Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Diğer
 Tele 1 Biden'ı halkçı ilan etti (26.01.2021)
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Önceki Sayfa
Yazar  Mesaj Sonraki Konu
Sayfa: Toplam Sayfa 2

bozadi


11472 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 31/01/2021 :  23:10:54  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen fidelista

BH eğilimi olan bir insan diğer insanların yaşam şekillerine,düşüncelerine,inançlarına,giyimine vs saygı duyar onları paylaşmasada onların var olma hakkına saygı duyar,Kh eğilimli birisi onları yok etme, manüple etme ,kullanma vs yollarla onlarla uğraşır kendi çıkarı için her şeyi yapar burada RTE hangisine yakın duruyor.?
Başörtülülerden, çarşaflılardan, şalvarlı-sarıklılardan, onları “şahsen” tanıma gereği duymaksızın “ölesiye nefret” ve “yok etme” güdüsü duyan sayısız “sözde ilerici/demokrat/Atatürkçü” tip vardır.

Erdoğan’ın başkalarının “şekilsel” yaşam tercihlerine müdahale hevesinin giderek azaldığını algılıyorum. Erdoğan muhtemelen daha çok kendisine/mahallesine/partisine ölesiye nefret duyan, “demokratik olsun/olmasın” yıkma hevesi veya amacı güden tiplerden nefret ediyor, ki böyle tipler az değil. Bunlar Erdoğan’ı “sivri/aşırı” reaksiyonlar göstermeye provoke ediyor.

Bkz. https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/emel-muftuoglu-insanlar-delirtti-recep-tayyip-erdogani-501107

Erdoğan daha önce hiçbir olumlu yön bulmadığı Solcularda iyi yönler buluyor, geçmişte muhtemelen hiçbir şekilsel zerresini bile sorgulama hakkını kendinde bulmadığı kutsal değerlere (Kuran’a) artık daha geniş ve insani bir açıdan bakabildiğini gösteriyor. AKP’de bir zamanlar başı-açık, makyajlı kadınlara yer olup olmadığı tartışma konusu olabilirken, Erdoğan bunu tartışma dışı bir hale getirdi; böyle bir şekilsel dayatmanın kendilerine fayda getirmeyeceğini görmesinin de bunda etkisi var tabi ki (faydacı yaklaşım) ama sonuçta Erdoğan yanlış olduğunu ve fayda sağlamayacağını düşündüğü şahsi/mahallesel/partisel pek çok yaklaşımda şu veya bu ölçüde devrimsel denebilecek ilerlemeler sağlıyor (elbette bazı danışman veya akıl hocalarının da bunlarda etkisi oluyordur).

Yine vurgulamak istiyorum ki, ben Erdoğan’ın OP veya OP’liği bu enkarnasyonda, yeni aşmış ve hızla ruhlanmakta olan biri olduğunu gözlemliyorum şahsi bakış açımdan. Eğer bu tahmnim doğruysa, Erdoğan’ın KH’liğini BH’liğini yargılarken uygulanacak yaklaşımlarda ve ölçülerde de buna göre bazı ayarlamalar yapmak gerekir. Ben saydığım ve çoğaltabileceğim örneklerde, Erdoğan’ın kendi ruhsal evre veya çerçevesi itibariyle BH sayılabilecek bir yönde ilerleyişinin hiç de fena olmadığını düşünüyorum ve bundan sevinç duyuyorum.

Erdoğan’ın giderek “totaliterleştiği” fikrine katılmıyorum. Ama yasal otoritesini uygulama hakkına (bazı durumlarda sevgi değilse bile) saygı duyulması gerektiğine inanıyorum. Gezi olayı için bile bu böyle. Ben zihniyet olarak “Gezici” sayılabilecek bir tipim ve Gezi’nin Erdoğan yönetiminde neden olduğu sarsıntıdan adeta “gurur” duydum; Erdoğan devlet gücüne, polis gücüne sahip bir pozisyonda diye dilediğince yetki suistimalleri yapamayacağını bilmeliydi, milletin bunu her zaman oturup seyretmeyeceğini görmeliydi ama yine de Gezi hareketinin daha ileri bir noktaya gitmeden (çok daha fazla sayıda insanın ölebileceği kanlı bir sivil darbe girişimine dönüşmeden) sona ermiş olmasından da memnunum, dönüp durumu değerlendirdiğimde.

