Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Malum Güçler
 Esad’ın kahve içtiği fincanı yere atarak kırdı (14.11.2018)
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  

bozadi


9063 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/11/2018 :  17:31:02  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
14 Kasım 2018

Esad’ın kahve içtiği fincanı yere atarak kırdı

Süveyde halkı Esad'a kahve ikram ederek, bir geleneği de uyguladı. Esad kahveyi içtikten sonra, kahve fincanı gelenek olduğu üzere yere atılarak kırıldı...


IŞİD’in esaretinden kurtarılmaları nedeniyle minnettar olan Suriye’nin Süveyde vilayetinden halk, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı omuzlarında taşıdı.

Tarihçi ve siyaset bilimci Dr. Mehmet Perinçek'in, sosyal medya hesabından paylaştığı videoda, Suriyelilerin Esad'ı omuzlarında taşıdığı görüldü.

Görüntülerde, omuzlara çıkarılan Esad için sloganların da atıldığı fark edildi.

Öte yandan, Süveyde halkı Esad'a kahve de ikram ederek, bir geleneği de uyguladı. Esad kahveyi içtikten sonra, kahve fincanı gelenek olduğu üzere yere atılarak kırıldı.

İşte o video:


Mehmet Perinçek'in paylaştıımı şu şekilde:



Kaynak: OdaTV

bozadi


9063 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/11/2018 :  17:32:17  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
14 Kasım 2018

Esad düşmanlığı Sözcü'ye kaldı!

7 yıldır süren savaşta emperyalistlere ve cihatçı terörsitlere karşı ülkesini savunan Suriye Cumhurbaşkanı Esad'ı halkı omuzlarına alırken, Sözcü yerden yere vurdu. Sözcü, Astana süreci nedeniyle Tayyip Erdoğan'ın dahi 'katil' demekten sakındığı Esad'ı 'yüzbinlerce Suriyelinin katili' ilan etti.


Suriye ordusunun, IŞİD’in temmuzdan beri Süveyde’de esir tuttuğu 15 Dürzi kadın ve 4 çocuğu kurtarılmasının ardından esirlerin aileleriyle bir araya gelen Suriye Cumhurbaşkanı Esad, omuzlara alındı. Videolar Suriye Cumhurbaşkanlığı sitesinde de yayınlandı. Görüntülerden rahatsız olan Sözcü.com.tr, haberi "Yüzbinlerce Suriyelinin katili omuzlarda" başlığıyla duyurdu.


Suriye halkı Esad'ı omuzlarında taşıyor!



Kaynak: Aydınlık

Go to Top of Page

bozadi


9063 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/11/2018 :  17:52:53  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
16 Temmuz 2012

SÖZCÜ GAZETESİ 'CEMAAT'İN 'TRUVA ATI' MI?

Genç patron Burak Akbay, iki yazarın 'O ışık evlerinde yetişti' iddiasına yanıt vermiyor! VAROL ERSOY yazdı...


Türk medyası ilginctir… Hadi adlı adınca yazalım, “Kimin elinin kimin cebinde olduğu pek belli değildir…”

Her zaman bazı gazetelerin arkasında “görünen patron”dan başka isimler olduğu iddia edilir ve ne ilginçtir ki yıllar sonra bu iddiaların bazılarının doğruluğu ortaya çıkar.

Şimdi de benzer bir tartışma, son beş yılın en etkili muhalif gazetesi Sözcü için gündemde…

Konuyu ilk kez cemaate ve iktidara yakın kalemlerden Fehmi Koru tartışmaya açtı.

Koru 24 Nisan 2010’da Yeni Şafak’ta Taha Kıvanç imzasıyla aynen şunları yazdı:

“Cemaat’in aklına bir kez daha hayranlık duymama sebep olan bir proje ’Sözcü’...

Öğrenciliği Cemaat evlerinde geçmiş, sahibi görünen delikanlıya buradan şapka çıkarıyorum. Bulundukları yerde ‘ileri giden’ yazarlar için bir sığınak gibi Sözcü Gazetesi; 150 bin civarında satışıyla para bile kazandırıyor olmalı.

