Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Kanal Bilgileri
 Kasyopya Celseleri (Son Yıllardaki Celseler)
 11 Ağustos 2018
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/08/2018 :  15:13:15  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Celse Tarihi: 11 Ağustos 2018

Tabla başındakiler Laura, Andromeda ve Artemis

Pierre, Joe, Chu, Ark, Possibility of Being, Scottie, Niall, Harika Köpek Noko, Prenses Leia

S: (L) Bugün 11 Ağustos 2018. [Mevcut olanların gözden geçirilmesi] Merhaba, merhaba!

C: Kasyopya’dan Megiciya, selam!

S: (L) Sanırım ilk açmak istediğim konu şu: Birkaç gün önce Chu ile konuştuğumuz bir konu. Ona Beau ile yaptığım kısa bir konuşmadan bahsetmiştim ve herşeyin ne kadar korkunç göründüğünden bahsettik. Dünyada şu an meydana gelen deliliğin ve gerçeği inkar edişin bizi neden bu kadar üzdüğünü merak ediyorduk. Neden biz de herkes gibi emekli maaşımızı alıp kendi işimize bakamıyoruz? Neden olanlara gözümüzü yumup keyfimize bakamıyoruz?

(Artemis) Yüksek empati.

C: Yüksek empatinin yanında, yalanlar bireyselleşmiş ruhu genellikle küçültüyor.

S: (L) Yani sağıyla-soluyla gerçekliğe çok dikkat etmek gerekiyor. Gerçekle ilgilenmezsen, kabul etmezsen, ona göre hareket etmezsen geçmişteki bir hayal oluyorsun. Ve geçmişteki bir hayal olduğunda, bu yok olman anlamına mı geliyor?

C: Pek çokları için evet.

S: (Artemis) Yüksek empati sahibi olduğunda, sorumluluk duygun da daha yüksek oluyor.

(L) Sorun şu ki, Chu'nun da belirttiği gibi, herşey çok yavaş oluyor. Örneğin 11 Eylül’de olan şeyin ne anlama geldiğini biliyordum. Bunun hakkında yazdım ve bunun en nihayetinde insan haklarının tamamen ortadan kaldırılması, sansür vb.’nin başlangıcı olduğunu söyledim. K’ların daha önce söylediği gibi, insanların yaşamlarını her yönden kontrol etmekti amaç. Bunu biliyordum. Ama bu ne zamandı, 17 yıl önce mi?! Konunun tamamen netleşmesi 17 yıl sürdü ve ben bunun çok daha hızlı olacağını sanıyordum. Siz zamanın olmadığını söylüyorsunuz ama burada bizim için zaman gayet gerçek ve somut bir şekilde mevcut. Vücutlar yaşlanıyor, gözlerin feri sönüyor, enerji azalıyor, gençlik çiçeği soluyor…

(Artemis) Şarkı sözü gibi oldu….

(L) Merak ediyorum, bu gösterinin bittiğini görecek kadar yaşayacak mıyız? Son perdeyi görecek miyiz?

C: Çok muhtemel. Belirli bir noktada kritik bir enerji kütlesine ulaşılacak, olaylar yamaçtan yuvarlanan bir kartopu gibi büyüyecek ve bunu söylerken ironi yapmıyoruz.

S: (Pierre) İroni yapmıyorsunuz ama bu son perdenin küresel soğumayla kapanacağı anlamına mı geliyor?

(L) Bundan bahsetmişlerdi.

(Joe) Olayın sadece bir yönü.

(Andromeda) Herşey hızlanmaya başlayacak.

S: (L) Yani muhtemelen olaylar bir noktada hızlanıp iyice çılgınlaşacak?

C: Evet

S: (L) Sonsuza kadar böyle yavaş, beyin ezici bir delilik şeklinde gitmeyecek.

(Pierre) Lineer değil.

(L) Evet, deprem gibi. Basınçlar birikiyor ve ne zaman kırılacağını bilmiyorsun ama kırıldığı zaman herşey altüst oluyor.

C: İyi bir tanımlama.

S: (Joe) Önceki medeniyetlerin çöküşünde genel bir kaos olmuş. İnsanlar bir ölçüde çıldırmış. Medeniyetin çökmesi nedeniyle insanların çıldırdığı varsayılır genellikle, değil mi? Ama bizim durumumuzda insanlar çıldırmak için iyi bir sebep olmadığı halde çıldırıyorlar. Sofralarında yemekleri var, temel ihtiyaçlar mevcut. En fazla çıldıranlar hiçbir ciddi sıkıntı çekmeyenler.

(L) Tarihi okursan, aslında durumun aynı olduğunu görürsün: insanlar hiçbir makul neden olmadan çıldırmaya başlıyorlar ve gezegenin sağında solunda birşeyler oluyor. Ve bu giderek daha akıldışı hale geldi. Medeniyetler ve uluslar adeta kendi ayaklarına tekrar tekrar sıktılar.

(Chu) Kayıtlarda medeniyet çökmeden 40, 50 veya 100 yıl öncesine işaret eden birşey mi var?

