Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Malum Güçler
 Doğu Akdeniz gece karıştı (17.09.2018)
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 18/09/2018 :  09:53:32  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
17 Eylül 2018

Doğu Akdeniz gece karıştı: Lazkiye’ye füze yağdı, Rus uçağı kayıp, Fransa tetiğe bastı

Doğu Akdeniz kıyısında Rus üslerinin bulunduğu Suriye’nin Lazkiye vilayetine yönelik dün gece yoğun füze saldırısında bulunulurken, 14 kişi taşıyan bir Rus askeri uçağı kayboldu. Rusya Lazkiye kırsalına yönelik saldırının İsrail F-16’larının işi olduğununu açıklarken, Akdeniz’deki bir Fransız gemisinden füzeler ateşlendiğini de duyurdu.


BBC Türkçe’nin haberine göre, dün geceyarısına doğru denizden yapılan füze saldırısında Lazkiye’deki sanayi bölgelerinin hedef alındığı belirtildi.

Ajans saldırının kaynağının henüz bilinmediğini bildirdi. Rus kaynaklar ise saldırının dört İsrail uçağı tarafından gerçekleştirildiğini duyurdu.

Suriye resmi haber ajansı SANA’ya konuşan bir askeri yetkili, “Hava savunma kuvvetleri, Lazkiye’ye doğru denizden gelen düşman füzelerine karşı koydu, bazılarını imha etti” dedi.

DHA’nın haberine göre de İsrail’in Suriye hükümetinin kontrolündeki 12 askeri noktayı vurduğu iddia edildi.

Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Humus’ta iki, Lazkiye’de dört, Banyas’ta dört ve Hama’daki 47’nci Alay’da iki olmak üzere toplam 12 patlama meydana geldi.

Hmeymim yakınlarında uçak kayboldu

Gelişmeler bir İsrail saldırısını işaret ederken bu kez Rusya Savunma Bakanlığı, Lazkiye’de bulunan Hmeymim üssü yakınlarında 14 asker taşıyan IL-20 tipi uçağın radar ile irtibatının kesildiğini duyurdu.

Sputnik’in aktardığına göre, uçağın İsrail’e ait dört F-16 savaş uçağının Suriye’nin Lazkiye kentine gerçekleştirdiği saldırılar sırasında kaybolduğu belirtilen açıklamada arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.

Bu kez Fransız gemisi

Bir süre sonra Rusya Savunma Bakanlığı bir açıklama daha yaparak, Suriye’de bulunan hava sistemlerinin Akdeniz’de bulunan Fransa’ya ait bir gemiden birkaç füzenin ateşlendiğinin tespit edildiğini duyurdu.

Suriye’nin, Lazkiye’yi yönelik saldırının denizden gerçekleştiğini belirten açıklaması, Fransa’nın da İsrail’in askeri harekatına katılmış olduğu izlenimini doğurdu. Rusya’nın açıklamasında ise Fransız füzelerinin kayıp uçakla ya da Lazkiye saldırısıyla ilgisinin olup olmadığı konusunda bir tespit yer almadı.


Kaynak: Diken

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 18/09/2018 :  09:56:06  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
18 Eylül 2018

Rus askeri uçağı Akdeniz'de radardan çıktı

Rusya Savunma Bakanlığı, içinde 14 asker bulunan Il-20 model Rus askeri uçağının Akdeniz üzerinde radardan çıktığını bildirdi. Uçağın, İsrail'e ait dört F-16 savaş uçağının Suriye'nin Lazkiye kentine gerçekleştirdiği saldırı sırasında kaybolduğu belirtildi. Rusya Savunma Bakanlığı, Lazkiye'ye yapılan füze saldırısının, Akdeniz'de bulunan Fransa'ya ait bir fırkateynden yapıldığını söyledi. Suriye devlet medyası, ülkenin Akdeniz kıyılarındaki Lazkiye kentine yönelik füze saldırılarının, hava savunma sistemi tarafından engellendiğini duyurdu.


Rusya Savunma Bakanlığı, İl-20 model Rus askeri uçağının Akdeniz üzerinde radardan kaybolduğunu duyurdu.

AA'nn haberine göre; Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, içinde 14 asker bulunan Rus İl-20 askeri uçağının, Rusya'nın Suriye'deki Hmeymim üssüne dönüşü sırasında Akdeniz üzerinde radardan çıktığı bildirildi.

Uçağın, İsrail'e ait dört F-16 savaş uçağının Suriye'nin Lazkiye kentine gerçekleştirdiği saldırı sırasında kaybolduğu belirtilen açıklamada, söz konusu uçaktaki Rus askerlerinin akıbetine ilişkin henüz herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı bilgisi de paylaşıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in dün Soçi'de gerçekleştirdikleri zirvenin ardından Türkiye ve Rusya arasında "İdlib Gerginliğin Azaltılması Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin Mutabakat Zaptı" imzalandı.

Rus uçağının radarda kaybolmasınıni Erdoğan-Putin zirvesi ile varılan mutabakatın ardından gelmesi ise, akla bir saldırı olup olmadığı sorularını getirdi.


FRANSA SURİYE'Yİ Mİ VURDU?

