Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Alıntılar
 Mavi Kan
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar  Mesaj Sonraki Konu  

fidelista


545 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/03/2021 :  20:21:26  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Mavi kan
R_Complex
Mu Atlatis
Atatürk ve Türklerin Sirius bağlantıları
gibi enteresan konularda bir sohbet.


Edited by - fidelista on 24/03/2021 20:31:36

bigsenfoni


1252 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/03/2021 :  21:23:43  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Perdeyi aralamaya calisan cilgin teorilerlerde dolu bir sohbet.Hersey mümkün...Paylastigin icn tesekkürler fidelista :)
Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 25/03/2021 :  17:36:24  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sevgili fidelista. Daha önce bigsenfoni arkadaşımız özelinde tüm forumdaşlara yönelttiğim bir ricayı bu vesileyle sana da (ve aslında kendim de dahil herkese) yöneltmek istiyorum.

Aslında, videoyu sadece kopyalayıp yapıştırmak yerine, içeriğe dair, "kendi ifadelerinle" (videonun yayınlayıcısının açıklaması değil) birkaç başlığı belirtmiş olman güzel olmuş ama sonuçta paylaşımın bu haliyle bile çok büyük ölçüde bir "kopyala-yapıştır"dan ibaret olmuş.

Foruma yeni üye olacak kişilere yönelik olarak, Forum Üyeliği İçin Prosedür bölümüne az önce eklediğim metni buradan da paylaşayım:

Eklenti:

Forum dışı kaynaklardan alıntı/paylaşım yaparken (youtube videosu, resim veya metin), mesajınızın sadece bir kopyala-yapıştırdan ibaret olmamasına lütfen özen gösterin. Söz konusu içerikten ne anladığınızı ve neden paylaşma gereği duyduğunuzu da belirtin. İçeriğe tamamen katıldığınız, doğru bulduğunuz ve diğer herkesin veya pek çok kişinin de o içeriği öğrenmesinin iyi olacağını düşündüğünüz için mi paylaşıyorsunuz? İçerikte tartışmak veya hakkında sorular sormak istediğiniz şeyler olduğu için mi? Lütfen belirtin. Mesajınızın (alıntınızın) öylece ortaya bırakılmış bir "kopyala-yapıştırdan" ibaret OLMAMASINA lütfen özen gösterin. Sadece sizin şahsen ilgi duymuş olmanız ve başkalarının da duyabilecek olduğunu düşünmeniz, forum dışından bir videoyu, görüntüyü veya metni hiçbir açıklama yapmadan ortalığa bırakmanız için gerekçe oluşturmuyor. Paylaştığınız içeriğe değer veriyorsanız, neden paylaştığınızı, ondan ne anladığınızı, neyine katılıp neyine katılmadığınızı, varsa sorularınızı da belirtme özenini gösterin lütfen. Bu özen gösterilmeden, etkileşim ve tartışma çabası olmadan paylaşılan içerikler forumu lüzumsuz yere "şişiren" ve sürekli tekrarlanması halinde forumun işlevini zayıflatma tehdidi oluşturabilecek bir etki yapıyor. Çok alıntı az tartışma/etkileşim değil, az alıntı çok tartışma/etkileşim olsun amacımız. Paylaştıklarınız yoluyla tartışma/etkileşimse amacınız (ki K'ların da celselerde zaman zaman önemle vurguladıkları gibi amaç bu olmalı), ilk adımı sizin atmanız gerekiyor; paylaştığınız içeriği neden paylaştığınızı, katıldığınız-katılmadığınız yönlerini, varsa sorularınızı vs. belirterek.




