Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Spiritüalizm Konuları
 Doğu ve Uzakdoğu Öğretileri
 Meditasyon Sırasında Yeşil Işık
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar  Mesaj Sonraki Konu  

gamsizbirkeyif


4 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 20/09/2019 :  15:12:36  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bugün meditasyon sırasında gözlerim kapalı haldeyken beyaz bı ışılsama gördüm bir kuvvet gözlerimi açmaya zorladı gibi hissettim ve gözlerimi açtığımda yeşil bir rengin tavanda dalga dalga yayıldığını gördüm.

Aranıza henüz katıldığım için biraz çekinerek sizlere danışmak isterim bir fikri,ilmi olanlar var mı diye

Şimdiden teşekkür ederim

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 20/09/2019 :  15:53:50  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Foruma hoşgeldin gamsizbirkeyif

Kısmen benzer sayılabilecek şöyle bir deneyimim oluyor bazen: Genelde meditasyon sırasında veya sonrasında veya bazen de sadece rahat ve huzurlu bir şekilde otururken veya dinlenirken, gözümde yeşilimsi bir sarı ile morumsu bir rengin büyüyüp küçüldüğünü, birbiri içine girdiğini görüyorum. Ama bunun benim dışımda birşey olmadığını biliyorum, yani bedenim dışında cereyan eden bir olay değil, "gözümde" veya bir bakıma kafamda oluşan birşey ve ortam kısmen de olsa loş (veya daha iyisi karanlık) olduğunda ve duvarlara (yani az çok düz renkte bir zemine) baktığımda daha iyi fark ediyorum. Hemen her durumda "stressizken" oluyor. Stresli bir haldeyken hiç fark etmedim. Yani belki her zaman veya çoğu zaman oluyor ama ben yalnızca gerçekten rahat ve huzurluyken veya huzurlu bir şekilde "içe" bakarken fark ediyorum. Özel bir anlamı var mı bilmiyorum ve çok da umursamıyorum ama genelde güven verici pozitif bir his eşlik ediyor buna. Uzun zamandır görmedim :)

Senin anlattığın şey benimkinden epeyce farklı yönlere sahip gibi görünüyor. Bir kuvvetin gözlerini açmaya zorladığını hissetmen ve ardından yeşil bir rengin tavanda dalgalandığını görmüş olman ilginç. Ama tahmin ettiğim kadarıyla olumsuz bir his duymadın, hatta muhtemelen gayet huzurlu bir deneyimdi bu ama emin olmak için sormak istiyorum. Pozitif veya negatif bir his eşlik etti mi bu deneyime? Yoksa nötr müydü? Veya korku, endişe?

Benim ilk izlenimim veya tahminim, meditasyon yoluyla içe bakışının sonucu olan bir dengelenmeyi, şifayı temsil ediyor olduğu. Ama senin yapacağın açıklamaya göre bambaşka olasılıklar üzerinde durmak da gerekebilir.

Eğer tahmin ettiğim gibi pozitif niteliki bir deneyimse, seni gözlerini açmaya sevk eden güç "yüksek benliğin" veya bir tür rehber varlık olabilir. Yeşil renk 4. yoğunluğun, kalp çakrasının rengidir. Şifa, sevgi, korunma, ailemsi birlik gibi anlamları olduğunu tahmin ediyorum.
Go to Top of Page

gamsizbirkeyif


4 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 20/09/2019 :  17:36:39  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Hoşbulduk Bozadi :) ;

Karanlık ve loş durumlarda ben de söylediklerine benzer şeyler yaşıyordum evet ama bu sefer ki çok farklıydı yeşil ışık dalgaları birbirini takip eden dalgalar gibiydi.Gözlerim kapalıyken çok huzurluydum açtığımda aşırı nötr hissediyordum gözlemci gibiydim sanırım.
Go to Top of Page

fidelista


317 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 22/09/2019 :  23:01:45  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Geçebilirsin bekleme yapma.
Go to Top of Page

gamsizbirkeyif


4 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 23/09/2019 :  14:48:34  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Anlamadım neyi kastettiğini Fidelista. Daha açık olabilir misin
Go to Top of Page

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 23/09/2019 :  16:06:54  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Geçebilirsin bekleme yapma.
Sevgili fidelista, neden böyle bir yorum yaptığını merak ediyorum ben de.
Go to Top of Page

Dionysos


248 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/09/2019 :  16:40:46  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Foruma hoşgeldiniz gamsizbirkeyif.
Söylenenler (ışıklar-renkler deneyimlemek görmek) hakkında fikrim olduğunu sanmıyorum..
Olabiliyor sanırım böyle şeyler ve bir çoğumuzun yaşamında benzerleri sanırım oluyordur (yani gözlerim açık ve kapalıyken ışıkalr renkler sesler gördüm duydum) ve spesifik bir anlam yükleyemiyoruz ya da çözümleyemiyoruz.. Durumun siz de bıraktığı hisler ya da etki nedir?

