Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Diğer
 Koronavirüs Laboratuvardan Mı Kaçtı?
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar  Mesaj Sonraki Konu  

bozadi


9886 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 22/03/2020 :  11:25:04  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Konuyla ilgili iki yerli haber linki:

https://www.milliyet.com.tr/dunya/koronavirus-laboratuvardan-cikti-6130051

https://www.sabah.com.tr/gundem/2020/01/25/son-dakika-corona-virusu-onlenemiyor-cin-virusu-wuhanda-2017de-kurulan-laboratuvardan-mi-yayildi

bozadi


9886 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 22/03/2020 :  11:27:48  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

İngilizce bir haber ve google çevirisi:

Orijinal: https://nypost.com/2020/02/22/dont-buy-chinas-story-the-coronavirus-may-have-leaked-from-a-lab/

Google çevirisi: https://shorturl.at/jlxyD

Go to Top of Page

bozadi


9886 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 22/03/2020 :  12:06:53  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bu arada K forumdaki ve Sott.net'teki bazı haberlerden ve yorumlardan anlayabildiğim kadarıyla, koronavirüs olayının "abartılarak" büyük bir korku dalgası yaratılmak istenmesi gibi bir durum da söz konusu. Nitekim daha önce konuyla ilgili bir fikrimi açıklarken dikkat çekmeye çalıştığım gibi, yeni koronavirüsün yayılma şeklinde anormal düzeyde "medyatik" bir durum var gibi görünüyor. Yani birileri bu salgın konusunda halkı korkutmak ve abartılı reaksiyonları ve buna binaen abartılı (baskıcı) tedbirleri tırmandırmak için bir "korku salgını" yaratmaya çalışıyorlar.

İtalya başta olmak üzere salgına karşı gerekli tedbirlerin alınması konusunda "absürt" düzeyde geç ve yavaş davranılması gibi durumlarda da bu karanlık çevrelerin müdahalesi olması gayet mümkün ve muhtemel görünüyor. Yani aslında çok kolay kontrol altına alınabilecek bir sorun, anormal ve abartılı şekilde yayılma şansı buluyor ve bu yayılma aynı zamanda en "medyatik" karakterler, yerler, durumlar üzerinden göze sokulacak hale getiriliyor kalabalık kitleleri durumun vehametine ikna etmek için.

Gördüğünüz gibi koronavirüsün en başta ve en çok etki ettiği şeylerden biri ekonomi oldu. Ekonomi de geniş kitlelerin hayatını en doğrudan, en ciddi şekilde etkileyen faktörlerden biri. Birileri dünyanın ekonomik, siyasi, dinsel vs. düzenini yıkmak, olağanüstü bir kaos yaratmak için yırtınıyor, çünkü o zaman tıpkı askeri darbe süreçlerinde olduğu gibi bu kaosu bahane ederek geniş halk kitlelerini faşist bir baskı rejimine boyun eğdirebilecek bir fırsat yakalayabiliyorlar.

İşte bu koronavirüs salgını her ne kadar bizzat o güçler tarafından başlatılmış olmasa da, yayılma şekli ve şiddeti üzerinde kesinlikle oynamalar yapmaya çalıştıkları anlaşılıyor. Avrupa gibi dünyanın en gelişmiş, en ileri medeniyetinin ve teknolojik ve tıbbi imkanlarının olduğu bir yerde, üçüncü dünya ülkeleriyle bile karşılaştırılamayacak düzeyde komik müdahale gecikmeleri ve eksikleri meydana geliyor ve İtalya'da ölenlerin sayısı, olayın başladığı ve yayıldığı Çin'deki sayıları kolayca aşıyor. Ve ondan sonra da "hayatın durmasına" neden olacak tedbirler alınmak zorunda kalınıyor. Yani birileri "önleyici" müdahaleleri önledi ve olay arzu edildiği gibi şiddetlendikten sonra da insanları "hapsedici", ekonomik hayata ağır bir darbe vurucu bir durum meydan getirildi, getirilmeye çalışılıyor. Olay tırmandıktan sonra tabi ki ciddi tedbirler alınacak ama önemli olan olayın tırmanmasını önleyecek şeyleri yapmaktı ama işte bu süreç ciddi şekilde sabote edildi ve çok muhtemel olarak virüsün yayılmasıyla ilgili doğrudan ve dolaylı kasıtlı müdahaleler veya müdahlesizlikler sağlandı.

Her olayın olumlu ve olumsuz sonuçları oluyor. Bence yukarıda değindiğim olumsuzluklara rağmen, bundan sonra meydana gelebilecek çok daha ciddi (doğal veya yapay) virüs tehditlerine karşı tedbirli olmak namına psikolojik ve lojistik bir tatbikat yapılmış oluyor.

Go to Top of Page

bozadi


9886 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 22/03/2020 :  12:19:51  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Salgının giderek kontrol alınmaya başlandığı şu saatten sonra ülkemiz İtalya gibi tongaya düşürülür mü bilmiyorum ama ekonomik hayatın bir darbe aldığı veya alacağı kesinleşmiş gibi görünüyor. En azından ciddi bir korku meydana getirilmiş oldu. Dua edelim de bu korku ve kaos tuzağı uzun sürmesin.
Go to Top of Page

bozadi


9886 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 22/03/2020 :  12:38:51  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
13 Mart 2020

12 yıl önce şaşırtıcı kehanet: Amerikalı kahin koronavirüs salgını bildi

Amerikalı medyum ve yazar Sylvia Brown, 12 yıl önce yazdığı kitabında 2020’de akciğerlere saldıran zatürre benzeri bir hastalığın dünyaya yayılacağını yazdı. Kehanete göre hastalık 10 yıl sonra geri gelecek


Hürriyet yazarı Nedim Şener, dünyayı kasıp kavuran koronavirüs salgınını 12 yıl önce bilen Amerikalı bir kahini köşesine taşıdı.

“Dünyada ne zaman bir felaket yaşansa hemen Nostradamus’un, ardından da Baba Vanga’nın kehanetlerine ilgi artıyor” diyen Şener, şaşırtıcı derecede gerçeğe yakın kehanetle ilgili şunları yazdı:

Ben bu tür kehanetlere ve kurgulara fazla ilgi duymuyorum. Ama dün bir kitapta gördüğüm satırlara şaşırmadım desem yalan olur.

