Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Önerileriniz
 ilham verici bulduğum bazı müzikler
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Önceki Sayfa
Yazar Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu
Sayfa: Toplam Sayfa 13

Gaia


211 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 05/04/2021 :  10:59:38  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sen bu konuda ne düşünüyorsun Tgur? Peki sence aşk nedir?
Go to Top of Page

Tgur


1497 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 05/04/2021 :  19:33:34  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

Aşkı cismani unsurların revaçta olduğu illüzyon dünyasının gereklerine göre devreye alırsak üreme fonksiyonlarına da kanal açacak olan oksitonin ,dopamin serotonin gibi hormonların aşırı salgılandığı bir fizyolojide olmak ve ayrıca lineer yaşın özelliğinde değerlendirirsek insan bilincine sevginin tohumlarını atan bir unsur olduğunu ve önemini vurgularız,

Eğer evrensel farkındalık ölçüsünde değerlendirirsek sevgi=ışık=bilgi mekanizmasının ivmesini sağlayan olarak görürüz,bu yolda bilincini açmaya çalışan insan için bir kazançtır.

Go to Top of Page

Gaia


211 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/04/2021 :  09:46:09  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Yani diyorsun ki aşk illüzyona kapılmış bir birey için çiftleşme dönemi öncesi girilen kur yapma süreci. Sadece biokimyasal bir süreç. Sözüm ona illüzyondan çıkmış biri içinde sevgiyi bulmuşluk hali.

Bu sanırım birazda neye illüzyon dediğimize bağlı bir durum. Herkesin kendi egosu,benliği,bireyselliği dahilinde bir hayat algısı var. Hayata yüklenen manalarda kişiden kişiye değişir. Çünkü bu dünyada açıkçası egosundan sıyrılabilmiş birini ben daha görmedim. Bu da bana yapılan her türlü kavramsal ifadelerin içinde egolarında olduğu gerçeğini veriyor. Yani konu gerçek sevgide olsa illüzyonlu aşkta olsa, ego kendisi için özel bir anlam her zaman çıkaracaktır. Diğer türlü düşünemezsin çünkü.
Go to Top of Page

Tgur


1497 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/04/2021 :  12:19:50  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
İllüzyon, kimyasal hormonlarla ve ona bağlı fizyolojik donatılarla donatılmış insan ve bulunduğu fizik alem , tabiiki bu bütünden ayrılmış parçanın bu şekilde işleyebilmesi için ego gerekli yaşamak için başka yol yok ,önemli olan bilinç dediğimiz her şeyi fark etme yolunda olan o asli unsurun işleyişi ,

Bilinç egodan sıyrılabilme gerçeğinin ne olduğunu bilgilenerek ve aldığı bilgilerin gerçekliği üzerinde kümüle olarak halletme yolunda

Bu da hazırlanmış fizik ortamın dışında neler olabilir bakabilmesi inanması ile mümkün olur,çok zor olsa bile..

Edited by - Tgur on 06/04/2021 12:54:04
Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/04/2021 :  13:10:49  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
"Aşk nedir?" Bu sorunun cevabının irili-ufaklı çeşitli parçaları hepimizin bilincinin çeşitli seviyelerinde mevcut. Ulaşmaya çalıştığımız veya çalışabileceğimiz hakikat veya hakikatler bakımından, bu parçaların bazılarının alakalılık düzeyi daha fazla, bazılarının daha düşük olabilir veya öyle görünebilir; önemli olan denemeye devam etmek. Bir de, en dünyeviden en evrensele/varoluşsala kadar çok çeşitli bağlamlarda çok çeşitli aşk tanımları olabilir sanırım ama doğru tespite veya tespitlere yaklaşmamız ölçüsünde, her tür "aşk" kavramı veya deneyimi arasında evrensel bazı benzerlikler, özdeşlikler bulunabileceğini tahmin ediyorum. Bu yüksek farkındalığa da bir anda değil, bilgi parçaları birleştirildikçe ulaşılabilir sanırım.

Kendi aklımda "aşk" konusunda ne gibi potansiyel bilgi parçaları olduğuna bakınca...