Videoyla ilgili bazı notlarımı paylaşmak istiyorum:

Söz konusu kanala ve katılımcıya daha önce youtube’da bu tür konularla ilgili araştırmalarımda rastlamıştım. Kanal genel itibariyle kötü görünmüyor, her ne kadar sunucunun bilgi/iddia/yorum şekilleriyle ilgili çeşitli ciddi sorunlar olduğunu gözlemlesem de. Hakan Yedican genel itibariyle iyi niyetli biri gibi göründü bana. Ama anlattığı şeyler arasında bu forumda esas alınan kaynaklarla, bazı durumlarda genel akıl/sezgi ilkeleriyle uyuşmayan, hatta bazen ciddi zıtlıklar sergileyen pek çok durum da var.

Eklenti:

mavi kan dediğimiz kan sürüngenlerde bulunan kandır… sürüngen hayvanlarda daha çok olduğunu görüyoruz...




Bu beyan yanlış görünüyor çünkü internette konuyla ilgili gözattığım ilk birkaç kaynakta, sürüngen hayvanların hemen hemen tamamının kanının tıpkı insanlarınki gibi “kırmızı” olduğu belirtilmiş. Aksi yönde okuduğu bilimsel/objektif bir bilgisi, duyumu olan varsa lütfen belirtsin, bilgimizi artırmış olalım.

Yedican’ın “sürüngen beyin” (r-kompleks) açıklamaları genel olarak güzel, isabetli bence. İnsanlığı baskı altında tutan güçlerin, özellikle insanlarda beynin gelişmiş üst kısımlarını değil, çoğunlukla son derece egosal denebilecek “r-kompleksi” uyaracak, harekete geçirecek tesirler yapmaya çalıştıkları açıklaması isabetli, değerli. “İnsanı insan yapan”, “en üst düzey kavrayış/düşünüş” imkanlarını temsil eden beyin kısmına sadece “beyin” demiş ama aslında bahsettiği kısım beynin “korteks” (gri madde de denen, “kabuk” denebilecek kısmı).

Bir de, bu konuda esas önemli kısım, insanların r-kompleksinin uyarılıp durmasının zararlarından, bunun “ezicilik/vicdansızlık/korku” (hayatta kalmaya ve çıkarlarını dayatmaya yönelik ilkel, en egosal denebilecek eğilimler) kısırdöngüsünü beslemesinden bahsediyor olması. İdeolojik kavgalar da bu işin bir parçasıdır ve hem sunucu hem de katılımcı neredeyse video boyunca “Türkçülük” ve kısmen “İslamcılık” (Türklerin üstünlüğü, Müslümanların üstünlüğü) propagandası denebilecek birşey yaparak kendileri de eleştirdikleri sürüngen-beyin tipi faaliyetleri “besleyici” bir etki yaptıklarının ne kadar farkındalar acaba?!

Yedican, “Irkçılık yapmak istemediğini” söylüyor ama hem sunucu, hem kendisi sürekli olarak Türklerin “Sirius”tan, en üstün, en saf genetikten, varoluştan geldiğini anlatıp duruyor. Peki diğer insanlar nereden geliyor? Türklerden başka herkes sürüngen genlerini mi temsil ediyor?

Eklenti:

genlerimize bu yapılmaması gereken müdahale yapılmamış olsaydı... şeytan meleklikten kovulup şeytan olmazdı, biz de cennette devam edecektik... insan soyuna, bu sürüngen soyu girince...


Yedican’ın ve sunucunun söylediği bu sözlerde, insanlığın yaratılışının başlangıcında bir noktada Türkler istisna olmamak üzere tüm insanlığa yapılan (insanlığın yaratılışı sırasında Türk diye birşeyin varlığı-yokluğu apayrı bir tartışma konusu) ve meşhur DNA’nın büyük bölümünü pasif hale getiren bir KH müdahalesinden bahsediliyor. Ama bir yandan da Türklerin dünyaya (Mu’ya) en “temiz”, en “yüksek”, en “üstün” olan Sirius genleriyle geldiği, Mu’daki tek veya en hakim (“üstün genetikli”) unsurun Türkler olduğu söyleniyor. Kuru gürültüde fazla sorgulanmaması arzulanan bir çelişki.