2013 yılında hayatını kaybeden Amerikalı medyum ve yazar Sylvia Brown tarafından bundan tam 12 yıl önce, 2008’de yazılan ‘Günlerin Sonu’ (End of The Days) kitabının 312’nci sayfasında şu satırlar yer alıyor:

“2020’de akciğerlere ve bronşlara saldıran ve tüm bilinen tedavilere direnen ciddi bir zatürre benzeri hastalık dünyaya yayılacak. Hastalığın kendisinden daha şaşırtıcı olan şey, aniden geldiği kadar hızlı bir şekilde yok olacağı gerçeğidir. On yıl sonra tekrar saldıracak ve o zaman tamamen ortadan kalkacak.”

Hakkında yazılanlara okurken, Sylvia Brown’ın medyum olarak bazı söyledikleri gerçekleşmese de Amerikan adli makamlarına yardım ettiği ve yaşarken oldukça ilgi gördüğünü öğrendim.

Tam “Ne tesadüf” diyerek konuyu kapatacaktım ki, 2003 yılında SARS salgınını ilk keşfeden bilim insanı olan Zhong Nanshan’ın, salgının dünya genelinde haziran ayında sona ereceğini açıklaması gelmez mi?

Kehanet mi bilemedim ama tam nokta atışı...


Kaynak: Independent Turkish

Go to Top of Page

bozadi


9886 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 22/03/2020 :  12:42:40  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
K celselerinde de adı geçen ve medyumik yeteneği konusunda az-çok olumlu bir referansta bulunulan Sylvia Browne'ın bu kehanetinin kaynağı nedir bilinmez ama tam olarak değilse bile ciddi oranda isabetli bir kehanette bulunmuş gibi görünüyor. "Tüm bilinen tedavilere direnme" kısmının en azından tam olarak doğru olmadığını algılıyorum. "On yıl sonra tekrar ortaya çıkıp sonra tamamen ortadan kalkma" kısmı ise şüpheli, bekleyip görmemiz gerekiyor. Tabi Çinli yetkilinin haziran gibi hastalığın tamamen kontrol altına alınmış olacağı öngörüsünün isabetliliğini de bekleyip görmek gerekiyor.

Bu kitap Türkçeye de çevrilmiş ve bazı haberlerde geçiyor ama çevirisini yanlış/şüpheli buldum. Üstteki haberde düzgün bir şekilde ifade edilmiş orijinal kitaptaki ifade.
Go to Top of Page

ogeday


246 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 22/03/2020 :  17:21:52  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Ben bu konuda forumdakilerin goruslerine katilmiyorum.FED piyasalar toparlansin diye 700 milyar dolar piyasaya surecegini duyurdu.Salginin Yayilmasini ve kaosun buyumesini istiyor olsa parasal daralma politikasindan vazgecmezdi.
Go to Top of Page

bozadi


9886 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 22/03/2020 :  21:43:23  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen ogeday

Ben bu konuda forumdakilerin goruslerine katilmiyorum.FED piyasalar toparlansin diye 700 milyar dolar piyasaya surecegini duyurdu.Salginin Yayilmasini ve kaosun buyumesini istiyor olsa parasal daralma politikasindan vazgecmezdi.

"Amerikan Merkez Bankası" (fed) deyince global kaos ve faşizm politikalarının, yani İlüminati'nin merkez üslerinden biri gibi bir izlenim var aklımda.

Fed'in bu koronavirüs ve ekonomi konusundaki tavırlarına bakınca, ilk gözüme çarpan haberlerde Fed'in son derece güvenilmez ve sinsice kaosu tırmandırıcı hamleler yaptığı izlenimini ediniyorum hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde.

Örneğin şu İngilizce makale "Fed'in sorumsuz faiz indirimi paniği hızlandırdı" başlığını taşıyor:

https://www.dlacalle.com/en/the-feds-irresponsible-rate-cut-accelerated-panic/


Yerli basındaysa, "Fed'in faiz hamlesi piyasaları yatıştırmadı" başlıklı bir haberde (https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/zeynel-balci/fedin-faiz-hamlesi-piyasalari-yatistirmadi-41470414) ise şöyle bir bilgi var:

Eklenti:

Fed geçen hafta sürpriz yaparak faiz oranın düşürüp piyasaya repo operasyonları dâhil toplamda 5.4 trilyon dolar vermeyi taahhüt etmiş böylece ortamı biraz yumuşamıştı. Fed’in şu anki bütçesi 4.3 trilyon dolar. Ancak pazar akşamı Asya piyasaları açılmadan önce olağan toplantı tarihi olan 18 Mart toplantısı beklenmeden Fed’in faiz oranını 1 puan düşürüp 700 milyar dolar varlık alım programı (QE) açıklaması nispeten yatışan piyasaların tekrar paniklemesine neden oldu.

Fed'in global piyasaları rahatlatmaya çalışması, Rotschild ailesinin küresel krizleri çözmeye yönelik hayır işi yapan organizasyonlar yapması gibi birşey. Tamamen aldatma ve bir bakıma aşağılama amacına yönelik.
Go to Top of Page

bona fide


446 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 25/03/2020 :  13:51:09  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
merhaba bozadi tüm tespitlerine katılıyorum hesaplamadıkları bişey vardı insanlardaki uyanışı dikkate almadılar bi ne vi kendi ayaklarına sıkmış oldular kasyopalılarda zaten kazanamayacaklrını söyluyor belki biz göremeyiz bu yaşamda belkide görürürz 2012 den beri herşey çok hızlı dönüşmeye başladı ve bu dönüşümü insanlardaki uyanışı durdurmak için bi takım vahşi eylemleri bilinçli -korkutma sindirme amacıyla- yapıyorlar savaş taciz tecavüz hastalıklar yokluk vs. medyada göz önüne getirip insanlık zıvanadan çıkmış algısı sahneleniyor.

https://www.mondialisation.ca/le-coronavirus-et-la-fondation-gates/5643088

linkte bahsedilen korona toplantı tatbikatı 18 ekimde nivyorkta yapılmış "Senaryo daha sonra kurgusal koronavirüsün 65 milyon ölüme neden olduğu 18 ay sonra sona erer."


wuhan'da (Çin) Aralık 2019'un başında başlayan koronavirüs salgını, iki aydan daha kısa bir süre önce, Johns Hopkins Sağlık Güvenliği Merkezi ve Bill & Melinda Gates Vakfı'nın yardımıyla Davos Forumu'nun gerçekleştirilmesinden önce yapıldı. .