Erdoğan’ın sivil halk içindeki/arasındaki faaliyetleri incelendiğinde, her ne kadar bazen kendisini suçlayanlara olumsuz şiddetli reaksiyonları olsa da, KH’likle zerre kadar alakası olmayan, yani ağırlıklı olarak KH eğilimli bir “ülke başkanının” kesinlikle meyletmeyeceği son derece mütevazı tavırlarının epeyce mevcut olduğu görülebilir. Bunun haberlere yansıyan pek çok örneği oldu. Ben bunların sadece “taktik”le açıklanabilecek şeyler olduğunu kesinlikle düşünmüyorum, bu konudaki gözlemimden, algımdan, tespitimden eminim, uzun sorgulama/tartışma gereği duymam.

Celselerde Erdoğan’ın bazı sorunlu yönleri olmakla birlikte “psikopat” olmadığı ve bir tür “beşinci kol” (global bağlantılı mafyatik grup veya gruplar) tarafından hedef alındığına dair de şeyler söylendi. Ayrıca Erdoğan üzerinde negatif dünyadışı “ışın” tarzı saldırılar yapıldığına da değinildi. Bu tabi ki Erdoğan’ın olumsuz davranış veya aşırı reaksiyonlarına “mazeret” sayılamaz ama yine de oldukça “zorlu” koşullarda faaliyet gösterdiğini anlamaya yardımcı olabilir.

Parti tabanından (ve hatta gördüğümüz gibi muhalif partilerden) pek çok insanın şiddetli tepkisini çekeceğini bildiği halde ABD’ye boyun eğmeyip Rusya ve müttefikleriyle, hatta bazen İran gibi bir devletle ilişkileri, dayanışmayı geliştirme çabası son derece takdire şayandır. Derdi tamamen KH’likte kariyer yapmak olsa, ülkenin/devletin/ordunun “Amerikan metresliği” modunda devam etmesini sağlayarak sadece Türkiye’de değil, genel olarak bölgede ABD veya ardındaki güçlerden çok daha fazla mevki güvencesi ve şahsi/ailesel/çevresel menfaat bulabilirdi. Sağcı partilerin genelini saymaya gerek duymuyorum, CHP’si, ordusu, dincisi, laikçisi, Kürtçüsü dahil neredeyse hiçbir kesimden (Sol’un bir bölümü ve diğer bazı ideolojilerden minimal gruplar hariç) buna büyük bir itiraz ve karşı koyuş gelmezdi. Anti-emperyalist kahraman Atatürk’ün partisi ve ordusu (resmi ve gayrıresmi yüksek idarecilerin ciddi bir kısmı), ülkemizin/devletimizin Amerikan-İsrail metresliği pozisyonunun çok uzun zamandır “farkında” olmayı boşver, bunun bizzat yürütücüleri arasında oldular, bu derece ihanet ettiler ülkeye. Eşref Bitlis ve Uğur Mumcu gibi nicelerinin bozuk para gibi harcanmasına neredeyse “gık” bile demediler, üzerine doğru dürüst gitmediler, çok istisnai bazı durumlar dışında. Onların yapması gerekip yapmadığını (tersini yaptıklarını) şimdi Erdoğan yavaş da olsa yapıyor denebilir. ABD-İsrail’in ülkenin siyaseti ve ordusu içindeki “pençelerini” söküp attı adeta. Belki ilk defa PKK’ya karşı gerçekten “etkili” mücadele ediliyor bir süredir. O yüzdendir ki bugün bu ordunun görevdeki veya emekli bazı büyük isimleri (gayet “Atatürkçü” olanları kastediyorum), Erdoğan’ın/AKP’nin ordudaki kirli global faşist etkileri temizleme konusunda gösterdiği başarıyı takdir ediyorlar ve devletin/ordunun “bağımsız” faaliyetlerinin nasıl ilerletilmesi gerektiği konusunda tavsiyelerini sunuyorlar.

