Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Olağandışı Olaylar
 Diğer
 Corona ve diğer hastalık olasılıkları Sağlık Sistemi
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar  Mesaj Sonraki Konu  

memed


240 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 01/05/2022 :  18:27:59  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
30 Ağustos 2014


C: Ebola her zaman onların bekledikleri şekilde ortaya çıkmaz. Hatta çoğu durumda farklı şekillerde kendini gösterir. Ama modern tıp
pratisyenleri ellerindeki teknolojilere ve aygıtlara çok bağlılar.

S: (L) Evet, bunu biliyoruz. Hatırlasanıza, Sebastian’ın erlişyası vardı ve kan testinde bunu bulamamışlardı. (Theseus) Çok sayıda kar amaçlı faaliyet var.

(Alada) Bu olaylar çok ön planda ve her zaman haberlerde veriliyor. Hepsi kar amaçlı mı?

(L) “V for Vendetta” gibi düşün. Filmde hastalığı yarattılar, hastalığı insanları korkutmak için kullandılar ve sonra da ilacı satarak zengin
oldular. Totaliter bir rejim uyguladılar tüm dünyada...
Gerçek hayattaki senaryonun neredeyse bire bir aynısı. Şu ecza şirketlerine bak... Eminim insanları daha fazla tahıl ve şeker yemeye ve haplarını kullanmaya teşvik edecek diyetler çıkaracaklar.

(Andromeda) Karantinaya alınabilirler.

(L) Şu anda üç bin vaka, durumun nerelere varabileceğiyle ilgili olarak korkutucu bir rakam.
(Andromeda) Özellikle yayılma devam ederse.
(Perceval) Gizlemeye de çalışmıyorlar. Muhtemelen yapmak istedikleri şey herkesi aşılamak.
(L) Tabi ellerinde bir aşı varsa.
(Perceval) Maymunlarda işe yarayan bir aşıları var.
(Andromeda) Eylül’de çıkaracakları bir aşı geliştiriyorlarmış.
(Pierre) Evet ama HIV’e bak. Yıllardır aşının geldiğini söylüyorlar. İnsanlar günde 20, 30, 40 hap içiyor ve buna bir servet ödüyorlar.
(L) Ebola için ellerinde gerçekten bir aşı var mı?
C: Hayır.

Edited by - memed on 01/05/2022 18:39:54

memed


240 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 01/05/2022 :  19:22:20  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Virüsler hücre enfeksiyonunu kolaylaştırabilmek için DNA’larını sıvı forma dönüştürüyor
Virüsler DNA’larını sıvı hale dönüştürebiliyor ve böylece DNA’larını kurbanlarının hücrelerine sokabiliyorlar. İsveç’teki Lund Üniversitesi’nde
gerçekleştirilen iki yeni çalışma bunu gösterdi.
Her iki çalışma da iki farklı virüsle ilgili aynı keşfe dairdi. Yani virüslerin enfeksiyon anında DNA’larını sıvı hale
dönüştürebilmeleriyle ilgili. Bu dönüşüm sayesinde virüs DNA’sını daha kolay bir şekilde kurbanın hücrelerine aktarabiliyor ve o hücreleri
enfekte edebiliyor. Çalışmalardan biri, insanlara bulaşan uçuk virüsünü araştırıyordu.
Lund Üniversitesi ve Carnegie Mellon Üniversitesi biyokimya ve biyofizik bölümlerinde bir araştırmacı olan Alex Evilevitch şöyle diyor: “Elde
ettiğimiz sonuçlar, virüs DNA’sının hücreye nasıl girdiğini göstermek suretiyle uçuk enfeksiyonunun mekanizmasını açıklıyor.
Evilevitch bu keşfin şaşırtıcı olduğunu söyledi. Virüs DNA’sında katı halden sıvı hale geçişe dair daha önce kimse bilgi sahibi değildi.
Çalışmada araştırılan herpes/uçuk virüsünün hal değişimi ısıya bağlıydı ve 37°C’ta gerçekleşiyor ve insan vücut sıcaklığına doğrudan
adaptasyon sağlıyor.
Evilevitch araştırma bulgularının, virüs DNA’sı için bir hal değişimini hedefleyen ve bu şekilde enfeksiyon kapasitesini azaltan ve virüs
yayılımını sınırlayan yeni bir tür ilacın çıkarılmasını sağlayacağını umuyor:
“Bu nitelikte bir ilaç virüs DNA’sının fiziksel özelliklerini etkiler, yani ilaç virüsün mutasyonlarına direnebilir.”
Eviletvitch ve arkadaşlarının yayınladığı ikinci çalışma bakteriyofajlarla, yani bakterilere ve bu örnekte insan sindirim sistemindeki E coli.
bakterilerine bulaşabilen virüslerle ilgiliydi. Sonuçlar bu virüsün de DNA’sını katı halden sıvı hale geçirebildiğini göstermektedir. Tıpkı
herpes virüsünde olduğu gibi geçiş 37°C’ta olmaktadır ve insan vücut sıcaklığına adapte olmuştur.
Bu iki virüs türü, yani bakteriyofajlar ve herpes virüsü evrimde erken bir aşamada, birkaç milyar yıl önce birbirinden ayrılmıştır. Her ikisinin
de enfeksiyonu kolaylaştırmak için DNA’larını dönüştürebilmesi, bunun pek çok virüs türünde bulunan genel bir mekanizma olabileceğine
işaret ediyor.
Önceki çalışmalarda Alex Evilevitch ve arkadaşları, virüsiçinde enfeksiyon gücünü sağlayan DNA basıncını ölçmeyi başardı. Bu basınç
açılmamı birşampanya şişesindeki basınçtan beş kat yüksek. Bu yüksek basınç, virüsiçinde çok sıkı birşekilde paketlenmiş DNA sayesinde
oluşuyor. Basınç, virüsün DNA’sını konak organizmadaki bir hücreye boşaltmasını sağlayan bir tetik görevi görüyor. Kısa bir süre önce
Nature Chemical Biology ve PNAS’da yayınlanan iki çalışmanın önünü açan şey bu keşifti.

