Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Malum Güçler
 ABD, İngiltere ve Fransa Suriye'yi vurdu (14.04.2018)
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Önceki Sayfa
Yazar  Mesaj Sonraki Konu
Sayfa: Toplam Sayfa 2

fidelista


203 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/04/2018 :  11:01:20  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Asıl Vurulan Türkiyedir.

https://www.aydinlik.com.tr/asil-vurulan-turkiye-dir-huseyin-vodinali-kose-yazilari-nisan-2018
Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/04/2018 :  12:24:56  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Asıl Vurulan Türkiyedir.

https://www.aydinlik.com.tr/asil-vurulan-turkiye-dir-huseyin-vodinali-kose-yazilari-nisan-2018

Teşekkürler fidelista. Vodinalı'nın görüşlerini her ayrıntısıyla değilse de genel olarak çok isabetli ve faydalı buluyorum.
Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/04/2018 :  12:25:07  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
14 Nisan 2018

Rudskoy: Suriye hava savunma sistemleri 103 füzenin 71'ini önledi

Rusya Genelkurmay Başkanlığı Ana Harekat Dairesi Başkanı Orgeneral Sergey Rudskoy, Suriye hava savunma sistemlerinin ABD, İngiltere ve Fransa'nın saldırısı sırasında fırlatılan 103 füzenin 71'ini önlediğini belirtti.


Rudskoy, "Eldeki verilere göre saldırıda toplam 103 kruz füzesi kullanıldı. Büyük oranda Sovyet üretimi hava savunma komplekslerinden oluşan Suriye hava savunma sistemleri, hava ve deniz bazlı füzelere başarıyla karşılık verdi ve 71 kruz füzesini önledi" dedi.

'SALDIRIYA 30 YILI AŞKIN BİR SÜRE ÖNCE ÜRETİLEN FÜZELERLE KARŞI KOYULDU'

Suriye'nin Batı'nın saldırısını 30 yılı aşkın bir süre önce SSCB'de üretilen hava savunma sistemleriyle püskürttüğüne dikkat çeken Rudskoy, bunun için S-125, S-200 hava savunma sistemlerinin yanı sıra Buk ve Kvadrat sistemlerinin kullanıldığını kaydetti.

'FRANSIZ UÇAKLARININ SALDIRIYA KATILDIĞI TESPİT EDİLMEDİ'

Rudskoy, Suriye'deki Rus üsleri Hmeymim ve Tartus'ta bulunan hava savunma sistemlerinin, Fransız uçaklarının saldırıya katıldığını tespit etmediğine dikkat çekti.

Rus yetkili, Hmeymim ve Tartus'taki sistemlerin ABD ve İngiltere'ye ait deniz ve hava unsurlarından fırlatılan füzeleriyse zamanında tespit ederek kontrol altına aldığını ifade etti.

'HEDEF ALINAN ÜSLER ZARAR GÖRMEDİ'

Rudskoy, saldırıda hedef alınan hava üslerinin zarar görmediğinin altını çizerek şunları söyledi: "Objektif kontrol verilerine göre Duvali hava üssüne 4, Dumayri hava üssüne 12, Bley hava üssüne 18, Şayrat hava üssüne 12 füze fırlatıldı. Bu füzelerin tamamı imha edildi."

'HUMUS'TAKİ TESİSLER KISMEN ZARAR GÖRDÜ'


Rudskoy, Suriye'nin kimyasal programı kapsamında kullanıldığı öne sürülen Humus'taki tesislerin saldırı sonucunda kısmen zarar gördüğünü bildirdi.

'RUS SİSTEMLERİ DEVREYE SOKULMADI'

Rus hava savunma sistemlerinin bulunduğu bölgeye hiçbir füzenin gelmediğini de kaydeden Rudskoy, bu nedenle Rus sistemlerinin devreye sokulmadığını vurguladı.

'SURİYE VE DİĞER ÜLKELERE S-300 SEVK EDEBİLİRİZ'

Diğer taraftan Rudskoy, düzenlenen bu saldırının ardından Suriye ve diğer ülkelere S-300 hava savunma sistemleri sevkiyatının yeniden gündeme gelebileceğini söyledi.

Rudskoy, "Birkaç yıl önce bazı Batılı partnerlerimizin yoğun talebi üzerine Suriye'ye S-300 sistemleri sevk etmekten vazgeçtik. Ancak yaşanan bu gelişme ışığında, bu konuyu yeniden gündeme alabiliriz. S-300'leri sadece Suriye'ye değil, diğer ülkelere de sevk edebiliriz" diye konuştu.

Kaynak: Sputnik

Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/04/2018 :  12:25:53  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
16 Nisan 2018

Amerikan imparatorluğunun sonu

Esad’ın Siyasi ve Medya Danışmanı Buseyna Şaban, ülkesinin hava savunmasının Batı’nın füzelerine karşı “büyük bir zafer” elde ettiğini söyledi.


ABD, İngiltere ve Fransa’nın Suriye’nin tesislerine hava saldırısına ilişkin tartışmalar sürerken Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Siyasi ve Medya Danışmanı Buseyna Şaban, ülkesinin hava savunmasının Batı’nın füzelerine karşı “büyük bir zafer” elde ettiğini söyledi.

