Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Kanal Bilgileri
 Kasyopya Celseleri (Son Yıllardaki Celseler)
 18 Mayıs 2019
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Önceki Sayfa
Yazar Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu
Sayfa: Toplam Sayfa 2

bozadi


9388 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 28/05/2019 :  20:32:11  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

İnsanların çok çok büyük bir kısmı monoteist dinlere göre yaşamakta ya da inanmakta. Bu kültürün en dip kısmını oluşturuyor. Sadece kültür açıklaması yetersiz. Sanatı, toplumsal her türlü dinamiği, savaşları ve savaş teknolojisini, dilleri ve etnik kültürleri doğrudan doğruya etkileyen şeylerin başında din geliyor.
Dinin sadece "kültür" olarak açıklanamayacağı konusunda haklısın. Daha önce sanki öyleymiş (din sadece bir kültür meselesiymiş) gibi bir tasvir yapmıştım. Ama mutlak manada söylememiştim, "ciddi oranda" öyle olduğu görüşümü paylaşmak istemiştim. Tabi ki ahlak da dinden tamamen ayrılamaz. Ama içinde bulunduğumuz şiddetli KH koşulları nedeniyle ikisinin ciddi oranda ayrıldığı durumlar gözlemliyoruz ama tabi ki bu durum da mutlak değil.
Go to Top of Page

bona fide


410 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 30/05/2019 :  01:01:13  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
bozadi demişsinki,

Hayatlarımız öyle ki, birbirimizi gerçek manada veya yeterli bir şekilde sevip takip etmiyoruz. Birbirimizin gelişimini takip edip desteklemiyoruz bilinçli ve sevgili bir şekilde. Bu hiç olmuyor değil tabi ki, tüm mesele bunun genellikle yeterli düzeyin çok altında kalması.

sorun işte burada sevmeyi bilmemek. ve aile kurumu bazen travmatik yaşamların baş sorumlusu olmakta.kh nin en kolay kontrol edebildiği negatif duygu durumlarını travmaları yarattığı sofrası. aile bu kelime aynı zamanda kh ekonomisinin en önemli kaynağı kutsallık sloganlarıyla bu birim sürekli korunur.anne kutsal baba evin direği çocuklar neşe kaynağı bu sözde sevgi yumağı. kısaca tek başına hiçsin. anneler günü sevgililer günü en küçüğü 3 artı bir ideal aile yuvaları onları sisteme uygun yemek odası yatak odası oturma odası mutfak donanımları odalara uygun çoğu gereksiz eşyalarla doldurma zorunluluğu algısı yaratmak ve bıreyleri üremeleri için bu alana mahkum etmek önce balayı sonra yıllık ya da bütçesine göre tatil yapma ihtiyacı yaratmak turizm sektörü en çılgın eğlencesinden en sakin seçeneklere kadar ailelere uygun donanımlarda hazırlanmıştır aile gitmezse dünyanın sonu olabiilir ucuz rezervasyonlar için bi sene önceden yer ayırtmalar reklamın gücü gitmek zorunda değiliz düşüncesini zihinden kovan ucuz rezervasyonu burnuna sokuyor artı cinsellik hiç olmadığı kadar sınırsız porno yayın romans kitap dergi film şov ve sanat adı altında sunulup eşlerin birbirine ihtiyacını artırıp, bireyleride aile kurma ihtiyacına teşvik ediyor özendiriyor. yetimhanedekiler sürekli yayınlanan aile görselleri yüzünden o cazibeli yaşama ait olmak özlemi öfkesi içinde büyür ve ideal aile kurumu döngüsüne devam eder ülkesine faydalı birey asker doktor hemşire öğretmen ya da mirasını devralacak varisler yetiştirme hülyalarıyla dolu olarak. kazanımı sadece korku öfke ve endişe olan sistemde en temel birim aile.
Go to Top of Page

bozadi


9388 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 30/05/2019 :  15:22:57  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bona fide

sorun işte burada sevmeyi bilmemek. ve aile kurumu bazen travmatik yaşamların baş sorumlusu olmakta.kh nin en kolay kontrol edebildiği negatif duygu durumlarını travmaları yarattığı sofrası. aile bu kelime aynı zamanda kh ekonomisinin en önemli kaynağı kutsallık sloganlarıyla bu birim sürekli korunur.anne kutsal baba evin direği çocuklar neşe kaynağı bu sözde sevgi yumağı. kısaca tek başına hiçsin. anneler günü sevgililer günü en küçüğü 3 artı bir ideal aile yuvaları onları sisteme uygun yemek odası yatak odası oturma odası mutfak donanımları odalara uygun çoğu gereksiz eşyalarla doldurma zorunluluğu algısı yaratmak ve bıreyleri üremeleri için bu alana mahkum etmek önce balayı sonra yıllık ya da bütçesine göre tatil yapma ihtiyacı yaratmak turizm sektörü en çılgın eğlencesinden en sakin seçeneklere kadar ailelere uygun donanımlarda hazırlanmıştır aile gitmezse dünyanın sonu olabiilir ucuz rezervasyonlar için bi sene önceden yer ayırtmalar reklamın gücü gitmek zorunda değiliz düşüncesini zihinden kovan ucuz rezervasyonu burnuna sokuyor artı cinsellik hiç olmadığı kadar sınırsız porno yayın romans kitap dergi film şov ve sanat adı altında sunulup eşlerin birbirine ihtiyacını artırıp, bireyleride aile kurma ihtiyacına teşvik ediyor özendiriyor. yetimhanedekiler sürekli yayınlanan aile görselleri yüzünden o cazibeli yaşama ait olmak özlemi öfkesi içinde büyür ve ideal aile kurumu döngüsüne devam eder ülkesine faydalı birey asker doktor hemşire öğretmen ya da mirasını devralacak varisler yetiştirme hülyalarıyla dolu olarak. kazanımı sadece korku öfke ve endişe olan sistemde en temel birim aile.

