Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Diğer
 İstanbul’da Ciddi "Ispanak Zehirlenmesi" Vakaları (03.11.2019)
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar  Mesaj Sonraki Konu  

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 04/11/2019 :  11:21:03  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
03 Kasım 2019

İstanbul’da 44 kişi ‘ıspanak zehirlenmesi’nden hastaneye başvurdu, 19’u tedavi altına alındı

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, Esenyurt’ta ıspanaktan kaynaklanan gıda zehirlenmesi şikayetiyle hastanelere başvuran 44 kişiden 19’unun tedavi için acil gözlem servislerine alındığını açıkladı.


Açıklamada, başvuruların 1-3 Kasım tarihleri arasında yapıldığı, 25 kişinin taburcu edildiği belirtildi.

DHA’nın konuya ilişkin öğlen geçtiği haberde, zehirlenme olayının tazeliğini uzun süre koruması için çeşitli kimyasal işlemler gören ıspanaktan olduğu ileri sürülmüştü.

İl sağlık müdürlüğünün açıklaması şöyle: “Medyada yer alan ‘İstanbul’da Yemek Yiyen Çok Sayıda Kişi Zehirlendi’ başlıklı haberlere ilişkin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek görülmüştür. 01-03 Kasım 2019 tarihleri arasında İstanbul geneli sağlık tesislerimize gıda zehirlenmesi (ıspanak ve ıspanağa benzer bitkiler) sebebiyle 44 vatandaşımız hastanelere başvurmuş olup, bunların 25 tanesi taburcu olmuştur. Geriye kalan 19 tanesinin ise takibi ve tedavisi acil gözlem servislerinde devam etmektedir. Şu ana kadar hastanelerimize toplam başvuran hastalarımızın hayati tehlikesi bulunmadığı gibi ilgili süreç; İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İstanbul Valiliğimizce yakından takip edilmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”



Kaynak: Diken

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 04/11/2019 :  11:24:00  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
04 Kasım 2019

İstanbul'da ıspanaktan zehirlenme vakaları devam ediyor

İstanbul'da ıspanaktan zehirlenme şikayetiyle vatandaşlar hastanelere başvurmaya devam ediyor.


İlk olarak Esenyurt'ta ortaya çıkan ve İstanbul'un bir çok noktasında görülen zehirlenme vakalarının sayısı İl Sağlık Müdürlüğü'nün öğle saatlerinde yaptığı açıklamada 44 olarak açıklanmıştı. Ancak zehirlenme şikayeti ile hastanelere baş vuranların sayısı artmaya devam ediyor.

HASTA YAKINLARI YAŞANANLARI ANLATTI

Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alınan Ahmet Gül'ün oğlu Sami Gül, iş yerinde pişirilen ıspanağı yiyen 8 kişinin zehirlendiğini belirterek, "Çok net bilgi sahibi olmamakla birlikte, 3-4 saat önceydi. Telefon alıyoruz kardeşimden, babam ve diğer kardeşim, 4 kardeşiz biz zaten. Zehirlendiklerini, hastaneye geldiklerini söylediler. Ispanak yemişler diye biliyoruz. Ispanağın yanında bir sebze yada ot varmış. Adını da tam telaffuz edemiyorum. Marketten alışveriş yapıyorlar. Ispanak alıyorlar. Getiriyorlar, bir kaç saat sonra pişiriyorlar. 8 kişi yiyorlar. Çapa'da da var şu anda. Sarıgazi diye duydum. Bir kaç hastanede var. Ama ilk gittikleri yer Haseki Hastanesi. Oradan farklı hastanelere göndermişler. İşyerinden 8 kişi, ıspanak zehirlenmesi yaşıyor. Buradakiler, birisi babam birisi kardeşim. Biraz önce kardeşimle konuştum. Normal değil ama normale doğru gidiyor. Babamın durumu ciddi zannediyorum. Çünkü kırmızı bölge dedikleri bir yer var. Yoğun bakım herhalde dereceleri var. Şu an müşahede altında kendinde değil" dedi.