Muhalefetini de yakın kontrol altında tutacaksın, neme lâzım!”

***

Fehmi Koru bunları yazdı ama Sözcü’nün ‘genç patronu’ Burak Akbay bu son derece ilginç iddiaya bugüne kadar yanıt vermedi…

Fehmi Koru; orada da bırakmadı iddiasını:

Star Gazetesi’ne geçtikten sonra, 26 Mart 2012 tarihinde yine Taha Kıvanç ismiyle yazdığı köşesinde, Sözcü için ilginç bir paragrafa yer verdi:

“Turgut Özal’ın rahle-i tedrisinden geçmiş Ertuğrul Akbay ile yurtdışındaki ‘Cemaat’ evlerinde yetişmiş genç Burak Akbay, en kıyıcı kalemleri topladığı gazeteleriyle iktidara göz açtırmaz gibi görünseler de, Sözcü’nün işlevi bence en samimi iktidar yanlısı gazete kadar önemli...”

Burak Akbay bu yazıya da yanıt vermedi.

***

Bu çok önemli iddia yine tam unutuluyordu ki; bu kez Aydınlık Gazetesi yazarı Sabahattin Önkibar 23 Haziran 2012’de “Sözcü’nün gizli sahibi Fethullah Gülen mi” diye sordu…

Önkibar bu yazısında aynen şunları söylüyordu:

“Başlığa bakıp amma da saçma iddia falan demeyin, yazımı okuyun!

Fehmi Koru’yu bilirsiniz…

Fethullah Gülen medyasında uzun yıllar başyazarlık yapan, halen o camiaya çok yakın olan ve cemaatı avucunun içi gibi bilen biridir!

İşte o Fehmi Koru Yenişafak Gazetesi’ndeki yazısında aynen şunları yazdı:

’Cemaatın aklına bir kez daha hayranlık duymama sebep olan olan proje Sözcü Gazetesi’dir. Öğrenciliği Cemaatın Işık Evleri’nde geçmiş sahibi görünen delikanlıya buradan şapka çıkarıyorum. Eee neme lazım muhalefeti de yakın kontrölünde tutacaksın!’

Satırları tekrar tekrar okuyun lütfen!

Fehmi, Sözcü’nün sahibi Burak Akbay için sahip görünen Işık Evleri öğrencisi diyor!

Dahası, Sözcü’yü muhalefeti konrol aracı gibi sunuyor!

Bu yazıdan sonra Burak Akbay, “Hayır Cemaat evlerinde yetişmedim” demedi. Niye acaba?

Sözcü’deki Metin Yılmaz, Emin Çölaşan, Uğur Dündar, Necati Doğru ve Saygı Öztürk gibi isimlerin duruş ve mücadelelerine saygım çok büyük, lakin tablo budur efendim!”

Akbay, yine yanıt vermedi!

***

Ve Sabahattin Önkibar, 13 Temmuz 2012 tarihli Aydınlık’ta, “İşte Sözcü’nün F Tipi ile irtibatında ikinci belge” başlığıyla bir yazı daha kaleme aldı:

“Daha önce Fehmi Koru’dan alıntı yaparak Sözcü Gazetesi’nin sahibi olan Burak Akbay’ın F Tipi’nin Işık Evleri’nde yetiştiğini ve gazetenin aslında Burak Akbay’a değil F- Tipi’ne ait olduğunu yazmış ve F Tipi’nin muhalefeti bu şekilde kontrol altında tutmak istediğini aktarmıştık ki, Burak Akbay bu yazıma, ‘Hayır ben Işık Evleri’nde yetişmedim’ diyemedi!

Ve ikinci belge!

Dikkat ediyor musunuz? Sözcü’nün Suriye ve Esad ile ilgili yayınları Zaman Gazetesi’nin aynısı!

İlginçtir, Utku Çakırözer’in Beşar ile yaptığı röportajı bütün dünya medyası kullanırken güya muhalif olan Sözcü tek satır olsun kullanmadı.

Ve gelelim asıl bombaya:

Meğer Sözcü Gazetesi de Beşar Esad’a röportaja çağrılmış ama Sözcü yönetimi hayır demiş.

