Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Karalama Defteri
 İslam ve Allah hakkında aklıma takılanlar
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa
Yazar  Mesaj Sonraki Konu
Sayfa: Toplam Sayfa 3

fidelista


324 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 17/07/2017 :  00:18:08  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Tgur


Konu hassas bir konu ve dostlar yukarıda çok belirgin açıklamalar yapmışlar hepsini zevkle okudum ,KH nın dinler programlarına müdahalesi ve bu yolla insanlarda yaratılan kafa karışıklığı dünyamızı şu devrede bulunduğumuz saçma sapan ama bir o kadar da insan kıyımına sebep olan vahşeti doğurmuştur ,hala da bitmiyor değişik mecralarda apansız sürüyor.

Dostlarıma yaptığımız şu yoruma gözatmalarını rica ediyorum.




Kasyopyadamı yüzde 30 hatalı mesaj vermiş. kime neye güveneceğiz ?
Go to Top of Page

Tgur


1239 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 17/07/2017 :  14:40:49  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Güveneceğiniz yer sadece ve sadece kendi bilinciniz sayın fidelista üst yoğunluklarla ilgili bütün alımlar kanal yoluyladır ve bu kanal işine evrensel bakışla bakarsak müdahele serbesttir .

Yani doğru bilgi alıyorum diye dayandığınız dinlediğiniz her kanal her zaman mudahelelere maruz kalmıştır ,bu müdahelelere dengeyi sağlamak olarak baksak dahi bu bizim 3 Bdeki bilincimizle ayırt edemiyeceğimiz hümanist bir yaklaşım olur ve doğrudur da..Anlayacağınız bu bilinçle biz bize verilenleri hep doğrudur dersek yanılırız zira kanala müdahele işi genele tabi olduğundan negatif dediğimiz yoğunluk mensupları da aynı kanaldan girip emellerine uygun davranışlarda bulunmuşlardır..

Bu netice ile bu konudaki farkındalık bizi her verilen üst bilgi doğrudur takılmışlığından kurtulmamızı sağlar ve o hep söylenen"vicdanı hür bilinci hür" konumuna sokar.Bu noktaya gelmek tabii ki kolay değildir ,onun için dilimize pelesenk yaptığımız ve "oku oku düşün düşün" yani bu yolla bilgi denizinde boğulmadan sonsuz olan bilincimizi çalıştırma tavsiyesini her yeni tanıştığımız dosta yinelemek mecburiyetinde kalmamızı sağlamakta ,

Biz her şeyi bilen miyiz, haşa ,o sonsuz seviyelere ulaşmak isteği bizi de o bilgi denizindeki kulaç atmamızı bitirmememizi sağlayan unsur ..Ve bu, bu dünyada yaşamı sürdürme gayemiz oluyor.

Sonuçta beraberce hatırlamamız ve konuyu derinleştirmemiz için alıntı ve yorumlara bakmanızı tavsiye edeceğim.

Fırsat bulursanız sayfanın tamamındaki alıntı ve yorumları da okursanız faydalı olur kanaatindeyim.



Edited by - Tgur on 17/07/2017 14:48:15
Go to Top of Page

Neron


82 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 20/07/2017 :  10:20:17  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
https://www.youtube.com/watch?v=x2sCIZPOeJ8

Bu videoda Kuran'a ve Muhammed'e ilişkin kaynaklar, belgeler araştırılıyor. Videonun 49.dakikasında ise Kuran'da geçen bir ayetten yola çıkarak çok ilginç bir sonuca ulaşılıyor.

Tamamını ben de henüz izleyemedim ama o 49. dakika, kabul etmeliyiz ki ilginç.

Ele alınan konu Lut kavminin başına gelenlerle ilgili. K'ler, Lut kavminin günahları yüzünden cezalandırmasının söz konusu olmadığını bir yerde söylemişlerdi sanırım. Oysa Kuran, diğer semavî kitaplar gibi, o olayı günahkâr bir kavmin cezalandırılması olarak anlatıyor.





Go to Top of Page

bozadi


9788 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 20/07/2017 :  11:54:52  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Neron

https://www.youtube.com/watch?v=x2sCIZPOeJ8

Bu videoda Kuran'a ve Muhammed'e ilişkin kaynaklar, belgeler araştırılıyor. Videonun 49.dakikasında ise Kuran'da geçen bir ayetten yola çıkarak çok ilginç bir sonuca ulaşılıyor.

Tamamını ben de henüz izleyemedim ama o 49. dakika, kabul etmeliyiz ki ilginç.

Ele alınan konu Lut kavminin başına gelenlerle ilgili. K'ler, Lut kavminin günahları yüzünden cezalandırmasının söz konusu olmadığını bir yerde söylemişlerdi sanırım. Oysa Kuran, diğer semavî kitaplar gibi, o olayı günahkâr bir kavmin cezalandırılması olarak anlatıyor.


Sodom ve Gomora'da Lut kavminin helak edilmesi ve Lut'un eşiyle ilgili "tuza dönüştürme" meselesinde Kertişlerin çevirdiği birşeyler var gibi görünüyor K'ların açıklamalarına göre.

Konuyla ilgili olarak, bkz. http://www.baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=1482
Go to Top of Page

Neron


82 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 20/07/2017 :  12:22:25  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bozadi

<blockquote id="quote"><font size="2" face="Trebuchet MS, Verdana" id="quote">Eklenti:<hr height="1" noshade id="quote">Orjinal Mesajı Ekleyen Neron

https://www.youtube.com/watch?v=x2sCIZPOeJ8

Bu videoda Kuran'a ve Muhammed'e ilişkin kaynaklar, belgeler araştırılıyor. Videonun 49.dakikasında ise Kuran'da geçen bir ayetten yola çıkarak çok ilginç bir sonuca ulaşılıyor.

Tamamını ben de henüz izleyemedim ama o 49. dakika, kabul etmeliyiz ki ilginç.

