Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Karalama Defteri
 Bitki Toplayıcılığı ve Fitoterapi Yolculuğum
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Yazar  Mesaj Sonraki Konu  

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/05/2022 :  19:57:33  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının Kişisel sitesini Ziyaret edin  Alıntı Ekle


Arkadaşlar -malum- pandemi, boşanma, işsizlik hepsi bir araya gelince köyüme ailemin yanına dönüp yerleştim. Burada çoğunlukla internette boş zaman geçiriyorum ve boş vakitlerimde arar ara ilkel yaşam, doğal yaşam, doğa toplayıcılığı vb içerikleri izliyorum. Bu ara babamın da TV yoluyla youtube ve internetle tanışmasıyla birlikte bitki toplayıcılığı merakım biraz daha da arttı ve eve yayıldı. Bir çok yeni tıbbi ya da yenilebilir bitki tanıdım. K'ların parazit ya da mikroorgnaizma söylemi ve kısmi sağlık sorunlarıma çözüm arayışı ya da daha dinç sağlıklı vb hissettme istenciyle de beraber şu an toplama ve yeme deneylerimi sürdürüyorum. Bunları size de açmak istedim. Yazacaklarım tıbbi tavsiye değildir, hatalı bilgiler barındırıyor olabilir ve yazılanları tekrar gözden geçirmeyi kişisel araştırmayı tavsiye ederim.

-devam edecek-

Edited by - Dionysos on 02/05/2022 23:25:02

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/05/2022 :  20:24:20  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Topladığım denediğim bitkiler, toplamak istediklerim, onlar hakkında edindiğim bilgiler ya da onları nasıl tükettiğim ya da tüketmeyi düşündüğüm üzerine ;

Kara hindiba (Taraxacum officinale) Kökleri

Bu bitkinin (her yerde çok bulunur) kök ve az miktarda da köke çok yakın olan açık beyaz renkli dip sap bölümünü alıyorum



http://sifalibitkideposu.com/karahindiba-koku-saglik-faydalari/

Buna yakında diyebiliriz. Eğer yukarıdaki kadar büyükse bir en fazla bir kaç kökü çiğ de tüketiyorum ama daha ziyade çaylık kurutulmak üzere toplanıyor. Bunlar öğütülerek kahvesi yapılabilir. Avrupa bunu 150 yıl tüketmiş. İçindeki inülin adlı lif ya da şeker değerli bulunuyor. Safra akışı sağlıyor dolayısıyla sanırım karaciğer temizlemesini umuyorum. Çiğ tüketilirse safra karaciğer hattında küçük bir ağrı bulantı olabilir eğer denenecekse düşük miktarlarda başlamayı ve test ederek her defasında daha fazla tüketim denemeyi az miktarda soldurma haşlama sote vb ısıl işlem daha faydalı olabilir bilmiyorum ve emin değilim. Ayrıca bu tip benzer yakın ailedeki bitkilerin sütümsü özsuyunun hafif afyon vb olabileceği söyleniyor. O yüzden pişmemiş tüketimde düşük oranlar iyi ve akıllıca. Kökler eğer sert ve olgunsa tabi ki o lifleri çiğnemek zor ve toplanma zamanı ya da bitkiye göre kök körpeliği ve sertliği değişir. Deniyorsanız iki bitki de pesetmeyin derim.

Toplama zamanı için daha ziyade sonbahar önerilir ama neredeyse her mevsim istenirse bu sökülebilir. Bitkiyi tanıyabilmek için sap dokusundaki morluğa aşinalık benim için yeterli ,daha sonra yaprak yapısı yardımcı olabilir ki çok uzun kazık kökleri var ve bu diğer benzerlerinde yok yani kökü onu ayırt etmenizi sağlar. Ben bel dediğimiz araçla toprağı gevşetip söküyorum yoksa çok küçük kök parçası alabiliyorum .Yumuşak geçirgen bir toprakta elle çekerek bile uzun bir kök parçası alınabilirdi.

Lifini tüketimini de önemli buluyorum çünkü kısmen bilinmeyen tanı ve adı konmamış bağırsak sorunlarım olabileceğini düşünüyorum. (Ülser kolit vb). Bunun için yine aşağıda sinirli ot vb denen plantagonun da lif ve tohum tüketimine de ayrıca değineceğim. Bunlar doğru tabir mi bilmiyorum ama galiba bağırsağı süpürüyor. Bilindik farmadan gerçek anlamda güçlü araçlar olabilir ve yani bence/bana göre de ilaç diye tanıdıklarımızdan etkin olduğuna emin olabiliriz.

İnülinin kapsül haline getirilmiş kimi gıda takviyesi denen ürün ve çocuk mamalarına kadar kullanımı duydum ya da gördüm. Kökteki odunsu lif anladığım kadarıyla ve tabi bence yaklaşık dokuya sahip herhangi lifte eminim aynı benzer işlevi görebilirdi. Örneğin dut ağacının kabuk lifi öğütülürse güçlü bir kan şekeri düşürücü. En az ilaçlar kadar etkili. Başlık kara hindiba ama aklıma gelmişken bu ara bahar ve dut ağacını yeni uç filizleri ve genç taze yapraklarını da -çiğ- yemeyi denediğimi ekleyebilirim hatta bir yabani dut vardı onun salata olabileceğini düşündüm oldukça da lezzetli ya da şöyle söyleyelim. Bir kez alışınca lezzetli geliyor. Ihlamur ve dut yapraklarını yenilebilir bitki toplamada ilk 10 unun da sayan bir Amerikalının videosunu bile izledim.