...Öncelikle iki kişi arasında duyulan güçlü bir sevgi, çekim ve birleşme eğilimi geliyor gözümün önüne. Romantik bir şekilde dans eden bir çift. Birbiri etrafında dönen bir çift yıldız.

"Dönüştürücü" bir etkisi var bunun. Yani "aşkı" deneyimleyen bir çift, bu deneyimden önceki duruma göre çok farklı bir boyuta geçmiş gibi davranıyor. İçinde bulundukları lokal ilüzyon boyutu ile tüm varoluşun saf çekirdeği arasında bir bağlantı kurulmuş gibi. Ve tabi ki bunun son derece "pozitif" bir yönü var. Kararsızlık yok. Belirsizlik yok. Netlik var. Büyük bir irade var. Çok olumlu, çok yapıcı olduğunu düşünüyorum temel niteliği itibariyle. Birbirinin "tanrısallığını" görüyorlar ve bunu onurlandırmak, saygılarını, sevgilerini, sevinçlerini göstermek istiyorlar. "Birliği/Hakikati" görüyorlar, hatırlıyorlar ve kutluyorlar. Ve dolayısıyla karanlığa ışık tutmuş oluyorlar aynı zamanda. KH güçlerinin hiç hoşlanmadığı, onları zayıflatan, adeta yok eden birşey bu.

Aşk ve sevgi kavramları bazı bakımlardan, hatta sanırım "en temel" bakımdan özdeş.

Go to Top of Page

Gaia


211 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/04/2021 :  13:50:30  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Egonun alma arzusu olduğunu, daha doğrusu haz alma arzusu olduğunu çok iyi biliyoruz. Onun tanımladığı aşk kavramınında ucunda karşılığında bir sevilme beklentisi var. Eğer fedakarlık yapacaksak karşılığında bir avantam olmalı diye düşünür ego, bu onun Kh doğasıdır. Sevgi kavramının içinde bile bu vardır günümüzde.

Ama diğer bakımdan bunun ötesindeki kutbun diğer tarafında bh bakış açısı var. Tam bir bh profili sergileyen bir varlık nasıl düşünür diye çok kafa yordum,yoruyorum. İşin ucunda hep karşılığında bir şey beklemeden bir şeyler yapma fikriyle karşılaştım. Yani eylem var ama bunu içinden geldiğin için yapıyorsun, bu da sana iyi hissettiriyor. Yani yine haz alıyorsun.

Cennetten düşüşü yanlış hatırlamıyorsam kaslar düşünce kalıbının değişmesi, arzulu düşünüş şeklinde açıklamıştı. Ortada arzu,haz her zaman oluyor bir Kh varlığı için. Bh yi zihnimde simüle etmeye çalışırken bile bu mekanizma sürüyor. Bu açıdan baktığımda sadece vermeye yönelik, haz almadan yaklaşmaya yönelik nasıl sağlıklı bir anlayış geliştirebilirim derin düşünceler içindeyim doğrusu...

Bu arada çekime yaptığın vurgu çok güzel bir betimleme gerçekten bozadi. Birbirine çekilen iki kişi ve birbiri etrafında dönen çift yıldız benzetmesi çok hoş. Tam olarak emin olmamakla birlikte belkide çekim üzerine yoğunlaşmak sevgiyi, aşkı anlamak için daha berrak bir bakış açısı verebilir.

Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/04/2021 :  15:56:36  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Gaia

Tam olarak emin olmamakla birlikte belkide çekim üzerine yoğunlaşmak sevgiyi, aşkı anlamak için daha berrak bir bakış açısı verebilir.
Evet, “çekim” ile “sevgi/aşk” kavramları arasında çok temel, hatta en temel düzeyde uyum, örtüşme, özdeşlik var bana göre de.

Bir erkek ve bir kadın... İkisi de aslında erkek veya kadın olmadan önce “insan”. İnsan denen varlık iki kutbiyete bölünmek suretiyle kendisiyle kendisi arasında bir “çekim” (tekrar birleşme isteği) meydana gelmiş/getirmiş oluyor. Öyle sanıyorum ki, bir yanda insanın erkeğe ve kadına bölünmesi ile diğer yanda Tanrının (saf varlığın/tekliğin) sayısız çeşitlilikte kutbiyetlere, varlıkçıklara bölünmesi özünde aynı şey, aynı süreç. Yine, bir yanda çiftin çocuk yapması, yaşlanması, çocukların büyüyüp sonunda kendi ailelerini kurmaları (varlığın/soyun devamı) döngüsü ile diğer yanda Tanrının, yani mutlak varlığın kendini sürdürmesi (varoluş döngüsü) arasında da bir paralellik olduğunu sanıyorum.