Gerçek sevgiye dayalı bir hayat yaşamayı zorlaştıran ve hatta bir ölçüde imkansızlaştıran başlıca faktörlerden biri “çevre”. Toplum genel olarak sevgiye dayalı bir yaşamı destekleyen bir nitelikte değil. İnsanlar arasında ideolojik ve başka bakımlardan oluşmuş ve oluşturulmuş “sürekli nefret gerekçeleri” var. Dünyaya egemen olan güçler ve bu güçlerin devletler ve resmi, ticari her türden kurumlar üzerindeki etki gücü, zengini daha zenginleştiren, fakiri daha fakirleştiren, acımasız, vahşi bir ekonomik adaletsizlik düzenini egemen kılıyor ve işin tuhafı büyük ölçüde fakir durumdaki geniş insan kitleleri bu durumu epeyce benimsemiş durumdalar.

Egemen güçler bu konuda biraz da insanlığın “hayvaniliğinden” yararlanıyorlar sanırım. Aslan aslandır, ceylan ceylandır. Aslan kovalar, ceylan kaçar ve yem olur. İnsanların çoğunluğu da hayvan aşamasını aşmış oldukları halde hayvani anlayışlarını hala ciddi oranda sürdürüyorlar ve “egemen” güçlerin onları sömürmesini, ezmesini adeta bir aslanın bir ceylanı öldürüp yemesi gibi “normal/doğal” karşılıyorlar. Hani bazen bazı otçul hayvanlar işbirliği yapar da aslanları veya başka yırtıcıları geri püskürtürler, saldırdığına pişman ederler, hatta öldürürler. İşte insanlık genelinde yok bu. Baskılar, işkenceler ve terör de insanların çoğunun beynindeki “sürüngen/hayvani” kısımları iyice etkinleştiriyor. Kurtlar sofrası egemen genellikle. Cinayetler, soygunlar, vurgunlar gündelik hayatın en olağan şeyleri adeta.

Sonuçta buna “hayat” demek durumundayız, ne de olsa iyisiyle, kötüsüyle durum bu, hayat bu. Ve herkes çevresel koşullardan ciddi şekilde etkilenir, toplumdan etkilenir. Kalabalıkların yaşam tarzının çok dışına çıkmak da korkutucu gelebiliyor insana.

“Sahtelik” dediğim şey, en temel ihtiyacımızın sevgi, sevmek, sevilmek, yani tüm kalbiyle dayanışmak, birbirini desteklemek, birbirindeki derin veya yüksek pozitif potansiyelleri ortaya çıkarmak olduğunu unutmakla ilgili. Düzen insanları korkularla ve sahte veya düşük seviyeli, şahsi arzularla, hırslarla doldurarak sevgiyle dayanışma gereğini unutmalarını sağlıyor. Dikkatlerini bu en temel gerçeklikten ve zaruretten uzaklaştırıyor. Ben kendim de bu temel gerçeği sıkça unuttuğumu, dikkatimin sıkça saçmasapan korku ve arzuların kısırdöngülerinde ezildiğini, dağıldığını, saptığını fark ediyorum.

Sevgiyi tabi ki aile kavramıyla sınırlayamaz, sadece onunla temsil edemeyiz. “Sevgililik/romantizm” kavramıyla bile yeterince kesin bir şekilde temsil edemeyiz. Yozlaşma hayatın her alanında güçlü.
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


655 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 30/05/2019 :  15:54:38  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Çok derin konu. Bozadi bu meşrulaştırma meselesini elini sürüp geri çekmiş ama çok vahim bir mesele. Çok yerinde bir dokunuş yapmış. Şu an KH ın en büyük oyunlarından biri bu. Normalleştirme (meşrulaştırma) girişimleri. Dikkat etmenizi şiddetle tavsiye ederim. Olay şiddete özendirme, zayıf beyinleri etki altına almak filan değil. Hareketsizleştirme duyursızlaştırma girişimi olarak meşrulaştırma.