Tüm bunlardan bahsetmişken lifle ilgili karbonhidrat nişaşta tüketimine n dair bir hesap var. Ketocular bunu çok iyi bilir. Örneğin ketoda lif ve karbonhidrat birbirinden düşülüyor ve kalan net karbonhidrat ketoda hesaplanıyor. Mesela atıyorum keten tohumunda 20-40 gram total/ham karbonhidrat olsun o kadar çok lif var ki bunun 100 gramı keto hesabında 2-3 gram karbonhidrattır. Net bir ölçüm tartım yo kama izlenim olarak benim fikrim şu. Dengeli kan şekeri için 100 gram düşük lifli karbonhidrat (ekmek pirinç nohut börek vb) için atıyorum 30 gram lif tüketilmeli. Yani bunu da istersen maydonoz sapı istersek dut ağacı yaprağı ve istersekte öğütülmüş oldukça da odunsulaşmış kara hindiba kök lifiyle tamamlayabilirdik. Ben genelde carb'ı çok kaçırdığım zaman ya da ev de karbonhidrat bolluğu varken o öğüne oturmadan dışarı bir çıkıp turlayıp uygun lifi çiğ doğadan salata gibi tıkınıyorum ay da elime dut yaprağı vb alıp bir tür salata niyetine yiyorum diyebilirim

-devam edecek- (belki onlarca gönderi bunu tekrar yazmak istemiyorum)

Edited by - Dionysos on 02/05/2022 23:27:06
Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/05/2022 :  20:41:19  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Bitkilerin yeşil bölümleri, özellike yaprakları ve Oksaklik Asit/Oksalat Efsanesi



Bu kavramı ilk kez etçillerden öğrendim. Etçil ve keto gribinde (Diyete başlanan ilk dönem semptomları) semptomlardan biri de döküntülerdir. Bu döküntüleri etçiller hemen oksalat atma ya da oksalik asit detoksu olarak tanımlar. Etçil kaynaklarında bitkileri neden yemememiz gerekeceği ya da neden onların gerçek besinimiz olamayabileceği bu kavrama dayanarak çoğu zaman sunulur.

Doğa toplayacılarında bu kavrama çok rastladım. Yani şunu derler. Bu bitki ve yaprakta oksalat (oksalik asit) yüksektir bu yüzden onu pişirerek tüketmeyi tercih ederim. Bitkisel şifa içeriklerinde fayda olarak tanıtılan bir yaprağın eğer artrit vb sorun varsa oksalik asit nedeniyle tüketilmemesi ya da çok düşük tüketimi önerilir. Böbrek taşıyla ilişkisi kuruluyor

Ben bu kavramı çok bilmiyorum çok derinine de incelemedim ve araştırmadım ama bende oluşan fikir şu. Yeşilse yeme, az ye, çok yeme
(Bu dediğim gerçekten yanlış olabilir umarım onu düzletirim) ama şunu yapıyorum. O bitkiyi tüketeceksem kökünde ufakta (fındık ya da bezelye kadar bile olsa) bir yumru bölüm var. Orayı ve onun çok az miktar toprak üstündeki bölümünü alıyorum. Kök deyince bunlar saçak kökler değil. Esasen saçaklı köklerin bağlandığı bir iç gövde kök bölümü var. Bunu öncelikli tüketiyorum. Bu bitkiye göre değişir ama gerçekten küçük bir parça ve zaten sınırlı bitkiyi çok az sayıda olmak üzere çiğ bu şekilde tüketiyorum. Toplanıp mesela haşlanıp salata ya da pişirilip karmaşık bir yemek yapmaya kalksam daha yüksek oranlar denerdim ama bir kaç kök ve bir kaç bitki diyelim. Tabi bu söylediğim özellikle de daha ziyade daha önceden tüketmediğimiz yeni tanıdığım bitkilerle ile ilgili ya da çiğ tüketimine alışık olmadığım yeni denediğim bitkiler. Bunların tamamı yenilebilir olduğunu geniş web araştırmalarıyla doğruladığım bitkiler ve benim hayatımın büyük bölümü doğa da geçti ve herhangi iki ot ya da mantarı çok iyi birbirinden ayırabilir ve tanıyabilirim. Eğer bu konuda kendinizi yeterli görmüyorsanız en azından toksik zehirli addedilen türleri (mesela bir baldıranı vs iyice öğrenip tanıyarak) buna benzer bir şeyi siz de deneyin derim. Ayrıca ola ki benzer yöntem denenirse en ufak miktarla başlanabilir.

-eklemeler çıkarmalar yapılabilir-

Edited by - Dionysos on 02/05/2022 23:23:05
Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/05/2022 :  20:53:45  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Deri Emilimi ve Sentezi ya da Bitkilerin Deri Üzerinde Tıbbi Kullanımı

Bu açıkçası şu aşamada çok denediğim-bildiğim bir yöntem değil. Bir başlık olarak açmış bulundum. Yoğurt otu/yapışkan otu deneni öğrendikten ve onun cilde sürüldüğünü duyduktan sonra el ve ayakta bir kaç kez denedim. Oldukça iyi hissettiriyor. Bu bir yüz/cilt germe otuymuş. Mum gibi eriyebilen içeriklerle birleştirilerek belki çiğ belki biraz suda haşlanarak krem ve merhemleri yapılabiliyor. Bu youtube ve webden sanırım merak edilirse öğrenilebilir. Örneğin bu bitki için aloe vera gibi belki diyebiliriz bilmiyorum.

Bir çok aromatik yağ bu bitkilerden el de ediliyor ve mesela bizim burada çok olan bizim "Galdirik" dediğimiz diğer yörelerde değişiyor ama en bilindik isimleri sanırım Hodan ve ıspıt olan bitki. Mesela ben bu bitkinin yapını damıtamayacağıma göre kök ya da sapı ezerek belki uygulamayı denemeyi değerlendiriyorum. Bu tip bitkinin bu yolla kullanılırsa cildi koyu yeşil ve kahverengi boyayabileceğini de hatırlatmalıyım. Bunu ilk aşamada farketmeyebilirsiniz. Kurudukça renklenir. Bu iyi bir şey değil ayrıca.

Mesela cüce/bodur mürverle saç ve yün boyanabildiğini duydum. Bu bitkiden artrit için denenmiş başarılı krem olduğunu duydum. Bir başka gönderi de sanırım paylaştım.
Sonuç olarak ilk düşündüğüm benim bir bitkiyi buhar ya da haşlamayla sıcak lapa yapıp mum ya da erime yeteneği yüksek bir kil ve zeytinyağı gibi bir şeyle birleştirip bir krem yapma oldu. Bunu henüz deneme fırsatım olmadı.

