Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Kanal Bilgileri
 Kanal Bilgileri
 Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Önceki Sayfa
Yazar  Mesaj Sonraki Konu
Sayfa: Toplam Sayfa 31

Tgur


1025 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 05/11/2018 :  09:33:59  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle

Yine kanal izahı yaparken önüme çıkan cinsellikle ilgili bölümü atlayamadım ,evvelce çok konuşmuştuk ama yeni okuyan dostlar için faydalı olacağı üzerine ve Freudun söylediği gibi "insanlık cinsiyet ve açlık üzerine yaşamı dizayn etmiştir " indirgenmiş insan modelinin izahı üzerine düşünmemizi sağlamak üzere buraya aldım, tabiiki biz bu indirgenme sebebinin KH gurubunun DNA mız üzerine yaptığı eksiltmelerle olduğunu biliyoruz ,her neyse fazla uzatmadan cinsiyete bağlı ve kemikleşmiş bir yaşam modelinin karşısına bu bilgilerle çıkmanın da hem kendim hem de okuyanlar için nasıl antipatik geldiğini de fark etmekteyim..

Kemikleşmiş dedim, gerçekten sex fenomeni özelliğinde fizyoloji ve anatomi ve zihinsel primitif bağlantı yapılmış bir beden ile açlık ve cinsellikten başka bir şey düşündürmeyen illüzyon bütün yaşantımızı kilitlemiş gibi bunun dışına çıkmak şimdilik terk etmek değil de ancak farkındalık yolu için devreye alınan bir çok zihinsel ataklar yapmamıza bağlı.
O zaman bazı şeyleri dönüştürebilecek algı kabiliyetlerine yönelebileceğiz.
---------------------------------------------------------------------
S:(L) "Ultimate Frontier" adlı kitabı yazan adam o bilgileri kanalladı mı veya anlattığı olaylar gerçekten
meydana geldi mi?
C: Evet ve evet.
S:(L) İddia ettiği gibi Davut'un reenkarnasyonu mu?
C: Öyle tercih ediyorsa.
S:(L) Kadınlar hakkında söyledikleriyle ve ruhların yalnızca tek cinsiyette reenkarne olduğuna dair
açıklamalarıyla beni kaybetti. (J) Hayır, öyle değil ve sanırım cinsiyet değiştirme eşcinsellikle de yakından ilgili. (L) Evet. (TR) Ama bence ruhlar belirli bir cinsiyette bedenlenmeye daha eğilimli.
C: Hayır.
S:(L) Sanırım netice itibariyle dengeleniyor.
C: Herşey sadece ders.
S:(J) İnsanın cinsellik durumunun, örneğin eşcinselliğin, bir yaşamdan diğerine geçerken cinsiyet
değiştirilmesiyle ilgisi var mı?
C: Bazen.
S:(L) Tüm cinsel ifade şekilleri arasında, 4'üncü yoğunluğa daha hızlı olarak ilerleme olasılığı en yüksek olanı hangisi?
C: Cinsellikten tamamen uzak oluş.
S:(D) O zaman benim durumum iyi! [Gülüşme] (V) Neden cinsellikten tamamen uzak olmak, açıklayabilir misiniz?
C: Çünkü o zaman fizikselliğe olan arzularınızdan kurtuluyorsunuz.
S:(TR) Yani seks, insanı iyice 3'üncü yoğunluğa cezbeden bir 3'üncü yoğunluk eylemi. (L) Peki ikinci en olası cinsel ifade hangisi? [Gülüşme] (D) Benim durumum hallolduğuna göre şimdi sizin durumunuzu ele alabiliriz! (J) Önem sırasına göre... [Gülüşme]
C: Bir önemi var mı?
S:(D) Laura için önemli, cevap verin lütfen. (L) Sanırım herkesin cinsellikten tamamen uzak olmayı isteyeceği ve tüm fiziksel şeylerden kurtulacağı bir noktaya ulaşması gerekiyor ama şu noktada elimizdeki seçenekler karşıtcinsellik, eşcinsellik, çiftcinsellik ve çokcinsellik. [Gülüşme] (D) Bu cinsellik şekilleri arasında kendi fiziksel bedenlerimizden zevk alma yeteneği de var. Bizim fizik bedenden zevk alma yeteneğimiz var ama onların yok. Ve bir yerde okuduğuma göre bunu kıskanıyorlarmış. (L) Bu doğru mu, bizim fizikselliğimizi kıskandığınız?
C: Hayır. Hiç!
S:(L) Bir yerde okuduğuma göre yüksek ruhsal seviyelerde olduğunda ruhsal birleşmeyi
deneyimleyebiliyorsun ve bu orgazmdan daha iyi. Bu doğru mu?
C: Herhangi bir orgazm türüne neden ihtiyacınız olsun?
S:(L) Orgazm, fizikselliğin mutlak deneyimlerinden biri gibi görünüyor. (TR) Evet, aynen bu, fiziksellik... (L)Fizikselde, 3'üncü yoğunluk dünyasında varolan herşey bir şekilde daha yüksek boyutlardaki deneyimlerin ve varoluş durumlarının bir yansıması değil mi?
C: Sizin deneyimlediğiniz şekliyle 3'üncü yoğunluk, bu yoğunluk içindeki esaretinizi sürdürmek üzere
beslenen bir ilüzyon.
S:(L) Diğer bir deyişle sonsuza kadar sevişen Vişnu ve Şiva örneğinde olduğu gibi varoluştaki dünyaların devamını sağlayan kozmik bir orgazm falan yok?
C: Zırva! [Gülüşme]
S:(L) Doğu dinlerinde öğretilen birşey bu, hatta bu şekilde yaptıkları heykeller var...
C: İlüzyonu sürdürmeye yönelik bir mantıksallaştırma.
S:(L) Yani orgazm deneyimi bir yem, bizi... (D) Kontrol altında tutmak için... (TR) Ve üçüncü seviyede tutmak için... (L) Bu doğru mu?
C: Evet.
S:(L) Başka bir celsede bu konu hakkında sorduğum başka bir soruya dönelim: orgazm anında enerjimize ne oluyor? Bu enerji nereye gidiyor?
C: 4'üncü seviye KH'ye gidiyor.
S:(TR) Bu Kertenkelelerin bizimle beslenmesinin bir ifadesi mi?
C: Oradaki KH varlıkları bu enerjiyi alıyor.
S:(TR) Yani orgazm, 4'üncü yoğunluğun 3'üncü yoğunluktan beslenmesinin 3'üncü yoğunluktaki bir ifadesi,öyle mi?
C: Yöntemlerinden biri.
S:(D) "Pleiades Öğretileri"nde (Bringers of the Dawn) seksten bahsediliyor ve bunun sevginin bir ifadesi
olduğu, seni gerçekten sevmeyen biriyle seks yapmaman gerektiği söyleniyor.
C: İhtiyaç duyulan tek şey sevgi.
S:(L) Eğer iki birey, birbirlerine duydukları yüksek seviyeli sevgiyi fiziksel bir şekilde ifade etmek isteseler, bu enerjiyi 4'üncü seviye KH varlıklarını beslemeden, pozitif bir şekilde yapmaları mümkün mü?
C: Hayır.
S:(L) Yani ne yaparsan yap, ne düşünürsen düşün, bu enerji oraya gidiyor öyle mi?
C: Seks kuvvetli bir fiziksel arzudur.
S:(V) Büyük geçiş geldiği sırada seks yapan veya herhangi cinsel bir ilişkisi olan kişiler bu yüzden geçişi gerçekleştiremeyecek mi? (L) Sanmam... (V) Bunu öğrenmek istiyorum. Bu doğru mu?
C: Hayır. İncil'inizde "Bin Yıl" olarak bahsedilen şey, geçişin 3'üncü yoğunluk yorumudur.
S:(L) Yani bir anlamda 4'üncü yoğunlukta bin yıl boyunca fiziksel varlıklar olarak yaşayacağız. Geçiş bu süre içinde gerçekleşecek ve bu süre bittiğinde fiziğe olan iştahımızı geride bırakmış olacağız, öyle mi?
C: Yakın. Bazıları 4'üncü yoğunluğa hemen geçecek, bazılarının ise biraz daha "zamana" ihtiyacı olacak.
S:(T) Yani 4'üncü yoğunluğa geçtiğimizde ve hala fizikselken, ihtiyaç duyduğumuz besinleri yine 3'üncü
yoğunluktan mı edineceğiz?
C: Kısmen.
S:(D) Tamamen BH olsak bile mi?
C: Tamamen BH iseniz fiziksel besine ihtiyacınız olmaz.