"Dışarıda bırakılmak içeri kapatılmakla aynı şeydir."
Foucault
Go to Top of Page

gamsizbirkeyif


4 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 26/09/2019 :  01:29:19  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Hoşbulduk Dionysos;

Nötr hissettiğimi söyleyebilirim aslına bakarsanız ve nefesin ne kadar önemli olduğunu anladım diyebilirim genel olarak

Go to Top of Page

JCA


367 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 27/09/2019 :  23:11:00  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Meditasyon yaparken iki kaşımın arasında tanımlayamadığım bir gerginlik hissediyorum. Burun kemiğimde de hafif bir sızlama oluyor. Bunun dışında ayaklarımda da elektriklenme ve sıcaklık hissi oluyor. Mangal közüne basmıs gibi.

Bir şeyleri yanlış yapıyorum sanırım.
Go to Top of Page

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 28/09/2019 :  13:51:07  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen JCA

Meditasyon yaparken iki kaşımın arasında tanımlayamadığım bir gerginlik hissediyorum. Burun kemiğimde de hafif bir sızlama oluyor. Bunun dışında ayaklarımda da elektriklenme ve sıcaklık hissi oluyor. Mangal közüne basmıs gibi.

Bir şeyleri yanlış yapıyorum sanırım.
Bana öyle geliyor ki, bu deneyimlediklerin meditasyonun etkili olmasından kaynaklanıyor JCA :)

Nadiren 3. göz civarında bir gerilimi ben de deneyimledim ama diğer bahsettiklerini yaşadığımı hiç hatırlamıyorum. Gerçi, elektriklenme denir mi denmez mi bilmiyorum ama hani güçlü bir esneme sırasında hissedilen türde tatlı gerilimleri biraz nefes egzersizi veya pozitif odaklanma durumunda sıkça deneyimliyorum ve çok hoşuma gidiyor.

Çok aşırı seviyelere varmadıkça, bu yaşadıklarının kötü bir işaret olduğunu sanmıyorum.
Go to Top of Page

JCA


367 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 28/09/2019 :  22:20:19  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
@bozadi

İlk aylardaki deneyimlerim gayet rahatlatıcıydı.Bu bölgede herhangi bir şey de hissetmiyordum. Bu yaz başında kaş arasında karıncalanma başladı, sonra gitgide gerginlik hissi arttı.Ayaklarda da yanma peydah oldu. Gerginlik artmaya başladığında sanki farklı bir kimliğe bürünüyormuşum gibi bir his oluşuyor ama aynı zamanda rahatsız edici. İçimi korku kaplıyor. Daha da devam edersem sanki kafamdan kuyruk sokumuma kadar gerilmiş bir yay bağlanmış ta bir anda serbest kalmış gibi bir atma oluyor. Bundan sonra korkudan bırakıyorum. Aslında bu anlarda ilginç bir şey daha oluyor ama saçma bulduğum için paylaşmak istemiyorum.

Meditasyonu kazanım niyetleri için yapmıyorum. Belki bilinçaltım böyle düşünmüyor, tam tersini yapıyor. Sonu iyi bitmeyecek bir şeymiş gibi sanki. Kafam çok karışık. Bırakmayı düşünüyorum.

Edited by - JCA on 28/09/2019 22:30:57
Go to Top of Page

JCA


367 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 28/09/2019 :  22:36:06  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen gamsizbirkeyif

Anlamadım neyi kastettiğini Fidelista. Daha açık olabilir misin



Espri yapmış arkadaş. Trafik ışığı. :)
Go to Top of Page

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/09/2019 :  00:11:04  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen JCA

@bozadi

İlk aylardaki deneyimlerim gayet rahatlatıcıydı.Bu bölgede herhangi bir şey de hissetmiyordum. Bu yaz başında kaş arasında karıncalanma başladı, sonra gitgide gerginlik hissi arttı.Ayaklarda da yanma peydah oldu. Gerginlik artmaya başladığında sanki farklı bir kimliğe bürünüyormuşum gibi bir his oluşuyor ama aynı zamanda rahatsız edici. İçimi korku kaplıyor. Daha da devam edersem sanki kafamdan kuyruk sokumuma kadar gerilmiş bir yay bağlanmış ta bir anda serbest kalmış gibi bir atma oluyor. Bundan sonra korkudan bırakıyorum. Aslında bu anlarda ilginç bir şey daha oluyor ama saçma bulduğum için paylaşmak istemiyorum.

Meditasyonu kazanım niyetleri için yapmıyorum. Belki bilinçaltım böyle düşünmüyor, tam tersini yapıyor. Sonu iyi bitmeyecek bir şeymiş gibi sanki. Kafam çok karışık. Bırakmayı düşünüyorum.