Ele alınan konu Lut kavminin başına gelenlerle ilgili. K'ler, Lut kavminin günahları yüzünden cezalandırmasının söz konusu olmadığını bir yerde söylemişlerdi sanırım. Oysa Kuran, diğer semavî kitaplar gibi, o olayı günahkâr bir kavmin cezalandırılması olarak anlatıyor.


Sodom ve Gomora'da Lut kavminin helak edilmesi ve Lut'un eşiyle ilgili "tuza dönüştürme" meselesinde Kertişlerin çevirdiği birşeyler var gibi görünüyor K'ların açıklamalarına göre.

Konuyla ilgili olarak, bkz. http://www.baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=1482
[/quote]

Sağol bozadi. Sanırım Kuran'daki kertiş etkisi fazlaca. Ama 6 BH etkisi de fazla gibi görünüyor. Merak ettiğim, ikisi nasıl çatışmamış? 6 BH neden Muhammed'i bu yabancı müdahale konusunda uyarmamış? Muhammed bir 6 BH varlığı olarak dünyaya enkarne olduysa nasıl olup da bunun farkına varmamış?

Ancak videonun 49. dakikasındaki ipucu, yani Kuran'ın saffad suresindeki 137-138. ayetlerle ilgili soru işareti, bence bu tartışmayı da aşıyor. O ayetler sanki gerçekten de Lut çevresinde inmiş gibi.
Go to Top of Page

bozadi


9788 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 20/07/2017 :  14:36:38  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Neron

Sanırım Kuran'daki kertiş etkisi fazlaca. Ama 6 BH etkisi de fazla gibi görünüyor. Merak ettiğim, ikisi nasıl çatışmamış? 6 BH neden Muhammed'i bu yabancı müdahale konusunda uyarmamış? Muhammed bir 6 BH varlığı olarak dünyaya enkarne olduysa nasıl olup da bunun farkına varmamış?
Bu ve benzer pek çok soruya yönelik genel açıklamalar/olasılıklar şurada büyük ölçüde mevcut:

http://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=1578#14868
Go to Top of Page

Neron


82 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 20/07/2017 :  16:11:07  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Muhammed sadece dışarıdan, Kertişlerden negatif etki almamış, kendisi de negatif olarak gelişmelerden etkilenmiş. Belki de bu ikisi bir bütündür.

İktidar oldukça nimetlere düşkünlüğü ve hırsları artmış. İktidar bozulmasına uğramış. Daha önce, evine komşularınca çatkapı dalınabiliyorken, bu duruma karşı uyarı amaçlı, nazik ayetler inerken; daha sonra, evlatlığının hanımını beğendiğinde, hanımları arasında ziyaret sırasını keyfince belirlemek istediğinde, ölümünden sonra hanımlarıyla başka erkeklerin evlenmesinden korktuğunda ayetler inmeye başlamış.

Biz şartlandığımız için tek bir neden arıyoruz. Belki de iki veya daha çok neden aslında iç içedir ve bir bütündür. Yani Kertiş etkisi belki de Muhammed'in etrafındaki çıkarcı kesimlerin ona baskıları, talepleri, onun kişisel hırsları, istekleri vb ile birleşerek vahyin bütünlüğünü bozmuş da olabilir.

Bilgiler de o sırada karışmış olabilir. Musa'ya Sina'da verilen vahiy konusu da, Lut kavmiyle ilgili konu da, Meryem konusu da...

Muhammed'e bir zaman hiç vahiy gelmiyor ve o da bundan dolayı üzülüyor. Bekliyor ki gelsin. Sonunda gelmeye başlıyor yeniden.

Go to Top of Page

bozadi


9788 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 20/07/2017 :  17:14:54  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Muhammed'in 4KH'yi kanallaması için yozlaşmış olması gerekir zaten ki yozlaştı da, ama şu ama bu ölçüde. Bunun onun misyonu için bazı avantajları ve bazı dezavantajları oldu muhtemelen, tartışmaya son derece açık bir konu.

Yanlış bilmiyor veya yorumlamıyorsam, Kuran'da Muhammed'in İslam'ı çevresindeki tüm gruplara benimseteceğim diye aşırı kasması üzerine bazı uyarıcı ayetler geliyor, "Allah isteseydi herkesi doğru yola getirirdi ama o insanları sınamak istedi, dolayısıyla sen ne kadar uğraşırsan uğraş, bazıları doğru yola gelmeyecektir, biz seni yalnızca müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik, fazlası için kendini yıpratma boşuna" gibisinden.

Go to Top of Page

bozadi


9788 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 20/07/2017 :  23:08:02  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
O çağda ve halen kısmen bu çağda pek çok insan kısmen korku, kısmen suçluluk duygusu ve başka sebeplerle hayatının ve hayatın sahibinin kendisi dışındaki bir kuvvet olduğuna ve o güce tapınıp ondan korkması gerektiğine inanmış veya inanma ihtiyacında olabilir. Kendi algıları, kendi seçimleri, kendi kararlarıdır. Gerçeğe samimiyetle o gözle bakıldığında o bakış açısının da belirli bir doğruluğu olmuş olur, geçici de olsa. O yüzden buna da saygı duymak gerekir. Ama içinde bulunduğumuz çağda giderek daha fazla sayıda insan dogmaları sorgulama ve ebedi varlıkla kendi bireysel varlığı arasındaki kopmaz birlik bağını hatırlamaya başlıyor bence.

Bu forumda ele alınan kaynaklar da, elbette tıpkı Güneş sisteminin merkezindeki Yaratıcı ilke Güneş'in durumunda olduğu gibi bir İlahi Merkeziyet olduğunu aktarsalar da, bizim de öz itibariyle o ana Yaratıcı kaynaktan ayrı veya gayrı olmadığımız gerçeğini ısrarla vurguluyorlar.