Bu alıştırma 18 Ekim 2019'da New York'ta yapıldı. Açıkça ulus ötesi şirketlerin ve hükümetlerin bir koronavirüs salgını tepkisini planlamaktı.

Salgınlarla savaşmaktan sorumlu iki Çinli ve Amerikalı yetkili de dahil olmak üzere bu tatbikata 15 dünya lideri katıldı.

- Latoya Abbott, ABD otel grubu Marriott International Risk Yöneticisi.
- Sofia Borges, Birleşmiş Milletler Vakfı Başkan Yardımcısı
- Brad Connett, Henry Schein Grubu Başkanı (dünyanın önde gelen tıbbi ekipman üreticisi)
- Christopher Elias, Bill & Melinda Gates Vakfı'nda küresel gelişmeden sorumlu
- olan Sağlık Bakanlığı eski direktörü Tim Evans Dünya Bankası'ndan.
- George Gao, Çin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi Müdürü
- Avril Haines, CIA eski müdür yardımcısı ve Başkan Barack Obama'nın eski ulusal güvenlik danışmanı.
- Jane Halton, eski Avustralya Sağlık Bakanı, ANZ (Avustralya ve Yeni Zelanda bankası) yöneticisi.
- Matthew Harrington, dünyanın en büyük halkla ilişkiler firması Edelman'ın direktörü.
- Martin Knuchel, Lufthansa hava taşımacılığı grubu için kriz durumlarının direktörü.
- Eduardo Martinez, dünyanın en büyük posta lojistik şirketi UPS'in hukuk müşaviri ve UPS Vakfı'nın direktörü.
- Stephen Redd, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri Direktör Yardımcısı.
- Hasti Taghi, iletişim grubu başkan yardımcısı, NBCUniversal
- Adrian Thomas, ilaç devi Johnson & Johnson
- Lavan Thiru başkan yardımcısı , Singapur Merkez Bankası valisi

gogıl çevirisi okumaktasınız

yine bi habere göre fransada macron, grip gibi telaşa gerek fransaya dokunmaz okulları kapatmak işe yaramaz algısı yaratıp bilinçli şekilde erken tedbiri eciktirip yayılmanın daha fazla olmasına sebep olmakla suçlanmakta ve ve bunu fransız doktorun sars tedavisinde sonuç alıp kullanılan ilacı klorokini ocak ayında zehirli ilaç kategorisine alıp toplatmışlar eczanelerden ülkedeki kolorikin stoğu yok edilmiş doktor macrona resti çekip yotubda çalışmanın baltalandığını elde ilaç stoku olmadığını tedaviye 24 hastada olumlu sonuçaldığını anlatınca halk onun kliniğinin önunde test için kuyruk oluşturmaya başlamış macrondan nefret ediyorlar hükümet sosyal ağların baskısıyla tedaviye onay vermiş oda haftalara yayılan deneme yapılacak şeklinde sureç vererek ve en son raddde kullanılması şartıula, maskeler gereksiz diyip almanyaya göndermişler vs. millet ayaklanmaya hazır nfret dolu abd de 350 kişi kolorokinle olumlu sonuç alınmış

bi yorumda şu yazıyor,bunu da gogıl çevirdi

Agnes Buzyn'in kocası Bay Levy, Wuhan'daki P4 laboratuvarının açılışında yer alıyor. Bundan önce Agnes Buzyn'in aynı kocası, INSERM etiketini Profesör Didier Raoult'un yönettiği dünyaca ünlü araştırma merkezine (IHU) reddederek Didier Raoult'a kızdı. - Bu, klasik ilaç Klorokin'in koronavirüs vakalarının% 90'ını yeterince erken tespit edilirse tedavi ettiğini gösterir, Orta Çağ'a layık gördüğü sağlıklı taşıyıcıların genel hapsine karşıdır. Genel bir tarama ve klorokin ile ve sadece hastaların hapsedilmesiyle hızlı tedaviyi savunur. * Klorokin tablet başına 10 senttir. Görünüşe göre Inserm'i finanse eden laboratuvarlar, çok daha pahalı çözümler arıyor veya araştırmalarını istemiyor finanse ettikleri sonuçta çok az ya da hiç faydası yok * Ekim 2019'da, Inserm başkanı ve bakanın kocası Bay Levy'nin araştırmaları üzerindeki kontrolünü yeniden kazanmak için IHU'nun "kuruluş" statüsünü iptal ettiğini bilmelisiniz. . * Profesör Raoult, Marsilya IHU'sunu yönetiyor ve bu direktiften doğrudan etkileniyor. * 13 Ocak 2020'de, Çin'deki salgın yayılırken Agnes Buzyn, 50 yıldan beri tezgahın üzerinde olmasına rağmen, Klorokin'i zehirli maddelerde (sadece reçete ile mevcuttur) sınıflandırır. * Birkaç hafta önce Agnes Buzyn bir felaket olacağını bildiğini ve FFP2 maskelerinin stokunu sipariş etmeyi unuttuğunu söyledi. araştırmaları üzerindeki kontrolünü yeniden kazanmak. * Profesör Raoult, Marsilya IHU'sunu yönetiyor ve bu direktiften doğrudan etkileniyor.