Bueyna Şaban, Lübnan’daki Mayadeen sitesinde yayımlanan makalesinde Duma’da iddia edilen kimyasal saldırıya misilleme olarak Suriye rejiminin bazı tesislerine hava baskını düzenleyen üç Batılı ülkenin füzelerine karşı, Suriye'nin hava savunmasının “büyük zaferini” ilan ederken bu “zaferin Amerika imparatorluğunun sonunun başlangıcını oluşturduğunu" da öne sürdü.

“EN ÖNEMLİ OLGU FÜZELERİNİN AKILLI VE ETKİN OLMADIĞI”

Jerusalem Post tarafından yansıtılan makalesinde ABD Başkanı Donald Trump’un saldırı öncesi attığı “Hazır ol Rusya, yeni ve akıllı füzeler geliyor” şeklinde mesaja gönderme yapan Şaban, “Burada Trump için kayda geçmemiz gereken en önemi olgu, füzelerinin akıllı ve etkin olmadığı, Suriye’nin hava savunması ise onun füzelerinden daha akıllı ve etkin olduğu kanıtıdır. (Trump) tweetler konusunda dikkatli olsun” ifadelerini kullandı.


Kaynak: OdaTV

Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/04/2018 :  12:32:03  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Suriye, 70'lerden kalma Rus savunma silahlarıyla, geçen günki emperyalist saldırıda kullanılan 103 "akıllı" füzenin 71'inin hedefi vurmasını önlemiş. Üstelik Suriye'nin envanterindeki S-300'ler bile kullanılmadan alınan bir sonuç bu. Suriye'nin olay sonrasında neden yas tutmak yerine sevinç ve kutlama havasında olduğu daha iyi anlaşılıyor ve sonuna kadar haklılar. Aşağılık Amerikan İmparatorluğunun sonu geliyor. Global şeytanların silah üstünlüğünün artık geçerli olmadığı görülüyor. Karanlık psikolojik operasyonlarla, nifak tohumlarıyla insanlar arasındaki ideolojik farklılıkları tırmandırıp onları birbirine düşürme yoluyla zayıflatıp, bölüp yönetmeyi arzuluyorlar. İnsan kalabalıklarını kendi amaçları doğrultusunda birer asker gücü gibi kullanarak Rusya ve müttefiklerini sıkıştırmaya niyetleniyorlar. Ama başaramayacaklar!!! İnsanlık uyanıyor!!! Elbette bu süreç, yani global şeytani egemenlik, tereyağından kıl çeker gibi çözülebilecek bir sorun değil, çünkü düşman her birimizin içinde bulunuyor aslında, ego yoluyla. Bu nedenle de, insanlık kendi içindeki egosal egemenlikten arınamadıkça, kurtulamadıkça, global şeytanların insanları insanlara karşı kullanma operasyonları genel olarak etkili olmaya devam edecektir. Ama insanlığın önemli bir bölümünün uyanma eğiliminde olması, ego imparatorluğunun sonunun yaklaşmakta olduğu anlamına geliyor. Hemen olmayacak ama olacak. Kolay olmayacak ama olacak.
Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/04/2018 :  12:36:43  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
16 Nisan 2018

Yunanistan’da savaş karşıtı göstericiler Amerikan bayrağı yaktı

Yunanistan basını, başkent Atina’da dün akşam savaş karşıtı gösterilerin düzenlediğini, ABD Büyükelçiliği’nin yakınında toplanan göstericilerin Amerikan bayrağı yaktığını yazdı.


Haberlere göre Yunanistan Komünist Partisi ve parlamentoda olmayan sol partiler ve örgütler ayrı gösteriler düzenledi. ‘Yunanistan Suriye’de olası bir ABD operasyonuna dahil olmamalı’ sloganı altında geçen gösterilere binlerce kişi katıldı.

‘Emperyalizm 1 numaralı düşman’ sloganı atan göstericilerin ABD Büyükelçiliği’ne yürüyerek, oradaysa ‘ABD, NATO, AB, çekin ellerinizi Suriye’den’, ‘Yankee go home’, ‘Kahrolsun NATO ve üsleri’ yazılı pankartlar açtı.




Kaynak: Sputnik

Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/04/2018 :  12:37:08  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Helal olsun Yunan kardeşlerime!
Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/04/2018 :  12:41:19  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
16 Nisan 2018

Şam'da ABD'ye karşı büyük miting

Suriye'nin başkenti Şam'da Emevi meydanında on binlerce Suriye, ülkelerine yönelik düzenlenen emperyalist saldırıyı büyük mitingle protesto ediyor


Suriye halkı emperyalizme meydan okuyor.

On binlerce kişi, Suriye'nin başkenti Şam'da Emevi meydanında, ordunun teröre karşı kazandığı başarıyı kutlarken, emperyalist saldırıyı da protesto ediyor.

Ulusal Kanal Haber Müdürü Mehmet Kıvanç, eylemi yerinde, Şam'da takip ediyor.

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNDEN ORDUYA DESTEK

Öte yandan Lazkiye'de Teşrin Üniversitesinde binlerce öğrenci, Suriye ordusuna destek gösterisi düzenledi.

Suriye Arap Haber Ajansı'nın haberinde (SANA), "Ellerinde Suriye’nin şanlı bayrağı ve Cumhurbaşkanı Beşşar el Esad’ın fotoğraflarıyla Suriye adına sloganlar atan üniversite öğrencileri; ABD, İngiltere ve Fransa’nın Suriye’ye karşı üçlü saldırılarını keskin bir dille kınadılar." ifadeleri yer aldı.