Tüm varlığın sahibi biziz, sahibi olmaktan da öte, tüm varlık biziz. Bunu sezmek için ille 3. yoğunluktan 7. yoğunluğa veya çok yakınına ulaşmayı beklemek gerekmiyor. Herkesin varlığının özü bu basit bilgiye ve oluşa sahiptir.

Doğumun ve ölümün sahibi biziz. Gündüzün ve gecenin. Herşeyin. Herşey biziz. Bizden başka birşey yok, varlıktan başka birşey yok ve biz varlığız. Ama varoluşun en basit gerçeğine son derece ters bakış açılarını hayat bilgisi diye ezberledik adeta, ki son derece berbat KH koşullarında sürünüyor, acı çekiyor olmamızın başlıca nedeni de budur. Sorun İslam'dan kaynaklanmıyor, çok daha öncesinden beri, ta insanlığın cennetten düşüş öncesi, düşüşe neden olan bilinçsel/oluşsal yozlaşma sürecinden başlıyor.
Go to Top of Page

Tgur


1239 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 21/07/2017 :  11:05:25  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bozadi, tapmaya tutkulu davranış sadece o çağa ait değil ,günümüzde de sürüyor,

Bir zamanlar bir olay aktarmıştım ,iş yerimde oturur iken bir tarikata mensup hanımlara tasavvuf ve tapmanın yanlışlığı hakkında konuşurken bir ara personel çay getirmiş herkese ikram etmiş ben çayımdan bir yudum alıp o sırada başka bir iş ile uğraşmak üzere masadan kalkmış ve bir süre sonra geldiğimde çayımın sonuna kadar içilmiş oldıuğunu görmüştüm ,kim içti benim çayımı dediğimde yakınımdaki hanımın israrım sonunda içmiş olduğunu tesbit etmiştim ve niçin diye sorguladığımda "şifa niyetine içtim" cevabını alınca afallamıştım.

Yani ağzı laf yapan herkişi etrafında tarikat mensuplarını toparlayabilir.Bu gerçek, insanın ,sadece bizim ülkemizin değil tümündeki insanlarda olan bir hastalığı ortaya çıkarıyor,tapma tutkusu ..

Bu tip davranışı analize sokarsak evvela sorgulamak yolunun çok zora soktuğu cahilde kalma kolaylığı akla geliyor ,cehalet ,sorgulama yerine bir başkasının laflarına kapılıp dinlemek ve onun önünde diz çökme yolunun çok tabii ve basit bir yol olarak kabul edilmesini doğuruyor.Zaten kutsal kitaplarla KH gurubunun bu durumu kuvvetlendirecek ve hatta bazı ritüellerle sağlamlaştıracak yolları devreye aldığının da artık farkına varmış durumdayız..Bütün bunlar kolaya kaçan bu insan davranışının bir de dinsel kitaplarda ritüel yanında korku yaratma etkisininde de olduğunu düşünürsek gerçeğe daha çok yaklaşırız.

Bu gerçekleri layıkıyla idrak edersek bu Feto meselesi ve başka bir çok karanlık tarikat guruplaşmalarını ve bunların komünleştiği yaşam hallerini işidin davranışlarını ,cihatı yaşam haline getirme isteklerini v.s.anlayabiliriz ve özellikle orta çağı aşmış ve perotestosunu devreye almış batı gurubunun insanca yaşamı yanında islamafobi algılamasını ve "islam kanserdir" söylemlerine de bakabiliriz.



Edited by - Tgur on 21/07/2017 11:06:33
Go to Top of Page

bozadi


9788 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 21/07/2017 :  19:40:45  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Tgur, aslında Batılıların da ciddi bir bölümünün, hatta belki en az yarısının, Ortaçağ zihniyetini, bununla ilişkili korkuları, dogmaları vs. doğru-dürüst aşabildiklerini sanmıyorum. Evet, genel itibariyle sosyo-ekonomik olarak bizden daha iyi durumdalar ama genel insan zihniyeti ve egosu açısından iki taraf arasındaki farkın çok uçuk bir fark olduğunu düşünmüyorum ben nedense, yanılıyor da olabilirim tabi. Yani elbette bir fark olduğu açık ama toplumsal ortalamalar açısından ben bu farkın devrimsel ölçüde büyük olduğunu düşünmüyorum. Batılı devletler dünyanın en faşist, en sömürücü devletleri olageldi son birkaç yüzyılda ve eğer Batılı toplumlar yeterince aydınlanmış, yeterince BH eğilimli olsalardı, onları yöneten faşist güçlerin iktidarını yıkarlardı ama bunu yapmadılar veya yapamadılar. Bu bağlamda "Avrupa medeniyetinin" tamamen değilse de büyük ölçüde bir "balon" olduğu, yani sahte olduğu sonucuna bile varılabilir bence.

Ama bunun tartışmasını yapmak için söylemedim bunları, sadece şu andaki fikrimi paylaşmış olmak için, ki bu görüşüm önyargılı ve ciddi oranda yanlış da olabilir nihayetinde. Şu anda böyle düşünüyorum. Ve tabi ki asıl tartışmamız gereken şeyin de kendi inancımızı netleştirmek üzerine olması gerektiğine inanıyorum, ki forumda buna en çok dikkat çeken kişilerdensin ve bunun için sana teşekkür ediyorum. Dilerim bu konulardaki görüş alışverişimiz kendi inancımızı pekiştirmede karşılıklı olarak giderek daha faydalı, daha etkili olur, ki olduğundan şüphe duymuyorum.
Go to Top of Page

Tgur


1239 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 22/07/2017 :  11:24:27  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bozadi seninle niye tartışayım ,gurumuzsun sen..
Şaka ama bizlere verdiklerinin farkındayız her zaman takdirlerimiz sanadır.