(L) Evet. Şu anda olan şeyin muhtemelen 1914’te başladığını söyleyebilirim, hatta belki 19. yüzyılın sonlarında. Yani biz bunun sonunda sayılırız. Lobaczewski’ye göre ilk ve sonra ikinci dünya savaşı zamanında insanlar yeterince çıldırmıştı. Hitler’le ilgili “Psychopathic God” (Psikopat Tanrı) kitabını okuduğunda, Hitler öncesi Almanya’da durumun nasıl olduğuyla ilgili ayrıntılara baktığında, neredeyse aynı şeyi görüyorsun: insanlar kafayı yemiş gibi davranıyorlar!

(Joe) Dışarıdan bakanın gözüyle.

(L) Lobaczewski “Avusturya konuşması” diye birşeyden bahsediyor; Avusturya’da doğan bir zihin veya tutum hali. Hitler’in doğduğu yer. Ve Jung da Avusturyalı. Freud ve Kafka da. Filozof Wittgenstein, Erwin Schroedinger, pek çok akıllı insan ama aynı zamanda çok sayıda deli.

(Chu) Birşeyler çökmeye başladığı her defasında Babil Kulesi gibi oluyor sanki. İnsanlar tanrı gibi davranıyorlar veya tanrı olduklarını düşünüyorlar.

(Joe) Deliliğe neden olan şey bu. Deli gibi davranmanın tanımı.

(L) İlerletmeye çalıştığımız işler var ama son zamanlarda enerjim bunlara yetmedi. Enerjimi, perspektifimi tekrar kazanmaya çalışıyorum… Bu tam bir mücadeleye dönüştü.

C: Enerji sızıntıları giderildiği için herşey hızla düzelme gösterecek.

S: (L) Bu durum üzücü. Tamam, sanırım Pierre’in soruları var. Ben giriş yapayım, sonra da sen sorularını sorarsın. Bu evrimsel biyoloji ve yaşamın kökenleri konusuna gerçekten derinlemesine girdim. Freeman Dyson, John Maynard Smith ve maddeden yaşamın nasıl doğduğuyla ilgili bir teori iskeletine sahip olduğunu düşünen birkaç başka yazar okudum. Elbette maddenin nereden geldiği konusuna girmiyorlar. Bilimsel Yaratılış teorisi olan “Big bang”e yaslanıyorlar. Maddeden başlıyorlar ve maddeyi itiştirip karıştırıp moleküllere getiriyorlar konuyu. Sonunda canlı birşey ortaya çıkıyor! Ama araştırmalara dayalı olarak bu teorinin iki yakasını bir araya getirme konusunda ciddi sorunlar yaşıyorlar çünkü yaşayan tek bir tam canlı hücrenin varlığına doğru her bir gelişim veya geçiş adımı o kadar çok problemle dolu ki, bir sürü varsayımda bulunmak, birşeyleri atlamak zorunda kalıyorlar ve oraya varana kadar mevcut pek çok büyük sorunun varlığını reddediyorlar. Bu gerçekten çok ilginç ve beni düşündürüyor. Bilmek istediğim şu: Herşey için temel güdü nedir… İtici güç nedir… Herşeyde bilinç olduğuna dair bir fikrimiz var fakat bilincin kendisi de maddeyle birlikte gelişmiş ve evrimleşmiş gibi görünüyor. Peki bunun ardındaki itici güç nedir? Maddeyi şekillendiren ve yönlendiren saf bir bilgi dünyası bariyerini aşarak yaşam taşıyan bedenler meydana getiren itici güç, güdü neydi?

C: Çekim.

S: (L) Çekim bilgiyle madde arasındaki köprü mü?

C: Evet

S: (Ark) Yaşamın amacı nedir?

C: Bilgi parçalarını düzenleyerek öğrenme. Genişleyen oluş.

S: (Ark) Öğrenmenin amacı nedir?

(L) Genişleyen oluş. Sanırım bunu o yüzden eklediler.

(Joe) Yani genişlemek tüm gerçekliğin temel bir dinamiği.

(Pierre) Çekim ve bilgi… Öyleyse madde…

C: Düzensiz çekim dalgaları, elektromanyetizma/ışık.

S: (Joe) Ark, çekim dalgasının ne olduğunu biliyor musun?

(Chu) Düzensiz çekim dalgasının ne olduğunu biliyor musun?

(Ark) Çekimin ne olduğunu bilmiyorum.

C: Elektrik çekimin bir tezahürü.

S: (Scottie) Bunu biliyorduk.

(Joe) Biliyor muyduk?

(Scottie) Evet, yıllar önce söylemişlerdi.

(Ark) Çekimin ne olduğunu bilmiyorum. Sorun bu.

C: Çekim tüm bilgidir.

S: (Artemis) Yani bir bakıma ışık.

(Chu) Çekim tüm bilgi diyorsunuz ama çekim aynı zamanda saf bilgiden maddeye geçişin itici gücü.

(L) Sanırım çekim tüm bilgi ve düzensiz çekim dalgaları da bilginin köprüden geçişi.

C: Yakın.

S: (Artemis) Adeta beynimizi patlatarak birşeyleri anlamaya çalışmamızı izlerken eğleniyor musunuz?

C: Geçerli değil.

S: (L) Pekala, sorularını sor Pierre.

(Pierre) DNA ve bilgi konusunda… bir uzvunu kaybeden bir semender tamamen aynı uzvu yeniden büyütüyor. Bu organize öz-farklılaşmanın yalnızca hücreler içindeki DNA’dan kaynaklı olamayacağını düşünmek doğru olur mu?