İŞTE FOTOĞRAFLAR
















Kaynak: Aydınlık

Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/04/2018 :  12:44:01  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Helal olsun Suriyeli Arap kardeşlerime! Yalancı global sülüklere direnen, meydan okuyan yüreğinize sağlık!
Go to Top of Page

bigsenfoni


1001 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/04/2018 :  17:54:59  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
14 Nisan 2018 kas. celsesinden;Doumi'de kimyasal bir saldırı mı var? Cevap:Sadece videoda...


https://cassiopaea.org/forum/threads/session-14-april-2018.45814/

Kalbinde cözülmeden kalan herşey icin sabırlı ol.Cevapları şimdi arama.Şu anda cevaplar sana verilmez,cünkü sen henüz onlarla yaşayamazsın.Bu,herşeyi o an yaşama meselesidir.Şu anda soruyu yaşaman gerekiyor.Belki daha ileride,farkına bile varmadan,günün birinde kendini cevabı yaşarken bulacaksın.(Rayner Maria Rilke)

Kalbiniz temiz,gözleriniz acik olsun kardeslerim!!!Bize heryer matrix...!Hasaki Osaka

Edited by - bigsenfoni on 16/04/2018 18:01:06
Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/04/2018 :  18:10:37  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bigsenfoni

14 Nisan 2018 kas. celsesinden;Doumi'de kimyasal bir saldırı mı var? Cevap:Sadece videoda...


https://cassiopaea.org/forum/threads/session-14-april-2018.45814/

Wau, demek yeni celse nihayet yayınlandı. Hem de dün yayınlanmış. Haber verdiğin için teşekkürler bigsenfoni :)

Bu akşam biraz yoğunluğum var, yarın öğleden sonra çevirisini paylaşmış olacağım inşallah.

Şöyle kabaca bir gözattığımda, bigsenfoni'nin de belirttiği gibi Suriye'ye yapılan son saldırıyla ilgili bazı soru-cevaplar var ve malum güçlerin önümüzdeki günler için yaptıkları bazı planlar ve bunların başarısız olacak olma nedenlerinden bahsedilmiş. Zorlukların artacağı ama bunun bir temizlik süreci için gerekli olduğu, ruhsal fırsatların da artacağı vurgulanmış. Önceki celsede değinilen nörolojik (sinirsel) geri bildirimle ilgili de ilginç bazı bilgiler veriliyor görebildiğim kadarıyla. Çok uzun veya çok yoğun bilgi/açıklama yüklü bir celse olmamakla birlikte, içinde bulunduğumuz sürecin güncel ve genel bazı yönleriyle ilgili olarak özet niteliğinde doyurucu sayılabilecek bazı bilgi ve öneriler paylaşıldığı izlenimini edindim.
Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 17/04/2018 :  22:36:15  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
17 Nisan 2018

Robert Fisk Duma'yı yazdı: Gaz değil toz!

İngiliz basınının kıdemli Ortadoğu uzmanı Robert Fisk, Suriye'de kimyasal silah saldırısı iddiasının merkezindeki Duma'ya girdi. Fisk, ABD, Fransa ve İngiltere'nin hava saldırılarına gerekçe gösterdiği görüntülerin çekildiği kliniğin doktoruyla konuştu. Doktor, "Görüntülerdeki insanlar gazdan etkilenmedi. O gece rüzgar vardı, toz bulutu nedeniyle oksijensiz kaldılar" dedi.


The Independent gazetesinin kıdemli Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, Suriye’de kimyasal silah iddialarının ortaya atıldığı ve ABD, Fransa ve İngiltere’nin hava saldırısının sebebi gösterilen Duma’ya girdi. Fisk, dünyada infial yaratan görüntülerin çekildiği kliniğin doktoruyla görüştü.

Doktor Assim Rahaibani, söz konusu videonun kendi kliniğinde çekildiğini ve gerçek olduğunu ancak görüntülerdeki kişilerin gazdan değil oksijensizlikten halsiz düştüğünü anlattı. Rahaibani, saldırı iddialarının ortaya atıldığı 7 Nisan gecesi Duma’da çok rüzgar olduğunu ve her zamanki hava saldırıları sırasında sivillerin saklandığı bodrumların toz bulutuyla dolduğunu söyledi. Doktor, “İnsanlar buraya hipoksia, oksijen yetersizliği şikâyetiyle gelmeye başladı. Sonra kapıdaki birisi, bir ‘Beyaz Baretli, ‘Gaz!’ diye bağırdı ve panik başladı. İnsanlar birbirlerine su atmaya başladı. Evet video burada çekildi, sahici. Fakat gördüğünüz şey hipoksia yaşayan insanlar, gaz zehirlenmesi değil” dedi.

‘VİDEO SAHİCİ, YORUMU YANLIŞ’

Fisk’in analizi özetle şöyle:

“Bu, yıkılmış apartmanlarla dolu, harabeye dönmüş bir yerin, Duma’nın öyküsü – ve, çektiği fotoğraflar dünyanın en güçlü uluslarından üçünün geçen hafta Suriye’yi bombalamasının önünü açan bir yeraltı kliğinin öyküsü. Yeşil gömlekli, dostane bir doktor bile var; onu aynı klinikte bulduğumda bana neşeyle, -tüm şüphecilere rağmen- dünyayı dehşete düşüren ‘gaz’ videosunun tamamen sahici olduğunu anlatıyor.