Sözcü’nün Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk, ‘Ben gitmek istedim ama yönetim izin vermedi’ açıklamasını yaptı!

Sözcü gibi yeni popüler olan bir gazete, kendini tanıtma adına böyle bir fırsatı kaçınr mı?

Normalde kaçınmaz ama perde gerisindeki irade, yani gerçek patron hayır dediği için, sevgili Saygı Öztürk yolda kaldı!

Lütfen iyi sorgulayın, güya muhalif olan bir gazete Esad’ın davetini niye reddeder?

Bunun anlamı açık, Sözcü’nün yayın politikaları Pensilvanya’dan belirleniyor.

Esad’a tavır alınmasının başka izahı olamaz!

’Ama AKP’ye muhalefet yapıyor’ mu dediniz?

Şekli bir muhalefet elbette var, onu yapmasa zaten Sözcü diye bir gazete olmaz.

Sözcü Gazetesi, F Tipi örgütün muhalefete sızması, yani muhalif yayını kontrol altında tutmasıdır!

Siz Sözcü’de ABD ve NATO aleyhinde ya da F Tipi’nin İbrahimi dinler yani Hazreti Muhammedsiz yeni İslam teklifi bağlamında bir satır olsun eleştirel bir haber gördünüz mü hiç?”

Ve tahmin edebileceğiniz gibi aradan dört gün geçmesine karşın Sabahattin Önkibar’ın bu yazısına da yanıt verilmedi…

***

Fehmi Koru’nun yazıları muhalif kesimler tarafından pek ciddiye alınmadı ama kendisi de iktidar karşıtı olan Sabahattin Önkibar’ın yazıları “Acaba doğru mu?” sorusunun sorulmaya başlamasına neden oldu.

Eğer bu iddialar yalanlanmazsa ve kulaktan kulağa yayılırsa ne Emin Çölaşan, ne Necati Doğru, ne de Uğur Dündar kurtarabilir Sözcü’yü…

Umarız genç patron Burak Akbay da bu acı gerçeği görür ve gereğini yapar.

Tabii; bunu yaparken Sözcü’yü çıkartmaya başladıkları günlerde gereken hatırı sayılır parayı nereden bulduklarını açıklamayı da ihmal etmez…

Merakla bekliyoruz:

Bakalım muhalif kesimler bu kez de yıllardır kandırılmış olduklarını mı öğrenecek?


Kaynak: Medya Radar

Go to Top of Page

bozadi


9063 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/11/2018 :  18:07:26  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sözcü gazetesinin Fethullah'la temelden bir bağlantısı olduğundan şüphe duymuyorum. Fethullah'ın Atatürk'ü, Atatürkçülüğü kullanarak operasyonel medya vuruşları yapmaya çalıştığı mecraların başında geliyor muhtemelen. Yakın zamana kadar gazetenin sahibi olarak künyesinde adı geçen şahsın geçmişte Fethullah'la bir şekilde bağlantılı olduğu açık görünüyor. Elbette Sözcü'nün tamamı çok açık bir şekilde Fethullah'ın silahı değil, içinde Fethullah'ın karanlık faaliyetlerine açıkça karşı olan muteber isimler de var. Tıpkı yine Fethullah'la derin bağlantıları olduğu bilinen Yeni Akit gazetesinde de Fethullah'a samimi bir şekilde karşı olan nispeten muteber denebilecek isimler olduğu gibi.

Düşünün, üstteki ilk haberin yayınlandığı yer, Soner Yalçın'ın sahibi olduğu OdaTV. OdaTV'nin Esad ve müttefikleri konusunda sergilediği tavır genel itibariyle çok olumludur. Aynı Soner Yalçın'ın yazdığı diğer gazete olan Sözcü ise Esad ve müttefikleri konusunda OdaTV'yle taban tabana zıt bir yayın politikası izliyor! Hem de iki mecranın da "Koyu Atatürkçülük"te birleşiyor gibi görünmesine rağmen. Ne kadar ilginç değil mi?! Üstelik Sözcü'yü sert bir şekilde eleştiren Aydınlık (Perinçek) medyası da gayet koyu Atatürkçü ve Esad'ı ve müttefiklerini "Allah'ına kadar" destekliyorlar. Sözcü'nün tavrının Atatürkçülükle, Solculukla, demokratlıkla, ilericilikle, insanlıkla, vicdanla hiçbir alakası yok.

