Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Spiritüalizm ve Şifa Konuları
 Diğer
 Sirius tan mesaj aldığını iddia eden bir vatandaş
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Önceki Sayfa
Yazar  Mesaj Sonraki Konu
Sayfa: Toplam Sayfa 2

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 09/08/2020 :  18:14:36  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bu ve benzer pek çok konuda kendime ve ilgili herkese şu öneride bulunuyorum:

Mesele pozitiflik ile negatiflik arasındadır. Bizim başta kendimize ve sevdiklerimize karşı borcumuz pozitif bir hale ulaşmak, bunu paylaşmak ve bunu giderek güçlendirmekten, sabitleştirmekten ibarettir. Pozitiflikten kasıt; derin, güçlü, istikrarlı bir huzur, sevinç, güven halidir.

Hangi konuda ne kadar haklılık-haksızlık, doğruluk-yanlışlık tartışmasına girersek girelim, neticede önemli olan tek şey, pozitiflikte olup olmadığımız veya buna yönelip yönelmediğimiz, bunu derinleştirip derinleştirmediğimizdir. Özel eğitimli bir köpek nasıl kendisine örneği koklatılan şeyin aranan kaynağına ulaşmak için koku ve diğer duyularıyla var gücüyle hedefe odaklanıyorsa, bizim bulmaya, ulaşmaya odaklanmamız gereken şey de pozitifliktir; huzur, güvenç, sevinç hali. Gerçekten pozitif haldeyseniz, varoluşla, hayatla, evrenle aranızda doğal bir uyum, ahenk oluşur. Temelde korku kalmaz. Acizlik, çözümsüzlük ve güceniklik egemen olmaz. Huzur, güven, anlayış, sevgi egemen olur.

Pozitifliği deneyimlemekte zorlanmamızın başlıca nedenlerinden biri, hayatımızda negatif hali tetikleyen, hatta doğrudan veya dolaylı olarak pozitif hali deneyimlemeyi ve paylaşmayı engellemek için tasarlanmış aşırı sayıda etken olmasıdır.

Bence pozitiflik veya mutluluk denen şey özü itibariyle ebedi ve basit "varoluş gerçeğinin farkındalığı"dır. Daha kısaca "gerçeğin farkındalığı", daha da kısaca "farkındalık" denebilir belki. Yani hayat nedir, varolmak nedir, evren nedir, "herşey" nedir, buna dair basit ve ebedi bir huzur, sevinç, güven, birlik, bütünlük duygusu. Hayatımız olarak gördüğümüz bu lokal ve geçici ilüzyon gerçeğinde bu kadar çok ve şiddetli olumsuzluğa, travmalara maruz kalmamış ve kalmıyor olsaydık, o farkındalık veya o hal, hiçbir özel çaba gerektirmeksizin kendiliğinden gerçekleşen ve paylaşılan doğal hal olurdu. Maalesef genel insanlık kitlesinin geçmişte ve halen özgür iradesini egosal/yozlaşık denebilecek biçimlerde kullanışının bir sonucu olarak, "büyük balık küçük balığı yutar" misali, kendimizden daha büyük egolara kaptırdık yakamızı bir şekilde. Sömürülmek, aldatılmak, ezilmek hayatımızın en olağan, en sıradan özelliği haline geldi.

Varoluşun en öncelikli, en temel, en önemli bilgisi veya farkındalığı, aynı zamanda en basit olanı. Varoluşun iyi, güzel ve "bizimle bir" olan, "biz olan" birşey olduğunun farkındalığı. Maalesef bizdeki bu temel farkındalık ve bunun sonucu olan huzur, güven, sevinç, sevgi ciddi şekilde eksildi. Yani ruhsal/bilinçsel/farkındalıksal olarak hastalandık. "Doktrin", "öğreti", "felsefe", "din", "ideoloji" denen şeyler, hastalığımıza derman olması ümidiyle bağlandığımız şeyler. Ebedi ve basit gerçeğin ne olduğunu unuttuğumuz, bu konuda suçluluk ve acizlik kompleksleri içinde olduğumuz için, birilerinin bize sunduğu veya dayattığı öğretileri, bilinç hastalığımızın bir dermanı olarak görme eğilimi geliştiriyoruz ama bu aynı zamanda bir çıkmaza girmek anlamına geliyor.

