Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Olağandışı Olaylar
 Ufoloji
 Kaçırılma Olarak Düşündüğüm Deneyimler
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Sonraki Sayfa
Yazar  Mesaj Sonraki Konu
Sayfa: Toplam Sayfa 2

nava


15 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 05/11/2019 :  15:41:04  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Merhabalar
Geçmişte yaşadığım 3 adet kaçırılma ve ameliyat edilme deneyimleri yaşadım. Bunlardan biri 8 yaşımdayken iki varlık tarafından karnımın açılıp içinden nokta kadar siyahımsı bir şey çıkarılıp kapatılmasıydı. Uyandığımda karnımda uyuşukluk vardı. Bir diğeri ise 11-12 yaşlarımda uyanıp tekrar uykuya daldığım saniyelik sürede kendimi bir ameliyathane ortamında buldum. Etrafımda çok sayıda varlık vardı. Ağzıma bir şey tıkılmış ve felçli durumdaydım. Gözlerim haricinde hiç bir yerimi hareket ettiremiyordum. Ellerinde aletler vücuduma bir şeyler yapıyorlar ama ben yatar pozisyonda sedyede olduğumdan ne yapıyorlar göremedim sadece onları ve ellerindeki aletleri görebiliyordum. Bağırmaya ve konuşmaya çalışıyordum. Sonra işleri bitti ellerindeki aletleri bıraktılar ve ben o anda uyandım. Hala felçli ve ağzım son derece açıktı yavaş yavaş vücudumu hareket ettirmeyi başardım ama ağzımı kapatmam 5-6 dakikamı aldı ve çok korktum öyle kalacak diye. 3. olay ise yakın tarih ve yine iyi niyetli bir olay gibi hissettim. İlk deneyimde de yardımcı olmaya çalışıyorlar gibi gelmişti ama diğeri kötü niyetli gibiydi. Bilmiyorum belki müdahale olduğu için hepsi kötü niyetliydi. Benim bunları çocuk aklı çok korksamda kimseye anlatmadım kötü bir rüya dedim geçtim. Ancak daha sonra kaçırılma hikayeleri duyduğumda aklıma düştüler. Acaba dedim. Bunların haricinde gerek ses gerekse görüntü olarak yüzlerce olay yaşadım ancak bunlar müdahale olduğu için daha çok etkilendiklerimdi. Özel hayatımda kimse hiç bir deneyimimi bilmez. Gerek sağlık gerekse özel hayatımda hiç bir sorunum yok. Dertleri beni korkutmakta değil sanki iletişime geçmek istiyorlarmış gibi. Ama ben her seferinde istemediğimi zihnimden geçirince gittiler. Tek derdim şu ki ne kadar kontrole gitsem de aşırı unutkanlığım ve bazı zamanların hafızamdan silinmesi olaylarına çözüm bulamadım. Mesela bazen tatil zamanları ben ne yaptım diye düşünüp duruyorum ama yok hafızam silinmiş gibi. Üstelik üzerinden en fazla 2 ay falan geçtiği halde. Ancak birilerine ya da aileme sorarak öğreniyorum ama zihnimde en ufak bir şey canlanmıyor. Okul ya da iş hayatımda ise oldukça başarılı biriydim. Hiç bir dersi ya da yapacağım işi unutan biri değilim. Bu durum ailem ya da özel hayatımda sorun olmuyor beni böyle kabul ediyorlar çünkü iş ya da sosyal hayatıma yansımıyor ama 1 ay boyunca ne yaptığımı ne yediğimi nerde kaldığımı unutmak canımı sıkıyor. Bunların bununla ilgisi var mı? Ya da kaçırılma olayları sizce doğru mu? Ya da bunların iyi niyetli olma ihtimali sizce var mı merak ediyorum. Tavsiyeleriniz varsa onlara da açığım.

bozadi


9688 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 05/11/2019 :  22:46:38  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

Foruma hoşgeldin nava

Deneyimlerini, izlenimlerini, sorularını paylaştığın için teşekkürler.

Evet, açıkçası, bu forumda ele aldığımız Ra, Pleyades ve Kasyopya gibi belli başlı bilgi kaynaklarından şimdiye kadar edindiğim izlenimler itibariyle, bu betimlediğin deneyimlerin hepsinin veya çoğunun KH (kendine hizmet, negatif) eğilimli dünyadışı varlıkların müdahaleleri veya müdahale çabaları olduğunu düşünüyorum kendi bakış açımdan. Bunu seni korkutmak, endişeye sevk etmek için söylemiyorum. Farkına varalım veya varmayalım, bilinçli olarak hatırlayalım veya hatırlamayalım, hepimizin bu tür müdahalelere şu veya bu düzeyde maruz kaldığımızı tahmin ediyorum. Bunu engellememiz pek kolay değil muhtemelen. Ama bu müdahalelerin yapılabilmesi, bu varlıkların bize her istediklerini yapabilecekleri, bizimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynayabilecekleri anlamına gelmiyor. Ayrıca pozitif eğilimlerimize bağlı olarak, pozitif dünyadışı varlıklarla da etkileşimlerimiz oluyor çok muhtemel olarak. En yüksek düzeylerden pozitif varlıklar için “dünyadışı” tabiri aslında çok isabetli bir terim değil belki de. Tüm varoluşla çok güçlü bağları var, tüm varoluş onların evi ve hatta kendi benliği sayılır; “birlik” farkındalıkları çok yüksek.

Betimlediğin deneyimlerde son derece rahatsız edici, felçli, aciz bir durumda olman, hareket edememen, bağırmaya çalışman, derin bir korku duyman... Bunlar negatif amaçlı müdahalelerin çok açık göstergeleri benim algıma göre. Özellikle ufoloji söz konusu olduğunda bu böyle bence. Pozitif varlıklar bizim iznimiz, bilgimiz, farkındalığımız olmadan bizi herhangi bir yere kaçırıp, felce uğratıp, korkutucu, karanlık işler çevirmezler üzerimizde.

Uzun süreli hafıza kaybının tam olarak neyle ilgili olduğunu kestirmek kolay değil şimdiye kadar paylaştığın sınırlı veriler ışığında; kaçırılmalarla en azından doğrudan ilgili olmayabilir ama bir bağlantısı olabilir de. Her halükarda, bu kadar uzun süreli bir hafıza kaybı veya kayıpları, ilgilenilmesi gereken bir duruma benziyor, biraz da bunun geçici bir durum olup olmadığına, neyle bağlantılı olduğuna, tekrarlanıp tekrarlanmadığına, kötüleşip kötüleşmediğine bağlı olarak.

Yaklaşık bir aylık bir süreç konusunda birşey hatırlamadığını söylüyorsun. Bu daha önce de olmuş muydu? Bu kadar uzun olmasa da, yine de uzun süreli başka hafıza kayıpların oldu mu, olmaya devam ediyor mu? Unutma deneyimine konu olan bir aylık süreç, yukarıda anlattığın en son, “yakın tarihli” olaydan ne kadar önce veya sonra oldu?
Go to Top of Page

nava


15 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/11/2019 :  00:02:19  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Hoşbuldum bozadi ilgin için teşekkür ederim.
Aslında yazdıklarımdan yola çıkarak hafızamın çokta kötü olmadığını düşünüyorum. Ancak dediğim gibi bazen şu arada ne yapmıştım diye düşünürken bam hiçbir şey yok. Sonra yakınlarıma sorunca öğreniyorum ve zihnimde hiçbir şey canlanmıyor. Belki daha fazla kayıp vardır çünkü konuştukça ortaya çıkıyor. Mesela 4 5 yıl önce falan ortaokulu beraber okuduğumuzu sıra arkadaşı olduğumuzu söyleyen biriyle karşılaştım. Karşılaştım diyorum çünkü zihnimde onunla ilgili hiçbir şey yok. Beni inandırmak için hayatımdan bahsetti, şu okulda şu hoca vardı, senin ailen şunlar falan diye zihnimde o kişi yoktu başka detaylar vardı ama. Ya da arkadaşımla iki günlük şehir dışı tatili yapmışız çokta eğlenmişiz. Arkadaşım bahsedince saçmalama ben oraya hiç gitmedim dedim ve çekildiğimiz fotoğrafları gösterdi. Bunlar benim için endişe verici ama tüm tahlillerim temiz üstelik daha 25 yaşındayım. Ailem ve yakın çevrem ise normal olduğunu söylüyor sanırım üzülüyorum diye. Evet son hatırladığım kayıp son deneyimden bir kaç ay önceye dayanıyor ve yine şehir dışı tatili yapmışız ailecek. Biri sorunca ne yaptın tatilde diye oturdum 3 gün düşündüm yok hafızamda kendime sinir oldum ve aileme sordum. Onlarda şuraya gittik şurada kaldık diye fotoğraf falan gösterdiler. Son 2 senedir bildiğim bir deneyim ya da kayıp yok ama olmayacağının garantisi de yok. Ama bir gün önce ya da bir hafta önceye ait silinen bir durum olmadı. Bilmiyorum benim için bu deneyimler kötü bir rüyaydı. Dediğim gibi kaçırılma vakalarını öğrenince işkillendim. Sonrada iki deneyim iyi gibiydi sanırım hepsi iyidir diye kendimi avuttum. Ta ki buraya girene kadar müdahalelerin iyi olmayacağı kanısına vardım. Ayrıca 2 seneye yakındır burayı takip ediyorum ve 2 senedir bir sorun olmaması da acaba bundan mı diye düşünmeye başladım. Dediğim gibi müdahaleler beni endişelendiriyor yoksa ses ve görüntü olarak özellikle bazı dönemler sürekli deneyim yaşıyorum. Onlardan korkmuyorum ya da endişelenmiyorum ancak tahmin edersin ki bu kayıplar onlardansa sinirimi bozuyor. Yoksa diğer şeylere artık alıştım. Meditasyon ve korunma çemberleri yapıyorum. Başka neler yapabilirim bilmiyorum.
Go to Top of Page

bozadi


9688 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/11/2019 :  11:03:10  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Günleri veya haftaları unutmak konusunda kendi zihnimi gözden geçirmeye çalışınca, çok normal olmayan bir şekilde birkaç günlük, haftalık veya daha uzun süreçleri "unutma eğilimim" olabildiğinin farkına varıyorum. Belirli bazı "sıkıntılı" süreçleri özellikle. Yani dış güçlerden ziyade kendi irademle ama yine de sanki çok sağlıklı olmayan bir şekilde, belirli bazı periyotları unutma, hiç yaşanmamış gibi varsayma eğilimi. İlle çok belirgin, parmakla gösterilebilecek bir negatif olay olması gerekmiyor bu eğilimin meydana gelmesi için. Ama evet, yine de bir şekilde negatif birşeyler içeriyor gibi. İrademin zayıf, moralimin düşük olduğu, kendimi aptal, suçlu veya kızgın hissettiğim süreçler özellikle. Belki tamamen olağan, dünyevi şartlarla ilgili, belki de "boyutlararası" negatif müdahaleler de içeren biçimlerde, ki ikisinin birbiriyle bağlantılı, etkileşimli olması da gayet mümkün ve muhtemel.

