Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Diğer
 Türkiye'den NATO'ya veto... (15.06.2020)
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar  Mesaj Sonraki Konu  

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/06/2020 :  20:25:46  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
15 Haziran 2020

Türkiye'den NATO'ya veto...

Türkiye'nin NATO'nun doğu Avrupa'da hayata geçirmek istediği yeni savunma projesine onay vermek için bazı koşullar öne sürdüğü öğrenildi.


Türkiye'nin NATO'nun doğu Avrupa'da hayata geçirmek istediği yeni savunma projesine onay vermek için bazı koşullar öne sürdüğü öğrenildi.

Deutsche Welle Türkçe'nin Alman haber ajansı dpa'dan aktardığı habere göre, ittifak üyesi Türkiye'nin kendi ulusal çıkarlarına güçlü bir destek karşılığında planı onaylamak istediği belirtildi. Türkiye'nin öne sürdüğü koşullar arasında Suriye'nin kuzeyindeki terör örgütü PKK’nın Suriye kolu PYD ve YPG'nin terör örgütü olarak sınıflandırılması olduğu ifade edildi. Ancak çok sayıda ittifak üyesinin bu talebe sıcak bakmadığı aktarıldı.

NATO merkezindeki gizli belgelere dayandırılan haberde, Türkiye'nin uygulanmasını engellediği 'graduated response plans' isimli savunma planı, NATO'nun Rusya'ya karşı aldığı caydırıcılık önlemlerinin temel unsurlarından birini oluşturuyor. Planda, kriz ya da saldırı durumlarında tehdit altında kalan ittifak üyelerinin nasıl destekleneceği ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Acil bir durum söz konusu olduğunda da NATO'nun "süper hızlı" müdahale birliklerinin harekete geçirilmesi öngörülüyor.

KIRIM KRİZİ SONRASI OLUŞTURULDU

Baltık ülkeleri ve Polonya'yı kapsayan bu yeni savunma planı, Rusya'nın Kırım'ı 2014 yılında ilhak etmesinin ardından 2015 yılında oluşturulmuş, geçen yılın Aralık ayında düzenlenen NATO Zirvesi'nde de planın hayata geçirilmesi kararlaştırılmıştı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de zirve sonunda yaptığı açıklamada planın desteklenmesi çağrısında bulunmuştu.

NATO'da kararlar oybirliği ile alınıyor. Türkiye'nin blokajı nedeniyle de plan hayata geçirilemiyor.

Konuyla ilgili olarak NATO merkezinden de bilgi almak istendiği, ancak NATO'dan bu konuda açıklama yapılmadığı belirtildi. NATO sözcüsünün gizlilik kararı nedeniyle bu konuda açıklama yapamayacağını söylediği aktarıldı. Ajans, Türk yetkililerin de 'doğası gereği ittifak için hassas ve mahrem konuların basın malzemesi olmamasına karşı oldukları' yanıtını verdiği belirtildi.


Kaynak: OdaTV

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/06/2020 :  20:45:37  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Şükür! AKP'de NATO'yu veto edecek yürek varmış demek ki. Ucuz bir şekilde geri adım atılmaz inşallah. NATO'nun PYD/YPG'yi terör örgütü olarak tanıması imkansız görünüyor; PYD/YPG/PKK'nın ABD-İsrail piyonluğu yapma hevesi ve ABD'nin apaçık, ısrarlı, yoğun yardımları düşünülürse...
Go to Top of Page

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 17/06/2020 :  14:08:44  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bu ümit verici gelişmenin yanında, olumsuz bazı gelişme işaretlerine dair bazı eleştiriler:
Go to Top of Page

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 17/06/2020 :  14:08:49  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
17 Haziran 2020

Aydınlık yazarı yanlışları tek tek sıraladı: AKP yangına körükle gidiyor

Aydınlık yazarı İsmet Özçelik, bugünkü köşesinde, "Güven zedeleniyor!" başlıklı dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.


Aydınlık yazarı İsmet Özçelik, bugünkü köşesinde, "Güven zedeleniyor!" başlıklı dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Şu an en büyük sorunun "güven" olduğunu ifade eden Özçelik, ancak AKP'nin yangına körükle gittiğini belirtti.

Kritik kurumlara Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarının atanmasını tek tek sıralayan Özçelik, bu durumun "güven" kaybına neden olduğunu ifade etti.

Özçelik ayrıca, "Birileri; Türkiye’yi de, Erdoğan’ı da; Yalnızlaştırma çabasında. Umarız Erdoğan durumun farkına varır. Kısa sürede tuzağı görür. Aksi halde gidişat iyi değil" diye de belirtti.

İsmet Özçelik'in yazısı şu şekilde:

"Şu anda en büyük sorun:

Güven.

Özellikle de iktidar için.

Ekonomide; diplomaside, …

Güven sorunu var.

Halkta da güvensizlik büyüyor.

Nedeni çok.

En çok da Ak Parti dikkatli olmalı.

Ama o yangına körükle gidiyor.

TÜRK TARİH KURUMU

Türk Tarih Kurumu (TTK).