Emin olamam ama meditasyonlarının zaman içinde değişen etkileri konusunda aklıma gelen bir olasılığı paylaşmak istiyorum. İlk zamanlar nispeten yüzeysel sayılacak bir rahatlama sağlıyordu belki de, ama "derinleştikçe" çok daha derinlemesine bir dönüşümün sancıları başladı. Sancıların esas nedeni meditasyon veya meditasyonla erişilen şeyden ziyade, o erişilen şeyin "olağan hayat" realitemizle ciddi uyuşmazlıkları olması. Etkili bir meditasyon, varoluşumuzun asli frekanslarıyla ve dolayısıyla BH alemiyle etkileşimi artıyor. Ama çok ciddi KH eğilimleri olan bir düzende yaşıyoruz. Dolayısıyla çok yaman bir çelişki, çatışma meydana geliyor. Bu aynı zamanda bizde ciddi bir kızgınlık da meydana getirebilir. Biz yalanlara dayalı bir düzene itaat ve hizmet edecek şekilde yaşıyoruz. Meditasyon gerçeğe yaklaştırıyor. Ve sonuç; içsel çatışma, çelişki, kızgınlık. Gerçek yalandan çok daha güçlü, onu yok edebilecek birşeydir ama ne kadar ilginç ki bizim muhatabı olduğumuz yalan veya yalanlar, en yakınımızdakiler dahil milyarlarca insanın "yaşam biçimi" haline gelmiş. Bu da yalanı gerçek karşısında güçlendiren, geçici (göreceli bir kavram tabi bu "geçicilik") de olsa ona hakimiyet kazandıran birşey. Ve biraz da çıldırtıcı bir durum.
Go to Top of Page

Gaia


104 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/09/2019 :  13:21:10  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Meditasyon sırasında da günlük hayatta da renkler hep karşıma çıkıyor. Sarı,yeşil,mavi(en çok mavi),mor,pembe, beyaz ışık noktaları, siyah ışık noktaları, yanal hareketli beyaz ışıklar, zaman zaman gölgeli formlar, bazen renkli formlar...

Kişisel yorumum bunların zihnin meditasyon sırasında girdiği kimyasal etkiler sonucunda dmt salgılaması neticesinde oluşan türden fenomenler olduğudur. Kaçını zihnimiz üretiyor kaçı gerçek anlamda metafizik deneyim bu konuda çoğu zaman eş zamanlı gelişen hayat deneyimleyimden, rutinden vs. ilham almaya çalışıyorum. Örneğin sarı renkler olmaya başladığında bir yerler ya yanıyor yada patlıyor. Tabi her zaman olmuyor bu. Yeşil renk ise bazen varlıklarla bağlantılı bazen aura.. mavi en çok gördüğüm renk, ona olan yorumumda içinde bulunduğum deneyim bana bir şeyler öğretiyor gözümü dört açmalıyım şeklinde oluyor. Bazen dua ediyorum, onun neticesinde mavi bana eşlik ediyor. Tabi işin rüyalar boyutuda var. Rüyalar yoluylada söz konusu dualara cevap geliyor bazen. Siyah noktalar olsun, gölgemsi formlar olsun bunarda negatif şekilde etki ediyor çoğu zaman..

Tabi bunlar subjektif yorumlar. Kesin doğru diyemem. Kendi içsel puzzle mı kendi çapımda çözmeye çalışıyorum her insanın kendi hayatında giriştiği içsel yolculuk gibi. Umarım en azından bir fikir verebilir.
Go to Top of Page

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/09/2019 :  21:52:59  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Gaia

Meditasyon sırasında da günlük hayatta da renkler hep karşıma çıkıyor. Sarı,yeşil,mavi(en çok mavi),mor,pembe, beyaz ışık noktaları, siyah ışık noktaları, yanal hareketli beyaz ışıklar, zaman zaman gölgeli formlar, bazen renkli formlar...

Kişisel yorumum bunların zihnin meditasyon sırasında girdiği kimyasal etkiler sonucunda dmt salgılaması neticesinde oluşan türden fenomenler olduğudur. Kaçını zihnimiz üretiyor kaçı gerçek anlamda metafizik deneyim bu konuda çoğu zaman eş zamanlı gelişen hayat deneyimleyimden, rutinden vs. ilham almaya çalışıyorum. Örneğin sarı renkler olmaya başladığında bir yerler ya yanıyor yada patlıyor. Tabi her zaman olmuyor bu. Yeşil renk ise bazen varlıklarla bağlantılı bazen aura.. mavi en çok gördüğüm renk, ona olan yorumumda içinde bulunduğum deneyim bana bir şeyler öğretiyor gözümü dört açmalıyım şeklinde oluyor. Bazen dua ediyorum, onun neticesinde mavi bana eşlik ediyor. Tabi işin rüyalar boyutuda var. Rüyalar yoluylada söz konusu dualara cevap geliyor bazen. Siyah noktalar olsun, gölgemsi formlar olsun bunarda negatif şekilde etki ediyor çoğu zaman..