Kaynak: CNNTürk

Go to Top of Page

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 04/11/2019 :  11:25:25  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
04 Kasım 2019

Ispanak zehirlenmesi İstanbul'la sınırlı kalmadı

İstanbul'da birçok kişi bulanık görme ve kas güçsüzlüğü şikayetiyle hastanelerin acil servislerine başvurdu. Başta Kanuni Sultan Eğitim ve Araştırma, Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma, Esenyurt Devlet, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma hastaneleri olmak üzere yüzlerce vatandaş, zehirlenme şüphesi ile acil servisleri doldurdu. Çanakkale'de de görülen, İstanbul'la sınırlı kalmayan ıspanak zehirlenmesinde ilk bulgu böcek ilacı kalıntıları olduğu belirtildi. Yoğun Bakım Derneği, "10-15 gün ıspanak yemeği yemeyin" uyarısında bulundu.


İstanbul'da başta Kanuni Sultan Eğitim ve Araştırma, Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma, Esenyurt Devlet ve Okmeydanı Eğitim ve Araştırma hastaneleri olmak üzere yüzlerce vatandaş, zehirlenme şüphesi ile acil servislere başvurdu. Tuzla'da bir grup işçinin ıspanak tüketimi sonrası benzer bulgularla hastaneye başvurdukları öğrenildi. Rahatsızlananlar bulanık görme ve kas güçsüzlüğü şikayetiyle hastaneleri doldururken, şüphelinin ıspanak olduğu iddia edildi. Günün ilerleyen saatlerinde artan vaka sayılarının İstanbul'la sınırlı kalmadığı ortaya çıktı. Konuya ilişkin açıklama yapan Yoğun Bakım Derneği, "Tarlalarda üretilen ispanaklara sıkılan böcek öldürücü ilaçların yol açtığı organofosfat zehirlenme nedeniyle başta İstanbul'da olmak üzere pek çok ilde zehirlenme vakalrına yol açmıştır" dedi, "En az 10-15 ıspanak tüketmeyin" uyarısında bulundu.

44 KİŞİ HASTANELİK OLDU

DHA'nın haberine göre de Esenyurt'ta bir marketten aldıkları ıspanağı yedikten sonra zehirlendiği iddia edilen 1'i çocuk 44 kişi çevre hastanelere kaldırıldı.

İddiaya göre, Esenyurt'ta dün 1'i çocuk 25 kişi yemek yedikten sonra rahatsızlanarak çevre hastanelere kaldırıldı. 4 kişi Esenyurt Devlet Hastanesi'ne, biri çocuk 5 kişi Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, 15 kişi de Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. 44 kişi hastanedeki tedavilerinin ardından taburcu edilirken, 9 yaşındaki erkek çocuk ise ailenin isteği üzerine özel bir hastaneye sevk edildi.

YEMEKTEN ZEHİRLENDİKLERİ TESPİT EDİLDİ

Rahatsızlanan vatandaşlara ilk müdahale acil servislerde yapılırken, hastalar ıspanak yemeği yedikten sonra rahatsızlandıklarını belirtti. Yapılan tetkiklerde kişilerin yemekten zehirlendikleri tespit edildi.

Zehirlenmenin tazeliğini uzun süre koruması için çeşitli kimyasal işlemler gören ıspanaktan olduğu ileri sürüldü. İddialar üzerine polis ekipleri, zehirlenen vatandaşların satın aldıkları ıspanakların bulunduğu marketi tespit etmek için çalışma başlattı.

YOĞUN BAKIM DERNEĞİ UYARDI

Yaşanan zehirlenme vakaları sonrası bir uyarı da Yoğun Bakım Derneği'nden geldi.Dernekten yapılan açıklama şöyle; "Tarlalarda üretilen ispanaklara sıkılan böcek öldürücü ilaçların yol açtığı organofosfat zehirlenme nedeniyle başta İstanbul'da olmak üzere pek çok ilde zehirlenme vakalarında artışın nedeni olarak gösterilmiş. Hiç olmazsa 10-15 gün kadar ıspanak yemeği yenmemesi tavsiye edilmiş".

ÇANAKKALE'DE DE BENZER VAKALAR

Çanakkale'de görev yağan doktorların yaptığı açıklamada, benzer şikayetlerle birçok hastanın acil servise başvurduğunu belirtti. İstanbul'daki hastane çalışanlaırnı da konu hakkında uyarıldığı açıklamada, "Hastaların ortak bir toksine maruz kalma ihtimalleri yüksek. Bu yüzden İstanbul içinde çalışan arkadaşları bu tarz vakalar açısından uyarmak istiyoruz" ifadesi kullanıldı.

SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNDEN AÇIKLAMA

İstanbul Sağlık Müdürlüğü, zehirlenme vakaları ile açıklama yaptı.

Yapılan açıklamada, medyada yer alan 'İstanbul'da yemek yiyen çok sayıda kişi zehirlendi' başlıklı haberlere ilişkin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için açıklama yapılmasına gerek görüldüğü belirtildi.

Açıklamada ifadelere yer verildi: "1-3 Kasım tarihleri arasında İstanbul geneli sağlık tesislerimize gıda zehirlenmesi (ıspanak ve ıspanağa benzer bitkiler) sebebiyle 44 vatandaşımız hastanelere başvurmuş olup, bunların 25'i taburcu olmuştur. Geriye kalan 19'unun ise takibi ve tedavisi acil gözlem servislerinde devam etmektedir. Şu ana kadar hastanelerimize toplam başvuran hastalarımızın hayati tehlikesi bulunmadığı gibi ilgili süreç, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İstanbul Valiliğimizce yakından takip edilmektedir."

İKİ FABRİKADA DA ZEHİRLENME VAKASI

Esenyurt'ta iki hafta önce iki ayrı fabrikada çalışan yaklaşık 80 işçi, ıspanak yemeği yedikten sonra rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmıştı. Akçaburgaz'da bulunan bir fabrikada çalışan yaklaşık 50 işçi yemekhanede makarna, ıspanak, yoğurt ve ekler yedikten sonra rahatsızlanmıştı. İşçiler zehirlenmeye şüphesiyle hastanelere başvurmuştu.

Yine aynı bölgede başka bir fabrikada çalışan yaklaşık 30 işçi de mide bulantısı ve baş dönmesi şikayetiyle hastaneye başvurmuştu. İki fabrikanın yemek şirketinin de aynı olduğu belirtilmişti.



Kaynak: Memurlar

Go to Top of Page

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 04/11/2019 :  11:29:37  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Belki özellikle toprağa temas halinde yetişen yeşil yapraklı sebzeler başta olmak üzere, meyve ve sebzelerin kabuğundaki olası zararlı bakterileri ve tarımsal zehirli madde kalıntılarını temizleme konusunda karbonat kullanımına dair bir haber alıntılamıştım.

Bir de, bu veya herhangi başka bir nedenle yaşanan gıda zehirlenmeleri vakalarında, yine bir süredir forumda ele almaya çalıştığımız gümüş suyu gibi yöntemlerin kullanımının, farkındalığının artırılması önemli görünüyor.
Go to Top of Page

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/11/2019 :  15:58:54  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
İstanbul ve birkaç başka ildeki ıspanak zehirlenmeleri vakalarının, ıspanaktan ziyade dulavrat otu gibi ıspanak tarlalarında türeyebilen ve ıspanağa benzediği için araya karışabilen yabancı ve zehirli bitkilerden kaynaklandığı yönünde resmi açıklamalar yapılmış.

Pek çok başka tehlikeli bitkinin durumunda olduğu gibi, dulavrat otunun da aslında şifa amaçlı bazı kullanımları varmış ama doğrudan tüketimi zehirleyici etkiler yapıyor anlaşılan.

Ispanak zehirlenmesi vakalarında komplo (kasıt) olabileceği yönünde de bazı iddialar dillendiriliyor. Varsa veya anlatılanlardan başka herhangi önemli sebepler olduysa, inşallah ortaya çıkarılır.
Go to Top of Page

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/11/2019 :  13:12:46  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
7 Kasım 2019

Acı gerçek

SONER YALÇIN


“Saklı Seçilmişler” kitabını okuyanlar ıspanak zehirlenmesine şaşırıyor mu? Kesinlikle hayır. Gıda konusunda farkındalıkları oldu çünkü.

Bakınız:

Pestisit; “zararlı organizmaları” engellemek için kullanılan madde ya da maddelerden oluşan zehirli karışımlardır.

“Zararlı” denen organizmalar nedir; böcekler, bitki patojenleri, yabani otlar, yumuşakçalar, kuşlar, memeliler, balıklar, solucanlar ve mikroplar! (Ki bunların ne kadar “zararlı-faydalı” olduğu ayrı bir konu…)

Ama bilinen şu: Birçok pestisit insanlar için de zararlı. Kullanılan gıdaların insanlar tarafından yenmesi sonucunda yaygın hastalıklara ve istenmeyen zor/sıkıntılı durumlara sebep oluyor.