Atatürk’ün çok önem verdiği kurum.

Vasiyetinde yeri var.

İş Bankasındaki CHP hisselerinin;

Yıllık gelirini TTK ve Türk Dil Kurumu'na (TDK) bıraktı.

Bu kurumun başına;

Prof. Dr. Ahmet Yaramış atandı.

Yaramış kim?

Atatürk’e eşkıya diyen;

İskilipli Atıf’ı öven kişi.

Aynı zamanda;

Ensar Vakfı yöneticisi.

Başka adam mı yok.

Kör göze parmak gibi.

MUSTAFA NECATİ EVİ

Ankara'da Mithatpaşa Caddesi’nde;

Mustafa Necati Evi var.

Mustafa Necati;

Atatürk’ün bakanlarından.

Cumhuriyet Devrimi'nin öncülerinden.

Eğitimin mimarlarından.

Karma eğitim, yeni alfabe,

Millet mektepleri, …

Onun çabalarıyla gerçekleşti.

Onun evi önce;

Kuru fasulyeci yapılmak istendi.

Tepki büyüyünce vazgeçildi.

Şimdi kapısına;

“Nuri Pakdil Edebiyat Müzesi” tabelası asıldı.

Nuri Pakdil kim?

Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı.

KAMU BANKALARI

Ciddi bir ekonomik krizden geçiyoruz.

Kamu bankaları çok önemli.

Kritik roller üstleniyor.

Böyle bir dönemde;

Çok iyi yönetilmesi lazım.

Ama tam tersi yapılıyor.

ATAMALAR

Kamu bankalarına;

Bankacılıktan anlayanlar değil;

Eş, dost atanıyor.

Abdulkadir Aksu, Şahap Kavcıoğlu,

Dilek Yüksel, Sadık Yakut, Veysi Kaynak,…

Hepsi eski Ak Parti milletvekili.

Şimdi banka yönetiyorlar.

Bir eksikleri vardı.

O da tamamlandı.

Güreşçi H. Yerlikaya da eklendi.

HALK GEÇİM, BEYLER İKİNCİ MAAŞ DERDİNDE

Başkaları da var.

Yüksek maaşlı bürokratlar…

Uzmanlık alanları değil;

Ama kamu bankalarında yönetici.

Halk geçim;

Bunlar da ikinci maaş derdinde.

Herkes su akarken;

Küpünü doldurma peşinde.

TÜRKİYE DE ERDOĞAN DA YALNIZLAŞTIRILIYOR?

Bunlar sadece birkaçı.

Hepsi “güven” sarsıyor.

Belli bir kesim, kendi çıkarı için;

Yanlışlara alkış tutuyor.

Bir kesim de bilerek;

“Reis”i yanlış yönlendiriyor.

Ayasofya tartışması;

Rusya ile gerilimi arttırma çabaları;

“Amerikasız olmaz” baskıları, …

Son günlerdeki somut örnekler.

Bütün bunların sonucu şu;

Birileri;

Türkiye’yi de, Erdoğan’ı da;

Yalnızlaştırma çabasında.

Umarız Erdoğan durumun farkına varır.

Kısa sürede tuzağı görür.

Aksi halde gidişat iyi değil.

Anketler ortada;

İş giderek zorlaşıyor."



Kaynak: OdaTV

Go to Top of Page

bozadi


10125 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 17/06/2020 :  14:15:48  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
15 Haziran 2020

Doğu Perinçek’ten Cumhurbaşkanı’na arz: 'Ayasofya’nın statüsü değişirse Türkiye ekonomi ve güvenlikte sorunlarla karşılaşır'

Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek, Ayasofya’nın camiye çevrilmesinin Türkiye’yi bölgemizde ve dünyada yalnızlaştıracağını, ülkemizi güvenlikte ve ekonomide ciddî sorunlarla karşı karşıya bırakacağını belirtti. Perinçek, konunun Cumhurbaşkanı'nı hedef alan bir komplo karakteri kazandığını söyledi.


CNN Türk canlı yayınında 14 Haziran 2020 Pazar günü Semiha Şahin'in konuğu olan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Türkiye'nin Ayasofya üzerinden yalnızlaştırılmak istendiğini kaydetti. Perinçek şunları belirtti:

TÜRKİYE’NİN DOSTLARINI KARŞI TARAFA İTER, DÜŞMANLARINA FIRSAT VERİR
Perinçek şunları belirtti:

“Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a çok açık bir komplo var. Ayasofya’nın statüsünün değiştirilmesi, nesnel olarak Türkiye’yi yalnızlaştırma planına hizmet eder. Türkiye şu anda yanında olan ülkeleri de karşıya iter, müttefik potansiyelini zayıflatır, Yunanistan'a ve Türkiye düşmanlarına yarar bu uygulama. Bu değişikliğin Türkiye’nin güvenliği açısından olumsuz sonuçları olur. Güvenlikteki bedeller, Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'tan Libya'ya, Suriye’nin kuzeyi ve Irak’ın kuzeyinden Filistin'e, Dağlık Karabağ'a ve Hürmüz Boğazına kadar uzanan coğrafyada ödenir.”