Tabi bunlar subjektif yorumlar. Kesin doğru diyemem. Kendi içsel puzzle mı kendi çapımda çözmeye çalışıyorum her insanın kendi hayatında giriştiği içsel yolculuk gibi. Umarım en azından bir fikir verebilir.

Wau... Konuyla ilgili deneyimlerini, bilgilerini paylaştığın için teşekkürler Gaia :)
Go to Top of Page

fidelista


317 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/09/2019 :  22:14:49  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Trafik ışığından esinlrndim, mavi şoka doğru İlerleyelim diyorum.
Go to Top of Page

Gaia


104 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 30/09/2019 :  19:37:46  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Rica ederim. Renkler ile ilgili bir de çok çarpıcı bulduğum bir deneyim daha yaşamıştım geçtiğimiz yaz ayı. 'Bir olma, herşey ile birliği hissetme' kavramını anlamak için meditasyon yapıyordum. Oldukçada kararlıydım bunu anlama, deneyimleme konusunda. Tasavvuf kitaplarına falan sarmıştım. Neticesinde bir gün bu çabamı sürdürürken cam üzerinde dolaşan bir sineğe odaklandım. Zihnimden meditasyonu derinleştirmek için mantralarımı tekrarlamaya başladım.

'Her şey derslerden ibarettir, her şey çekimdir. Hepimiz aslında çekimiz, ben aslında varolan herşeyim...' şeklinde mantralara odakladım kendimi sadece. Başka düşünce geçmiyordu içimden. İşte o anda farklı bir şeyler olmaya başladı. Camdaki sineğe odaklanmıştım.

Sinek yürüdükçe arkasında mavi,yeşil,mor karışımında izler bırakıyordu. Elimle havaya yana yatmış 8 çizdim ve yine aynı renklerdeydi. Mavi,mor,yeşil karışımında bir 8 çizdim, sonsuzluk işareti yani. Sonra gülmeye başladım evin içinde kendi kendime. Gökyüzüde bu arada maviden pembeye dönmeye başladı. Tabi içinde bulunduğum deneyimi zihnim anlamlandırmaya çalıştığı için müthiş bir diyolog başladı kafamın içinde. Eğer açıklamaya çalışmasaydım bu deneyimi, akışa bıraksaydım biraz daha sürdürebilirdim belki... Kendi adıma yaşadığım en üst seviye deneyimdi. Geçtiğimiz yaz oldu.

Söz konusu renkler olunca bunuda anlatayım dedim. :)
Go to Top of Page

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 30/09/2019 :  21:50:43  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Gaia

Rica ederim. Renkler ile ilgili bir de çok çarpıcı bulduğum bir deneyim daha yaşamıştım geçtiğimiz yaz ayı. 'Bir olma, herşey ile birliği hissetme' kavramını anlamak için meditasyon yapıyordum. Oldukçada kararlıydım bunu anlama, deneyimleme konusunda. Tasavvuf kitaplarına falan sarmıştım. Neticesinde bir gün bu çabamı sürdürürken cam üzerinde dolaşan bir sineğe odaklandım. Zihnimden meditasyonu derinleştirmek için mantralarımı tekrarlamaya başladım.

'Her şey derslerden ibarettir, her şey çekimdir. Hepimiz aslında çekimiz, ben aslında varolan herşeyim...' şeklinde mantralara odakladım kendimi sadece. Başka düşünce geçmiyordu içimden. İşte o anda farklı bir şeyler olmaya başladı. Camdaki sineğe odaklanmıştım.

Sinek yürüdükçe arkasında mavi,yeşil,mor karışımında izler bırakıyordu. Elimle havaya yana yatmış 8 çizdim ve yine aynı renklerdeydi. Mavi,mor,yeşil karışımında bir 8 çizdim, sonsuzluk işareti yani. Sonra gülmeye başladım evin içinde kendi kendime. Gökyüzüde bu arada maviden pembeye dönmeye başladı. Tabi içinde bulunduğum deneyimi zihnim anlamlandırmaya çalıştığı için müthiş bir diyolog başladı kafamın içinde. Eğer açıklamaya çalışmasaydım bu deneyimi, akışa bıraksaydım biraz daha sürdürebilirdim belki... Kendi adıma yaşadığım en üst seviye deneyimdi. Geçtiğimiz yaz oldu.

Söz konusu renkler olunca bunuda anlatayım dedim. :)
Bayaa sıradışı deneyimlerin oluyor gibi görünüyor Gaia :)

Go to Top of Page

JCA


367 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 01/10/2019 :  19:31:46  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen JCA

@bozadi

İlk aylardaki deneyimlerim gayet rahatlatıcıydı.Bu bölgede herhangi bir şey de hissetmiyordum. Bu yaz başında kaş arasında karıncalanma başladı, sonra gitgide gerginlik hissi arttı.Ayaklarda da yanma peydah oldu. Gerginlik artmaya başladığında sanki farklı bir kimliğe bürünüyormuşum gibi bir his oluşuyor ama aynı zamanda rahatsız edici. İçimi korku kaplıyor. Daha da devam edersem sanki kafamdan kuyruk sokumuma kadar gerilmiş bir yay bağlanmış ta bir anda serbest kalmış gibi bir atma oluyor. Bundan sonra korkudan bırakıyorum. Aslında bu anlarda ilginç bir şey daha oluyor ama saçma bulduğum için paylaşmak istemiyorum.

