Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Kanal Bilgileri
 Kuantum ve Metafizik
 BİR'liğe Uyanış
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa
Yazar Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu
Sayfa: Toplam Sayfa 3

n/a
deleted

11 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  19:48:18  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
atlanta ra öğretisine karşı gösterdiğimiz reaksiyonların biraz sert olduğunu düşünüyorum. hatta oldukça önyargıyla yaklaştığımıza inanıyorum. burada bir kaç paragrafta belli ki "terminolojik dil"de ısrarlı olan bir öğretiyi "alıntı"lı metinlerle deşifre etmemiz mümkün olmayacak. kaldı ki alıntı yapılmasının bile eleştiri konusu olmasını yadırgadığımı itiraf etmeliyim. (burada paylaşım için bulunmuyor muyuz?)

öte yandan her ne kadar teknolojik dil'e mesafeli duranlardan olsam da, içeriğe iyi niyetle baktığımız zaman bir “dayatma”, “mutlak doğruluk” iddiasına ben rastlayamadım. yıllardır ra, kryon, kasyopya metinleri arasında yolumuzu ararken; yine yıllardır o seminer senin bu seminer benim farkındalığımızı arttırmaya çalışırken, gerçekten "koşulsuz sevgi"ye kavuşan ya da "bilgelik" düzeyinde bir sıçrama yaşayan kaç kişi tanıyoruz, söyleyebilir miyiz? hepimiz itiraf ediyoruz işte, pozitif varlık olmadığımızı, olamadığımızı... zaten bunun da bir başarısızlık olmadığını bilerek söylüyoruz, süreç böyle işliyor çünkü, evet bunun da farkındayız..
ama arkadaşlar, lütfen, hiç mi umutsuzluğa kapıldığımız olmuyor, hiç mi gündelik hayatın içinde, ilişkilerimizde, yüksek benliğimizle farkındalığımızı arttırmaya çalışırken sürecin yavaşlığından şikayet etmiyoruz, bu sürecin kişisel olduğunu söyleyenlere itirazım olmayacak elbette... yine de, haniyse negatif varlıklar olarak tanımlayacağımız atlanta ra öğretisini açıklamaya çalışanlara karşı gösterdiğimiz tutum yıllardır ilgilendiğimiz, yakalamaya çalıştığımız "pozitif"likle ne kadar örtüşüyor?

bence öğretiyle ilgili son derece samimi ve zarif bir davet var. icazet eden olur, etmeyen olur... bu platformda emperyalist bir tutum sergilediklerini düşünmüyorum bu arkadaşların... değerlerimizin, bilgilerimizin, sezgilerimizin güzergahında olası/imkansız değişime bu denli tutucu tepki gösterenleri de bu aşamada anlayabiliyorum.

atlanta ra öğretisine ilgi duyanlar sözkonusu derneğe giderler, devamını getirip getirmeyeceğinin kararını da kendileri verirler. yoksa başkalarına hizmet forumu'nu ele geçirmeye çalışan güçler olduğunu düşünmenin ve bunu ifade etmenin şık olmadığını hepimizin teslim etmesi gerekiyor..
yüz yüze konuşmadan, çalışmalara katılmadan sağlıklı bir "seçim" yapamayacağıma inandığım için bir iki hafta içinde sözkonusu derneğe ben de uğramak istiyorum açıkçası. çünkü benim de tedirgin olduğum bazı konular var ki bunları burada ifade ederken, atlanta ra öğretisine çağrıda bulunan arkadaşların iyi niyetine gölge düşürmeden yapmayı tercih ederim:

-kullanılan teknolojik orjinal dilin; manipulasyona, öznel yoruma düşmeden bilginin aktarımı için önemli olduğu vurgulanıyor. tam da bu noktada hemen hepimizin şüpheleri gündeme geliyor. çünkü o kadar alışmışız ki sevgi kelebeği modunda yazılmış metinlere, konuşmalara... ve yine o kadar alışmışız ki kullandığımız dilin sınırları içinde kalmaya. şimdi burada roland barthes'ın göstergebilim ve saussure'ün semiyoloji savlarını gündeme getirmek isterdim ama konudan uzaklaşma riski taşımaktan mana çekince duyuyorum. özetle "dil"in disiplini olan bir kodlama olduğu ve ancak duyularla tanımlanan "dil"in imajinasyon üzerindeki egemenliği öne çıkartılır göstergebilimde ve semiyolojide. hatta burada size "bu bir pipo değildir!" adlı rene margritte tablosunu örnek vermek isterim. pipo resminin altında "bu bir pipo değildir!" diyerek dili tartışmaya açmıştır ressam.
bütün bunları laf kalabalığı olsun diye yazmadım, biraz da olsa "dil" bazındaki yaklaşımımızı bizim de sorgulamamız gerekir diye düşünüyorum ve mesafemizi ayarlarken "ötekileştirme" gayretinin düşük frekanslı bir tavır olduğunu duyumsuyorum. Ama Atlanta ra öğretisinin aktarımındaki özgün dil’in yabancısı olanlara yaklaştırılması için de ciddi bir çaba gerektiğinin farkındayım.
zaten tanıtım seminerlerine yapılan çağrı da, bu dil ve terminolojisinin altyapısını oluşturmaya yönelik bir çağrı. ayrıca niye reklam yaftası yapıştırıldığını da anlayabilmiş değilim... ücretsiz verilen bir seminer dizisinden bu derneğin "dünyevi" ne çıkarı olacakmış bunu ancak gidince öğrenebileceğim sanırım.

- cenap özman'ın videolarının bir kısmını izlediğim için yine yukarıda bahsettiğim bir sunum farkı sözkonusu ki bu fark da, buradaki bir çok üyeyi, ifade etmeseler de tedirgin ediyor açıkçası. cenap bey, "sevgi kelebeği, papatya yaprağı" konseptinde bir anlatı sergilemediği için, hatta masaya ara ara vurup, eleştirel çıkışlar yaptığı için ve yine adrenalini zaman zaman yükselten tonlamalarla hafiften "ayar" verme artikülasyonuyla meramını anlattığı için ilk aşamada ben de kuşku duvarlarımı yükseltmiştim. fakat videoları izledikçe bunu aştığımı hayretle gördüm ki tek meselem hala eksiksizce anlamakta zorluk çektiğim deklare lisanıdır. yine de terimler arka arkaya kullanıldıkça bu sıkıntının da ortadan kalkacağına inanıyorum. tabii ki sabırla ve katılım sürecine ısrarla dahil olmakla alakalı bir durum var ortada. işte tam da bu noktada, cenap bey'in ilk aşamada bir çok kişiyi kaygılandıran "asabi" tavrının da sağlıklı bir açıklaması olduğuna inanıyorum. belki de bu sunumun ardındaki bilgiye odaklanmamız gerektiğini hatırlatıyor bize cenap bey, bilemiyorum... eklemek isterim ki reaksiyonların sebepleri sadece teknolojik dilin anlaşılmazlığından değil, rutinde tanık olmak istemediğimiz üstenci tutumu cenap bey’in sergiliyor olmasıdır. Yoksa dört beş sayfalık bilgiyi okuyup da “sizin öğretiniz bilmediğim hiçbir şeyi söylemiyor” iddiasının da beni ikna etmedini belirtmek zorundayım.

- kanal olmadığı, yüksek benliğinden gelen aktarım olduğu söylendiğinde de haklı sorular gündeme geliyor burada. Bunu da birkaç metinde Atlanta ra öğretisine çağrıda bulunan arkadaşlar net açıklayamadılar sanırım… onlar adına değil ama yaşadığım bir anekdotu paylaşmak isterim: aylar önce nezire selçuk'un bir toplantısına katıldığımda aynı kuşkuyu taşıdığım için öz akış tekniğiyle aktarımda bulunan nezire hanım aktarımın tam ortasında bana dönüp "siz bu bilgilerin kanallık yoluyla geldiğini sanıyorsunuz ama burada kanallık yapılmıyor, öz benliğimizden gelen bir aktarmadır bu!" diye uyarmıştı. İşte, yine birlik ilmi sitesine bakın, oradaki metinler de kolay anlaşılır metinler değildir. bunu bizzat nezire hanım'a sorduğumuzda "yüksek benliğiniz anlıyor!" demişti. bu anlama akışı devam ettikçe farkındalığın da yükseleceğini "hasat", "har", "kotlama" ve benzeri kalıplarla aktarmaya çalışmıştı. hatta aynı gün, erim ergün'e "yakında sen de öz akış'ınla aktarımda bulunacaksın, sana yardımcı olacaklar" demişti. erim bey'in telaşını hiç unutmam: "bundan sonra daha dikkatli mi olmalıyım yani, ne yapmam gerekiyor?" cevap çok basitti: "kendini akışa bırak, sevgide, tevazuda kalmayı bil yeter, hazırlayacaklar seni!" nezire selçuk da yine ücretsiz buluşmalar düzenleyip "bütünlükler"in farkındalığını atlanta ra bilgilerindeki kadar olmasa da yine teknolojik bir dille yükseltmeye çalışıyor. işte ben de bu dil kaygısı yüzünden çalışmalara devam etmemiştim, ama yakın zamanda erim ergün'ün de tıpkı nezire selçuk gibi öz akışıyla mesajlar yayınlamaya başladığını görünce "sürecin" hakikiliğine inancım tam oldu... uzaktan da olsa!