Batının örnek alınacak insanca davranışta bulunan kısmı benim örneklediklerim ,yoksa tablonun yani dünyanın geneline göz atınca yarısının organik portal ,KH imparatorluğunun Amerika olduğunu falan akla getirince ve reenkarnatif evrim karmaşasını devreye alınca esasta hiç bir kimseyi yargılamama gibi duruma düşeriz..
Tabiiki bu hümanist davranışın dili ağzımızda ama tatbiki her zaman kolay olmuyor mesela trafikte magandalık yapana karşı öfke veya açık olup bütün personelle tam manasıyla işimizi yürürtürken birinin gelip "siz açık mısınız" sorusuna alaycı bir göz atma veya baş sallama gibi tepkili davranışlarımızın önüne geçemediğimiz de bir gerçek..
Ve bu durumları aklıma getirince yargılı davranış veya yazıları devreye almakta nasıl hataya düştüğümün de farkındayım ama sele kapılmış toplumla beraber yaşama özelliği bu davranışları göstermezsek dışlanırız endişesi yaratırım zihnimizden eksik etmiyor,zira bulunduğumuz ortamın sazını çalmamız gerekir.

Bahsettiğin gibi inancı sabitleme kriterleri üzerinde durmak işin en realist yanı olmalı.



Edited by - Tgur on 22/07/2017 11:31:02
Go to Top of Page

bigsenfoni


1111 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 25/03/2019 :  22:39:30  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Arkadaslar nereye yazacagimi bilemedim ama unutmadan dün aksam gördüklerimi sizinle paylasmak istedim.Uyumaya calisirken dinler/inanclar ve bu yüzden insanlarin birbirleriyle nasil savas actiklari ve kendilerini yok ettikleri hakkinda düsünürken Ücüncü gözüm yada duru görü pencerem acilmaya basladi.Gözümün önünde bir film gibi yukaridan, kus bakisi sekilde eski caglarda insanlarin nasil savastiklarini izliyordum.Bimlerce savasci birbirleriyle kiran kirana savasiyordu.Aniden aklima Muhammet geldi, acaba nasil biriydi falan diye düsünce geldi aklima, kendi kendime 2 metre boylarinda güclü kuvvetli elinde kilici savas meydaninda savasiyor diye düsündüm.O mekandan ciktim ve mekan zamanda muhammeti aramaya basladim o kadar hizli ariyorum ki onu 3-5 saniyede hem zamanda hem mekanda ordan oraya atliyorum.Ve bum aniden durdum bir mekan zamanda Bir evin icindeydim ve 3-5 metre ileride dis kapinin yaninda birisi disari dogru bakiyordu,ona dogru yaklasirken baktigi tarafa dogru baktim ova gibi bir yerdi ileride daglar vardi ama bayagi uzak daglar ve oradan daglara dogru bakarken hic bir agac bitki falan yoktu.Kapinin kapisida yoktu genelde boyle izlemeler yaparken beni fark etmezler ama ona dogru yaklastigimda beni farketti yandan görüyordum ve yüzünü bana cevirdi.Ve beni izliyordu.O anda bana telepatik olarak Birisi Muhammet dedi.Frekans olarak bayagi degisik ve birseye cani sikiliyordu.50 lili yaslarinda falandi.nasil bir tip oldugu bende kalsin ama dikkatimi ceken ve paylasmak istedigim sey sakali falan yok ve bildigimiz Araplarada benzemiyordu.Hatta beyaz tenli anadolu insanlarina, daha cok kürtlere benziyordu.Onlara benzetmemim sebebi basina taktigi sapka türü seyin Araplarinki gibi deyilde su zamanda kürtlerin taktigi sapka türü seylere benzetmem de olabilir.internetten baktim ama hic bir yerde bulamadim o tür baslik takan.

Düne kadar Muhammet diye birinin olup olmadigindan emin deyildim, ama simdi eminim...Sevgiler.




DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET... OSHO
Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Edited by - bigsenfoni on 25/03/2019 23:37:05
Go to Top of Page

bozadi


9788 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 13/01/2020 :  22:05:03  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Paylaşımların için teşekkürler fatihesen.

Temel olarak İslami ve/veya tasavvufi bakış açısından inancını, görüşlerini, önerilerini paylaştın görebildiğim kadarıyla.

Ben Müslüman değilim. Hiçbir dinin kutsal kitabını esas alarak yaşamıyorum. Bu forumun aktif katılımcı üyelerinin çoğunun da durumunun farklı olduğunu sanmıyorum. Forum üyelik prosedür metninde de belirtildiği gibi bu forumda temel olarak "ruhçu" (spiritüalist) bir bakış açısı esas alınıyor. Ama ruhçuluk/spiritüalizm de kendi başına yeterince açıklayıcı/tanımlayıcı terimler olmayabilir bizim için ve hatta bazı bakımlardan isabetli bile olmayabilir. Ruhçuluktan kasıt, insanın maddeden ibaret olmadığı, hepimizin varoluşsal olarak bir "ruhsal tekamül yolculuğu" içinde olduğumuzdur temel olarak.

Ben şahsi anlayışım ve eğilimim itibariyle "ahlakçı" bir tavra sahip olduğumu söyleyebilirim ve en gerçek dinin Ahlak olduğuna inanıyorum. Yani iyi ahlak. Pozitif eğilimlilik. Bir insanın kendini Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Budist, Ateist, Anarşist, Solcu, Sağcı vs. terimlerle tanımlaması benim bakış açımdan çok şey ifade etmiyor. Önemli olan bir insanın iyi ahlakıdır, o yönde ilerleme niyeti ve çabasıdır. Ben kimseyi Müslüman olan ve olmayan, Allah'a inanan ve inanmayan diye ayıramam, sırf dini veya siyasi ideolojisi nedeniyle onu bir diğerinden daha değerli veya değersiz göremem, bu hakkı kendimde bulamam. Bana göre gerçek iman tüm zorluklara rağmen kaybedilmeyen, zayıflasa bile tekrar yönelinen, güçlendirilen iyi niyettir.