Sürekli neoliberalizm/vahşi kapitalizmden bahsetmem kimi okurlarda “bıkkınlık” yaratmış olabilir ve ama konu mutlak bu meseleye geliyor: Tüketim daha çok tüketim… Kötü sonuç almamak için her yol mübah! İtibarıyla… Üretici de “zarar etmemek” için basıyor ilacı!

Neoliberalizmin kafasını Türkiye'ye soktuğu 1980'de tarımsal ilaç kullanımı 8 bin ton idi. Bugün 60 bin tonu aştı! (Ki bunlar legal bilgiler…)

Sanmayınız ki tarımsal üretimimiz çoğaldı; hayır ithalat çok arttı! (2015 itibarıyla ülkede ekilmeyen arazi büyüklüğü iki Trakya büyüklüğünde!) Buna rağmen pestisit kullanımı inanılmaz boyuta nasıl ulaştı?

Kitapta rakamlarla tek tek anlattım ve dedim ki:

“Soframıza kimyasal zehir/pestisit koyuyoruz… ABD'de yapılan araştırmaya göre, en fazla böcek ilacı bulunanlar şunlar:

Çilek, ıspanak, nektarin elma, şeftali, armut, kiraz, üzüm… Böcek ilacı az olanlar; ananas, nar, karpuz, kavun… Böcek ilacı koymaya ihtiyaç duyulmayanlar; karnabahar, brokoli, lahana, patlıcan, soğan…”

“Saklı Seçilmiş” okuyucusu ıspanak zehirlenmesine hiç şaşırmaz.

TOPRAK FAKİRİYİZ

Greenpeace Almanya temsilciliğinin 26 Mart 2012'de açıkladığı “Pestisit Gıda” raporunda, Türkiye'den ithal edilen kayısı, kiraz ve limonlarda pestisit kalıntı miktarı yasal sınırın yüzde 2-10 oranının üstündeydi. Armut, greyfurt, üzüm, patlıcan ve biberlerde ise yüzde 10'dan fazlaydı…

Ispanak zehirlenmesinin gündeme gelmesine hiç şaşırmamak lazım. “Zehir cenneti” yapıldı Türkiye!

Tarım ilacı kullanımının yüzde 44'ünü fungusitler (mantar öldürücüler) oluşturuyor. Bunu; yüzde 22.8 ile insektisitler (böcek öldürücüler), yüzde 23.5 ile herbisitler (ot öldürücüler), yüzde 4.9 ile akarisitler (akar öldürücüler), yüzde 0.5 ile rodentisitler (kemirgen öldürücüler) ve yüzde 12.4 ile diğerleri (bitki aktivatörü, bitki gelişim düzenleyici, böcek cezbedici, fumigant ve nematosit) takip ediyor…

Kaç yıldır doğal üretim yapmak için canım çıkıyor. Komşum basıyor ilacı ve gidip köylü pazarında “organik” diye satış yapıyor!

Denetimden filan bahsetmeyin hiç! Hep sorarım “nereden alışveriş yapıyorsunuz?” Öğünerek “organik köylü pazarı” diyorlar!

Köylüye/üreticiye hiç kızmıyorum. O kadar büyük kuşatma altındaki, bir sezon ürün alamazsa kışın aç kalır…

Kızgınlığım devlete-iktidara.

Türkiye topraklarının mahvedilmesini seyrediyorlar! Toprakta olması gereken organik ürün en az yüzde 3 iken, bu bizde yüzde 1'in altına düştü. Toprak fakiriyiz…

ÇOLUĞUNUZ -ÇOCUĞUNUZ

Yani…

Mesele sadece ıspanak değil… Bu daha iyi günlerimiz.

Kim ki tarımsal zehirlenmelere karşı mücadele etmek istedi AKP Kabinesi'nden dışlandı.

Bakan Sami Küçük nerede?

Bakan Faruk Çelik nerede?

Küresel ağababalar ve yerli işbirlikçilerinin hışmına uğradılar.

Bu hale gelmemizin baş sorumlusu on yıl (2005-2015) bakanlık yapan Mehdi Eker değil mi?

Ispanak zehirlenmesi parti ayrımı yapıyor mu?