Suriye’nin Humus ve Lazkiye kentleri ile sahil şeridinde gece saatlerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Saldırıların seyir füzeleriyle gerçekleştirildiği öne sürüldü. Rusya Savunma Bakanlığı ise Lazkiye'ye yapılan füze saldırısının, Akdeniz'de bulunan Fransa'ya ait bir fırkateynden yapıldığını söyledi.

Humus ve Lazkiye ile sahil şeridindeki Tartus, Banyas ve Hel Vadisi bölgelerinde peş peşe patlamalar oldu. Yerel kaynaklar, patlamaların füze saldırısı olduğu ve arkasında İsrail'in olduğu yönünde iddiada bulundu.

SEYİR FÜZESİ Mİ?

Rusya’ya ait askeri üssün bulunduğu Lazkiye’nin, Akdeniz üzerinden fırlatılan seyir füzeleri ile vurulduğu öne sürüldü. Patlamaların yaşandığı bölgelerde ölü veya yaralı olup olmadığı konusunda ise bilgi bulunmuyor.

AFP’ye açıklama yapan Suriye askeri kaynakları, deniz yönünden atılan füzeler üzerine hava savunma sisteminin devreye girdiğini ve bazılarının engellendiğini bildirdi.

12 NOKTA VURULDU

Esad rejimine ait Humus’ta 2, Lazkiye’de 4, Banyas’ta 4 ve Hama’daki 47’nci Alay’da 2 olmak üzere toplam 12 patlama meydana geldiği iddia edildi. Suriye Arap Haber Ajansı (SANA) ise askeri bir kaynağa dayandırdığı haberinde, saldırının denizden yapıldığını ve bir kaç füzenin rejimin Hava Savunma Sistemleri’nce vurularak etkisiz hale getirildiğini öne sürdü. SANA, Lazkiye’deki devlete ait teknik endüstri kurumlarının hedef alındığını duyurdu. Açıklamada, füzelerin kim tarafından gönderildiğinin hemen söylenemeyeceği belirtildi.

İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, kentte büyük patlamalar duyulduğunu ve buradaki teknik endüstri kurumlarında bulunan mühimmat depolarının hedef alındığını açıkladı.

Kaynak: HaberTürk

Go to Top of Page

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 18/09/2018 :  11:14:07  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
18 Eylül 2018

Rusya: İl-20 uçağı Suriye'nin S-200'ü tarafından düşürüldü, İsrail kalkan olarak kullandı

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, dün Hmeymim üssü yakınlarında 14 askerle birlikte radardan kaybolan İl-20 tipi uçağının Suriye ordusunun S-200 savunma sisteminden fırlatılan bir füzeyle vurulduğu belirtildi. Açıklamaya göre İsrailli pilotlar uçağı Suriye hava savunma sisteminin bulunduğu bölgeye sürükleyip kalkan olarak kullandı.


Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, dün Suriye’de kaybolan İl-20 uçağıyla ilgili açıklamalar yaptı. "İl-20 uçağımız S-200 sistemi tarafından vuruldu" ifadesini kullanan Konaşenkov, uçağın İsrailli pilotların sorumsuzluğu yüzünden düştüğünü ifade etti.


'DÜŞMANCA BİR PROVOKASYON'

Konaşenkov "İsrail tarafından yapılan bu provokasyonu düşmanca olarak nitelendiriyoruz. İsrail askerlerinin sorumsuz davranışı yüzünden 15 Rus askeri öldü. Bu kesinlikle Rusya-İsrail ilişkilerinin ruhuna aykırı" dedi.

Konaşenkov, pilotların uçağı Suriye ordusunun füze savunma sistemlerinin bulunduğu bölgeye, ateş hattına sürüklediğini, uçağı kalkan olarak kullandığını ifade etti.

'CEVAP VERME HAKKIMIZI SAKLI TUTUYORUZ'

Konaşenkov "İsrail hava kontrol sistemleri ve F-16 pilotları Rus uçağını görememiş olamaz, zira uçak 5 kilometre irtifadan sonra inişe geçmişti. Kasıtlı olarak bu provokasyonu yaptılar" dedi. Konaşenkov, olanları değerlendirdiklerini ve İsrail’in bu eylemine gerektiği gibi karşılık verme hakkını ellerinde bulundurduklarını vurguladı.

'İSRAİL ÖNCEDEN BİLGİ VERMEDİ'

Uçağı arama ve kurtarma çalışmalarına da devam ettiklerini kaydeden Konaşenkov, İsrail’in Lazkiye’de bir operasyon yapmayı planladığı konusunda Suriye’deki Rus güçlerine önceden bilgi vermediğini belirtti. Konaşenkov "Operasyonla ilgili önceden bilgi verilmedi. Uyarı, saldırıdan sadece bir dakika önce, ‘kırmızı hat’ üzerinden verildi. Bu sürede uçağın güvenli bir bölgeye çekilmesi mümkün değildi" dedi.

Rusya Savunma Bakanlığı, İl-20 uçağının Suriye kıyılarına 35 kilometre mesafede Akdeniz üzerinden Hmeymim üssüne geri dönerken radar ile bağlantısının kesildiğini ve uçakta 14 personelin bulunduğunu belirtmişti. Konaşenkov ise uçakta 15 kişinin bulunduğu bilgisini verdi.