S:(D) O zaman nasıl enerji alırız... Birbirimizden. Başkalarına hizmet ediyor oluruz. (L) BH böyle çoğalıp büyüyor... KH parçalıyor ve parçalanıyor ve giderek küçülüyor... (J) Uyguladıkları parçalamalar, yasa gereği onlara dönüyor. (D) Kendi enerjimizi başkalarına verirken biz de başkalarının enerjisini alabilecek miyiz?
C: Evet.
-------------------------------------------------------------------------
Lauranın takip ettiği bir kanal sunucusunun kitaplarındaki bölümler hakkında K.lara sorular sorulduğunda genelde "kısmen doğru" cevabı veriyorlar ama sonuçta konuya fazla dalmamasını tavsiye edip aşağıdaki mesajı veriyorlar, cevap çarpıcı ve kişinin kendinden başka hiç bir yardıma ihtiyacı olmadığı vurgulanıyor,
------------------------------------------------------------------------------
S:(L) Kastettiğiniz şeyi pek anlayamadım. Sanırım bu makalenin söylediği şey şu: insanları kaçıran dünyadışı varlıklar bizim evrimimizi sürdürmemize yardım etmek için buradalar ve buna engel olan tek şey ise onları negatif olarak algılamamıza neden olan karanlık ve kirli bilinçdışı zihinlerimiz.
C: Yanlış, evriminizi sürdürmek için "yardıma" ihtiyacınız yok, hiçbir şeyin de yok.
--------------------------------------------------------------------------------
Kanallamanın gurup içinde yetişip gurupça veya bireysel olarak sorular sorup tartışma yoluyla her kese açık bir hal olduğunu anlatan bölüm,
---------------------------------------------------------------------------------------
S:(L) Genel olarak bizimle ilgili vereceğiniz bir bilgi var mı?
C: Dinleyin: şimdi, herkesin dışarıdan ziyade kendi içini araştırarak daha fazla bilgi öğrenebileceği bir
noktadasınız. Bir veya ikiniz bu işte oldukça yetenekli. Bu yolla evrensel gerçeklere doğrudan
erişebilirsiniz. Uygun şekilde yapıldığında bu yöntemde bilgilerin bozulma olasılığı daha düşüktür. Anlıyor
musunuz?
S:(L) Doğrudan bir kanallama yöntemi kullanmaya başlamamızı mı istiyorsunuz? (DM) Aramızdan birini bir ses olarak kullanmamızı mı istiyorsunuz?
C: Hepiniz.
S:(DM) Eşzamanlı olarak mı yani?
C: Nasıl isterseniz.
S:(L) Yani örneğin bir grup olarak toplanıp birlikte meditasyon yapmamızı mı istiyorsunuz?
C: Kendinize sorular sorun ve yanıt alın.
S:(L) Diğer bir deyişle hipnoz yok, sadece oturup tartışalım ve birbirimize sorular sorarak grubun
enerjilerinin etkileşmesini mi sağlayalım?
C: Veya aynı zamanda tek başınıza. Sonra da bir araya gelip öğrendiklerinizi paylaşın. Bu zaten çok yapılıyor.
S:(L) Yani aramızda tartışalım ve kendimize sorular soralım. Artık tablayı kullanmayalım mı?
C: Hayır, tabii ki bunu kastetmiyoruz!!
S:(DM) Anlamıyorum. (SV) Ben anladım; öğrenmemiz gerekenleri kendimiz öğrenmemiz ve doğru yol
üzerinde olduğumuzdan emin olmak için bazı şeyleri kontrol etmemiz gerekiyor.
C: Kanal açın, bir veya ikiniz zaten açık.
S:(L) Gruptaki bir veya iki birey zaten açık mı?
C: Evet.
S:(DM) Kim?
C: Açık.
S:(L) Bunu söylemezler. (F) Tüm yapmanız gereken soruları sormak, yanıtlar gelecektir. Ben bunu hep
yapıyorum, beş-altı yaşımdan beri. (DM) Ben de bunu yapmaya başladım. Daha sorular sorulmadan
yanıtları duymaya başladım. Bu tablada çok oluyor ama benim söylediğim şey ise yanıtın kendi başına
kanallama yapmak olduğu. (L) Bozucu etkiler için birşeyler yapmamız gerekmiyor mu?
C: Grup içinde değil.
S:(L) Yani bu noktada bireysel ve grup olarak yeterince konsantre olduk mu?
C: Evet. Bu süreçte belirli bir ölçüde yardım edeceğiz.
S:(L) Grup büyüdükçe gruba katılan kişilere de aynı şekilde yardım edilecek, doğru mu?
C: Belirli bir ölçüde.
S:(DM) Katılacak kişileri tek tek kontrol etmek için epeyce düşünmek zorunda kalacağız...
C: Hayır.
S:(L) Sanırım bizim durumumuzu kavrayanlar ya kalmaya, ya da gitmeye karar verecekler...
C: Evet.
S:(L) Daha önceki katılımcılardan artık gelmeyen iki kişi hakkında bir soru sormak istiyorum... Violette'nin
artık gelmeyebileceği yönünde güçlü bir hissim var...
C: Açık.
S:(L) Scarlett'in Kertiş kontrolünden kurtulma olasılığı olduğunu sanmıyorum, doğru mu?
C: Açık.
---------------------------------------------------------------------------
K. açılan kanalın uyumlanması ve DNA eksiltmeleri ile ilgili,
------------------------------------------------------------------------------
S:(L) Oradaki insanların hepsi açık fikirlilik konusunda sorunlu. Metafizik insanlarıyla neredeyse hiç anlaşamıyoruz çünkü genellikle kapalı tutucu oluyorlar. (F) "New Age"cilerden daha dengeli
görünüyorlardı. (J) Grubun burada olduğu birkaç hafta önceki celsede neden o kadar interferans vardı ve
bugün neden yoktu?
C: Kanal uyumlanıyor.
S:(T) Ayrıca daha büyük bir insan kitlesiyle celse yapma konusunda iyi bir pratik oldu.
C: Artan açıklığı fark ettiniz mi?
S:(L) Evet, farkettik. Bunun nedeni neydi?
C: Uyumlanma interferansı azaltıyor.
S:(T) G--- ve diğerleri buradayken, ilk defa o kadar çok insanla celse yapmıştık ve herkes kanala enerji
aktarıyordu ve böylece kanal genişledi. (J) Doğru tutuma sahip ne kadar çok insan gelirse o kadar çok