Meditasyonu kazanım niyetleri için yapmıyorum. Belki bilinçaltım böyle düşünmüyor, tam tersini yapıyor. Sonu iyi bitmeyecek bir şeymiş gibi sanki. Kafam çok karışık. Bırakmayı düşünüyorum.


Emin olamam ama meditasyonlarının zaman içinde değişen etkileri konusunda aklıma gelen bir olasılığı paylaşmak istiyorum. İlk zamanlar nispeten yüzeysel sayılacak bir rahatlama sağlıyordu belki de, ama "derinleştikçe" çok daha derinlemesine bir dönüşümün sancıları başladı. Sancıların esas nedeni meditasyon veya meditasyonla erişilen şeyden ziyade, o erişilen şeyin "olağan hayat" realitemizle ciddi uyuşmazlıkları olması. Etkili bir meditasyon, varoluşumuzun asli frekanslarıyla ve dolayısıyla BH alemiyle etkileşimi artıyor. Ama çok ciddi KH eğilimleri olan bir düzende yaşıyoruz. Dolayısıyla çok yaman bir çelişki, çatışma meydana geliyor. Bu aynı zamanda bizde ciddi bir kızgınlık da meydana getirebilir. Biz yalanlara dayalı bir düzene itaat ve hizmet edecek şekilde yaşıyoruz. Meditasyon gerçeğe yaklaştırıyor. Ve sonuç; içsel çatışma, çelişki, kızgınlık. Gerçek yalandan çok daha güçlü, onu yok edebilecek birşeydir ama ne kadar ilginç ki bizim muhatabı olduğumuz yalan veya yalanlar, en yakınımızdakiler dahil milyarlarca insanın "yaşam biçimi" haline gelmiş. Bu da yalanı gerçek karşısında güçlendiren, geçici (göreceli bir kavram tabi bu "geçicilik") de olsa ona hakimiyet kazandıran birşey. Ve biraz da çıldırtıcı bir durum.



Haklısın.

Sanırım geçici bir durumdan ziyade bağışıklık kazanmam gereken bir süreci deneyimliyorum.
Go to Top of Page

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 03/10/2019 :  09:01:17  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bu tartışma başlığı forumun yalnızca üyelerin görüntüleyebildiği bir kısmında açılmıştı fakat üye olmayan takipçilerin de faydalanabileceği düşüncesiyle genel erişime açık bir bölüme taşındı (başlığı taşıma fikrinin tartışıldığı birkaç mesaj silindi).
Go to Top of Page

JCA


367 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 27/11/2019 :  18:48:43  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Konudaki herkese merhabalar. Son yazımdan beri neredeyse 2 ay geçmiş. Güncel durumumu aktarayım. :(

İki kaş arasındaki hissettiğim gerginlik belirgin şekilde azaldı, ancak halen devam ediyor. Yalniz şimdi de bununla birlikte başımın üzerinde bir gerginlik peydah oldu. Tam gerginlik diyemem. Hafif bir bası hissi. Omurgada yanma ve iğne batma hissi başladı.Sadece meditasyon sırasında değil, gün içinde durduk yere hissettiğim oluyor. Ayaklardaki yanmalar tamamen geçti. Tam tersine serinlik hissi var. Meditasyonlar sırasında herhangi bir imaj görmüyorum bunu da belirteyim.

Bir çok kaynak araştırdım. Hemen hepsi ayni şeyi söylüyor. Kaş arasındaki çivit ışın, baş üstündeki ise menekşe ışına işaret ediyor. Kimisi olumlu, devam edin diyor kimisi de olumlu bakmakla beraber dikkatli olunması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Yani bizi gerçek dünyaya bağlayan kırmızı,turuncu, sari gibi alt merkezler sağlam ve güvenli değilse üst merkezleri uyarmaktan kaçının diyor.Alt merkezlerin güç ve dengesini tespit etmek zor değil. Fiziksel sağlığımız, zihin gücümüz, hayattaki zorluklarla mücadeledeki sabrımız, vs bu merkezlerin ne kadar güçlü olduğu konusunda bir fikir veriyor. Daha bir çok örnek var tabi.

Ben bu uyarıları makul ve mantıklı buluyorum. Açıkçası kendime karşı objektif olursam alt enerji merkezlerim bir kaç nokta dışında güçlü ve kararlı sayılmaz. O yüzden meditasyonlarımı bırakmaya karar verdim. Üst enerji merkezlerini uyarmadan aşağısıyla nasıl çalışırım bunu öğrenmeden de tekrar başlamayacağım.

