Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Diğer
 HDP PKK’yı aklamaya çalıştı (15.02.2021)
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar  Mesaj Sonraki Konu  

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/02/2021 :  09:45:27  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
15 Şubat 2021

HDP PKK’yı aklamaya çalıştı

PKK tarafından 13 silahsız vatandaşımızın katledilmesi de HDP'yi susturamadı. PKK'yı aklama çabasına giren HDP'liler, kalleşçe işlenen cinayetlerden Türkiye'yi sorumlu tuttular.


PKK ve HDP milletvekilleri sosyal medyadan yaptıkları açıklamalarda TSK'yı ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ı hedef aldı. HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, şöyle yazdı:

"Hakikatler bu kadar mı çarpıtılır? Bu esir askerlerimizin aileleri defalarca bizleri ziyarete geldiler, partilerle görüştüler. Biz barış dedikçe saldırdılar. Esir kampını Türkiye bombaladı ve öldükleri anlaşılınca durdular. Savaş tezkerelerine evet diyenler şimdi ağıt yakıyor."

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da, "PKK elindeki esir askerlerin yakınları 2.5 sene önce bana başvurmuştu. Sağ salim dönüşleri için yardım istemişlerdi. Bir barış ortamı olsa belki o insanlar hayatta olurdu. Barış, hayat için her şeyi yapardım ama devlet yetkilileri böyle bir şeyi hiç düşünmedi, adım atmadı" ifadelerini kullandı.

Halbuki şehit olan üç askerin ailesinin HDP önünde nöbet tutan Diyarbakır Anneleri'nden olduğu öğrenildi.

HDP'yle benzer suçlamalar PKK'nın resmi açıklamasında da yer aldı. PKK'nın açıklamasında "Yaşanan katliamın tek sorumlusu Hulusi Akar'dır" başlığı kullanıldı. Teröristler, 13 kişinin çatışma sırasında hayatını kaybettiğini savundu. Fakat şehitlerin adli tıp raporlarında infaz edildikleri ortaya çıktı.

CİNAYETLER PKK'YI KURTARAMAZ

Türkiye'de HDP dışındaki tüm siyasi partilerden katliama tepki geldi. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, yaptığı açıklamada "Cinayetler PKK’yı kurtaramaz. PKK’nın sonu gözüktü. 13 şehidimizin ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz" ifadelerini kullandı.

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin de açıklaması oldukça sertti. Bahçeli şunları söyledi:

"PKK/YPG demek insana ve insanlığa ait olan her değer ve emanetin imhası demektir. Hain örgüt tarafından kaçırılıp bir mağarada alıkonulan 13 sivil vatandaşımızın katledilmesiyle ilgili acı haber milli yüreklere ateş topu gibi düşmüştür. Nihayetinde söz hükmünü kaybetmiştir!

"Şehit olan hem kahraman askerlerimize de hem de aziz vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum. Başımız Sağolsun diyorum. Mağara katliamının PKK terör örgütü ve destekçilerinin hesaba çekilmesi için bir yol ağzı, bir karar ve kader anı olduğuna inanıyorum.

"Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, hiç kimse şablon ve bildik ezberlerin arkasına saklanamayacaktır. Masumların kafalarına kurşun sıkan hainleri kim aklamaya ve arkalamaya yelteniyorsa bilinsin ki cinayetlere taammüden iştirak etmiş demektir. Ve teröristtir. Herkes tarafını ve tercihini yapmalıdır: Ya hıyanet ya hidayet, ya melanet ya da millet."

ALİYEV'DEN TAZİYE

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de PKK tarafından şehit edilen 13 yurttaşımız için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a taziye mesajı gönderdi. Aliyev, "Aziz kardeşim" diye başladığı mesajında, şu ifadelere yer verdi:

"Hain terör eylemi sonucu 13 masum Türk vatandaşının acımasızca şehit edildiği haberi bizi derinden sarstı. Sivillere yönelik bu korkunç terör eyleminden son derece öfkeliyiz ve terörizmin tüm tezahürlerini şiddetle kınıyoruz."

İlham Aliyev mesajında Erdoğan'a, şehitlerin ailelerine, yakınlarına ve Türk halkına, kendisi ve Azerbaycan halkı adına taziye dileklerini iletti.

PKK'YA TEPKİLER ÇIĞ GİBİ

Türkiye'de her kademeden siyasetçi ve bürokrat PKK'yı kınayan mesajlar yayınladı. O mesajların bir bölümü şöyle:

TBMM Başkanı Mustafa Şentop: "Irak'ın Gara bölgesinde, melun terör örgütü tarafından infaz edilen 13 sivil vatandaşımızın naaşı bir mağarada bulundu. Vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Terör örgütüne ve onun tüm destekçilerine lanet olsun. Milletimizin başı sağolsun."

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay: "Hain terör örgütü tarafından kalleşçe şehit edilen sivil vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Terörün kökünü kazıyana kadar, sınırlarımız içinde ve dışında mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın: "Dünya sessiz. Bu sessizlik, utanç verici bir suç ortaklığıdır ama biz sessiz kalmayacağız."

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: "Murat Karayılan’ı yakalayıp bin parçaya bölmezsek bu Millet ve Şehitlerimiz yüzümüze tükürsün."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: "Gara bölgesinde hain terör örgütü tarafından kaçırılan ve alçakça şehit edilen masum vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, aileleri ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun."

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener: "PKK terör örgütü tarafından Gara'da şehit edilen 13 sivil vatandaşımıza Yüce Allah'tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Türk milletinin başı sağ olsun."

ŞEHİTLERİN KİMLİKLERİ AÇIKLANDI

Malatya Valisi Aydın Baruş, dün kameraların karşısına geçerek Gara'da şehit edilen 13 vatandaştan 10'una ait kimlik bilgilerini paylaştı. Baruş üç vatandaşın kimlik tespit çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Şehitlerden 6'sının asker, 2'sinin polis olduğunu belirtti.