Hakikati öğrenmek isteyenlere “Saklı Seçilmişler” kitabımı hararetle tavsiye ederim. Keşke… Erdoğan da okusa da nasıl kandırıldığını görse! “Siz Saray'da iyi beslenebilirsiniz ama halkımızı öldürüyorsunuz” dediğim için dava açtı bana.

“Tarım reformu” diyorlardı; al sana ıspanak zehirlenmesi!

Ben hep Türkiye'yi savundum/insanı savundum. Bunu yapmaya da devam edeceğim.

Herkese aynı cümleyi ediyorum:

Gıda ile zehirleyip ilaçla öldürüyorlar! Bu ilaçlar ister tarımsal olsun, ister hap olsun fark etmiyor! Bu bir soykırım… Ve bunu bilinçli yapıyorlar.

Kurtuluşun tek yolu bilgi sahibi olmaktır.

Size öğretilen/dayatılan ezberle hareket etmeyiniz; çoluğunuzu çocuğunuzu düşünün lütfen…



Kaynak: Sözcü

Go to Top of Page

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/11/2019 :  20:26:02  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
24 Kasım 2019

Tarımda kullanılan tonlarca zehre karşı ayağa kalktılar

Türkiye’de tarımsal üretimde kulanılan zehirlerin miktarı 9 yılda 37 bin tondan 59 bin tona çıkması 95 sivil toplum örgütü harekete geçirdi. ‘Zehirsiz Sofralar’ adıyla başlatılan kampanya ile 13 çok zehirli pestisitin kullanımının yasaklaması isteniyor…


Aralarında üretici kooperatiflerinden tüketici derneklerine 95 kuruluşun yer aldığı Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, tarımsal üretimde kullanılan çok zehirli 13 pestisitin yasaklanması için ortak kampanya başlattı. İstanbul Kadir Has Üniversitesi’nde bugün gerçekleştirilen ‘Zehirsiz Sofralar’ konferansı kapsamında başlatılan kampanya ile tarımda kullanılan ve insan sağlığına olumsuz etkileri Dünya Sağlık Örgütü tarafından açıklanan pestisitlerin Tarım ve Orman Bakanlığı’nca yasaklanması talep ediliyor. Kampanyayla ilgili düzenlenen basın toplantısında konuşan Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık, sağlıklı bir yaşamın ancak gıda güvencesi ve güvenliğinin sağlanması ile sürdürülebileceğine işaret ederek, “Pestisitlerin bebek ve çocuklarda hormonal ve nöral sistem üzerinde toksik etkilere yol açtığına dair ciddi şüpheler vardır. Bunlara ek olarak, pestisitler doğal hayattaki çok sayıda canlı türünde toksik etkilere neden olmaktadır” diye konuştu.



İSTANBUL’DA ZEHİRSİZ SOFRALAR BULUŞMASI

2009 yılında bayilerde satılan bitki koruma ürünleri 37 bin ton iken 2018’de bu rakam 59 bin tona çıktı. Buna karşılık 2008’de 1 milyon 127 bin olan çiftçi sayısı 2018’de 697 bine geriledi. Çiftçilerin sayısı azalırken tarımda kullanılan zehirli bitki koruma ürünlerinin artması Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet yürüten sivil toplum örgütlerini harekete geçirdi. Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ile Avrupa Pestisit Eylem Ağı (PAN Europe) ortaklığında yürütülen proje kapsamında organize edilen ‘Zehirsiz Sofralar Konferansı’ bugün İstanbul Kadir Has Üniversitesi’nde gerçekleşti.

95 STÖ, SAĞLIĞA ZARARLI PESTİSİTLERİN YASAKLANMASINI İSTİYOR

Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren 95 sivil toplum örgütünün desteklediği konferans kapsamında, tarımda kullanılan ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından insan sağlığına olumsuz etkileri olduğu açıklanan pestisitlerin yasaklanmasını amaçlıyor.