neticede arkadaşlar, seçim bizim...

hangi öğreti, hangi kanallık, hangi yüksek varlık grubunun mesajlarını referans alırsak alalım, yolumuzu vardırmak istediğimiz nokta birbirinden kopuk değil...

sevgili Bozadi, Atlanta ra öğretisiyle ilgili inan senden inan daha fazla bilgiye sahip değilim, öğrenme sürecimin hızlanmasını istiyorum ben de… ama değerlendirme bazında seninle aynı düşünmediğim ve tutumunu belki de "rencide" edici bulduğum için benim üyeliğime son verirsen seni anlayışla karşılayacağımı bilmeni isterim... ayrıldığımız nokta “anlamlandırma” tercihinden doğuyor. Kimsenin kimseyi metazori yöntemlerle kendi platformlarına dahil etmeyi becerebileceğine inanmıyorum, hele ki bu forumda konunun haikimi/uzmanı üyeleri kolayca etkileyebileceklerine hiç inanmıyorum.

atlanta ra öğretisine çağrıda bulunan arkadaşların da tartışma sahası içinde özne olmaktan kaçınmalarını tercih ederim. bir çok forumda, mail grubunda sözkonusu çağrılarına tanık oluyoruz... iyi niyetlerinden ben şahsen eminim. Onlara da şiddetle karşı çıkanlara da teşekkürler…

nezire selçuk'un ilginç bir cümlesi vardı o toplantıda: "yaratım o kadar mükemmel ki, bu bütünlükte "şeytan"ı bile kucaklamaktan çekinmem!"

belki de rene magrittehaklıdır: BU BİR PİPO DEĞİLDİR.
sevgiler....
Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  20:14:34  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
sevgili OQAN, "atlanta ra" öğretisi mensubu kardeşlerimiz, forumumuz için çok çok yeni oldukları için, şu anda burada bir çeşit misafir olduklarını kabul etmeliler öncelikle. ve içinde bulundukları ortama sadece bir mal satmaya çalışır gibi girmemeliler. hele ki orada artık misafir statüsünde olmayanlar tarafından isteksizlik ve hatta şikayetle karşılaştıklarında, göstermeleri gereken hassasiyet seviyesine çok daha dikkat etmeliydiler, eğer pozitif olduklarını iddia ediyorlarsa (ki ediyorlar, hatta başkalarını pozitifleştirme misyonlarından bahsediyorlar). onları buraya biz özel olarak davet etmedik, geldiler, birşeyler söylemeye başladılar, biz de baktık, inceledik ve oluşan bazı ciddi şüpheler ve güvensizlik neticesinde özellikle Cihangir bey reklam motivasyonu konusunda uyarı ve şikayet aldığı halde bunu görmezden geldi ve üstüne yeni reklamlar yaptı. eğer rencide olmaktan bahsedeceksek, bunları da görmeniz gerekiyor.

bu mesajınızda ifade ettiğiniz eleştirilerinizde genel olarak sizinle aynı fikirde olmamakla birlikte, benim açımdan kısmi de olsa mutlaka belirli haklılık payları olabileceğini düşünüyorum sevgili OQAN. ve eleştirilerinize kendi yanıtlarımı bugün-yarın ayrıntılı olarak ifade etmek, analizinize sunmak isterim. ama önce size de "ra bilgileri"ni okuyup okumadığınızı sormak istiyorum. eğer ra bilgilerini yeterince incelediyseniz, ra bilgileri ile atlanta ra öğretisini bir karşılaştırmanızı rica ediyorum kendi incelemişlik derecenize göre. ve özellikle de şunu sormak istiyorum: ra bilgileri'nde bulamadığınız hangi önemli bilgiye rastladınız "atlanta ra" öğretisinde? dikkat edin, kendim de henüz muhtemelen yeterince incelememiş olduğum için, mutlak negatif bir yorumda bulunmuyorum. sadece bir şüpheye binaen soruyorum. ben ra bilgileri hakkında azımsanamayacak bir farkındalığa sahip olduğumu düşünüyorum, ve bu konularla ilgilenen pek çok kişi tarafından da bilinen bir kaynak olduğu için onu örnek veriyorum. o yüzden soruyorum: eğer ra bilgileri'ne aşinaysanız, "atlanta ra" öğretisinin sizin için fark yaratan yanları nedir?