Erdoğan’ı (temel olarak “ideolojik” önyargılar etkisiyle) “kötü” (kötülük yolunda) görmek istedikten sonra, bunun için bolca işaret, örnek bulabilirsin. Bu senin özgür iraden. Nasıl düşünmek istersen öyle düşünürsün. Erdoğan’ın hikayesi çok ilginç, biraz karmaşık bir hikaye. Benim görebildiğim kadarıyla, Erdoğan’ın/AKP’nin epeyce kötücül tavırları, berbat icraatleri de olmakla birlikte, olumlu yönlerine bakıp tarttığım zaman, bu ülkenin başına gelmiş en iyi şeylerden biri olduğunu düşünüyorum. Hiçbir şeyine muhalefet edilmemesi, gözü kapalı desteklenmesi gerektiğini savunuyor değilim. Ama faşist emperyalistlerin bu ülkenin, devletin, milletin böğründeki sinsi, kahpe pençelerinin giderek çekilmek zorunda kalmasından olağanüstü sevinç ve umut duyuyorum. Bunu yapan benim ideolojik arkaplanıma hiç uymayan bir siyasi iktidar ama yine de başarılan önemli şeyleri takdir etmem gerektiğini düşünüyorum. Ekonomik vb. baskılar nedeniyle ve Fetö vs kalıntı etkiler yoluyla hala bir sürü karanlık iş çevrilebilir ama bu millet bundan çok daha kötülerini gördü, bunlara da katlanır, yeter ki gidişat olumlu, onurlu bir yönde olsun, ki bana göre o gidişat, global sahnede ABD-odaklı şeytani gruba karşı güç dengeleme mücadelesi yürüten aktörlerle onurlu işbirliğinin ve dayanışmanın giderek artması, halkta da bu bilincin giderek güçlenmesidir. Bizi dünyanın tüm halklarıyla (az-çok pozitif eğilimli halk unsurlarıyla) manevi anlamda birleştirecek en doğru, en güzel yol da budur bence.
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


1135 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 01/02/2021 :  11:07:16  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bozadi eline ve emeğine sağlık. Uğraşına büyük saygı duyuyorum umarım bazı insanların üzerinde kafa açıcı bir etki yaratacaktır. Senin için rahat olsun elinden geleni bu konu hakkında yapıyorsun. Ben senle çok büyük ölçüde aynı düşünüyorum bunu biliyorsun ama muhalif kesimin ve hatta insanların çok büyük kısmının bakış açısı bu ekseni yakalayamıyor.

Az ya da çok yakalamak için uğraşanların da yine CHP li olmadıklarını söyleyebilirim. Bakalım belki dünya öyle bir hale gelecek ki bu forumdaki yazılarımız bir arşiv niteliği taşıyacak. Çok önemli bir frekansı anlatmaya çalışıyoruz ama ön yargıların yeterince yıkılamadığını net bir şekilde söyleyebilirim.

Çünkü değişen evreler, kozmik ortamlar vardır. Bu tarihte hep olmuş birçok insan buna uyumlanamamıştır. Dönüşümler hep sancılı. Şu an dünyanın uğradığı değişimi algılayabilmek çok zor. Her faturanın basiretsiz yöneticilere ve hükümete çıkarılması şaşırtıcı değil ama oldukça eksik bir perspektif. Geçmişin yükü omuzlara ağır geliyor, kinli ve umutsuz bir perspektif bu. Geçmişi ve geleceği sorgulamaktan anı unutuyoruz hep aynı hikaye.

Edited by - gerçek tosun paşa on 01/02/2021 11:10:18
Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/04/2022 :  16:28:17  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle



Suudi devlet televizyonu...



Bu da videosu..

https://twitter.com/AsaadHannaa/status/1513681354348716035

Eklenti:
İlk defa Suudi televizyonunun ABD yönetimiyle alay ettiğini görüyorum.



Eklenti:
BIDEN: Evet, Afrika'daki kriz hakkında konuşmamız lazım."