(L) Yani sıvı DNA... K’ların o zaman söylediği şeyi destekleyen bir bilgi gibi görünüyor. Bir hücreyi enfekte etmek amacıyla DNA’ların katı

11 Ekim 2014


halden sıvı hale dönüşebilmesi. Genetik mühendislik bağlamındaki kesik sıvı referansı. Ama aynı zamanda DNA’nın faydalı değişiklikler
meydana getirebileceğini biliyoruz. Zamanın bir noktasında bizi enfekte eden DNA’larımız var.
O DNA’lar, hücrelerimizde zaten mevcut olan başka bazı DNA’ların akışını kesintiye uğrattı. Fakat hiçbir şey yapamıyor çünkü blokaj
intronları yerleştiren bir enfeksiyonla bloke olmuş durumda. Sanırım zamanın bir yerinde bu durum değişebilir, hatta tersine dönebilir,
hem de çok hızlı bir şekilde. Birşeylere yaklaşıyor muyum?
C: Kesinlikle! Yaklaşan zamanlar çok ilginç olacak, özellikle de ağ tam kabile gücüne doğru genişlerse ve pek çok başkaları da merdivendeki
bir sonraki basamağa çıkmak için inisiyatif alırsa.


Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/05/2022 :  19:04:42  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen memed

30 Ağustos 2014

C: Ebola her zaman onların bekledikleri şekilde ortaya çıkmaz. Hatta çoğu durumda farklı şekillerde kendini gösterir. Ama modern tıp
pratisyenleri ellerindeki teknolojilere ve aygıtlara çok bağlılar.




Bu hafta aslında toplayıcılık merakı ve bunun üzerine okuma video izleme ya da başka bir deyişle bitki/botanik ve kısmen fitoterapi üzerine biraz araştırmam oldu.
Cüce mürver denilen bizim Yivdin dediğimiz bitkiyi keşfettim. Mürver fitoterapide sayılan ilk antivirallerden biridir. Bu bitki bize zehirli dendiği için onun yemişe benzeyen kara morumsu tohumlarıan hiç dokunmadık. Sanırım bir miktar toksik yani çiğ yemiş/meyve gibi yenmeyebiliyor ama kaynatılıp felan şurup yapılıp tıbbi kullanımı varmış. Bitkinin yaprak bölümünden yapılan krem sanırım artrit için çift kör plasebo dikloron adlı ağrı kesiciyle çalışılmış ve kesin olarak ondan güçlü ve rahatlatıcı . Aynı şekilde yapılan başka bir çalışmaya göre bitkinin ekstratı bir trisiklik antidepresandan güçlü. Bu hafta araştırdığım bitkiler içinde bu ya da başka bir tanesi cüzzam tedavisinde denenmiş. Diğer bir gönderiye (kendi gönderime bu hafta bitkisel olarak denediğim şeylerle ilgili daha geniş bir yorum yapacağım ancak aklıma gül, gül tohumu geldi. Biri Nostradamus'un veba tedavisi yine diğeri de sanırım Osmanlı da çiçekle ilgili bir bağlantı olabilir eklemek istedim çünkü "cüce mürver" Türkiyenin her tarafında bulunabilir. Çok kolayca, yabani gülde (yaprağı ya da tohumları )ve buna benzer başka şeylerde..