Hiç böyle bir niyetim olmamasına rağmen, hatta yerlerini bile bilmediğim halde çivit ve menekşe uyarımları almak ziyadesiyle canımı sıktı. Ben algı kapılarımı falan açmak istemiyorum. Sadece günlük hayatın bilindik sıkıntılarına karşı daha az stresli, zorluklarına karşı daha farkındalık anlayışı içeren küçücük bir sonuç alsaydım benim için en büyük ödül olurdu.

Sonuç olarak 6 aylık günde 1 saat meditasyon deneyimi benim için biraz hayal kırıklığı oldu.

Edited by - JCA on 27/11/2019 18:54:20
Go to Top of Page

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/11/2019 :  10:59:39  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Uzun denebilecek bir süredir yaptığın meditasyon deneyimlerinin sonuçlarını paylaştığın için teşekkürler JCA. Meditasyonu över savunurum ama itiraf edeyim, ben böyle düzenli meditasyon yapmadım hiç. Ve hatta benim meditasyon niyetine yaptığım şey ne ölçüde makul bir meditasyon sayılır, onu da bilmiyorum. Örneğin meditasyonda birşey düşünmemek, düşünce akışları devam etse bile kendimizi onun dışında tutmak, takılmamak, mümkün olduğu kadar zihni boşaltmak önerilir ama sabırsızlığımdan dolayı bunu neredeyse hiç yapmıyorum. Benim meditasyonumsu çabalarım genellikle kendi bilincim ve hissiyatım üzerindeki kontrolümü artırma çabasından ibaret. Mutlu, huzurlu, güvenli olma önündeki zihinsel, inançsal blokajlarımı keşfetme ve kaldırma çabası. Ki senin de mesajının sonlarında yazdığın "Sadece günlük hayatın bilindik sıkıntılarına karşı daha az stresli, zorluklarına karşı daha farkındalık anlayışı içeren küçücük bir sonuç alsaydım benim için en büyük ödül olurdu." ifadeni çok anlamlı buluyorum bu bağlamda.

Üst ve alt enerji merkezleriyle ilgili tasvirlerinle ne ölçüde alakalıdır bu, emin olamıyorum ama söylediğin şey yine gayet makul geldi bana. Hani, alt merkezlerle ilgili birşeyleri sağlamlaştırmadan, istikrara kavuşturmadan, üst merkezleri uyarmanın pek anlamlı olmadığı konusu. Ben ne zaman alt, ne zaman üst merkezleri uyarıyorum veya uyandırıyorum, bundan emin değilim aslında. Böyle bir ayrımın pek farkında değilim veya bunu umursamsıyorum sanki. Sadece, bazı düşünce ve hislerimin daha ulvi, daha evrensel olduğunu ayırt edebiliyorum. Ama bundan da önemlisi, bazı düşünce ve hislerin, daha doğrusu farkındalıkların veya bakış açılarının, beni günlük hayatın neredeyse tüm olağan olumsuz etkilerinin üzerine çıkardığını fark ediyorum. Hani K'lar diyor ya, dalga geldi/geliyor; tüm mesele, dalganın altında ezilecek misiniz, yoksa üzerinde sörf mü yapacaksınız? Dalga diye birşeyi de doğrudan pek algılamıyor, ayırt edemiyorum. Ama hayatımızda maruz kaldığımız tüm etkileri bir tür dalga diye kabul edersek, "altında ezilmek veya üstünde sörf yapmak" meselesi gayet anlamlı geliyor bana. Ve bu tamamen herşeye dair farkındalıkla, bakış açısıyla ilgili görünüyor. Belirli bir bakış açısı veya inanç egemenken dalganın (hayatın) altında eziliyorsun, bir başka farkındalık veya inanç egemen olduğunda hayatın üzerinde sörf yapıyorsun. Elbette, hayat dediğimiz bu düzen içinde olumsuzlaştırıcı, yozlaştırıcı faktörlerin egemenliği nedeniyle o pozitif veya yüksek farkındalıkları ve inançları (yüksek morali) uzun süre muhafaza etmek pek mümkün olmuyor. Ama işte benim meditasyon veya herhangi bir spiritüel veya psişik teknikle yapmak isteyip isteyebileceğim tek şey bu olabilir ancak diye düşünüyorum. Yüksek morali, yani hayat dediğimiz şeyin altında ezilmek yerine üstünde sörf yapmayı kalıcı hale getirmemi sağlayacak düşünce ve inançları artırmak, aksi yönde etki edenleri azaltmak.