Çok önemsediğim Ra, Ple ve K bilgileri / öğretisi için bile geçerli bu. Kurtuluş bunlarda değil. Hakikat bu bilgi kaynaklarının "içinde" değil. Bunlar en fazla birer işaret, birer yol tabelası olabilir. Amaç değil, hedef değil. Ben kendim varoluşun bir parçası ve ta kendisiyken, hakikati ve dolayısıyla çözümü kendimden ayrı, yalıtık, dışarıdaki birşeyde aramam, basit ve ebedi gerçekle çelişiyor. Üstelik bu bilgi kaynaklarının %100 doğru bilgi içermediği, pek çok sapmalar meydana geldiği de açık. Ve üstelik bana kalırsa bu durumun meydana geleceği, bu bilgileri veren kaynaklar tarafından en başından biliniyordu ve bu kaynaklar %100 doğru bilginin kayıtlara geçirilmesi için "yırtınmadılar" da. Çünkü kendi içinde mükemmel tutarlı, mükemmel isabetli, mükemmel açıklayıcı bilgiler haline gelmiş olsalardı, o zaman aşırı derecede "tanrısallaştırılacak", ister istemez "dogmalaştırılacak", "putlaştırılacaktı". Bu kaynaklar eksik ve yanlış bilgi içeren ve hele ki bunu kabul eden halleriyle çok daha doğal, güzel, gerçek ve değerliler. İş bu kaynaklarda bitmiyor, bitemez; iş kişide, bireyde bitmeli. Kişiler bilgi kaynaklarının popülerliğine, dogmalaşmış "doğruluğuna" göre hareket etmek yerine, kendi akıl, düşünce, ayrım güçleriyle rastladıkları her kaynakta kendilerine hitap eden ve etmeyen şeyleri ayırt edip, test edip, yarayanı almalı, yaramayanı bırakmalıdır.

Ve tekrar vurgulamak isterim ki, bence en önemli, en öncelikli ve en kudretli bilgi aynı zamanda en basit ve güzel olanı: Tüm varoluş bir bütün, sonsuz kudretli, sonsuz güzel ve biz bu güzelliğin bir parçası, sadece parçası değil, kendisiyiz.

Kanıt pozitifliktedir. Pozitif halin kendisi kanıttır, kanıt arayışını ortadan kaldırandır; paylaşılan sevinç, mutluluk, güven, huzur. Başka bir ihtiyacımız yok.

Fakat mevcut yaşamımızda maruz kaldığımız şartlar, varoluşun basit ve ebedi gerçeğine olan inancın ve dolayısıyla da gerçek huzurun, güvenin, sevincin, mutluluğun deneyimlenmesini, bunun sürdürülmesini çok zor hale getiriyor. Yine de ısrarla durumun, yani mevcut lokal gerçekliğimizdeki halimizin farkına vardıkça, bilincimizde yapılması gereken basit ve bir o kadar imkansız görünen inançsal değişiklikleri yapabileceğimizi ümit ediyorum.
Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 09/08/2020 :  18:38:47  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Bozadi asıl sorun zaten kişinin kendini çok farklı bir yere koymak istemesi = ego. Bu forumu ve kemik kadroyu çok sevmemin sebebi de birlikte kurduğumuz iletişim şekli.
Bu tarz videoları çeken insanlara karşı beklentiye sahiptim. Ama takipçi kitle de dahil ciddi manada yararlı görünmüyor. Elbette karşı olduğumu söyleyemem çünkü bu kişiler bazılarının farkındalıklarının artmasına, bir takım şeylerin peşine düşmelerine tabiri caizde kapıyı aramalarına kesinlikle neden olacaktır.