HARRIS: [tekrar dokunur ve fısıldar]

BIDEN: Evet Rusya. Ve Rusya Devlet Başkanı hakkında konuşmak istiyorum—[duraklıyor].

HARRIS: [fısıldar]

BİDEN: Putin. Putin. Putin! Beni dinle, sana çok önemli bir mesajım var. Mesaj şudur: [uykuya dalar ve horlar].,




https://www.zerohedge.com/political/you-know-things-are-bad-when-saudi-state-tv-mocks-biden
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


1135 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/04/2022 :  20:12:50  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Suudiler beni eğlendirdi ya
Go to Top of Page

bozadi


11472 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/04/2022 :  11:33:41  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
:))

Tvit'i atan kişi Arap sanırım ve hayatında ilk defa Suudi (devlet) televizyonunda ABD yönetimiyle dalga geçildiğini gördüğünü söylemiş. ZeroHedge sitesi de bunu vurgulamış.

Ukrayna meselesinde medya yoluyla koparılmaya çalışılan "Rusya karşıtı" olağanüstü fırtınaya rağmen Putin'in ve rublenin itibarı artarken Biden'ın ve doların itibarı giderek sarsılıyor.

ABD'nin beklentilerine (emirlerine) rağmen, Putin'e tüm dünyadan ölümüne bir savaş açılmasını boşver, Suudiler de dahil olmak üzere ABD'nin birçok partneri Rusya'ya karşı ekonomik yaptırımlara bile soğuk kaldı.

Türkiye'yi Ukrayna'da Rusya'ya karşı savaşın içine çekmek için mayınlar gibi somut örnekler ve çok sayıda soyut algı operasyonunda görülebileceği gibi yapmadıkları şeytanlık kalmadı ama çok şükür, muhalefetin "Putin yargılanmalı!!!" çemkirmelerine rağmen Rusya'ya karşı açılan savaşa iştirak etmenin, ülkenin zaten zorlu olan durumunu çok daha berbat yerlere sürükleyeği açıkça görülüyor. Yarın öbür gün bundan çok daha zor zamanlarda, yokluk-kıtlık zamanlarında Batılı egemen güçler boş ver Türkiye'yi, kendi halklarına bile yardımcı olmayacak (onların "halkı" yoktur, sadece mutlak global egemenlik [herkesi köleleştirme] planları vardır) ama Rusya hem kendi halkına, hem de komşularına, dostlarına yardımcı olma konusunda çok daha büyük bir potansiyele ve vicdana sahip.

Batı tamamen şeytanlığı temsil etmiyor elbette. Batının şeytanlığı daha ziyade siyasi/askeri yönetimi veya kontrolü elinde bulunduran ABD-İsrail merkezli global İlüminati unsurlarını (bir anlamda "hastalığını") bünyesinde epeyce bulunduruyor olmasıyla ilgili. Milleti uyutmak için "vatandaşlarına" belki dünyanın diğer yerlerinde olduğundan daha fazla medeni/ekonomik haklar tanıyorlar gibi görünüyor (ki bunun "kural"ı zorlayacak kadar çok "istisnası" var aslında; bu yüzden büyük isyanlar oldu ve oluyor) ama bugünlerde sancıları giderek artmakta olduğu gibi, Rusya ve Çin başta olmak üzere Doğu güçleri dünyanın yokluk, kıtlık zamanında halkına asgari düzeyde de olsa bakma ve dostlarıyla dayanışma konusunda Batılılardan çok daha yüksek bir potansiyele sahipler aslında.

Bizde tarım (gıda) üretimi konusunda bir devrim olur mu, bunu çok merak ediyorum. Bizim milletin çoğunluğu uzun zamandır zorluklara, fakirliğe alışık. Bu, yakında ve hatta şu anda yaşanmaya başlanan global kıtlık şoku anlamında bizi belki Batılılar karşısında biraz daha avantajlı bir duruma getirebilir. Kısavadede değil belki ama orta ve özellikle uzunvadede.