DR. BÜLENT ŞIK: ‘AKUT VE KRONİK SAĞLIK SORUNLARINA NEDEN OLUR’

Kampanyayla ilgili basın toplantısında konuşan gıda mühendisi Dr. Bülent Şık, sağlıklı bir yaşamın ancak gıda güvencesi ve güvenliğinin sağlanması ile sürdürülebileceğini belirterek, “Pestisit kalıntısı içeren gıdaların yenmesi veya kirli suların içilmesi insanlarda akut ve kronik olarak gözlenen çeşitli sağlık sorunlarına neden olur. Pestisitlerin bebek ve çocuklarda hormonal ve nöral sistem üzerinde toksik etkilere yol açtığına dair ciddi şüpheler vardır. Bunlara ek olarak, pestisitler doğal hayattaki çok sayıda canlı türünde toksik etkilere neden olmaktadır. Faydalı böcekler, kuşlar ve arılar başta olmak üzere uçucu böcek türlerindeki dünya genelinde azalmanın, bir başka deyişle biyolojik çeşitlilikteki kaygı verici azalmanın en önemli nedenlerinden biri pestisit kullanımıdır” dedi.

‘BU KADAR FARKLI ALANLARDAN KURUMLAR İLK KEZ BİR ARAYA GELDİ’

Pestisitlerin zararlarını anlatmak ve pestisit kullanımını azaltmak için kurumların yan yana gelerek harekete geçtiğini ifade eden Greenpeace Akdeniz Tarım ve Gıda Proje Sorumlusu Berkan Özyer ise Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı'nın güvenilir gıda hakkı için çok önemli bir birliktelik olduğunu vurguladı. Özyer, ilk kez bu kadar farklı alanlardan sivil toplum kurumlarının bir hedef için yan yana geldiğini ve bu durumun gelecek için umut verdiğini ifade etti.



‘DOĞA DOSTU ÜRETİM YAPAN KÜÇÜK ÇİFTÇİLER DESTEKLENMELİ’

Kampanya metnini ve hedeflerini açıklayan Doğa Derneği temsilcisi Pınar Gayretli de doğayı ve insanları zehirleyen pestisitlerin yasaklanması kadar, zehirsiz tarım yöntemlerinin teşvik edilmesinin ve doğa dostu üretim yapan küçük çiftçilerin desteklenmesinin de ana hedeflerinden biri olduğunu kaydetti.

TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI’NIN YAPMASI GEREKENLER

Sivil Toplum Örgütleri, ‘Zehirsiz Kampanya’ kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan beklentilerini şöyle özetliyor: “Dünya Sağlık Örgütü ( WHO)tarafından ‘son derece tehlikeli’, ‘yüksek seviyede tehlikeli’ ve ‘muhtemel kanserojen’ olarak belirlenen ve tarımda kullanılan 13 etken madde (Difenacoum, ethoprophos, cyfluthrin, beta-cyfluthrin, zeta-cypermethrin, fenamiphos, formetanate X formetanate hydrochloride, methiocarb, methomyl, tefluthrin, zinc phosphide, glyphosate, malathion) öncelikle ve acilen yasaklansın. Pestisitlerin tamamının 2030 yılına kadar yasaklanması, doğa dostu, zehirsiz yöntemlerle tarımsal üretim yapılması için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gerekli adımlar atılsın; doğa dostu tarım yöntemleri ve bu yöntemlerle tarım yapan küçük üreticiler desteklensin; üreticileri doğa dostu, zehirsiz yöntemler kullanmaya teşvik edecek politikalar uygulansın. Türkiye'de tarım ve gıda ürünlerinde kullanılan pestisitlerle ilgili denetimler artırılsın, elde edilen denetim sonuçlarıyla ilgili şeffaflık sağlansın.”



PESTİSİT ‘İLAǒ DEĞİL ÖLDÜRÜCÜ BİR ZEHİR

Pestisit, endüstriyel tarımda mantar, böcek, yabani ot vb. gibi bir tarımsal arazide yetiştirilen ürün dışında kalan çeşitli etkenlere karşı kullanılan zehirli kimyasallar için kullanılan genel bir adlandırma. Yetiştirilen ürünü yukarıda sözü edilen etkenlerden korumak için halk arasında ‘tarım ilacı’ olarak da anılan bu pestisitler, bir başka deyişle zehirli kimyasallar kullanılıyor. Ancak Türk Dil Kurumu’na göre ‘ilaç’, bir hastalığı iyileştiren ya da önleyen madde anlamına gelir. Oysa ‘tarım ilacı’ olarak bilinen pestisitler, herhangi bir hastalığı iyileştirmediği gibi; toprağı, suyu, havayı bunların sonucu olarak da hayvanları ve insanları, zehirleyerek, geri dönüşü imkânsız biçimde toprak, su ve biyolojik çeşitlilik kaybına neden oluyor.