Aynı zamanda bu tarz içeriklerin, komple teorilerinin ve ufolojinin tekrar bu denli ciddiye alınıp konuşulur olmasının da kozmik ortam değişiminin öncesi yaşanan bir ilahi durum olduğuna inanıyorum.
Tahmin edebileceğin gibi, bu tür videolar hazırlamayı ben de çok düşündüm, hala da düşünüyorum ama ciddi gel-gitler içinde kalıyorum bu konuda. Güzel bir tesadüf olarak, üstte yazdıklarımda, aslında bu gel-gite neden olan başlıca sebeplerden birini daha iyi anladım veya hatırladım.

Elimizdeki bilgi kaynaklarının iddialarını, görüşlerini, içeriklerini anlatacak videolar yapmak tabi ki hem kendimiz hem de hitap edeceğimiz kitle için güzel etkiler yapabilir. Ama işte yukarıda da dolaylı olarak değindiğim gibi, savunacağımız bilgiler arasında "önceliği" olan basit ve çok ciddi birşeyleri gözardı ediyormuşuz gibi bir his bırakmıyor yakamı. Gerçekten az-çok pozitif eğilimli olan insanlara hitap ederken, onların kendi ideolojik yargılarına veya önyargılarına batarak onları baştan itecek bilgiler/iddialar paylaşmaktan, daha doğrusu bunları en "öne" sürmekten sakınmalıymışız gibi geliyor bana. Ki, elimizdeki bilgi kaynaklarında tüm ideolojilerden insanlara batacak şeyler var mutlaka çünkü elimizdeki kaynaklar "ideoloji" kavramıyla, "takip etme", "itaat etme" yaklaşımıyla uyumlu değil en başta.

İşte, bu durumda, "en öne" sürülmesi gereken şeyin ne olduğu üzerinde düşünmeye çalışıyorum. Bunun yukarıda değindiğim şekliyle "pozitiflik" olduğu sonucuna varıyorum. Pozitifliği destekleyen, anlamlı, mümkün ve gerekli kılan basit ve ebedi gerçek. Üzerinde en çok durulması gereken şeyin bu olduğunu hissediyorum. En çok derken, "sadece" değil tabi ki. O zaman ister istemez biraz hipnotik "new age" etkisi meydana getirebilir. O basit ve ebedi inanç ile mevcut yaşam şartlarımız arasındaki bağları kurarken, bu bilgi kaynaklarının hemen her konuda ortaya koyduğu ve üzerinde büyük ölçüde uzlaştıkları bilgileri, beyanları da sunmak doğal ve gerekli olacaktır.

Ama pozitif eğilimli denebilecek insanların sırf bu kaynaklarda ileri sürülen bazı gerçeklerle olan "ideolojik" uyumsuzlukları nedeniyle körlemesine itiraz edici ve hatta saldırgan bir tavır almalarına neden olmak güzel olmaz. Bahsettiğim basit ve ebedi gerçekliğin, her ideolojiden pozitif eğilimli insanlara hitap edebileceğini, niyetimizin pozitifliği konusunda onları (veya onların daha fazla bir kısmını) daha etkili bir şekilde ikna edebileceğini düşünüyorum. Ciddiye alınabilirlik, kabul edilebilirlik veya en azından saygı duyulabilirlik açısından.
Go to Top of Page

Aoibheann


327 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 09/08/2020 :  20:01:09  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Bozadi asıl sorun zaten kişinin kendini çok farklı bir yere koymak istemesi = ego. Bu forumu ve kemik kadroyu çok sevmemin sebebi de birlikte kurduğumuz iletişim şekli.
Bu tarz videoları çeken insanlara karşı beklentiye sahiptim. Ama takipçi kitle de dahil ciddi manada yararlı görünmüyor. Elbette karşı olduğumu söyleyemem çünkü bu kişiler bazılarının farkındalıklarının artmasına, bir takım şeylerin peşine düşmelerine tabiri caizde kapıyı aramalarına kesinlikle neden olacaktır.