Kaynak: Sputnik

Go to Top of Page

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 18/09/2018 :  13:58:34  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Suriye'de rejime karşı savaşan tüm grupların ABD, İsrail ve Suudi Arabistan tarafından beslenen zombi kuduz köpek sürüleri olduğu, doğal olarak sahiplerini hedef almadıkları; sahiplerinin programına uygun olarak, Suriye'nin hemen dibindeki Filistin'de İsrail tarafından on yıllardır katliama uğratılan çocuklu, kadınlı yüz binlerce Müslüman sivilin yardımına koşmayı akıllarından bile geçirmedikleri; şeytan İsrail'e ve ABD'ye karşı koymak için mücadele eden Şii grupları, İran'ı, Rusya'yı müttefik olarak görmek yerine baş-düşman olarak hedefledikleri, bunun için ABD ve İsrail tarafından ödüllendirildikleri, beslendikleri, korundukları; ABD'nin, CIA'in, İsrail'in, Mossad'ın yol göstermesiyle Suriye'de rejime karşı bağımsız olarak savaşmak yerine kalabalık yerleşim birimlerinde sayısız sivili canlı kalkan olarak kullanıp ölümlerine neden oldukları, sıkça provokasyon ve propaganda amacıyla onları bizzat katledip sonra da bunun suçunu rejime yıkmak için global medyayı harekete geçirdikleri ve ne hikmetse kendilerinin açıktan katlettikleri on binlerce sivilin asla medyada önemli bir haber haline gelmediği, devletçe veya milletçe protesto edilmediği; kendilerini "İslam cihatçısı" diye tanıtıp on yıllardır İslam ümmetinin anasının global güçlerce bellenmesine içeriden hizmet ettikleri... hepsi apaçık ortada...

Umulur ki Erdoğan uyanış yolculuğunda nihayet bu basit gerçeğe uyanıp aynı zamanda tabanının bu gerçeğe körleştirilmiş kesimlerinin uyanmasına, uyanmaya niyeti olmayan pisliklerin elenmesine hizmet eder...
Go to Top of Page

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 18/09/2018 :  14:17:50  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Rusya öncülüğündeki güçler, global şeytanlarca çok uzun zamandır kanı emilmekte olan dünya insanlığının yerlerde sürünen onurunu ayağa kaldırmakta oldukları gibi, çok uzun zamandır ABD-İsrail-Suudi Arabistan tarafından tecavüz edilen İslam ümmetinin onurunun kurtulmasına da yardımcı olacak faaliyetlerde bulunuyor ama tecavüzcü şeytani güçlere geyşalık yapmayı çok zevkli buldukları anlaşılan bazıları ve onların kontrolü altındaki çevreler, apaçık gerçeği ters-yüz ederek Rusya'yı şeytan göstermeye yırtınmak suretiyle Rusya'nın (ve tüm insanlığın) baş düşmanı olan asıl global şeytani güçlerin amaçlarına köpeklik etmeyi seviyorlar!

Sorsan, azılı Şii ve Rus düşmanlarının temsilcileri "biz ABD'ye ve İsrail'e de karşıyız" derler ama onları özellikle Suriye aynasında izleyin ki, dillerinin söylediğinin aksine "kalben" kimin köpekleri olduklarını görebilesiniz!
Go to Top of Page

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 19/09/2018 :  09:04:27  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
19 Eylül 2018

Ertuğrul Özkök:
Mehmet Barlas'a müjde, Esad'la ilk güzel sonuç alındı

"Türkiye artık direkt olmasa bile dolaylı biçimde Esad'la bir mantık ilişkisine başlamıştır"


Türkiye, Hama-Halep ve Lazkiye arasındaki transit yolun en geç bu yıl sonunda açılacağını duyurdu. Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, bu açıklamayla Türkiye'nin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a, "Bu yolu sana ait bir bölge gibi güven içinde kullanabilirsin" mesajı verdiğini, Esad'ın ise "Soçi görüşmesinde alınan kararlardan memnuniyet duyulduğu"nu bildirdiğini kaydederek köşesinde yorumladı.

"Türkiye Esad’la mantık ilişkisine başlamıştır"

Bu gelişmelerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın diplomatik başarısı sonucu yaşandığına dikkati çeken Özkök, Sabah başyazarı Mehmet Barlas'a seslenerek, "Mehmet Barlas günlerdir yazıyordu. Türkiye artık direkt olmasa bile dolaylı biçimde Esad’la bir mantık ilişkisine başlamıştır" dedi.

Ertuğrul Özkök "Bacım niye hâlâ Venüs’e dönmedin" başlığıyla yayımlanan yazısında şu ifadelere yer verdi:

"Herkese müjdeyi vermek istiyorum.

Suriye konusunda ilk somut olumlu sonuçlar alınmaya başlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Cumhurbaşkanı Putin arasında Soçi’de yapılan görüşme iyi sonuç verdi. Bakın, son 48 saatte olanları alt alta yazayım.

- Bir: İlk adım: Türkiye ile Rusya İdlib bölgesinin güvenliğini sağlamak üzere anlaştı.

- İki: Önemli açıklama: Açıklama dün Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan geldi.

Türkiye, Hama-Halep ve Lazkiye arasındaki transit yolun en geç bu yıl sonunda açılacağını ilan etti.

- Üç: Asıl önemli ayrıntı: Bu arada çok ilginç bir ayrıntı da şuydu: Bu yolun güvenliğinin sağlanması önerisi Türkiye’den geldi.

