Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Spiritüalizm ve Şifa Konuları
 Güldüren Haberler / Mizah
 Herkesi İspiyonluyorum, Ben Ruh Hastası mıyım? | Ne Yapsın?
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar  Mesaj Sonraki Konu  

bigsenfoni


1252 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 09/03/2021 :  02:44:28  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının Kişisel sitesini Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Bugün sizden gelen itiraflar ve gerçek yaşanmış hayat hikayeleri bölümünde Elif hanımın ilginç takıntısına şahit olacağız.

Kendisi biraz doğrucu davut. Duyduğu, gördüğü her şeyi ama her şeyi olayın kahramanlarına giderek anlatıyor. Aslında kendisini ispiyoncu olarak görüyor. Ve ispiyonlamaktan büyük keyif alıyor. Abisinden, annesine, babasından, amcasına kadar herkesin açıklarını bulup ispiyonlamış.

İspiyonlamadığı zaman uyuyamadığını, sabaha kadar kafasında kurduğunu söylüyor. Bu bir psikolojik hastalık olabilir mi? Mesela takıntı hastalığı?
Keyifli dinlemeler.


Edited by - bigsenfoni on 09/03/2021 02:49:49

Gaia


211 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 09/03/2021 :  16:42:19  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Elif bildiğin psikopat. Anlatılan hikayeden anladığım kadarıyla pek suçluluk duyan biri değil. Vicdan falan gelişmemiş. Bildiğin plan falan yapıyor ispiyonu nasıl yapacağını, doğru anı bekliyor falan. Tehlikeli ya.
Go to Top of Page

bigsenfoni


1252 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 09/03/2021 :  17:49:49  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Yapici elerstiri ile ispiyonlamak arasindaki ince cizgiyi iyi ayird etmek gerekir :)))
Go to Top of Page

fidelista


545 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/03/2021 :  22:23:22  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Maharaj dan bir alıntı ;
"S: Biz sadece kendimizi değil, başkalarını da tahrip ediyoruz!
M: Tabii, bencillik daima yıkıcıdır. Arzu ve korku, her ikisi de ben-merkezci (benlikçi) hallerdir. Arzu ve korku arasında öfke ortaya çıkar. Öfke ile birlikte nefret, nefret ile de tahrip etme, yıkma hırsı. Savaş, bütün öldürücü donanımla donanmış ve organize olmuş eylem halindeki nefrettir."

İnsanlara karşı bastırılmış öfke ve nefretin kişiyi haberi olmadan bu işlere sevk ediyor .

Bir insan düşünün ki iyi niyetli sevecen olması öğütlenmis kendini öyle sanıyor öyle olmaya çalışıyor ama derinlerde kızgınlık öfke hatta nefret var korku var,bu duygular bu şekilde dışa vuruyor,değişik derecelerde olmakla birlikte çok yaygın dışa vurum şekilleride sayısız.

Kisinin kendini gözlemlemesi, yanlışlığı fark etmesi,gözlemle ve analizle derinlere inip bu duyguları açığa çıkarması onlarla yüzleşmesi sonra içindeki sevgiyi ve iyiliği görmesi ve buna yönelmesi gerekiyor,kim uğraşır bunlarla,

Karen Horney'in Kendi kendine psikanaliz kitabını tavsiye ederim.
Kendi kendine psikanalizin mümkün olduğunu ve yöntemleri anlatıyor.

İspiyoncu kişi bu işi bırakmaya kendini zorlarsa ruh hastası olur,şu anda bir miktar kişilik bozukluğu geliştirmiş,iyileşmesi yukardaki yöntemle olabilir bunun içinde dürüstlük ve iyi niyet için bir adım atması lazım.

Edited by - fidelista on 15/03/2021 23:12:45
Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/03/2021 :  13:31:43  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Karen Horney adlı şahsı ve psikanaliz kitabını bilmiyorum ama Maharaj'ın aracılık ettiği öğretinin bu ve benzer her türlü sorunun çözümüne birinci dereceden yardımcı olabileceğinden eminim kendi adıma. Tabi herkese uygun bir öneri değil bu; özellikle bizim forum konularımızı, kaynaklarımızı az-çok bilen, ilgi duyan, ciddiye alanlar için.

Meseleye tek bir sorundan ziyade "tüm sorunlar" açısından bakmak gerekir. Kaynak ego. Dünya hayatıyla, dünya filmiyle, içeriğiyle aşırı özdeşleşme. Özsel ve bütünsel varlığa yabancılaşma.