Sözcü gazetesinin Suriye, Rusya ve İran'la ilgili yayın politikası Fethullah'ın görüşleriyle çok uyumlu. Rusya'nın Suriye'deki kurtlar sofrasına yaptığı müdahaleyi, Esad'ın o faşist güçlere karşı sergilediği efsanevi karşı duruşu takdir etmediği gibi, Rusya başta olmak üzere, Esad'ı ve müttefiklerini doğrudan veya dolaylı olarak karalayan bir yayın politikası izleyerek, Fethullah'la ve Fethullah'ın köpekliğini yaptığı Amerikan derin devletiyle bağlantısını bir şekilde açıkça gösteriyor Sözcü.

Bu açık gösterge yetmezmiş gibi, sözde Atatürkçü, demokrat, ilerici Sözcü gazetesi Solculara karşı da zaman zaman açıkça düşmancıl tavırlar gösteregeldi. Dilek Doğan'ın polis tarafından katledilmesi olayında Sözcü'nün sergilediği tavır bunun açık bir örneğiydi. Çok sayıda başka örnek gösterilebilir.

Şeytan'ın en büyük silahının kendini gizlemesi, olduğundan farklı (hatta tersi) birşey gibi görünmesi olduğu söylenir. "Kuzu kılığında kurt" misali. Tam Fethullah'ın tarzı. Sözcü'de yazan muteber isimler umarım Sözcü'nün bu karanlık tarafının yok edilmesine hizmet ederler, yoksa şeytani operasyonlara doğrudan veya dolaylı olarak hizmet ediyor olacaklar.
Go to Top of Page

bozadi


9063 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/01/2019 :  18:09:20  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
06 Ocak 2019

TGS’den Sözcü’ye sert tepki: Ülkeye demokrasi kendine otokrasi

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Sözcü Gazetesi yöneticilerinin sendika üyesi çalışanlara üç gündür yoğun istifa baskısı uygulandığını belirterek 'Sözcü yönetimi, kendi çalışanlarının anayasal hakkını yok sayıyor' ifadeleri kullanıldı.


TGS, “Sözcü’de sendikasızlaştırma: Ülkeye demokrasi kendine otokrasi” başlıklı açıklama ile Sözcü gazetesinde çalışanlara TGS’den istifa baskısı uyguladığını duyurdu. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Sözcü gazetesi yöneticileri, çalışanların sendikalı olma hakkını gasp ediyor. Gazeteciler Sendikası’na üye olan Sözcü çalışanlarına sendikadan istifa etmeleri için üç gündür yoğun bir baskı uygulanıyor. Sözcü yöneticileri, gazetecileri tek tek çağırarak, sendikadan istifa etmeyenleri işten atmakla tehdit ediyor. Anayasayı tanımayan, çalışanların sendika hakkını kabul etmeyen, gazetecilere yönelik saldırgan bir tutum içinde olan Sözcü gazetesi yöneticileri, lafa gelince ülkede hukuku, demokrasiyi, özgürlükleri savunuyor! Birçok yazarı, çalışanı, hatta sahibi hukuksuz bir şekilde yargılanan ve bu nedenle sendikamızdan her dönemde dayanışma gören Sözcü yönetimi kendi çalışanlarının anayasal hakkını yok sayıyor. Anayasayı çiğneyen, çalışanlara sendikadan istifa etme baskısı yapan bu yöneticiler bir an önce mevcut tutumlarından vazgeçmelidir. Aksi takdirde haklarında yasal işlem başlatmaktan başka çaremiz kalmayacaktır. Türkiye Gazeteciler Sendikası medya sektöründe orman kanununu sona erdirip yerine insanca çalışma düzenini koymaya kararlıdır. Medya yöneticilerine çalışanın hakkına saygı duymayı öğreteceğiz.”


Kaynak: Aydınlık

Go to Top of Page
  Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,09 saniyede oluşturuldu.