Fakat savaş hikâyelerinin daha karanlık bir hale gelmek gibi bir alışkanlıkları vardır. Zira aynı 58 yaşındaki Suriyeli doktor bunu söyledikten sonra son derece rahatsız edici bir şeyi ekliyor: Diyor ki, hastalar gazdan değil; rüzgârlı bir gecede ağır top atışının tetiklediği bir toz fırtınasında, çer çöple dolu tüneller ve bodrum katlarında oksijensizlikten mağdur olmuştu.

‘DOKTOR CEYŞÜL İSLAM’A ‘TERÖRİST’ DEDİ’

Doktor Assim Rahaibani’nin bu olağandışı sonucu ilan ederken, kendi ifadesiyle ‘bizzat bir görgü tanığı olmadığını’ söylemesi ve iyi İngilizcesiyle, Duma’daki cihatçı silahlı grup olan Ceyşül İslam’dan (İslam Ordusu) iki defa ‘terörist’ diye söz etmesi -bu, rejimin düşmanları için düşmanları için kullandığı sözcük ve Suriye’de çok sayıda kişinin de kullandığı bir ifade- dikkat çekici. Doğru mu duyuyorum? Olayların hangi versiyonuna inanacağız?




‘DOKTORLAR DAHA KANIT SUNMADAN FRANSA EMİN OLDU’

Aksi gibi, o 7 Nisan gecesi görevde olan doktorların hepsi Şam’daydı; önümüzdeki hafta bu soruya kesin bir yanıt vermeye çalışacak olan kimyasal silah soruşturması için kanıt sunuyorlardı.

Bu sıradaysa Fransa kimyasal silahların kullanıldığına dair ‘kanıtı’ olduğunu söylüyor ve Amerikan medyası, idrar ve kan testlerini bu yönde olduğunu söyleyen kaynaklardan alıntılar yapıyordu. Dünya Sağlık Örgütü sahadaki ortaklarının ‘zehirli kimyasallara maruz kalma işaretleri ve semptomları gösteren’ 500 hastayı tedavi ettiğini söylüyordu.

Aynı zamanda, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nden (OPCW) müfettişlerin şu an iddia edilen saldırının düzenlendiği yere gelmesi, doğru BM izinlerinin olmadığı gerekçesiyle engelleniyor.

‘MİLİTANLAR HALKIN EVİNDE KALIYOR’

Daha ileri gitmeden önce, okuyucuların şunun farkında olmalı ki, bu sadece Duma’nın hikâyesi değil. Duma’da yıkıntıların ortasında konuştuğum çok sayıda kişi gaz haberlerine ‘hiç inanmadıklarını’ söyledi – iddialarına göre, bu haberler genellikle silahlı İslamcı gruplar tarafından yayılıyordu. Sözü edilen cihatçılar top atışı fırtınası altında başkalarının evinde yaşayarak ve kentin altında mahkûmlara kazmalarla kazdırılan üç katlı geniş yeraltı tünellerinde kalarak hayatta kalıyordu. Dün bu tünellerin üçü boyunca yürüdüm; geniş koridorlarda hâlâ Rus yapımı – evet Rus- roketler ve yanmış arabalar vardı.



Fisk, Duma’daki tünellerde çekilen bu fotoğrafını yayımladı. (Fotoğraf: Yara Ismail)


Evet, dolayısıyla Duma’nın hikâyesi sadece gaz -veya olmayan gaz- ile ilgili değil. Geçen hafta, aylar boyu ilkel insanlar gibi hayatta kalabilmek için birlikte yaşamak zorunda kaldıkları silahlı adamlarla birlikte otobüslere binip Duma’dan tahliye edilmeyi tercih etmeyen binlerce insanla ilgili. Duma’da dün yanımda bir asker, polis veya her adımıma dikkat eden bir refakatçi olmadan, özgürce dolaştım; yanımda sadece iki Suriyeli arkadaşım, bir kamera ve bir not defteri vardı. Bazen yaklaşık altı metre yüksekliğindeki siperleri tırmanmam, neredeyse dimdik duvarları inip çıkmam gerekti. Aralarında yabancıları görmekten mutlu, kuşatmanın nihayet son bulması nedeniyle daha mutlu olarak, çoğunlukla gülümsüyorlardı; tabii görebildiğiniz yüzler gülümsüyordu, zira Duma’daki kadınların şaşırtıcı sayıdaki bir kısmı çarşaf giyiyor.

Duma’ya önce yanında eskort bulunan bir gazeteci konvoyuyla gittim. Fakat sıkıcı bir general yıkık bir konsey binasının dışında “Benim bilgim yok” dediğinde yürüyerek uzaklaştım. Çoğunluğu Suriyeli olan birkaç başka muhabir daha aynısını yaptı. Hepsi askeri giysiler içindeki bir grup Rus gazeteci de uzaklaştı.

‘BEYAZ BARETLİ ‘GAZ!’ DEYİNCE…’

Doktor Rahaibani’ye ulaşmak uzun sürmedi. “200’üncü Nokta” isimli bu yeraltı kliniğinin kapısından yokuş aşağı uzanan koridorda bana mütevazı hastanesini ve birkaç yatağı gösterdi; burada bir kız çocuk, hemşireler gözünün üzerine kesik atarken ağlıyordu.