Hani Türkiye'nin ruhsal olarak vazifeli, özel bir ülke / coğrafya / millet olmasına değinilir bazen. Kimbilir, belki de artık çok daha somut şekillerde kopmakta olan kıyamet sürecinde ülkemizin, coğrafyamızın, milletimizin böyle bir özelliği, potansiyeli varsa, bu ortaya çıkmak "zorunda" kalacaktır.

Yoklukta, kıtlıkta, binbir türlü doğal ve beşeri afet koşullarında, insanların her türlü ayrımcılığı bırakıp bir aile gibi dayanışma olasılığıyla ilgili olabilir bu. İnşallah öyledir yani.
Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/04/2022 :  13:11:03  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Batı tamamen şeytanlığı temsil etmiyor elbette. ...
Rusya ve Çin başta olmak üzere Doğu güçleri dünyanın yokluk, kıtlık zamanında halkına asgari düzeyde de olsa bakma ve dostlarıyla dayanışma konusunda Batılılardan çok daha yüksek bir potansiyele sahipler aslında.

Bizde tarım (gıda) üretimi konusunda bir devrim olur mu, bunu çok merak ediyorum. Bizim milletin çoğunluğu uzun zamandır zorluklara, fakirliğe alışık. Bu, yakında ve hatta şu anda yaşanmaya başlanan global kıtlık şoku anlamında bizi belki Batılılar karşısında biraz daha avantajlı bir duruma getirebilir. Kısavadede değil belki ama orta ve özellikle uzunvadede.

Yoklukta, kıtlıkta, binbir türlü doğal ve beşeri afet koşullarında, insanların her türlü ayrımcılığı bırakıp bir aile gibi dayanışma olasılığıyla ilgili olabilir bu. İnşallah öyledir yani.



Gerçek bir kıtlık yada küresel kriz başta üretim tüketim tedarik vb zincirinin kopmasına ya da bu aralıktaki kayıplara bağlı krizler mümkün müdür bilmiyorum. :Belki olası. Şöyle ki. Gübre 3 ila 4 kat ve mazot 4 kat artarsa bazı üreticiler ara verir, üretemez vs. Dünyada 8 milyar insan var çoğu ürün gıda başta ikame edilebilse de aslında tedarik/üretim zincirlerindeki %1 lik bir değişim bile krizlere gebe olabilir (dalga etkisi). Gıda fiyatları da dahil.. Kıtlıkta dahil..
Bu tip şeylerin birikiminin tetiklediği küresel bir kriz muhtemel diyelim Türkiyenin bir avantajı varsa köye dönebilirlik ve köy bağları... Burada en çok hasarı büyük kentler alır. Ben Orduluyum. 2 milyondan fazla Ordulu olduğu söylenir (çoğu İstanbul da) .Bunların %90+ sının köyü vardır..
Avantaj diye bir durum varsa bu olabilir.

Avrupayı eskiden umursardık. Şu an Avrupa uygarlığını/insanlığını köyü olmayan kentliye benzetiyorum. Buna doğayla, kültürle, bilgiyle bağ kaybı da dahil. Aslında hiçbir şeyi olmayan hiçkimseler.
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


1135 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/04/2022 :  17:32:08  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bozadi Türkiye'de devlet bilincinin itinayla ele aldığı konular içerisinde üretim, tarım ve hayvancılık var bu konularda son derece ciddi projeler gerçekleştirilmeye çalışılacak ama burada belirli bir başarının yaşanması artık bir gereklilik haline geldi. Aynı zamanda bir çeşit yeni bakanlıklara da ihtiyaç duyuluyor. Mesela hala Avrupa'nın ve coğrafyanın iş gücü ve genç nüfusu en yüksek ülkesiyiz. Bu dijital çağda devrim yaratabilecek çok sayıda genç insan olduğundan en ufak şüphem yok. Bu insanlara markalaşma, ar-ge ve üretim konusunda devlet büyük kolaylıklar getirmeli, Türk kimliği ezilme ve garibanlık karşılığı olmaktan acilen kurtarılmalıdır. Yine mevcut imkanlar çerçevesinde bakınca bir çok alanda bu ülke kendi kendine fazlasıyla yetebilecek imkana sahiptir. Artık büyük değişimlerin yaşanması için "belki"lere, uzun zaman dilimlerine yer yok.