C: Evet

S: (Pierre) Yani dışsal bir faktör var. Bu dışsal faktör bilgi alanı mı?

C: Evet

S: (Pierre) Bilgi alanı ile örneğin semenderin DNA’sı etkileşiyor mu?

C: Evet

S: (Pierre) Peki nasıl etkileşiyorlar?

C: DNA bir tür alıcı.

S: (Pierre) Bu durumda bilgi alanının DNA aktivitesini değiştirebildiğini varsaymak doğru mu?

C: Evet

S: (Pierre) Tamam, yani DNA dediğimiz şey, bilgi alanı ile organizma arasında bir aracı.

(L) Korkunç genetik mutasyonları olduğu halde hiçbir semptom göstermeyen insanların durumunu açıklıyor bu…

(Pierre) Evet, çünkü DNA bir tür alet kutusu. Bağlantıdan dolayı, bilgi sahasından alınan bilgiden dolayı bunlardan yalnızca bazıları etkinleşiyor. Yan yana iki hücre aynı genetik kodda olsalar bile tamamen farklı şeyler yapabilirler çünkü bilgi alanı DNA’nın aktifleştirilecek ve pasifleştirilecek kısımlarını değiştiriyor. Dolayısıyla her hücrede çok büyük bir potansiyel var.

(Chu) Daha önce virüslerin tezahür eden düşünceler olduğunu söylemelerinin nedeni bu. Yani sanırım birileri bir düşünce tezahür ettirebiliyor fakat sende alıcı olması gerekiyor. Yani aynı virüsü herkes kapmıyor. Herhangi bir hastalık için de geçerli…

(L) Evet, birinin vücudunda o virüs olabilir ama tamamen pasif kalabilir. Aynı virüs başka bir insanı hemen yıkabiliyor. Bu genetik kitaplarında anlatılanlar akıllara durgunluk verici.

(Pierre) Önceki celselerde K’lar bazılarımızın (Laura ve Joe) ek DNA iplikleri geliştirmekte olduğunu söylemişlerdi. O celsede K’ların fiziksel DNA ipliklerini kastetmediği belirtilmişti. Peki K’lar ne tür ek ipliklerden bahsettiklerini açıklayabilir mi?

C: Normalde budanan DNA kodonları. Sıçrayıp orijinal kodları geri yükleyen veya yeni kodlar getiren transpozonları düşün.

S: (L) Yani temelde DNA’nın değiştirebildiğini mi söylüyorsunuz? Tabi aslında bunu zaten biliyoruz çünkü kitaplar okuyoruz. Ama diğer bir değişle, düşünüşündeki, kavrayışındaki ve bilgi düzeyindeki değişiklikler yoluyla DNA’nın değiştirilebileceğini mi söylüyorsunuz?

C: En önemli faktör bilgi.

S: (L) En önemli faktör bilgi toplamak, araştırmak ve öğrenmek mi?

C: Evet ve öğrenileni uygulamak.

S: (L) Yani yakıt tankı bilgiyle doluyor ve öğrendiğini uygulamak da motoru çalıştırıp gaz pedalına basmak gibi mi?

C: Evet

S: (Pierre) Bu aklıma birşey getiriyor. DNA dönüşümü için en önemli faktör bilgi. DNA bilgi alanının aracısı veya alıcısı. Birey bilgi topluyor ve bu bilgi onun bilgi alanıyla olan bağlantısını artırıyor ve daha da fazla bilgi toplamasını mı sağlıyor? Bir döngü gibi?

C: Evet. Anten yapmak gibi.

S: (L) Bilgi topladıkça antenin değişiyor. Bu o bilginin kullanılmasına bağlı çünkü anten yapmak, öğrendiğini kullanmanın bir sonucu.

C: Evet

S: (L) Değişiklikleri sağlayan bu.

(Artemis) Tüm gün oturup birşeyler okuyup öğrendiklerinle hiçbir şey yapmadan olmaz. Birşey yapmam lazım.

(Pierre) Bu yıl yayınlanan bir bilimsel makaleye göre, bir canlı öldükten yaklaşık 24 saat sonra meydana gelen bir gen transkripsiyonu patlaması keşfedilmiş. Bunun nedenini öğrenmek istiyorum.

C: Enerji alanının serbest bırakılmasıyla ilgili.

S: (Pierre) Bilgi alanıyla DNA arasındaki ilişkiyi kastediyorlar. Arada bir tür bağ var gibi.

(L) Sanırım ruh serbest kaldığında, genler de…

(Joe) Şablon gibi…

(L) Serbest kalıyorlar ve bir tür patlama oluyor…

(Pierre) Kopma patlaması. Bilgi alanından kopuyorlar çünkü artık başka alışveriş gerekmiyor.

(L) Tatlım, sorun var mı?

(Ark) Evet. Matematiksel bir soru. Bir yanda çekim hakkında konuşmak var, diğer yanda ise çekim hakkında birşey yapmak var. Görünüşe göre geometri çekimi anlamak için önemli. Uzayımızın üç boyutlu olduğunu biliyoruz. Peki neden? Muhtemelen bir nedeni var. Ama başka boyutlar olduğunu da biliyoruz. Ama kaç tane olduğunu bilmiyoruz.