İşte şehitlerimizin kimlikleri:

13 Ağustos'ta Diyarbakır Bingöl karayolunda Uzman Çavuş Hüseyin Sarı

28 Temmuz 2015'te Urfa İl Emniyette görevli polis memuru Sedat Yabalak

18 Eylül'de Tunceli Erzincan yolunda alıkopnulan Astsubay Çavuş Semih Özbey

2 Ekim 2015 tarihinde Ağrı'daki birliğine katılmak için yola çıkan er veTunceli Pülümür karayolunda alıkonulan Osmaniye nüfusuna kayıtlı tankçı er Adil Kabaklı

24 Temmuz 2016'da Lice'de alıkonulan Mardin nüfusuna kayıtlı İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Vedat Kaya

15 Ağustos 2015 tarihinde Diyarbakır karayolunda alıkonulan Jandarma Er Süleyman Sungur

21 Eylül 2016'da Hakkari'de alıkonulan Uzman Erbaş Mevlüt Kahveci

2 Ekim 2015'te Tunceli'de alıkonulan topçu er Müslim Altıntaş

Adıyaman nüfusuna kayıtlı Aydın Köse ayrıca Samsun nüfusuna kayıtlı Muhammet Salih Kanca

ÖCALAN'IN YAKALANIŞININ 22. YILI

Terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'ın siyasi sığınma hayalleriyle ülke ülke dolaşmasının ardından Hollanda'ya gitmek üzere geldiği Kenya'nın başkenti Nairobi'deki havaalanında Türk güvenlik güçlerince yakalanarak 15 Şubat 1999'da Türkiye'ye getirilmesinin üzerinden 22 yıl geçti.

Suriye'de rahatı bozulan Öcalan'ın ilk durağı beraberinde PKK'nın sözde Yunanistan temsilcisi "Rozalin" kod adlı Ayfer Kaya ile Yunanistan oldu. Yunanistan'da beklediği ilgiyi göremeyen Öcalan, iltica talebi de kabul edilmeyince Rusya'ya geçti.

Rusya'dan da iltica talebinde bulunan Öcalan'ın bu talebi Rusya Parlamentosu'nun alt kanadı Duma'da kabul edilse de nihai karar çıkmaması dolayısıyla Öcalan bu ülkede de barınamadı.

Yunanistan ve Rusya'dan umduğunu bulamayan teröristbaşı Öcalan, bu defa da 12 Kasım 1998'de İtalya'ya geçerek iltica talebinde bulundu. Sahte pasaport kullandığı iddiasıyla tutuklanan Öcalan, daha sonra serbest bırakıldı. Öcalan'ın burada bir villaya yerleştirilmesi ve iade edilmemesi üzerine Türkiye'de İtalya'ya karşı tepkiler arttı. Bir boykot kampanyasına dönüşen tepki dolayısıyla çok sayıda vatandaş, Ankara'daki büyükelçilik önüne gelerek İtalya'nın tutumunu protesto etti.

İtalya'da da barınamayan Öcalan'a 16 Ocak 1999'da tekrar gittiği Rusya, 10 gün süre tanıdı. 29 Ocak 1999'da özel uçakla tekrar Yunanistan'a geçen Öcalan, 31 Ocak'ta Hollanda ve Belarus'a gitmek istese de bu ülkelerden iniş izni alamadı. Yunanistan'a dönen Öcalan'ın Belarus'a gitmek için ikinci çabası da sonuçsuz kaldı.

Bu süre içinde Atina'da kalan Öcalan, 2 Şubat'ta Yunanistan'dan ayrılarak geldiği Kenya'da Yunanistan Büyükelçiliği rezidansına götürüldü.

Öcalan'ın, Kenya'dan Hollanda'ya gitmek istediğine ilişkin istihbaratın ardından MİT harekete geçti. Bu doğrultuda iş insanı Cavit Çağlar'ın uçağı kiralandı ancak Çağlar'a operasyona ilişkin bilgi verilmedi.

Yunanistan'ın Öcalan için ayarladığı uçağa benzemesi amacıyla boyanarak kuyruk işareti konulan uçak, hazırlıkların ardından Türkiye'den ayrıldı. Pilotlara Mısır'a gideceği yönünde bilgi verilen uçakta 2 pilot haricinde MİT personeli bulunuyordu. Türkmenistan uçağı şeklinde işlemleri yapılan uçaktaki yolcu bilgilerinde ise "muz tüccarları" ifadesi kullanıldı.

Aynı tip ve aynı renk uçağın Hollanda'dan Kenya'ya gidecek olması sebebiyle kiralanan uçak için Mısır ve Uganda'ya gideceği şeklinde rota çizildi. Uçak, muz tüccarı gibi davranan yolcularıyla 10 gün Uganda'da bekledi.

Hollanda'dan Öcalan'ı almak için gelen uçak henüz havadayken operasyona giden Türk uçağı Kenya'ya indi.

"Lazaros Mavros" adına düzenlenmiş Kıbrıs Rum Kesimi pasaportu taşıyan Öcalan, kendisini almak üzere Hollanda'dan gelecek uçağa binmek üzere bir süredir kaldığı Kenya'daki Yunanistan Büyükelçiliğinden korumalarıyla ayrıldı. Yol güzergahında görev yapan Kenya polisinin, Öcalan'ın bulunduğu aracın geçmesinin ardından yolu keserek diğer araçları başka yola yönlendirmesi, operasyon ekibine zaman kazandırdı.

Nairobi Havalimanı'na geldiğinde bineceği uçağı Hollanda'dan kendisi için gönderilen uçak zanneden Öcalan, kapısının açılmasıyla Türkiye'ye gitmek üzere uçağa ilk adımı atmış oldu.

Öcalan'ın uçağa alınmasının ardından kısa süre sonra Türkiye'ye hareket edildi. Öcalan'ı getiren konvoy ise havalimanına ancak uçak kalktıktan sonra giriş yapabildi.

Teröristbaşı uçağa alınmasının ardından kelepçelendi ve gözleri bağlandı. Uçağın havalanmasının ardından gözleri açılan Öcalan'ın ilk duyduğu söz, "Abdullah Öcalan memlekete hoş geldin." oldu.

Türkiye'ye yönelen uçağın hedefinde Bandırma'daki askeri üs vardı. Sis nedeniyle iniş yapamayan uçak sisin dağılması için beklerken yakıt ikmali yapılması gerekliliği doğdu. Bu nedenle uçak, Atatürk Havalimanı'na inerek burada kapılarını açmadan yakıt ikmali yaptı ve daha sonra sis dağılınca tekrar Bandırma'daki üsse doğru hareket etti. Öcalan'ın Suriye'den sınır dışı edilmesiyle başlayan kaçış yolculuğu sona ermiş oldu.



Kaynak: Aydınlık

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/02/2021 :  10:38:41  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Kürtler, Devlet ve PKK arasında siyasi, diplomatik bir diyalog zemini oluşturma pozisyonu var HDP'nin veya belki vardı. Denklemin Kürtler ve Devlet kısmında ağır, çözülemeyecek bir sorun olduğunu sanmıyorum. Türkiye Kürtlerinin ezici çoğunluğunun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak huzur ve güven içinde yaşama ihtiyacından başka bir dertleri olduğunu sanmıyorum. PKK'nın derdi ise bu değil belli ki. PKK çok uzun zamandır ABD'nin Türkiye'yi istikrarsızlaştırma, zayıflatma (kolay kullanılabilir hale getirme) amaçları doğrultusunda bir sopa olarak kullanılıyor.