uyumlanacak.
C: Hayır, olayların doğal akışıyla ilgili.
S:(L) Sanırım bugün insanlara neler olduğunu gayet net bir şekilde açıkladık, ölçütleri koyduk, ve insanlara
ne tür soruları kabul edebileceğimizi ifade ettik ve böylece bir koruma sağlamış olduk, doğru mu?
C: Evet.
S:(L) A---, insanların esas olarak kaç kromozoma sahip olduğunu sormamızı istedi.
C: 135 çift.
S:(T) Şimdi 23 çiftimiz var. Epeyce kromozom kaybetmişiz demek. (L) Çok! (T) Kaybettiklerimizi geri alacak mıyız?
C: Bekleyin ve görün.
--------------------------------------------------------------------
Bilgiyle hele ruhsal bilgilerle gelişmekte olan kişiler çeşitli saldırıların içinde olabilir ,bu saldırı tipleri kişiye göre değişebilir ,mesela bilgiye ulaşmak için yapılan çabalar baltalanabilir, basitçe ,ilgilendiğiniz bilgilere ulaşmaya yöneldiğinizde bir çok engel çıkar elektrik kesilir,PC bozulur ,en yakınınızdaki gel dışarı çıkıp hava alalım der ,v.s. zihninizde mevcut korkulara ilaveler olur yani daha fazla korkarsınız ,vaz geçmeye yönelirsiniz "sana bu kadar bilgi yeter bırak bu uğraşıyı "denir ,bunların hepsi birer saldırı olarak nitelendirilebilinir işte bu tip durumlardan korunmak için yapılacak olan tekrar bilgiye sarılmak ve bundan vaz geçmemektir ,zira bilgi en iyi kalkandır,
Bu vurgulanıyor,
----------------------------------------------------------------------
S: (L) Geçen gece Frank olmadan çalışma yapıyorduk. Frank'in devletle ilgili bir tehlike altında olduğuna
işaret eden bilgiler aldık. Bu doğru mu veya doğru muydu?
C: Kısmen.
S: (L) Bu tehlikenin kaynağı nedir?
C: Kaynak mı?
S: (L) Yani IRS mi, FBI mı, CIA mi, veya ne?
C: Başlangıcı bu şekilde değil.
S: (L) Fiziksel bir tehlike mi, yoksa taciz edilme tehlikesi mi?
C: Kendini yok etmeye yönelik zihinsel saldırı.
S: (L) Bu tür saldırılara karşı korunmak için yapılabilecek herhangi birşey var mı?
C: Evet.
S: (L) Korunmak için ne yapılabilir?
C: Düzenli bilgi girişi.
S: (L) Ne tür bilgiler? Kanal bilgileri, kitaplar, videolar... ne?
C: Hepsi ve diğer.
S: (L) Belirli bir diğer tür mü?
C: Bilgi paylaşımı. Şimdi, uyarı!!! Diğerleri de yakında aynı tür saldırılarda büyük bir artış deneyimleyecek.İkiniz geçmişte benzer nedenlerden bu tür deneyimler yaşadınız, ama şimdi hep birlikte çalışıyor olmanız sizi farklı bir kategoriye koyuyor!! Unutmayın, tüm kanallar ve benzer yapıdaki kişiler tanımlanır, izlenir ve "ilgilenilir".
---------------------------------------------------------------
"Kendi kanalına ulaş" ,bu K. cevabı gerekirse herkesin kendi kanalı olabileceği gerçeğini belirtiyor ,kişi bunun farkına varabilir veya varamaz,farkına vardığı takdirde nasıl hareket edeceği konusunda epeyi bilgi yükledik yüklendik,
Bir başka cepheden olaya bakarsak bu kanal işi içgüdü diye adlandırdığımızla da bağdaşabilir,her insan evrene doğru bilgi genişliğine erişmişse yani bulunduğu kabın dışına çıkabilecek bilince erişmişse soru sorabilir ve cevaplarını alabilir,önemli olan bu aldığı cevapları akıl ve öz süzgeçlerindn geçirebilmelidir yalnız bu konuda akıl sadece bu dünyaya bakan özellikte ise yani dünyasal mantıkla kilitli ise aldığı cevap egosal çamura bulaşabilir ,bunu da göz önünde bulundurmak lazım,
------------------------------------------------------------------
S: ... (L) 7'nci seviyeyi matematiksel bir sembol olarak ifade etmek için ne kullanabiliriz?
C: Bunu deneyin: [yan yatmış sekiz rakamı çiziliyor]
S: (L) Big beng veya kitlesel dağılımı temsil eden matematiksel işlem ne olurdu? Artı, eksi, çarpı veya bölü?
C: Hayır.
S: (L) Hiçbiri mi?
C: Yakın.
S: (L) Hangi matematik işlemi bunu temsil ederdi?
C: Henüz keşfetmediniz.
S: (L) Big Beng noktasında ne tür bir matematiksel işlem gerçekleşiyor?
C: Sürekli bir döngü.
S: (L) Yedinci yoğunluktan sonra döngü yediden altıya mı devam ediyor, yoksa yediden bire mi?
C: İkisi de değil.
S: (L) Yedinciden aynı anda tüm yoğunluklara mı?
C: Yakın.
S: (L) Bu matematiksel olarak ifade edilebilir mi?
C: Belki. Kendi kanalına eriş.
S: (L) Kendi kanalım nedir?
C: Biliyorsun.
S: (L) Kanalımın siz olduğunuzu sanıyordum.
C: Biz grup kanalıyız.
S: (L) Kendi kanalıma nasıl erişebilirim?
C: Bunu pek çok kez yaptın.
S: (L) Roger Santilli'yi konuk ettiğimiz gecenin sabahı yaptığım şey bu muydu?
C: Evet.
S: (L) Çekimin zaman olduğunu söylediğimde haklı mıyım?
C: Yakın.
S: (L) Yani üçüncü yoğunluk bilinç ilüzyonu sınırlandırmasının meydana getirdiği zaman algısı.
C: Daha yakın.
S: (L) Bu matematiksel olarak ifade edilebilir mi?
C: Bunu yap!
S: (L) F--- bana bu konuda yardım et! (F) Yardım edemem. Ormana öyle bir girdin ki, seni nasıl
bulabileceğimi bilmiyorum. Bunu yapabileceğini söylediler. Bu senin alanın. Bunu yapmanı söylediler. Ne istiyorsun, bir kestirme mi? (L) Formülü istiyorum! (SV) Peki ya keşif heyecanı? (L) Peki ya yenilginin ızdırabı? (SV) Yenilginin ızdırabı... (L) Tüm gün alışveriş yaptıktan sonra hissettiğin şey! [Gülüşme] (L) Bu formülü yapmayı çok istiyorum ama yapabileceğimi sanmıyorum! (F) Elbette yapabilirsin! (SV) Soruyu düşünebiliyorsan cevaba erişebilirsin.