K'lar gelen salgına korunma yanıtı olarak C vitamini ve oksijen dedi.

(Bir not olarak (ET tüketenler oksidatif stres olmayacağı için c tüketimini gereksiz addeder ancak bitki tüketiliyorsa antioksidan ve c tüketimi önemli ya da gerekli olabilir derler; Bunun karaciğer gibi sakatatlar ay da kırmızı et dediğimiz dışıdaki kimi hayvan etleri vs de ölçülü c barındırır)

C vitaminin hayvansal gıdalarda olmadığı varsayılır. En azından bilindik anlamda ette c yoktur. Bu anlamda K'ların o deyişi bitkilere bir göndermem mi ? Kendi içimde bunu sordum düşündüm. Arıca oksijenlenme antioksadan kavramı da bitkilere/fitoterapiye bir gönderme olabilir mi? Bilmiyorum ama açıkçası bir olasılık bu aklıma geliverdi

Çin deki karantina da twitter da bir gönderi gördüm. Devlet yiyecek dağıtmıştı ve sadece bir miktar kök zencefil/zerdeçal ,sarımsaklar ve havuçlar vardı. Bu fotograf bana çok anlamlı geldi yani Çin hükümeti bir şey biliyor bir şey yapmaya çalışıyor gibi. Diğer tüm sebzeleri çöpe döküyorlardı.
Zencefil ve zerdeçalın ev de bir saksı da ya da buralarda öyle ya da böyle yetişme olanağını sorgulamayı düşünüyorum. Sarımsağı hepimiz biliyoruz ama havuç?

Ayrıca yaban havucu denen her yerde olan bir bitki buldum. Bu bizim burada söksem eminim fındık kadar küçük bir havucu (kökü) olabilir çünkü sert ve sürülmeyen bir toprak ama bir şifa varsa bir kaç kök toplamak yeterli olabilirdi.

Diğer bir işarette Çinliler toplumunu göz göre göre aç bıraktı. ÇKP li sanırım sorumlu bir doktor halka dönüp hepimiz açız diyordu ve insan aslında günlerce aç kalabilir
Go to Top of Page

bozadi


11472 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 04/05/2022 :  21:20:28  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

Almanya’da dikkat çeken aşı araştırması: Yan etki 40 kat fazla

Almanya'da yapılan bir araştırma, mRNA tipi koronavirüs aşılarının yol açtığı ağır yan etkilerin resmi verilerden 40 kat fazla olduğunu ortaya koydu.

https://www.veryansintv.com/almanyada-dikkat-ceken-asi-arastirmasi-yan-etki-40-kat-fazla/
Go to Top of Page

memed


240 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/05/2022 :  18:07:36  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Ve haber kanallarında hemen hiçbir şey yok . Müthiş bir karartma var . İnsanların bir çoguda duymak istemiyor ya da gözlerini çeviriyorlar.
Go to Top of Page

memed


240 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/05/2022 :  14:03:58  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Ferhat Arslan, Doç. Dr. Enfeksiyon Hastalıkları


Salgın öncesi ve salgın sonrası hasta portföyü çok değişik. Anlatılmaz yaşanır.İlginç olgular karşısında! Yok benim kafamda aşının yapabileceğine dair zerre şüphe yok diyen tek bir hekim bile yok. Aldık mı başımıza belayı?
Ferhat Arslan, Doç. Dr. Enfeksiyon Hastalıkları

İlk defa bir hasta gördüm aşı sonrası dil kası çalışmıyor, bir başka hasta menenjit ensefalit ama hiçbir mikrop üretmiyor, gösterilemiyor. Bir başkası kol bacak güçsüzlüğü. Aşıdandır da diyemiyoruz değildir de diyemiyoruz.

https://twitter.com/Ferhatarslandr/status/1524738346353930241
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


1135 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/05/2022 :  17:03:17  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Evet KH iyi hesap yapar. İnsanlara onları öldüren bir virüs olduğu söylenince zaten yaşamaktan müzdarip kitleler kafalarını başka yöne çevirmeye sualsiz gönüllü oluyorlar. Yine de iyi taraftan bakarsak elle tutulur bir kitle elinden geldiğince sorguladı ve anlamaya çalıştı.
Go to Top of Page
   Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Celse veya diğer içerikleri farklı ortamlarda paylaşırken lütfen kaynak belirtiniz Yukarıya git
Snitz Forums 2000
Bu sayfa 0,11 saniyede oluşturuldu.