Bunun dışında (bu tamamen içimden gelen bir şey) defne yaprağını dişimle biraz ezip dilimin altında tutuyorum. Dil altı derisi en hızlı emilim sağlayan noktalardan sanırım biri. Afyonsu özellikleri olan bazı bitkiler bu yolla kullanıldı ve Anadoluda böyle kullanılan bitkiler var ve mesela tütün çiğnenir. Çiğneme, emme dil altında tutuma gibi bir şey ve bu günden sadece bir kaç yaprak ve 5-10 dakika ağızda tutabiliyorum. Bunu tıbbi tavsiye olarak önermiyorum. Defnenin bu yolla kullanımını herhangi kimseden duymadım. Bu kendi başıma denediğim bir şey.

Bir de son olarak alerji vb testleri biliyoruz ki deriden yapılır. Bu yolla belki bir bitki ya da kökünde kısmen yenip ynemeyeceğinin testi de yapılabilir mi? Bilmiyorum...
Go to Top of Page

bozadi


11472 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/05/2022 :  22:02:56  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Önümüzdeki zamanlarda bitkilerle ve genel olarak doğal kaynaklarla ilgili bilgiler önemli hale gelecek diye düşünüyorum ben de. Besin, tedavi ve başka binbir türlü işlev için. Bu konuda temel bazı farkındalıklar edinmeye veya farkındalığımızı geliştirmeye çalışmamız faydalı olur sanırım.
Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/05/2022 :  22:18:17  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Dar ve Geniş Yapraklı sinirli Ot ,Halk arasında Yara ve Çıban Otu denen (Plantago)



Bu ota sinirli ve damarlı ot deniyor. Etteki sinirler gibi. Lifli bölümleri neredeyse çiğnenmiyor. Sanırım o nedenle bu adı alıyor. Kuru madde lif oranı yüksek çok yüksek bir ot. Tohumları bağırsakta altı kat şişiyor ve bu nedenle gıda sanayinde ve yemeklerde kıvamlaştırıcı, kilo verme ürünü ayrıca bağırsak sindirim sağlığı ürünü olarak kullanılabiliyor. Bu otun ülseratif kolit, ibs gibi sorunlardaki başarısı muhtemelen ilaçları aşıyor. Ben yiyebiliyorum alıştı mama emek zorsa sanırım kurutup mikserde öğütüp toz haline getirilebilirdi ve bu amaçla küçükte olsa kök yumrusu yaprak gövde sapları, tohumları ayrıca istenir katılırsa yapraklarda kullanılabilir

(Teyit edilmeye muhtaç ve yanlış bir bilgilendirme olabileceğinin altını çizerek) ultra bakır içeriği sanırım var ve bulduğum rakamları ilk etapta doğru yorumladıysam yaş kuru emin değilim 100 gramda 17 mikro gram sanırım bakır var ve google a göre bir insanın günlük bakır ihtiyacı 2,5 mikrogram. Bu veri doğruysa yaklaşık yeme/tüketim oranına da sanırım erişmiş olurduk. Ben bu otu kök yumrusu ile beraber keserek alıyorum ve ve sap bölümünden 1-2 cm lik daha bir alanı kullanıyorum yani yaprakları yemiyorum. Belki sadece en küçük ve en filiz olan tek bir yaprağı yersem yiyorum. Kökün büyüklüğüne göre yiyorum. İriyse bir kaç tane ve küçüklerse -10 taneye kadar tüketiyorum. Çay için ayrıca topladım ve kuruttum. Tohumlarını olgunlaştığında ayrıca toplayacağım.

Bu bitkinin tohumları tohum sapıyla beraber olarak tam olgunlaşmamış filiz halindeyken toplayıp yemesi bir çok toplayıcı tarafından seviliyor. Olgunlaşınca tohumlar beliriyor ve haliyle sertleşiyor. Yağ ve sarımsakla onu soteleyip yiyorlar. Çok tanınan iki sebzenin karışımı bir tadı olabileceği söyleniyor ve bunlardan biri sanırım kuşkonmazdı.. Buna dair youtube da bir kaç videoya rastladım.

kurutulmuş tohumlarında yapılan toz psilyum adında ticari olarakta satılıyor. Bu ketocuların baş kıvamlaştırıcı ekmek tutturucusu/bağlayıcısıdır. Örneğin tahin susam ya da keten tohumundan ekmek yapmak istersek bunu katarak gluten gibi bir bağlayıcı işlevi el de ederiz. Bunun dışında ek bilgi olarak tabi ki temel keto ekmek bağlayıcı yumurta beyazıdır. Kokusu ya da kıvamı sizin için sorun değilse düşük karbonhidrat diyetlerinde çorba sos vb her şeyin kıvamlaştırıcı ya da koyulaştırıcısı olarakta kullanılabilirdi.

Ot halk hekimliğinde açık yaraya çiğnenerek uygulanıyor. Ayrıca akne sivilce siyah leke yoketme vb başarısı olduğu söyleniyor. Emin değilim ama sanırım tiroid fonksiyonları için öneriliyordu. Bunun dışında çok geniş bir tıbbi yelpaze var ancak araştırırsak göreceğiz ki bir ot sanki neye kullanılsa işe yarıyor .Yani pubmedde bir araştırma yapsak hakkında çok şey buluruz. Örneğin astım rinit vb sayılabilir ama yüzlerce ve belki binlerce otunda benzer işlevi icra ettiğini görünce öncelikli spesifik kullanım alanı ya da faydasını açmak istedim .Otun tıbbi kullanımı bakırla ilgili olabilir emi değilim ama bende şimdilik çağrışan o.
Ben kendim bu otu öncelikle sindirim fonksiyonu ve bağırsak için kullanıyorum.

Bu otla ilgili olarak aslında aynısı karahindiba içinde söylenebilirdi elimizde ve bilmiyoruz, kullanmıyoruz. Yani bir bağırsak sorunu için doktora gider bir sindirim motilitese düzenleyici gaz spazm giderici alırız. Babamı örnekleyebilirim. köyde yaşıyor ve bu dışarıda yanında. Beni en çok yoran üzen bu. Bunun dışında özellikle tohum bölümü protein oranı sanırım %12-13. Yani ot toplayan zaten yiyen köylü içinde alternatif bilinmeyen bulunmamış bir yemek. Küçük orta bir porsiyonla yenebilir.