Ama, tesadüf eseri olarak veya çağrışımlar nedeniyle ucundan kıyısından hatırlamama veya özellikle bana "hatırlatılmasına" rağmen birkaç günlük veya haftalık bir süreci hatırlamama deneyimim hiç olmadı, hafızam beni yanıltmıyorsa :) Daha kısa süreli ama ciddi bir hafıza kaybım olup olmadığına dair aklımda somut bir örnek yok ama niyeyse olması beni çok şaşırtmazmış, bu mümkünmüş gibi hissediyorum.

Senin durumuna dönecek olursak, benim belirli süreçleri “unutma eğilimi” gösterme davranışımın biraz daha güçlü bir çeşidini yaşıyor olabileceğini sanıyorum. O süreçlerde tabi ki örneğin dünyadışı negatif müdahaleler ve etkileşimler olmuş olabilir ama öyle bile olsa, bunun muhtemelen olağan gündelik duygu-durum şartlarıyla da bir ilişkisi, yansıması vardır diye tahmin ediyorum. Yani örneğin tatilinin bir ayını hatırlamıyorsan, belki de tatile çok isteyerek gitmemiş olabilirsin, zoraki olmuş olabilir, kafan feci şekilde başka ve sıkıntılı birşeyle meşgulken gitmiş olabilirsin vs. Zihnimizin ciddi şekilde başka birşeyle meşgul olduğu durumlarda, neredeyiz, ne yapıyoruz, bunun farkına varmama durumları bazen çok ciddi seviyelere çıkar. Bedenen bir yerdesindir ama zihnen gerçekten orada bulunmuyor olabilirsin; dikkatini hiç vermemiş, bakmamış, görmemiş olabilirsin, en azından bilinçli zihninle. Bunun çok kısa süreli basit örneklerini hepimiz yaşıyoruzdur. Senin yaşadığın şey de doğrudan veya dolaylı olarak böyle birşeyin daha ciddi bir versiyonu olabilir.

Pek çok sahtelikler içeren bu hayat koşullarında, özellikle toplumsal bağlamda epeyce rol yapmak, maske takmak durumlarında kalabiliyoruz.

Hayatımızın anlam ve önemiyle ilgili derin ve belki bazen biraz karamsar bir şekilde düşünceler, sorgular, belki ümitsizlikler, sıkıntılar içindeyken, sosyoekonomik yaşam şartlarımızda, ailemizle ve diğer insanlarla etkileşimlerimizde beklentilere uygun tutum ve davranışlar sergilemek zorunda kalabiliriz ama bunu hiç de istemiyor olabiliriz. Bilinçsiz, ezbere davranıyor olabiliriz. Orada gibiyizdir ama gerçekten orada olmayabiliriz. Bilinçli zihnimizin çok düşük bir yüzdesiyle “robotik” bir şekilde gündelik hayatımızı idame ettirirken, çok daha büyük bir kısmı bambaşka bir düşüncede, konuda, meselede veya boyutta olabilir.

Bunun biraz büyük ölçekli bir türünü deneyimlemiş olabilirsin belirttiğin durumlarda. Boyutlararası ve özellikle negatif faktörler elbette işin gayet içinde olabilir. Boyutlararası pozitif deneyimler/etkileşimler dünyevi hayatımızın olağan akışı konusunda sıkıntılara, çatışmalara, kopukluklara neden olmaz; en azından anormal, sağlıksız veya negatif bir şekilde olmaz.

Ailen veya belki özellikle dış sosyal çevren, senin aktif bir şekilde kullanılabilir varoluşsal potansiyelinin nispeten çok düşük veya sınırlı bir kısmıyla etkileşimde olabilir. Yani mevcut koşullarında, varoluşsal potansiyelinin, aklının, yapabileceklerinin, denemek istediklerinin çok düşük bir kısmını ifade etme ve yapma şansı bulduğun bir durumda olabilirsin. Varlığının ifade edemediğin ve bu ifadesizlik konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaya başladığın boyutları, belirli dönemlerde nispeten zararsız veya bazen biraz sorunlu bir şekilde kontrol dışı deneyimlere veya reaksiyonlara neden olarak hayatının olağan akışında anormallikler meydana getirebilir. Yaşadığımız hayat koşullarının ne kadar sınırlayıcı, baskıcı, sömürücü, negatif olabildiğini hepimiz biliyoruz. Bunun sorunlara neden olmaması mümkün değil. Maddi ve manevi pek çok rahatsızlıklarımızla, hastalıklarımızla bağlantılıdır bu durum.

Bu forumda bu duruma karşı ne yapabileceğimiz sorusunu da epeyce soruyoruz aslında, doğrudan ve dolaylı şekillerde.
Go to Top of Page

nava


15 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/11/2019 :  17:02:13  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sevgili bozadi
Aslında çok güzel açıklamışsın. Elbette bu deneyimlerle ilgisi olmayabilir. Ben sadece kuşkuya düştüm. Belki de bilmediğim müdahalelerde vardır diye şüphelendim. Bilinçli ve bilinçsiz çok fazla meditatif hal de yaşayabiliyorum. Bazen dediğin gibi ben şuan ne yapıyorum, karşımdaki neyden bahsediyor diye dünyadan kopabiliyorum. Sanırım bilinçli olarak yaptığım meditasyonların sonucu anlık bilinçsiz etkiler yaşayabiliyorum. Dediğin gibi belki de başkaları için özel anlar benim zihnen orda olmadığım anlar olabilir. Önceden dediğim gibi o kadar önem vermiyordum. Bir şekilde kaçırılma ve hafıza kayıpları ile ilgili okuduğum, izlediğim şeyler beni acabaya itti. Yoksa bende kesin olarak bundandır diyemiyorum. Beni endişelendiren unutmam değildi hatırlatıldığı halde zihnimde öyle bir şey olmamasıydı. Ancak dediğin gibi o anda başka sorunlar kafamda olduğu için an da kalkamamamdan da kaynaklı olabilir. Peki arada bir ziyaretçilerim oluyor ve zihnen istemediğimi dile getirince gidiyorlar. Bu gelenler müdahale edenler mi ya da gerçekten bir müdahale oldu mu sadece bir rüya mıydı emin olmam mümkün değil. Ben bh ya da kh mı gelenler farkını anlamam diye pek yanaşmadım. Ancak merak etmiyor da değilim. İletişime geçmek sizce tehlikeli midir? Ya da kendimi koruyabilir miyim? Ya da hiç riske girmeden bulaşmamam daha mı iyidir?
Fikirlerinizi merak ediyorum. Eğer korunma anlamında tavsiyeleriniz varsa onları da dinlerim. Fazla korunmaktanda zarar gelmez #128522;
Go to Top of Page

bozadi


9688 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/11/2019 :  21:40:01  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen nava

arada bir ziyaretçilerim oluyor ve zihnen istemediğimi dile getirince gidiyorlar. Bu gelenler müdahale edenler mi ya da gerçekten bir müdahale oldu mu sadece bir rüya mıydı emin olmam mümkün değil. Ben bh ya da kh mı gelenler farkını anlamam diye pek yanaşmadım. Ancak merak etmiyor da değilim. İletişime geçmek sizce tehlikeli midir? Ya da kendimi koruyabilir miyim? Ya da hiç riske girmeden bulaşmamam daha mı iyidir?
Fikirlerinizi merak ediyorum. Eğer korunma anlamında tavsiyeleriniz varsa onları da dinlerim. Fazla korunmaktanda zarar gelmez #128522;

Boyutlararası etkileşim denebilecek deneyimlerin oluyorsa ve bunların az çok bilinçli bir şekilde farkına varabiliyor, hatırlayabiliyorsan, hem pozitif hem de negatif varlıklarla etkileşimlerin olduğunu varsaymak makul olur diye düşünüyorum. Aslında bu hepimiz için de geçerli diye düşünüyorum ama sen bir şekilde bunların “farkına varma” konusunda da bir potansiyele sahipsin gibi geldi bana. Bende pek böyle şeyler olmaz örneğin. Boyutlararası olduğundan şüphelendiğim hatta bazen bundan kendimce emin olduğum olumlu veya olumsuz etkiler hissederim ama bu etkileşimlerin spesifik içeriğine dair somut bir görüntü, ses, anı falan olmuyor bende. Ki ben bundan pek şikayetçi de değilim aslında, sanki böylesi benim için daha iyiymiş gibi geliyor nedense.