Aynı zamanda bu tarz içeriklerin, komple teorilerinin ve ufolojinin tekrar bu denli ciddiye alınıp konuşulur olmasının da kozmik ortam değişiminin öncesi yaşanan bir ilahi durum olduğuna inanıyorum.
Tahmin edebileceğin gibi, bu tür videolar hazırlamayı ben de çok düşündüm, hala da düşünüyorum ama ciddi gel-gitler içinde kalıyorum bu konuda. Güzel bir tesadüf olarak, üstte yazdıklarımda, aslında bu gel-gite neden olan başlıca sebeplerden birini daha iyi anladım veya hatırladım.

Elimizdeki bilgi kaynaklarının iddialarını, görüşlerini, içeriklerini anlatacak videolar yapmak tabi ki hem kendimiz hem de hitap edeceğimiz kitle için güzel etkiler yapabilir. Ama işte yukarıda da dolaylı olarak değindiğim gibi, savunacağımız bilgiler arasında "önceliği" olan basit ve çok ciddi birşeyleri gözardı ediyormuşuz gibi bir his bırakmıyor yakamı. Gerçekten az-çok pozitif eğilimli olan insanlara hitap ederken, onların kendi ideolojik yargılarına veya önyargılarına batarak onları baştan itecek bilgiler/iddialar paylaşmaktan, daha doğrusu bunları en "öne" sürmekten sakınmalıymışız gibi geliyor bana. Ki, elimizdeki bilgi kaynaklarında tüm ideolojilerden insanlara batacak şeyler var mutlaka çünkü elimizdeki kaynaklar "ideoloji" kavramıyla, "takip etme", "itaat etme" yaklaşımıyla uyumlu değil en başta.

İşte, bu durumda, "en öne" sürülmesi gereken şeyin ne olduğu üzerinde düşünmeye çalışıyorum. Bunun yukarıda değindiğim şekliyle "pozitiflik" olduğu sonucuna varıyorum. Pozitifliği destekleyen, anlamlı, mümkün ve gerekli kılan basit ve ebedi gerçek. Üzerinde en çok durulması gereken şeyin bu olduğunu hissediyorum. En çok derken, "sadece" değil tabi ki. O zaman ister istemez biraz hipnotik "new age" etkisi meydana getirebilir. O basit ve ebedi inanç ile mevcut yaşam şartlarımız arasındaki bağları kurarken, bu bilgi kaynaklarının hemen her konuda ortaya koyduğu ve üzerinde büyük ölçüde uzlaştıkları bilgileri, beyanları da sunmak doğal ve gerekli olacaktır.

Ama pozitif eğilimli denebilecek insanların sırf bu kaynaklarda ileri sürülen bazı gerçeklerle olan "ideolojik" uyumsuzlukları nedeniyle körlemesine itiraz edici ve hatta saldırgan bir tavır almalarına neden olmak güzel olmaz. Bahsettiğim basit ve ebedi gerçekliğin, her ideolojiden pozitif eğilimli insanlara hitap edebileceğini, niyetimizin pozitifliği konusunda onları (veya onların daha fazla bir kısmını) daha etkili bir şekilde ikna edebileceğini düşünüyorum. Ciddiye alınabilirlik, kabul edilebilirlik veya en azından saygı duyulabilirlik açısından.




Sanırım video yapmamanin en önemli sebebi bu yolun kişiye özel olması. Videolar iyi kötü mürit toplamak için ideal yapılar. Oysa amaç bu değil ve amaç içerikle çelişiyor. Sen kendi gerçekliğini anlatırken başkası kendi gerçekliğine farklı yoldan ulaşması gerekirken seninkine sapabilir ve kayboluş yaşayabilir. K'lari bu yüzden seviyorum ne çok içlerine alıyorlar ne de uzaklastiriyorlar. Gerçekten kararında. Yani kendi yolunda alman gerekenleri alıp diğerlerini sonraya saklayabiliyor ya da eleyebiliyorsun. Spirutuel olguların tek bir yol halinde gözükmesine karşıyım. Karşı olmak belki fazla gelebilir ama elimden geldiğince reddediyorum. Uyarı maiyetinde ve sadece bilgi sunma amacıyla video yapılabilir. 'Bakin böyle bir şey de var, hayatınıza adapte edebilirsiniz' tarzı video içerikleri sunulabilir ama bunun ötesinde 'öteki alemden size bir mesaj var' içerikleri manipüle edici yaklaşım oluyor. Bu yüzden cekinceni anlıyorum ama belki tek kişi değil de bir grup olarak video içeriği hazirlarsaniz birbirinizin eksiklerini tamamlayıp, herhangi bir problemdeki pürüzleri de giderebilirsiniz düşüncesindeyim.
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