Eklenti:

"yaratım o kadar mükemmel ki, bu bütünlükte 'şeytan'ı bile kucaklamaktan çekinmem!"



3. boyuttan sonra negatiflik bulunmadığı iddiası ne kadar yanlış ve tehlikeliyse, bu cümlede söylenen şey de o kadar tehlikeli ve saptırıcı bence. bunu söyleyen şahıs, bunu söylerken geçici olarak 7. yoğunluğa çıktı herhalde. olaylara hep oradan bakbilecek olsa sorun yok, ama tahminimce 3. yoğunluğa dönmek zorunda kalmıştır ve 3. yoğunlukta şeytana sarılma hevesinin pozitif neticeler doğuracağından gerçekten şüphe ediyorum. siz bu konuda ne düşünüyorsunuz sevgili OQAN?
Go to Top of Page

erica arborea


83 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  20:23:50  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
"yaratım o kadar mükemmel ki, bu bütünlükte 'şeytan'ı bile kucaklamaktan çekinmem!" bu söz ancak bütünlüğüne kavuşmuş bir insan tarafından söylenebilir. korkusu olmayan "bütün" insana şeytan bir şey yapamaz ki... sözün sahibi ve felsefesi hakkında bir fikrim yok ama bu söz üstüne sabahlara kadar konuşulur.
Go to Top of Page

Yolcu


25 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  20:44:07  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
OQAN incitmeden,güzel tarafsız bir perspektif sunmuş. Üstelik "3. boyuttan sonra negatiflik bulunmadığı iddiası ne kadar yanlış ve tehlikeliyse, bu cümlede söylenen şey de o kadar tehlikeli ve saptırıcı bence." bunu neye dayanarak delil olarak kullanabiliyorsunuz? İnsanlar olarak taraftarlığa karşıyızdır ama taraftar olduktan sonrada başkalarına karşıyızdır! Neden herhangi bir kanal bilgisi rahatlıkla kabul görürken bazılaı kabul görülmez.Çoğunluk ve azınlık durumlarımı etken yoksa! Neden fanatikleşmeden tarafsız bir farkındalıkla tüm varolan bilgilerden bilgileri almaya gönül vermiyoruz,bu çok zormu! Her kanaldan,her insandan öğrenilecek,alınacak bilgi vardır en cahilinde bile.Bu bir arı misali her çiçekten öz alıp onu bala dönüştürmeye benzer.

Yaradılış öyle mükemmel ki şeytanı bile sevmek mümkün ama sevgili bozadi bu sizin anladığınız anlamda değil, bu sevmek şeytanın emrine girmek değildir.Onu kendinden ayrı görmemektir.Tanrısallaştıkça bunu hepimiz daha iyi anlayabileceğiz.
Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  21:12:42  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:

"3. boyuttan sonra negatiflik bulunmadığı iddiası ne kadar yanlış ve tehlikeliyse, bu cümlede söylenen şey de o kadar tehlikeli ve saptırıcı bence." bunu neye dayanarak delil olarak kullanabiliyorsunuz?



delil demek yanlış olur, "iddia" diyelim. ra bilgileri, pleiades bilgileri ve kasyopya bilgileri gibi azımsanamaycak oranda hazmettiğimi düşündüğüm kaynaklarda sunulan bilgilere ve şahsi sezgilerime dayalı bir iddia.

taraftarlığın erdemi, erdemsizliği bu terimin ne zaman ne anlamda kullanıldığına bağlı olarak değişebilir.

Eklenti:

Neden herhangi bir kanal bilgisi rahatlıkla kabul görürken bazılaı kabul görülmez.



güzel soru. neden acaba?