Bu ne demek biliyor musunuz?

“Esad’a ilk önemli jesti yapmak”demek.

Çünkü Suriye’nin 3 büyük şehri arasındaki bu yol muhaliflerin elindeydi ve Türkiye artık Esad’a, “Bu yolu sana ait bir bölge gibi güven içinde kullanabilirsin” dedi.

- Dört: Esad'ın adımı: Bu açıklamadan hemen sonra Şam rejiminden de “Soçigörüşmesinde alınan kararlardan memnuniyet duyulduğu” açıklaması geldi.

Kabul edelim ki bu Erdoğan için büyük bir diplomatik başarıdır.

Mehmet Barlas günlerdir yazıyordu.

Aklın yolu buydu. Türkiye artık direkt olmasa bile dolaylı biçimde Esad’la bir mantık ilişkisine başlamıştır."

Yazının tamamı için tıklayın


Kaynak: T24

Go to Top of Page

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 19/09/2018 :  09:06:12  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
19 Eylül 2018

"Bu düşen kaçıncı uçak; Putin, Türkiye ile Rusya'nın içine tıkılmak istendiği çuvalı gördü, oyuna gelmedi"

"Birkaç yıldır yaşananlara bakınca Putin'in dirayetini alkışlamamak mümkün mü?"


Rusya, dün Hmeymim üssü yakınlarında 15 asker taşıyan IL-20 tipi uçaklarını Suriye’nin düşürdüğünü açıkladı. Rusya, uçağın İsrail jetleri yüzünden Suriye hava savunma sisteminin hedefi olduğunu belirtti. Sabah yazarı Melih Altınok, Rusya'nın düşen uçağı için "Bu kaçıncı uçak" diye sorarak, "Putin, Türkiye ile Rusya'nın içine tıkılmak istendiği çuvalı gördü, oyuna gelmedi" yorumunda bulundu.

Altınok'un "Bu kaçıncı uçak?" başlığıyla (19 Eylül 2018) yayımlanan yazısı şöyle:

Türkiye, Rusya ve İran'ın katıldığı 7 Eylül'deki Tahran Zirvesi'nin ardından "Astana masası dağıldı" yorumları yapılmıştı.

Ne var ki hafta başında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin arasında gerçekleştirilen Soçi Zirvesi'nden çıkan sonuç bu aşırı yorumları boşa çıkardı.

Çünkü görüşmeden, sınırımızın hemen yanı başındaki İdlib'de kontrolünTürkiye ve Rusya tarafından sağlanması kararı çıktı.

Bir taşla vurduğumuz kuşlara bakalım:

3.5 milyon insanın sığındığı kentte sivil ölümlerinin önüne geçildi.

Türkiye'de yeni ekonomik ve sosyal sorunlara neden olacak bir göç dalgasıengellendi.

Nusra gibi, kime çalıştıkları, yüzlerine taktıkları İslamcı maskesi kadar net olmayan radikal terör unsurlarının bölgeden tasfiye edilmesinin yolu açıldı.

Türkiye sınırı ile Suriye'nin kuzeyi arasındaki tampon tahkim edildi.

Güvenilmez bir aktör olan İran, Suriye'deki çözüm sürecinde bir adım ötede bırakıldı.

Türkiye bölgesel sorunların çözümünde oyuncu kurucu küresel bir aktör olduğunu ve batı-doğu bloku arasındaki denge rolünü gösterdi.


***

Ancak güneşin batıdan önce doğduğu bu hızlı coğrafyada iyi haberlerin mumuyatsıya kalmıyor.

Yine öyle oldu.

Bizler, ABD'nin, Türkiye ve Rusya arasındaki şapka çıkartılacak diplomatik işbirliğine ne yanıt vereceğini düşünürken, ses İsrail'den geldi.

Erdoğan ve Putin'in Suriye'nin geleceğine dair dünyaya umut verdiği anlardan birkaç saat sonra İsrail, rejimin kontrolündeki Lazkiye'yi vurdu.

Bu esnada, içinde 15 Rus askeri olan bir uçak düştü!

Ülkesini savaşın eşiğinden çeken Putin, İsrail'in Lazkiye operasyonunu kendilerine sadece bir dakika önce haber verdiğini... O sırada, düşürülen uçaklarının İsrail tarafından tehlikeli bölgeye itildiğini...



Uçaklarının uzaklaşmak için yeterli zamanı olmadığını...

Devreye giren Suriye hava savunma sisteminin de uçaklarını yanlışlıkla vurduğunu açıkladı.

Sözcüsü Peskov da ekledi: "Uçağın düşürülmesi, Türkiye ve Rusya arasındaki İdlib mutabakatını etkilemeyecek!"

***

Düşünüyorum da...

Bu Putin'in düşürülen kaçıncı uçağı...

Kızıl Ordu korosunu taşıyan uçağını düşürdüler... Bir provokasyon sonucu,Türkiye'nin Suriye sınırında bir Rus savaş uçağını düşürmesini sağladılar...

Uçaklar kâr etmeyince, Büyükelçileri Karlov'u, Ankara'da polis üniforması giymiş bir FETÖ'cüye vurdurttular...