994 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 09/08/2020 :  20:55:22  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Karşılıklı sohbet gibi mi diyorsun aoib?
Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 09/08/2020 :  21:38:15  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Aoibheann

...cekinceni anlıyorum ama belki tek kişi değil de bir grup olarak video içeriği hazirlarsaniz birbirinizin eksiklerini tamamlayıp, herhangi bir problemdeki pürüzleri de giderebilirsiniz düşüncesindeyim.
Kesinlikle. Olur da bu tür (video) teşebbüslerimiz olursa, bir ekip çalışması halinde kesinlikle çok daha güzel, değerli olur.
Go to Top of Page

Aoibheann


327 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 09/08/2020 :  22:07:58  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Karşılıklı sohbet gibi mi diyorsun aoib?



Olabilir. Belki içerik hazırlamada da grup halinde çalışılabilir. Kasyopya grubu gibi.
Go to Top of Page

ogeday


319 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 09/08/2020 :  22:58:03  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Ulke olarak icinde bulundugumuz manyaklik seviyesinde baskinin oldugu,hedef gostermenin ve cadi avinin yasandigi bi donemde acikcasi video isini tehlikeli buluyorum.Bir kac sene daha beklenmeli yapilacaksa bile
Go to Top of Page

Aoibheann


327 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 09/08/2020 :  23:34:43  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen ogeday

Ulke olarak icinde bulundugumuz manyaklik seviyesinde baskinin oldugu,hedef gostermenin ve cadi avinin yasandigi bi donemde acikcasi video isini tehlikeli buluyorum.Bir kac sene daha beklenmeli yapilacaksa bile



Evet, haklısın. Zaten bu dönemde yapılması zor ama daha sonradan, belki... Şu dönem hareket haline geçmek ahmaklık olur. Tam bir kaos hakim. Ortada çok büyük bir öfke var ve insanlar neye öfkelendiklerini bile anlamadan negatif etkiye maruz kalıyorlar. Bu öfkeyi yönlendirmek bu kadar kolayken ortaya yem olarak atlayamayız. Biz aslında daha sonra gerçekleşebilecek bir projeyi konuştuk sadece. Kesin ve net bile değil ki, bozadi arkadaşımız kendiside belirtti bunu. Sadece düşünüyoruz. :)
Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/08/2020 :  00:15:54  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bu konudaki görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkürler arkadaşlar :)
Go to Top of Page

fidelista


545 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/08/2020 :  00:03:30  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Bu ve benzer pek çok konuda kendime ve ilgili herkese şu öneride bulunuyorum:

Mesele pozitiflik ile negatiflik arasındadır. Bizim başta kendimize ve sevdiklerimize karşı borcumuz pozitif bir hale ulaşmak, bunu paylaşmak ve bunu giderek güçlendirmekten, sabitleştirmekten ibarettir. Pozitiflikten kasıt; derin, güçlü, istikrarlı bir huzur, sevinç, güven halidir.

Hangi konuda ne kadar haklılık-haksızlık, doğruluk-yanlışlık tartışmasına girersek girelim, neticede önemli olan tek şey, pozitiflikte olup olmadığımız veya buna yönelip yönelmediğimiz, bunu derinleştirip derinleştirmediğimizdir. Özel eğitimli bir köpek nasıl kendisine örneği koklatılan şeyin aranan kaynağına ulaşmak için koku ve diğer duyularıyla var gücüyle hedefe odaklanıyorsa, bizim bulmaya, ulaşmaya odaklanmamız gereken şey de pozitifliktir; huzur, güvenç, sevinç hali. Gerçekten pozitif haldeyseniz, varoluşla, hayatla, evrenle aranızda doğal bir uyum, ahenk oluşur. Temelde korku kalmaz. Acizlik, çözümsüzlük ve güceniklik egemen olmaz. Huzur, güven, anlayış, sevgi egemen olur.