C: Düşüncenin sıralı ifadesi için gerekli.

S: (Ark) Bunun için herhangi bir neden görmüyorum. 2 veya 1 veya 4 olabilir.

(L) Sıralı olabilmesi için, belki de düşünceler 2 boyutlu şeylerden fazlası?

C: Evet

S: (Ark) Hm…

C: Düşüncenin geometrisi bunu gerektiriyor.

S: (Ark) Evet, geometri… bir sebeple üç boyutumuz var. Bir nedenle bu iyi fakat anlamıyoruz. Bu herhangi birşeyi açıklayan bir cevap değil. Düşüncenin geometrisini bilmiyoruz. Dolayısıyla bu bir bilinmeyeni bir bilinmeyenle açıklamak gibi. Bir şekilde üç boyutumuz var. Başka boyutlar da var. Kaç tane boyutun gerçekten gerekli olduğunu bilmiyoruz. Ve dünyamız bir şekilde bu diğer boyutlarda yüzüyor. Bilmiyoruz. Fakat matematikte, asal sayılarda falan bazı ipuçları var. Yaratım tarafından seçilmiş istisnai bazı matematiksel yapılar var. Herhangi bir sayı olmaz. Üç boyutta Platonik cisimler denen istisnai yapılar var. Ve bunlardan yalnızca 7 tane var.

C: Problemlerin için yardım yakında geliyor!

S: (Ark) Evet ama henüz bitirmedim. [kahkaha]

(L) Soru nedir?

(Ark) Sicim teorisini, zarları, çoklu evrenleri falan kullanarak fiziği birleştirmek, çekimi açıklamak için uzun zamandır kullanılan 5 istisnai Lie grubu var. İnsanlar bu 5 istisnai Lie grubunu kullanıyorlar ve bunlardan yalnızca 5 tane var. Bazı şahıslarsa… Örneğin Klee Irwin bir grup organize edip milyon dolarlık hibeler sağladı, Tony Smith’i bu işe dahil etti… Klee Irwin YouTube’ta bu Lie gruplarından biri olan E8’den bahsediyor. Bundan hoşlanıyorlar. Ama böyle büyük bir şeması olan 78 boyutlu E6 gibi başka Lie grupları da var [(Ark) Lie gruplarının çıktılarını gösteriyor]. Böyle bir şeması olan E7 var. Ve bunun 133 boyutu var ve Jack Sarfatti’nin Paul Sirag adlı bir arkadaşının çekimle ilişkilendirmeye çalıştığı bir yapı. Yalnızca 14 boyutlu G2 adlı basit bir yapı var. Şimdi sorum şu: Bu istisnai matematiksel yapıların herhangi biri benim çekimi, bilinci ve herşeyi birleştirme yönelik araştırmam açısından herhangi bir önem taşıyor mu?

C: Hayır. Lie grupları dikkatsizleri tuzağa düşürmek için kullanılıyor.

S: (Joe) Lie adamın adı mı?

(Joe) Evet, Çinli.

(L) Örümcek ağına benziyorlar.

C: Öyle.

S: (Ark) Her simetri bir Lie grubuyla tanımlanıyor. Yani simetri de mi önemsiz? Çünkü bu rotasyonları, çevirileri, dalga genişlemelerini tanımlamaya yönelik matematiksel bir araç. Demek tümü kötü. Peki ne iyi?? Hangi matematik iyi?

C: Geometrik cebir.

S: (Ark) Lie grupları geometrinin ve cebrin temelinde yer alıyor ve kötüler. Dolayısıyla ne yapacağımı bilmiyorum.

C: Dikkatli olman gerekiyor.

S: (L) Sanırım Lie grupları faydalı ama dikkatli olmazsan onların tuzağına düşmüş oluyorsun.

C: Evet

S: (Ark) Evet. Tamam.

(Joe) Diğerlerinin aynı şekilde hissedip hissetmediğini bilmiyorum ama bugünlerde dünyadaki siyasi olaylar, kavgalar ve bu tür şeyler bir bakıma giderek anlamsız hale geliyor…

C: Öyle. Gösteriden keyif almanızı tavsiye etmiştik.

S: (Andromeda) Diğer bir deyişle, bir yandan olan bitene önem verirken, bir yandan da ona bağlanmamaya dikkat etmek gerekiyor. (L) Bu başarması oldukça zor bir durum ama belki de bir ders konusu?

C: Evet

S: (Joe) Pek çok insan buna yatırım yapıyor çünkü maddi varoluşa ve maddi evrene bağlılar. Gezegende olan bitene yatırımları var çünkü burası onların evi ve onu korumak ve herşeyin yolunda gitmesini sağlamak istiyorlar. Ama eğer kendini ondan ayıramaz ve daha felsefi bir bakış açısından bakamazsan kavgaya ve deliliğe giderek daha fazla karışıyorsun.

(L) DNA konusuyla bağlantılı olarak, soy kütüğü veritabanımı öğrenmeyi neden takıntı yapacak kadar çok öğrenmek istiyorum acaba? [kahkaha] Bundan bahsetmeye utanıyorum çünkü bu araştırmalarım çok uzun sürdü ve BİLMEK İSTİYORUM!