ABD-İsrail'in bir eli TSK'nın, bir eli PKK'nın içindeydi uzun zamandır. Çok şükür AKP'nin ABD dayatmalarına ve tehditlerine direnç gösteren, karşı koyan pozisyonu güçlendiğinden beri, devletimiz ve ordumuz üzerindeki ABD-İsrail kontrolü giderek azaldı son yıllarda. Böylece PKK'ya karşı yürütülen operasyonların kısırlığı veya sahteliği de giderek azaldı, gerçekliği, etkinliği arttı. Bu sayede PKK giderek güç kaybediyor. Tıpkı son dönemde özellikle Rusya'nın Suriye'ye müdahalesinden beri ABD-İsrail örtülü güdümündeki cihatçı terör örgütlerinin de ciddi ölçüde güç kaybetmeleri gibi.

PKK'nın Türkiye'yi tehdit etme gücünün azalmaya devam etmesiyle birlikte, HDP'yi kontrol etme gücü de azalacaktır.

Türkiye'de ve bölgede ABD-İsrail faşizmi karşıtı dayanışma güçlendikçe, PKK terörü de, cihatçı terör de giderek kontrol altına alınacaktır.

Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/02/2021 :  10:42:54  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
15 Şubat 2021

HDP’den ailelere tehdit

Diyarbakır'da ailelerin HDP önündeki evlat nöbeti giderek büyüyor. Kepenk kapatmak zorunda kalan HDP şimdi de aileleri tehdide başladı. Tanıdıklar aracılığıyla ailelere tehdit mesajı gönderen HDP'liler,'Eylemi bırakın yoksa infaz listesine alırız' dedi.





PKK’ya karşı sınır içi ve sınır ötesinde topyekûn mücadele devam ediyor. Çocukları dağa kaçırılan ailelerin HDP binaları önünde yaptıkları eylemler de giderek yayılıyor. Diyarbakır, İzmir, Almanya ve Şırnak’tan sonra Hakkari’de evlat nöbeti başlamıştı. Bu eyleme PKK/HDP ölüm tehdidiyle yanıt verdi. Eylemi organize edenlerinden biri olan Sıddık Çifçi, tanıdıklarla gönderilen mesajlarla tehdit edildi. Konuyla ilgili Aysel Bozkurt’la görüştük. O da Hakkari HDP il binası önündeki eylemin katılımcılarından biri…

'SÖYLEYİN ONA KALEMİ KIRILDI'

İhtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere Kızılay’ın kendilerine yardım kolileri verdiğini söyleyen Aysel Bozkurt, Yüksekova’ya dağıtım için Sıddık Çifçi ile gittiklerini ifade ederek orada yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Sıddık Çifçi hem Şemdinli hem de Yüksekova’da bütün ailelerle görüşen konuşan, HDP önündeki eylemimizi organize edenlerden biri. Elimizdeki kolileri emaneten bırakmak için bir dükkâna girdik, kabul etmedi. Yemek yemek için lokantaya gittik, satış yaptığı halde satmıyoruz dediler. Sıddık Çifçi’nin Yüksekova’daki tanıdıklarına PKK/HDP’liler sözlü tehdit mesajları bırakmışlar. Hakkâri’de HDP önündeki eylemi sonlandırmamızı istiyorlar.

"Gönderilen mesaj 'Eylemi organize eden Sıddık Çifçi’dir, söyleyin ona kalemi kırılmıştır.' Şemdinli’de de bir arkadaşımız 'Sıddık, geceleri dışarı çıkma, duyduğuma göre PKK seni infaz listesine almış' diye yüzüne söyledi. İkimiz de infaz listesindeyiz. Pazartesi Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek HDP hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Burnumuz kanarsa sorumlusu HDP’dir. Çünkü her taraftan ölüm tehdidi alıyoruz. Pes etmeyeceğiz, bize bir şey olursa kamuoyu bilsin ki sorumlusu PKK/HDP’dir."

'HA BUGÜN HA YARIN SIDDIK’I TEMİZLERİM'

Aydınlık, tehdit edilen Sıddık Çiftçi’ye telefonla ulaştı. Kardeşini PKK’nın elinden kurtarmak için uğraşan Çiftçi, sorularımızı yanıtladı:

Aysel Bozkurt bir Yüksekova olayı anlattı. Orada size nasıl tehdit geldi?

"Biz Yüksekova’ya geldik. Bizim arkadaşlar vardı. Eylem için yardım topluyordum. Elimde poşetimiz vardı, Kızılay yardım için vermişti. Kimse dükkana almadı, bizi bırakmadı. Benim samimi bir arkadaşım var, berberdir. 'Sıddık çok bireyci oldu bu eylem için. Bu hareketi bir daha yapmasın. Ha bugün ha yarın Sıddık’ı temizlerim. O bitti gitti. Bir misafirim var ona söylemiştir: Millet herkes seni söylüyor. Hepsinin nedeni Sıddık’tır. Birinci hedeftir' dedi. Herkes kendi bir şeyler katıyor. O kadar kızmıştır, nefret yapıyor! En samimi arkadaşım selam vermiyor. Alışveriş yaptım, namaza gittim yüz vermiyor. Kaç kişi aradı, bana 'O hareket sana yakışmaz' dedi. 'Sen neyin peşindesin? Herkes karşı davaya gidiyor!' diye kızıyorlar. Ben de diyorum ki, 'Ben yaparım, kardeşim için yaparım. Benim canım yanıyor. Benim anam kardeşim yüzünden vefat etti. Gece gündüz ağladı öldü. Benim bacım her gün ağladı, ağlaya ağlaya o da gitti. Bir de kardeşim gitti, bizden üç can gitti! Kimse bu acıyı bilmiyor' diyorum. Bunlar ben bilmem diyor… Ben zaten korkmuyorum. Benim şahidim Aysel’dir. Onun önünde söyledi. Aysel’e dedi ki 'Niye herkes Kürt genci diye bunların peşinden gidiyor? Şemdinli’de uzman öldürüldü, unutmasın.' Bizim memleket Şemdinli Altısu, en yoğun terör noktasıdır. Bizim memleket terörde son noktadır. Bize yapmayın diyorlar. Siz ne yapıyorsunuz? Adam bir kişi, İzmir’de eylem yapıyor. Burası bizim memleketimizdir, yapacaksın bu eylemi' diyor."

Bu tehditler geri adım attırır mı sana?

"Valla her kim ne derse desin, ne söylerse söylesin ben vazgeçmem. Tek başıma da olsa yaparım. Kardeşimi alana kadar yaparım. Kardeşim engelli bir çocuktur. Bunlar zulüm için gidiyor, kardeşimin peşini bırakmam, yaparım ben. Biraz daha can güvenliğim olsun, biraz yardım olsun. Bellidir, ha bugün ha yarın gelecekler. Ben bu eylemden vazgeçmem."