Ama Putin oyuna gelmedi. Birbirlerini yesinler diye Türkiye ile Rusya'nın içine tıkılmak istendiği çuvalı gördü.

Sezar'ın hakkı Sezar'a... Sadece bu son olay değil, birkaç yıldır yaşananlara bakınca Putin'in dirayetini alkışlamamak mümkün mü?


Kaynak: T24

Go to Top of Page

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 19/09/2018 :  17:10:32  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
19 Eylül 2018

ABD’nin planı suya düştü

İsmet Özçelik


Gelişmeler peş peşe yaşandı.

Erdoğan İdlib’de “ateşkes” .

Sonra da “ABD seyretmesin, İdlib’e müdahale etsin” dendi.

Eş zamanlı olarak “Yusuf Nazik operasyonu” piyasaya sürüldü.

Medya üzerinden Suriye ve Esad düşmanlığı körüklendi.

“Esad yönetimi ile masaya oturalım, anlaşalım” sesi kesilmeye çalışıldı.

Arkasından da faiz oranları uluslararası mafyalaşmış finans kuruluşlarının talebi doğrultusunda yükseltildi.

Bir seferde 6,25 puan artırıldı.

HER ŞEY İYİ GİDİYORDU

Sanki bütün bu gelişmeler birbiriyle bağlantılıydı.

İşler iyi gidiyordu. Trump ve ABD yöneticileri Türkiye’ye yönelik eleştirilerini durdurdular. Türkiye’yi ekonomik krizle “ağlarına düşürdüklerini” sanıyorlardı.

ABD, İdlib üzerinden yeniden Fırat’ın batısına atlamaya çalışıyordu. İdlib’deki “elemanlar” hemen harekete geçirildi.

“Astana süreci dağılıyor” diye ellerini ovuşturmaya başladı.

SÜRPRİZ GELİŞME

Ama sürpriz bir gelişme oldu. Erdoğan Putin’le Soçi’de buluştu. Tahran zirvesinde yaşanan “İdlib kırılması” onarıldı.

ABD’nin tüm planları suya düştü.

Astana süreci ayaktaydı.

İdlib’e girişinin önü kesildi.

Şimdi Fırat’ın doğusu hedefte.

Oysa ki ABD neler neler hayal etmişti..!

Şimdi elindekini de kaybetmekle karşı karşıya.

FÜZELER ATEŞLENDİ

ABD son gelişmeyi kabullenemedi. Daha Soçi anlaşmasının mürekkebi kurumadan füzeler ateşlendi. İsrail üzerinden Suriye vuruldu.

Bu da yetmedi, Rus uçağı kalkan yapılarak Suriye füzelerine provokasyon yapıldı. İçinde 15 asker bulunan Rus uçağı düşürüldü.

Şimdi Rusya çok sayıda savaş uçağını Suriye’ye gönderiyor. Bölge iyice ısındı.

Suriye’nin hemen batısı Doğu Akdeniz. Gerilim hat safhada!

MUHALEFET NİYE RAHATSIZ?

Yapılan açıklamalara bakılırsa muhalefet partisi Soçi anlaşmasından rahatsız. Erdoğan “ateşkes” isteyince, ABD’yi seyirci olmayıp İdlib’e müdahaleye çağırınca, pek mutlu olmuşlardı.

Hemen “destek” açıklamaları yapmışlardı. Nedense AKP ile doğrularında değil yanlışlarında birleşiyorlar.

ABD hüsrana uğrayınca CHP’nin de aynı duygu içine girmesi çok garip.

DERS OLMALI

Bu arada AKP’nin de alacağı dersler var.

Şu anda İdlib’de bulunan bir dostum anlattı.

Terör örgütleri iktidar üzerinden Türkiye’yi tehdide başlamışlar.

“Türkiye bizi satarsa ne yapacağımızı biliriz” diyorlarmış.

“Türkiye bizi satarsa biz de onu satarız” ifadesiyle eski defterleri açma şantajı yapıyorlarmış.

Geçmişin pis ilişkileri şimdi başa dert.

Davutoğlu’nun “stratejik çukuru” sonuçları şimdi karşımıza çıkıyor.

Umarız yaşananlar AKP’ye ders olur.

FELAKETTEN KİM DÖNDÜ?

Soçi’de varılan anlaşma ı yandaş medyada “İdlib’de felaketten dönüldü” yorumları yapıldı.

Ama gerçek biraz farklı.

Soçi’de, Türkiye felaketten döndü.

Sahadan gelen haberler de bu yönde.

Ama sıkıntı tam bitmiş değil.

Kritik günlerden geçiliyor.

Türkiye’nin yeni hatalara tahammülü yok..!


Kaynak: Aydınlık

Go to Top of Page

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 19/09/2018 :  17:12:30  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
19 Eylül 2018

Putin-Erdoğan zirvesine füze saldırısı

Mehmet Yuva


Putin ve Erdoğan’ı bir araya getiren son Soçi zirvesi Tahran’da yapılan üçlü zirvenin alternatifi değildi. Bazı iddialarda dillendirilen “oyun bozucu” İran’ın devre dışı bırakılması amacı da taşımamaktadır. Zira Tahran’da Türkiye’nin pozisyonuna daha yakın bir tutum alan taraf İran’dı.Ayrıca Suriye merkezi hükümeti üzerinde Rusya’nın silahlı muhalif örgütler üzerinde Türkiye’nin yaptırım gücünü öne sürerek İran’ı Suriye sahasında “ikinci sınıf kuvvet” olarak değerlendirmek sahadaki reel politikalarla uyuşmamaktadır.