Bir otu ilk kez ve yeni yemeye yeni başlıyorsanız tadı tuhaf gelebilir zamanla bir alışkanlık getiriyor. O yüzden zaman ve fırsat tanımak ama yine de bedenini dinlemek en iyisi. Yani istenmiyorsa yeme çok az tut. Örneğin şunu da düşünüyorum. Sanırım Alman doğa ot ve mantar toplayıcılığı ikinci dünya savaşına dayanıyor. Bazı videolar izliyorum çayırda yenebilir her otu biliyorlar. Bazıları doğa ya da ekolojik-sağlıklı vb yaşam tutkusundan ama bence bu yolla öğrenmiş. Yani bilgi oradan kanalize geliyor gibi.

Yeme anlamıdna çok tuhaf ve farklı bir tat. Özellikle çiğ. Pişmiş hiç denemedim. Eğer 4-5 tane arka araya yerseniz dişler bir tuhaf oluyor. Ağızda metal birikmiş gibi, ağzında demir varmış gibi diyebiliyorum

Edited by - Dionysos on 02/05/2022 23:16:22
Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/05/2022 :  22:33:24  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Tütsü, Yakı ve Tüttürme



Geçen bir araştırmada (pubmed) defne tütsüsünün tıbbi kullanımını gördüm

Eklemek gerekirse

Eklenti:
Defne Yaprağı ( Laurus Nobilis L.) Tütsü Kolinerjik Disfonksiyon ve Beyin Antioksidan Durumunu Düzelterek Skopolamin Nedenli Amnezik Sıçanları İyileştirdi
Soyut
Defne yaprağı ( Laurus nobilisL.), yara iyileştirme aktivitesi, antioksidan aktivite, antibakteriyel aktivite, antiviral aktivite, immüno-uyarıcı aktivite, antikolinerjik aktivite, antifungal aktivite, böcek kovucu aktivite, antikonvülsan aktivite, antimutajenik aktivite ve analjezik ve anti-alerjik aktivite gibi çeşitli biyolojik aktivitelere sahip olduğu gösterilmiştir. inflamatuar aktivite. Bu çalışma, defne yaprağı tütsünün (BL), bir skopolamin (Sco) ile indüklenen sıçan modeli kullanılarak kolinerjik sistem üzerindeki etki yoluyla hafıza oluşumunu sağlayıp sağlamadığını araştırmayı amaçlamıştır.
Sıçanlar, 22 gün boyunca günde bir kez bir sigara içme odası cihazında 5 dakika boyunca BL'ye maruz bırakıldı, oysa hafıza bozukluğu, her davranış testinden 30 dakika önce verilen bir muskarinik reseptör antagonisti olan Sco (0.7 mg/kg) tarafından indüklendi. BL'nin fitokimyasal bileşimi, gaz kromatografı-kütle spektrometrisi (GCMS) ile elde edilmiştir. Sıçanlardaki davranışsal etkiler, Y-labirent, radyal kol labirenti (RAM) ve yeni nesne tanıma (NOR) paradigmaları ile değerlendirildi. Ek olarak, sıçan hipokampüsündeki asetilkolinesteraz (AChE) aktivitesi ve oksidatif stres belirteçleri de değerlendirildi. BL'ye maruz kalma, sıçan hipokampüsünde Sco kaynaklı bilişsel bozulmayı ve oksidatif stresi önemli ölçüde iyileştirdi.
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33567537/


Bu beni düşündürdü. Her anlamda. Bilmeme de dahil. Gecikme de. Kimsenin anlatmaması her şey

Üzerlik otunun yakı ve tütsüsü yapılırmış. karabaş otu dinlendirici sakinleştirici ve bunu sigara bırakma çalışırken insanlar kağıtla sarıp içermiş. Bunları öğrenmek benim ara sıra tütünle bir kaç maddeyi birleştirmeme de aracı olmuştu. Bir kaç kez çam ağacı ve dut ağacı kabuğunu toz haline getirip tütüne katmayı denedim ve daha sonra kimyon/kişniş ve kekiği. Kekik kalıcı ya da en çok kullandığım oldu. Hala bazen tıkanırsam böyle astım gibi hemen kekikli sigara içerim. Benim viral vb enfeksiyon dönemleri hariç çok rahatsız etmeyen sanırım artık kronikleşende hafif bir astım sorunum var gibi. (o da tanısız hiç doktora gitmedim) .Bu saydığım denemelerden umduğum bir fayda da buna dair.

Cüce/Bodur Mürver yapraklarının bir ateşe tutulup deriye sarıldığını okudum. Bu otun ısırgan otu yaktığı zaman alınarak yanan bölgeye vurulduğunu okudum. Birisi facebookta çocukluk anılarından yazmıştı. Bu yüzden bir antihistaminik olabilir diyordu.

Yakı kültürü yokolup gitmiş. Tütsü kültürü tıbbi anlamda sizce var mı? Tütsü kültürü bir hoş hissetme kültürü ve kendini bohem uhrevi ya da meditatif bir hava da hissetme vb için kullanılıyor olmalı. Tütsü uzakdoğudan felan gelmeli değil dibimizde bir çok şey olabilir. Örneğin atıyorum x bir/bir kaç bitkiyi bir miktar tüttürme en iyi astım ilacı olabilir ve biz bunu hala bilmiyor da olabiliriz. Nikotin emiliyorsa ?