Olumsuzluktan şüphelendiğin zaman zihinsel direnç veya blokaj uygulamak yoluyla kendini korumaya almaya çalışıyor olman güzel bence. En azından öyle bir durumda yapılması gereken şey bu diye düşünüyorum.

Negatif bir varlıkla iletişime geçmek, evet, bence gayet tehlikelidir. İletişime geçmek istemesen bile onlar bizde yeterince negatif eğilim veya açık bulduktan sonra üzerimizde yaptıkları negatif işlerin haddi hesabı yok zaten, ki bunların bir kısmını gayet net yaşamışsın, hatırlıyorsun gibi görünüyor. Özgür iradene zerre kadar saygıları, sevgileri yoktur. Örneğin biz dünyada karnımızı doyurmak için öldürdüğümüz (veya öldürülmesine neden olduğumuz) hayvanlar için az-çok vicdani bir sıkıntı duyarız, duyabiliriz. Dünyadışı varlıklar (4 ve 5. yoğunluk KH güçleri) bizim üzerimizde yürüttükleri çok daha acımasız sömürü süreçleri için böyle bir vicdani sıkıntının zerresini duymazlar, bu onların akıllarının ve (olmayan) vicdanlarının ucundan bile geçmez. Sadece belki kandırma amacıyla, özgür iradende sızabilecekleri bir açık yaratmak amacıyla, olmadıkları birşey gibi görünmeye çalışabilirler (pozitif-miş gibi). Tamamen taktik, tamamen strateji. İletişim söz konusu değildir, sömürü teşebbüsü vardır ve başarılabildiği ölçüde sömürünün ve/veya asimilasyonun düzeyi vardır. Asimilasyon derken de, bizdeki kendi egosal negatiflik potansiyellerimizi artırarak bizi de kendilerine benzetme çabaları anlamında.

Negatif varlıklara hiç bulaşmamak diye birşey söz konusu değildir. Biz onlara bulaşmasak da onlar bize bulaşır. Bizdeki herhangi negatif eğilimlerin varlığı onlar için doğal bir davetiyedir. Tabi bu biraz da pozitif eğilimlerimizin durumuna bağlıdır. Gerçek pozitif eğilimler onlara itici gelir, “zararlıdır”.

Negatif eğilimlerimizin, potansiyellerimizin farkına varmak, incelemek, bunların üzerimizdeki etkisini azaltmak ve böylece pozitif eğilimlerimizin derecesini, saflığını artırmak, KH varlıklarının üzerimizdeki faaliyetlerini, saldırılarını, sömürülerini giderek azaltmanın tek yoludur.

Pozitif varlıklara seslenerek yardım istemek, zarardan korunma, iyiliği isteme niyeti geliştirip sürdürmek, dua etmek vs. de bir ölçüye kadar faydalıdır tabi ki. Ama, bizde negatif eğilimler olduğu sürece, bu durum negatifliğe kesin bir şekilde adanmış güçler için davetiyedir ve mutlaka bu tür açıkları kullanarak sömürü, pozitiflikten yıldırma ve negatifliği artırma çabaları gösterirler.
Go to Top of Page

nava


15 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/11/2019 :  23:28:03  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Evet bende bu deneyimleri hiç yaşamamak isterdim çünkü acaba bana yardım mı etmeye çalışıyorlar ya da dertleri ne diye düşündüğüm anlar oluyor. Ancak sonradan da kendi hayatıma iyi ya da kötü müdahale edilmesi, deneyimlemek istediğim yolculuğumda (doğrularımla ya da yanlışlarımla) başka herhangi bir varlığın yön vermesi düşüncesi bile benden uzak olduğunu biliyorum. Mesela bazen neden buradasın ya da ne istiyorsun diye zihnimden sormak istiyorum ama deneyim anında zihnim bunu otomatik reddediyor. Bundan dolayı zihnime güvenmem gerektiğini düşünüyorum. Şimdiye kadar hiç bir varlıktan bir şey istemedim/beklemedim. Onları görmek, işitmek ya da konuşmak beni yüceltmiyor zaten. Evrende yalnız olmadığımızın ve bunun normal olduğunu kabul ettiğim için bu deneyimler bende heyecan/korku/endişe yaratmıyor tabi müdahale olmadığı sürece. Ama insanız merakım bazen ağır basıyor. Bir de istemediğim zamanlarda koşulsuz gitmeleri sanırım zamanla bir güven oluşturuyor belki de istedikleri bu bilemiyorum. Rüyalarımda ki varlıkların bana danışmadan bir şeyler yapması ama normal deneyimlerde bana saygı duymalari onların farklı olduğu ve iyi olabileceği ihtimali oluşturdu. Kısacası beklentim yok ama bh varlıkları ise ve bana bir şeyler anlatmaya çalışıyorlarsa diye ister istemez düşünmüyor değilim. Bu yüzden iletişime geçmem gerekir mi? Aradaki farkı anlayabilir miyim ya da iletişime geçersem sonra baş edemezsem ve yapışık kalırsa diye endişeleniyorum. Şimdiye kadar hiç yeltenmememin sebebi de manipule edilebilme ihtimaliydi. Bu yüzden anlamamın ya da kendimi koruyabilmemin bir yolu var mıdır diye merak ettim. Ama dediğim gibi hayatım riske atamayacağım kadar çok kıymetli. Sizi bulmuşken bilgilerinizden faydalanmak istedim. Etrafımda bu şekilde anlatsam ne düşünürler bilemiyorum. Soracağım kimse yok bende okuduğum/izlediğim şeylerden yola çıkmaya çalışıyorum. Burada başkasının fikirlerini de alabilmek oldukça iyi geldi.
Go to Top of Page

bozadi


9688 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 07/11/2019 :  17:47:40  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen nava

Kısacası beklentim yok ama bh varlıkları ise ve bana bir şeyler anlatmaya çalışıyorlarsa diye ister istemez düşünmüyor değilim. Bu yüzden iletişime geçmem gerekir mi? Aradaki farkı anlayabilir miyim ya da iletişime geçersem sonra baş edemezsem ve yapışık kalırsa diye endişeleniyorum.
İstisnalar olabilir tabi ama BH varlıkları iletişim kurmak, bilgi aktarmak, yardımcı olmak için öncelikli olarak yüzyüze (bilinçli bireysel) görüşme yöntemine başvurmazlar diye tahmin ediyorum. İlham verirler, sezgilere hitap ederler, ipuçlarına dikkat çekerler; yani senin öğrenmeye ihtiyaç duyduğun şeyleri kendi çabalarınla öğrenmene "yardımcı" olurlar. Pozitif varlıklar aslında "yabancı" varlık değildir, ailemiz, kendi benliğimiz gibidir. Dünyadışı varlık olarak karşımıza çıkmak onların tarzı veya öncelikli tercihi değildir, çünkü bunu yapmaları durumunda onların yüksek varoluşsal pozitiflik ve saflık düzeyleri ve üstün teknolojileri bizim onları "tanrılaştırmamıza" neden olabilir. Bu tıpkı küçük bir çocuğun anne-babasını tanrılaştırma eğilimi gibidir özü itibariyle ama çok daha ciddisidir denebilir. BH varlıkları bizim onları tanrılaştırmamızı, kendimizi aciz, yetersiz, geri vs. gibi görmemizi istemiyorlar. Bizim sorunlarımızı bizim adımıza mucizevi bir şekilde çözmeye de hiç meraklı değiller çünkü bu bizim derslerimize müdahaledir, insanlığı tembelliğe alıştırabilecek çok riskli bir tavırdır, bu nedenle de onların yapmaya çalıştığı şey bizim kendi sorunlarımıza kendi gücümüzle, irademizle, yüreğimizle, aklımızla çözümler bulup uygulayabilmemiz, bunun için kendi aramızda işbirliği yapabilmemizdir.

Belirttiğim gibi istisnalar her zaman olabilir ama genel bir kural olarak pozitif varlıklar bizimle daha ziyade sezgilerimize hitap etme yoluyla iletişim kurar. Öğrenme, kendimizi geliştirme, sorunlarımıza çözüm bulma çabalarımızı dolaylı, pek hissedilmeyen biçimlerde desteklerler. Onlar bizimle ve tüm varoluşla "birliklerinin" son derece farkındadırlar.

Go to Top of Page

nava


15 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 08/11/2019 :  00:19:21  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Demekki zihnime ve sezgilerime güvenmek yaptığım en doğru şeylerden. Sana tüm kalbimle teşekkür ediyorum sayın bozadi. Aslında içten içe ne yapması gerektiğini bilen ama acabalarla kafası karışmış bir zihne oldukça net ve bilgilendirici cevapların için. Bu güzel hayat yolculuğunda hep pozitifte kalabilmek dileğiyle.
Go to Top of Page

bozadi


9688 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 08/11/2019 :  19:33:26  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen nava

Demekki zihnime ve sezgilerime güvenmek yaptığım en doğru şeylerden. Sana tüm kalbimle teşekkür ediyorum sayın bozadi. Aslında içten içe ne yapması gerektiğini bilen ama acabalarla kafası karışmış bir zihne oldukça net ve bilgilendirici cevapların için. Bu güzel hayat yolculuğunda hep pozitifte kalabilmek dileğiyle.
Bu konularda bir uzman olmasam da, şimdiye kadar elimizdeki temel bazı kaynaklardan edindiğim izlenimlerimi paylaştım. Ben de sana teşekkür ederim nava. Belirttiğin gibi, sen de zaten sezgisel olarak neyin ne olduğu konusunda derin bazı farkındalıklara sahipsin muhtemel olarak.
Go to Top of Page

bigsenfoni


1107 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 09/11/2019 :  21:50:37  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Foruma hosgedin nava :) Kaçırılma konusu çok geniş bir konu...Ra bilgilerinde ve kasyopya celselerinde farkındalığını genislecek bilgiler mevcut...