Go to Top of Page

bona fide


446 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 25/03/2020 :  14:34:10  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
burda yine cia nin 2009 pandemi senaryosu anlatılıyor https://usbeketrica.com/article/quand-bill-gates-predisait-l-apparition-d-une-pandemie

bu sitede dünya ülkelerindeki korona yayılım ve etkilerini rakamla gösterilmekte sayfa ortasında harita var ülkeye tıklayınca en altta veriler yazıyor https://yleprince.github.io/corona/

bi site var 2025 e kadar dünya ülkelerinde nufus ekononmi hakkında tahmini bi tablo oluşturulmuş 2017 verilerinden ülke adına tıklayınca herbişey çıkıyor silahından stoğundan gelirinden dımdızlak. en fazla nufus kaybı abd 326 milyondan 99 milyona düşüyor almanya 88 milyondan 28 milyona türkiye 80 milyondan 70 milyona kırmızı renk gerilemeyi yeşil artışı gösteriyor ekonomide dahil http://www.deagel.com/country/forecast.aspx

burda bi değerlendirme https://www.sott.net/article/429957-The-Coronavirus-Pandemic-Lies-Damned-Lies-And-Infection-Numbers
Go to Top of Page

ogeday


246 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 25/03/2020 :  14:35:47  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
https://www.youtube.com/watch?v=tTmHj1ESLgs
Go to Top of Page

bozadi


9886 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 26/03/2020 :  09:28:35  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Paylaşımlarınız için teşekkürler arkadaşlar. Hem şahsen, hem de toplumsal olarak biyolojik savaş veya terör konusunda farkındalığımız artıyor, artması gerek diye düşünüyorum.
Go to Top of Page

bozadi


9886 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/03/2020 :  12:43:42  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

29 Mart 2020

COVID-19 üretildi mi mutasyon mu

Konuk yazar Haluk Dural yazdı...


Dünya koronavirüs salgınıyla mücadele ediyor.

Bir kesim virüsün mutasyona uğradığını diğer kesim de, koronavirüsün yapay üretim olduğunu öne sürmeye devam ediyor.

Devlet Eski Uzmanı Haluk Dural ise, Pastör Enstitüsü ile Robert Koch Enstitüsü’nün patent ve raporlarına değindiği yazısında, “Bütün bu raporlarda ve yayınlarda ortak nokta virüs salgınının ağız birliği halinde sadece Çin'den yayılacağı belirtilmektedir” ifadelerini kullandı.

PASTÖR ENSTİTÜSܒNÜN PATENTİ VE ROBERT KOCH ENSTİTÜSܒNÜN RAPORU

Haluk Dural'ın dikkat çeken işte o yazısı
:

Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan Koronavirüs salgını, önce bütün Hubei eyaletine ve kısa sürede bütün dünyaya yayıldı. Ölümcül olan bu virüs, Koronavirüs ailesinin genetik özelliklerini taşıdığından Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ/WHO) tarafından COVID-19 ismiyle tescil edildi ve DSÖ pandemi ilan etti.

Bu kadar hızlı yayılan bu ölümcül virüs hakkında yeterli bilgi olmadığı ve tedavi usulleri bilinmediği için bütün ülkelerde zorunlu veya gönüllü karantina başlatıldı. Böylece neredeyse 3,5 milyar kişi evlerine kapandı, üretim ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren birçok işletme faaliyetlerini durdurdu, ekonomiler ani durgunluğa girdi.

Salgının ilk görüldüğü ülke olan Çin, salgınla mücadelede herkes tarafından kabul edilen büyük bir başarı göstererek salgını durdururken önlenemeyen vaka ve ölüm artışları karşısında pandeminin merkezi başta İtalya ve İspanya olmak üzere Avrupa’ya kaydı. Benzer şekilde hızlı artışların yaşandığı ABD ise pandeminin yeni merkezi olarak anılmaya başladı.

RUSYA VE KÜBA’NIN YAKLAŞIMI, TRUMP’IN IRKÇILIĞI

Virüs salgını ile mücadelede Çin’in başarısı karşısında ABD ve AB ülkelerinin yetersizliklerinin dünya kamuoyunda yankı buldu. Özellikle İtalya’ya ABD, AB ve NATO’nun yardım etmemesine karşılık Çin; Fransa, İspanya, İtalya, Belçika, İran, Irak, Filipinler ve ABD’ye yardım yolladı [1]. Küba’nın İtalya’ya doktor, ilaç ve tıbbi malzeme göndermesi, hele ki Rusya’nın bir NATO ülkesi olan İtalya’ya askeri doktor, sağlık personeli, ilaç göndererek tıbbi yardımda bulunması; hastayı müşteri kabul eden, sağlık hizmetlerini özelleştirmiş ABD ile vatandaşlarına bedava sağlık hizmetleri sağlayan halkçı Çin arasındaki ideolojik savaşın kızışmasına ve şiddetlenmesine yol açtı.

İlk Koronavirüs hastaları 17 Kasım 2019’da Çin’in Hubei eyaleti merkezi Vuhan’da ortaya çıktı. Çin, Dünya Sağlık Örgütü’nü 31 Aralık 2019’da bilgilendirdi ve yeni bir Koronavirüs’le karşılaşıldığını 7 Ocak 2020’de ilan etti. [2] Bu gerçeğe karşın ABD Başkanı Trump 19 Mart 2020 günü yaptığı basın toplantısında, "Çin virüsü kaynağında durdurulabilirdi. Çin en başta dünyayı bilgilendirseydi bu salgın daha önce durdurulabilirdi" ifadesini kullandı. Aynı basın toplantısında Trump’ın önünde bulunan basın metnindeki “corona virus” ibaresinde “corona”yı çizip “Chinese virus” yazdığı kameralara yansıdı ve söylemlerinde ısrarla ırkçı “Çin virüsü” tabirini kullanmaya başladı. [3]

BATI BASINI İKİYÜZLÜ DAVRANDI

Çin’in salgını önlemek için Vuhan kentinde ve giderek bütün Hubei eyaletinde sıkı bir karantina uygulaması, Batı basını tarafından “insan hakları ihlali” olarak propaganda edilmeye başladı. [4]

Aynı ikiyüzlü Batı basını, İtalya’nın Koronavirüs salgınına karşı ilan ettiği sokağa çıkma yasağını ihlal edenlere ceza uygulayacağı yönündeki kararı ise destekledi. [5]

ABD-ÇİN ÇATIŞMASI

ABD yönetiminin Çin’de ortaya çıkan salgın hakkında sergilediği ırkçı, insanlık dışı tavra en iyi örneklerden birisini ise ABD Ticaret Bakanı Wilburr Ross, 30 Ocak 2020’de Fox’a verdiği mülakatta “Bu salgın Amerikan ekonomisine yarayacak. İstihdam Kuzey Amerika’ya geri dönecek” diyerek ortaya koymuştu. [6]