Pozitifliği deneyimlemekte zorlanmamızın başlıca nedenlerinden biri, hayatımızda negatif hali tetikleyen, hatta doğrudan veya dolaylı olarak pozitif hali deneyimlemeyi ve paylaşmayı engellemek için tasarlanmış aşırı sayıda etken olmasıdır.

Bence pozitiflik veya mutluluk denen şey özü itibariyle ebedi ve basit "varoluş gerçeğinin farkındalığı"dır. Daha kısaca "gerçeğin farkındalığı", daha da kısaca "farkındalık" denebilir belki. Yani hayat nedir, varolmak nedir, evren nedir, "herşey" nedir, buna dair basit ve ebedi bir huzur, sevinç, güven, birlik, bütünlük duygusu. Hayatımız olarak gördüğümüz bu lokal ve geçici ilüzyon gerçeğinde bu kadar çok ve şiddetli olumsuzluğa, travmalara maruz kalmamış ve kalmıyor olsaydık, o farkındalık veya o hal, hiçbir özel çaba gerektirmeksizin kendiliğinden gerçekleşen ve paylaşılan doğal hal olurdu. Maalesef genel insanlık kitlesinin geçmişte ve halen özgür iradesini egosal/yozlaşık denebilecek biçimlerde kullanışının bir sonucu olarak, "büyük balık küçük balığı yutar" misali, kendimizden daha büyük egolara kaptırdık yakamızı bir şekilde. Sömürülmek, aldatılmak, ezilmek hayatımızın en olağan, en sıradan özelliği haline geldi.

Varoluşun en öncelikli, en temel, en önemli bilgisi veya farkındalığı, aynı zamanda en basit olanı. Varoluşun iyi, güzel ve "bizimle bir" olan, "biz olan" birşey olduğunun farkındalığı. Maalesef bizdeki bu temel farkındalık ve bunun sonucu olan huzur, güven, sevinç, sevgi ciddi şekilde eksildi. Yani ruhsal/bilinçsel/farkındalıksal olarak hastalandık. "Doktrin", "öğreti", "felsefe", "din", "ideoloji" denen şeyler, hastalığımıza derman olması ümidiyle bağlandığımız şeyler. Ebedi ve basit gerçeğin ne olduğunu unuttuğumuz, bu konuda suçluluk ve acizlik kompleksleri içinde olduğumuz için, birilerinin bize sunduğu veya dayattığı öğretileri, bilinç hastalığımızın bir dermanı olarak görme eğilimi geliştiriyoruz ama bu aynı zamanda bir çıkmaza girmek anlamına geliyor.

Çok önemsediğim Ra, Ple ve K bilgileri / öğretisi için bile geçerli bu. Kurtuluş bunlarda değil. Hakikat bu bilgi kaynaklarının "içinde" değil. Bunlar en fazla birer işaret, birer yol tabelası olabilir. Amaç değil, hedef değil. Ben kendim varoluşun bir parçası ve ta kendisiyken, hakikati ve dolayısıyla çözümü kendimden ayrı, yalıtık, dışarıdaki birşeyde aramam, basit ve ebedi gerçekle çelişiyor. Üstelik bu bilgi kaynaklarının %100 doğru bilgi içermediği, pek çok sapmalar meydana geldiği de açık. Ve üstelik bana kalırsa bu durumun meydana geleceği, bu bilgileri veren kaynaklar tarafından en başından biliniyordu ve bu kaynaklar %100 doğru bilginin kayıtlara geçirilmesi için "yırtınmadılar" da. Çünkü kendi içinde mükemmel tutarlı, mükemmel isabetli, mükemmel açıklayıcı bilgiler haline gelmiş olsalardı, o zaman aşırı derecede "tanrısallaştırılacak", ister istemez "dogmalaştırılacak", "putlaştırılacaktı". Bu kaynaklar eksik ve yanlış bilgi içeren ve hele ki bunu kabul eden halleriyle çok daha doğal, güzel, gerçek ve değerliler. İş bu kaynaklarda bitmiyor, bitemez; iş kişide, bireyde bitmeli. Kişiler bilgi kaynaklarının popülerliğine, dogmalaşmış "doğruluğuna" göre hareket etmek yerine, kendi akıl, düşünce, ayrım güçleriyle rastladıkları her kaynakta kendilerine hitap eden ve etmeyen şeyleri ayırt edip, test edip, yarayanı almalı, yaramayanı bırakmalıdır.