Uzaydan (güya Sirius’tan) dünyaya insanlığın (yoksa “Türklerin” mi demeli?) ilk geldiği yerin Mu olduğu söyleniyor defalarca. Sunucunun söylediği, Yedican’ın onayladığı bir ifade:
Eklenti:

"İnsanlık tarihi ile Türklük tarihi aynı noktaya bağlı. Sirius B'den geldi, Mu'ya yerleşti, ilk onlar! Ardından reptil genliler geldi, Atlantis'e yerleşti...



Ama bir noktada Yedican “şunun geçmişi şuraya, bunun geçmişi buraya dayanıyor” diye sıralarken, Mu’nun geçmişinin de Orta Asya’ya, Tibet’e falan dayalı olduğunu söylüyor. Pek çok çelişkiden bir diğeri.

K celselerine göre, Yedican’ın iddiasının aksine Mu ve Atlantis aynı dönemlerde varolmuş medeniyetler değil. Mu çok ama çok daha eski ve Atlantis ortaya çıkmadan çok uzun zaman önce batmış. Açıklamalar yıl bazında çok farklı olsa da, Ra’ya göre de Mu ile Atlantis devri arasında yirmi küsür bin yıl fark var ve aynı dönemlerde var olduklarına, bir etkileşimde bulunduklarına dair hiçbir izlenim edinmedim okuduklarımdan (Ra’da bu konuyu araştırmaya devam etmeye çalışacağım).

Atatürk’ün Türklük ile Mu arasında bağlantı kurma çabalarından ve iddialarından herhangi bir somut sonuç çıktığını sanmıyorum. Atatürk belli ki iyi niyetle, insanların dini ümmet/kulluk/kölelik bilincinden çıkmalarına ve Türklük kavramı etrafında yüksek bir özgüvene, yaratıcılığa, bağımsızlığa sahip olmaları amacıyla ama maalesef gerçekliğin, objektifliğin sınırlarını epeyce zorlayarak bazı açıklamalar yapmaya çalışmış, ilhamlar vermeye çalışmış. “Güneş-Dil teorisi”nin bilimsel anlamda hiçbir savunulabilirliği olduğunu sanmıyorum.

Yedican:
Eklenti:

Atlantis Sirius'a karşı bir kalkışmadır bence. Mu'nun paralel yapısı Atlantis.


İnsanlığın hikayesi anlatılırken konuyu ısrarla “uzaya” kaçırmaya yönelik eğilimi fark ediyor musunuz? Türkler dahil olmak üzere genel olarak insanlığın dünyada övünebileceği bir işi, bir icraati olmadığı için, “üstünlük, saflık, mükemmellik”le ilgili iddiaları neye, hangi geçmişe dayandıracaksınız? Dünya olamayacağına göre dünyadan uzak herhangi bir yer olabilir! Mesela Sirius!

Yedican, İskandinav ülkeleri için:
Eklenti:

“Zaten biz Türküz” diye kendileri söylüyor


Geçmişte bu iddiada (Vikinglerin, İskandinavların Türk kökenli olabileceği) bulunmuş bir-iki İskandinav olmuş ama bu yöndeki “zayıf” iddialara dair genel kabul görmüş hiçbir delil, hiçbir teori bile yok. Yedican öyle bi söylüyo ki, sanırsınız bugün İskandinav ülkelerine gitseniz, gururla Türk atalarını anlatacaklar ama böyle birşey yok. Elemanların çoğunluğunun tipine, fiziksel özelliklerine baktığınız zaman, dünyada Türklerin en kalabalık, en hakim olarak yaşadıkları yerlerdeki (Anadolu dahil) insanlarla ilişkilendirilebilecek, benzetilebilecek ne bir tipoloji, ne bir kültür yok bir kere. Böyle uçuk iddiaların bu kadar kolay bir şekilde dünyanın en somut, en bariz bilgisiymiş gibi savunulması, anlatılanlara ne kadar “ŞÜPHELİ” yaklaşılması gerektiğini kanıtlıyor yalnızca.