----------------------------------------------------------------
Sık sık değindiğimiz kanala etki edebilecek faktörleri yineleyen ve üzerinde çokca durduğumuz katılımcıların ön yargılarının sağlam zannedilen bu kanala bile olumsuz etkileyebileceğini belirten bir bölüm,
----------------------------------------------------------------
S: (L) JR beni konuklara "şov yapmakla" suçladığında kendimi çok garip hissettim ve sonra kanal da aynı
tutumu gösterdi. Neler oluyor burada?
C: Eğer üçüncü seviye kanal katılımcılarından herhangi biri veya birileri güçlü bir önyargı gösterirse, bu
durum mesaj alınırken mesajda değişiklikler meydana gelmesine neden olabilir.
S: (L) Kanalın gösterdiğini sandığım tutum JR'nin hisleri olmalı. Fakat onun fark etmediği şey de şu ki,
hepimizin konuklara iyi bir görüntü sunmamız ve yaptığımız şeyin bilinçli ve profesyonel bir şekilde
yapıldığını görmeleri hepimiz için önemli birşey. Times gazetesinde haber dizisi olmayı isteyen ben
değildim ama yapmam gerekenleri yaptım ve bu iş için çok uzun bir süredir çalışıyorum. Başka kimse
katılma isteği göstermek istemezken, F--- ve ben neredeyse dört yıldır kendimizi bu işe adıyoruz ve yolu
açmaya çabalıyoruz. Üstelik bunun öncesinde yaklaşık 20 yıl boyunca büyük bir arayış içinde geçirdiğim
süreyi hesaba katmıyorum. Bir sabah kalkıp "Sanırım bugün Kasyopyalıları kanallayacağız; bunun
hakkında haber yapması için gidip bir Times muhabiri bulalım." diye gelişmedi bu süreç. O soruları
hazırlamak için de bir sürü vakit harcadım ve önyargı etkisindeki kanal, geçmişte sorduğumuz pek çok
soruya benzer nitelikteki soruları bile yanıtlamak istemedi -- yani bu önyargı özellikle beni hedef aldı gibi
görünüyor.
C: Evet.
S: (L) Peki eğer insanlar bu kadar kolay bir şekilde önyargıya ve duygusal düşünmeye takılıp kalıyorsa, bu da bir psişik saldırı sayılmaz mı?
C: Psişik saldırıların sonucu. Geçici nitelikte olabilecek durumlara dayalı olarak acele hamleler yapmamaya
dikkat et.
S: (L) Hepimizin saldırı altında olduğunu hissediyorum...
C: Saldırının kaynağı TR ve JR değil.
S: (L) Tüm celse mahvolmuş görünüyor. Gökteki ışıklarla ilgili yanıt bariz şekilde yanlış görünüyor. Kanalın uyumlandığını ve bozulamayacağını söylemiştiniz ama bariz yanlış yanıtlar verildi. Saldırının TR ve JR ve yaşadıkları duygusal karmaşa "üzerinden" yapıldığını söylüyorsunuz sanırım, doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Ve gökteki ışıklarla ilgili yanıt da... Mars şu anda Jüpiter'den 120 derece uzaklıkta... Tom ve Cherie'ye verilen yanıtlar, bahsettiğiniz bu "önyargının" tesiri altındaydı belki de... Tom ve Cherie üzgündüler, ve ben de üzüldüm... Tüm olay çok üzücüydü! Yardıma ihtiyacım var!
C: Sabır faydalı olur!
S: (L) Şu anda F--- ve benim, bozulma meydana getiren herhangi güçlü bir önyargımız var mı?
C: Hayır.
S: (L) Peki Tom ve Cherie'nin makalesi?
C: 20-30 ay.
S: (L) Times'ın devredilmesi?
C: Nihayetinde olacak.
S: (L) Çok yakında mı?
C: "Çok yakın"ı tanımla.
S: (L) Oniki ay içinde?
C: Muhtemel değil, ama o da bir olasılık.
S: (L) TR ve JR üzerindeki saldırının kaynağı nedir? Eğer duygusal olarak saldırı altındalarsa, onların varlığında bu soruya kesin bir yanıt alabileceğimizi sanmıyorum...
C: Kertenkeleler.
S: (L) Tom'un dedesinin saati hakkındaki bilgiler?
C: Açık. Eğer ilgileniyorsa yeni bir celse öneriyoruz.
S: (L) O celseyle ilgili herşey ağzımda kötü bir tat bıraktı. V--- kısa süre içinde tekrar gruba katılmak istiyor.Bunda bir sorun var mı?
C: Size bağlı.
S: (L) V---'nin, bilgileri sınırlandırabilecek pek çok "önyargısı" var. Bu doğru mu?
C: Belki.
S: (L) Biliyorsunuz ki Frank ve benim bu kadar uzun süredir, büyük uğraşlar vererek elde ettiğimiz şeyi
korumaya çalışıyorum...
C: Elbette.
S: (L) Ve bilgilerin sağlamlığını ve saygınlığını korumaya çalışıyorum. Bir gazete muhabirini buraya davet
ediyoruz ve biri gelip tüm celseyi tavır ve önyargılarıyla mahvedebiliyor, kaynağı ne olursa olsun.
Anlatmak istediğimi anlayabiliyor musunuz?
C: Evet. Tom ve Cherie'nin daha küçük bir celseye katılmasını öneriyoruz.
S: (L) Peki ben ne yapacağım?
C: İçgüdülerini takip et. Ama sabırlı olmanı çok büyük bir önemle tavsiye ediyoruz, yoksa saldırı başarılı
olur!!!!!
S: (L) Yani tüm bunlar grubu parçalamak için çok incelikli ve örgütlü bir çaba mı?
C: Evet.
S: (L) Saldırı sendromu olmasa bile, hepimizin çok güçlü kişilikleri var ve burada sürekli kontrol konusu da
gündeme geliyor.
C: Saldırının parçası!
S: (L) Bu saldırı daha ne kadar devam edecek?
C: Açık. Öğrenme döngüsünün uzunluğuna göre değişir.
S: (L) Celseleri geçici olarak askıya alsak daha mı iyi olur?
C: Size bağlı.
S: (L) Yoksa celseleri askıya almazsak saldırı daha mı çabuk sona erer?
C: Belki.
S: (L) Eğer celseleri askıya alırsak, saldırının sona ermesine faydası olur mu?
C: Daha az olası.
S: (L) Tamam, ipucu bu. Celselere devam edeceğiz.
C: Evet. İyi geceler.
--------------------------------------------------------------
Sonra devam etmek üzere..