Bu arada, başını Trump’ın çektiği batılı yönetimler, Koronavirüs salgını için Çin’i suçlarken, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian, ABD Kongresi’nin 11 Mart tarihli oturumunda sorgulanan ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (US Centers for Disease Control and Prevention) yöneticisi Robert Redfield’nin açıklamalarının videosunu göstererek Koronavirüs’ün Çin’den önce 2019’da ABD’de ortaya çıktığını, virüsü 18-27 Ekim 2019’da Vuhan’da düzenlenen 7. Dünya Askeri Olimpiyatlarına katılan ABD askerlerinin getirdiğini ifade etti. [7]

Giderek sertleşen ABD-Çin atışmaları sürerken, Çin’in virüs salgınının başarıyla üstesinden gelmesi, gelmekle de kalmayıp salgına uğrayan ülkelere yardımlara başlaması üzerine, Amerikan Derin Devleti CFR’nin (Council on Foreign Relations-Dış İlişkiler Konseyi) yayın organı Foreign Policy'de “ABD'nin dünya liderliğini Çin'e kaptırmakta olduğu, Koronavirüs’ün küresel düzeni yeniden şekillendireceği, ABD'nin tereddütlü davranışları ve yetersizliği nedeniyle uluslararası liderlik için Çin'in çeşitli manevralar yapmakta olduğu” yönünde ABD yönetimini uyaran yazılar sıklaşmaya başladı.

DOĞAL MUTASYON MU, YAPAY ÜRETİM Mİ?

Bütün dünyaya yayılan COVID-19 salgını ile mücadeleler devam ederken bu virüsün doğal mutasyonla mı ortaya çıktığı yoksa laboratuvar ürünü mü olduğu tartışmaları da sürüyor. ABD ve Çin arasındaki ideolojik çatışmaya paralel olarak tüm ülkelerde doktorlar ve aydınlar, doğal mutasyonu savunan Atlantikçiler (ABD/AB yanlıları) ve Batı’da yapay şekilde üretildiğini savunan Avrasyacılar şeklinde konumlanmış durumda. Atlantikçi kanat diğerlerini “komplocu” olarak suçlamayı esas almış bulunmakta.

Aynı durum ülkemizde de televizyon, sosyal medya ve gazetelerde sürgit devam etmektedir. Atlantikçi kesimler Çinlilerin, bizlerin yemek alışkanlıklarıyla hiç bağdaşmayan, yarasa, yılan vb mahlûkatı yemelerini salgının Çin’de çıkmasına kanıt olarak ileri sürmektedirler.

Bu arada, binlerce yıldır Çin geleneksel mutfağında bu tür gıdaların yeniyor olmasına karşın salgının neden 2019 Ekim ayında patlak verdiği sorgulanmamaktadır. Çinlilerin bu tür gıdaları pişirerek yediklerini bildikleri halde ve virüsün 26-27 C sıcaklıkta yok olduğu açıklandığına göre nasıl hastalık oluştuğunu, Eğirdir Komando Okulu’nda eğitim gören askerlerimizin eğitim gereği uzun süreler kumanyasız bırakıldıkları gayrı meskun arazilerde yakaladıkları yılan vb hayvanatı pişirip yediği halde neden bugüne kadar hiçbir Koronavirüs salgınına rastlanmadığı da sorgulanmamaktadırlar.

Gerçekte aşağıdaki tabloda görüleceği gibi Koronavirüs geniş bir ailedir. [9] Bu ailedeki virüslerin belki birçoğu doğal mutasyonla oluşmuşlardır. Ancak COVID-19’un doğal mutasyonla meydana geldiği konusunda şüpheler uyandıran yayınlar ortaya dökülmeye başlamıştır.



ROCKEFELLER VAKFI’NIN KEHANETİ

Gelecek bilimci Peter Schwartz'ın, Rockefeller Vakfı'na bağlı olarak kurduğu Global Business Network (GBN) tarafından 2010 Mayıs’ında servis edilen "Teknoloji ve Uluslararası Kalkınmanın Geleceği için Senaryolar" başlıklı raporda dünyayı saracak virüs salgınından bahisle aynen günümüzde yaşanan olaylar birebir anlatılmakta, yine Çin vurgusu yapılmaktadır. (Rockefeller Vakfı'nın yayımlarının yer aldığı resmî sitesinde 25 Mayıs 2010 tarihinde "www.rockefellerfoundation.org/news/publications/scenarios-future-technology" bağlantısı üzerinden paylaşılmış ancak birkaç yıl boyunca erişime açık olarak kalan yayın sonradan bilinmeyen bir nedenle siteden kaldırılmış.) [10]

PASTÖR ENSTİTÜSܒNÜN PATENTİ VE ROBERT KOCH ENSTİTÜSܒNÜN RAPORU

Fransız Pastör Enstitüsü yapay olarak ürettiği "yeni bir tip SARS-CoV” için 2 Aralık 2004 tarihinde Avrupa Patent Bürosu’ndan (European Patent Office) EP 1694829B1 numarasıyla patent almıştır. [11] 2 Aralık 2004 tarihli Pastör Enstitüsü'ne ait bu patent 2010 ve 2017 yılında revize edilmiştir.

Sözcü gazetesinin haberine [12] göre, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Alman Meclisi'ne tam 8 yıl önce sunulan Robert Koch Enstitüsü ve çok sayıda bilim kurulunun hazırladığı raporda; "Mutasyona uğramış, yeni SARS-CoronaVirus, Güneydoğu Asya’daki bir hayvan pazarından çıkacak. Tüm dünyayı saracak. Ülke olarak hazırlıklı olmalıyız. Üç yıl sürecek. İki kez mutasyona uğrayacak. Aşısı üç yılda ancak bulunacak. Bir kez hastalanan, iyileşmiş olsa bile mutasyona uğramış yeni virüsten yine etkilenebilecek" şeklinde bir kehanet yer almaktadır. [13]

Bu kadar isabetli bir atış yapmak ancak "yeni tip SARS-CoV gibi bir virüsün üretiminden haberdar olmakla" mümkündür.