Eklenti:

Mavi kanlı olanlar Hazar Türkleriyle bağlantılı… Kardeş…




Bir yandan Türklerin saf Sirius ırkından/genetiğinden geldiği söylenirken, bir anda Sürüngen melezi olanlarla Hazar Türkleri arasında çok yakın bir ilişki, bir kardeşlik doğdu! Açıklaması? Yok…

Eklenti:

Kırmızı kan, kırmızı bayrak… Mavi kan, mavi bayrak…


Ee? UYGUR ve GÖKTÜRK bayraklarında hiç kırmızı olmadığı gibi mavi renk bariz biçimde baskın?! En has, en saf Türk oldukları halde bayraklarında mavi rengi benimsemiş olmaları onları Sürüngen melezi mi yaptı şimdi yani?

Web’den Göktürkler ve Mavi renk arasındaki ilişkiye dair bir açıklama:

Eklenti:

Göktürk bayrağının anlamı ise, gök rengi mavi ile Gök Tengri (Tanrı)'yi işaret etmek. Göktürkler'in sahip olduğu Gök Tanrı inancı ile mavi renk kutsallığı simgeler olmuştur.


Göktürkler “Mavi” ile “Tanrıyı” ilişkilendirmişler ve bayraklarında da mavi renk baskın olmuş. Sirius’lu yüce atalarımız kırmızı mı tercih ediyor, mavi mi tercih ediyor, bir karar verebilselermiş keşke!!!

Eklenti:

Türk'ün kelime anlamı; "gökten gelen, yıldızdan gelen"


Bu iddianın herhangi bir bilimselliği, dayanağı olduğunu sanmıyorum. Türk kelimesinin etimolojisiyle ilgili web’de yerli-yabancı kaynaklarda yaptığım bir araştırmada bu iddiayı destekleyecek hiçbir açıklamaya rastlamadım.

Eklenti:

Sümerliler Uygur…


Böyle bir “iddia” var ama bu iddiayı destekleyen kanıtlar son derece zayıf, iddianın kendisi genel anlamda ciddiye alınan bir iddia değil literatürde. Kaldı ki Sümerler Türk olsa ne olur? Sürüngen Tanrılara nasıl kölelik ettiklerini anlatan bir milletle özdeşleşmenin çekiciliği nedir? Sürüngenlerin onları daha yönetilebilir, emirlerini daha iyi anlayıp uyabilmeleri için verdikleri bazı “yüksek” (!) medeniyet unsurları mı?!! Zaten bu alıntıladığım kendi beyanıyla da çelişkili bir şekilde, Hakan Bey Sümer Tanrısı Enki’nin “kötü” olduğunu anlatıyor, ki bu görüşe katılıyoruz.

Eklenti:

Hiperborea Antartika'da buzulların altında kaldı


Hiperborea efesanesinin Antartika’yla (Güney kutbuyla) ilgisi yok, “Kuzey Kutbuna” yakın bir bölgede geçiyor.

Eklenti:

3. boyutun en üst kısmının en pozitif, 4. boyutun en alt kısmının en negatif olması.


Yedican’ın “boyutlarla” ilgili bilgisi nereden geliyor çok merak ediyorum. Sürüngenler veya başımıza bela olan dünyadışı negatif varlıklarla 4. boyutu (yoğunluğu) ilişkilendirmiş olması çok ilginç (ve isabetli). Ama bizim bu forumda temel aldığımız kanal bilgileri dışında hangi kaynaklarda bu iddia/bilgi var acaba? Yedican Ra, Pleiades ve/veya Kasyopya bilgilerine az-çok aşina muhtemelen ve bu “4. boyut” bilgisi/iddiası bu kaynaklardan geliyor bence ama 3. yoğunluğun en üst kısmının en pozitif, 4’ün en alçak kısmının ise en negatif olduğu yorumu son derece dayanaksız. Bu sürüngenler dördüncü boyuta mezun olmadan önce 3’te değiller miydi? Peki 3’ün sonlarındayken çok pozitif bir deneyimden geçtiler de sonra 4’ün “en negatif” alçak kısımlarına mı ulaştılar? Yedican’ın bu konuları biraz daha fazla araştırması, değerlendirmesi gerekiyor.