Soçi zirvesinin Ruhani’siz Putin ve Erdoğan arasında gerçekleşmiş olmasının İran ve Suriye boyutu var; “Şii” İran’ın İdlib meselesine direk bir dahli bu bölgede mevcut olan “ılımlı” ve “radikal” “Sünni” örgütler arasında mezhepsel temelde bir dayanışmayı daha mümkün hale getirebilir. Bu da Türkiye’ye verilen bu örgütleri ayıklama, ayrıştırma ve silah bırakma noktasında ikna etme görevini zora sokar ve sekteye uğratabilir. Soçi zirvesi esnasında İran’ın İdlib’te askeri bir operasyona katılmayacağını açıklamasını, Türkiye’nin Rusya ile üstlendiği misyonun başarılı olmasına destek çerçevesinde okuyoruz.

SURİYE TAMAMLAYICI OLACAK

Soçi zirvesinin Suriye hükümetine rağmen ve onun çıkarları nazar-i dikkate alınmadan yapıldığı görüşler de temelsiz. Aksine Rusya tarafı zirveden önce Suriye devlet erkânı ile birkaç kez istişare toplantıları yaptı. Konuşulacak konular detaylı ele alındı. Ortak bir karar ve irade ortaya konuldu. Zirveden çıkan sonuç itibariyle, silahlı grupların Suriye ordusunun olduğu temas hattından 15-20 km içeriye çekilmesi ve alınan kararların tatbikinde Rus ve Türk güvenlik kuvvetlerinin sahada devriye gezmesi, ağır silahlardan arındırması ve aksi harekette bulunacak örgütlerin etkisiz hale getirilmesi görevi Suriye ordusunu hayli rahatlatacaktır. Putin’in ifadesinde yer alan Suriye hükümetinin “tamamlayıcı” bir rol oynayacağı vurgusu aslında İdlib’te Rus-Türk-Suri arasında üçlü bir işbirliğinin devrede olacağına delalettir. Haliyle İran’ın işin içinde olmaması düşünülemez.

Soçi zirvesinin sadece bir mutabakattan ibaret olmadığı kararların gerçekleşmesi halinde İdlib meselesi üzerinden planlanan Türk-Rus, Türk-Suri kapışması rafa kalkmış oldu.İlk kez Suriye sahasında Rus ve Türk askeri ortak askeri görevler ve operasyonlar yapacak. Yeni göç dalgası ve İdlib’te mevcut olan sapıkların Türkiye’ye ama özellikle Hatay vilayetine taşınması veya itilmesi projesi engellendi. Türkiye’siz yapılacak bir kapsamlı operasyon neticesinde “sivil katliamlar” veya “kimyasal saldırı” bahaneleri ofsayta düşürüldü.

Suriye ordusunun Lazkiye-Hatay-İdlib üçgeninde stratejik dağların zirvesinde ve önemli güzergâhların kesiştiği mıntıkada yer alan Cisr El-Şuğur kasabasına odaklanmasının önünü açtı. Burayı 2015’te işgal eden Uygur, Özbek, Kırgız, Tacik, Türkmen, Çeçen kökenli gibi yerli ve yabancı teröristlerin sayısı bin ile üç bin arası olduğu tahmin ediliyor. Aileleri ile birlikte epey kalabalık bir koloni. Askeri gösterilerde epeyce ağır silahlara, füze rampaları ve SİHA’lara sahip oldukları görülüyor. Bunları hiçbir ülke istemiyor. Savaşmayı seçerlerse akıbetlerinin ne olacağı hükmen belli. Silah bırakmayı kabul etseler bile Suriye vatandaşı olmadıkları için ne siyasi sürece ne de başka tür mahalli uzlaşmaya dahil edilmeyecekler. Zira yabancı savaşçıların ülke ve uluslararası hukuka binaen cezası malum.

Buradan nereye götürülebilir sorusu baş ağrıtacak. Konya’ya taşınsınlar orada kontrol altında ılımlaştırılsınlar diyen aklı evveliler var. Kırk yıllık kani olmuş mu hani? Züccaciye dükkanı sahibi zincirini koparmış yabani hayvanları sokmak istemeyen akıllı bir esnaf ise bu düşüncenin yanından bile geçmez. Bu gerçeklikten hareketle bu koloninin ağırbaş teröristlerinin etkisiz hale getirilmesi Suriye, Rusya ve Çin’e terk edilecek. Türkiye’nin elinde bu koloni ile ilgili çok yararlı güvenlik bilgileri epeyce işe yarayabilir.

ŞİMDİ GÖZLER DEYR EL ZOR’DA

Soçi zirvesi ve İdlib için sağlanan mutabakat Suriye ordusunun Fırat’ın doğusu ve Irak sınırında yer alan stratejik bölge Deyr El-Zor’a askeri tahkimat yapma ve odaklanabilme imkânı yarattı. Suriye ordusunun Humus-Deyr El-Zor kırsal ve sahra bölgesinde başlattığı operasyonların daha hızlı tamamlanmasına olanak tanıdı. Suriye-Ürdün güzergâhında sağlanan askeri üstünlük ve iki ülkenin can damarı olan gümrük ve hudut kapılarının yeniden açılması sonucunda bu bölgeye idarenin hegemonyası tesis edildi.