Adeta Gazi Kemal Paşa gibi çok hızlı bir sıçrayış planlanmalı ve uygulanmalıdır. Açıkçası plan kısmına bakınca böyle bir planın olduğu çok açık ama ne derece uygulanabilecek ve devlet kendi vatandaşını ne ölçüde ezdirmeyecek göreceğiz. Sanırım bu detay bu ülke insanının kaderini belirleyecektir.
Go to Top of Page

bozadi


11472 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/04/2022 :  20:45:02  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Bozadi Türkiye'de devlet bilincinin itinayla ele aldığı konular içerisinde üretim, tarım ve hayvancılık var bu konularda son derece ciddi projeler gerçekleştirilmeye çalışılacak ama burada belirli bir başarının yaşanması artık bir gereklilik haline geldi. Aynı zamanda bir çeşit yeni bakanlıklara da ihtiyaç duyuluyor. Mesela hala Avrupa'nın ve coğrafyanın iş gücü ve genç nüfusu en yüksek ülkesiyiz. Bu dijital çağda devrim yaratabilecek çok sayıda genç insan olduğundan en ufak şüphem yok. Bu insanlara markalaşma, ar-ge ve üretim konusunda devlet büyük kolaylıklar getirmeli, Türk kimliği ezilme ve garibanlık karşılığı olmaktan acilen kurtarılmalıdır. Yine mevcut imkanlar çerçevesinde bakınca bir çok alanda bu ülke kendi kendine fazlasıyla yetebilecek imkana sahiptir. Artık büyük değişimlerin yaşanması için "belki"lere, uzun zaman dilimlerine yer yok.

Adeta Gazi Kemal Paşa gibi çok hızlı bir sıçrayış planlanmalı ve uygulanmalıdır. Açıkçası plan kısmına bakınca böyle bir planın olduğu çok açık ama ne derece uygulanabilecek ve devlet kendi vatandaşını ne ölçüde ezdirmeyecek göreceğiz. Sanırım bu detay bu ülke insanının kaderini belirleyecektir.

İnşallah dediğin gibidir GTP, yani inşallah devlet ne kadar ciddi bir tarımsal üretim ve kıtlık sorunuyla yüz yüze olduğumuzun farkına varıp bir an önce bu konuda somut çözümşler, tedbirler için gerekeni yapar. Tüm dünyayı tehdit eden bir üretim yetersizliği sorunu varken, bizim ülkemizde tarım ve hayvancılık konusunda olağanüstü büyük bir gevşeklik, bir zayıflık ve olağanüstü bir sağduyusuzluk ve umursamazlık var gibi algılıyorum. Umarım yanılıyorumdur.

Yakında büyük ihtimalle bu mesele hem dünya genelinde hem de özellikle Türkiye'de o kadar ciddi boyutlarda bir sorun haline gelecek ki, bu iş artık bir "parti/iktidar/siyaset/muhalefet" meselesi olmanın ötesine geçecek. İktidar-muhalefet ayrımını ortadan kaldırıp el birliğiyle halkın ihtiyaçlarının karşılanması için gereken inisiyatiflerin alınması gerekiyor. Gerçi siyasetin bitebilmesi için felaketlerin boyutunun çok ileri bir noktaya ulaşması gerekiyor; çok büyük, çok yıkıcı bir afetten sonraki durum gibi, siyaset düşünecek bir hal kalmamış olması gerekiyor. İlle o noktanın, o düzeyde çöküşün gelmesini beklememiz gerekecekse, bekleyeceğiz, napalım?!

Go to Top of Page

Dionysos


1747 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/04/2022 :  21:25:28  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Dionysos Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bozadi
devlet ne kadar ciddi bir tarımsal üretim ve kıtlık sorunuyla yüz yüze olduğumuzun farkına varıp bir an önce bu konuda somut çözümler, tedbirler için gerekeni yapar. Tüm dünyayı tehdit eden bir üretim yetersizliği sorunu varken, bizim ülkemizde tarım ve hayvancılık konusunda olağanüstü büyük bir gevşeklik, bir zayıflık ve olağanüstü bir sağduyusuzluk ve umursamazlık var gibi algılıyorum. Umarım yanılıyorumdur.