EN FAZLA ÇİFTÇİLERİ VE TARIM İŞÇİLERİNİ HASTA EDİYOR

Pestisitler toprakta, suda ve gıdalarda kalıntı bırakırken tarım işçileri ve çiftçiler pestisit kullanımından doğrudan etkileniyor. Yapılan son çalışmalar da pestisitlere maruz kalmanın akut ve kronik sağlık sorunlarına neden olduğunu gösteriyor. Akut sorunlar kısa bir zamanda fazla miktarda pestisite maruz kalma sonucu ortaya çıkarak en çok çiftçiler ve tarım işçilerinde görülürken; kronik zehirlenmede alınan pestisit miktarı az olsa da pestisite maruz kalma zamana yayılarak uzun vadede çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına neden oluyor.



KANSER, DEPRESYON VE ÇOCUKLARDA ÖĞRENME EKSİKLİĞİ

Pestisitlerin insanların sinir ve hormonal sistemine de zarar verdiği bilinmekte olup ayrıca araştırmalar pestisit kullanımı ile sarkomlar (bir tümör grubu), multipl miyelomlar, prostat, pankreas, akciğer gibi kanser türleri, beyin tümörleri, bilişsel ve psikomotorik fonksiyonlarda bozulmalar ve depresyon arasında bağlantı olduğunu gösteriyor. Çocuklarda öğrenme ve dikkat eksikliği, duyusal eksiklikler veya gecikmiş gelişim; pestisite maruz kalma sonucu en sık görülen nörolojik bozukluklar arasında yer alıyor.

2018’DE DÜNYA GENELİNDE 3,8 MİLYON TON PESTİSİT KULLANILDI

Açlığı ortadan kaldırmak ve tüm dünya nüfusuna yetecek miktarda ürün yetiştirebilmek için tarımsal üretimde pestisit kullanılmasının bir gereklilik olduğu söylense de mevcut durum bu söylemin doğru olmadığını göstermekte. Pestisit kullanımı açlığa çare olmadığı gibi dünya genelinde insan sağlığı için önemli bir tehdide, biyolojik çeşitlilik kaybına ve yaygın bir çevre kirliliğine yol açtı ve açmaya devam etmekte. Dünyada pestisit kullanımı her geçen yıl artarken 2018 yılında dünya genelinde kullanılan pestisit miktarı 3,8 milyon ton olarak açıklandı.

TÜRKİYE’DE ÇİFTÇİ SAYISI DÜŞERKEN PESTİSİT KULLANIMI ARTTI

Türkiye’de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verilerine göre 2009 yılında bayilere satılan bitki koruma ürünleri aktif madde miktarı 37 bin 651 ton iken; bu miktarın 2018 yılında 59 bin tona ulaştığı tahmin ediliyor. Öte yandan Türkiye Sosyal Güvenlik Kurumu'nun verilerine göre 2008’de 1 milyon 127 bin olan çiftçi sayısı 2018’de 697 bine kadar düştü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ise 2002’de 26 milyon 579 bin hektar olan tarım arazisi, 2017’de 23 milyon 379 bin hektara düşmüş durumda. Bu rakamlar Türkiye’de çiftçi sayısı ve tarım alanı azalırken kullanılan toplam pestisit miktarının arttığını ortaya koyuyor.

TARIMSAL ZEHİRDE KORKUNÇ ARTIŞ: 2009’DA 37 BİN TON, 2018’DE 59 BİN TON

2009 yılında bayilerde satılan bitki koruma ürünleri 37 bin ton iken 2018’de bu rakam 59 bin tona çıktı. Buna karşılık 2008’de 1 milyon 127 bin olan çiftçi sayısı 2018’de 697 bine geriledi. Çiftçilerin sayısı azalırken tarımda kullanılan zehirli bitki koruma ürünlerinin artması Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet yürüten sivil toplum örgütlerini harekete geçirdi.

Kaynak: OdaTV

Go to Top of Page

bozadi


9727 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/11/2019 :  20:27:33  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sivil toplumun nihayet bu konuda güçlü sayılabilecek bir hamle göstermiş olması sevindirici.
Go to Top of Page
   Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,53 saniyede oluşturuldu.