Eklenti:

Neden fanatikleşmeden tarafsız bir farkındalıkla tüm varolan bilgilerden bilgileri almaya gönül vermiyoruz,bu çok zormu!



diyelim ki benim yaptığım fanatiklik; peki benim tavrımdaki açık fanatikliği tespit etmeye gösterdiğiniz ilgiyi örneğin Cihangir beyin sergilediği örtülü fanatikliği tespit etmek için de gösterir miydiniz sevgili Yolcu? gizli fanatizm, açık olandan çok daha tehlikelidir.

ve üstelik sizin bende fanatiklik olarak algıladığınız şeyi ben fanatiklik olarak görmedim ve bu forumun çeşitli sürekli üyeleri de öyle görmedi. ama niyeyse siz öyle gördünüz ve niyeyse sadece bana eleştiride bulundunuz. siz tarafsız mısınız?

sevgili OQAN'nın tarafsız olduğunu iddia ettiğiniz perspektifi gerçekten de tarafsız mı, yeniden inceleyin. tarafsız bir gözle!

Eklenti:

Yaradılış öyle mükemmel ki şeytanı bile sevmek mümkün ama sevgili bozadi bu sizin anladığınız anlamda değil, bu sevmek şeytanın emrine girmek değildir.Onu kendinden ayrı görmemektir.Tanrısallaştıkça bunu hepimiz daha iyi anlayabileceğiz.



yılanı da kendinizden ayrı görmenize gerek yoktur ama ona sarılmanın erdemine dair yorumda bulunma gereği hissetmezsiniz. yakın bir süre içinde etrafınızda yılana, ateşe veya bir caniye sarılabilecek kadar tanrısallaşmış birini gördünüz mü sevgili Yolcu? veya hayatınız boyunca?
Go to Top of Page

n/a
deleted

11 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  21:17:07  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
sevgili erica arborea,

ra bilgileri'ne ne kadar hakim olduğuma dair sorunuzu da aynı önyargı çerçevesinde anlamlandırıyorum. burada kim hangi öğretinin ne kadar hakimi olduğunun tespiti de modern spritüalistlerin ayrımlaştırıcı refleksleriyle örtüşüyor. don elkins'in dört kitabını okumuş olmamın ya da olmamamın bu aşamada bir önemi olduğunu sanmıyorum. ama sizin kadar ra bilgileri'ni içselleştirdiğimi iddia edemeyeceğimi de rahatlıkla itiraf ederim. eğer bu sorunuz bilgi hiyerarşisi odaklı skalaya hizmet ediyorsa öfkenize senkron yanıt veremem. ne mutlu size! derim.
ra bilgileri'nde olmayan ne var atlanta ra bilgileri'nde diyorsunuz. atlanta ra bilgilerini kuşanmış biri olmadığım için ve bunu da ifade ettiğim için sorunuz yine havada asılı kalıyor...
benim vurguladığım, "öteki" seslere olan tahammülsüzlüğümüzün ne kadar farkındayız vurgusuydu... zaten deney ile deneyim arasındaki farkı eminim ki burada açımlama ihtiyacında ikimiz de değiliz. kendi adıma, sahip olduğum bilgilerin "deneyimlenmesi" noktasında ihtiyaçlarımı ifade etmekten muzdaribim sanırım. ra'nın dediği gibi: "Her varlığın deneyimlerinden süzdüğü öz bilgiler farklı olduğu için her varlık için kritik zorluklar kendine özgüdür."
atlanta ra öğretilerinin davetlerinin "reklam" "promosyon" ve benzeri kurgular olduğuna dair değerlendirmenize hala katılmıyorum. onların çağrısına sorularla, sorgulamalarla bizler cevap verdiğimiz için konu bu boyuta geldi... eğer, sözkonusu çağrılara bu reaksiyonlar gösterilmeseydi algılama da bu rotada olmayacaktı. zira, çağrıda bulunanlar da sorularımıza yanıt verdikleri için "halkla ilişkiler" etiketi yapıştırılan tavrın muattabı oldular. o halde daha otokratik bir yöntem sağlıklı olacaktır: sözkonusu üyelerin, hatta benim gibi öğretinin ne olduğunu anlamaya çalıyan "kafası karışık"ların üyelikleri hemen iptal edilerek, "bir"lik duygusu bir şekilde korunmaya alınarak paylaşımlarda tali yollara izin verilmemesi sağlanmış olur. evet, belki de siz haklısınız...
bu çağrıda beni cezbeden, muhtemelen yapısalcı bir dille hakikatin keşfine bizzat "analog" iletişim üzerinden hizmet ediliyor olması. çünkü, digital ortamlarda, bakışlarımızdaki pişmanlığı, hüznü, coşkuyu, merakı görmeden karşılıklı yargılamalarımızın ne yazık ki sonu gelmiyor. bu da bilginin paylaşımındaki içselleştirme sürecine ister istemez ket vuruyor. sonuçta, yazılı tüm aktarımların öncüllüğünü ve değerini sonuna kadar savunsam da beraberinde simülatif alanlarla flört ettiğini de görebiliyorum.