Diğer bir deyişle, Alman raporu, sentetik yeni tip SARS-Coronavirus üretildiğinden haberdardır.

Nature Medicine dergisinde yayınlanan 9 Kasım 2015 tarihli "A SARS-like cluster of circulating bat coronaviruses shows potential for human emergence" başlıklı makalede özetle "SARS-CoV ters genetik sistemi kullanılarak, fareye uyarlanmış SARS-CoV omurgasında SHC014 yarasa koronavirüs çivisini ifade eden bir kimerik (iki ayrı genin birleştirilmesiyle tek gen elde etmek) virüs üretildiği" açıklanmaktadır. [14]

Sonuç:

Bütün bu raporlarda ve yayınlarda ortak nokta virüs salgınının ağız birliği halinde sadece Çin'den yayılacağı belirtilmektedir.

Bizlerin haberi olmayan kim bilir daha kaç tane sentetik Koronavirüs üretimi yapılmıştır?

Dolayısıyla Dünya Sağlık Örgütü tarafından COVID-19 olarak tescil edilen virüsün, doğal mutasyonla değil, yapay üretildiği yönünde başka bilimsel yayınlar sanırım yakın zamanlarda daha fazla aydınlığa kavuşacaktır. Önümüzdeki dönemde özellikle Batılı ülkelerde ölümler artıp toplumsal tepkiler yükseldikçe, bu virüs salgını hakkında kimlerin ne kadar vahşi, melun ve menfur planlar yaptıkları ortaya dökülecektir.

Haluk Dural

Odatv.com


[1]: https://theintercept.com/2020/03/18/coronavirus-china-world-power/

[2]: https://medyascope.tv/2020/03/13/koronavirus-salgininda-yeni-ortbas-iddiasi-cindeki-ilk-vaka-17-kasimda-ortaya-cikti/

[3]: https://www.cnbc.com/2020/03/19/coronavirus-outbreak-trump-blames-china-for-virus-again.html

[4]: https://www.theguardian.com/world/2020/feb/02/chinas-reaction-to-the-coronavirus-outbreak-violates-human-rights

[5]: https://www.theguardian.com/world/2020/mar/18/italy-charges-more-than-40000-people-violating-lockdown-coronavirus

[6]: https://www.nytimes.com/2020/01/30/business/economy/wilbur-ross-coronavirus-jobs.html

[7]: https://www.voanews.com/science-health/coronavirus-outbreak/chinese-diplomat-accuses-us-spreading-coronavirus

: https://www.foreignaffairs.com/articles/china/2020-03-18/coronavirus-could-reshape-global-order

[9]: https://www.wikizeroo.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvQ29yb25hdmlyaWRhZQ

[10]: https://odatv4.com/rockefellerin-10-yil-once-koronavirusu-anlattigi-ortaya-cikti-23032035.html?fbclid=IwAR1k-zekSe1OJaJRjkRSpurfZqzT9QfYDQ4brF_7Iol0b8zfdfp34-bUyNQ

[11]: Patent No: EP 1694829 B1, NOVEL STRAIN OF SARS-ASSOCIATED CORONAVIRUS AND APPLICATIONS THEREOF )

[12]: https://www.sozcu.com.tr/2020/dunya/almanlarin-8-yillik-corona-virusu-raporu-ortaya-cikti-5700592/

[13]: Raporun aslı için bakınız, http://dipbt.bundestag.de/dip21/btd/17/120/1712051.pdf

[14]: https://www.nature.com/articles/nm.3985

Kaynak: OdaTV

Go to Top of Page

bozadi


9886 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/03/2020 :  12:49:55  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Makalenin ilk çeyreği civarında koyu ve kırmızı olarak işaretlediğim kısım, Rusya ve Çin'in (ve hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde Küba'nın) ortak insani değerlere yakışır tavrına işaret ediyor. Hiçbir devlet olmadığı gibi bu devletler de mükemmel değil tabi ki, ama bu tavırları onların arzu edilen evrensel pozitif değerler yönünde güçlü bir niyet ve çaba sahibi olduklarını gösteriyor bence. Buna sadece siyasi ve ben-merkezci bir strateji gözüyle bakılmasının anlamlı olmayacağını düşünüyorum.
Go to Top of Page

bozadi


9886 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/03/2020 :  14:01:33  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
29 Mart 2020

İtalyanlar AB bayraklarını yakıp Çin ve Rusya bayrağı asıyor

Yeni tip koronavirüs salgınından en fazla etkilenen ülke olan İtalya, Avrupa Birliği'nden beklediği desteği bulamadı. İtalyanlar, AB'ye tepki gösterirken, Çin ve Rusya'ya desteklerinden dolayı teşekkür etti.


Koronavirüsle mücadele eden İtalya’ya Çin, ve Vietnam tıbbi malzeme, Rusya hem tıbbi malzeme hem asker, Küba ise tıbbi malzeme ve doktor gönderdi. Avrupa Birliği ise İtalya’ya destek olmada yeterli olmadı.

Birliğe öfkelenen İtalyanlar, şehirdeki Avrupa Birliği bayraklarını indirip kendilerine bu kötü günlerde destek olan Rusya ve Çin’in bayraklarını asıyorlar. İşte sosyal medyaya yansıyan görüntülerden bazıları:















Kaynak: VeryansınTV

Go to Top of Page

bozadi


9886 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/03/2020 :  14:30:01  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
29 Mart 2020

Tuna Kiremitçi: İnsanlığın doğum sancılarını yaşıyoruz

'İnsanlığın Öldüğünü Duydum' albümünün ilk kısmını müzikseverlerle buluşturan Tuna Kiremitçi ile albümüne, müzik yaşamına, ülke ve dünya meseleleri üzerine düşüncelerine, koronavirüs salgınının sanatçılara etkisi üzerine konuştuk.