Hakan Yedican’ın “Niburu gezegeni” ile ilgili iddialarında da bariz bir yanlış var.

Söylediğine (veya aktardığına) göre “Planet X”, Sirius C’nin uydusu olan bir sistem. Bu sistemde de Niburu diye bir gezegen var. Bu gezenin NASA’nın KX76 olarak tanımladığı gezegen olduğunu iddia ediyor. Halbuki NASA’nın “KX76” dediği gezegenin Sirius’la hiçbir ilgisi yok. Güneş etrafında dönen bir gök cismi. NASA’nın “Planet X” dediği şeyse yine güneş sisteminde, hakkında hiçbir somut kanıt olmayan, tamamen “varsayımsal” birşey.

Anzaklarla savaşılırken bir düşman grubunun üzerine çöküp onları alıp arkada hiçbir iz bırakmadan götüren “bulut”un, Sirius’lu dostlarımızın bize bir “ödülü” olduğunu iddia ediyor. Ben hiçbir pozitif gücün, iki insan grubu savaşırken bir tanesinin üzerine çöküp arkadada hiçbir iz bırakmadan onları ortadan kaybedeceğini sanmıyorum. Olay bizim lehimize görünüyor ama ben bu olayın ardındaki gizemli güçlerin hiç de pozitif olmayabileceğini düşünüyorum. Şimdiye kadar elimizdeki kaynaklarda okuduğum herşey, 4BH veya daha üst seviye pozitif varlıkların, asla insanlara yönelik böyle bir muamelede bulunamayacağını haykırıyor. K celselerinden hatırlayalım; havaya uçan 5. gezegendekileri kurtarıp onları dünyaya getiren Kertişlerdi… Doğal afetlere maruz kalan Kızılderilileri kurtaran yine Kertişlerdi. Kertişler bu tür müdahaleleri yaparak insanları “borçlandırma” konusunda özel bir eğilime sahip görünüyorlar. Savaşta karşımızda düşman bile olsa sonuçta “insan” olan bir grup askeri başka bir boyuttan gelip ortadan kaybeden güçlerin de yine ancak karanlık bir iş peşindeki negatif varlıklar olduğu anlaşılabilir.
Go to Top of Page