İslamcılık adına, Allah adına dünyanın en büyük günahları ve en büyük şeytanlıklar yapılabileceği ve yapılmış olduğu gibi (tıpkı IŞİD ve benzerlerinin durumunda olduğu gibi), bir Ateist dünyanın en merhametli, iyi kalpli, yardımsever insanlarından biri olabilir (ve elbette tersi de olabilir). Demek ki insanı insandan ayıran esas faktör din (ezberlenmiş dinsel kültür) değil, ahlaktır. Ve demek ki Şeytan isterse en çok "Allah" sözcüğünü ve diğer çeşitli dinsel terimleri kullananları da kendi askerleri olarak kullanabiliyormuş. Allah kelimesi kendi başına hiçbir mana ifade etmez, kendi başına hiçbir kötülükten koruyucu tesiri yoktur. IŞİD gibi çok büyük bir kısmı açıkça kötülüğe, şeytanlığa adanmış örgütlerin ağzından da düşmez Allah ve diğer çeşitli İslami terimler, sloganlar, öyle değil mi? Demek ki bu terimler kendi başına çok da fazla mana ifade etmiyor, ancak o terimleri kullananların iyi ve kötü niyetlerine göre bir mana kazanıyorlar. Önemli olan niyettir. Tüm kelimeler, tüm ideolojiler sadece birer araçtır ve o araçları kullananların iyi ve kötü niyetlerine göre belirlenir bir kelimenin veya bir ideolojinin olumluluğu, olumsuzluğu.

Senin söylediklerin arasında da "dincilik"ten ziyade "ahlakçılığın" (iyi ahlaka uygunluğun) önemine işaret eden şeyler var.

Örnek: "Neyi mi başaramadık insan olmayı başaramadık." Aynen öyle. Mesele Müslümanlığı veya Hristiyanlığı veya herhangi başka bir dini ideolojiyi öğrenip veya ezberleyip benimsemek, avukatlığını yapmak değildir, mesele insan olmayı öğrenip benimsemek, bunun savunuculuğunu yapmaktır. Kimseyi Müslüman olup olmamasına göre yargılamaya hakkımız yok evrensel ahlak bilgisi ve sezgisine göre. Ancak iyi ve kötü (doğru ve yanlış) denebilecek bazı tutumlara göre muhakeme yapılıp nasıl bir yol izlenmesi gerektiği anlaşılabilir. Muhakeme ve izlenecek yol derken de katı bir yargılayıcılığı kastetmiyorum elbette. Hepimiz sayısız hata, yanlış yapıyoruz, kötülük yapıyoruz farkına vararak ve varmayarak. Eğer her yanlış, her kötülük şiddetle yargılanacak olsaydı hayatımıza devam etmek mümkün olmazdı.

Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


679 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 14/01/2020 :  15:08:39  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
fatihesen görüşlerini paylaştığın için öncelikle teşekkürler. biz burada herhangi bir fikrin ifade edilmesinden memnun oluyoruz. Çoğunluğumuz monoteist bir dine karşı doğrudan bir bağlılık içerisinde değil dersem yalan bir ifade içerisinde bulunmam diye düşünüyorum.

Elbette dinlerin ve ayrı bir başlık olarak İslam'ın insanlık üzerine oldukça olumlu etkileri, BH profiline son derece uygun çıkarımları ve mesajları vardır. Bundan şahsen ben de şüphe duymuyorum ama belirli bir kimlik altında (ideolojik veya dini olarak) bir bakış açısı geliştirmeyi kısıtlayıcı ve hedef çarpıtıcı buluyorum.

Ritüellerin ve kişinin kendini keşfetmesine aykırı her türlü kesinliğin belirli bir seviyeyi geçen ruhlarda işe yaramayacağını ve tam tersi bir düşüş etkisi yapacağını düşünüyorum.

Forumda gezinmişseniz genel fikrin nasıl paylaşıldığını görmüşsünüzdür. Biz vicdan süzgeci denen niyetin şekillendirilmesine göre alınan aksiyonlara göre iyi ya da kötü ayrımını yapmaya çalışıyoruz. Kişinin kendini ve etrafını tanımlama, farkındalığını geliştirme serüveninin sancılı olduğunu biliyoruz fakat bunu cinni olaylar, şeytan, Allah düşmanlığı vs. gibi şeylere pek yorma taraftarı değiliz.

Aslında bakış açınız bana çok kısıtlı gibi gelmedi olayları birçok ihtimal üstünden ele almaya çalışıyorsunuz gibi duruyor. Eğer burada daha fazla vakit geçirmeyi dilerseniz muhakkak daha iyi anlayacağınız görüşlere ve önerilere rastlarsınız.

Sevgiler...

Edited by - gerçek tosun paşa on 14/01/2020 15:10:41
Go to Top of Page

ogeday


232 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/01/2020 :  01:33:23  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
fatih esen hem burada bu varliklarin bizi allahtan koparmak icin bir oyun oldugunu yazmissin hemde bir baslik acip discord da kanalin daha fazla insana ulasmasini istedigini belirtmissin.En tehlikeli insan tipi senin gibilerdir.Uzak durun derim
Go to Top of Page

Scyth


1079 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/01/2020 :  01:52:47  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Hiç yıllarca Hira Mağarası'nda karanlıkta geçirdiği zamanı konuşmadık aslında kanal olmasındaki temel faktör karanlıkta geçirilen zaman. Psikomantiyum gibi.

Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.
Go to Top of Page

Dionysos


285 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/01/2020 :  12:03:51  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sevgili fatihesen (henüz bitirmediysen) celseleri baştan sona bir tekrar bitirmeni rica edeceğim ya da önereceğim. Bu kişisel bir öneri.
Sonra tartışmak ve hatta celselerde yazılanlar üzerine bile bu okuma bütünü sağladığında düşünmek bence daha uygun. Ben öyle düşünüyorum. Çünkü aynını biz de yaşadık. Bu celselere zaman verilmeli. Okudukça ya da zamanla fikirler oluşuyor ve hatta değişiyor.
Yani ben olsam onu sonuna kadar bir okur ,sonra zamana bırakır tam bir fikir oluşturmazdım kafamda. Yani kategorize etmeye ya da ondan yorumlar üretmeye çalışmadan metni bir okur bitirirdim.

Ben kendi adıma bak çok açık söyleyeyim mi?
Bu metnini tamamı ile bütün ilgilenmemiş (tamamını okumamış ya da okumaya niyetli olmayan) arkadaşla onun hakkında fikir alışverişinde bulunma konusunda tereddütlerim var, kopukluklar oluyor, metin kendini anlatıyor zaten.

Bence okumanız eksik ve parçalı ve başka bir yorum/sorun yok ortada...

"Dışarıda bırakılmak içeri kapatılmakla aynı şeydir."
Foucault

Edited by - Dionysos on 15/01/2020 12:10:45
Go to Top of Page

Dionysos


285 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/01/2020 :  12:42:42  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sevgili Fatihesen ben ya da bir çok okuyucu Kasyopyayı başlangıçta islam düşüncesiyle içiçe ya da onun senteziyle birlikte okuduk ve bitirdik. Öyle başlayıp muhtemelen yola çıktık. İslam, dinler ya da Tanrı fikirleri konusunda kimi çelişkilerimiz de olsa o başlangıç yolculuğunda bunlar çok açık ve net değildi. Yıllarca İslam düşüncesinin izlerini taşıdık. Benim kendimi katı bir dindar addettiğim zamanlarım bile olmuştur. Okumalarda da kimi zaman bu düşünceler içeçe geçmiş olabilir. Bir çok arkadaş hala islam ve bu okumaların bir sentezini ayrıca üretmiş olabilirler. Ben emin değilim kaç yıllarında okumaya başladım ancak 10 seneden eskidir sanıyorum bu aralıktadır. İlk 3-5 sene kafamızda senin gibi ya da başka bir arkadaşımız gibi eski okumalara dair içiçe karmaşalar oluştu. Bu yıllar sonra ayıklandı. Ben 10 yıl önce yazdıklarıma hem gülüyor hem şaşırıyorum. Ben bu celsenin okunmasından neredeyse 2-3 yıllık bir pekişme bir geçtikten sonra o anlamda masaya yatırılmasını ve tartışılmasını tekrar önereceğim. Diğeri bilgi alışverişi olur senin soruların olur, soruların varsa sor. Bence..

"Dışarıda bırakılmak içeri kapatılmakla aynı şeydir."
Foucault
Go to Top of Page

bona fide


441 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/01/2020 :  14:35:06  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
fatihesen Allahın ve kuranın ayetleriyle arınmayı tavsiye ediyorsunda kuranda ne der Allah izin verirse yani istediği kadar zikirde yapsa işidin durumna düşmeyeceği ne malum veyahutta ateist birisinin hiç zikir yapmadan kimseye zarar vermediği gibi faydası olmayacağı ne malum bireyi doğru olmaya teşvik ediyorsunda kuranda sürekli başkalarına yardım edin sadaka verin öksüzlere fakirlere yardım edin yalan söylemeyin kimseyi öldrmeyin tartıda hile yapmayın diyen onlarca ayet varken kanal ve arınmak için direk zikirle tavsiyede bulunursan bu zarar verir bunu yapanları bozadi örneklemiş herkes kanal olabilir evet tehlikeli sonuçlarını görmek için dünyaya bakmak yeterli savaş hastalık vahşetten başka bişey yok. kendinden pay biç sana öbir sayfada ne istediğini forumda neden bu paylaşımları yapma ihtiyacını sordum bana savunmaya geçtin hislerinde öfke ve kızgınlık olmadığını söyleme yani insanın hiç düşmanca saf ve temiz bu hizmeti yapabilmesi çok zor bu reaksiyondayken sana başkasına zarar verme boyutunda bilgide alma ihtimalin olamazmı ra celselerinde kadın sapmanın etkisinde kaldığında bilgi verenler celseyi sonlandırıyordu senin yanında senı koruyan insanlarda yok bilemiyorum bu zor yani kendinden emin olamazsın hiç bir zaman başkalarına sıfır nötür duygularla celse yapmak şahsi düşünceme göre imkansıza yakın risk hep olacak bedeli canla ödenen riskler kuranda da yazıyordu bu konuda
Go to Top of Page

Gaia


111 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/01/2020 :  16:57:33  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen fatihesen

Kasyopya celselerindeki islam ile ilgili bölümler gizlenmiştir. Çünkü islam yaşamak zordur Bh olmak zordur kendimden örnek vermem gerekir ise, yaptığım işlerde başarılı olmam için Allah’ın yardımını almak ve mücadele ettiğim Kh enerjileri ile uğraşmak için ibadetlerimi eksiksiz yapmam gerekli abdest siz dolaşmamam, haram yememem haram derken paket gıda vs, gıdasında faiz, haram olan kişilerin mutfağından ikramlarından yememek, dedi kodu yapmamak, kalp kırmamak kimseye yalan söylememek, farz ibadetler dışında nafile ibadetler ile Allaha yaklaşmaya çalışmak, ve tüm bunları Severek ve gönüllü olarak yapmak şifasına vesile olduğun insanlardan az bir ücret talep etmek yada hiç almamak, bazen öyle oluyor ki watsup gelen bir yardım çağırısına ( Şifa guruplarında bulunuyorum) yada birinin yardım isteğine cevap verip ondan o enerji ve varlıkların saldırısına gecelerce maruz kalmak evet bunlar da var benim hayatımda Bu Bh dediğiniz olaydır







Bh kavramını anlamak için ilk önce kh kavramını anlamak lazımdır diye düşünüyorum. Çünkü hali hazırda kh bir dünyada yaşıyoruz. Bu dünyanın nasıl bir temada olduğunu görebiliyoruz. Söz konusu cennetten düşme diye tabir edilen olay için celselerde 300.000 yıl önce gibi bir sayı veriyorlardı yanlış hatırlamıyorsam. Yani khliğimiz 300.000 lik bir süreçtir sürüyor.