Yazarlıktan şairliğe, sinemadan müzisyenliğe kadar çok yönlü üreten sanatçılarımızdan Tuna Kiremiteçi, yeni albümünün ilk kısmını müzikseverlere sundu. İnsanlığın Öldüğünü Duydum albümünde Kiremitçi, kendine doğru bir yolculuğa çıkarırken aynı zamanda ülke ve dünya meselelerine dair de göndermelerde bulunuyor. Kiremitçi, bu albümünde yeni müzik tarzına da yer veriyor. Kiremitçi ile albümün çıkış fikrine, Rap tarzında söylediği İz Kalmadan şarkısının hikayesine, müzik yaşamına, koronavirüs salgının sanatçılara etkisine ve ülke ve dünya meselelerine ilişkin düşünceleri üzerine konuştuk.

'İnsanlığın Öldüğünü Duydum' ismi dahi albümün toplumsal meseleler içerdiğini belirtiyor. Böyle bir albüm yapma fikri nasıl oluştu, sizi harekete geçiren faktörler neler oldu?

İki düet albümünden sonra solo bir albüm yapmanın zamanı gelmişti. Bir kent ozanı albümü olmasını istedim. Yani gitarıyla yaşadığı hayattan, ülkeden, dünyadan dem vuran bir adamın şarkıları. Haliyle, bazı şarkılar değişik konularda oldu. Ortak noktaları, insanın yaşadığı çözümsüzlüklerle ilgili olmaları. Adı da bunu yansıtıyor. İnsanlığın öldüğünü çok sık duyuyoruz çünkü artık. Ama acaba gerçekten öyle mi? Ya insanlık daha hiç doğmadıysa? Böyle sorulardan doğan şarkılar.

'MÜZİKTE YENİLİKLERE AÇIĞIM'

Albümün ilk şarkısı İz Kalmadan'ın sözleri hem kendinizden hem de insanlığın yaşadığı sorunlara dair mesajlar veriyor. İz Kalmadan'ın özel bir hikayesi var mı?


Geçen yaz sevdiğim bir arkadaşıma tiroit kanseri teşhisi kondu. Atom tedavisi gördüğü için evinde karantinadaydı. Çocukluğu Çernobil’e rastlamış insanlarda bu kanser türü sık görülür. Sırf onu neşelendirmek için “Seninle gel eski kahramanların / Şimdi yaptığını yapıp dünyayı kurtaralım. / Süper güçse lazım olan ziyadesiyle var / Kanımızda radyasyon Çernobil’den yadigâr” dizelerini rap şeklinde kaydedip yolladım. Sonra başını ve sonunu da yazdım ve ortaya “İz Kalmadan” çıktı.

İz Kalmadan'da Rap tarzını görüyoruz. Neden böyle bir tercih yaptınız?

Dediğim gibi, başta amacım sadece hasta arkadaşımı biraz eğlendirmekti. Ama sonra hoşuma gitti ve “neden olmasın?” dedim. Neden Rap formları taşıyan bir şarkı yapmayayım? Müzikte yeniliklere açığım. Serde ozanlık da var. Bence her ozan potansiyel bir Rap sanatçısıdır, işi gücü sözcükler ve prozodi olduğu için. Aynı zamanda bu şekilde günümüz müziğine ve dünyasına da kendimce bir cevap vermek istedim.

Albümün diğer şarkılarının çıkış zamanı belli mi? Müzik tarzlarına ve sözlerine dair ipuçları paylaşabilir misiniz?
En başta yine üç şarkıdan oluşacak ikinci EP’yi Eylül’de yayınlamayı planlamıştık. Ama dünyanın hâlini görüyorsunuz. Sağlığımız ve şartlar izin verirse yapacağız inşallah. Onda da yine Rap müziğine göz kırpan bir şarkı olacak. Albüme adını veren şarkı. Diğerleri yine kent ozanı baladları olacaklar. 2021 başlarında paylaşmak istediğimiz üçüncü EP de aynı şekilde. Sonra hepsini toplayıp albümleştirmek niyetindeyiz.

'TEMELDE OZAN GELENEĞİNE BAĞLIYIM'

Müzisyenliğinizde sizi etkileyen, kendinize usta olarak kabul ettiğiniz sanatçılar var mı?

Tabii ki… Temelde ozan geleneğine bağlıyım. Bu da demek oluyor ki Fikret Kızılok, Bülent Ortaçgil, Hüsnü Arkan, Barış Manço, Cem Karaca, Neşet Ertaş ustalarım… Dünyaya bakarsak da Bob Dylan, Leonard Cohen, Serge Reggiani, Vladimir Visotski, Manu Chao, Carole King gibi isimler. Şair şarkıcılar yani hep. Hepsinden bir şeyler kapmışımdır.

Romandan şiire ve sinemaya kadar çok yönlü üreten bir sanatçı olarak, bu dönemde müzik dışında da projeler yapacak mısınız?

Artık müzik dışında bir şeyle ilgilenmek istemiyorum. Ama şarkılar yazmaya devam ederken bir taraftan da film ya da tiyatro müzikleri yapabilirim. Sonra ümit vadeden genç sanatçılara prodüktörlük yapmayı da seviyorum. Arada şiir ya da kısa bir öykü yazacak olursam da dergilerde yayınlanıyor. Ama hayatımın ekseninde sanırım hep müzik kalacak.

Gerek üretimlerinizde ve gerekse söylemlerinizde ülke ve dünya meselelerine de yer veriyorsunuz. Ülkemizin ve dünyamızın içinde bulunduğu dönemi nasıl yorumluyorsunuz?

İnsanlık şu an küresel bir kriz yaşıyor. Hem maddi hem manevi bir kriz. Salgınlara, mültecilerin acılarına, Yemen’de bombalanan ilkokul otobüslerine falan bakınca insanlığın öldüğünü düşünmek çok kolay. Herkes gibi ben de “Acaba insanlık öldü mü?” diye soruyorum kendime. Ama belki de insanlık henüz doğmadı. Gerçek insanlıkla daha tanışmadık. Bu yaşadıklarımız belki de onun doğum sancıları. Bu klasik siyaset formülleriyle çözülebilecek bir durum değil. Çok daha derin bir dönüşüm gerek. Belki de çoktan başladı.


Koronavirüs salgını tüm sanat etkinlikleri durdurdu. Bu durumun sanatçılara etkisi sizce nasıl olacak?