nezire hanım'ın şeytana sarılma hevesine gelince... elbette ki ilk aşamada riskli ve ürpertici geliyor. ama burada neden hemen 3. yoğunluk üzerinden adı geçen kavuşmayı analiz etmeye çalışıyoruz ki... yaratımın kusursuzluğuna dair naif ama bir o kadar da sarsıcı bir metafor var bu cümlede... 7.yoğunluğa çıkıp dönmesini bir tarafa bırakalım. bizim yoğunluğumuzda bile bir farkındalık yaratmıyor mu bu cümle?

tekrar ediyorum, atlanta ra öğretilerine yönelik yürütülen çalışmaya katılmış değilim. ama katıldığımda belki sizden de muhalif bir tavır sergileyebilirim... dahil olacaksam da metinsel paylaşımımı minimal tutar, ilgilenenlere küçük bir çağrıda bulunmakla yetinirim. bunu da internet ortamında ısrarla yapmayacağımı biliyorum...


sevgiler...
Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  21:20:36  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:

benim vurguladığım, "öteki" seslere olan tahammülsüzlüğümüzün ne kadar farkındayız vurgusuydu.



"öteki" seslerin bize ne kadar tahammüllü olduğuyla da yakından ilişkili bir konu. burası sınırsız/koşulsuz tahammül dağıtım merkezi değil.

size de sevgiler...
Go to Top of Page

erica arborea


83 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  21:45:19  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
sevgili OQAN sanırım bozadi'ye cevap veriyorsunuz?
Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  21:47:58  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:

nezire hanım'ın şeytana sarılma hevesine gelince... elbette ki ilk aşamada riskli ve ürpertici geliyor. ama burada neden hemen 3. yoğunluk üzerinden adı geçen kavuşmayı analiz etmeye çalışıyoruz ki...



üçüncü yoğunlukta olduğumuz için. dördüncü ve beşinci yoğunlukta da bu durum değişmiyor üstelik.

mesele "analog ortam" veya "dijital ortam" değil. bütün ortamlar sizin aklınızda olup bitiyor.
Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  21:49:14  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen erica arborea

sevgili OQAN sanırım bozadi'ye cevap veriyorsunuz?



evet, ben de öyle anladığım için, üstüme aldım :)
Go to Top of Page

n/a
deleted

11 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  21:49:45  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
sevgili erica arborea

özür dilerim, sevgili bozadi'yeydi yanıtım evet...

karşılıklı birbirimizi yeterince anladığımızı düşünüyorum.. daha fazla karşıt/yandaş dualitesi ve yanılsamasında kelam etmenin katkı sağlayacağına inanmıyorum...

hele ki burası sınırsız/koşulsuz tahammül dağıtım merkezi değilse!

sevgiler....
Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  21:59:31  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:

hele ki burası sınırsız/koşulsuz tahammül dağıtım merkezi değilse!



değil, gerçekten değil.
Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  22:05:06  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
sağlam kaynaklardan daha fazla bilgiyle donandığınızda, bilgiyle doğrudan alakalı olmayan, tarzla ilgili şeylere dair eleştiri ve yargılamalarınızda da şu anda öngöremediğiniz ilerlemeler kaydettiğinizi göreceksiniz.
Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  22:12:16  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
ve zaten bizim "atlanta ra"cı arkadaşlara getirdiğimiz temel eleştiri bilgiye değil tavra dairdi esasında, dikkat ettiyseniz/etseydiniz. etmediniz. gördüğünüz tek anormal tavır benimkiydi. tek yanlı baktınız. bilinçli veya yarı bilinçli bir şekilde taraf tutma gereği duydunuz, bu kadar tarafsızlıktan dem vurduğunuz halde. sanki meydana gelen tek mağduriyet o arkadaşların yaşadığı mağduriyetmiş gibi bir resim çizmeye çalıştınız.