Kaynak: Aydınlık

Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/02/2021 :  10:43:48  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
15 Şubat 2021

Iraklı yetkililer: PKK’ya yardım yok

Gara Dağı'na yapılan operasyonun ardından bazı yayın organları, Haşdi Şabi güçlerinin PKK'ya destek amacıyla Sincar'a kaydırıldığını iddia etti. Aydınlık'a bilgi veren kaynaklar PKK'ya herhangi bir yardımın söz konusu olamayacağını söyledi.


TSK'nın Gara Dağı'na yönelik operasyonunun ardından Türkiye'de bazı yayın organları, Haşdi Şabi güçlerinin PKK'ya destek amacıyla Sincar'a kaydırıldığını iddia etti. Aydınlık'a konuyla ilgili bilgi veren Iraklı bir yerel kaynak, Sincar merkezde PKK'lıların bulunmadığını, Haşdi Şabi ile Irak Ordusu'nun koordinasyon içinde olduğunu ve PKK'ya herhangi bir yardımın söz konusu olamayacağını söyledi. Yerel kaynak şu bilgileri paylaştı:

"Haşdi Şabi, Seyyid-i Şüheda Tugayı'nı Sincar'a kaydırdı. Bunlar Haşdi Şabi'nin 14. Tugayı olarak bilinen özel eğitimli birlikler. Irak Genel Operasyon Odası'nın hareket emriyle buraya gönderildiler. Sincar merkezde Irak Ordusu ile birlikte görev yapıyorlar. PKK'ya yardım için bölgede bulunmuyorlar. Sincar'ın merkezinde PKK hiç olmamıştır, şuanda da bir tane bile PKK'lı yoktur. Onlar esas olarak dağlardadır. Haşdi Şabi PKK ile asla birleşmedi, birleşmeyecektir. Daha önce PKK ile Haşdi Şabi arasında pek çok kez çatışma yaşandı. Bunlar Sincar'ın dağlarından geçen PKK'lılardı. Onlara sadece Haşdi Şabi değil, diğer gruplar da saldırır.

"Şu an bir tümen Haşdi Şabi gücü ile Irak Merkezi Hükümeti'ne bağlı birlikler buradaki sivil halkın güvenliğini sağlıyor. Bir de YBŞ ve Ezidi güçler var bölgede. Başka herhangi bir ülkenin, bir dış kuvvetin Sincar'a girmesi istenmiyor. Buna Barzani de dahil. Sincar halkı bölgeye Barzani yönetiminin gelmesine karşı. Irak Merkezi Hükümeti'nin gelmesini istiyorlar. Peşmerge'nin de Sincar'a dönebilecek bir gücü yok. Fakat siyasetçiler, Amerika'nın baskısıyla Sincar'ın Barzani'ye bağlı olmasını zorluyorlar."

Iraklı yerel kaynak, daha önce Sincar'da kurulan Amerikan üssünün de boşaltıldığı bilgisini paylaştı. Amerika'nın Barzani'ye desteğinin sürdüğünü bildiren kaynak, Haşdi Şabi ile Irak Ordusu'nun koordinasyon içinde olduğunu bildirdi.



Kaynak: Aydınlık

Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


994 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/02/2021 :  11:33:22  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
PKK ve muadillerinin ne kadar zor durumda kaldığı belli oluyor. ABD başta olmak üzere bölgede tüm hain planları olanların oyunu inşallah yine bozulacak. Ülkemizin ve ordumuzun istikrarı takdir edilesi. Sonra sırada Orta Asya karışıklığı ve Arap coğrafyası var.
Go to Top of Page

fidelista


545 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/02/2021 :  08:07:40  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bu HDP'nin de yol ayrımıdır