Doktor şöyle dedi: “O gece, buraya 300 metre mesafede olan evimin bodrumunda ailemle birlikteydim ama bütün doktorlar ne olduğunu biliyor. [Hükümet güçleri tarafından] çok fazla top atışı yapılıyordu ve gece boyu sürekli Duma’nın üzerinde uçaklar vardı – fakat bu gece rüzgar vardı ve devasa toz bulutları insanların yaşadığı bodrumlara ve kilerlere girdi. İnsanlar buraya hipoksia, oksijen yetersizliği şikâyetiyle gelmeye başladı. Sonra kapıdaki birisi, bir ‘Beyaz Baretli’, ‘Gaz!’ diye bağırdı ve panik başladı. İnsanlar birbirlerine su atmaya başladı. Evet video burada çekildi, sahici. Fakat gördüğünüz şey hipoksia yaşayan insanlar, gaz zehirlenmesi değil.”

MAKALENİN İNGİLİZCE ORİJİNALİ

Kaynak: Gazete Duvar

Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 17/04/2018 :  22:43:57  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
17 Nisan 2018

Sayın Bakan sarin deposuna füze atılır mı

Ertuğrul Özkök


Suriye operasyonunun ardından ABD Savunma Bakanı Jim Mattis ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford vurulan hedefleri açıklıyor.

***

Bakan kendi ağzından diyor ki...

- “Birinci hedef Şam bölgesinde bulunan bir bilimsel araştırma merkeziydi (Berzah Araştırma Merkezi).”

Bu askeri tesis, Suriye’nin kimyasal ve biyolojik savaş teknolojisinin araştırma, geliştirme ve üretim merkeziydi.

Hem de nerede?

Şam’da...

Yani şehir içinde 1.7 milyon insanın, çevresiyle birlikte 4 milyondan fazla insanın yaşadığı bir yerde, kimyasal üretim merkezini vuruyorsunuz...

Bakan kendi ağzından devam ediyor...

- “İkinci hedef ise Humus’un batısında yer alan bir kimyasal silah depolama merkeziydi (Him Şinsar). Bunun, Suriye’nin sarin gazının ana yeri ve öncül üretim tesisi olduğunu değerlendiriyoruz.”

Siyah karakterlerle yazdığım kelimelere dikkat ettiniz mi?

Humus’ta da 1.5 milyona yakın insan yaşıyor...

***

Bakan kendi ağzından devam ediyor...

- “Üçüncü hedef ise kimyasal silah ve silah deposu ile bir komuta merkeziydi..”

***

Suriye ile sınır komşusu bir ülkenin vatandaşı olarak soruyorum:

- BİR: Böylesine riskli hedefleri vurmak, binlerce sivile zarar verme tehlikesi taşımıyor mu?

***

- İKİ: Yoksa, oralarda dediğiniz gibi kimyasal silah falan bulunmuyordu da...

Irak’ta olduğu gibi, yine bir dünyayı yanıltma operasyonu mu yapıldı?

***

Son nokta... Bombalamanın üzerinden 4 gün geçti...

Şu ana kadar bombalanan tesislerden sızan gazlarla hayatını kaybeden insan haberi gelmedi...

***

Hani şeytan en hin haline bürünüp aklıma şu soruyu sokmuyor değil...

Öyle akıllı bombalar attınız ki... Fabrikayı yok etti de...

Sarin gazı yüklü tanklar veya depolar hiç zarar görmedi...

***

Bombalarınız bu kadar akıllı değilse...

O zaman vurduğunuz yerlerde sarin gazı, kimyasal silah falan yoktu...

Siz alenen, IŞİD’in belini kıran Esad’ın ordusunu zayıflatarak muhaliflere yeni bir soluk vermek istediniz...

***

Şu naçizane cahil Türk bunları sormakta haklı değil mi...


Kaynak: Hürriyet

Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 23/04/2018 :  20:05:21  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
23 Nisan 2018

Duma’daki ‘kimyasal saldırı’ çekimlerine katılan çocuk ve babası, olayın arka planını anlattı

Beyaz Miğferler’in videosunda, Duma’daki kimyasal saldırının kurbanı olarak gösterilen Suriyeli çocuk Hasan Diab, çekimlerin ayrıntılarını açıkladı.


Rossiya24 televizyonuna konuşan Hasan, “Bodrum katındaydık. Annem, yiyecek hiçbir şeyimizin olmadığını, ancak yarın yiyebileceğimizi söyledi. Birden sokakta birilerinin bağırdığını duyduk, ‘hastaneye gidin’ diye bağırıyorlardı. Koşarak hastaneye gittik ve ben oraya girer girmez beni aldılar ve üzerime su dökmeye başladılar. Sonra bizi, diğer insanlarla birlikte yatağa yatırdılar” diye anlattı.

'ÇEKİMLER KARŞILIĞINDA YİYECEK TEKLİF EDİLDİ'

Rus askeri muhabir Yevgeniy Poddubnıy, çocuğun çekimlere zorlandığını belirterek, “Çocuğun karnı açtı, yiyecek bir şeyi yoktu. Bu çekimler karşılığında da pirinç, hurma ve bisküvi teklif edildi” dedi.




'HİÇBİR KİMYASAL SALDIRI YOKTU'

Hasan’ın anlattıklarını babası da doğruladı. Kentte hiçbir kimyasal saldırının olmadığını kaydeden baba, “Çocuğumun hastanede olduğunu duyunca işten izin alarak oraya koştum. Hiçbir kimyasal saldırı yoktu. Sokakta sigara içiyordum, hiçbir şey hissetmedim. Hastaneye girdim ve ailemi gördüm. Militanlar, bu çekime katıldıkları için onlara hurma, bisküvi, pirinç verdi ve herkesi eve bıraktı. Çocuğum kendini çok iyi hissediyordu” diye konuştu.