Go to Top of Page

Tgur


1025 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 10/11/2018 :  09:40:30  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Frankın ouja tablası haricinde medyumik kanal olarak kullanılan celseler de değişik lezzette oluyor cevaplar daha değişik ve geniş ancak onun da başka tehlikeleri zorlukları olduğunu da hatırlayınız tahmin ederim kişisel karışma veya müdahele edilebilen durumlara açık,

Bu bölümde ilginç kısımlar var,
--------------------------------------------------------------------
S: (L) Peki, başka bir konuya geçelim; ön-kodlanmış bilgi sinyalleri nasıl gönderiliyor?
C: Sorunu açıklar mısın?
S: (L) Bu son konudan önce ses dalgası odaklamasıyla mesajların gönderilebildiğinden bahsediyorduk.
C: Hayır, ses dalgası odaklaması, hisler, duygular vb'ni değiştirmek amacıyla beden ve beyin kimyasının
değiştirilmesi için tasarlanır ve bu, zihinsel düşünce kalıplarının değiştirilmesine neden olabilir. Fakat
mesajlar yüksek frekanslı ses dalgalarıyla gönderilmez.
S: (L) Nasıl gönderilirler?
C: Mesajlar, Serbest Biçimsel Görüntüleme denen bir yöntemle gönderilir.
S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: Düşünce transferi anlamına geliyor.
S: (L) Peki bu nasıl yapılıyor? Hangi sıklıkla yapılıyor?
C: Yanlış kavram. Bu konuda "sıklık" gibi bir faktör yok. Yine ne yazık ki anlamadığınız bir yöntem söz
konusu. Fakat, tüm sorulara yanıt aradığınız için, bunu açıklamanın tek olası yolu şunu söylemek: bir
boyutta oluşturulan bir düşünce diğer bir boyuta, yani sizin boyutunuza gönderiliyor.
S: (L) Tamam. Belirli bir hedefe gönderilebiliyor mu?
C: Kesinlikle.
S: (L) Diğer boyuttaki varlıkların ruhlarımızı kaçırma veya bedenimizden zorla çıkarma yeteneğine sahip olduğunu söylüyorsunuz, peki ölüm sürecinde bedenden ayrılarak beşinci yoğunluğa giden ruh özümüzü manipüle etme yeteneğine de sahipler mi?
C: Hayır.
S: (L) Bu yeteneğe sahip değiler mi?
C: Hayır, fiziksel bedeninizin fonksiyonunun sona ermesi ve beşinci yoğunluğa girme süreci tek, yalnızca tek bir bir yolla gerçekleştirilir: özel olarak üçüncü yoğunluk ile beşinci yoğunluk arasında transfer amacıyla açılan bir kanaldan geçerek. Sizin terminolojizde gümüş kordon olarak tanımlanan şey, bu geçiş kanalına ihtiyaç duyulduğunda açılan kapalı bir hat gibidir. Bu oldukça kaba bir benzetmedir, fakat bunu tanımlamanın tek yoludur. Yani fiziksel beden sona erdiğinde, bu hat açılmakta ve ruhun doğal bir şekilde geçtiği bir kanal oluşturmaktadır. Fakat bu kanalın özelliklerinden biri şudur ki, hiçbir yoğunluk seviyesinden hiçbir güç bu kanalı kesinlikle delemez. Dolayısıyla, üçüncü yoğunluktan beşinci yoğunluğa transfer sürecindeki ruhlara hiçbir şekilde müdahale edilemez. Fiziksel bedendeki ruh uzantısının beşinci yoğunlukla her zaman bir bağlantısının olduğunun ve bunun "gümüş kordon" denen şey aracılığıyla olduğunun da belirtilmesi gerekir. Bu bağlantı, üçüncü yoğunluk ruhların beşinci yoğunluğa geçiş kanalı olarak her zaman mevcuttur. İhtiyaç duyulduğunda anında açılabilir. Açıldığında bir geçiş kanalı haline gelir. Ruh bu kanaldan geçer. Ve hiçbirşeyin müdahalesine maruz değildir. Bu bilinçli bir tasarım değildir;ikinci yoğunluk seviyesindeki, kendi bilinçli düşünce süreçleriyle kendilerini koruma yeteneğine sahip olmayan yaratıkların koruma mekanizmaları olarak tanımlanabilecek şeye benzer doğal bir süreçtir.
Örneğin kaplumbağa, onu koruyan bir kabuk içindedir. Kabuk kamplumbağayı doğa koşullarına karşı
korur. Gümüş kordon aracılığıyla beşinci yoğunlukla olan bağlantı buna benzetilebilir. Gümüş kordonun
açılmasıyla oluşan kanaldan geçen ruha müdahale edilemez. Anlıyor musunuz?
S: (L) Evet, fakat neden bu kadar çok sayıda ruh bedenlerini terk ederken bu kanaldan geçmek yerine
dünyada kalıyorlar ve diğer bedenlere ilişiyorlar? Bunun nedeni nedir?
C: Bu karmaşık bir soru, fakat en iyi yanıt, bunun üçüncü yoğunluk düzleminden ayrılmak istemeyen ruhların seçimiyle ilgili olduğudur. Bunu yapmanın tek olası yolu, fonksiyonu sona ermiş olan bedenden ayrılmış olmak, fakat halen üçüncü yoğunluk düzlemi içinde olmaktır, ki bu doğal değildir fakat yine de
olabilmektedir. Sizin kaynaklarınızda hakkında çeşitli yanlış tanımlamalar bulunan bu tür durumlarda,
gümüş kordon hala ruha ilişiktir fakat kanaldan ziyade bir kordon olarak durmaktadır. Ruh hala gümüş
kordona bağlıdır fakat işlevi biten bedenden ayrılmıştır. Bunun sonucu, bir üçüncü yoğunluk beden birimi içinde olmaksızın üçüncü yoğunluk ortamının bilinçli bir şekilde farkında olmaya çok benzer bir