Dil altı ve tüttürme en hızlısı. kana karışma...

https://tr.newsner.com/faydali-bilgiler/defne-yapragini-yakip-10-dakika-bekledikten-sonra-bakin-neler-oluyor/

Edited by - Dionysos on 02/05/2022 23:19:36
Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/05/2022 :  22:58:59  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Yoğurt Otu/Yapışkanotu (Galium aparine)



Latince adı için google'a baktığımda onun paket çay olarak satıldığını gördüm. Oldukça aromatik. Çayını gerçekten merak ediyorum ve henüz denemedim. Burası onunla dolu ve bizim herhangi bir ottu. Belki de bu ot çok sulu olduğu ve sıkılınca neredeyse sünger gibi su bıraktığı için bilmiyorum cilt için kullanımı çok yaygın görünüyor. Onun cildi gerip pürüzsüzleştirdiği söyleniyor. Diğer bir gönderide de yorum olarak yazdım bundan krem ve merhem yapılıyormuş. Hafif tüylü gibi ve o yüzden yapışkanotu deniyor. Çiğnenerek yenebiliyor ancak çok hafif rahatsız edici gibi. Bir çok videoda yabancıların onunla pesto/ezme yaptığını gördüm. Sarımsak zeytinyağı (belki baharat tuz vb) ilavesiyle belki çok az bir sotelemede olabilir ezme ilginç olabilirdi ama denemedim. Onu son bir kaç günde uç filizlerden 3-5 adet çiğ olarak tükettim. Tadını (koku aroma esans vb olarak) sevdiğimi söylemeliyim. Bunu tıbbiden daha ziyade bir keyif ürünü olarak kurutmayı ve çay olarak içmeyi düşünüyorum. Belki bir şeylerle karıştırırım bilmiyorum.

Bence bunun hiç kaynatılmamış ezmesi meyve sebze suyu gibi olurdu yani onda doku olur mu hiç bilmiyorum. Eğer çok tüketme sorun değilse ondan sebze suyu yapılabilir hatta daha ileri götürelim ciddi ciddi gerçekten sokakta sebze suyu olarak bunu satabilirsin. Aslında pazarlama etkinliği olarak değerlendirilebilir.

Edited by - Dionysos on 02/05/2022 23:31:09
Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 03/05/2022 :  00:50:31  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Kazayağı Otu (Oenanthe)

Bu otu Egeliler yiyor ve burada çok bolca olmasına rağmen hiç yemedik ve hayatımda ilk bu yıl denemek için biraz topladık. Ben dip bölümü sertte olsa örneğin kereviz vb gibi düşünerek dip bölümünden zeytinyağlı gibi bir şey denedim ve tadımlık bir kez yedim çok sevdiğimi ya da tekrar denemek istediğimi söyleyemem ama ondan aslında bir miktar turşu kurduk. Bunun dışında onu bir kaç kez yine dip kök bölümünden küçük bir parça olarak 2-3 adet ara ara tükettim. Oldukça lifli sert ve yumuşak arası bir dokusu var ve çiğnerken et yemek gibi bu anlamda biraz aroması dengelenirse ya da bilmiyorum uygun diğer şeylerle karıştırılarsa etle vb yle dahil yenebileceğini düşünüyorum.

Cüce Bodur Mürver /Yivdin (Sambucus ebulus)

Çocukluğumda yazın salkım gibi meyvesi olan ve tuhaf kokan ayrıca zehirli olduğu düşünüldüğü ve söylendiği için pek dokunmadığımız sadece yollara meyvelerini ezip rengini çıkardığımız bir ot. Çiğ ya da yüksek miktar tüketmek için sanırım toksik. Yani yaprak çayı tıbbi olarak içiliyor. Tıbbi merhemi yapılıyor ve etkili. Yaprağı ısıtılıp haşlanıp deriye artrit vb ağrılı bölgeye uygulanabiliyor . Mevyesinden soğuk algınlığı grip ve alerjinik rinit astım vb şurubu yapılabiliyor.
Az süreli ve düşük miktarda kullanım öneriliyor ancak bu orana sahip değiliz o yüzden dozajlama için en iyisi çok çok küçük miktarlarda denemek ve her defasında artırarak karın ağrısı ve ishal eşiğini bulmak gerekiyor. Bu otu bu evde kaynatırsam hatta bu ilaçmış felan bile desem annemle boğuşur papaz oluruz diye de düşünüyorum ama ondan bir şeyler yapasım gerçekten var.

Antiviral, antihistaminik olabilir

Defne

Defne kullanımına gerçekten çekim duydum. Doğal olarak çekim duydum. onu nasıl kullanacağımı bilmiyorum. Tohumları olgunlaştığında belki biraz tohum toplayıp ezerek ya da bütün yutarak bazı videolar kullanmayı öneriyor. Onu kurutup yaprak tütsüsü yapacağım. Bu tuhaf bir girişim çok çok mikro dozlar kurusunu tütünle içmeyi de deneyebilirdim. En azında bir tat kontrolü. Onu şimdilik hafif çiğneyip eziyor ve ağızda ya da dil altında tutuyorum.

Frenk Soğanı Allium schoenoprasum

Bu aslında neredeyse tüm dünya çayırlarında belki de yerleşik vardır onu bilmiyoruz. Soğan sarımsak ve pırasa. Üçünün birleşimi gibi ama bir değişiği gibi. Küçük bir bitki ve soğan. Van'ın otlu peynirinin otu. Bunun güzel turşu ilavesi olacağı düşünüyorum.

Kaldirik Hodan-Ispıt vs denen (Trachystemon orientalis)

Bu ot sanırım tüm Türkiye'nin kuzeyinde yeniyordur ve biliniyordur. Yaprak sapı ve ona benzer saplı bahar çiçeği sapıyla birlikte genelde haşlanıp kavurarak yemek olarak tüketilir. Ben aslında baharın ilk çiçeği tomurcuklanırken daha açmamış çiçekli sapları filiz olarak seviyorum. Yağı ecza olarak kullanılıyormuş. Sapını ilk kez bugün çiğ denedim. Daha önce bana jelimsi jölemsi tuhaf acı tadıyla yenmez gelen bu şey ilk kez meyveye benzettim. Onu yemek düşük şekerli bir meyve yemek gibiydi. Sadece 3 küçük sap yedim.