C: Ataların farkındalığının ilettiği belirli bir güç olduğunu aklınızda bulundurun.

S: (L) Ataların farkında olmak nasıl bir güç iletebilir ki? Ölüler bir kere. İkincisi, gerekli potansiyele sahip olanlar tekrar enkarne olmuş başka yerlerde başka yaşamlar yaşıyorlardır. Ya da belki 5. yoğunlukta takılıyorlar veya ölü atalar her ne yapıyorlarsa…

(Artemis) Bu bir bakıma kendi geçmiş yaşamlarını bilmek gibi.

(Andromeda) Evet.

C: Evet.

S: (L) Yani geçmiş yaşamları bilmek faydalı. Ataları bilmek faydalı. Eski insanlar, hatırlanan ataların insana yardımcı olduğuna inanıyorlardı. Onları önemsemezsen veya unutursan bu kötü şans getirebiliyormuş. Gerçekten öyle mi peki? [kahkaha]

C: Onun gibi birşey. DNA antenleriniz yoluyla, ki bunların aynı zamanda onların da DNA antenleri olduğunu hatırlamalısınız, bazı şeylerin iyileşmesine yardımcı olabilir ve güç çekebilirsiniz.

S: (Andromeda) Anlamlı.

(Chu) Onların alıcılarını miras aldık.

(Andromeda) Böylece onların deneyimlerinden de birşeyler öğrenebiliriz.

(Pierre) Onlarla nasıl ilişki kuracağını merak ediyordun. Öldüler ve uzaktalar. Aynı DNA antenlerini paylaşma durumunda, eğer DNA yoluyla bir bilgi alanına bağlıysak ve bu bilgi alanının benzer bir parçasına bağlı benzer DNA’lara sahip başka kişiler varsa ve diğer varoluş düzlemlerinde zaman aslında yoksa, o zaman ataların sahip olduğu anılara veya bilgilere de erişme imkanı olabilir mi?

C: Aynen öyle.

S: (Pierre) Wau.

(Joe) Epigenetik de var…

(L) Hep söylerim, erken Amerikan tarihini okumak bana Amerikalıların neden böyle olduklarını açıklıyor. Darmadağınık durumdalar. Ama sonuçta diğer herkes de öyle!! Korkunç.

(Chu) Epigenetik sadece bu yaşam hakkında, değil mi?

(L) Oo, hayır! Ebeveynlerindeki bir metilasyon sana geçmiş olabilir. Her türlü garip şey olabilir. Buna inanamazsın. Yani diğer bir deyişle, atalara tapınmaya geri döndük! [kahkaha]

(Artemis) Birkaç tütsü ve bir tapınak bul!

(Pierre) Atalar kültünün önemli olmasının nedenlerinden biri, DNA yoluyla bilgi alanıyla olan bağlantı mı?

C: Evet. Bu konuda biraz fazla ileri gittiler ve bunun neden önemli olduğunu unuttular.

S: (Andromeda) Cadılar bayramı gibi.

(L) Evet. Esas anlamından saptı.

C: Size gelecekteki siz olduğumuzu söyleyip duruyoruz. Siz gelecekteki onlarsınız.

S: (L) Yani benim şimdim onların geleceği.

(Andromeda) Biz K’ların atalarıyız! [kahkaha]

(Artemis) Bizi onurlandırıyorlar!

(Joe) Belki de atalarından biri bir ruh tablasında seninle irtibat kurmaya çalışıyor. Bir bilgi edinmeye çalışıyorlar.

(L) Bu aşırı garipleşmeye başladı [kahkaha]. Yani insanların tanıyabilecekleri kadar çok sayıda atalarını tanımaları faydalı olur?

C: Evet ve bazı atalar diğerlerinden daha güçlüdür.

S: (L) Yani yakın geçmişinde güçlü bir atan varsa, bu oldukça iyi. Yani bir bakıma atalarına uyumlanıp onlardan güç çekebilirsin? Melekler korosu gibi birşey?

C: Yakın ama bizi böyle birşeyin nesnesi haline getirmeyin şimdi!

S: [kahkaha] (Joe) Eğer atalarına uyumlanacaksan doğru birini seçsen iyi olur. O adam değil örneğin…

(Andromeda) Kovboy mu?

(Joe) Hiç yatakta uyumayan.

(L) Muhteşem atam Bone Mizell’i kastediyorsun. O tam olarak bir ata sayılmaz. Dört göbek uzaktan ilk kuzenim gibi birşey. Büyük büyük büyük annemin ilk kuzeniydi. Ve ne karakter!

(Joe) Eğer onlarla bir komün oluşturacaksan onlar hakkında mümkün olduğu kadar çok şey bilmen lazım. Hangilerinden tavsiye almak istemeyeceğini bil.

(Pierre) UFO görme olaylarındaki bu son azalma konusu: Son bir ay içinde UFO görme olaylarında ciddi bir azalma oldu. Bunun nedenini öğrenmek istiyorum.

C: Programlama tamamlandı.

S: (Artemis) Yani artık buraya gelmeleri gerekmiyor mu veya aynı sıklıkta?

(L) Hiçbir yere gittiklerini sanmıyorum. İşlerini bitirmiş olmalılar, arkalarına yaslanıp gösterinin tadını çıkarıyorlar!

C: Evet

S: (Joe) Bermuda Üçgenindeki yapılar?

