Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Kanal Bilgileri
 Kasyopya Celseleri (Son Yıllardaki Celseler)
 15 Ekim 2016
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Önceki Sayfa
Yazar Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu
Sayfa: Toplam Sayfa 3

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 26/02/2017 :  13:24:57  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
İslam dünyasının berbatlıklarına, yozlaşmışlıklarına sıkça referansta ve eleştirilerde bulunuyorum ama tasavvufi İslam'da olağanüstü derecede hayran olduğum pek çok bilgi / yaklaşım var. İlle şu anda mevcut belirli bir tasavvufi anlayışı/kuruluşu kastetmiyorum, özellikle geçmişten bildiğimiz belirli bazı sufi öncülerin öğretmeye, paylaşmaya çalıştığı realiteleri kastediyorum. Yunus gibi, Mevlana gibi. Bu insanlar neyi biliyor ve uyguluyorlardı da bu kadar çok sevildiler, yüceltildiler? Tabi ki sevgiyi biliyorlardı, daha doğrusu sevginin de özündeki Varlık/Birlik realitesini biliyor, seziyor ve paylaşıyorlardı ve anlatmaya, öğretmeye çalışıyorlardı.
Go to Top of Page

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 26/02/2017 :  13:33:31  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Paranoyaklığımın etkisiyle mi bilmiyorum, şu eleştiriyi duyar gibi oluyorum veya yöneltilebileceğini tahmin ediyorum: Madem birliğe, beraberliğe, sevgiye bu kadar önem veriyorsun, neden sürekli KH aktörlerinin faaliyetlerine dikkat çekiyorsun ve bunun şiddetli eleştirisini/yargılamasını bir amaç haline getiriyorsun?

Dikkat edilecek olursa, aslında bu konuda Laura ve ekibinin tutumlarını örnek alıyorum biraz da. Ama bu eğilimi onlardan almadım, zaten vardı ama onların tutumu da benim için cesaretlendirici oldu.

Madem varoluş sevgiye, birliğe, iyiliğe, güzelliğe dayalı, nasıl oluyor da hayatımızda bu kadar vahşet, bu kadar katliam, bu kadar işkence, bu kadar adaletsizlik var?! Ve neden insanlar yeterince güçlü bir birlik-bütünlük halinde bu aşşağılık faşist şeytani düzeni sürdüren ve tırmandırmaya çalışan aktörlere "Yeter!" demiyor veya diyemiyorlar? Neden insanlar bu lanet olası kabusa bir son veremiyorlar? Esas sorulması gereken bu değil mi?
Go to Top of Page

gerçek tosun paşa


591 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 26/02/2017 :  14:51:46  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bozadi yazın çok güzeldi eline sağlık. Kh faktörlerinden bu kadar bahsetmene gelince ben şahsen bunun doğru motivasyon kaynağı olduğunu düşünüyorum. Dualite her tarafıyla ele alınmadığı sürece denge unsuru hep eksik kalacaktır. Birlik,beraberlik, kolektif bilinç anca yüksek bir algılama kapasitesi ve yüksek benliğe ulaşma isteğiyle gerçekleşebilir. Kısaca özetlemek gerekirse varlık zararı yararı net bir biçimde seçebilip kendini adayabilecek kıvama gelmelidir. Bu kendi içinde çeşitli yollarla yapılabilir ama yetersiz bir kesimle mümkün değil. Dünya insanına egemen olan eğilim ve düşüncelere çok dikkatli göz atmak lazım. Bir çok insan hayatı boyunca neye göz atması gerektiğini fark edemiyor bile sonunca ilizyonun içine öyle bir gömülüyor ki düşünme yeteneğini yitirebiliyor. Bu sadece hayati konfor kaybedilirse dikkat çekisi hale geliyor. Yani parası ve statüsü olan birinin ne kadar salak durumda olursa olsun bunun farkına varması imkansız hale geliyor. Buna global etki- kapitalist düzen vs. diyebiliriz elbette.

"Madem varoluş sevgiye, birliğe, iyiliğe, güzelliğe dayalı, nasıl oluyor da hayatımızda bu kadar vahşet, bu kadar katliam, bu kadar işkence, bu kadar adaletsizlik var?! Ve neden insanlar yeterince güçlü bir birlik-bütünlük halinde bu aşşağılık faşist şeytani düzeni sürdüren ve tırmandırmaya çalışan aktörlere "Yeter!" demiyor veya diyemiyorlar? Neden insanlar bu lanet olası kabusa bir son veremiyorlar? Esas sorulması gereken bu değil mi?" diye yazdığına cevap olarak söylemek istediklerim birinin Yeter diyebilmesinin zorluğunu özetlemek istememdir.

Yeter demek için karşısında olduğunuz şeyleri anlayabilmeniz gerekir. Dünya insanının çok büyük kesmi bu yozlaşma ve yıkımdan zevk alıyor. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığıyla paraya ve işini gördürme mertebesine eriştiği takdirde geri kalan tüm yıkımları unutacak kıvama gelmeye hazır. İslam kültüründen bahsetmişsin ya şu açıkladığım konuya böyle bir örnek vereyim. Güzel müslüman esnaf vatandaşın ağzından delikanlılığın kitabını bırakmayıp her fırsatta müslümanlığını ve namusunu göze sokmasına rağmen, müşterisinin arkasından nasıl geçirdim diye düşünüp cebine parasını koyduktan sonra diline yapışmış tüm erdemlerinin önemsiz kalmasını gösterebiliriz. Burda dikkat çekmek istediğim nokta yüzeysellik. Kimsenin bir konunun içini bilmesini geçtim bilmeye karşı eğilimi bile yok. Yeter! hali bir ihtiyaçtır. Altının dolu olması gerekir. Şuan dünya insanı ihtiyaç olarak parayı ve gelen statüyü görüyor. İylik, barış, birlik olma, tüm din olguları sadece ezberlenmiş bir şiir gibi ağızda dolaşan içi boş kelimeler olarak kalıyor. Böyle bir yozlaşma karşısında kim saf sevgi muhabbetleriyle toz pembe bulutlarda gezinmek istiyorsa gitsin kendi bahçesinde oynasın.