TURİZME AĞIR DARBE İNDİRİR
Ekonomi boyutunda, FETÖ mensuplarının Rus uçağını düşürmesi olayında yaşadığımız gibi ağır ekonomik kayıplarla karşılaşırız.

Bugün dış ödemeler açığımızı kapatma hesapları daha çok turizm üzerinden yapıyor. Ayasofya değişikliği ile bu hesaplar bozulur. Statünün değişmesi, Alman, Rus, Avrupalı, Çinli, İranlı turisti etkiler. Bütün dünyada insanları Türkiye'ye gelmekten vazgeçiren propagandalara fırsat verilir.Yalnız Ayasofya'ya değil, Antalya’ya gelen, Muğla’ya gelen, Kapodakya’ya gelen, Van’a gelen turist etkilenir. Rus uçağının düşmesinden sonraki olayda olduğu gibi başımızı iki elimizin arasına alırız ve ondan sonra sağa sola koşup özür dilemelere başlarız.”

DANIŞTAY’A GÜVEN MESAJI
Doğu Perinçek, Ayasofya'nın statüsünün değiştirilmesi talebine ilişkin karar verecek mahkeme olan Danıştay’ın yargı sorumluluğuna da dikkat çekti: “İdarî tasarrufların kamu yararına uygun olması ve ihtiyaca uygunluk ilkesine bağlı olması, İdare Hukukumuzun temel prensiplerindendir.“Danıştay'a güveniyoruz. Hukuka uygun bir karar vereceğine inanıyoruz. UNESCO'nun medeniyet mirası içinde olan Ayasofya'nın statüsünün değiştirilmesi, hem Türkiye hukukuna hem de uluslararası hukuka aykırı olur. Danıştay'ın Türkiye’nin önüne yeni sorunlar çıkaracak bir karar vereceğine inanıyoruz.”

İÇ CEPHEYİ BÖLMEK İÇİN YENİ ETKENLER ÜRETİLMESİN
Perinçek, Ayasofya'nın statüsünün değiştirilmesinin iç cephede de yeni ayrılıklar yaratacağını vurguladı. Hele bu Koronavirüs döneminde iç cepheyi bölmeyelim çağrısında bulundu.

“AYASOFYA ÜZERİNDEN HALKI KANDIRMA YARIŞI”
Vatan Partisi Genel Başkanı, Ayasofya konusunda din duygularını sömürerek halkı aldatmak isteyenlerin bulunduğunu belirtti: Bakıyoruz siyaset meydanında halkın dinsel duygularını sömürme yarışı var. İyi Parti ve CHP, bu konuda öne fırlama gayreti içinde. Saadet Partisi de herkesin önüne geçmeye çalışıyor. Devlet yönetme ciddiyetine davet ediyoruz. Özellikle AK Parti ve MHP'nin hükümet sorumlulukları nedeniyle din sömürüsü yarışına girmemesi beklenir.

AYASOFYA'YI BİLİNCİNDE FETHEDEMEMİŞ OLANLARIN EZİKLİĞİ
“Sanki Ayasofya bizim toprağımız değilmiş gibi davrananlar var. Istanbul'u bilincinde hâlâ fethedememiş olanlar var. İstanbul ve Ayasofya'nın Türk toprağı olduğunu ispat etmek gibi garip bir gayretin içinde olanlar var. Bu ezikliklere, Türkün gururuna yakışmayan bu hallere artık son verilmelidir.

Özgüvenli olalım. Egemenliğimizi kendimize ispatlamak durumunda değiliz. Egemenlik ve bağımsızlığımızı vatanımızın bütünlüğü, teröre karşı mücadele ve işsizlikten kurtulma konusunda kararlılık ve duyarlılıkla sağlamlaştırabiliriz.

İBADET İÇİN YETERLİ CAMİİ VAR
“Sayın Cumhurbaşkanımız da söyledi. AYASOFYA'NIN KARŞISINDA Sultan Ahmet Camisi var. Ayasofya’dan hemen yukarı çıkalım Beyazıt camisi var. O da çok büyük bir camiidir, ikinci Beyazıt’tan kalma. Aşağı doğru indiğimizde Nuruosmaniye Camisi var.”

Perinçek, Ayasofya’nın müze olarak kalması gerektiğini vurguladı: “Ayasofya zaten bizim ve aynı zamanda dünya medeniyeti açısından uluslararası bir kıymet. O, UNESCO’nun da ortak miras olarak kabul ettiği çok önemli bir kurum. O ortak mirasa saygılı olarak Türkiye saygınlığını artırır.” Perinçek ayrıca camiye dönüştürülmesi durumunda Ayasofya’nın içindeki mozaiklerin, resimlerin ve heykellerin durumunun ciddi bir sorun yaratacağını kaydetti.

Kaynak: Aydınlık

Go to Top of Page
   Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Celse veya diğer içerikleri farklı ortamlarda paylaşırken lütfen kaynak belirtiniz Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,23 saniyede oluşturuldu.