fidelista


545 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 25/03/2021 :  21:41:51  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bozadi anladığım kadarıyla forumda youtube linki paylaşmılsına sıcak bakmıyorsun admin olarak,kopyala yapıştır gibi algılmıyorum ben,videoyu izleyenler arasında bir tartışma ortamı yaratılabilir ,sen de oradki iddiaları analiz etmişsin tutarsız gördüğün yanları belirtmişsin amaç zaten bu tür küçük tartışma ortamları oluşturup felsefeyi netleştirmek admin sensin nasıl istiyorsan öyle olsun siteye düzen vermek senin işin,amaç bir reklam yada belli bir görüşü empoze etmek değil kesinlikle,ikincisi böyle videoları paylaştığımız zaman her cümlesinin altına imza atarım anlamına gelmiyor,temel aldığımız Ra ve Kasyaopya'da bile saysısz yanlı bilgi olabileceğini kabul etmişken bu tür paylaşımlarda bunların çok daha fazla olacağı nedeyse kesin,bu tür paylaşımların forumu sulandıracağı saptıracağı fikrinde değilim ama ilgi görmüyorsa haklısın paylaşmaya gerek yok.videoda analtılan konulardan Türklerin sirustan geldiği fikri doğru olabilirde olamyabilirde ırkçılık gibi bir derdimiz yok,Atatürk'ünde Mu uygarlığını araştırıp bağlantı kurmaya çalıştığı bir gerçek ama bunlar ne kadar gerçek ne kadar yanlış bilemeyiz ,kesin yok demek var demekle aynı kapıya çıkar,dünyadaki bir çok büyük ulus efsanelerinde kendilerini göksel kaynakalra bağlamışlardır bunlarda gerçelik payı varmıdır bilinmez ama aklımızın bir köşesine not ederiz destekleyen yada yalanlayan delil geldiği zaman ona göre yönleniriz.Yirmiküsür yıl İsa peygamberden bahseden K.lar bir gün yok dediler ama biz Kasyopyayı izlemeye devam ediyoruz çünki temel aldığımız bir kavram var başkalarına hizmet kendine hizmet kavramı,bu tür videolarda temel yönelimin pozitif olup olmaması yani bilinçli ve gizli bir negatif yönelimli dezenformasyon aracıları olup olmaması önemli ,Ra verilen mesajların sizde yarattığı etkiye (duyguya) bakın diyordu.bu tür yayınlarda korku ve ümitsizlik pompalayan ayrımcılığı, düşmanlığı körükleyen,sevgi ve birlik fikrinden uzaklaştıran,elitizmi savunan öğeler varsa dikkatli olmak lazım,bence bu tür videolar zararsız ve forumun çizgisinide bozmaz ama sonuçta admin sensin ,forumu katılımcıların ortak davranışlarıyla kendine göre evrilmesi daha iyi olur bence ,sürekli aynı konuların sayılı kişilerce durmadan tartışılmaya çalışılması forumu monotonlaştırıyor,kısırlaştırıyor.

Edited by - fidelista on 25/03/2021 21:58:59
Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 26/03/2021 :  13:48:48  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sıcak bakmadığım şey "youtube linki paylaşılması" değil fidelista, hiçbir açıklama ve özellikle de "değerlendirme" yapılmadan sadece linkin paylaşılması. Kasyopya forumda da kullanıcılardan aynı şey istendiğini çok uzun zamandır gözlemliyorum, bizim forumda böyle bir ilkenin uygulanması için "bastırmayı" şimdiye kadar çok ciddi düşünmedim ama bu durumun forumun işlevine zarar verici hale gelmeye başladığına dair izlenimlerim giderek arttığı için, bizim forumda da benzer bir ilkeyi uygulamayı denemenin zamanının geldiği sonucuna vardım.

Eklenti:

sen de oradki iddiaları analiz etmişsin tutarsız gördüğün yanları belirtmişsin amaç zaten bu tür küçük tartışma ortamları oluşturup felsefeyi netleştirmek


Benim uygulamaya çalıştığım ilkenin amacı da bu. O nedenle bu fikri en çok destekleyenlerden biri olman gerekmez miydi? Ben forumda yapılan her alıntının değerlendirmesini yapamam. Senin için yapıştırması sadece birkaç saniye süren bu videonun içerdiği (telkin ettiği) çeşitli fikirleri, bu fikirlerin bu forumda esas alınan kaynakların temel bazı ilkeleriyle ve aynı zamanda genel akıl/vicdan ilkeleriyle uyumluluk uyumsuzluk düzeylerini araştırıp yorumlarımı yapıp paylaşmam saatler sürdü. Forumda bu şekilde basitçe yapıştırılıp bırakılmış ve altı bomboş olan ve içeriğindeki çeşitli telkinlerin aslında ciddi şekilde gözden geçirilmesi, elenmesi gereken pek çok video paylaşılıyor. Bu forum gelişigüzel alıntı paylaşmaya yönelik bir forum değil, olmamalı. Yorumsuz, sorusuz, sorgusuz paylaşımda zihinsel bir tembellik, gizli bir ego vardır. Tartışmayacaksak, ölçüp biçmeyeceksek, zihinsel ve vicdani elekten geçirmeyeceksek ne işe yarar bu paylaşımlar, forumu lüzumsuz yere şişirmekten başka? Ve aynı nedenle bu işi öncelikle alıntıyı yapan kişinin kendisinin başlatması gerekir. Bir linki alıp öylece ortaya bırakmak çok kolay, içeriğini zihinsel ve vicdani bir elekten, forumun temel bilgi kaynaklarına dair anlayışımızın filtrelerinden geçirmekse aynı derecede kolay değildir ama gösterilecek emeğe değecektir, bizi geliştirecektir, ilerleme kaydetmemize yardımcı olacaktır.