Kacirilmanin bazıları geçmiş yada gelecekteki hayattan izlenimler, hatta başka bir varlığın hatırası veya bağlantıda olduğun başka bir benliğinin yaşadıkları bile olabilir.Eger eterik,metafiziksel,enerjisel...ise enerji alanına,çevrene farkındalığını artirman gerekir ki bunu yapan arkadaşın,ailenden biri komşu ...bile olabilir!

Manyetik alanı olan kristaller yardımcı olacaktır,pembe kuvars, ametist...gibi.Yatak odanda ,televizyon,telefon,tablet,bilgisayar... bulundurmasan iyi olur.Frekansini düşürecek alkol(aşırıya kacmamak gerekir),uyuşturucu,ilaçlar/haplardan uzak dursan iyi olur.

Hafıza kaybı sitres ten(pisikolojik),yedigin,içtiğim şeylerden ve teknolojik varlıkların yaydığı enerjilerden/dalgalardan kaynaklana bilir.

DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET... OSHO
Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Edited by - bigsenfoni on 09/11/2019 21:59:42
Go to Top of Page

nava


15 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 09/11/2019 :  23:47:45  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Hoşbuldum bigsenfoni
Evet kaçırılma olayları cidden çok kafa karıştırıcı. Çocukken yaşadığım deneyimler olmasa anlatılanlar aklımda kalmış derdim. Mesela son yaşamış olduğum 2 yıl önceki deneyimimde kaçırılma vakaları ile ilgili bilgim vardı ancak diğerlerinde yoktu. Bu kadar insanın aynı türden deneyimler yaşamış olması çok ilgincime gitmişti. Zihinsel olarak zaten manipule etmeye çalışan varlıkların insanları neden ameliyat etme gibi bir deneyim yaşatırlar kendim deneyimlediğim halde anlam veremiyorum ya da mantık yürütemiyorum. Teknolojik aletlerinde bildiğimden daha zararlı olabildiğini burda öğrendim ama maalesef buna önlem alamıyorum. Çevremdeki insanlar maalesef fal/büyü/çağırma gibi şeylerde oldukça meraklı. Dikkat etmem gereken sanırım özellikle çevrem. Bir şekilde negatifleri çektiklerini düşünüyorum ama onlar adına yapabileceğim pek bir şey yok. Kendimi ve evimi koruma çemberine almaya çalışıyorum. Taşlar konusu ise özellikle yazmış olduğun 2 taşta bende mevcut bana hediye olarak geldiler ancak beni daha fazla hassaslaştırıyorlarmış gibi geldi. Özellikle yatak odamda olunca tam uykuya dalamama, tedirginlik gibi tuhaf haller hissettim. Sadece gümüş takılar ve eşyalar bana daha çok enerji ve koruma veriyormuş gibi hissediyorum. Bir de bazı yağlardan ve esanslardan faydalanıyorum. Taşlar uzun zamandır çiçeklerimin toprağında gömülü. Sen ne için bu taşları önerdin ya da sana ne gibi faydaları oldu. Bu arada hiç kötü alışkanlığım yok arada içtiğim takviyeler haricinde çok zorda kalmadıkça ilaç içmiyorum.
Go to Top of Page

Tgur


1204 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2019 :  08:08:27  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Hoşgeldiniz Nava kardeşimiz .günlerdir sizi ve size yardımcı olmaya çalışan dostları izliyorum ve ortada olanları tam anlama isteği ve yardım etme konusunda samimi bir gayreti görmekteyim ve olayı tümden takdir ediyorum, iki senedir bu bilgilerle meşgulüm diyorsunuz ama anladığım kadarı ile bilgilenmede çabanın başlarındasınız ,

Tecrübelerimize istinaden konuyu tam kavrayabilmek için düşünce motorunu çalıştırmak yanında bizlerin uyguladığı metodolojiyi tavsiye ederim bu da PLEİADES-RA-KASYOPYA bilgilerini sırayla incelemek ve bu konularda yapılan yorumlara da biraz bakmak,

Herhangi bir dayatma durumuna düşmeden ve uzatmadan size Kasyopyadan kaçırılmalarla ilgili bir alıntı ve yapmış olduğum yorumlardan bir parça aktarıyorum,
Sevgiler,
--------------------------------------------------------

"S:(L) Bir celsede özgür iradenin, yaratılıştaki en önemli bilinç yasası olduğunu söylemiştiniz. Neden özgür irademizi kullanıp kaçırılmayı ve üzerimizde deneyler yapılmasını reddedemiyoruz?
C: Kaçıranlar özgür iradelerini kullanıyor.
S:(L) Neden onların özgür iradesinin bizim özgür irademiz üzerinde bir önceliği var?
C: Neden sizin özgür iradenizin 2'nci ve 1'nci yoğunluk varlıkları üzerinde bir önceliği var?

---------------------------------------------------------

Bu aktarım da anlamaya çalıştığımızın konusu eğer 3B deki insan çaresizliğinde kalırsa orada durmamız ve düşünmemiz gerekli,
Evet kafesteki bir tavuk veya ağıldaki bir kuzu bizim yapabileceklerimize karşı çaresiz ve biz onlara genelde hoyratça davranmaya devam eden bir konumdayız ,aynı şekilde 4KH lı bir varlık üzerimizde acımasızca kaçırılma deneyleri yapıyor ve karşı koyamıyoruz ,ama diğer deneylerin dışında hatırlayınız bizi izlemek ve gerekirse müdahele etmek üzere planşet falan yerleştirebiliyorlar ve eğer o planşet vasıtası ile yaptıklarının farkında olup hiç bir şekilde negatif üretmezsek onlar işlevsiz kalmakta, zira 4KH nın besini hem de en lezzetlisi insanların çeşitli sebeplerle çıkardıkları negatif enerjiler yani yankı odasında takılı kalıp birbiri ile savaşan ve ayrılık senaryosunda didişen ve illüzyon diye uzun uzun bahsettiğimiz fenomenlerle beraber yaşamı sürdürüyorum sanan bilgisizlik hali, ayrıca 4KH nın negatifi motive eden öğrenmeye çalıştığımız faaliyetleri,



Edited by - Tgur on 10/11/2019 08:18:16
Go to Top of Page

nava


15 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2019 :  15:44:50  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Ra ve kasyopya bilgilerini buradan öğrendim ve okuyorum. Onun haricinde gerek semavi dinler gerekse diğer dinler özellikle hint felsefesi ile ilgili okuyup araştırıyorum. Baştan sona tüm yazılanları okuyunca kendimi tam olarak ifade edemediğimi farkettim. Anlatmak istediğim şey aslında tam olarak bu kaybolmuş gibiyim. Tam olarak ne yapmam gerektiğini, kim olduğumu, nereye gideceğimi bulamayan kayıp bir ruh oldum. Fiziksel dünyada oldukça başarılı, mutlu, sevilen biriyken ruhsal dünyamda işin içinden çıkamıyorum. Tabi ki deneyim ya da müdahale yaşayan tek insan değilim. Bu varlıklar evet var ve herkesle bilinçli ve bilinçsiz uğraşıyorlar bunun farkındayım. Ancak sanırım olay kendime dönünce objektif bakamıyorum olaylara. Ne istediğimi sanırım tam olarak bende bilmiyorum. Bazen boşver her şey yolunda etrafında dolanıp dursunlar takma diyorum bazen de gerçekten sinirimi bozuyor. Yaşadıklarımı tam olarak anlatamam. Bunları kendimi bildim bileli yaşıyorum ve sanırım yoruldum. Çok fazla felsefi durumun içinde buldum kendimi. Önce müslüman bir ailede doğduğum için o tarz insanlardan korunma talep ettim. Daha sonra diğer dinlerden insanlara ulaşarak farklı yöntemler denedim. Bazen kontrolü kaybettiğimi bazen bulduğumu hissettim. Hatta bir ara kendimi tamamen dünyadan soyutlamaya çalışıp kendi benliğimi bulmaya uğraştım. Yaşadıklarımı tam olarak kimseye anlatmadığım için çoğu insan her şeyin yolunda olduğunu verdikleri yöntemlerin yeterli olduğunu dile getirdiler. Dediğim gibi son 2 yıldır en azından bir müdahale hatırlamıyorum. Ancak ruhumun kontrolü bende değilmiş gibi hissediyorum ve huzursuzum. Mesela bir örnek vermek istiyorum arkadaşım yeni bir eve taşındı ve beni çağırdı. Rüyamda onun evini gördüm evinde bir varlık vardı ve tehlikeli olduğunu düşünüp onu öldürdüm. Gittiğimde birebir aynıydı her şey ve daha önceden görmüş oldum. Baktığım zaman bunların bana yararı ya da zararı yok ama bunlar beni tedirgin ediyor. Sanırım daha 'normal' yaşamak istiyorum. Tüm çabam normal olmak sanırım. Bazen gerçekten akli dengemi kaybetmekten çok korkuyorum. Ya da egoma yenik düşüp kendimi yüceltme eğilimine geçmekten. Özel hayatımda kimseye anlatamamın sebebi de bu. Ben tanrıyım ya da çok özelim diyen tuhaf biri olmak istemiyorum. Bu deneyimler eninde sonunda bana zarar verecekmiş gibi. Kendimi gerçekten nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum. Tek bildiğim evet deneyimler yaşayan ama oldukça bilgisiz kafası karman çorman biriyim. Belki çevremde de bunları yaşayan insanlar vardır ve benim gibi korkup anlatamıyordur ama herkes işinde gücünde dünya hayatıyla cebelleşip mutluyken ben ruhsal olarak çok mutsuzum gibi geliyor. Arada isyan bayraklarını çekip 'neden' deyip duruyorum. Tek isteğim bu kadar fazla deneyim yaşamamak evet bilgi korur bh varlıklarının dediği de bu ama bazen diyorum ki keşke bilmeseydim. Sanki her şeyi karıştırdıkça işler daha da karışıyor gibi. Biliyorum olacak olan bunlar bilgilerde bunu gösteriyor ama yorgun ve tedirginim. En azından doğru yolda mıyım ya da neler yapmalıyım diye birilerine sormak istedim en sonunda. Yardım istediğim insanlara sadece rüyalarımda korktuğumu ve daha huzurlu olmak istediğimi belirterek yardım istemiştim sanırım hayatımda ilk kez kendimi bu kadar açıyorum. Umarım kendimi anlatabilmişimdir. Ayrıca tekrar herkese teşekkür ederim gerçekten önem verip uzun uzun cevaplandırdığınız için. Bu sabah evcil hayvanım can çekişip elimde öldü ve zehirlenmiş olduğunu öğrendim. Gerçekten ne hissedeceğimi ne düşüneceğimi bilmiyorum.
Bu arada vücudumda tuhaf kırmızı şekiller ve değişik yazı türü şeyler belirip bir süre sonra kendiliğinden geçiyordu. Ancak yara veya çip benzeri şeylere rastlamadım şimdiye kadar. Tek dertleri beni tedirgin etmekse şayet başarıyorlar.