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Gaia

Egonun alma arzusu olduğunu, daha doğrusu haz alma arzusu olduğunu çok iyi biliyoruz. Onun tanımladığı aşk kavramınında ucunda karşılığında bir sevilme beklentisi var. Eğer fedakarlık yapacaksak karşılığında bir avantam olmalı diye düşünür ego, bu onun Kh doğasıdır. Sevgi kavramının içinde bile bu vardır günümüzde.

Ama diğer bakımdan bunun ötesindeki kutbun diğer tarafında bh bakış açısı var. Tam bir bh profili sergileyen bir varlık nasıl düşünür diye çok kafa yordum,yoruyorum. İşin ucunda hep karşılığında bir şey beklemeden bir şeyler yapma fikriyle karşılaştım. Yani eylem var ama bunu içinden geldiğin için yapıyorsun, bu da sana iyi hissettiriyor. Yani yine haz alıyorsun.

Cennetten düşüşü yanlış hatırlamıyorsam kaslar düşünce kalıbının değişmesi, arzulu düşünüş şeklinde açıklamıştı. Ortada arzu,haz her zaman oluyor bir Kh varlığı için. Bh yi zihnimde simüle etmeye çalışırken bile bu mekanizma sürüyor.


K’ların anlatımlarından anladığım kadarıyla, biz 3y’de olmamız itibariyle halen bir tür “ruhsal çocukluk evresinin” mensupları olduğumuz için, KH’nin bizim için çok doğal bir yönü var. Senin de bildiğin gibi bu, özgür iradeyle bilinçli bir şekilde “yol” olarak seçilen KH’den ziyade bir olgunlaşma sürecinde içinden geçilmesi zorunlu bir dönem olarak KH’dir. “KH” ile “beklentililik” arasında da kaçınılmaz bir bağlantı var.

Hemen her konuda olduğu gibi “sevgi/aşk” konularında şu veya bu düzeyde “beklentililik” de bizim deneyimlerimizin kaçınılmaz bir parçası gibi. Bir noktaya kadar gayet doğal sayılır. “Haz/zevk” konusunun da bir ölçüde benzer bir doğallığı olduğunu düşünüyorum. K’lar BH’de “zevkten” ziyade “sevinç” olduğunu ima ediyor. Gerçi kelimeler/kavramlar yanlış anlaşılmalara neden olabilir. Ama evet, BH aleminde “alma isteği / beklenti” denen şeyin ortadan kalktığı anlaşılıyor söylenenlere bakınca. Dolayısıyla eğer biz de BH’ye doğru ilerleyeceksek, bunlardan giderek arınmamız gerekiyor gibi görünüyor. Halbuki bu kadar dertlerle, işkencelerle dolu hayatımızda dengeleyici bir faktör olarak “nefsi zevkler” tatma ihtiyacı duyumsayabiliyoruz. Bu noktada Maharaj’ın “arzu/korku” kısırdöngüsü (arzunun korkuyu, korkunun arzuyu beslemesi döngüsü) uyarıları akla geliyor.

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Gaia

Bu açıdan baktığımda sadece vermeye yönelik, haz almadan yaklaşmaya yönelik nasıl sağlıklı bir anlayış geliştirebilirim derin düşünceler içindeyim doğrusu...
Bu hepimizin ortak meselesi diye düşünüyorum. Bu forumun varlığından niyet edilebilecek en önemli şey olduğu da söylenebilir.