Alt merkezler, üst merkezler gibi ayrımların gerçekten olduğuna şüphe yok. K'lar ve diğer pek çok kaynak bunları sadece doğrulamıyor, aynı zamanda vurguluyor ama bunları doğru dürüst algılayamıyor olmamın neden olduğu egosal bir tepki midir nedir, buna odaklanmaya gerek yokmuş gibi hissediyorum. Bizi tek ilgilendiren şey şimdi ve burada yüksek, derin veya güçlü bir huzur ve morale sahip olup olmadığımızmış gibi hissediyorum. Bu elbette söylendiği kadar basit birşey değil ama eninde sonunda dönüp dolaşıp kendimizi geliştirmemiz, uzmanlaştırmamız gereken şey buymuş gibi. Bizim moralimiz yüksek olduğu sürece herşey yoluna girmiş, giriyor ve/veya girecekmiş gibi.

Bu "koşullar ne olursa olsun yüksek/derin huzur, sevinç ve moral" konusu, evrenin, varoluşun ve bunlarla bağlantılı olarak kendi varlığımızın ne olduğuna dair inancımızla, farkındalığımızla yakından bağlantılı. Belirli bir varoluş anlayışı/inancı moralimizi yükseltirken, bir diğeri düşürüyor.

Benim bu hususu bu kadar basit birşeymiş gibi vurgulamam ne yazık ki "New Age" denerek olumsuz eleştirilen şeyin içine sokuyor aslında söylediklerimi, şu veya bu oranda. Üç maymunu oyna, deliliğe vur, sadece mutlu ol, keyfine bak, dermiş gibi. Nitekim, bir açıdan olumsuz eleştirdiğim yazar Eckhart Tolle'nin (Şimdinin Gücü) yaptığı şey de buna benziyor. "Bakın, koşullar ne olursa olsun, gerçek şudur ve buna uygun düşünürseniz herşey yoluna girer". K'ların bile buna benzer beyanları var. Ama K'ların farkı, bu önerilenleri yapmamızı engellemek üzere mühendisliği yapılan sayısız ve bir kısmı gerçekten uçuklatıcı negatif faktörün varlığını ifşa etmek, bunlarla yüzleşmeye teşvik etmek. Ve dış negatif faktörler yetmezmiş gibi, bir de ve daha da önemlisi ve önceliklisi bizim kendi benliğimizin KH yönü var. Hem içte hem de dışta çoğunun doğru dürüst farkına bile varmadığımız ve yüzleşmesini yapmadığımız şeyler hayatımızın epeyce bir kısmını oluştururken, "bakın gerçek aslında bu kadar pozitif ve basit birşey, inancınızı/farkındalığınızı buna göre değiştirin ve kurtulun" demek aslında biraz da kendimizle ve birbirimizle dalga geçmek gibi oluyor. Ama yapacak başka birşey de yok gibi görünüyor. Bir yandan pozitifliğe odaklanmaya çalışmaya devam edeceğiz, bir yandan da bunu zorlaştıran, bloke eden içsel ve dışsal şartları analiz edip aşmaya gayret edeceğiz.

Uzattığım için özür diliyorum ama gerçekten herşeyin bir "farkındalık" meselesi olduğunu hepimiz şu veya bu şekilde, bal gibi biliyoruz aslında bana göre. Kafamızın içinde bir yerde bir bakış açısı değişikliği oluyor ve az önce hayatın altında ezilirken, şimdi üstünde eğleniyoruz (veya tersi).

Yani hayatın, evrenin, varoluşun ne olduğuyla ilgili farkındalığımızda/inancımızda "uygun" değişikliği yapsak, tüm zorluklara rağmen (onları da yok saymaksızın ve kaçmaksızın) hayat hep cennet gibi olacak. Ki zaman zaman, kısmen kendi çabamızla, kısmen yardım veya belki tesadüfler yoluyla zihnimizde o değişiklik meydana geliyor bir şekilde. Az önce hiç bitmeyecekmiş gibi, altında ezilmekten hiç kurtulamayacakmışız gibi görünen zorlukların, yüklerin bir anda üzerine çıkmayı hepimiz deneyimlemişizdir. İnsanlar alkol ve belki uyuşturucu türü maddeleri de daha çok bu amaçla kullanıyor sanırım ama önemli olan aynı sonucu kalıcı ve yan etkisiz bir şekilde, "kendi irademizle, inancımızla, farkındalığımızla" sağlayıp sürekli hale getirmek. Ama bunu yapmamızı engellemek üzere kesintisiz olarak maruz bırakıldığımız o kadar çok faktör var ki... Sanki bunlar yokmuş gibi "takma kafaya, şöyle düşün, mutlu ol" demek ister istemez biraz "new age uyuşturucusu" almayı teşvik etmek gibi oluyor. Yoksa, new age denen şey kapsamında tasvir edilen birçok şeyde birçok doğrular var. Ama ebedi gerçeklere ilişkin o farkındalıklara resmen savaş açmış bir düzende düzenli olarak zehirlendiğimiz, travmaya uğratıldığımız, korkutulduğumuz, acizleştirildiğimiz gerçeğini yok sayamayız. Bunun sadece farkında olarak bile ruhumuzun, varlığımızın sonsuz potansiyelinin bir kısmını daha kendimize çekerek o olumsuzluklara karşı direncimizin artmasını otomatikmen sağlamış oluyoruz, olacağız. Bizim new age'le ilgili olumsuz eleştirilen şeyden farkımız bu olabilir, bu olmalı gibi geliyor bana.
Go to Top of Page