Edited by - nava on 10/11/2019 16:36:50
Go to Top of Page

sirera


379 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2019 :  20:15:01  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Hoşgeldin Nava, evcil dostun için üzüldüm, yolu ışık olsun, sana sabır dilerim, neden zehirlenmiş acaba?

Kaçırılma-ameliyat edilme deneylerini ablam yaşıyor. Babam da bir takım kişiler tarafından ameliyat edildiğini anlatırdı. Onların bu konuda şikayeti olmadı hatta ablam bir yeri ağrıdığında tedavi edilmeyi talep ediyor ve olduğunu söylüyor.

Benim kulak uğultusu ve deja vu dışında bedensel olmayan ağrılarım oluyor arada sırada. Zihnimdeki düşünceleri sahiplenmeden tam o anda orada olmak bazen kolay olmuyor. Hiçbir şey göründüğü gibi değil, perdenin arkası perde aralandıkça pozitif oranda negatif de sızdırıyor. Kalbimdeki ümit ve sevgi ile birlik içinde dengede kalabildiğimde kişisel bir hayat amacı ile örülü olduğumun güvenini hissediyorum. Bir adım daha öncekinin aynı bile olsa bu adımı amacı bilerek atınca korku kayboluyor sevgi çoğalıyor.

Günlük yazabilmek oldukça irade gerektiren , hatırlatıcı bir edim. Kolay değil devamını getirebilmek ama belki sana yardımcı olabilir hatırlama konusunda. İmplant yerleşimi de hatırlayamamaya neden oluyor;

Eklenti:
S: (L) Güvenlik izni var mıydı yoksa olanlarla arkadaşlık mı yapıyordu? (P) Benim güvenlik iznim vardı. (L) Demek P'ye bir implant yerleştirildi. Gerçek fiziksel bir implant. Nerede?
C: Sinüs boşluğunun arkasında.

S: (L) Bu implant ne için tasarlanmıştı?
C: Davranışsal kontrol refleksini aktifleştirme ve düşünce kalıbı oluşturulması ve değiştirilmesi.

S: (P) Bu yüzden mi hiçbir şey hatırlayamıyorum?
C: Kısmen.


Go to Top of Page

Tgur


1204 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 11/11/2019 :  08:26:07  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Nava dostumuzun kafa karışıklığına kanımca sebep , bahsettiğimiz ve oldukça derin incelediğiniz Ra -Kas.bilgilerinin diğer dinler ve ezoterik bilgilerle mukayesesi, bunu belirtmemizde maksat,

KH gurubun kaçırılma planşet takma v.s. haricinde en çok devreye koydukları faaliyet zamanda ileri geri gidip insanlığın değişmez kaynaklar,tarihsel buluntular sandığı bilgiler üzerinde oynamaları,

Hatta tavsiye ettiğimiz bu bilgilerde dahi çarpıtma yapmaya çalışmışlar ve zararlı kişiler ortamda olmuş ve sonra zamanla onlar da seleksiyona tabi olmuşlardır,(Frank,Wincent,)

Bu kişilerin negatif olup başlangıçta bilginin aktarımında yardımcı olduklarını görüyoruz ama yaptıkları yanlış davranışının da bir bakıma karmik kadersel dersler denilen bazda (ki ilerde onları açacak yorumum olacak) dolaylı faydaları olmakta bu bilgilerle uğraşmayı israr ve metanetle genişletebilecek veya etkilenip vaz geçirecek bir ortam yaratmakta çünkü ilk bilgilere bakınız kan banyoları v.s. gibi korkunç şeyler belirtilmekte ,

Bundan da şunu anlıyoruz ki bu sitede verilen bilgilerdeki hassas noktalarla da anlaşılacağı gibi kişiler kendi bilinçlerini inanç sistemlerini yaratma yolunda yaptıkları faaliyetlerde yalnızlardır, yani bu site didaktik (öğretmë maksatlı) değildir, kişi inceleme ve düşünme muhakeme etme yoluyla bir neticeye varmalıdır ve inanç sistemini böylece teşekkül ettirmelidir, zira hiç kimse bir başka kişiyi elinden tutup ruhsal yönden bir yerlere götüremez,

Son zamanlardaki celselerle ve Lauranın çalışmalarının doğal olaylara yönelmesi bize herhangi bir konuda bu inanç sistemini oturtmaya çalışırken tabiatı ve biolojik ortamı baz alan doğal fenomenleri de katmamız yolunda bir açılım göstermekte,

Uzattım belki ama görüyorsunuz biz de her an yeni farkındalık ve öğrenme çabasındayız ,bu hususta bir celse alıntısı ilave ederek size iyilik dolu günler diliyorum,

----------------------------------------------


C: Nasıl düşünüleceğini öğrenmek, kaderin büyük bir parçası olageldi. Şimdi bunun belirli bir inançla birleştirilmesi gerekiyor. Subjektif arzulu düşünceye dayanan inanç entropiktir. Doğanın kesin bilgisine dayanan inanç güçlendiricidir. Grubunuzda eksik olan şey buydu. Artık bunu değiştirmek için gerekli fırsata ve araçlara sahipsiniz.

S: (Pierre) Evet, bu büyük bir değişiklik. Doğru hatırlıyorsam, bilginin iyi olduğunu, inancın kötü olduğunu düşünüyorduk. Şimdi bir ayrım getiriyorlar: Arzulu düşünceye dayanan kötü inanç var ve gerçeğin ve bilginin nesnel değerlendirmesine dayanan iyi inanç var. Daha önce İnanç Merkezinden bahsetmişlerdi ve ben de "İnanç Merkezi mi? Güç mü?" diye düşünüyordum. Sanırım kastettikleri şey şu: Bilgi bir adım ileri taşınıp gerçeğe dair güçlü bir inancı desteklemek için kullanıldığında, bu insan üzerinde farklı bir etki yapıyor. Yalnızca bilmekle kalmıyorsun, aynı zamanda…

(L) Birşeyin kilidini açıyor. Yıllar önce K’lar yanlış kilitlerin kaldırılması gerektiğinden bahsetmişti. Aynı zamanda inançla ilgili birşey söylediler… “Gerçek birşey bulduğunuzda inancınızla bütünleşen işaretler alacaksınız.”

(Pierre) İnanç merkezinde BİLİYORSUN ve bu güç veriyor. Hatta bence, yaratıcı düşünüşün bilgi temelli inanç merkezinden kaynaklandığı 4. yoğunluktaki bazı adımlara atıf yapıyorlar.

(L) Ne dediler? Hayat dindir. Objektif gerçekliğe yakından ve dikkatle bakmak... Bence objektif gerçekliğe yakından ve dikkatle bakmaya en yakın şey DNA’nın nasıl çalıştığını, hücre biyolojisini, hücre mekanizmalarını, vücutların nasıl yapıldığını, vücutların nasıl çalıştığını incelemek… Doğayı incelemenin en yoğun yolu bu bence. Benim için bu çok güçlendirici oldu… Bu konu fen derslerine girdiğim zamanlardan beri karşıma çıkıyor; o zamanlar bu bilgiler elimizde yoktu ama o zamanlar ribozomlar hakkında bilinen şeyleri okuduğumda burada birşey döndüğünden ciddi şekilde şüpheleniyordum!

(Pierre) Ve bunu açıkladın aslında. Bilgi biriktirip o bilgileri inanç merkezine alma süreci. Bir ay önce Akıllı Tasarımı öğrenme sürecini tanımladın. Bu konuda çok şey öğrendiğini ve buna samimiyetle ikna olduğunu söyledin.

(L) Benim için yeniden doğmak gibiydi. Zihnimdeki kilitlerin patlaması gibi.

(Pierre) Söylediğim şey doğru mu yoksa alakasız mı?