ABD'Lİ GAZETECİLER DE DOĞRULADI

Daha önce One America News Network televizyonu muhabirleri, Duma’yı ziyaret ederek, ‘kimyasal saldırı’ videosunun yapıldığı hastanenin hekimleri ve kent sakinleri ile görüştü. ABD’li muhabir canlı yayında, Duma’da kimsenin kimyasal saldırı olduğunu doğrulamadığını bildirdi. Kimyasal saldırının yapıldığı iddia edilen yerde bir düzine vatandaşla konuştuğunu söyleyen muhabir, “Onlar, bu bölgede o gün her şeyin her zamanki gibi olduğu ve sıra dışı hiçbir şey fark etmediklerini söyledi” dedi. Amerikan muhabir, Duma genelinde 40-50 kişiyle daha görüştüğü, aralarından kimsenin kimyasal saldırı hakkında hiçbir şey duymadığını aktardı.

'KİMYASAL SLDIRIDAN ETKİLENDİĞİNİ İDDİA ETTİKLERİ KİŞİLERİN ÜZERİNE SU DÖKÜP VİDEO KAYDETTİLER'

Olay yerini ziyaret ettiğini ama kimyasal saldırı olduğunu doğrulayacak hiçbir delile ulaşmadığını söyleyen muhabir, ardından militanların kontrolündeki hastaneye gittiğini ve Beyaz Miğferler’in videosunda gösterilen odayı incelediğini söyledi. Olayın ‘yaşandığı’ gün görev yapan hekimle konuşan muhabir, “Hekim, sıradan bir gün olduğunu, çok tozlu olduğu, birçok hastanın öksürük ve solunum yolu tahrişi şikayetiyle geldiğini ama başka yaralanmaların olmadığını anlattı. (…) Aniden odasına kimliği belirsiz bir grup insan girdi ve kimyasal saldırı olduğunu bağırdı. Onlar, birkaç kişiyi getirdi ve onların kimyasal saldırıdan etkilendiğini iddia ederek üzerlerine su dökmeye başladı. (…) Hekimler, insanlara yardım etti ve yaralıları getiren kimliği belirsiz kişiler her şeyi videoya kaydetmeye başladı” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Sputnik

Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


574 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/04/2018 :  12:21:40  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Algı operasyonları ve meşrulaştırmadan bu kadar çok bahsetmemin sebeplerinden biri çıkan şu haberle güzel örneklenmiş oldu. Kh güçleri güzel yazıp oynuyor.
Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/04/2018 :  16:33:02  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
24 Nisan 2018

Suriye vurulurken May'in kocası kazandı

Kimyasal saldırı yalanı üzerine inşa edilen Suriye operasyonunun milyon dolarlar kazandırdığı şirketler arasında Lockheed Martin de var. İngiltere Başbakanı’nın eşi Philip May’in üst düzey yöneticisi olduğu Capital Investment, Lockheed Martin’in hissedarları arasında.


ABD, Fransa ve İngiltere’nin Suriye’ye füze yağdırması, yalan olduğu tescillenen kimyasal saldırı iddialarına ve Beyaz Miğferler gibi karanlık bir örgütün girişimlerine dayanıyordu. Öyle ki, ABD’nin kimi sadık müttefikleri bile operasyona katılmaktan geri durdu, operasyona sözlü destek vermekle yetinmeyi tercih etti.

İddialar büyük ölçüde çürütüldü. Saldırının bu zayıf iddialara dayanarak nasıl gerçekleştirilebildiği, Rusya’nın saldırıya ne yanıt vereceği sorularına yoğunlaşıldı.

Diğer yandan, Suriye’ye yağdırılan füzelerin üreticisi olan silah tekelleri ve bu üreticilerin siyasetçilerle ilişkileri, “saldırının kime yaradığı” sorusunun bir başka boyutunu ortaya koyuyor.

FÜZELER ATEŞLENDİ, HİSSELER DEĞERLENDİ

Saldırı gecesi, ABD Donanması'na ait iki destroyer, Donald Cook ve Porter, Suriye açıklarına yaklaştı. Her biri 60 adet Tomahawk füzesi taşıyordu. Tomahawk’lar saldırıda başı çekti. ABD Başkanı Donald Trump’ın saldırıdan önce öve öve bitiremediği JASSM tipi ‘akıllı’ füzelerse Amerikan jetlerinden ateşlendi. İngiliz uçakları da 8 füzeyle saldırıya destek verdi.

Rusya Savunma Bakanlığı'nın verilerine göre, toplam 1,5 saat süren saldırıda 103 füze kullanıldı. İddialara göre Suriye’deki hava savunma sistemleri, bunların 71 tanesini imha etti. Operasyonu gerçekleştiren ülkelerse füzelerin ‘tam başarıyla’ hedefe ulaştığını duyurdu.

Çizilen başarı tablosunun ekonomik ‘değeri’ sonradan anlaşıldı. Füzeler ateşlendikçe silah ve füze üretiminde pay sahibi Raytheon, Boeing, Lockheed Martin, Northrop Grumman ve General Dynamics şirketlerinin hisseleri yükselişe geçti. JASSM füzelerinin üreticisi Lockheed Martin’in hisseleri birkaç günde yüzde 5,5 değer kazandı.