Ve tekrar vurgulamak isterim ki, bence en önemli, en öncelikli ve en kudretli bilgi aynı zamanda en basit ve güzel olanı: Tüm varoluş bir bütün, sonsuz kudretli, sonsuz güzel ve biz bu güzelliğin bir parçası, sadece parçası değil, kendisiyiz.

Kanıt pozitifliktedir. Pozitif halin kendisi kanıttır, kanıt arayışını ortadan kaldırandır; paylaşılan sevinç, mutluluk, güven, huzur. Başka bir ihtiyacımız yok.

Fakat mevcut yaşamımızda maruz kaldığımız şartlar, varoluşun basit ve ebedi gerçeğine olan inancın ve dolayısıyla da gerçek huzurun, güvenin, sevincin, mutluluğun deneyimlenmesini, bunun sürdürülmesini çok zor hale getiriyor. Yine de ısrarla durumun, yani mevcut lokal gerçekliğimizdeki halimizin farkına vardıkça, bilincimizde yapılması gereken basit ve bir o kadar imkansız görünen inançsal değişiklikleri yapabileceğimizi ümit ediyorum.




Yüreğine sağlık çok güzel olayı özetlemişsin.

Edited by - fidelista on 12/08/2020 00:08:28
Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/08/2020 :  00:25:18  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Yüreğine sağlık çok güzel olayı özetlemişsin.
Go to Top of Page

nava


31 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/04/2021 :  12:22:37  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Mavili Temizsoy'un bir kaç videonuzu bende geçen senelerde izlemiştim. Bana çok samimi gelmemişti ve bir daha bakmadım burda da konuşulmuş. Tüm videolarına bakma fırsatım olmadı belki kayda değer değildir. Dün tesadüf eseri 101.videosunu izledim(son video sanırım). Son zamanlardaki deneyimlerime çok benzer şeyler anlatmış. Son 2 ay içinde 2 kere gündüz vakti gökyüzüne baktığımda yoğun bir enerji akımının yukardan aşağıya indiğine şahit oldum. Çok etkileyici ve inanılmaz yoğundu. Ayrıca 2 aydır bağırsaklarımla ilgili sorunlar yaşıyorum. Çok fazla çalışmaya başladı ve şişkinlik sorunları oluştu. Ilaç,diyet ve sadece o bölge için enerji çalışmaları yapıyordum.
Videoda da buna benzer şeylerden bahsettiğini görünce şaşırdım. Gerçi kendisi benim hissettiğim aksine biraz negatif ve zorlayıcı düşünüyor gibi geldi.
Sitede de böyle şeyler hisseden ya da böyle sorunlar yaşayan insanlar var mı diye merak ettim. Tabi tamamen tesadüfte olabilir.
Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/04/2021 :  14:03:21  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen nava