C: Evet


Edited by - Tgur on 11/11/2019 10:07:32
Go to Top of Page

nava


15 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 11/11/2019 :  22:11:23  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Teşekkür ederim sevgili sirera bir tür gıda zehirlenmesi yaşamış. Diğer evcil hayvanıma hiçbir şey olmazken ve aynı tarz beslenme uygularken sabah uyandığımda bitik halde buldum ve ağzına biraz su verdim. 1-2 dakika içinde elimde can verdi. Çok üzgünüm her şey bir anda gelişti yetişemedim.
Bu arada babanın ve ablanın yaşadıkları da ilginçmiş. Üstelik talep etmeside bana oldukça riskli geldi. Varlıkların ne olduğunu düşünüyorlar ya da ağrıları/hastalıkları geçiyor mu? Başka yaşadıkları şeyler var mı?
Sanada teşekkür ederim sevgili Tgur
Yazdığın ve alıntıladığın bilgiler için ancak ben kendimi anlatmaya ve bilgiler içinde kaybolduğuma dikkat çekmeye çalıştım. İyi niyetini anlayabiliyorum ama ben kimseden bana din/öğreti seçmesini/tavsiyesini istemedim. Sadece kafa karışıklığı yaşadığımı ve yolculuğumda hala araştırmalar yaptığımı ifade etmek istedim. Sanırım bir türlü açık/net olamadığım için tam olarak ne istediğimi de açıklayamıyorum. Yinede yardımcı olmaya çalışmanıza her türlü minnettarım.
Bu mesajın devamında çok uzun hayatımı paylaşacaktım bir deli cesaretiyle yapamadım. Defalarca kez yazıp yazıp sildim. Kendimin bile düşünmek istemediği kendi yaşadıklarına kendi inanmayan, zihninde habire sorun yok diyen kendini kandırmaya alışmış biri olarak hiç bir zaman yapamayacağım sanırım. İlk kez hayatımı uzun uzun düşünüp yazarken kendim bile yaşadıklarımla sarsıldım. Vaktinizi aldım herkese çok teşekkür ederim.
Go to Top of Page

Tgur


1204 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/11/2019 :  08:33:11  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Yanlış anlaşıldım Sevgili Nava ,ben bir şeyler öğretmeye veya sürüklemeye koyulmadım ,haddimiz değil zaten, kişinin yalnızlığının yanında yardım isteme ve yardım etme de çok çok hümanist bir davranış varlıkların hele insanların birbirleri ile etkileşimi bütünlüğün farkına varılması konusunda dualitenin işleyişindeki en önemli bir faktör,bunu göz ardı edemeyiz,

Samimi olarak söylemek gerekirse geçirdiğiniz olağan üstü hadiseleri çoğumuz geçirdik geçiriyoruz, bunun bir sebebi olmalı şeklindeki arayış kişiyi en önemli bir safhaya yani bilgilenme açlığına doğru yöneltir bu da alınan alınacak bilgilerdeki inanç kriteri olarak hissedilip yerleşilecek emniyet tahtları yaratır ,

Dilim biraz keskindir ve edebiyatı da severim, ama bunları yadırgayacak ve üzerinde duracak değilim ,maksadım ağ çalışması yoluyla bir birimize serapa gerçeklik dolu bu mücevher gibi kıymetli bilgilerdeki düğüm noktalarını açabiliyor muyuz ve bilgimizi idraklerle genişletebiliyor muyuz ona bakar ve kıymet veririm,

Ve bu sitede de tercümeleri kıymetli yorumları katkıları ile dolu bir çok genç var, genç diyorum herhalde bu güzide arkadaşların yanında bir tek çok seneler yaşamış ben varım zannediyorum,ama bu dahi bizim öğrenme azmimizi kıracak bir engel değil,

Sonuç olarak kişinin başına ne gelmişse gelsin bilgi yolundaki azmini kesmediği müddetçe her şeyin bir sebebi var mantığı içinde olanlardan yeni algılar yani değişik bakış açıları sunarak ferah yolu buldurur ,burası başlangıç ve sonu olma zaman algısıyla dolu yaşam şekli seçmişlerin gezegenidir mutsuzluk daim değildir mutlu anlar döngüsüne de geçilecektir.

Aklıma gelmişken kanal hadisesinde sorularınız vardı evvelce yaptığımız bir yorumu belki okumamış olabilirsiniz diye aktarıyorum size bu konuda bir fikir verebilir,iyilikler dilerim.


https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=849



Edited by - Tgur on 12/11/2019 09:30:03
Go to Top of Page

nava


15 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/11/2019 :  12:36:49  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sevgili Tgur
Dilinizin bana sert gelmesi benim her şeyi hap gibi okuduğum halde hem tam kavrayamamış olmam hem de açıkça söylemek gerekirse bunları inkar yoluna gitmem. Yani sorun kesinlikle sizde ya da söylediklerinizde değil sorun bende.
Bu varlıklarla (hayali arkadaş vakası) çocukluğumdan beri iletişim halindeyim. Daha açık olmaya çalışırken yaşadıklarımı yazmaya çalıştım ve zihnimden inkar ettiğim, yaşadığım halde 'yok öyle şeyler' dediğim şeyleri hayatımda ilk kez zihnimden geçirip yazıya dökmüş oldum. Kendime inanamadım ve yaşamış olduğum anların çoğunda genel olarak hiç bir korku duymasamda bunları yaşamış olmak beni daha çok sarsıyor. Kabullenemiyorum, kendimden korkuyorum aslında. Aklımı kaybetmekten, kaybolmaktan, rahat/konforlu hayatımı bırakıp yaşadıklarıma kafa yorup konforumdan çıkmaktan korkuyorum. Aslında sizin mesajınıza dediğim gibi cevabım daha uzundu ve ilk kez kendimle yüzleştim ve bu bile benim için inanın çok zordu. Daha net ifade etmek gerekirse ben çevresi tarafından sevilip-sayılan ve saygı gören biriyim. Korkuyorum sevgili Tgur çok korkuyorum. Gündüz olan benle gece olan ben arasında uçurum var.
Çevremdeki insanlar ya bu tarz olaylara katiyen inanmıyor ya da bu tarz olaylara çok kötü olarak bakıyor. Varlıklarla iletişim kurup kafayı kırmış olan o kadar fazla insan hikayesi dinledim ki. Hatta geçende arkadaşımın abisinin tam olarak hikayesini bilmesem de delirdiğini öğrendim. Neler oldu gayet iyiydi dediğimde zaten çocukluktan itibaren varlıklarla iletişim halinde olan bir 'kaçık' olduğunu öğrendim. Ben 'tuhaf' ya da 'kaçık' olamam diye ne yaşarsam yaşayım 'yok öyle şeyler' diye diye bugüne gelmiş biriyim. Hiç bir şey bitmedi evet bitecek gibi de durmuyor ama sanırım kendimi bu şekilde korumaya çalışıyorum ve kabullenemiyorum. Burda kendimle ilgili soru sormak bile beni acayip gerip huzursuz ediyor. Başkalarından konuşmak, hele de gerek ra bilgilerini gerekse de kasyopya bilgilerini konuşmak daha kolay. Onlar çok cesaretli ve insanlık için çok fazla çaba gösteren bunun sonucunda tabiki bizlerden daha fazla müdahaleye uğrayan insanlar. Onları okumak benim için keyifli ama iş kendime gelince yapamıyorum. Düşünmek/hatırlamak dahi istemiyorum.
Sanırım en azından tüm bunları ilk kez oturup bütün olarak düşününce neden bazı zamanlar dünyadan soyutlandığımı ve unutkanlığımın sebebini de kendi içimde daha rahat idrak ettim.
Yani bana hem sorumun cevabını hem de kendimle ilk kez yüzleşmemi sağladınız tüm cevaplarınızla.
Alıntıladığınız konu ise aslında tam olarak beni ve korkularımı içeriyor. Çokta haksız olmadığımı daha iyi anladım. Ben kendime güvenmiyorum bu yüzden tüm iletişimi kesmeye çalışıyorum. Bu yüzden sizden bunun bir 'kapatma düğmesi' tarzında çok saçma da olsa bir şey beklemişim.
Go to Top of Page

bozadi


9688 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/11/2019 :  13:40:56  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sevgili nava, evcil hayvanının ölümü için üzüntümü bildirmek istiyorum.

Bu arada, yazdıklarını okumaya devam ederken, "normalleşme" ihtiyacı duyduğun izlenimini ediniyorum. Olumlu veya olumsuz yönleriyle, dünyadışı varlık realitesi ruhsal olarak çok ilgini çekmiş şimdiye kadar ve olumlu-olumsuz çeşitli etkileşimlerde bulunmuşsun diye anlıyorum. Olumsuz bazı yönlerle ilgili yüzleşmelerin artmış sanki veya diğer bir ifadeyle, başta negatif olduğundan emin olamadığın bazı varlıklarla etkileşimlerinin derinleşmiş bazı olumsuz tezahürleriyle yüzleşme nedeniyle bir tür gerçeklik şoku veya sarsıntısı geçiriyorsun belki de veya geçirmekten ve bu nedenle akıl sağlığını yitirmekten endişeleniyorsun. Olağan sosyal çevrende bunları konuşabilecek, içini dökebilecek, derdini, endişelerini paylaşacak bir mecra bulamamak da üzüyor seni.

Temelde gayet pozitif eğilimli biri olduğunu düşünüyorum. Psişik olarak alternatif ve yüksek gerçekliklere/boyutlara olan ilgin nedeniyle belki pozitif-negatif diye çok ayırt etmeden veya böyle bir ayrım yapman gerektiğini başta yeterince bilmeden, hem pozitif hem de negatif varlıklarla etkileşimlerin oldu muhtemelen ama bazı ciddi olumsuz etkilerin farkına vardıkça, bu etkileşimlerin negatif taraflarını giderek daha fazla sorguladığını tahmin ediyorum. Negatif varlıkların hem bir ölçüde senin üzerinde, hem belki ailen ve sevdiğin insanlar üzerinde, hem de genel olarak dünya insanlığı üzerinde ne kadar ciddi bir kontrol gücüne sahip olduğuyla ilgili bazı yüzleşmelerin seni ciddi şekilde gerdiğini de düşünüyorum, bundan tamamen emin olmasam da.