Paylaşanın yapması gereken, paylaştığı şeyi neden paylaşma gereği duyduğu, paylaştığı şeyden kendisinin ne anladığı, neleri ilgi çekici bulduğu, paylaştığı içerikte katıldığı, katılmadığı veya tartışılmasını arzu ettiği hususları, varsa eleştirilerini, sorularını belirtmektir.

Bu forumun başlıca kaynakları arasında bulunan Ra Bilgilerine ve aynı zamanda şu veya bu ölçüde Kasyopya Bilgilerine ilgi gösteren birisin. Ve paylaştığın içerikte örneğin sürekli Mu hakkında birşeyler söyleniyor. Öyleyse kendi ilgi duyduğun ve bu forumun da temel bilgi kaynakları olan bu celselerde Mu hakkında neler söylendiğine bir bakıp, paylaştığın içerikte söylenenlerle karşılaştırabilir, buna dair alıntılar, yorumlar, eleştiriler, sorular paylaşabilirsin. Yani paylaştığın içerik hakkındaki mevcut bilgilerini, sezgilerini, şüphelerini, aynı zamanda elimizdeki kaynaklardan tarayıp inceleyebileceğin bilgileri değerlendirerek, yaptığın paylaşımın bu forumda gerçek bir araştırma/sorgulama/düşünme değerine sahip olmasına yönelik adımlar atabilirsin. Yaptığın paylaşımın altında ben o eleştiri ve incelemeleri yapmasam, pek çok benzer durumda olduğu gibi başkası da yapmasa, sen yapar mıydın? Açılan pek çok başlık, kopyalanıp yapıştırılan pek çok alıntı bu şekilde boş kalıyor, büyük ölçüde forumu şişirmekten başka bir işe yaramıyor. Sen gerçekten tartışma, etkileşim, sorgulama değeri oluşmasını istiyorsan, bunu sadece ortaya bir video atarak değil, o videonun incelemesini, değerlendirmesini de "başlatarak" yapmalısın. Çok anormal veya kötü niyetli bir beklenti mi bu? Bir videoyu ortaya atmak çok kolaydır, araştırma, değerlendirme, eleştirini yapmak ise nispeten zordur ama esas "değerli" olan budur. Kendi aklımızı, kendi beynimizi, vicdanımızı çalıştırmanın, geliştirmenin yolu bundan geçer. Yaptığımız paylaşımın içeriği hakkındaki görüşlerimizi, bilgilerimizi, sorularımızı paylaşmanın zor gelmesinin nedenlerinden biri de olasılıkla eksik, yanlış bildiğimiz şeylerin ifşa veya eleştiri konusu olması endişesi belki de. Doğaldır ama olası eksiklerimizi, yanlışlarımızı görme ve aşma fırsatı değerlidir ve bu tabi ki ben de dahil olmak üzere hepimiz için geçerlidir.

Go to Top of Page
   Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Celse veya diğer içerikleri farklı ortamlarda paylaşırken lütfen kaynak belirtiniz Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,41 saniyede oluşturuldu.