Soçi zirvesinde zuhur eden tablonun, sorumluluklar yerine geldiği takdirde, hayırlı neticeleri ABD, İsrail, Fransa ve sahadaki El-Kaide şürekasını hayli üzdü. Üzmek ne kelime hayli öfkelendirdi. Mesaj alındı. İşte Lazkiye, Banyas, Humus kentlerine denizden yapılan füze saldırıları, Rus uçağının düşmesi aslında Putin-Erdoğan zirvesine verilen silahlı mesajdır. "Biz oyununuzu bozabiliriz, planlarınıza çomak sokabiliriz, Suriye’de bizi, projelerimizi, Fırat’ın doğusunu, İdlib düğümünü çözecek süreçleri baltalarız” mesajıdır. Türkiye-Rusya yakınlaşması bu yakınlaşmaya destek veren tamamlayıcı unsur olan Suriye ve İran desteğine yapılmış aleni bir saldırıdır. “Erdoğan’a güvendiğin Putin’in dağlarına füze yağdırırız”dır.

Bu haliyle füzelerin İsrail savaş uçaklarından mı, sahadaki terör örgütlerinin SİHA'larından mı, Fransız savaş gemisinden mi, ABD’nin uydusundan mı, Kıbrıs’taki İngiliz askeri üslerinden mi yoksa tüm şer kuvvetlerin melanetinden mi fırlatıldığı önem arz etmiyor. Rus uçağını İsrail provokasyonu mu, hinliği mi, dost ateşi Suriye savunma silahları mı, kimin vurduğu da çok önemli değil. Bu taraf cephenin oyun ve düzen kurma kabiliyeti var.

MOSKOVA’YA REST ÇEKİLDİ

Karşı taraf cephenin oyun bozma ve fütursuzca saldırma imkânı var. Ancak Rus tarafına rest çekildi. Moskova bu resti nasıl görecek çok yakında şahit olacağız. Bu oyunu bozacak, büyük savaşı engelleyecek ve bölgemize düzeni yeniden inşa edecek yegâne formül Soçi ruhunu Ankara-Şam-Bağdat-Beyrut sathında ihya etmektir. Aksi halde çok berbat yeni bir savaş için hazır olalım. Bu aşamada Türkiye-Rusya-Suriye-İran birlikteliğine zarar veren beyanatlar, yazılar ve faaliyetler ifade özgürlüğü, tahlil hürriyeti değil düpedüz bilerek veya bilmeyerek “VATAN HAİNLİĞİ”ne hizmettir.


Kaynak: Aydınlık

Go to Top of Page

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 22/09/2018 :  18:57:09  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
22 Eylül 2018

Bu kez mizansen videosunu Suriye paylaştı

Suriye'nin resmi haber ajansı SANA, İdlib'de kimyasal saldırı mizanseninin videosunu paylaştı...


Suriye'nin resmi haber ajansı SANA, İdlib'de kimyasal saldırı mizanseninin videosunu paylaştı. Videoda "kimyasal saldırı"dan Suriye hükümetinin sorumlu tutulması için Beyaz Miğferler grubunun "kimyasal saldırıda yaralanmış" gibi görünen kişilere müdahalesini gözler önüne seriyor.

Beyaz Miğferler adlı grubun daha önce Suriye'de gerçekleştiği iddia edilen kimyasal saldırılarda rol alması tartışılmıştı. Söz konusu görüntülerin daha sonralarda mizansen olduğu ortaya çıkmıştı. Bu kez Suriye devleti mizansen videoyu saldırı iddiası ortaya atılmadan paylaştı.

SANA’nın yayınladığı 5 dakikalık videoda, aynı mizansenin 3 versiyonu yer alıyor. İlkinde, yerde ‘kimyasal saldırı kurbanlarının’ yattığı görünüyor, adamlardan biri sedyeyle ambulans aracına taşınıyor, bir kamyonete bindirilen çocuğun üzerine ise hortumdan su dökülüyor.

Sputnik’in haberine göre ilk versiyonda yerde ve sedyede yatan adam, ikinci ve üçüncüsünde ayakta ve çocuğun üzerine su döküyor.

Video, birkaç dakika sonra, servis kurallarını ihlal ettiği bahanesiyle Youtube tarafından kaldırıldı ama diğer kullanıcılar bu videoyu kendi kanallarına taşımayı başardı.

İşte o görüntüler:



Kaynak: OdaTV

Go to Top of Page

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 22/09/2018 :  19:03:45  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Aslında bu video daha önce ifşa edilmiş:



ABD ve müttefikleri Suriye'ye saldırma mazereti bulsun diye Beyaz Miğferler tarafından çekilen çok sayıdaki sahte kimyasal saldırı sahnelerinden birkaçı. Aptallıkları nedeniyle pek çok açık veriyorlar.

Türkiye ve Rusya arasında İdlib konusunda yapılan anlaşma nedeniyle bu sefer kimyasal saldırı numarasını kullanamayacaklar muhtemelen. O nedenle de İsrail çıldırdı, Fransa'yla birlikte Esad'ın sarayının bulunduğu Lazkiye'ye saldırdı.