Frantz Fanon (1925-1961)…
Fransız kolonisi Karayip Adası Martinik'te doğdu.
Fransa'da öğrenim gördü.
Psikiyatr olarak gittiği Cezayir'de kurtuluş savaşının aktivisti ve ideologu
oldu. Hayatının sonuna kadar ‘El Mücahit'te makaleler azdı.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra sömürgecilik karşıtı ulusal kurtuluş mücadelelerinin
zafer çağında yaşadı Fanon.
Onun için sömürgeciliğin psikolojisini inceleyen ilk kuramcılardan diyebiliriz…
Ölümünden birkaç gün sonra yayımlanan “Yeryüzünün Lanetlileri” kitabı 20. yüzyılın
en etkili eserlerinden oldu. Dünyada anti-emperyalist hareketin rehberlerinden
biriydi kitap; Ali Şeriati'den Che Guevara'ya kadar devrimci önderleri etkiledi…
Fanon'un ayırt edici özelliği, şiddet üzerine düşünceleri idi. Radikal ve ödünsüz şiddet
eylemini meşrulaştıran ve öven teorisyen olarak tanındı.
Hannah Arendt'tan Barbara Deming'a kadar şiddet karşıtları Fanon'u eleştirdi:
– “Şiddet, politikayı felç etmez mi?”
-“Kin dolu intikam isteği üzerine bir fikir, bir siyaset inşa etmek, bizi nereye götürür?”
Sadece şiddet değil…
Marksistler de Fanon'u, sömürgeden kurtuluş imkânını, tarihsel-iktisadi-toplumsal
bağlamından koparıp sınıf bilincini/kapitalizmi atlayarak salt “kimlik meselesiyle”
bağlamından koparıp sınıf bilincini/kapitalizmi atlayarak salt kimlik meselesiyle
sınırlamasını eleştirdi…
Yani kabaca Fanon, etnisiteye sarılıp şiddet uygulayarak insanı dönüştürerek
“kurtuluşun” mümkün olduğunu savundu.
Gelelim Fanon'un bizi ilgilendiren yönüne:
PKK'NIN YOL AYRIMI
1970'ler…
PKK, Marksist-Leninist-Maocu bir örgüt olarak kuruldu.
O yıllar Fanon'un dünyada unutulduğu dönemdi. İlk dönem PKK
yayınlarında Fanon adı hiç geçmez. Bu dönem Marksist-Leninist klasik
eserler, örgütün ideolojik çerçevesini belirleyen tek referans kaynağıydı.
1990'lar…
Sovyetler Birliği dağıldı.
Neoliberalist küreselcilik dünyaya hâkim oldu.
PKK adını, bayrağını, ideolojisini değiştirdi. Dünya Bankası, Uluslararası Para
Fonu (IMF), Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) gibi uluslararası “yenisömürgeci” kurumların yarattığı yeni dünya düzeni ile uzlaştı; bunların ideolojik
hegemonyasına boyun eğdi.
Düşmanları ortaktı; ulus devletleri parçalamak!
Neoliberalizmin, etnisite ve inanç ekseninde kültürel farklılıklara vurgu yaparak
yarattığı, mikro milliyetçi kimlik siyaseti bu “gizli savaşın” ana ögesi oldu. Ulus
devletleri bölmek için “biz ve öteki” kavramı moda yapıldı.
Zygmunt Bauman'ın dediği gibi, “kimliklere bağlı siyaset gürültü ve öfke dolu” idi.
(Türkiye'deki bugün süren sert kamplaşmanın sebebi de budur Neyse bu ayrı yazı
(Türkiye deki bugün süren sert kamplaşmanın sebebi de budur. Neyse, bu ayrı yazı
konusu.)
Sınıf çelişkisini artık ağzına almayan PKK, Fanon ile tanıştı! Bunu sağlayan İskilipli
Sarı Hoca/ İsmail Beşikçi oldu. “Devletlerarası Sömürge Kürdistan” kitabını 1991'de
yayınladı. Ve, “Kürtlerin Fanon'u” olarak anılmaya başlandı.
Ardından… Başta Mehmet Can Yüce gibi PKK ideologları Özgür Halk dergisinde
Fanon'a göndermelerde bulunmaya başladı.
Neoliberalizmin şiddete dayalı kimlikçi politikaları Fanon'u diriltti. Güya,
sömürülerek insanlıktan çıkan Kürt, şiddet yoluyla benliğine kavuşup özgürleşerek
kendini yeniden yaratacaktı! 1990'larda Öcalan'ın dilinde sadece bu “argüman” vardı.
O yıllar Cizre vd. ayaklanmalar organize ettiler.
Gelelim bugüne…
HDP'NİN YOL AYRIMI
Bu yazının konusu teorik Fanon tartışması yapmak değil.
Gelmek istediğim yer şurası:
Fanon'un yeni insanı yaratmaya ve şiddete yüklediği “mesiyanik” anlamların sonu
geldi.Çünkü, onun yıldızını 1990'larda tekrar parlatan neoliberalizm yolun sonuna
geldi. Neoliberalizm ulus devletleri yıkamadığı gibi onların siyaseten güçlenmesini
sağladı. Bugün dünyada ulus devletleri savunanlar iktidara gelmeye başladı.
Son otuz yılda… Arkasına neoliberal yeni-sömürgecileri alan PKK, küreselleşme
rüzgârına rağmen başarıya ulaşamazken, bugün hâlâ zafer kazanacağını mı
sanıyor? PKK kaybettiğini görmek istemiyor.
Şiddeti benimseyen kimlikçi hareketlerin artık “yeni bir yol” arayışına girmesi
gerekmiyor mu? Baksanıza:
Ortada artık ideoloji/dava filan da yok; her on-yirmi yılda politik çizgi değişiyor.
Y t ğ h f i d d “k d ” ü dü k!
Yaptığı her seferinde sadece “kan davasını” sürdürmek!
Kürt kardeşlerimiz ya da HDP severler terörde ısrarın Türkiye'deki barış-demokrasiözgürlük mücadelesini sekteye uğrattığını görmüyor mu?
Çok kutuplu yeni bir dünya düzeni kuruluyor bugün. Ve, ABD'nin başını çektiği grup
PKK'yı maşa olarak kullanmayı sürdürmek istiyor…
Ayrım budur:
Ya kimlikçi şiddete/teröre sarılıp -kişiliği asıl yok eden- emperyalizmin
kuyruğuna takılmayı/efendi köle ilişkisini sürdüreceksin…
Ya da tam bağımsız Türkiye şiarıyla kimseyi ayrıştırmadan ülkenin insanıyla
kucaklaşacaksın…
Soner Yalçın Sözcü


****************************

GARA da ne oldu?