Yani ilk önce tarihi ve tarihin yaşattığı ''döngüsel'' olayları iyice irdeleyip, kh nin nasıl bir profilde olduğunu öğrenmeniz gerekiyor gerçek anlamda. Celseler bir kere okunup, anladım diyebileceğiniz bir seviyede değiller. İlk okuduğunuzda farklı görünür, aradan haftalar geçer geri döner okursunuz farklı görünür. Çünkü öğrenim süreciniz devam ediyordur ve siz bilgi ediniminizi tek bir metaryalle sınırlamamışsınızdır. Çünkü celselerin asıl olayı budur. ''Keşfedin,öğrenin.''

Bu ölçekte baktığınız vakit kh kavramını dünyanın tarihi ve yaşadığımız zaman dilimi üzerinden yaşananlar üzerinden çok rahat öğrenebilirsiniz.

Her şeyin dersler olduğu tekamül yolculuğunda döngüsel zaman kavramı vardır. Tarih tekerrürden ibarettir çünkü insan derslerini öğrenip tekamül eden bir varlıktır. Basamağı çıkmamakta direten varlıklar ise tekrara devam eder ve aynı derslerini öğrenmek için sürekli benzer deneyimleri kendilerine çekerler.

Tüm analizlerinizi elinizden geldikçe 'objektif' bir algıyla yapmanız sizi içinde bulunduğunuz 'tek doğru olan bu' algısından çıkaracaktır. Çünkü 'tek doğru olan yol, bu yol.' algısı bir subjektif tabirdir. Yollar sonsuzdur. Bh eğilimli bir varlık bir başkasına yardım edecek sorumluluğu ve iradeyi geliştirmediyse, geride durup müdahale etmeme iradesinide geliştirmiştir. Herkese yardım etme mecburiyeti değildir bhlik. Mecbur hissetmek kavramına baktığınız zaman içindeki kısıtlamayı çok kolay sezinleyebilirsiniz.

Herkesten önce kendinizden sorumlusunuz bu dünyada. Bazen bir insana yardım etmemekte ona oldukça fayda verir. Ya da kendiniz için attığınız önemli bir adım başkalarına ilham verir ve tetikleyici bir unsur olur.

Kendi kh'liğinizi törpüleyecek türden radikal bir sorgulama süreci geçirirseniz yaşadığınız 'tek doğru olan bu.' algısını da çok rahat görüp, analiz edebilirsiniz diye düşünüyorum. Kendiniz ile ilgili peşin kanılara varmamanın her zaman ileriye götürücü bir yanı vardır. 'Ben bunu öğrendim, tamam, geçti bitti.' demek o konuyla ilgili hata yapmama mükemelliyetini kimseye vermez. Hata her zaman yapılır çünkü insan yaşadığı müddetçe öğrenir.

Diğer arkadaşlarında yorumları oldukça isabetli ve açıklayıcı.


Edit: Size Maharaj'ın Ben O'yum isimli kitabını öneririm. Kendinizin kh yanlarını keşfetmenizde size fikir verebilir.

Edited by - Gaia on 15/01/2020 19:08:28
Go to Top of Page

bozadi


9788 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 15/01/2020 :  19:20:21  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen fatihesen

Size tavsiyem Kuran’ın mealini Süleyman Ateş, Yaşar Nuri Öztürk, İhsan Eliaçık, ve Cemal Nur sarguttan dinleyiniz
Hepsini iyi tanımamakla birlikte, bu isimler genel olarak saygı duyduğum, ahlakçılığa önem verdiklerini düşündüğüm kişiler. Nispeten daha yakından tanıdığım İhsan Eliaçık ve rahmetli Yaşar Nuri'nin İslam ile evrensel adalet, hak, hukuk, sevgi, kardeşlik gibi kavramları özdeşleştirme çabası olduğunu gözlemliyorum ve bundan memnuniyet duyuyorum. Senin de onlarınkiyle uyumlu veya benzer bir yolda olmandan da memnuniyet duyarım. Ben bu insanların çabasına derin bir saygı duyuyorum ama ben ne İslamcı, ne de Müslümanım ve bu forumun üyeleri ve takipçileri arasında "Müslüman" bireyler bulunmakla birlikte, bu forum "İslamcılık" faaliyetlerine elverişli bir forum değil temel aldığı kaynaklar ve genel tavrı itibariyle.

Ra, Pleiades ve Kasyopya celseleri benim için Kuran'dan çok daha anlamlı ve faydalı kaynaklar. Ve bu forum tamamen değilse de önemli oranda bu kaynakları, bu kaynakların ele aldığı konuları ele alan, tartışan bir forum. Eğer İslam öğretisiyle bu kanal bilgilerinde paylaşılan öğretileri karşılaştırmak, bunun tartışmasını yapmak istersen yapabiliriz, ne kadar mümkünse.

Celseleri az veya çok okumuş birisin ve spiritüalizm alanına yabancı olmadığını da ifade ediyorsun. İyi niyetli bir şekilde kendini, algılarını, şikayetlerini, önerilerini bu forumda ifade etmene saygı duyarım ve duyarız ama eğer bu forumu kendi inandığın şekliyle İslam ideolojisinin propagandasını yapmaya ve yaymaya yönelik bir mecra haline getirme niyetin varsa, maalesef buna izin veremem. Web'de İslamcılık yapan ve yapılabilecek olan çok sayıda ortam var bildiğin gibi, ama burası bunun yeri değil.