Dut Yaprağı, lifi kabuğu

Dut ağacının morus alba (gerçekten hem çalışma hem etkinlik olarak geniş bir tıbbi yelpazesi var gibi görünüyor. Acaba üzerine çok fazla çalışma ve deneme yapıldığı için mi acaba öyle mi bilmiyorum çünkü bir çok tıbbi bitki bulunabilir. Aslında neredeyse her bitki öyle ele alınırsa biraz tıbbi. Bütün yaprak çayları biraz tansiyon kolesterol düşürür. Yani alkolle izole edersen. .Bu yaprağı ilk solarken çay için toplamak dahil diyetimde tutacağım ve körpe bahar yapraklarından atıştıracağım özellikle carb'ı yüksek öğünlerde. Ayrıca ağaç gövdesi üzerindeki kabuktan bir miktar alıp en dış yüzeyi kazıyıp bir çay denemek istiyorum

Sirken (Chenopodium album) ve Hoşkıran /Tilkikuyruğu (Amaranthus retroflexus)

Bu bitkilerin çok küçük mikro tohumları var ve Güney Amerika da tahıla katılırmış. Hoşkıran için bizim bir üniversite onun oralarda (Güney Amerikada bir bir ünversitede) kürsüsü var demiş. Sebze ekilen bahçede doğal olarak çıkarlar. Tohumları bezelye ve fasulyeden daha fazla protein içeriyor ama ilginci şu. Bu tohumlarda et gibi protein senteziyle ilgili 12 aminoasit var. Yani bu bitkinin tohumu çok küçük ama yeterli miktarda olabilse ve toplanabilseydi en değerli bitki protein kaynağı olabilirdi. Tohum %23-24 protein ve %16 yağ içeriyor.

Ticari ya da yemelik ekimi de yapılabiliyor. Sirken bitkisini bir yerde paylaştığımda bizim orada onu yabani istilacı ot diye söküp attılar ve artık kalmadı dedi ama Türkiye'nin bir kısmı biliyor ekiyor dikiyor yiyor ama tohum olarak sanmıyorum. Benim en merak ettiğim tohum olgunlaşmadan tohum bölümü filizken toplanırsa protein değeri ne olurdu. Bitkini yaprak protein oranı da diğer bir çok bitki yaprağında bir miktar cazip

Sirken bizim buralarda yiyen varsa bilmiyorum ama genel olarak yenmiyor ve bilinmiyor diye biliyorum ama yiyenler ve bilenlerde yöre yöre olabilir

Hoşkıran dediğim anneanneme dokunurmuş ve ben de sevmiyorum ama burada yeniyor. Düşündüm de bizim bütün ektiğimiz alanı dolaşsam ve toplasam ondan bir kilo tohum çıkarabilir miydim? Emin olamadım ama yüzlerce dönümlük bir tarla olsaydı bir şeyler alınabilirdi. Onun daha ziyade 12 aminoasit nedeniyle işte atıyorum öğütülen mısır onu vb ye katılarak az da olsa olabildiğine günlük tüketimini sağlamalı. Yani et yiyemediğin atıyorum sebze ve bezelye fasulye mercimek yediğimiz bir günde bir ekmeğin katkısı ya da sadece tozu bile olsa belki sindirim ya da protein sentezi için bilmiyorum faydası olur muydu? Böyle düşündüm..

Sirken bitkisi bir çok toplayıcının ilk 10/hit listesinde.
Bunu söylemişken bir çoğu için ısırgan ilk 3 tedir. Isırgan bir kalsiyum deposu. Isırganın suyu yapılabilir. Ticari değeri ne olurdu bilmiyorum..

Tavşan Memesi /Ruscus aculeatus

Bizim ormanlarda olduğu halde bilmediğim ve bu hafta ismini öğrendiğim bir bir bitki. kökünün vasküler yani damar hastalıkları için (sanırım pubmede göre özellikle Venöz Yetmezlik/varis için) tıbbi değeri var. Başka şeylerde sayılıyor ama benim o dikkatimi çekti

Her neyse otların bitkilerin ya da bu konuda bilgi edinmenin sonu yok ancak şimdilik elimde bunlar var konuyu çok genişletmeyeceğim/uzatmayacağım. Belki bir kaç bitki ama bunu yüzlerce bitkiyle uzatacak değilim. Daha ziyade şu aşamada kullandığım 3-5 bitki ve deneyle oluşacak etkilerle ilgileniyorum. Bir de ben et deyince genellenen gibi otların kısmen aileleri etkileri vb üzerinde yakın benzer etkileri olup genellenebileneceğini kısmen düşünmeye başladım çünkü ot etkisi okumaya başlarsanız hepsinde aynısı varmış gibi geliyor. Şunu demek istiyorum. İnek eti ,kuzu eti hindi eti gibi ve bu hayvanların kökü/sakatatı beyni vb gibi bir sınıflama olabilir mi? Yani yakın mı? Yani yaprak ya da bitki gövdesi çayı seçiyorsam sadece bir kaç bitki lif seçiyorsam bir kaç bitki kök seçiyorsam bir kaç bitki gibi düşünüyorum hepsi bu. Örneğin aromatik uçuğu yağ ya da alkolit vb diyorlar içeren yaprak öreğin defne vb gibi bitkiler.
Belki onlara acı yapraklılar demeliyiz. Yağlı olduklarını hissediyorsun. Yani sayarsak zencefil zerdeçal ailesi kekik gibi bitkilere girmeliyiz ki bu anlamda o kadar geniş bir konu üretmek istemiyorum. Mesela zeytin uzun yaşadığı için yaprağına özellik atfedilir ve uzun ömür için tüketilir. Zeytin yaprağı ekstresi bir çok fitoterapistin gözdesidir.

https://ilacsizyasam.com/urunler

Örneğin Ümit Aktaş'ın kendi ürün yelpazesi şimdilik sadece bu kadar. Reçetelerini buradan kestiremeyiz ama belki de diyet ve diğer tavsiyelerle kaba reçeteleme sadece bu bile olabilir.

Şunu diyorum. Örneğin safra karaciğer hattı şelasyonu ve temizliği. En iyi yol sanırım uzun açıklar olabilirdi ve bu arada bol bol sıvı elektrolit tüketimi bunu yapmıyor ya da yapamıyorsak diyelim bir bitki seçiyoruz. Hindiba. Örneğin hindiba seçmişsek ayrıca enginar ve ayrıca devedikeni köküne gerek olacağını sanmam ve tabi ki krom, selenyum, çinko, bilmem ne asidi ve magnezyum da sipariş edebilirdik. Örneğin magnezyumun sülfür (kükürt) içeren sülfat tuzu var düşük oranlarda günlük kullanım bir miktar antifungalde olabilir (emin değilim ve bilmiyorum ama açıkla ve diyetle anlık yüksek dozları karaciğeri safrayı boşaltmak için kullanılır ki ben bunu tavsiye etmezdim. Azar azar yapmak en iyisi. Açlık dışında belki kırk gün yağlı et yiyerekte karaciğer ve sistem temizleyebilirdik çünkü bunu yaptığını iddia edenler var.