İran'da bugün yapılan terör saldırısı da aynı sürecin bir parçası.
Go to Top of Page

bozadi


8835 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 22/09/2018 :  19:07:12  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
22 Eylül 2018

İran'da askeri geçiş törenine terör saldırısı: En az 24 ölü, 53 yaralı

Saldırı, İran'ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde gerçekleşti


İran'ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde, 'Kutsal Savunma Haftası' kapsamında yapılan askeri geçit törenine silahlı saldırı düzenlendi. Hem Al Ahvaziye ve hem IŞİD'in üstlendiği saldırıda aralarında bir gazetecinin de bulunduğu en az 24 kişi hayatını kaybederken 53 kişi de yaralandı. Hayatını kaybedenlerden 12'sinin Devrim Muhafızları askerleri olduğu kaydedildi.

Fars Haber Ajansı saldırının yerel saatle 09:00'da başladığını, saldırganların sivillere ateş açtığını ve kürsüdeki subayları hedef aldığını belirtti. Saldırının 10 dakika kadar sürdüğü ve güvenlik güçlerinin durumu kontrol altına aldığı kaydedildi. Ahvaz geçen yıl sonlarında, geçim sıkıntısı nedeniyle büyük gösterilerin düzenlendiği şehirlerden biriydi.

Tasnim haber ajansına göre, Huzistan Vali Yardımcısı saldırıda aralarında bir gazetecinin de bulunduğu en az 24 kişinin 'şehit' olduğunu 30 kişinin de yaraladığını söyledi. Huzistan Valisi Gulamrıza Şariati de dört kişi olan saldırganlardan ikisinin öldürüldüğü, biri yaralı olmak üzere iki teröristin sağ olarak yakalandığı bilgisini verdi. Vali Şariati, saldırganların askeri üniforma giyerek yetkililerin bulunduğu alanının arkasından ateş açtığını, olayda sivil halktan da yaralı olanların olduğunu söyledi.

Dışişleri Bakanı: Yabancı bir rejim tarafından eğitilen, silahlandırılan teröristler

İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Ramazan Şerif, El Ahvaziye terör örgütü mensuplarının saldırıyı gerçekleştirdiğini söyledi. İran Devrim Muhafızları Sözcüsü, olay sonrası yaptığı açıklamada, söz konusu örgütün Suudi Arabistan yönetimi tarafından desteklendiğini savunarak, saldırı olayının ülke genelinde düzenlenen geçit törenlerini etkilemek amacıyla gerçekleştirdiğini ifade etti.

Hem IŞİD hem Al Ahvaziye üstlendi

Reuters'ın haberine göre saldırganların 4'ü de öldürülürken; saldırının sorumluluğunu ilk olarak Al Ahvaziye örgütü, ardından da IŞİD üstlendi. Örgütlerden hangisinin saldırıyı gerçekleştirdiğine dair henüz herhangi bir kanıt sunulmadı.

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda saldırıdan 'yabancı güçleri' sorumlu tuttu. Hayatını kaybedenler arasında çocuklar ve gazetecilerin bulunduğunu belirten Zarif, “Yabancı bir rejim tarafından eğitilen, silahlandırılan ve para verilen teröristler Ahvaz’a saldırdı. İran, bu saldırılardan terörün bölgedeki destekçilerini ve ABD’li efendilerini sorumlu tutuyor. İran, halkının hayatını korumak için bu saldırılara hızlı ve kararlı şekilde karşılık verecektir” dedi.




İran, Irak'a açılan sınır kapılarını kapattı

Irak medyasında yayınlanan haberlere göre İran, askeri geçit töreni sırasında gerçekleştirilen saldırısı sonrası güvenlik gerekçesiyle Basra'daki Şelamçe ve Meysan'daki Eş-Şib gümrük kapılarındaki geçişleri durdurdu.

Haberde, İranlı yetkililerin muhtemel başka bir saldırıya karşın, sınır bölgesindeki güvenlik önlemlerini artırdığı, sınırın hem insani hem de ticari geçişler için "geçici bir süreliğine kapalı kalacağı" belirtildi.

Uzun namlulu silahlar kullanıldı

İran devlet televizyonu, geçit törenindeki askerlere ve locada oturan üst düzey askeri yetkililere silahlı bir grup tarafından ateş açıldığını duyurdu. Olayda ölü ve yaralıların olduğu, yaralıların çevredeki hastanelere kaldırıldığı belirtilen haberde, saldırganların olay yerinden kaçtığı, güvenlik güçlerinin geniş kapsamlı takip başlattığına ilişkin bilgiler verildi.

İran devlet televizyonu muhabiri, saldırının geçit törenin başında meydana geldiğini olay sonrası törenin dağıldığını söyledi. Haberde, saldırganların geçit töreninin arkasında yer alan bir parktan uzun namlulu silahlarla geçit törenini taradığı belirtildi. Saldırı yaklaşık 10 dakika sürdü. Süratle olay yerine gelen ambulanslarla kurbanlar hastaneye kaldırıldı.

Kaynak: T24

Go to Top of Page

fidelista


257 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 26/09/2018 :  21:51:50  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Putin sağduyusu olmasa her şey dağılırdı.
Go to Top of Page
  Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,61 saniyede oluşturuldu.