Nasıl olsun, ekmeğimizden olacağız! Şahsen bir selebriti ya da Rockstar değilim. Olmak gibi bir derdim de yok. Sonuçta müzik emekçisiyiz. İş yapmadan dayanabilme gücümüz bir yere kadar. Hayatın normale dönmesi çok uzun sürerse ne yaparız bilmem. Ama pes etmeyeceğimiz ve yeni yollar arayacağımız kesin. Gerçek sanat her zaman hayatta kalmanın bir yolunu bulmuştur.

'MÜZİSYEN SAHNEYE ÇIKMAK İSTER CEP TELEFONU KAMERASINA DEĞİL'

Sanatın ulaşım yolu salgınla birlikte büyük oranda internete evrildi. Bu yolu nasıl değerlendiriyorsunuz? İnternete özgü projeleriniz var mı?

Bunlar geçici bir süreliğine, moralleri yüksek tutmak için yapılan tatlı işler. Ben de yaptım bir-iki tane. Gerekirse yine yaparım ama ekonomik bir karşılığı yok. Sonuçta evine ekmek götüren insanlarız. Şarkı yapmamız, konser vermemiz, festivallere katılmamız gerekiyor. Gerçek şu ki internet işleri bunlara destek olabildiği ölçüde anlamlıdır. Yoksa er-geç bir yerde tıkanırlar. Duygusal olarak da her müzisyen sahneye çıkmak ister, cep telefonu kamerasına değil.

Ortaçağ'da Avrupa'da veba salgını, hümanizmin sahneye çıkışına, Rönesans'ın taşlarının döşenmesine etken olmuştu. Sizce koronavirüs döneminin de bu tür etkileri olabilir mi?

Bu harika bir soru ama cevaplaması da bir o kadar zor. Bilim adamı ya da falcı olmadığım için, net bir öngörüde bulunamıyorum. Ama sezgilerim, bunların gerçek insanlığın doğum sancıları olabileceğini söylüyor.


Albümünüzle ve salgınla ilgili dinleyicilerinize neler söylemek istersiniz?

Biz zor zamanlarda dayanışmayı bilen bir halkız. Bu özelliğimizi hatırlayalım. Bu sınavdan asaletimizi kaybetmeden, dünyaya örnek olarak çıkabiliriz. Albümümün çıkış tarihinin tam bu döneme denk düşmesinden dolayı ise hâlâ şaşkınım. Belki de insanlığa verilecek bir mesaj vardı ve beni de aşan bir güç bunun için bu albümü seçti. Bu düşünce aklıma gelmiyor değil.



Kaynak: Aydınlık

Go to Top of Page

bona fide


446 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/03/2020 :  19:45:17  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Abdullah çiftçi biyometrik çiple aşı uygulaması çalışmalarından bahsediyor
https://www.youtube.com/watch?v=-ofK5BiOXzY


singapurda mikro iğnelerle uygulacak korona aşı çalışmaları
https://asia.nikkei.com/Business/Startups/Coronavirus-vaccine-set-for-testing-says-startup-backed-by-Singapore-VC

bu da mikroiğne ile tedavi olan hastanın takip sistmini anlatan bi yazı
https://www.nature.com/articles/nnano.2016.38

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2211383518312437 Biyomedikal uygulamalar için mikroiğnelerin son gelişmeler: ilaç dağıtımı ve ötesi

bu arada klorokin içeriği -kinin- kınakına kabuğundan yabancı ismi farklı elde ediliyormuş ve şuuvepss tonikte kinin bulunduğunu duyan halkım stokları tüketolamiş marketler yok satıyor kendimde gördüm. rusyanın buldugu söylenen meflokin klorokinin etkisiz kaldığı ve yine sıtmaya sebep olan virüste kullanılıyormuş ve ikisi birlikte kullanılırsa oldukça tehlikeli hızla gelişen havale ve ölüm olabileceği yazmakta
http://www.drpozitif.com/diyet.aspx/Sitma-riskli-ulkelere-seyahat burda sayfanın altında sıtmada kullanılan ilaçlar irüsler çeşitli ve dirençleride farklı olduğu için seyahat edilen bölgelere göre farklı ilaçlar

https://www.klimik.org.tr/wp-content/uploads/2013/10/nt-s%C4%B1tma-prfilaksi-PowerPoint-Sunusu.pdf sıtma hakkında bilgi

evet nerden nereye geldim bende anlamadım valla soğukta gayri ihtiyari insanın burnu akıyor kitap kurken gözler kızarıyor ondan sora yoksa bendemi filan oluyorum nede olsa ben farklı ve özelim elim yıkamaktan keçeye döndü kendim şahsen bi subardağı ılık suya çay kaşığı ucunda karıştırdığım karbonat içiyorum boğazımda gıcık veya hani nezle grip olurken bi yeri sızlarya insanın elinin kenarı kolunun bi noktası bana haber verir vucutta bi noktada sızlama olur işte oyle anlarda -bu anları artık hergün yaşar gibiyim- karbonatlı su içiyorum. bide yatsı ezanından sonra hocanın duasına amin diyorum cümleleri güzel herkes adına yapılınca. nasıl dua edeceğimi şaşırdığımdan hocanın olumlama ritüelini vay be ritüel oldu onaylıyorum ses etkileyici neyse herkes nasıl korunduğumu merak ettiği için basın açıklamamı burdan yapim sevgiler

Go to Top of Page

bona fide


446 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 29/03/2020 :  20:04:02  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
evet bozadi inanılmaz ekonomi felaketi anlatılıyor paralarınızı bankalardan çekin altın alın gümüş alın kripto para ya donuşum için hazırlık ve tanıtım aşaması geçildi şimdi uygulama faslı falan fulan bu kaan sarı aydını eskiden beri takip ederim zebil gibi zengin olduğumdan külçe külçe altınlarımı şimdiden hazırladım
şaka bi yana bence faydalı bilgiler https://www.youtube.com/watch?v=8xWpScJlAf0l0 gerçi bu hamza ve saz arkadaşları delaket tellallarının başında geliyor kaan beyde finans şirketlerinde çalışmış iç yüzlerini biliyormuş gayri ihtiyari öküz altında buzağ arıyorum sonuçta yapılan tüm açıklamalar teoriler komploda olsa herkesi aynı amaca yönlendiriyor
Go to Top of Page
   Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,16 saniyede oluşturuldu.