Maharaj'ın (kendi şahsi öğretisi denemeyecek olan) öğretisi genel bir başlıkla "advaita" olarak adlandırılıyor; İngilizcede "non-duality" deniyor. "İkisizlik", "teklik" gibi yaklaşık karşılıklar önerilebilir. Bu, Ra'nın ve K'ların "Birlik" üzerinde yaptığı vurguyla aynı şey. Varolan herşeyin bir olması ve bizim iyilik, doğruluk, güzellik, zenginlik, kudret gibi sayısız sıfatlarla tanımladığımız pozitivitenin o birliğin doğal, temel ve genel özelliği olması.

Biz ve diğer herşey, varoluşun ortasındaki sonsuz, saf kudretle ve ondan türeyen, şekil alan tüm sonsuz varlıkla, evrenlerle tamamen biriz, aynı şeyiz öz itibariyle. İkilik yok.

Varoluşun özünde ve genelinde, herhangi bir yerindeki tüm güzellik, zenginlik, doygunluk şimdi ve burada durduğumuz yerde de mevcut. Ama bizim buna inancımız, bunu kabulümüz çok zayıf. Sebebi de dünya hayatı adlı oyunun içinde olan biten ve genel itibariyle oldukça olumsuz özellikler içeren şeylerle aşırı özdeşleşiyor, bunu adeta ebedi, mutlak gerçek olarak görüyor olmamız.

Go to Top of Page

Gaia


211 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/03/2021 :  16:32:17  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Biz işin özünde hem tesiri gönderen hem de tesiri alanız. Kendi kendimizin öğretmeni gibi bir durum çıkıyor ortaya bu cümleyi kavramsallaştırdığım zaman. Dünyaya 5ydeki ben gözünden bakmaya çalıştığımda bir simülasyon, bir film olarak görüyorum. Dünyaya buradaki rollerim üzerinden baktığımda yapmam gereken bir çok şeyin, bitmek bilmeyen bir sürü hayat rutinimin olduğunu görüyorum. 4. yoğunluk bh için bu rollerin ötesindeki hakikat ile, yani cidden simülasyonu gören, ondan hiçbir şekilde etkilenmeyen o beklentisiz, egosuz hal ile bir olmak gerektiğini biliyoruz. Bunun içinde frekansımızın sürekli yüksek perdeden olmalı diye düşünüyorum.

Subjektif düşünceye meğilli olan zihnin duvarlarını yıkabilmek cidden zorluyor insanı. Biraz pratik, biraz meditasyon becerisi ve rehber varlıkların yardımları insanı yola sokuyor. İş her şekilde bireyin kendi kendine idrak mekanizmalarını çalıştırması ile mümkün oluyor yani. Görmek istemeyen birinin önüne kamyon dolusu altında atsan adam onu görecek idraki yakalayamadıysa göremiyor yani. Başkalarına yardım etmek herkes ister. Yada başkalarından yardım görmek vesayre. Ama olay bireyde bitiyor.

Kazacak ekipmanımız var, e hazine nerede yerinide biliyoruz ama iş kazmaya gelince benim yerime diğeri kazsın diyoruz :D Sonra parazit varlıklar hayatımıza girip, senin yerine ben kazarım canım zahmet etme diyor, ve nur topu gibi obsesyonlarımız oluyor.
Go to Top of Page

ogenezis


137 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 28/03/2021 :  12:31:27  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bigsenfoni ben bu sayfada anlatılan olaya biraz farklı bir gözle bakacağım..
İspiyonlama huyu çocukluktan gelen bir tatminsizlik öyküsü aslında..bir sebepten ortamlarda sevilmeme,dışlanma,görmezden gelme olayı yaşamış olan bir koca çocuğun yaşamdan ve çevresinden intikam alma duygusu.ofkeyle karışık
Ben varım yaşıyorum buradayım bakın yaptıklarıma sizin hayatlarınızı nasıl da etkiliyorum diyor aslında .kendisi bile bu uğurda canının yanmasini göze alıyor.aslinda ruhu avaz avaz bağırıyor.ben buradayım beni farkedin kabul edin aranıza diye..
Farkındaysanız hiç guzrl ve olumlu şeyleri ispiyonlamamis..hicmi bu yaşına kadar güzel şeyler olumlu şeyler duymadı bu kişi..?.onları neden gidip anlatmamis acaba?..
İşin ehli güzel bir psikolog öneriyorum bu kişi ye..mümkünse hipnoz yapabilen bir piskolog..cunki bu durum hangi yaşta ve hangi olaydan sonra başlamışsa bulunup onarılması gerekiyor iç benliğinde...
Go to Top of Page
   Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Celse veya diğer içerikleri farklı ortamlarda paylaşırken lütfen kaynak belirtiniz Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,13 saniyede oluşturuldu.