Edited by - Dionysos on 03/05/2022 01:12:48
Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 03/05/2022 :  00:56:18  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Her neyse yukarıda açtığım bazı bitkileri çok yeni yeni kullanıyorum ve zaten çok az kullanmıyorum ve çok uzun sürede devam eder miyim bilmiyorum. Genel ölçülebilir aktarılabilir kesin etkilerden sözedemem ama kısmen ilk günlerde safra ağrısı yorgunluk takip eden üriner sistem yangı yorgunluk ağrı kısmen zaman rahatlamalar. Bunlar bana biraz tadilat detoks şelasyon çağrıştırıyor. Zaman zaman çok hafif enfeksiyonum varmış ve onu atıyormuş gibi, düşük doz bir antibiyotik kullanıyormuş ilaç almış gibiyim. Mesela boğaz burun sinüsler kuruyor vb. Çok hafif orta sürdürülebilir etkiler. Her neyse çok fazla etki ya da bir şey umuyor değilim ama açıkçası şu. Kısmen sindirim sistemi ya da solunum yolları ile ilgili fayda umuyorum ona dönükte bir şeyler arıyorum, açmak ya da paylaşmak istedim.
Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 03/05/2022 :  01:56:59  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Eklemeyi düşünüp unuttuklarımdan

Sarımsak Otu ya da Amerikan ve İngilizlerin deyimiyle Sarımsak Hardalı

Bu bitkiyi bu yıl öğrendim. Acı tatlı bir şey. Yenilebilirmiş ve baharda bizim buralarda bulunuyor. Tadının sarımsak ve hardal bitkisinin karışımı gibi olduğu düşünülüyor. Beain olarak kullanıldığı için insanlarcada taşınmış bir bitki. Onu bazen biri iki uç filiz çiğniyorum.

Melocan Saparna Sarsaparilla

Amerika da kendi ismine birası olan bu bitki sarmaşık gibi uzayan bir diken. Kökü tıbbi olarak kullanlıyor ve sanırım antimikrobiyal. Kızılderili tıbbında kullanıldığını duydum. Lyme protokolleri için kullnıldığını duydum. Tentürü yapılıyor ve sanırım diğer bitkilerden biraz daha uzun süre kaynatılıyor. Baharda ilk genç filiz ve sürgünleri kavrularkçak yemeklik tüketilen bu bitkinin bir miktar kökünü söküp tentürünü denemek istiyorum. Bu otu herhangi bir ormandan sökmek isterseniz gerçekten bir kazmaya ihtiyacınız var. Kökü çok gezen ve bazen de derinde olabilen (değişiyor) ve merkezi kök dışında tek gövdeyle yayılan bir toprak altı ağı olabiliyor. Yani ana kökü onun hemen altında bulabilir ya da bulamayabilirsiniz. Bulunsa bile sağlam bir kökse toprak yapısına göre değişebilir ama onu sökmek çok güç olabilir. Çok iyi yayılmış ve toprağa iyi kenetlenmiş güçlü bir saçak kök örgüsü var.. Kökü bazen bir ağaç gibi güçlüdür.
Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 03/05/2022 :  14:29:40  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Mürverler (Sambulus Nigra ve Ebulus)

Sambulus (Mürver) olabileceğini düşündüğüm bir bitkiyi ve onun yerini tam şu an anımsadım. İnternette Anadolu coğrafyasında yerinde bütünüyle fotogranmış yerli bir Sambulus Nigra bulamadım. Verilen fotograflar sanırım Afrikadan ya da Güney Amerika ve o şey koca bir ağaç gibi. Benim dediğim bitki tam onun gibi değil ancak mürver gibi yemişleri var, acı yaprak, dalsı odunsu sertleşen gövde ,sonbaharda kuruma ve baharda tekrar filizlenip yeşerme, çok yıllık kök ve tek yıllık gövde, tuhaf bitki kokusu vb tüm bunlar uyuyor. O bir sambulus olmalı. Yani belki başka bir tür bilmiyorum belki tanımlanmamış bir tür. Her neyse onu Temmuz da fotograflayabilirim. Yemişler Ağustos olgunlaşabilir ancak fındık bahçelerinde bu dönem öncesinde ot temizliği yapılıyor ve onlardan kesilmemiş bir tane bırakabilmek için babamla boğuşmalıyım. Genelde bu tip bir iletişimde yani o mürver ve ilaç olabilir ve bilinen en iyi detokslayıcılardan ve antivirallerden biri olabilir dersem :"git işine" ,"daha işin mi yok" vs vs denmesi olası ve olağan ki ayrıca internette gerçekten görsel olarak bunu destekleyecek medya bulamadım. Eğer olsaydı o yolla biraz iş kolaylaşırdı.

Sambulus ebulus yani mürverin cüce bodur olanı. Onunla da ilgili bulunabilen yaklaşık içeriği taradım. Bazıları merak ediyor. Toksik mi? Alman vikipedi sayfasında zehirli olduğu yazıyormuş ancak bazıları az toksik hatta bazıları da güvenli olduğunu iddia ediyormuş. Genelde sambulus nigra öncelikli öneriliyor ve bence tek farkı şu. O biliniyor ve kullanılmış ya da belki daha güvenli ve daha az toksik. Aslında tek fark şu olabilir. Belki de nigra daha yüksek bir dozda kolay tolere ediliyor ve nigra daha düşük dozlanmalı. İlaçla ilgili bilindik bir laf şunu der. Önemli olan dozdur. Uygun dozda herşey ilaç ya da uygun olmayan dozda zehirdir. Yani cüce sambulusun uygun bir dozu uygun hazırlama ya da seyreltme biçimi mutlaka var ve bu öksürük şurubu, antihistaminik vb. Güney Amerika vb kaynaklı olabileceğini düşündüğüm bir sambulus ebulus videosuunn başlığı şu. O floramızdaki en iyi detokslayıcı.