Yakında büyük ihtimalle bu mesele hem dünya genelinde hem de özellikle Türkiye'de o kadar ciddi boyutlarda bir sorun haline gelecek ki, bu iş artık bir "parti/iktidar/siyaset/muhalefet" meselesi olmanın ötesine geçecek.


Tam olarak böyle düşünüyorum

Kesime giden süt inekleri, artan yem masrafları ve yerinde sayan süt et fiyatı ,küçük çiftçi ve hayvancılıkla uğraşan pek çok kişiyi düşündürüyor biliyoruz görüyoruz
Mazot gübreye bağlı üretim ve kayıpları ve tedarik zinciri aksaması yada artan nakliye gideri gibi sorunlar küçükte olsa büyük etkiler yapacaktır ve ne yazık ki iktidarın tek yaptığı marketçilerle dövüşmek
Go to Top of Page

bozadi


11472 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/04/2022 :  22:38:03  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

Kesime giden süt inekleri, artan yem masrafları ve yerinde sayan süt et fiyatı ,küçük çiftçi ve hayvancılıkla uğraşan pek çok kişiyi düşündürüyor biliyoruz görüyoruz
Mazot gübreye bağlı üretim ve kayıpları ve tedarik zinciri aksaması yada artan nakliye gideri gibi sorunlar küçükte olsa büyük etkiler yapacaktır ve ne yazık ki iktidarın tek yaptığı marketçilerle dövüşmek

Evet, maalesef hükümet bu soruna etkin bir çözüm üretmeye çalışmaktan ziyade siyasi geleceğini garanti altına almaya çalışmakla meşgul gibi görünüyor. Boş ver muhalefeti, boş ver ağlayan çiftçiyi, köylüyü, bizzat iktidarın önemli bazı isimlerinden bile ciddi özeleştiriler, uyarılar yapılıyor ekonomi ve gıdaya erişim, kıtlığa hazırlık konusunda.

İktidar hala meselenin ciddiyetinin farkında değil gibi görünüyor.

Ama zaten giderek yüzleşmek zorunda kalacağımzı kıtlık ve afet sorunlarının büyüklüğüyle ilgili forumda ele aldığımız öngörüler, tahminler, iddialar doğruysa, bunun zaten bir devlet/hükümet/iktidar tarafından çözülme ihtimali yok gibi geliyor bana. Anca toplumun yeterince büyük bir kısmı tıpkı Kurtuluş Savaşı zamanında olduğu gibi siyaset ötesi bir şekilde hayatta kalmak için var gücüyle dayanışmaya girerse aşılabilecek veya direnilebilecek, katlanılabilecek sorunlar yaşayacağız muhtemelen. İnsanların büyük çoğunluğunun ölmek, sahneden çekilmek zorunda olacağını da göz önünde bulundurmak gerek (her ne kadar "ölenlerin hiçbiri 4y'ye geçemeyecek" gibi bir durum söz konusu olmasa da). Nihayette, BH'leşebilenler dünyevi sorunların ötesine geçebilecek.
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


1135 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 17/04/2022 :  13:09:29  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Yok bozadi mevcut görüntüde ne yazık ki yanılmıyorsun. Yapılması gereken belli ve planlamalar var ama ne kadar ölçüde bunu gerçekleştirebilecek bir uğraş ve yapılanmaya girilebilecek tüm mevzu bu. Dediğim gibi bu trenin kaçırılması çok büyük sorunların nedeni olur.
Go to Top of Page
Sayfa: Toplam Sayfa 2  Mesaj Sonraki Konu  
Önceki Sayfa
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Celse veya diğer içerikleri farklı ortamlarda paylaşırken lütfen kaynak belirtiniz Yukarıya git
Snitz Forums 2000
Bu sayfa 0,31 saniyede oluşturuldu.