Birde YETER diyebilmek için korku unsurunu yenmek lazım. Kaybedeceği şeyleri kafasında büyüten veya büyümesine neden olunan varlık yeter meter diyemez. Korkuyu yenmek çok zor bir iştir. Bilgi deneyim ve bir çok erdem ister bu da ciddi bir birikim anlamına gelir. Dünyanın neresinde böyle bir ortam mevcut?

Biraz çevremizi gözlemlesek çok ders çıkartmak mümkün aslında.


Çok doğru bir şekilde KH faaliyetleri ve faktörlerini ele alıyorsun. Kh faktörü nedir? Nasıl nüfuz eder? Bunları anlayamadan BH a dair anlaşılabilecek şeyler sürekli eksik kalır. Burası KH gezegeni. En başta medya yoluyla olmak üzere anasının sütünü içer içmez herkes müthiş bir sömürü altına giriyor. Düşünmenin ne olduğunu bilmeyen sadece kendini zeki sanan aptallara dönüştürülüyor. Bunların okumalarını yapabilecek seviyeye gelmeden sevgi pıtırcıklığı yapılmasını biraz aptalın mutluluğu olarak ele alıyorum. Tabi burada herkes aynı eğilim ve istekte olacak diye bir şey yok. Bunlar şahsi fikrim.

Edited by - gerçek tosun paşa on 26/02/2017 14:58:57
Go to Top of Page

bozadi


8596 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 26/02/2017 :  18:35:14  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Yeter demek için karşısında olduğunuz şeyleri anlayabilmeniz gerekir. Dünya insanının çok büyük kesmi bu yozlaşma ve yıkımdan zevk alıyor. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığıyla paraya ve işini gördürme mertebesine eriştiği takdirde geri kalan tüm yıkımları unutacak kıvama gelmeye hazır. İslam kültüründen bahsetmişsin ya şu açıkladığım konuya böyle bir örnek vereyim. Güzel müslüman esnaf vatandaşın ağzından delikanlılığın kitabını bırakmayıp her fırsatta müslümanlığını ve namusunu göze sokmasına rağmen, müşterisinin arkasından nasıl geçirdim diye düşünüp cebine parasını koyduktan sonra diline yapışmış tüm erdemlerinin önemsiz kalmasını gösterebiliriz.
Evet, insanlığın genelinde KH eğilimi, BH eğiliminden daha güçlü ne yazık ki. Pek çok insani mücadeleye rağmen dünyadaki bu kabusun sürdürülebilmesinin başlıca nedeni de bu zaten.

Eklenti:
Yeter! hali bir ihtiyaçtır. Altının dolu olması gerekir. Şuan dünya insanı ihtiyaç olarak parayı ve gelen statüyü görüyor. İylik, barış, birlik olma, tüm din olguları sadece ezberlenmiş bir şiir gibi ağızda dolaşan içi boş kelimeler olarak kalıyor. Böyle bir yozlaşma karşısında kim saf sevgi muhabbetleriyle toz pembe bulutlarda gezinmek istiyorsa gitsin kendi bahçesinde oynasın. (...) Burası KH gezegeni. En başta medya yoluyla olmak üzere anasının sütünü içer içmez herkes müthiş bir sömürü altına giriyor. Düşünmenin ne olduğunu bilmeyen sadece kendini zeki sanan aptallara dönüştürülüyor. Bunların okumalarını yapabilecek seviyeye gelmeden sevgi pıtırcıklığı yapılmasını biraz aptalın mutluluğu olarak ele alıyorum. Tabi burada herkes aynı eğilim ve istekte olacak diye bir şey yok. Bunlar şahsi fikrim.
K'ların ve Laura ve ekibinin "New Age" konusundaki eleştirilerini ve uyarılarını çok güzel örneklemiş, açıklamışsın burada.

Eklenti:
Birde YETER diyebilmek için korku unsurunu yenmek lazım. Kaybedeceği şeyleri kafasında büyüten veya büyümesine neden olunan varlık yeter meter diyemez. Korkuyu yenmek çok zor bir iştir. Bilgi deneyim ve bir çok erdem ister bu da ciddi bir birikim anlamına gelir. Dünyanın neresinde böyle bir ortam mevcut?
Doğru. Ama biz artık insanların genelinin durumundan ziyade şimdi ve burada, kendi aramızda, elimizden geldiğince korkusuzluğun kaynağını araştıracağız ve bulacağız.
Go to Top of Page

bona fide


320 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 26/02/2017 :  20:05:35  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
merhaba bozadi, yavaşca acele etmem gerektiğini anlıyorum kendimede bunu telkin edip duruyorum. fabrika ayarlarıma geri dönmek ve yeniden yapılanma gibi. tesellimde var aslında kolay değil benim için dinlerden azade boş yaşarken daha anlamlı gelen bir bakış açısının içine girmek özümsemek sindirmek. sen ve gerçek tosun paşanında dediği gibi çevrenin kh düşüncesinin hakim olduğu bir alanda sizlerin misyon demeyimde düşüncelerine uygun alan açmak çok zor. teşekkür ederim. var olun.

Edited by - bona fide on 26/02/2017 22:54:30
Go to Top of Page
Sayfa: Toplam Sayfa 3 Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  
Önceki Sayfa
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,22 saniyede oluşturuldu.