durumdur. Anlıyor musunuz?
S: (L) Evet. Peki...
C: Ve ayrıca şunun da farkında olun ki, ruh fiziksel beden sınırlandırmalarından bir kez ayrıldığında, hala üçüncü yoğunluk düzleminde olsa bile zaman geçişi ilüzyonu ortadan kalkar. Dolayısıyla o ruh, herhangi bir zaman geçişi algılamaz. Bunu belirtmemizin tek amacı, bunun ne gibi anlamlara gelebileceği üzerinde düşünmenizdir.
------------------------------------------------------------
Yine kanalın çeşitli nedenlerle ısınması ,KH a yönelmesi veya tatminkar olup olmaması sebepleri üzerine adeta analizsel bir bölüm,
---------------------------------------------------------------
S: (L) Tamam, SV ve ben tüm geçmiş ceslelerimiz üzerinde bir araştırma yaptık ve diğer insanlar celselere düzenli olarak gelmeye başladıktan sonra bu kaynaktan alınan "size bağlı, açık, belki, yakın" ve buna benzer yanıtların sayısının arttığını, hatta ikiye katlandığını gördük. Daha önceden verilen türde bilgilerin seviyesinde ve türünde büyük bir azalma gerçekleştiğini gördük. Bunun nedeniyle ilgili birşey söyleyebilir misiniz?
C: Buna verebileceğimiz en iyi yanıt şu: herhangi bir olağan kanallamama celsesine katılan bireylerin sayısı arttıkça, elbette zihinsel enerjiler ve düşünce dalgaları da daha fazla çatışan yapıda oluyor ve tabii ki gözlemciler için gereksiz olan çatışmalardan sakınmak için yanıtların da dikkatli bir şekilde verilmesi
gerekiyor. Dolayısıyla bazı doğru yanıtların yanıtı alanlar için ağır sıkıntıya neden olabileceği hissedildiğinde veya bilindiğinde, bazı soruların yanıtsız bırakılması daha iyidir. Bu nedenle, bazen
soruların ya geçilmesi gerekir ya da her bir bireyin ilgili sorulara kendilerine en uygun gördükleri yanıtları vermesi gerekir.
S: (L) Yani buna göre bilgi almaya en elverişli durumu oluşturmak için mevcut bireylerin sayısını azlatmak ve böylece çatışan düşünce kalıbı miktarını sınırlandırmak gerekiyor.
C: Olası bakış açılarından biri.
S: (L) Bilgi almak mutlak bir açıklık durumu mu gerektiriyor?
C: Hayır, gerektirmiyor ama kesintisiz bir akışla mutlak bilgi almak için öyle bir durum gerekir. Fakat bu tür durumlar üçüncü yoğunlukta çok nadirdir.
S: (L) Bana öyle göründü ki, bilgi aldığımız yaklaşık ilk altı ayda bilgiler ve yanıtlar çok daha açıktı. Öyle görünüyor ki, soru sorduğumda soruyorum çünkü cevabın şekli ile ilgili bir beklenti içinde olmaksızın verilecek yanıtı gerçekten duymak istiyorum. Bu hayatımda yaptığım çok sayıdaki çalışmalardan şunu anlıyorum ki, yanıtları anlayabilecek durumda değildim ve susup dinlemeye hazırdım. Diğer insanlar soru sorduğunda, görünüşe göre çoğu zaman sadece kendi zihinlerinde zaten oluşturmuş oldukları yanıtları doğrulamak için soruyorlar.
C: Bu senin bakış açınla doğru bir algı, fakat tanımladığın bu önyargı, çeşitli soru ve yanıt fırsatlarında
üçüncü yoğunluktaki tüm herkesin o ya da bu seviyede suçlanabileceği birşey. Eğer yanıtları daha
derinlemesine incelersen, daha az insanın mevcut olduğu celselerde bile bilgi dağıtımına yönelik açıkık
veya istekliliğin derecelerinin değişkenlik gösterdiğini görürsün.
S: (L) Doğru. Önyargıların miktarını sürekli azaltmaya, bilgiyi duymaya istekliliği arttırmaya ve yanıtın ne olacağı ile ilgili önyargılı kavramları bırakmaya çalışacağım. İlk aşamalarda elbette gelen yanıt türlerini ve ölçütleri test ediyor ve inceliyordum ve sanırım ilginç bir şekilde, uyguladığım az ya da çok katı test etme sürecine rağmen, daha çok kişinin olduğu sonraki celselerle karşılaştırıldığında ilk celselerde daha iyi ve daha tam yanıtlar verildi.
C: Mümkün.
S: (L) Bunun sebebi ne olabilir?
C: Bunu önceki yanıtta tanımladık. Katılımcıların sayısı arttıkça, açıktır ki önyargı fırsatları da artmaktadır.
----------------------------------------------------------------
Maruz kaldığımız bilgilenme yolunda giderken önümüze çıkan bloklar ve onları aşmanın yolları ile ilgili,
--------------------------------------------------------------------
S: (L) Herşeye para gerekiyor!
C: İşte yine önyargı giriyor. Bu alanda öğrenmen, düşünmen, derin gözlem yapman için pek çok düşünce
besini verdik.
S: (L) İnsan endişeli olduğunda bunu yapmak çok zor.
C: Bu ilginç. Bir sonraki yemek öğünü konusunda endişeli olduğunda meditasyon yapamıyor veya
düşünemiyorsun. O halde tahmin ediyorum ki, üçüncü yoğunluktaki hiç kimse bir sonraki yemekte ne
yiyeceği konusunda endişelenirken düşünenemiş veya meditasyon yapamamış. Hmmmmmm.