Gara’da ne oldu?
16 Şubat 2021 Yazarlar Yılmaz Özdil
E-posta yağıyor.
Hep aynı soru…
Gara'da ne oldu?
#9733;
Gara'da ne olduğunu elbette saniye saniye biliyorum ama, haddimi de biliyorum,
konunun uzmanları varken anlatmak bize düşmez.
O yüzden bence bu soruyu akiller heyetine sormanız lazım.
#9733;
Rifat Hisarcıklıoğlu'na sorun mesela, Can Paker'e Abdurrahman Dilipak'a Doğu Ergil'e
Murat Belge'ye Hülya Koçyiğit'e sorun.
Kanaat önderlerini toplayın Dolmabahçe Sarayı'na…
Polat Alemdar'a Nihat Doğan'a Yavuz Bingöl'e sorun.
Kiboş'a sorun, daha önce öyle yapmıştınız, Kırkpınar cazgırı Pele Mehmet'e, Ahırkapı
Roman Orkestrası'na sorun, “sen adamın kralısın, kasım kasım kasımpaşalısın” diye
şarkı söyleyen Balık Ayhan'a sorun.
Soracak adam mı kalmadı memlekette?
Recep İvedik'e sormuştunuz, gene öyle yapın.
#9733;
#9733;
“Barış güvercini” gibi davrandığınız Şivan Perver'e sorun, onur konuğu olarak davet
ettiğiniz, Türkiye seninle gurur duyuyor diye tezahürat yaptığınız, Ankara'ya bayrak
diktirdiğiniz Barzani'ye sorun.
“Abdullah Öcalan'ı takdirle karşılıyorum” diyen, sonra gidip Akp'den milletvekili aday
adayı olan vali vardı, hatırlarsınız, ona sorun.
TC'yi kaldıran valilerden daha iyi kim bilebilir, onlara sorun.
#9733;
Haberci arıyorsanız, Osman Öcalan'ı ekrana çıkaran Trt'ye sorun.
“İstediğimiz gibi konuşursa Murat Karayılan'ı da televizyona çıkarırız” diyen Mahir
Ünal'a sorun.
#9733;
Kaldı ki zaten Murat Karayılan'ı televizyona çıkarmışlardı…
#9733;
Açılım kepazeliğinin revaçta olduğu günlerdi.
Murat Karayılan, Kandil'de basın toplantısı düzenledi.
Sayın basınımız sevinçle, koştura koştura gitti, bazı yalaka köşe yazarlarımız, aman
geç kalmayayım diye iki gün önceden gitti.
Sayın basınımızı kalaşnikoflarla karşıladılar, Apo posterleriyle, Pkk bayraklarıyla
donatılmış sofralara oturttular, pilav üstü tavuk yedirdiler, muz ikram ettiler.
Yemekten sonra hepsini sıraya dizdiler, donlarına kadar arama yaptılar, kamyonet
kasalarına bindirip, dağa çıkardılar.
Sayın basınımızdan 160 gazeteci vardı, hepsini çadıra soktular, Murat Karayılan geldi,
Apo posteriyle Pkk bayrağının önüne oturdu, konuşma yapacağı masada 34 ayrı
televizyon kanalının mikrofonu vardı, Anadolu Ajansı bile oradaydı, devletin resmi
haber ajansı canlı yayın için Kandil'e gönderilmişti, tarihte ilk'ti.
Murat Karayılan anlattı, sayın basınımız ertesi gün “bravo, şahane, yaşasın” türünden
manşetler attı, 50 bin insanımızın ölümünden sorumlu olan terör örgütü “sivil toplum
örgütü” gibi gösterildi, güzellemeler yapıldı.
Sayın basınımızın mensupları, Kandil'den canlı yayınlar yaptılar.
Kuyruğa girdiler, sünnet çocukları gibi, sırayla, Murat Karayılan'ın yanına oturdular,
sırıta sırıta poz verdiler.
Karayılan'ın “saygılı, kültürlü, bilimsel konuşan, güleryüzlü bir insan” olduğunu
yazdılar, tonton, babacan biriymiş gibi tanıttılar.
Ana haber bültenlerinde ballandıra ballandıra yayınladılar, ekrana bi tek mekap'la
çıkmadıkları kalmıştı, gazetelerde tam sayfa verildi.
#9733;
İlla soracak gazeteci arıyorsanız, bu arkadaşlara sorun.
#9733;
Pkk'yla Oslo'da masaya oturanlara sorun.
Pkk'yı tanık Tsk'yı sanık yapanlara sorun.
Tarihin en kanlı teröristi hakkında “oruç tutardı, camiye giderdi, namazında niyazında
masum bir çocuktu” diyenlere sorun.
#9733;
Hükümeti eleştirdiler diye şehit aileleri hakkında suç duyurusunda bulunanlara, şehit
babasını hapse mahkum edenlere sorun.
Güya analar ağlamasın derken, şehit anasını “sanık” yapanlara sorun.
Gazilerimizin protez bacaklarına haciz gönderenlere sorun.
#9733;
Chp yıllardır haykırırken, kaçırılan asker ve polislerimizin ailelerine destek olurken,
görmezden gelinen ailelerin sesini duyurmak için Tbmm'de basın toplantısı
düzenlerken, Chp İzmir milletvekili Murat Bakan tek başına altı defa soru önergesi
verirken…
“Kandil'le direkt görüşülmesini arzuluyorum” diyen, “görüşmeler aracı ülkelerle
yapılıyordu, aracıları aradan çıkardık, artık Ak parti kendisi görüşüyor” diyen, “sayın
Öcalan demeyi, posterini taşımayı, Pkk bayrağı açmayı suç olmaktan biz çıkardık”
diyen, “Pkk seçime girsin ve seçilsin” diyen, “Öcalan şanstır” diyen, “Öcalan kadar ilkeli
olun” diyen, “Öcalan Türkiye'nin önünü açıyor” diyen Akp milletvekillerine, Akp
bakanlarına sorun.
#9733;
Malum, devlette devamlılık esastır.
O gün kimlere kulak verdiyseniz, bugün gene onlara sorun.
#9733;
Yapmayın etmeyin dediğimizde…
Bize gara'bet diyenlere sorun.
#9733;
Terörle mücadeleyi bırakıp, terörle müzakere edenlere… Nasıl olsa sayın ahalimiz bu
rezaleti de çoktan unutmuştur diye düşünerek, şimdi utanmadan muhalefeti
suçlamaya kalkışanlara sorun

Yılmaz Özdil.Sözcü


Edited by - fidelista on 16/02/2021 08:09:57
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


994 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/02/2021 :  17:14:46  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


994 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/02/2021 :  17:17:49  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 18/02/2021 :  09:48:42  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
18 Şubat 2021

PKK’nın öteki yüzü

SONER YALÇIN


Öcalan, “Kürdistan'da Kişilik Sorunu” kitabını yazdı.

“Yeni Kürt insanı” yaratacaktı!

Peki, bu nasıl olacaktı; silahlı mücadeleyle…

Silah hangi parayla alınacaktı?

PKK hangi parayla idame ettirilecekti?

Soruların yanıtı için ben aradan çekileyim; pek güvendikleri ABD'den örnekler yazayım:

ABD Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi/DEA dedi ki:

-“PKK, eroin üreterek, uyuşturucu tacirlerinin sınır ötesi topraklarından geçen mallardan vergi alarak, Avrupa'da eroin piyasalarının önemli bölümünü kontrol ederek büyük gelir elde ediyor…”

Bir başka raporlarında yönetici Asa Hutchinson, birim şefi Michelle Braun gibi DEA uzmanları dedi ki:

-“PKK, Türk hükümetine karşı terör hareketini desteklemek için eroin üretimi ve kaçakçılığını kullanmaktadır…”

ABD Dışişleri Bakanlığı, Amerikan Senatosu'na sunduğu raporda dedi ki:

-“Avrupa bölümünün alt kısmında PKK etnik Kürt örgütü, uyuşturucu trafiğinde yer alıyor ve hücresel olarak eroin trafiğini yürütüyor…”

ABD Hazine Bakanlığı'ndan Benjamin Freedman ve Matthew Levitt hazırladığı raporda dedi ki:

-“PKK işlenmemiş morfini İran, Afganistan, Pakistan üçgeninden temin edip eroine dönüştürerek Avrupa'ya satışa sunuyor…”

Diğerlerini ekleyeyim:

NELER YAZDILAR

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi/UNODC dedi ki:

-“Orta Asya'daki Afganistan ve diğer ülkelerden Avrupa'ya uyuşturucu kaçakçılığının yıllık 5 milyar dolarlık kazanç sağladığı tahmin ediyor. Bu kazancın yarısı PKK'ya gidiyor…”

Terör uzmanları Yvon Dandurand ve Vivienne Chin tarafından UNODC'a sunulan ‘Terörizm ile Diğer Suç Türleri Arasındaki Bağlantılar' raporu dedi ki:

-“PKK ve Kürt grupları arasındaki işbirliği Sicilya mafya aileleri arasındaki işbirliğine benziyor. PKK uyuşturucu ticaretinin, üretiminden piyasaya satışına kadar her aşamasında yer alan çok katmanlı bir organizasyon…”

Uluslararası polis işbirliği kurumu INTERPOL dedi ki:

-“Avrupa uyuşturucu pazarının yüzde 60 ile 70 arasında PKK kontrolündeydi. 2005 yılından itibaren Avrupa pazarına gelen uyuşturucunun yüzde 80'inde PKK kontrolü bulunmaktadır…”