Mavili Temizsoy'un bir kaç videonuzu bende geçen senelerde izlemiştim. Bana çok samimi gelmemişti ve bir daha bakmadım burda da konuşulmuş. Tüm videolarına bakma fırsatım olmadı belki kayda değer değildir. Dün tesadüf eseri 101.videosunu izledim(son video sanırım). Son zamanlardaki deneyimlerime çok benzer şeyler anlatmış. Son 2 ay içinde 2 kere gündüz vakti gökyüzüne baktığımda yoğun bir enerji akımının yukardan aşağıya indiğine şahit oldum. Çok etkileyici ve inanılmaz yoğundu. Ayrıca 2 aydır bağırsaklarımla ilgili sorunlar yaşıyorum. Çok fazla çalışmaya başladı ve şişkinlik sorunları oluştu. Ilaç,diyet ve sadece o bölge için enerji çalışmaları yapıyordum.
Videoda da buna benzer şeylerden bahsettiğini görünce şaşırdım. Gerçi kendisi benim hissettiğim aksine biraz negatif ve zorlayıcı düşünüyor gibi geldi.
Sitede de böyle şeyler hisseden ya da böyle sorunlar yaşayan insanlar var mı diye merak ettim. Tabi tamamen tesadüfte olabilir.
Foruma tekrar hoşgeldin nava

Paylaşımın için teşekkürler. Bu tür gözlemlerim veya deneyimlerim olmadı şahsen (kendime özgü bambaşka sorunlar, deneyimler...). Psişik anlamda (etrafdaki enerji hareketlerini görmek vs) pek duyarlı değilim sanırım. Sizler paylaşınca biraz şaşkınlıkla ve biraz da imrenerek okuyorum :)

Benzer veya alakalı gözlem ve deneyimleri olan arkadaşlar varsa paylaşır umarım.
Go to Top of Page

bigsenfoni


1252 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/04/2021 :  15:21:13  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Birkac videosunu izledim.Beden dili ve anlattigi hikayeler bana agir bir programlama/akil matrisini bozulma var gibi hissettirdi.Paranormal acidan bakacak olursam saglam bir musallati var.Dikkatimi ceken diger konu, bundan hic rahatsiz deyil ve kurban olmaya asiri istekli bir tutumu var.(bunun programlamalardan kaynakli olma olasiligi da cok büyük)
Go to Top of Page

Qui-gon jinn


141 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/04/2021 :  17:45:18  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Ben sanırım bütün videolarını izledim, instagram falanda dahil. Kendisinin iyi niyetinden pek şüphe duymasam da, ilişki kurduğu varlıkların niyetleri hakkında ciddi şüpheler içerisinde olduğumu buraya not düşeyim...

Velhasıl Nava arkadaşımızın sorduğum soruya ilişkin cevabım da, özellikle sağlık sorunları kapsamında şiddetli bir evet olacaktır. Lakin bu deneyimlerimi bana ilişkin başka bir başlık altında, uygun olduğum zaman dile getirmenin daha iyi olacağını düşündüğümden dolayı şimdilik burada aktarmıyorum.
Go to Top of Page

nava


31 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/04/2021 :  20:20:34  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Tekrar hoş buldum sevgili Bozadi
2019 da siteye kendimi bu kadar döktüğüm için çok pişman olmuştum ve kendimi sonsuza kadar kapatma kararı almıştım ancak ilk kez kendime dürüst olmuş ve yaşadıklarımı günlük halinde yazıya dökmek hiç aklımda yokken devam ettirdim. Beni çok korkutmuştu o zamanki uyarılar ama 2020 ve sonrasında olacaklar başka türlü ifade edilemezmiş. Sitenin katkıları baya büyük oldu. Hâlâ tüm bunları görmek ister miydim bilmiyorum ama görmeseydim çoğunluğa uyup monoteist şekilde yaşayıp giderdim biliyorum kendimi(Ayrıca tekrar bir özür olsun sabırsızlığımdan dolayı).

Ayrıca haklı olabilirsin sevgili Bigsenfoni gece son videolarımı izlerken izlemiştim. Çok fazla kanalları açılmış kişi görmedim bir de ölüm yaşadığını söyleyince videonun başında ondandır gariplik diye düşündüm. Sadece eşzamanlı karşıma çıkınca dikkatimi çekmiş oldu.

Sevgili Qui tabiki paylaşırsan bende okurum.
Go to Top of Page
Sayfa: Toplam Sayfa 2  Mesaj Sonraki Konu  
Önceki Sayfa
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Celse veya diğer içerikleri farklı ortamlarda paylaşırken lütfen kaynak belirtiniz Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,14 saniyede oluşturuldu.