S: (L) Sorun şu ki, sürekli endişe durumu, her gün başka bir kriz yaşamak insanı sonunda yıpratıyor ve insan artık başka herhangi bir konu üzerinde odaklanamıyor.
C: Belki kişi diğer konular üzerinde odaklanarak krizleri çözebilir. Görüyor musun, akışı sınırlandırdığın
zaman, kanalı sınırlandırıyorsun. Ve kanalı sınırlandırdığında, olasılıkların önünü kapatıyorsun. Ve orada olanı görmek çok zor, hatta imkansız hale geliyor. Bu yüzden tüm ritüelleri bırakmanız gerektiği
konusunda uyardık. Çünkü ritüel akışı sınırlandırıyor, dolayısıyla da olasılıkları sınırlandırıyor. Senin
tanımladığın şey de, sizin deyişinizle ekonomik sıkıntı ve büyük ölçekli finansal baskılar ve bunlar sizi
sınırlandırıyor. Fakat aslında sınırlandırıcı olan bu durum üzerinde yoğunlaşmandır, durumun kendisi
değil. Ve şunun farkına varıyoruz ki, ilgi enerjini odaklamakta ve kanalın akışını açmakta zorlanıyorsun.
Fakat bu kesinlikle imkansız değildir. Özellikle senin kadar güçlü bir insan için. Önemli olan neyi
seçtiğindir, ne yapmak ZORUNDA olduğun değil. Önemli olan ne yapmayı SEÇTİĞİN.
S: (L) Yani bu durumun bir saldırının sonucu değil, kendi sınırlandırmamın bir sonucu olduğunu mu
söylüyorsunuz?
C: Hayır, durum herhangi birşeyin ve herhangi sayıda şeyin bir sonucu olabilir. Fakat çözüm aramak üzere kanalları açmak yerine sorun üzerinde odaklanman, çözüm iradesini engelleyebilir. Ekonomik durumunun tek sorumlusunun sadece kendin olduğunu söylemedik, sadece sorunun çözümünün engellenmesinin parçalarından biri olabileceğini söyledik, hepsi bu.
-------------------------------------------------------------
Vedalarla ve mantra ile ilgili
------------------------------------------------------------------

S: (L) İlk sorum şu: Veda'ların kaynağı nedir? Hindu felsefe sisteminin?
C: Birden fazla kaynak.
S: (L) Genel kaynak nedir, pozitif mi, yoksa...
C: Çok belirsiz bir soru.
S: (L) Yüzyıllar boyunca bunları bir araya getiren bir grubun ürünü mü, kanallanmış bilgi mi, veya...
C: Meditasyon yoluyla ortaya kondular.
S: (L) Bu bilgileri ortaya koyan insanlar hangi ırktandı?
C: Kafkas. [ç.n.: "Kafkas" terimi, genel anlamda "Beyaz ırk" veya belki özel olarak "Ari ırkı" anlamında
kullanılıyor olabilir. Ari'lerin Kafkaslarda ortaya çıkıp yayıldığı görüşüne dayalı olarak.]
S: (L) Veda'lar hangi zaman diliminde alındı?
C: Çeşitli bilgi parçacıkları daha sonra bu şekilde etiketlenen paketler halinde düzenlendi.
S: (L) Meditasyonla ulaşılan bu bilgilerin kaynağı neydi?
C: Bilinçaltı zihin.
S: (L) Veda bilgilerinin herhangi bir kısmı insanlara dünyadışı varlıklar tarafından mı verildi?
C: Sizin tanımlayacağınız şekliyle hayır.
S: (L) Bu bilgiler hangi tür varlıklardan veya hangi yoğunluk seviyesinden geldi?
C: Üçüncü.
S: (L) Bunun hakkında genel olarak söyleyebileceğiniz başka birşey var mı?
C: Sorarsanız.
S: (L) Veda'larda verilen bilgilerin doğruluk yüzdesi nedir? Genel?
C: Hangi seviyede doğru?
S: (L) Üçüncü yoğunluk.
C: Hangi ölçekte veya hangi biçimle doğru?
S: (L) Genel anlamda, kişinin yaşadığı ve evreni algıladığı biçim anlamında.
C: Bu yanıtlaması son derece zor bir soru, çünkü evreni algılama ve kişinin hayatını yaşaması gibi şeyleri belirlemede doğruluk tamamen yoruma açıktır. Herhangi biri verilen bilgiye uygunluk gösteren bir paralel evrene referansta bulunarak doğruluğa karar verebilir. Ve daha önce belirttiğimiz gibi, düşünce enerjisiyle paralel evrenler yaratmak mümkündür ve doğal bir şekilde yaratıldığında, bu paralel evrenler onlara verilmiş anlamla uygunluk gösterir.
S: (L) Mantra'ların kullanımından elde edilebilecek herhangi bir fayda var mı?
C: Özellikle zihin bu faydanın olduğunu söylediğinde. Hatırlayın, gerçekliği ve fizikselliği değiştirmek için gerekli gücün çoğu zihnin inanç merkezinde bulunur. Bu, fizikselliğin artık bir hapishane değil, istediğiniz gibi değiştirebildiğiniz için eviniz gibi olduğu 4'üncü yoğunluk gerçekliğine ulaştığınızda daha yakından anlayacağınız birşeydir. Mevcut durumunuzda, gerçekliğin sonlu olduğuna dair bir inançsal yanlış yorumlamanız var ve sonlu fiziksel varoluşla ilgili çektiğiniz sıkıntı da bundan temelleniyor. Bu kavramı hala tam olarak kavrayamamış olman bizi şaşırttı.
S: (L) Bu kavramı iyi bir şekilde kavradığımı düşünüyorum, ama diğerlerinin kavraması için bazı yanıtlar almak üzere sorular soruyorum.
C: Bu tam olarak dürüstçe bir ifade sayılmaz.
S: (L) Yeterince yakın. Mantra'ların söylenmesinin ruh çıkarma veya egzorsizm etkisi yaratabileceği doğru mu?
C: Eğer öyle isterseniz.
--------------------------------------------------------
Cennet hakkında,
------------------------------------------------------------
S: (RC) Düşen melekler hakkındaydı. Lusifer???? (L) Kasyopyalıların Lusifer'in kim olduğuyla ilgili
söylediklerini okudun mu? (RC) Düşen meleklerden biri mi? Işık meleği? Üzerinde duracak çok şey var....
C: Bazı şeyleri cevaplayabilmemiz için, başka şeyleri sormanız gerekiyor.
S: (L) Cennette melekler arasında başka bir savaş mı olacak?
C: Varsayımlarınızla ilgilenmek eğlenceli.
S: (L) Meleklerin olduğunu ve savaştıklarını varsayıyorsun. (RC) Mecazi bir anlamda.
C: Ve bir "cennet" olduğunu varsayıyorsun.
S: (RC) Evet. Cennet diye birşeyin olmadığını mı söylüyorsunuz? Buna inanmıyorum. (L) 5. yoğunluk var. (RC)Anlamsal bir tartışmaya giriyoruz.