BEKLENENİN 3 KATI FÜZE ATILDI

Suriye’ye saldırılar sırasında kullanılan füze sayısıyla ilgili de ilginç ayrıntılar mevcut. Rusya Savunma Bakanlığı, vurulan hedeflerin hiç de önemli hedefler olmadığını, daha düşük yoğunluklu bir saldırıyla da aynı zararın verilebileceğini açıkladı.

Buna göre, türüne göre 1,5 tona varan TNT gücüne sahip Tomahawk füzelerinden 30 tanesi, mevcut durumda verilen hasarı vermeye yetecekken 103 füze kullanılması ve saldırının hedeflerindeki muğlaklık akıllarda soru işareti yarattı. Saldırının ölçeği, acaba silah tekellerinin kasasına girecek paraya göre mi belirlendi? Önemsiz olduğu duyurulan hedeflere yönelik saldırı, silah üreticilerinin kasasına girecek milyon dolarlara göre mi tasarlandı?

SALDIRININ DETAYLARINI ÖNCEDEN BİLENLER

Silah satıcılarının Suriye saldırısındaki belirleyici gücü üzerine dikkat çekici bir başka bağlantı da, parlamentoya bile danışmadan operasyona katılan ve saldırının başını çeken İngiltere Başbakanı Theresa May’in kocası Philip May’in, önde gelen silah tekellerinden birisi olan Lockheed Martin’in hissedarlarından Capital Investment’taki üst düzey pozisyonuydu.

Philip May 2005 yılından bu yana Capital Investment’ta üst düzey yöneticilik yapıyor. Capital Investment, Lockheed Martin'in hissedarı. Suriye'ye yönelik saldırıda Trump'ın bahsettiği ‘akıllı’ seyir füzeleri, JASSM adlı Lockheed Martin üretimi füzelerdi.

Şirketin hisseleri saldırıdan sonra birkaç gün içinde yüzde 5,5 değer kazandı. Saldırı öncesindeyse hisseler yüzde 3,46 değer kaybetmişti.

Saldırıda Rusya’nın askeri varlıkları hedef alınmadı ve bunun karşılığında Rusya saldırıya askeri bir yanıt vermedi. Global Research’teki iddialara göre, Rusya'yla yapılan kirli pazarlıkla bu füzelerin atıldığı platformların S-400'lerle vurulmamasını sağlandı ve füze üreticileri açısından ‘başarı’ tablosu ortaya çıktı. Peki kamuoyu ‘3. Dünya Savaşı kapıda mı?’ sorusuyla oyalanırken Philip May, saldırı gecesi neler yaşanacağını eşinden öğrenmiş miydi?

KENTLER DE, FÜZELERİN MALİYETİ DE HALKIN ÜZERİNE YIKILIYOR

Askeri uzmanlar 103 füzenin maliyeti, uçakların yakıtı ve diğer bazı unsurların da eklenmesiyle saldırının maliyetinin yaklaşık 240 milyon dolar seviyelerinde olduğunu belirtti.

Füzeler Suriye halkının üzerine yağdırılırken, füzelerin maliyeti de dünyanın çeşitli coğrafyalarındaki halkların üzerine yıkılıyor. Özellikle ABD ve İngiltere’de yoğunlaşan ve sınıfsal boyutları olan toplumsal itirazın dayanaklarından birisi de, her bir savaşın silah tekellerine kazandırdıkları ve emekçilerden çaldığı milyon dolarlar.


Kaynak: soL

Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/04/2018 :  16:38:00  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
17 Nisan 2018

Suriye saldırısı İngiltere genelinde protesto edildi

İngiltere'nin ABD ve Fransa ile Suriye'ye yönelik gerçekleştirdiği hava harekatı, başkent Londra başta olmak üzere çeşitli kentlerde düzenlenen gösterilerle protesto edildi.


İngiltere'nin ABD ve Fransa ile Suriye'ye yönelik gerçekleştirdiği askeri operasyon, adanın farklı kentlerinde protesto edildi.


İngiltere'deki savaş karşıtı grup "Savaşı Durdurun Koalisyonu (Stop the War Coalition)" tarafından organize edilen gösteri kapsamında Londra'daki katılımcılar iş çıkışında tarihi parlamento binası önündeki Parlamento Meydanı'nda toplandı.

'OPERASYONA SON VERİN'

Suriye'ye yönelik harekatla ilgili milletvekillerini bilgilendirmek amacıyla Başbakan Theresa May'in de parlamentoda katıldığı oturum sırasında gerçekleştirilen gösteride, katılımcılar hükümete Suriye operasyonuna son verilmesi çağrısında bulundu.

"Suriye'yi bombalamaya son verin", "Barış için çalışın" yazılı pankartlar taşıyan çok sayıda protestocu, "Sivilleri unutmayın" ve "Suriye'yi vurmayın" sloganları attı.

Londra'dakine benzer gösteriler ülkenin Cambridge, Exeter, Aberystwyth, Milton Keynes, Southampton, Minehead, Plymouth, Orkney, Isle of Wight, Swansea ve Bristol kentlerinde de düzenlendi.

MAY 'ULUSAL ÇIKARIMIZA' DEMİŞTİ

Protestocular parlamento önünde gösteri için bir araya gelirken İngiltere Başbakanı Theresa May de içeride yaptığı konuşmada, ABD ve Fransa ile gerçekleştirilen askeri operasyonun ülkesinin "ulusal çıkarına" olduğunu söylemişti.