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/11/2019 :  11:26:14  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Alt-üst enerji merkezleriyle ilgili yaptığın tasviri, yani altlarla ilgili bazı şeyleri istikrara kavuşturmadan üstlere odaklanmanın faydasızlığı meselesini anlamlı bulduğumu belirtmiştim ama bunun nedenini veya sonrasında açıkladığım şeylerle bağlantısını tam ifade edememiş olabilirim. Senin kastettiğin şekliyle alt ve üst derken, altın bir önceliği varmış gibi oluyor. Yani önce alt geliyor, sonra üst gibi. Aslında bu da başlı başına güzel bir tartışma konusu olabilir belki ama şu an için gerçekten önce alt, sonra üst geliyor diye varsayıyorum. Bunun "yüksek moral" konusuyla bağlantısına dair fikrimi paylaşmak istiyorum. Ben yüksek moral dediğim şeyin "önceliğimiz" olması gerektiğini vurgulamak istedim; tıpkı senin kastettiğin manasıyla "alt merkezlerin" önceliğimiz olması gerekmesi gibi.

Moral yüksek olmadıktan sonra hiçbir şey yolunda gitmez. Moralin düşük olmasının kendisi en büyük sorundur, diğer tüm sorunlar aslında bundan kaynaklanır. Moral yüksekse dalganın (hayatın) üstünde sörf yaparsın, düşükse altında ezilirsin. Biraz kaba ama doğru bir tanım diye düşünüyorum.

Ve dikkat edin, içinizi, bilincinizi, ruhunuzu kontrol edin, tarayın, "yüksek moral" denen şeyin bir şekilde orada bir yerde mevcut olduğunu sezebilir, görebilirsiniz. Ona hemen istediğiniz gibi erişemiyorsunuz diye varlığını inkar etmeyin. Orada duruyor. Sadece, zihnimizde "hayat" ve "ben" diye kabul ettiğimiz, yerleşik hale getirdiğimiz şeyler veya tanımlar, o doğal, kendiliğinden mevcut ve "orada" olan yüksek moralin varlığına karşı bizi duyarsızlaştırıyor, ona karşı körleşmemize neden oluyor, ona erişmeyi imkansız veya aşırı zor veya belki anlamsız hissettiriyor veya onun çıplak, basit anlamını çarpıtarak onu bir ideolojinin veya dünyevi bir amacın veya uğraşının hedefi, ödülü haline getiriyor, ki yine ona bir türlü ulaşılamıyor, zaman zaman ulaşıldığı veya ulaşılabileceği sanıldığı halde.

Mesele şu: Yüksek moral dediğimiz temel hayat yakıtı (hayatın kanı) orada, varlığımızda, benliğimizde, içimizde, dışımızda, heryerde ve ona erişmemize engel olabilecek birşey yok aslında, kendi aksi yöndeki inançlarımız, düşüncelerimiz, "varsayımlarımız" dışında. Ve ona erişmenin bir zamanı, mevsimi, dönemi de yok aslında. K'ların "zaman yok" dediği şey bu temelde. Kimsenin bizim kendi varlığımızın (tüm varlığın) engin gücüne ve zenginliğine erişmemiz önüne zaman engeli veya başka herhangi bir türde engel koyması mümkün değil temelde, biz öyle birşeyin varlığına ve gerçekliğine inanmadığımız sürece.

Nasıl bir saçmalığın, berbatlığın, işkencenin içinde olduğumuzu düşünebiliyor musunuz? Hayat diye yaşadığımız şey çok büyük ölçüde bir yalandan, sahtelikten, zihinsel-inançsal bir hastalıktan ibaret.

Go to Top of Page

JCA


367 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/12/2019 :  22:01:43  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
@bozadi

Üşenmeden uzun uzun yazmışsınız. Ellerinize sağlık. İdeal yasam ile ilgili görüş ve tavsiyelerinizin tamamına katılıyorum. Gerçekçi bir bakış açısı benim için her zaman çekici olmuştur.

Meditasyonun içinde bulunduğum koşulları kesinlikle değiştirmeyeceğini biliyordum.(zaten mümkün değil) Bakış açımı daha sakin, kararlı ve umutlu olacak şekilde genişletmesini umdum. Sonuç pek heyecan verici olmadı. Fayda görmedim değil. Gördüm. Hayattaki bazı olumsuz ayrıntıları daha iyi algılamaya başladım. Bu da tahmin edileceği üzere hoş bir his bırakmıyor.

Belki de bir geçiş surecindeyim. Herkesin buhran zamanları, hatta yılları olur. Benimkisi yeni başlıyor gibi görünüyor.
Go to Top of Page
   Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,58 saniyede oluşturuldu.