Go to Top of Page

beyrutkapı


462 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 01/06/2019 :  19:17:14  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Çeviri için teşekkürler bozadi.ra derki: kişi öldüğünde yok olan kısımlardan biri de şuanki bilincinin büyük bir parçasıdir. Gündelik bilincimize elbette bir çok kimliği aidiyet duygusunu, kültürel ön yargıları ve kalıp yargılari koymak mümkün. İnsanı "bir" in uzak görüşünden, resmin bütününden ayıran her şey illüzyona hizmet ediyor denilebilir. Zira gündelik bilince eşlik eden duygular kimliklerimiz şuan ki kendimiz ve tüm aidiyetlerimiz için yapıştırıcı görevi üstleniyor.

"Şimdi herkesin daha da dikkatli olması gereken zaman."ayrıca iki şapka olayı özellikle enteresandi.
Go to Top of Page

bozadi


9388 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 01/06/2019 :  20:08:39  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen beyrutkapı

Çeviri için teşekkürler bozadi.ra derki: kişi öldüğünde yok olan kısımlardan biri de şuanki bilincinin büyük bir parçasıdir. Gündelik bilincimize elbette bir çok kimliği aidiyet duygusunu, kültürel ön yargıları ve kalıp yargılari koymak mümkün. İnsanı "bir" in uzak görüşünden, resmin bütününden ayıran her şey illüzyona hizmet ediyor denilebilir. Zira gündelik bilince eşlik eden duygular kimliklerimiz şuan ki kendimiz ve tüm aidiyetlerimiz için yapıştırıcı görevi üstleniyor.

"Şimdi herkesin daha da dikkatli olması gereken zaman."ayrıca iki şapka olayı özellikle enteresandi.


Ben teşekkür ederim beyrutkapı.

Ölüm konusunda Ra'dan yaptığın alıntıyla ilgili olarak... Hani insanlar sorar, merak eder, ölüm yok oluş mudur veya örneğin reenkarnasyon varsa bile yeni bir enkarnasyon ne ölçüde "aynı kişinin" enkarnasyonu? Ölümle hiçbir şey yok olmuyor değil, yok olan şeyler var. Ama o şeyler de gerçekten yok olmayı hak eden şeyler demek ki. Sahte olan şeyler.

Bir hayatta belirli bir annen, belirli bir baban, belirli bir sevgilin/eşin, çocukların vs. vardır. Besbelirli koşulları olan bir hayat sahnesi veya oyunu vardır. Yeni bir enkarnasyonda o oyun ve koşulları çok ciddi oranda yok olmuş olur. Adeta yalan olur. Sadece tüm o deneyimlerden pekişmiş bir şekilde öğrenilenler kalır bilinçte. Hakikaten burada bakış açısı önemli. Varlığın özüne değil de ilüzyonun küçücük ve geçici ayrıntılarına mutlak gerçek muamelesi yapıldığı ölçüde, ki bu bir bakıma ne ölçüde "materyalist" bir zihniyete sahip olunduğuna bağlı, o zaman tabi ki yok oluştan bahsedilebilir sanırım. Bu tıpkı kumdan yapılan bir kulenin yıkılması gibi birşey.

Materyalizm dediğim şey ille de ideolojik olarak materyalist olmayla ilgili birşey değil, aslında olumsuz manada materyalizmden kastedilen şey hepimizde şu veya bu ölçüde mevcut bir hastalık. Evet, hem de Ra, Pleiades ve Kasyopya bilgileri kadar derin ruhsal bilgileri/görüşleri şu veya bu ölçüde kabul eden veya ciddiye alan, tartışan insanlar olarak bizde bile hiç şüphesiz aynı materyalist hastalık şu veya bu ölçüde mevcut. Dünyada bu kadar propagandaya maruz kalıp bu etkiden münezzeh kalmak pek mümkün değil. "Dünyevilik" terimi, bu materyalizm meselesinin özüne bizi biraz daha yaklaştırabilecek bir terim. Aslında bir ölçüde doğal, sağlıklı ama bir ölçüde veya bir ölçüden sonra sapma ve hastalık teşkil ediyor dünyevilik, dünya-merkezlilik, dünya-tapıcılığı (dünya sahnesinde [belirli bir zaman aralığında] olan biteni tek ve mutlak gerçeklik olarak görme). K'ların bilincimizi belirleyen bir faktör olarak "çevre" diye tanımladığı şey.

"Siz belli bir zamanda ve yerde doğduğunuzu, bir ana-babanız, bir bedeniniz ve isminiz olduğunu hayal ediyorsunuz. İşte bu sizin günahınız ve felaketinizdir." diyor Maharaj da. Bizim açımızdan biraz fazla "çıplak" bir gerçek bu, katı bir yaklaşım tarzı biraz, ama...
Go to Top of Page
Sayfa: Toplam Sayfa 2 Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  
Önceki Sayfa
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,5 saniyede oluşturuldu.