Bir Rus videosu bitki için onu kurutup öyle kullanmalıyız ve yemişler tam olgunlşamışsa (tam siyahken toplanırsa) ve kaynatılırsa zararsız diyor

Herkes meyvesiyle ilgileniyor. Bitkinin köklerini de merak ediyorum..

Edited by - Dionysos on 03/05/2022 14:49:18
Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 03/05/2022 :  16:04:10  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
(Dar ve geniş yapraklı) sinirli/damarlı otu ve aslında bir çok bitkiyi çiğ tüketme biçimim (sağdaki resimler).
Gerçekten dip bölümdeki fındık ya da nohut kadar yumruyu öncelikli önemsiyorum



Bugün ilk kez yabani havuç söktüm ya da bitkiyi yeni öğrendim. Bunu izlediğim bir video kolaylaştırdı ve onu sap bölümündeki küçük tüycüklerden kolayca tanıyorsun. Fotograflar kafa karıştırıcı hepsi birbirine benzer.. Burada sert bir toprak yapısı ve küçük ince bir bölüm (0,5 ila 1cm lik bir kök) ama bu yemesi en zevkli şeylerden biriydi çünkü tamamen havuç tadı ve aroması. Lif nedeniyle çiğ tüketim oldukça zor ama ben yedim. Bu videoyu paylaşan kişi kökün içinin odunsu ve sert olacağı için kabuğu yenebilir demişti oysa kabuk lif nedeniyle daha sert ve iç bölümden daha zor tüketiliyor. Belki sökme zamanı da önemli olabilir bilmiyorum ama ondan bolca sökeceğim ve gerekirse kurutacağım çünkü çayının oldukça aromatik olabileceğini düşündüm



Edited by - Dionysos on 03/05/2022 16:29:44
Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 03/05/2022 :  20:20:37  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Bitkileri Pişirme, Çiğ yeme, İşleme , Isıtma ,Isıl İşleme, Sindirim-Sentez vb Hakkındaki Açık Fikirlerim

Öncelikle. Bunlar tamamen spekülasyonlardır. Bunlar tamamen açık kişisel fikirler. Bunlar bilgi değildir. Net bir şekilde söylüyorum. Yani gerçekten bütünüyle yanılıyor olabilirim ve ben de bunun farkındayım..

İnsanın sanırım üçlü bir sindirim sistemi var. Ağızda başlıyor. Tükürük ve sindirim asit ve enzimleri. Sonra mide. Mide asidi. Pankreasın salgıladığı sindirim enzimleri ve son olarak bağırsaklar ve emilim.

Biz eğer doğal doğaya uygun canlılarsak ilk yeme biçimi mantıksal olarak çiğ olmalı. Sebzelerin ve aslında et ve diğer gıdaların da çoğunu yemeye uygun hale getirmek varsa içindeki bakterileri öldürmek etkisizleştirmek vb için ısıl işlem ya da diğer pişirme yöntemleri uygularız ama daha ateşi icad etmemiş atalarımız var ve doğa da tüm diğer canlılar ateşi icad etmedi. Düşünüp durup tekrar tekrar insan vücudu içi nen makul sindirim ve sentezin çiğ olduğuna dönüyorum. Isıl işlemin olası en kısa süre ve yüksek hız olarak uygulanması bana makul görünüyor. Özellikle yağlar kullanarak sote dediğimiz pişirmeyi seviyorum.

Ben bu yüzden kısmen tıbbi yeme deneylerimi çiğ olarak yaptım. Sap kök gibi içerikler ve az miktarlarda yedim. Onları kendimi gözlemleyerek ya da içsel devam edeceğim ya azaltacağım ya bırakacağım. Belki elimde kalanalar olacak bilmiyorum. Yani şöyle de bakıyorum ve de düşünüyorum. Bir tadına bakıyorum ki vücudum onu tanıyor ve eğer bir gün onu canım çekerse belki onda benim için bir şey olacağı (his/sezgi) anlamına gelir mi? ki aslında ben bu anlamda his/sezgilerime geniş zamanlar içinde güveniyorum ve bir ölçüde besinleri kendime tanıyorum. Yani bilmiyorum ortaya karışık.

Aslıdan iyi bakarsak bitkilerin/sebzelerin çoğu yemeye bile uygun değil ve ondan pişiririz. Yani pişirerek yenmeyecek bir çok şeyi de yenebilecek az toksik hale getiriyoruz

Yani böyle bir bakışta bana bitkiler için öncelikle yeme biçimi, meyveler, yenilebilir yemişler, yenilebilir tohumlar ve köklermiş gibi geliyor. Çiğ onlar daha canlıymış gibi geliyor. İlk koparıldığında yeme, koparır koparmaz onu yeme daha etkinmiş gibi geliyor .Şimdi hepsi miş gibi geliyor.. Mesela gerçekten de bir kaç yıl tohum ya da yemişlere bir şey olmayacağını biliyoruz bunlar besin değerini kaybetmez. Aslıdan köklerde, yani yumruları iyi saklanırsa olabildiğine kendini koruyabilir..
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


1135 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/05/2022 :  20:09:15  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Değişik bir konuya parmak bastın dion teşekkürler güncellemelerine bakacağım
Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/05/2022 :  21:16:38  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Hedera Helix, Kersen (yöresel adı), Ağaç Duvar, Orman vb sarmaşığı
diye geçiyor.



Bitkinin Latince ismini bugün öğrenebildim ve doğal olarak tıbbi kullanımını bugün taradım. Tıbbi kullanımlar için google a baksam da genel olarak aslında pubmed makalelerine bakıyorum.

Bitki çok sağlam bir bronşit, bronşiyal astım ve öksürük ilacı gibi görünüyor. Bu onu deneyeceğim demektir. Yapraklar toplanıp kurutuluyor. Tabi burada şunu hatırlatabilirim. Tıbbi araştırmalar yoğun olarak bu bitkilerin alkol özleriyle yapılır, çayları aynı etkiyi göstermeyebilir

Edited by - Dionysos on 10/05/2022 21:17:55
Go to Top of Page
   Mesaj Sonraki Konu  
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Celse veya diğer içerikleri farklı ortamlarda paylaşırken lütfen kaynak belirtiniz Yukarıya git
Snitz Forums 2000
Bu sayfa 1,03 saniyede oluşturuldu.