Dolayısıyla normalleşmeye, ümide, sevince, güvene ihtiyacın var diye düşünüyorum.

Mesajlarından birinde sağlıklı, doğru, güzel bir "amaç" duygusuna olan ihtiyacından bahsettin yanlış anlamdıysam. Benim bu konudaki fikirlerimde zaman zaman değişmeler olsa da, şu an az-çok hissettiğim bir amaç duygusunu tasvir etmek ve önermek istiyorum.

Sevinç, huzur, güven istiyoruz, değil mi? Spesifik bir amacımız veya amaçlarımız olabilir hayatta. Ama genel itibariyle huzur, güven, sevinç, sevgi artışı doğal bir amaçtır. Moralimiz bozuk, stresimiz, endişemiz, gerginliğimiz yüksek olduğunda aklımızı, zihnimizi kullanış biçimimizde her zaman dağilse de genellikle ciddi kayıplar, sapmalar olur. Yani kendi bildiklerimizi, sezgilerimizi kullanamaz hale geliriz ve bu da daha fazla soruna, moral kaybına, karamsarlığa, komplekse neden olur. Yeterince derin bir şekilde mutlu, sevinçli, huzurlu, güvenli olduğumuzda ise, hatalar, yanlışlar ve hatta aptallıklar yapsak bile ve bazı işler ciddi şekilde ters gitse bile bu bizi yıkmaz, endişe-kompleks duymayız, doğruya yönelir, olumsuzluklara çok fazla takılmaz, aşar geçer gideriz.

İşte, madem öyle, pozitif duygu ve düşüncelerin ne kadar paha biçilmez bir değere sahip olduğu da ortaya çıkmış oluyor sanırım. Öyleyse, varsa özel amaçlar bir kenarda dursun, ama genel olarak hepimizin amacı pozitif hisleri, düşünceleri, inançları artırmak, daima derinleştirmek, pekiştirmektir.

Ve daha önce forumun diğer bazı başlıklarında paylaşmaya çalıştığım gibi, ben bizim için pozitifliğin en önemli kaynağının "kendimiz" olduğumuzu, öyle olması gerektiğini algılıyorum. Ne kadar çok olumsuzluk deneyimlersek deneyimleyelim, kalbimizde yine de iyilik güdüsü, algısı, inancı, isteği var, öyle değil mi? İyilik "irademiz" var. Üreticilik, yaratıcılık gücümüzü kullanarak, bireysel varlığımızın tüm varoluşla ve onun sonsuz potansiyeliyle olan bağlarını kullanarak, hayatımızda iyiliği, sevgiyi, sevinci, huzuru, güveni tezahür ettirebiliriz istersek. Bunun nasılını bir parça da olsa ele aldık, bundan sonra çok daha derinlemesine de ele alabiliriz, alırız, ama sonuç olarak bunu yaptığımızda, yani yaratıcılık özelliğimizi kullanarak pozitif değerleri varlığımızdan tezahür ettirdikçe, bu bizim şimdiye kadarki deneyim ve bilgilerimizi verimli bir şekilde kullanmamızı ve ihtiyaç duyduğumuz yeni farkındalıklara da en verimli şekilde ulaşmamızı ve bunları paylaşmamızı sağlayacaktır. Bundan başka amaç olabilir mi? Kendimize ve sevdiklerimize çok ihtiyaç duyulan iyiliği, huzuru, güveni, sevgiyi vermekten, almaktan, paylaşmaktan başka amaç olabilir mi? Ulaşmamız gereken bir seviye, bir yoğunluk, bir boyut varsa bile, ona ulaşmanın yolu şimdi ve burada iyiyi, doğruyu, güzeli, sevgiyi paylaşmaktan, artırmaktan başka birşey olabilir mi? Geriye kalan herşey şu veya bu şekilde sahte değil mi?
Go to Top of Page

Tgur


1204 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/11/2019 :  16:41:22  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sevgili Nava kardeşim ,empati yapıp nelerden müzdarip olduğunuzu anlamaya çalışıyorum ,siz paranormal bir açılım halindesiniz ve bununla ilgili olmak olmamak arasında bir seçim aşamasındasınız,

Hayatım boyunca kanalları açılmış çok kimse ile karşılaştım ve ayrıca konunun derin idrakindeyim ,

Uğraştığımız konuların tümü hemen hemen kanalları açılmış ve bunu sergileyenlerin platformu ,dinler ve evrensel diğer ezoterik bilgiler derseniz 6. yoğunluk fısıldamalarının zeminde olan peygamber havari veya Barbara ,Laura ve bir çok ilgilenen kişilerin algılayıp aktardıkları genel beyanları, bunlara tasavvuf ile uğraşanları, sufi dediğimiz kişileri de katabiliriz ve bizim uğraşımız onların ilettiklerinden süzüp aralarındaki bilgi düğümlerini çözüp hakikat dediğimiz ilimi kavrayabilmekle ilgili ,

Hayat tecrübemle geçirmiş olduğum sizinkine benzer olağan üstü hallerle karşılaşmalar ve dernekler vakıflarda çalışmalardan sonra bu sitede kendimi buldum diyebilirim yani hakikati tam buldum mu demeliyim hayır o konuda mülahazat hanesi açık olan biriyim zira bilgi yolunda bir sona geldim diyen yanılgı yolundadır, var oluşun tavrı akan su gibidir devamlı akacak arada girdap yapıp durulsa da en sonunda mutlak taşacaktır ve ileriye hamle yapacaktır işte insanı durduran ve sizin kaçık mı oldum diye etrafınızdaki yankı odasında olanların bakışlarındakine önem vermeniz ve konforlu hayatımı bitirecek miyim endişeleriniz bir seçim arefesinde olduğunuzu gösteriyor yani tamam mı devam mı (yine keskin ve acımasız laflara daldım) seçiminizi yapmanız gerek,

Bu konuda Bozadi dostumun da belirttiği gibi ve sizin de anladığınız gibi "kapatma düğmesi"sizin elinizde ,çocukluktan beri sizinle uğraşanlara karşı "zihinsel blokaj" gösterebilirsiniz bu da onların yaptıklarına karşı etki tepki fizik dünya dürtüsü ile karşı gelmek şeklinde değil ateşe ateşle karşılık vermeden yani negatif çıkarmadan ilgilenmemektir,hani bazı şeyleri hatırlamak isteriz zorlarız hatırlayamayız bunun için en iyi usul konuyla geçici bir müddet ilgilenmemek ilgiyi başka yönlere kaydırmak sonunda o hatırlamak istediğiniz beklentiyi kestiğiniz bir anda geliverir,bu şekilde o uğraşanlar sizi terk edebilir,

İşte bu gibi usulleri tavsiye olarak verebilme kabiliyeti Kasyopya bilgileri ile uğraşı sonunda elde ettiğimiz bir farkındalık hali zira insanın KH vasıtası ile de devamlı motive edilen "sahiplenme, beklenti,arzulu düşünce" üçlüsünden sıyrılma seçimi onun kurtuluşu olacaktır ,acaba biz seçebldik mi, henüz hayır. .

Şimdilik kesiyorum ve sevgi sunuyorum.



Edited by - Tgur on 12/11/2019 17:32:49
Go to Top of Page

nava


15 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/11/2019 :  22:28:47  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Cevaplarınız için teşekkür ederim.
Yazdıklarımın büyük çoğunluğunda özellikle ilk iki cevabımda ciddi sapmalar var bunları düzeltmek için uzun uzun yazmaya çalışıyorum 2 gündür silip başka şeyler yazıyorum. Ciddi baş ağrıları, mide bulantıları ve terleme başlıyor. Kendime inanamıyorum. Ben buraya samimi bir şekilde sonsuz döngünün içinde kaybolduğum için yardım amaçlı yazdım. Yazdıklarınızı bile okuduğum halde tam kavrayamıyorum sanırım. Özellikle varlıklarla iletişim kurmadığım ve 2 yıldır sorun olmaması tamamen yalan inanamıyorum. Sadece büyüdükçe gerçekten karşılaşınca git burdan deyip uyumaya başladım ama rüyalarımda istemesemde oluyor. 2 yıldır da ameliyat edilme vakası olmadı sadece. Ya ben hiç üzerine kafa yormadığım için yaşadıklarımı tam olarak ifade edemiyorum ya da zihnim gerçekten benimle oynuyor. Kafamı toplayıp tam olarak neler yaşadığımı ve benden ne istediklerini anlatmaya çalışıyorum. Kafamda net olan şeyleri yazarken ifade edemiyorum. Kaç gündür diyorum bir de neden kendimi anlatamıyorum. Zihnim düşünmeye düşünmeye silmiş sanki her şeyi konuştukça/düşündükçe ortaya çıkıyor gibi. Kendimi çok garip ve çok kötü hissediyorum. Zihnimi gerçekten toplamam lazım. Kendi yazdıklarımı ve sizinkileri kaç gündür defalarca kez okudum dün bunun farkına varıp yazmak istedim yapamadım şuanda yine denedim olmuyor çok saçma. En azından ciddi bir kafa karışıklığı yaşadığımı ifade etmek istiyorum. Gerçekten kasıtlı olarak yapmadım ve gerçekten işin içinden çıkamadığım için yazma ihtiyacı duymuştum. Yapamayacağım sanırım sıkışıp kaldım kendi içimde çok özür dilerim herkesten.
Go to Top of Page

Tgur


1204 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/11/2019 :  08:02:49  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

Ama meramınızı anlatacak son derece düzgün cümleler kurabilmişsiniz, tavsiyem evvela bir beyin fonksiyonlarınızın tıbbi açıdan bir uzman yoluyla gözden geçirtmek ve büyük bir ihtimalle bozuk bir şey bulunmayacak ama zihinsel olarak bunu ekarte etme rahatlığından sonra kendinizi zihni sakinleştirecek yani sadece en hoşlandığınız şeylerle meşgul olacak duruma girmeniz ,maddi ve manevi yönden istirahat etmeniz ,

Sonuç bahsettiğim gibi olumlu bir kutupta sonlanacak ,
Güzellikler dilerim..