Bu noktada hem 3y’nin doğal sayılabilecek çocuksu egosallığının, hem de bunu aşan, bilinçli denebilecek içsel ve dışsal KH kutuplaşması faktörlerinin yoğunluğu bakımından, bu şartlarda etrafında bu amacı paylaşan ve destekleyen bir “ağın” (K’ların “network” dediği şey) yokluğunda BH’leşme çabası, bir bakıma şelaleye tırmanan balıklarınkinden bile zorlu bir hale geliyor. Böyle bir forumda, böyle kaynaklardan az-çok yararlanan insanlar olarak, sanal alem üzerinden bile olsa, potansiyel olarak birbirimize sağlayabileceğimiz pek çok faydanın varlığına inanıyorum. Forumun “Felsefe Kulübü” bölümündeki son mesajımda da bu konuda bazı önerilerimi biraz daha somutlaştırmaya çalıştım ama tabi bu öneri veya önerilerin herkese uygunluğundan, idealliğinden pek emin olamıyorum. Kaçınılmaz olarak kendi koşullarımı esas alarak öneriyorum önerdiklerimi; pek çok potansiyel ve muhtemel eksikle, yanlışla.

O mesajda da belirttiğim gibi, elimizdeki kaynakların birbiriyle uzlaşmalı, örtüşümlü bir şekilde anlattıkları, varoluşun temel gerçekleri hakkındaki bilgiler konusunda yeterli bir kavrayış ve inanç/güvenç geliştirmemiz, bu inancı paylaşmamız, bu bağlamda destekleşmemiz, dayanışmamız halinde bizi doğal olarak BH yönünde ilerletme potansiyeline sahip olduğunu düşünüyorum. Ömür boyu meditasyonla bile sağlanamayacak bazı ruhsal ilerlemelerin bu yolla sağlanabileceğine inanıyorum. Lakin, “dünya hayatı” aklımızı başımızdan alıyor, adeta elimizi kolumuzu bağlıyor. Dünyadan bağımsız düşünmekte, inanmakta zorlanıyoruz.

Laura ve ekibinin önerdiği “aşk/sevgi” konusundaki okumalar, tartışmalar, sevginin evrensel nitelikleri yoluyla, dünyevi bazı negatif uyuşturucu, aptallaştırıcı etkileri azaltmaya hizmet ediyor muhtemelen.
Go to Top of Page

Gaia


211 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/04/2021 :  19:03:15  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Forumdaki paylaşılan videoların altına videodan ne anladıklarını ve bu paylaşımı neden yaptıklarının ayrıltılandırılmasındaki konusundaki düşüncelerine katılıyor ve destekliyorum bozadi.

Ama benim gördüğüm manzaradan anladığım kadarıyla katılımcıların ilgi ve alaka düzeylerine ve anlık haz alma durumlarına göre paylaşım yapma gibi bir durum söz konusu. Facebookta durum paylaşmak gibi, Instagram'da story girmek gibi bir güdüyle atılıyor bazı videolar, gönderiler vs. Bu da seninde belirttiğin gibi video çöplüğü ortamı yaratıyor, asıl odaklanmamız gereken bhleşme durumundan uzaklaştırıyor. Hayatın birçok alanında olduğu gibi video izlemek gibi basit görünen bir eylemde bile ne kadar mekanik ve programlarımıza göre hareket ettiğimizi gösteriyor.

E bir de alınganlık durumu var. Yanlış anlamaya meğilli varlıklarız nedense. Ah şu ego :D Bu arada bende müzik paylaşımı yapılan bir konunun altında aşk tartışması başlatarak kuralları çiğnemiş oluyorum bir bakıma düzen açısından, bununla da şimdi yüzleşmiş oldum. :D

Aşk konusuna geri dönecek olursam çekim üzerine yaptığın yorumlar çok özel cidden. Tekil olanın kendini deneyimlemek için bölünmesi olayı Ra daki logos alt logos olaylarını akla getiriyor. Birde kasların herşey 7. Yoğunluk diye bir sözü vardı. Projeksiyon betimi üzerinden bakınca olaya herşeyin 7yden projekte edilmesi ve varlığın kendi kendisini deneyimlemesi durumuyla karşılaşıyoruz. Beyaz rengin manyetik renk tayflarına bölünmesi gibi birleşince tek renk olması gibi. Bizde dediğin gibi tek olanın bölünmüş halleriyiz. Lauraların yaptıkları çalışmanın bunun idraki üzerine olduğu fikri baya makul göründü bana şimdi.






Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 06/04/2021 :  21:56:16  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Gaia

Forumdaki paylaşılan videoların altına videodan ne anladıklarını ve bu paylaşımı neden yaptıklarının ayrıltılandırılmasındaki konusundaki düşüncelerine katılıyor ve destekliyorum bozadi.

Ama benim gördüğüm manzaradan anladığım kadarıyla katılımcıların ilgi ve alaka düzeylerine ve anlık haz alma durumlarına göre paylaşım yapma gibi bir durum söz konusu. Facebookta durum paylaşmak gibi, Instagram'da story girmek gibi bir güdüyle atılıyor bazı videolar, gönderiler vs. Bu da seninde belirttiğin gibi video çöplüğü ortamı yaratıyor, asıl odaklanmamız gereken bhleşme durumundan uzaklaştırıyor. Hayatın birçok alanında olduğu gibi video izlemek gibi basit görünen bir eylemde bile ne kadar mekanik ve programlarımıza göre hareket ettiğimizi gösteriyor.
Bu anlayış ve desteğin için çok teşekkür ederim Gaia :)

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Gaia

E bir de alınganlık durumu var. Yanlış anlamaya meğilli varlıklarız nedense. Ah şu ego :D Bu arada bende müzik paylaşımı yapılan bir konunun altında aşk tartışması başlatarak kuralları çiğnemiş oluyorum bir bakıma düzen açısından, bununla da şimdi yüzleşmiş oldum. :D
Keşke kurallar hep yapıcı bir niyetle “tartışma başlatmak” için bozulsa :) Ki, tekrarlama gereği duyuyorum; tartışma derken “karşılıklı tartma”yı, yani birlikte aklımızı, vicdanımızı kullanarak değerlendirme yapmayı kastediyorum. K’ların celselerde bile katılımcılara yapmalarını önemle tavsiye ettiği şey. Forumun hepimize en önemli katkısı bu olabilir ancak.

“Beğenilen müzik” paylaşımları çok fazla tartışması yapılacak şeyler olmuyor genellikle, her ne kadar bu imkansız olmasa da. İstisna sayılabilecek şeyler, benim uygulamaya çalıştığım yeni ilke/kural açısından, ki sen bu güzel klibi bile kastettiğim manada bir tartışma başlatmak için kullanmışsın, teşekkürler! :)

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Gaia

Aşk konusuna geri dönecek olursam çekim üzerine yaptığın yorumlar çok özel cidden. Tekil olanın kendini deneyimlemek için bölünmesi olayı Ra daki logos alt logos olaylarını akla getiriyor. Birde kasların herşey 7. Yoğunluk diye bir sözü vardı. Projeksiyon betimi üzerinden bakınca olaya herşeyin 7yden projekte edilmesi ve varlığın kendi kendisini deneyimlemesi durumuyla karşılaşıyoruz. Beyaz rengin manyetik renk tayflarına bölünmesi gibi birleşince tek renk olması gibi. Bizde dediğin gibi tek olanın bölünmüş halleriyiz. Lauraların yaptıkları çalışmanın bunun idraki üzerine olduğu fikri baya makul göründü bana şimdi.
Bölünerek ve tekrar birleşerek kendini bilme/deneyimleme hususunda güzel örnekler vermişsin. Laura’nın bu aşk romanı tavsiyelerine şaşırmış, neredeyse yadırgamıştım ve aslında halen de söz konusu romanlardan veya benzerlerinden herhangi birini okumaya başlamış veya buna ciddi bir şekilde niyet etmiş bile değilim. Ama celsede konusu açılıp bizim forumda bunun üzerine biraz konuşmalar başlayınca, en temel kozmolojik bilgilerle bağlantılar kurmaya, daha doğrusu hatırlamaya başladım. Aslında her tür samimi sevginin ama özellikle de kadın ve erkek arasındaki gerçek sevginin, tüm varoluş döngüsünü temsil eden bambasit, ebedi ve harika bir yönü var.
Go to Top of Page
Sayfa: Toplam Sayfa 13 Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  
Önceki Sayfa
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Celse veya diğer içerikleri farklı ortamlarda paylaşırken lütfen kaynak belirtiniz Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,5 saniyede oluşturuldu.