C: Atlantis!

S: (Pierre) Sizinle paylaştığım şu hikayeyle ilgili birşeyler öğrenmek istiyorum. Bernard Levy’nin, Dominique De Villepin ona çarmıhsız bir İsa olduğunu söylemesinden sonra vücudunda yaralar oluşması… o yaralar gerçek mi?

C: Evet

S: (Pierre) Bu fenomenin ardında ne var? Ne oldu?

C: Son derece egoist bir inanç merkezinden kaynaklı, psikosomatik.

S: (L) Ama İsa’dan nefret eden bir Siyonist için…

(Niall) Onun kafasındaki Mesih kendisi…

(L) Avuçları mı kanamış?

(Pierre) Evet. Haftalarca sürmüş. Yaraları varmış.

(L) Kimse ellerinden çarmıha çivilenmedi. Eller yırtılıp çividen çıkar.

(Pierre) Ama o buna inanıyormuş ve inancı bunun gerçekleşmesi için yeterince güçlüymüş.

C: Sapkın içsel benlik.

S: (L) Başka soru?

S: (Ark) Üç boyutlu maddi evrenimizi, daha fazla boyut içeren bir uzayda yüzen bir tür zar olarak düşünmek doğru olur mu?

C: Çok yakın.

S: (Ark) Eğer bu çok yakınsa, bu dış evrende kaç tane boyut var?

C: Sonsuz.

S: (Ark) Sonsuz! Çok iyi [kahkaha] Şimdi yatağa mutlu bir şekilde gidebilirim.

(L) Neden?

(Ark) Çünkü sonsuz iyi bir rakam. 5 veya 6 veya 7 gibi değil. [kahkaha] Her zaman 12 olmasını ummuştum. Ama hayır, sonsuz. Peki, eğer evrenimiz bu sonsuz boyutlu evrende bir zarsa [kahkaha], orada yüzden başka zarlar var mı? [kahkaha]

C: Evet

S: (Ark) Birbirlerine temas edebilirler mi?

C: Evet

S: (L) Ve bu değişken çekim dalgalarıyla mı ilgili?

C: Evet

S: (L) Peki bahsettiğiniz bilgi alanı bir zarın sadece içinde mi işliyor yoksa zarlar arasında da gidiyor mu?

C: Dış ve iç arasında.

S: (Ark) Peki elektromanyetizma her bir zarın sadece içinde mi işliyor, yoksa aynı zamanda zarlar arasında mı?

C: Koşullar uygunsa her ikisi.

S: (Joe) Dalga sonucu meydana gelecek olan şey bu mu? İki zarın kesişmesi?

C: Bir kısmı bu.

S: (Joe) Bu bir Big Bang’e mi neden olacak? Büyük Patlama denen şey bu mu?

C: Aşağı yukarı.

S: (Chu) Herşeyin kökü bilgi diye düşünmüştüm.

C: Bilgi çekimdir.

S: (Ark) Sonsuz boyutlar. Bunun iki türü var: 1, 2, 3, 4 ve devamı gibi sayılabilir nitelikte bir sonsuzluk mu, yoksa bir çizginin üzerindeki noktalar gibi sayılamaz nitelikte mi?

C: Sayılamaz.

S: (Ark) Oo! Tamam. Başka insanların onu bulamayacağı konusunda ümit veriyor bu bana. [kahkaha]

(Artemis) Enerji sızıntılarının giderildiğini söylediğiniz. Peki neden son zamanlarda daha da fazla tükenmiş ve yorgun hissediyorum hala?

C: Gerçekliğe yeterince dikkat etmiyorsun!

S: (Artemis) Evet, yorgun olduğum için!

C: Oku!

S: (Artemis) Tamam.

C: Şarkı söyle!

S: (Artemis) Yapmak için enerjiye ihtiyaç duyduğum şeyleri yapmak için enerjiye ihtiyacım var.

(L) Karaoke yapmamız lazım.

C: Evet

S: (Joe) Peki ya Quinton? Herkesin sorunlarını çözecek mi? [kahkaha] Hayır, yapan herkes için olumlu etkiler yapıyor mu?

C: Evet. Artemis detoks için konsantre tedaviye ihtiyaç duyuyor!

S: (L) Diğer bir değişle detoks yapıyorsun. Son bir ayda bile kötü hissetmenin nedeni, bu tedaviye onların gitmesiyle aynı zamanda başlamış olman. Detoks etkileri yaşıyorsun. Metal testinin sonuçları neredeyse üst sınırdaydı. Yani metal detoksunun etkileri. Muhtemelen birkaç doz oral EDTA da yapman lazım.

C: Evet

S: (Artemis) Oo, teşekkürler.

(L) Detoks tamamlanınca kendini daha iyi hissedeceksin tatlım. Kendini biraz daha iyi hissedince 10 dakikalık jimnastik çalışmalarıyla biraz mitokondri üretmeye çalışırsın.

C: Evet

S: (Artemis) Tamam.

(Ark) Demek sonsuz sayıda boyut var. Muhtemelen hepsi eşit ama acaba bazıları diğerlerinden daha mı eşit?

C: Evet

S: (L) Dünya Kupası finalinin sonunda çok büyük bir fırtına oldu. Sadece bir hava olayı mıydı yoksa ardında başka birşey mi vardı?

