıslar zerdeçal ürünleri satıyor veya reklamını yapıyorlar mı tam anlayamadım ama aşırı bir reklam veya satış çabası tespit edemedim henüz (fazla incelememiş olmakla birlikte).

http://www.zerdecal.org/curcumin-arastirma-sonuclari.php sayfasında zerdeçalın faydalarına dair çeşitli bilimsel çalışmaların özet sonuçları paylaşılmış.

Go to Top of Page

bona fide


332 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/05/2018 :  23:48:06  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
pöffff bozadi buraya bi kaç saat önce cevap yazdım olumsuz bakış açımla ilgili sonuna geldirken aşırı yağmur şimşek ve elektirik kesintisiyle uçtular. ve ben okadar yazıyı bidaha yazamam anacım.özetle ginseng reişi mantarı ve neredeyse her meyve sebzeye dair bu tür kansere şekere herşeye herbişeye çare fetvalarıyla dolu net. elde kesin kullanıcıların yaşı kullandığı dozaj süre ve alınan sonuca dair raporsuz o dr bunu dedi bu dr bunu dedi. buradaki olumsuzluk birey mağdur hasta ve son çare gözüyle derman arıyor artı bilinçsizce kullanımların sonuçları can kaybı yada organ hasarı olabiliyor. zerdeçal karabiberle iyi olmuş kanser hastası videosu vardı nette tek bu verileni yemekle çözüm olssaydı hastalıkların kökü kururdu yaşam koşulu temiz rahat huzurlu ortamı beslenme değişikliği hareket olmadan her istediğini yiyip bu ürünleri alınca iyileşeceğini zanneden kalp şeker hastaları tanıyorum. bide bunları çocuklarına kullanacak olan çok daha bilinçsiz insan var cahillikmi arıyorsun kendimi örnekleyim vegan olmadığım dönemde kefir kilo aldırır diye her gun kendim mayaladım içtim içtikçe iskeletora döndüm ve bunu bana ısrarla öğütleyen daha iyi olacaksın diyen akrabaların kullananların tavsiyesiyle 6 ay devam ettim sözde onlara yaramıştı. sonuç fiyaskoydu. metabolizma her bireyde aynı sonuca götürmüyor. daha kötüsü bu tür yayınlar genele hitap ediyor herkes her yaş grubu hamileler dahi kulnabilir şeklinde. yukardaki en son linkte zerdeçalın tedavi etmediği hastalık kalmamış nerdeyse umarım şifa arayanların dermanı olur. ben aksini düşünsemde.iyi ki özet geçtim.
Go to Top of Page

bozadi


8793 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 25/05/2018 :  10:22:59  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bu uyarılarını burada paylaşmış olman, okuyanların olası aşırı beklentilerini dengeleme açısından çok iyi oldu diye düşünüyorum bona fide, teşekkür ederim.

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bona fide

zerdeçal karabiberle iyi olmuş kanser hastası videosu vardı nette tek bu verileni yemekle çözüm olssaydı hastalıkların kökü kururdu yaşam koşulu temiz rahat huzurlu ortamı beslenme değişikliği hareket olmadan her istediğini yiyip bu ürünleri alınca iyileşeceğini zanneden kalp şeker hastaları tanıyorum.
Özellikle burada söylediğin şey meseleyi çok güzel özetlemiş bence. Bir insan, egzersizi ve hatta fiziksel herşeyi geçelim, Louise Hay'in işaret ettiği gibi hastalıkların psikolojik kökenlerine dair zihinsel/bilinçsel/psişik arınma/düzelme konusunda birşey yapmadıkça, yani hastalıkların temel nedenleri orada durdukça, fiziksel/tıbbi çözüm yolları çoğu durumda en iyi ihtimalle sorunun yalnızca yüzeyde görünen kısmını çözüyor, tamamen değil. O anlamda, "mucize besin/ilaç" gibi ifadelerin insanlara sıcak/çekici gelmesinin başlıca nedenlerinden biri aslında egosal birşey çünkü alınması gereken bir dersi, katetilmesi gereken bilinçsel/ruhsal bir mesafeyi katetmeye yönelik tembelliği/ataleti/korkuyu yenemeyen, bu konuda somut bir çaba gösteremeyen kişi doğal olarak "mucize" bekliyor. Sorunların bilinçsel kökenleriyle ilgili yeterli, doğru veya isabetli çabayı göstermeyen kişinin, meydana gelen sorunlardan kurtulmayı beklemesi, mucize beklemesi gibi birşey. Nadir ve belki bir anlamda tesadüfi gerçekleşebilecek birşey.

Ama aşırı mucize beklentisine girmeden, bir sağlık sorununun çözülmesine yardımcı olduğu iddia edilen şeyleri elden geldiğince dikkatli ve bilinçli bir şekilde kullanma veya deneme "çabası" göstermenin de bir erdemi var diyebiliriz sanırım.

Ve bence daha önemlisi; tüm rahatsızlıkların kökeni, varlığın/gerçeğin ne olduğuna dair bir farkındalık eksikliği veya çarpıklığıdır. Diğer bir ifadeyle, en büyük şifa, varlığın, hayatın gerçekte ne olduğunu hatırlamak, onaylamak, kutlamaktır.

Bu forum yoluyla kendimize, birbirimize ve çevremizdekilere temel katkımız bu olur inşallah.
Go to Top of Page
  Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,69 saniyede oluşturuldu.