kimsenin forumla ilişiği kesilmiş falan değil bu arada, sadece tarzla ilgili "ciddi" bir anormallik gözlemlediğim için, inisiyatifle uyarıda bulundum. tarz doğru olsun, her türlü bilgiyi ele alırız. sabırla, şefkatle... ama bize karşı sabır ve şefkat içermeyen ve son derecede de amaçlı/adanmış görünen bir tavra müsamaha gösterirsek, bundan çok muhtemel olarak zararlı çıkarız.
Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  22:25:41  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
etik manyağı yaptınız beni, tebrik ederim!
Go to Top of Page

n/a
deleted

11 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  22:29:03  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Bozadi

sağlam kaynaklardan daha fazla bilgiyle donandığınızda



bu mesnetsiz iddia kişisel tartışma zemininde ilerlemeyi hedefliyor belli ki...

rencide etme müsabakacısı değilim ve bu müsabakada efor sarfetmeye de niyetim yok..

ve öyledir :)

Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  22:37:23  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
ilgili konularda biraz daha donanımlı olsaydınız ve hala aynı şeyleri düşünüyor olsaydınız beni bayağı bir rencide ederdiniz gibime geliyor. belki başka bir sefere sevgili OQAN... selametle...
Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  22:38:55  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
sıradaki?
Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  22:39:52  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
psikopata bağladınız beni valla...
Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  22:41:44  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
:)
Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  22:43:25  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
merak etmeyin, objektiflik namına yakında "benden forum yöneticisi olur mu?" diye bir anket yapıp sonuçlarının gereğini yapacağım! :))))
Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  22:44:09  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
dua edin de Tiversonus çabuk iyileşsin!!! :)))) yoksa herkesi forumdan atıp sonra harakiri yapıcam!!
Go to Top of Page

n/a
deleted

11 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  22:44:32  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
sevgili bozadi,

lütfen insiyatifinizi kullanın ve üyeliğime son verin, ya da kişisel sayfamdan üyeliğimi sona erdirmem için ne yapmam gerektiğini bana bizzat iletin.

zira bu uslupla bu platformda bilgi aktarım/paylaşımında bulunamayacağım çok açık...

sizden rica ediyorum...

Go to Top of Page

bozadi


9457 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  22:47:55  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
ne demek sevgili OQAN, Tiversonus'a danışıp üyeliğinizi pasifleştiririm. silme gibi bir olay yok galiba bu "snitz" denen forum altyapısında. sadece üyelik pasifleştirme/dondurma gibi birşey vardı yanlış hatırlamıyorsam. en kısa sürede üyeliğinizi pasifleştireceğim ve pasifleştirdiğim zaman bu başlık altında bilgi vereceğim.
Go to Top of Page

sirera


365 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2010 :  22:59:58  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Atlanta ra anlatısındaki terminoloji pek çok kişiye irkiltici gelmiş olabilir. Bana da öyle geldi. Ancak zaten hepimiz anlatılanlara özde yabancı değiliz. Ve hepimiz özde merak eden, bilgiyi seven- genişletmek isteyen insanlarız. Sanırım Bozadi' nin de Oqan'ın da ve herksein de ortak olarak isteğimiz, bu bilginin reklam amaçlı değil, anlatan kişinin içselleştirdiği şekliyle, daha içsel açıklamalara, gündelik örneklere dayandırılarak anlatılmasıdır. Üstat cenap basman' ın izlediğim kadarıyla anlattıklarında da kendi dışındaki herkesin üstat olduğunu kabul eden bir anlayışı var. Murid toplama derdinde olan bir kişi olduğunu sanmıyorum. Burda da kimse kimseyi neyi ne kadar biliyor diye eleştirmesi mümkün değil zaten, hepimizin yegane amacı yaratılışın, varoluşun gizemini, bir nebze olsun içimizde taşıyanlardan olalımdır. Olmaktır. Öyle değil mi? Kendimizi kapıp koyduğumuzda ortaya ayrımcılık ve yargılama çıkıyor ya benim daha önce söz ettiğim yazgıya karşı duruş biraz da buydu. Yazgı manüpilasyona açık.
Ve Bozadi, astro-kozmoloji konusundaki deneysel incelemelerinizi ilgiyle takip ediyorum.
Go to Top of Page
Sayfa: Toplam Sayfa 3 Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,38 saniyede oluşturuldu.