C: Bu noktada “hava olayları” her yerde oluyor ve tümü aynı genel Dalga olayının parçası.

S: (L) Pekala, varsa son bir soru.

(Niall) Bermuda’ya dönebilir miyim? Buldukları yapı neydi? Bir şehir mi yoksa başka birşey mi?

C: Enerji istasyonu.

S: (L) Son soruydu. Sormadığımız ama sormamız gereken birşey varsa sorulmuş sayıp cevap verin lütfen. Teşekkür ederiz.

C: İyi geceler bayanlar!

(Joe) Erkeklerde konuşmuyorlar. [kahkaha]

CELSE SONU

Orijinal celse metni: https://cassiopaea.org/forum/threads/session-11-august-2018.46202/

Olcay


71 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/08/2018 :  17:18:38  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Ellerine sağlık bozadi bu aralar celse lazımdı.
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


621 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/08/2018 :  17:39:14  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eline sağlık bozadi. Harika bir celse olmuş, özlemişiz.

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Olcay

Ellerine sağlık bozadi bu aralar celse lazımdı.



Sorup duruyordun Olcay, tam zamanında geldi :)

Nedense şu yakın zamanda olayın netliğe kavuşup, karpuzun çatlayacak olması kısmında sağlam bir coşkuya kapıldım :))

Edited by - gerçek tosun paşa on 13/08/2018 17:40:37
Go to Top of Page

yucelulu


109 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/08/2018 :  19:08:31  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Teşekkür ederim.
Go to Top of Page

ogeday


149 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/08/2018 :  19:24:56  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bahsettikleri olay nihai son olarak israil in yok olmasıydı değilmi.o halde önce abd nin parçalanmasını bekleyeceğiz
Go to Top of Page

bigsenfoni


1050 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/08/2018 :  21:13:40  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Tesekkürler bozadi




KENDİ DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET... OSHO

Kalbiniz temiz,gözünüz Osho'nunki gibi acik olsun.
Go to Top of Page

Tgur


1015 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/08/2018 :  21:52:01  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bozadi dostum ellerine sağlık ,celse bir çok konunun altını kalınca çiziyor..


Edited by - Tgur on 13/08/2018 21:56:50
Go to Top of Page

Majisyen


289 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/08/2018 :  21:52:50  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Çeviri için teşekkürler.

Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.
Go to Top of Page

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/08/2018 :  23:10:57  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Ben teşekkür ederim arkadaşlar.

Celse çevirisindeki birkaç yazım hatasını düzelttim şimdi bir kontrol okuması yaparken.

Bu arada celsede benim açımdan da en önemli konulardan biri, orta yaşlardaki biri için olağan enkarnasyon süresi içinde "Dalga"nın dünyada ve özellikle insan hayatında yapacağı dönüşüme tanıklık etme ihtimalimizin yüksek oluşu. Aslında bu sancılı yıkım ve dönüşüm sürecine bu kadar yakından tanıklık etmek ne kadar arzu edilebilir birşey emin değilim ama gene de çok çekici geliyor, umarım bunu istediğim için pişman olmam :)

Boyutların tartışıldığı yerde geçen "zar" teriminin orijinali "brane" diye bir kelime, ilk kez karşılaşıyorum sanırım. Membran (membrane) kelimesinin de kökü olduğu anlaşılıyor. Konuşulan konu bağlamında en uygun karşılığının "zar" olduğundan emin değilim ama bazı Türkçe kaynaklarda da o şekilde belirtilmiş. İngilizce "brain" (beyin) kelimesiyle aynı okunuşa sahip olduğu için, celsenin orijinalinde, bazı katılımcılar arasında bununla ilgili bir kafa karışıklığı ve esprileşme olmuş, onu çeviriye düzgün bir şekilde yansıtmak pek mümkün olmayacağı için o bir-iki cümleyi atlamayı tercih ettim.

Celsede dikkatimi çeken konulardan bir diğeri, bir yandan dünyada (etrafımızda) olan biteni dikkatle takip ederken, farkında olurken, bir yandan da tüm bu olan bitenle çok fazla duygusal bağ kurmama, kendini olan bitenle bağlamama tavsiyesi dikkat çekiciydi ve faydalı bir tavsiye gibi görünüyor.

Bir diğer ilginç konu tabi ki "atalar" meselesiydi, üzerinde düşünmeye çalışacağım.

Tgur'un son zamanlarda üzerinde durduğu bazı konulara bu celsede temas edilmesi güzeldi.

Celsede geçen, olasılıkla bir çeviri yanlışı veya belirsizliği içeren kısımlar varsa, üzerinde durabiliriz.