NATO Takviyeli Ekonomik Komite Raporu dedi ki:

-“Narkotik endüstrisi PKK'nın en kârlı kriminal faaliyetidir. Pakistan'daki uyuşturucunun ham üretiminden, Irak'ta damıtılmasına, sokaklarda pazarlanmasından, uyuşturucunun Avrupa'da vergilendirilmesine kadar örgüt narkotik ticaretin her safhasında yer almaktadır…”

Avrupa Polis Teşkilatı EUROPOL, Avrupa Birliği Terörizm Durumu ve Gidiş Raporu'nda dedi ki:

-“ PKK finansman sağlamak amacıyla Kürt diasporasının yerleştiği birçok Avrupa Birliği ülkesinde uyuşturucu ve insan kaçakçılığı yapıyor…”

OECD bünyesindeki Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Eylem Görev Gücü/ FATF dedi ki:

-“PKK tıpkı Taliban gibi yasadışı uyuşturucu trafiğinden gelir elde ediyor. Uyuşturucunun Türkiye üzerinden Avrupa pazarına ulaştırılmasından vergi alıyor…”

Toparlarsam:

BAĞIMLI İNSAN

PKK, Bekaa vadisindeki Baalbek ve Hermen kampında kenevir ve haşhaş ekip, kurduğu laboratuvarlarda uyuşturucu imal ederek başladı bu işlere…

Yakalanan Şemdin Sakık, Öcalan'ın kendisine ‘‘örgütü ayakta tutmak kolay değil, uyuşturucu geliri olmazsa bu kadar insanı nasıl doyuracağız'' dediğini itiraf etti.

Bugün ABD'den AB'ye, NATO'dan BM'ye kadar söyledikleri şudur:

–PKK, uyuşturucu mafyasıdır.

-Uyuşturucu ticareti ve terör ayrılmaz parçadır; terörün bataklığı uyuşturucudur.

PKK uyuşturucu ticaretine yönelik Almanya, Avusturya, Bulgaristan, Danimarka, Fransa, Hollanda, İngiltere, İsveç, İsviçre, İtalya, Kanada, Moldova, Norveç, Portekiz, Polonya, Slovenya, Suriye, Yunanistan ve dağılmadan önce Yugoslavya'da 1987-2008 yılları arasında yapılan 92 operasyonda 288 PKK'lı yakalandı…

Sayının az olduğu, çünkü ‘Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmeye' imza koyan ülkelerin yakalanan uyuşturucu tacirlerini-satıcılarını bir türlü PKK'lı görmek istemediği eleştirileri yapılıyor. Almanya Başsavcılığı açıklaması bunu teyit ediyor:

-“Avrupa'da yakalanan uyuşturucunun yüzde 80'ini PKK ile bağlantılıdır. PKK, Türkiye ve Kuzey Irak'ta uyuşturucu laboratuvarlarını işleten grup olarak bilinmektedir…”

Türkiye'de ise bugüne kadar PKK'nın uyuşturucu ticari faaliyetlerine karşı 414 operasyon yapıldı. Bin 325 PKK'lı yakalandı.

Sonuca gelirsem:

Uyuşturucu ticaretiyle “yeni Kürt insanı” yaratılabilir mi?

Kafası uyuşmuş, gerçeği göremeyen bağımlı insan yaratılabilir sadece!



Kaynak: Sözcü

Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 18/02/2021 :  09:59:02  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
PKK'nın uyuşturucudan gelir elde etme faaliyetlerine dair haberlere rastlıyordum ama ilk kez Soner Yalçın'ın bu yazısında PKK'nın Avrasya'da üretimden laboratuar çalışmalarına ve satışa kadar tam teşekküllü bir uyuşturucu devi olduğu dikkatimi çekiyor.
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


994 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 18/02/2021 :  11:21:28  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Özellikle son birkaç seneye kadar hemen hemen tüm Türkiye iç pazarında satılan ve ülkemizden Avrupa'ya açılan uyuşturucu maddelerin geliri pkkya gidiyordu. pkk ve uyuşturucu trafiği bizim çok net bilinen, görülen bir durum. Eroinin patladığı o ana haberlerin vazgeçilmez malzemesi olduğu yıllarda da sürekli terör bağlantısından söz edilirdi. Bu şaşırtıcı bir durum değil.

Yalçın'ın bu yazısı daha çok unutkan beyinlere bir hatırlatma ve terör zincirinin halkasından birini ifşa ederek gündem oluşturma amaçlı.

Gazetecilerin milli duruşu ve terör karşıtı haber ve yazılarıyla destek olmalarının çok mühim olduğunu düşünüyorum. Biden'ın pek sesi çıkmıyor gibi durduğunun farkındayım ama yine buradan bazı olacakları kendimce yorumlama gereği hissediyorum.

Zaten 2020 son çeyreğinden beri ülkemizin Kuzey Irak ve Suriye de tekrar operasyon yapacağını ve büyük bir operasyonun öncesi olarak bunların yılın ilk 3 ayında gerçekleşeceğini söyledim. Bunun sebebi ABD'nin geldiği gibi eş zamanlı olarak uğraşması gereken işlerin Trump yüzünden bir hayli biriktiğinin farkında olmam ve nasıl çalıştıklarını artık hemen hemen ezberlemiş duruma geçmemden kaynaklanıyor. Bunu görmek çok basit. 2x2=4 Görmek isteyene ekran ULTRA HD.

Trump sürekli ABD askerlerinin dünyanın çeşitli yerlerinden vatanlarına geri çağrılması ve askeri harcamaların düşürülmesi isteğini "artık ideoloji satmayacağız" açıklamasıyla sıkça dile getiriyordu.

Bu mevcut demokrat küreselci görüşüne tamamen zıt bir fikir ve hareket şeklidir. Biden geldiği gibi orta doğu için askerlerin bırakın geri çağrılmasını derhal sayılarının arttırılması gerekliliğine sahip olduğunu söyledi.

ABD Türkiye'yi de sindirmek istiyor. Bu s400 konusuyla da açık ve net dünya basınından servis ediliyor. Orta Doğu'da planlarının bozulmasını göze alamayacakları gibi aynı zamanda ülkemizi sindirebilmek için fazlasıyla üstümüze gidecekleri bir evreye giriyoruz.

Doğu Akdeniz'de de sıcak gelişmeler duymamız uzun sürmeyecek. ABD, AB ve NATO'yu derhal toparlamak Rusya'yı sıkıştırabilmek, Orta Asya ve Orta Doğu'da etkinliğini arttırabilmek için çok hızlı bir işlem gerçekleştirmek zorunda.