Go to Top of Page

bozadi


9688 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/11/2019 :  10:17:34  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen nava

Cevaplarınız için teşekkür ederim.
Yazdıklarımın büyük çoğunluğunda özellikle ilk iki cevabımda ciddi sapmalar var bunları düzeltmek için uzun uzun yazmaya çalışıyorum 2 gündür silip başka şeyler yazıyorum. Ciddi baş ağrıları, mide bulantıları ve terleme başlıyor. Kendime inanamıyorum. Ben buraya samimi bir şekilde sonsuz döngünün içinde kaybolduğum için yardım amaçlı yazdım. Yazdıklarınızı bile okuduğum halde tam kavrayamıyorum sanırım. Özellikle varlıklarla iletişim kurmadığım ve 2 yıldır sorun olmaması tamamen yalan inanamıyorum. Sadece büyüdükçe gerçekten karşılaşınca git burdan deyip uyumaya başladım ama rüyalarımda istemesemde oluyor. 2 yıldır da ameliyat edilme vakası olmadı sadece. Ya ben hiç üzerine kafa yormadığım için yaşadıklarımı tam olarak ifade edemiyorum ya da zihnim gerçekten benimle oynuyor. Kafamı toplayıp tam olarak neler yaşadığımı ve benden ne istediklerini anlatmaya çalışıyorum. Kafamda net olan şeyleri yazarken ifade edemiyorum. Kaç gündür diyorum bir de neden kendimi anlatamıyorum. Zihnim düşünmeye düşünmeye silmiş sanki her şeyi konuştukça/düşündükçe ortaya çıkıyor gibi. Kendimi çok garip ve çok kötü hissediyorum. Zihnimi gerçekten toplamam lazım. Kendi yazdıklarımı ve sizinkileri kaç gündür defalarca kez okudum dün bunun farkına varıp yazmak istedim yapamadım şuanda yine denedim olmuyor çok saçma. En azından ciddi bir kafa karışıklığı yaşadığımı ifade etmek istiyorum. Gerçekten kasıtlı olarak yapmadım ve gerçekten işin içinden çıkamadığım için yazma ihtiyacı duymuştum. Yapamayacağım sanırım sıkışıp kaldım kendi içimde çok özür dilerim herkesten.

Konu malesef yeterince zorlu ve karmaşık bir konu. Çok yeni üye olup yazmaya başladığın bir forumda bir yandan hızla kendini ifade etmeye, içini dökmeye yönelik güçlü bir güdü duyarken, bir yandan da özel gerçekliklerinle ilgili neyi paylaşıp neyi en azından hemen paylaşmaman gerektiğine dair filtreleme (gerekirse biraz çarpıtma) ihtiyacını bir arada yürütmek çok zorladı seni sanırım. Lütfen kendini çok zorlama. İsteyerek veya istemeyerek yeterince doğru, yeterince objektif bir şekilde paylaşmadığın şeyler için kendini aşırı yargılama. Hepimiz bazen kendimizi ifade ederken birşeyleri filtreleme, sansürleme ve hatta çarpıtma ihtiyacı duyabiliriz şu veya bu nedenle. Hiçbirimiz hatasız, kusursuz, suçsuz, günahsız değiliz. Bunu göz önünde bulundurarak lütfen kendi kendini yıkıcı tesirlere açacak şekilde yargılama, gerekirse burada yazmaya ara ver, gerekirse tamamen bırak, bunun kararını, nasılını, ölçüsünü kendine, sezgilerine, denge ihtiyacına göre belirle.

Go to Top of Page

nava


15 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/11/2019 :  13:13:43  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sevgili bozadi cevabınızı okuyunca o kadar rahatladım ki bilemezsiniz. Dün sinir boşalması yaşadım resmen. İlk kez beni anlayabilecek insanlara üstelik anonim olarak neden açık olamıyorum diye. Bunu bencede kendim yapıyorum. Gerçeklerle ilk kez yüzleşince çarpıtıyorum. Kendimi olabildiğince 'sütten çıkmış ak kaşık' gibi göstermeye çalışıyorum. Buraya özgü değil ama zihnimde bunu yapıyorum. Düzeltmeye çalıştıkça da işin içinden çıkamadım. Neden bunu yaptım diye iyice gerildim ve kendimi anlatamadım. Evet yoğun bir şekilde yardım isteme ihtiyacı hissediyorum neden istediğimi de, gerçekten yardıma ihtiyacım var mı onu bile bilmiyorum. Cevaplarınız o kadar isabetli ki benim anlatmaya çalışıp anlatamadığım şeyleri o kadar yakın cevaplar veriyorsunuz ki kendimi gerçekten iyi hissettim. Bir yandan da bu kadar yardımcı olmaya çalışmanıza rağmen açık olamayınca iyice kendime yüklendim. Gerçekten sizinle uzun uzun konuşmaya ihtiyacım var. Bir yandan da tekrar aynı hatalara düşerim diye ciddi bir endişe duyuyorum. Yine de tüm cevap verenlere gerçekten teşekkür ederim. Biraz olsun anlaşılmak bile ruhumu çok rahatlattı. Özellikle sevgili bozadi size minnettarım. Eğer başarabilirsem/kendime dürüst olabilirsem tekrar deneyeceğim. Teşekkür ederim herkese.
Go to Top of Page

bozadi


9688 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/11/2019 :  13:42:59  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen nava

Sevgili bozadi cevabınızı okuyunca o kadar rahatladım ki bilemezsiniz. Dün sinir boşalması yaşadım resmen. İlk kez beni anlayabilecek insanlara üstelik anonim olarak neden açık olamıyorum diye. Bunu bencede kendim yapıyorum. Gerçeklerle ilk kez yüzleşince çarpıtıyorum. Kendimi olabildiğince 'sütten çıkmış ak kaşık' gibi göstermeye çalışıyorum. Buraya özgü değil ama zihnimde bunu yapıyorum. Düzeltmeye çalıştıkça da işin içinden çıkamadım. Neden bunu yaptım diye iyice gerildim ve kendimi anlatamadım. Evet yoğun bir şekilde yardım isteme ihtiyacı hissediyorum neden istediğimi de, gerçekten yardıma ihtiyacım var mı onu bile bilmiyorum. Cevaplarınız o kadar isabetli ki benim anlatmaya çalışıp anlatamadığım şeyleri o kadar yakın cevaplar veriyorsunuz ki kendimi gerçekten iyi hissettim. Bir yandan da bu kadar yardımcı olmaya çalışmanıza rağmen açık olamayınca iyice kendime yüklendim. Gerçekten sizinle uzun uzun konuşmaya ihtiyacım var. Bir yandan da tekrar aynı hatalara düşerim diye ciddi bir endişe duyuyorum. Yine de tüm cevap verenlere gerçekten teşekkür ederim. Biraz olsun anlaşılmak bile ruhumu çok rahatlattı. Özellikle sevgili bozadi size minnettarım. Eğer başarabilirsem/kendime dürüst olabilirsem tekrar deneyeceğim. Teşekkür ederim herkese.
Biraz olsun rahatlamış olmana çok sevindim nava ve bu değerli tartışmalara katkıda bulunan tüm arkadaşlara ben de teşekkür ediyorum, hepsinden birşeyler öğrenmeye, ilham almaya devam ediyorum.

Bu arada kendinle ilgili yaptığın cesur özeleştiriler için de seni tebrik etmek istiyorum. Aynı eleştiri konuları çeşitli durum veya zamanlarda benim için de geçerli oluyor bu arada; eleştirilebilecek bu ve farklı şeyleri ben de yapıyorum, hepimiz olumsuz eleştirilebilecek şeyler yapıyoruzdur. Psişik olarak maalesef adeta bataklık koşullarında yaşıyoruz. Çamurda oynayıp kirlenmemek mümkün değil. Hepimizin maddi-manevi pek çok sorunları vardır. Bu koşullarda aksi düşünülemez bence. Her zaman %100 dürüst olmak da mümkün değil. K'lar boşuna demiyor "Hepiniz KH'siniz" diye :) Tabi bu KH'lik ille de "kendini kötülüğe adamak" anlamına gelmiyor, bir kısmı 3. yoğunluğun doğal egosal çıkar ve korunma gereksinimlerinin bir parçası ama sonuçta hepimiz çok ciddi oranlarda negatif baskı, saldırı ve işkence unsurlarıyla donatılmış bir düzende yaşıyoruz. Pozitif eğilimimiz negatif eğilimlerimizden fazla ve baskın olsa da, bu koşullarda hepimiz maddi-manevi yıpranmalar, yaralanmalar, yozlaşmalar deneyimliyoruz şu veya bu oranda. İşin kötüsü, bu durumla yüzleşmek, bunun adını koymak, teşhisini yapmak, doğrusunu-yanlışını konuşmak bile hiç kolay birşey değil aslında.

Hayatımızın gerçeklikleriyle ve durumun özellikle ağır bazı negatif koşullarıyla her zaman yeterince derinlemesine yüzleşme ve ifade imkanı bulamasak da, sezgilerimiz ölçüsünde içsel ve dışsal gerçeklikleri elimizden geldiğince ve giderek daha objektif biçimde teşhis etmeye, iyileşme imkanlarını sorgulamaya, bulup uygulamaya gayret ediyoruz.
Go to Top of Page
Sayfa: Toplam Sayfa 2  Mesaj Sonraki Konu  
Sonraki Sayfa
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,69 saniyede oluşturuldu.