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen ogeday

Bahsettikleri olay nihai son olarak israil in yok olmasıydı değilmi.o halde önce abd nin parçalanmasını bekleyeceğiz
İsrail'in yok olması kehanetini (gerçekleşeceğini varsayarsak) "filmin sonu" olarak düşünmemiştim şahsen, filmin yalnızca bir parçası olur. Ayrıca İsrail ABD'den sonra değil, önce yok olur bence eğer yok olacaksa (ki eninde sonunda tüm ülkeler yok olacak). ABD'nin yok olması veya ABD devletinin veya derin devletinin yıkılması, İsrail'in yıkılmasından çok daha zor gerçekleşebilecek birşey bence. KH'nin başkenti İsrail değil, ABD. İsrail daha marjinal olabilir ama küçücük ve aslında ciddi oranda savunmasız bir ülke. Çevresindeki birkaç ülkenin eşzamanlı füze saldırısının altından kalkamaz. İsrail'in varlığını koruyan şey ABD'nin varlığı/egemenliği. ABD'yi koruyan şeyse dünya insanlığı/düzeni genelinde hakim olan KH frekansları, yani insanlığın genelinde KH'nin (ego-baskın yaşam tarzının) hala egemen olması ve 3 ve 4. yoğunluk KH güçlerinin ABD üzerinden insanlığı "hala" büyük oranda kontrolü altında tutabiliyor olması. Ama bu egemenliğin hızla sonuna yaklaşıyoruz gibi görünüyor. Üstelik ABD, belirli koşullarda İsrail'in varlığını gözden çıkarabilecek durumda bence çünkü kendi aralarında da ciddi bir ego savaşı var.

Go to Top of Page

Tgur


1015 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/08/2018 :  09:01:06  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bozadi kardeşim atalar konusunu düşüneceğim demişsin ,evvelce Zulu kavmi hakkında bir üzerinde duruş ve atalar bahsinde yorumlar yapmıştık ilgilenen dostların bakmasını tavsiye ederim ,bir fikir verir tahmin ediyorum,

https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=29&whichpage=15


Edited by - Tgur on 14/08/2018 09:19:46
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


621 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/08/2018 :  10:41:46  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen ogeday

Bahsettikleri olay nihai son olarak israil in yok olmasıydı değilmi.o halde önce abd nin parçalanmasını bekleyeceğiz



Nihai son, olması gereken, olağan olan yol. Ben mutlak sonu İsrail'in yok olması olarak algılamadım. Bozadinin dediği gibi ancak önemli bir bölümü oluşturabilir ama sadece bir parça.
Go to Top of Page

Gaia


94 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/08/2018 :  12:14:29  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Çeviri için teşekkürler bozadi. Şu delilik konusu çok enteresan bir süreç gerçekten. Kendi çevremde potansiyel delilerin oranı günden güne artıyor gözlemlerime göre. Öyle bir bilinç parçalanması var ki insanlar karakterden karaktere geçiyorlar. Yalanlar atıyorlar ve attıkları yaların gerçek olması için onay bekliyorlar. Onaylamazsan onları sana karşı saldırgan, psikopatvari bir atağa geçiyorlar. Tuhaf bir vampirliğe başlıyorlar. Eğer olurda onaylarsanızda parçalanma süreçlerinin hızlanmasını izliyoruz. Belgesel izler gibi artık dış dünyayı izler oldum. Bu celsede duygularıma tercüman oldu. :D

Her ne şekilde bitecekse bitecek bu devre öyle yada böyle. Dedikleri gibi önem vererek izleyip bağlanmamak çok önemli. Bağlandığın an manipülasyonları kaçırıyorsun ve hunharca programlanıp kendini imha sürecine doğru sürükleniyorsun.
Go to Top of Page

beyrutkapı


435 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/08/2018 :  12:52:36  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Çeviri için teşekkürler bozadi
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


621 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/08/2018 :  16:10:57  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Gaia

Çeviri için teşekkürler bozadi. Şu delilik konusu çok enteresan bir süreç gerçekten. Kendi çevremde potansiyel delilerin oranı günden güne artıyor gözlemlerime göre. Öyle bir bilinç parçalanması var ki insanlar karakterden karaktere geçiyorlar. Yalanlar atıyorlar ve attıkları yaların gerçek olması için onay bekliyorlar. Onaylamazsan onları sana karşı saldırgan, psikopatvari bir atağa geçiyorlar. Tuhaf bir vampirliğe başlıyorlar. Eğer olurda onaylarsanızda parçalanma süreçlerinin hızlanmasını izliyoruz. Belgesel izler gibi artık dış dünyayı izler oldum. Bu celsede duygularıma tercüman oldu. :D

Her ne şekilde bitecekse bitecek bu devre öyle yada böyle. Dedikleri gibi önem vererek izleyip bağlanmamak çok önemli. Bağlandığın an manipülasyonları kaçırıyorsun ve hunharca programlanıp kendini imha sürecine doğru sürükleniyorsun.



Güzel yaklaşım Gaia +1
Go to Top of Page

fidelista


257 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/08/2018 :  00:12:18  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Dolu bir celse olmuş çeviriye teşekkürler.
Go to Top of Page

macka


205 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/08/2018 :  09:34:18  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Celse için çok teşekkürler bozadi eline yüreğine sağlık:)

Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz
Go to Top of Page

Scyth


1070 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/08/2018 :  13:03:51  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Çeviri için teşekkürler.

Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.
Go to Top of Page

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/08/2018 :  22:38:35  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Ben de sizlere teşekkür ederim arkadaşlar :)
Go to Top of Page

arinmak


212 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 19/08/2018 :  11:48:41  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Çeviri için teşekkürler.
Go to Top of Page

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 19/08/2018 :  14:14:51  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen arinmak

Çeviri için teşekkürler.

:)
Go to Top of Page
  Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,55 saniyede oluşturuldu.