Go to Top of Page

bozadi


9788 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/01/2020 :  14:25:01  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

Allah senin de yardımcı olsun fatihesen. Atıfta bulunduğun ve örnek aldığını tahmin ettiğim şahısların "İslam" ile "İyiliği" birleştirmeye, özdeşleştirmeye çaba gösteren bireyler olduklarını düşünüyorum ve senin de benzer bir niyet taşıdığına inandığım için, hitap ettiğin ve edeceğin insanlara genel olarak olumlu, geliştirici, iyileştirici etkilerin olacağını düşünüyor, temenni ediyorum.

Bu toplumun çoğunluğu şu veya bu ölçüde (azımsanamayacak bir kısmı şekilsel ve yüzeysel biçimlerde de olsa) İslam inancını benimsiyor olduğu için, İslam ile İyiliği özdeşleştirmeye yönelik samimi ve güçlü çabaların, bu forumda yapılabilecek olanla karşılaştırıldığında topluma çok daha faydalı olma potansiyeli taşıyabileceğini düşünüyorum, dolayısıyla da değerli buluyorum. Ama ben, yeterince sağlam bir örneğini teşkil etmesem de, İyiliği, doğruluğu, adaleti, sevgiyi yanına herhangi bir ideolojiyi yaklaştırmadan, en çıplak haliyle aramaya, bulmaya, tartışmaya niyet ediyorum. Ama toplumumuzun çoğu İslam ideolojisini şu veya bu ölçüde benimsediğine göre, İyiliği İslam yoluyla bulmaya ve tezahür ettirmeye yönelik samimi çabaları çok takdir ettiğimi bir kez daha vurgulamak isterim.

Go to Top of Page

ogeday


232 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/01/2020 :  20:27:31  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bu forumda sadece celseleri okuyanlara sunu tavsiye ediyorum.K larin soylediklerini semavi dinlerle ilgili bilgilerinizle kiyaslama yapmadan ilerleyin.Dinler ve cikis noktalarini isin uzmanlarindan ogrenin.Linkte paylastigim gibi

https://www.youtube.com/watch?v=ZdSDDt3gyHk&t=3197s

Go to Top of Page

Dionysos


285 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 17/01/2020 :  13:48:11  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen fatihesen

Dianiyos

Celseleri okudum son iki yıl hariç onlarda burdan okuyorum, hatta PDF ve ePub formatında derleyip bir çok insana ulaştırdım.
İlahi nizam kainat kitabını da okudum hem eski dilde hem de sadeleştirilmiş şeklini aynı zamanda 1 buçuk sene Bilyay vakfında sırasını eğitimlere ve konferanslara düzenli katıldım, Pleiades öğretilerini okudum sesli metnini bile yaptım ama hoş olmadı yayınlamaktan vazgeçtim

Ra öğretileri ve kanallayan kişinin intehar ile öldüğünü Kasyopya celselerinden öğrendim ve açıkçası itibar etmedim.
Kuranı Kerim ise Emin bir elçi ile gelmiştir.


Ben varsa sonununu, çatışmanı getir aç ve varsa sorularını sor tartışalım diye bir öneri sunuyorum ve sen dönüp bana bunu dediğin de ben şahsen oradan sonrasını okuyamıyorum, beni ilgilendirmiyor ya da rahatsız ediyor çünkü ben öyle düşünmüyorum. Yani benim de kendimce, kendi ölçütüm de fikirlerim var, aklım fikrim var, ve ben de İslamın ne olduğu olmadığı, güvenilir kaynaktan gelip gelmediği üzerine düşünüp durup kafa yorduğmu düşünüyorum. Anlıyor musun?. Ne demeliyim? Kaldı ki paylaşılan zemin önce Kasyopya burada.

Mesela sen bana desen ki; Dionysos, Ben İslamın güvenilir bir kaynaktan geldiğini düşünüyorum, sen onun güvenilir bir kaynaktan gelmesi hakkında ne düşünüyorsun? Senin bu konu da fikrin ne? Bunu anlatırım ya da foruma bir başlık açsan-getirsen, ben orada kendi fikirlerimi ya da Kasyopya içeriğinin varsa genel perspektifini sunarım, yorumlarım. Tamam mı? O diğerleri benle ilgili değil.

Şimdi ben bir İslam forumuna gidip bak, varoluşun özgürlüğü-özgür düşünceleri sizi bulsun, özgür iradeniz size yol yön göstersin deyip Kasyoypa,BH'ı onun fikirleri işin içine sokup bildirim-ler versem?

Şu bak fatihesen kardeşim. Bir sosyalistforuma gidersem orada sosyalizm örgütlüdür, baskındır, kabul görüyordur. Turan Foruma giderim orada Türkçülük. Yani burada grup olarak ahali olarak biz zaten Kasyopyanın perspektifine yakınız, islam sentezinde değiliz genel olarak. Hiçbir sosyalistin kimse Turancı olmasını beklemez onun sosyalizm fikrinde yanıldığını düşünür anlamaz, anlaşamaz. Bunlar normal. Bunun gibi buradaki sorun. Yani toplumda İslam ideolojisi geçerli olabilir, kabul görebilir anlıyorum. Ayrılıklar vardır, herkesin kendi kafası vardır.

Sonuç olarak; Ulu Türkçülük ilkesi sosyalistlere ve sosyalizmin toplumculuk ışığı ,Türkçülere yol göstersin umarım... Bunun gibi bir şey buradaki sorun.

Şimdi sen kanal metinlerini okuyup eski düşüncelerinle bir sentez geliştirmişsin. Bunu biz de yaptık, bunu anlattım önceki mesajımda.

"Dışarıda bırakılmak içeri kapatılmakla aynı şeydir."
Foucault

Edited by - Dionysos on 17/01/2020 14:20:55
Go to Top of Page
Sayfa: Toplam Sayfa 3  Mesaj Sonraki Konu  
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,25 saniyede oluşturuldu.