İngiltere, hafta sonunda gerçekleştirilen hava harekatına Kıbrıs'taki Akrotiri Hava Üssü'nden kalkan 4 uçakla katılmıştı.

Kaynak: Sputnik

Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/04/2018 :  16:39:59  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
24 Nisan 2018

İngiliz Lordlar Kamarası üyesi:
BBC, Suriye'deki gerçekleri yansıtmıyor

Suriye'yi ziyaret eden İngiltere Lordlar Kamarası üyesi Caroline Cox, halkın Devlet Başkanı Beşar Esad'ı desteklediğini ve BBC'nin ülkedeki gerçekleri aktarmadığını söyledi.


Suriye'deki izlenimlerini Russia Today (RT) televizyonuna anlatan Cox, bir dizi kentte bulunduğunu ve hükümet yetkilileri, muhalifler, sanatçılar, entelektüeller, yazarlar ve siviller de dahil çok farklı kesimlerden kişilerle bir araya geldiğini belirtti.
'SURİYELİLER ORDUYA, ESAD'A VE RUSYA'YA MİNNETTAR'

Cox, bu kişilerin Suriye ordusuna, Esad'a ve teröristlerden kurtardığı için Rusya'ya minnettar olduğunu vurguladı.

'BBC GİBİ KURULUŞLAR DOĞRULARI AKTARMIYOR'

Cox'a göre BBC gibi İngiliz basın kuruluşları, kamuoyunun yaklaşımını doğru şekilde aktarmıyor. Cox, "İnsanlar, Suriye halkının bakış açısını görmek istiyor. BBC'nin haberlerinin çok önyargılı ve tek taraflı olduğu geniş kesimlerce hissediliyor ve dile getiriliyor. Dolayısıyla İngilizler, olaylara daha geniş bir pencereden bakmak istiyor" ifadelerini kullandı.


'ZİYARETİM PROVOKASYON AMAÇLI DEĞİL'

Suriye'ye yaptığı ziyaretin yanlış olduğuna ve provokasyon amacı taşıdığına dair suçlamalara da yanıt veren Cox, "Parkta gördüğüm sıradan insanlarla özgürce konuştum. Böyle bir şey hükümet tarafından önceden planlanmış olamaz. Halep'teki parklardan birinde iki hoş Müslüman kadınla konuştum. Bu da önceden planlanmadı. Onlara ülkedeki durumla ilgili neler hissettiklerini sordum. Söyledikleri şeyler, resmi toplantılarda duyduklarımızla tamamen tutarlıydı" diye konuştu.

'LÜTFEN SURİYELİLERE GELECEKLERİNİ BELİRLEME ÖZGÜRLÜĞÜ VERELİM'

Cox, RT röportajının sonunda İngilizlere ve tüm dünyaya şu mesajı gönderdi:

"Lütfen, Suriye halkına kendi geleceklerini belirleme özgürlüğü verelim."

Kaynak: Sputnik

Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/04/2018 :  17:44:07  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
24 Nisan 2018

Fransız Şirketin IŞİD'e Yardımları İfşa Oldu

Fransa'nın dünyaca tanınan Çimento devi Lafarge şirketinin eski genel müdürü Jean-Claude Vayar, Suriye'de terör örgütü IŞİD'e dolaylı olarak para verdiklerini ve bu konunun Fransa hükümetine de bildirildiğini itiraf etti.


Fransa'nın dünyaca tanınan Çimento devi Lafarge şirketinin eski genel müdürü Jean-Claude Vayar, Suriye'de terör örgütü IŞİD'e dolaylı olarak para verdiklerini ve bu konunun Fransa hükümetine de bildirildiğini itiraf etti.

Jean-Claude Vayar, Fransız istihbarat birimlerinin IŞİD'e haraç verdiklerinin bilgisini ilettiklerini ve onların da şirketin Suriye'deki faaliyetlerinden haberdar olduklarını söyledi.

Bu arada sözkonusu şirketin 6 yetkilisinin terör örgütüne yardım ettikleri ve haraç verdikleri gerekçesiyle yargıda soruşturmaları sürüyor.

Lafarge şirketinin bir diğer yetkilisinin ise diğerlerinin canını tehlikeye attığı gerekçesiyle yargıda dosyasının bulunduğu anlaşılıyor.

Suriye'nin Cebalya bölgesinde çimento fabrikası kuran Lafarge'nin 2011 ve 2015 yılları arasında terör örgütlerine 13 milyon euro yardım yaptığı anlaşılıyor.

Jean CLaude Vayar, 2014'de Paris Belediye Seçimleri'nde aşırı sağcı kanat ''Fransa Ulusal Cephe'nin adayıydı.

İlk kez 2016 yılında Fransız medyasından Le Monde, Lafarge şirketinin terör örgütü IŞİD'e haraç verdiğini gündeme getirmişti.


Kaynak: Rast Haber

Go to Top of Page

bozadi


8411 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/04/2018 :  17:45:00  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
13 Milyon Euro! Haraç adı altında resmen IŞİD'i mali olarak desteklemek için Suriye'de fabrika kurmuş şerefsizler!
Go to Top of Page
Sayfa: Toplam Sayfa 2  Mesaj Sonraki Konu  
Önceki Sayfa
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,69 saniyede oluşturuldu.