Rusya bunların farkında olarak rest çekti. AB ilişkilerini kopartalım diye net bir mesaj verdi. Avrupa'nın büyük ülkelerinin derhal verdiği cevap "Rusyasız olmaz" oldu. Putin aynı Türk yetkililer gibi AB ile iş birliği ve yola devam şeklinde ılımlı mesajlar vermeye devam ediyor.

Kısacası ben AB'nin ABD yi pek takacağını zannetmiyorum. Farz edelim taktı. ABD değişen ve değişmeye devam eden bu düzende bu sorumluluğu kaldırabilir mi? Ki bu sorumluluklar ticari, sosyal kültürel ve askeri, sağlık gibi bir çok alanı kapsıyor... Ben hiç zannetmiyorum. Kancık köpek gibi dişlerini gösterip aniden saldıracaklar. Bunu da zorlayacaklar. Ben ne Rusya'nın ne de ülkemizin kararlı duruşunu bozacağını sanmıyorum. İbrenin yönü değişiyor. Dünya piyasasındaki değişimlerin ilgili insanlar farkında. Dolardaki düşüşte zaman zaman tersini gösterse de devam edecektir. Erdoğan'ın İngiltere ve İspanya gibi ülkelerle yaptığı serbest ticaret antlaşmaları ve Afrika, Arap coğrafyası üzerindeki faaliyetleri kesinlikle devlete yarar sağlarken AB ülkelerinin sömürgelerindeki etkilerini çok büyük bir hızla kırıyor.

Umarım büyük bir hata yapılmaz ve global kan emici faşist vampirler daha da hızla kahrolur.

Tek muallakta olan konu Biden ve Çin meselesidir. Çünkü orada beklenen hamleler olmasına rağmen hem ABD iç düzenlemeleri hem de Çin ile yüzleşmenin hangi seviyede konumlandırılacağı bilinmiyor. Bence şu an Biden bile bunu bilmiyor.
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


994 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 18/02/2021 :  11:49:50  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sanmayın bahsettiğim Türklerin, Afrika ve Arap coğrafyasına etkisi askeri hamlelerden ibaret. Son zamanda gündemi oluşturan malzemeler bir siyasi stratejiyle beraber istihbarat projelerinin uzun soluklu çalışmasının doneleridir.

Burada Rusya'dan sonra batılılara karşı böyle bir hamleyi yapan Türkiye ile muhalifler de gurur duymalıdır. Bu parti meselesi değildir. CHP destekçilerinin de sevinmesi gereken bir durumdur. Sevinememe sebepleri de kişisel iradeye sahip olmamaları aynı eleştirdikleri akp seçmeni gibi fikirlerinin nasıl şekillendirildiğini anlayamamalarından kaynaklanmaktadır.

Bu tabi dünyayı da anlayamama ve bir yeşil çam siyasetine gönül vermelerinden kaynaklanıyor aynı zamanda.

Birilerini övmek ya da yermek umurumda değil. Biz belirli bir sisteme entegre edilmiş bir varlık grubuyuz? Anlıyor musunuz? İdeal olanı siz keşfetmelisiniz. Yıllarca bu ülkenin insanının özendiği batılı ülkelerdeki sözde sosyal yaşam ve insan hakları üzerine daha fazla objektif araştırmalar yaparsanız gelişen ülkelerde bile gelir dağılımı konusundaki adaletsizlikleri ve sömürdükleri ülkelere nasıl davrandıklarını modern toplumun medeniyetinin nasıl iki yüzlü olduğunu anlarsınız. Bizim karşısında durmamız gereken şey budur. Biz bir şeylere karşıt olacaksak bu karanlık olmalıdır. Geri kalan şeyleri sadece anlamaya çalışarak farkında olabiliriz. Doğrudan doğru anlamadan ve araştırmadan taraf olmamızın faydası yok. Olay dengeden kar ve zarardan ibaret. Bu ne yazık ki KH sistemidir.

Şimdi bazı basit örnekler vereceğim. Bu yukarıda bahsettiğim kompleks stratejiyi daha iyi anlayabilmek için önemli yine de bakmakla görmek arasında fark var.

Türkiye bugün dünyanın 16. büyük ekonomisi. Sizce Senagal'e yatırım yapmanın söz konusu etkisi nedir? Bu Afrika'da başlayan (devletin başlattığı) kalkınma arzusu nedir? Neden bizim ülkemizde insanlar açken oraya yatırım yapılıyor? Bu hükümet salak değil mi? Hayır hiç değil... Büyük olmak, büyük ve kararlı stratejiler kurup uygulayabilmekten geçiyor.

Mesela inşaat sektöründe Türk şirketler dünyanın en büyük 4 şirketinin birer parçası. Bu nedenle az gelişmiş ülkelere gitme arzusu Türkler için çok büyük.

Kamu binaları, hava alanları, köprüler ve tünellerin (son yıllarda yapılan) hepsinde (afrika ve arap coğrafyasından söz ediyoruz) Türk imzası var. Bu rotanın amacı nedir? 15 küsür sene önce Kahire Hava Limanını yine Türkler yaptı. Bu sadece inşaatı yapmakla kalmayıp siyasi etkileşimleri şekillendiriyor.

Afrika ülkeleri ile cumhurbaşkanı arasındaki ilişkileri öyle ya da böyle herkes gözlemledi. Türkiye dünyanın en gelişmiş konsolosluk ağlarından birine sahip. Bu fiziksel etkileşimi son derece destekleme üzerine kuruludur.

Büyük petro-kimya fabrikalarının kurulumu için Afrika ağlarıyla bağlantılar var. Türkler Kuzey ve Orta Afrika'da da sanayi anlaşmalarını kazanıyorlar. Fas, Cezayir fark etmez. Etki giderek artıyor. Bizler göremiyoruz ama yerli dizilerle bile çok yoğun bir Türk etkisi var. (kültürel alanda bile)

Savunma sanayii, yerli otomobil, Avrupa'ya ülkemizden taşınacak enerji boru hatlarını da hatırlatmak lazım. Projeler giderek çoğalıyor. Doğu Akdeniz ve Kafkaslarda pastadan payı açık açık isteyen ve bastıran bir ülke var ortada. Sizce batılı ülkeler nasıl büyük ülke oldular?

Haritadan Libya'ya ve Somali'ye bir bakalım. Şu bahsi geçen tüm ülkelere bir bakalım. Biraz düşünelim? Ne işimiz var bu ülkelerle...

Sahi eskiden buralarda kimler kimlerle neler yapıyordu? Hayran olduğumuz batılılar nasıl büyük ülke oluyordu sahi?












Edited by - gerçek tosun paşa on 18/02/2021 11:56:58
Go to Top of Page
   Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Celse veya diğer içerikleri farklı ortamlarda paylaşırken lütfen kaynak belirtiniz Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,58 saniyede oluşturuldu.