C: "Cennet" daha ziyade bir kavram. ...

-----------------------------------------------------------------------------------
Baş yaratıcı meselesi ,
---------------------------------------------------------------------
S: (L) Köken nedir?
C: Sizi kim veya ne yaptı?
S: (RC) Yaratıcı. (L) Baş Yaratıcı.
C: Nasıl? Ve Baş Yaratıcı kim?
S: (L) Sanırım herşey.
C: "Baş Yaratıcı" sizsiniz.
S: (L) Evet, olduğumuzu biliyoruz... (RC) Yaratıcıyız, ama Baş Yaratıcı değiliz...
C: Baş Yaratıcı sizin İÇİNİZDE ortaya çıkıyor.
S: (L) Pekala, kökende Baş Yaratıcı var.
C: Ama... İkincisi kimdi?
S: (RC) Tanrı'nın Oğulları mı? Elohim mi?
C: Onlar kim? Hatırlayın, çeşitli efsaneleriniz "bir örtüden gördüğünüz" şeyler.
S: (L) Tamam, ikincil yaratıcılar bizimle doğrudan etkileşenler mi?
C: Evet.
S: (L) Bilgiyi keşfetme güdüsünün kaynağı bu mu?
C: Temel olarak, ama adım adım gidelim.
S: (RC) Peki, Keltlere dönecek olursak, Pleyadesliler Keltleri buraya getiren ikincil yaratıcılar mıydı?
C: Söylediğimiz şeyi tekrar incele!
S: (L) Oryonlar dediler. İkincil yaratıcılarımız Oryonlar mı? (RC) Onları getirenlerin Pleyadesliler olduklarını okumuştum. Ve İbraniler de aslında Siryus'tan getirilen Huvidlerdi.

C: Şimdi sizin için bir şok edici geliyor... bir gün, 4'üncü yoğunlukta, yeterli bilgiye sahip olduğunuzda, 3.yoğunluk evrenini tohumlama geleneğini ve görevini sürdürmek soyunuzun bir misyonu olacak!!!
--------------------------------------------------------------
Hitler ve ari ırk meselesi ve sami ırkının yani yahudilerin yok edilme isteğinin nedenlerinden birine daha rastlıyoruz ,Yahudilerin Atlantiste yapıp ettikleri olumsuz hareketlerinin yani karmanın temizlenme istekleriyle uyuşan durumları yanında Sami türünün genetik özelliklerinin KH nın dünyada nefalimleri de kabul edecek bir üstün ırk yaratma işine mani olacakları ortaya çıkıyor,

Ve buna bağlı olarak genetik özelliğin ruhun tekamülünde etken olduğunu anlıyoruz ,ayrıca kanalden gelen bilgilerin bazılarının nasıl bozulabileceği hakkında ,

Biraz karışık olsa bile dikkatlice durup üzerinde düşününce bazı gerçeklere daha kavuşuyoruz..
-----------------------------------------------------------------
S: (L) Geçen celsedeki sorum hakkında düşünüyordum ve şu şekilde sormak istiyorum: Hitler'in bir "Üstün Irk" yaratma konusunda üst yoğunluk varlıklarından talimatlar aldığını söylediniz. Bu Germen "üstün ırkının" yaratılması için Ari genetik tipleri neden uygun görüldü?
C: Hem benzerlik, hem de Oryon 3'üncü ve 4'üncü yoğunluk genetik neslinden en az sapmaya uğramış miras bağlantısı.
S: (L) Yani temel olarak kendileri gibi bir insan grubu mu üretmeye çalışıyorlardı?
C: Evet.
S: (L)
C: Hayır, ilgisiz. Yaratımdan neyi kastediyorsun?
S: (L) Tamam, önce bu üreme ortamını hazırlıyorlardı. Bu, başka bir genetik türün getirilmesi için yapılan bir ön çalışmaydı. Diğer genetik tür hangisiydi?
C: Nefalim.
S: (L) Eğer 36 milyon Nefilim gemiler içinde zaten geliyorsa neden burada melezlerini üretmeye çalıştılar?
C: Evet ama bir "ön partinin" getirilmesi 3'üncü yoğunluğun fethini çok daha kolaylaştırır.
S: (L) Yani bu Üstün Irk herşeyi hazır hale getirecekti...
C: Evet.
S: (L) Bu "Üstün Irk"ın yaratılmasında Sami genlerinin hangi özelliği bu kadar uyumsuz olarak görüldü?
C: Acımasızlık ve hakimiyete eğilimli genetik karakteristiklerde bozulmaya neden olurdu.
S: (L) Yani Sami türünün bir genetik eğiliminin veya bazı genlerinin buna zıt özellikler taşıdığını mı
söylüyorsunuz?
C: Yakın.
S: (L) Ama kişinin karakteri fiziksel bedeninden ziyade ruhuna göre şekillenmiyor mu?
C: Kısmen; hatırla, aura profili ve karmik referans, fiziksel yapı ile birleşiyor.
S: (L) Yani belirli genetik özelliklerin, bir ruhsal eğilimin fiziksel bir yansıması olduğunu mu söylüyorsunuz?Ruh yalnızca potansiyel olarak bile olsa kendini genetik özelliklerle eşleştirmek zorunda, öyle mi?
C: Evet, aynen öyle.
S: (L) Yani bir kişinin ruhsal ilerleyişi veya gelişimi büyük ölçüde genlerine mi bağlı?
C: Doğal süreç, mevcut olduğunda sistematik yapı ile birleşiyor.
S: (L) Eğer durum buysa ve dünyadışı varlıklar insanları kaçırıyorsa ve genleri üzerinde oynamalar yapıyorsa,yüksek seviyeli ruhların gelememesi için genleri değiştiremezler mi?
C: Enkarnatif süreç değil, doğal biyolojik süreçler. Enkarnasyon süreci 5'inci yoğunluktaki tamamen eterik bazı koşullara göre alt yoğunluklarla bir bağlantı sağlıyor ve bu nedenle dışarıdan hiçbir şekilde kontrol altına alınamayan üç döngülü bir transfer "örtüsüyle" çevreleniyor. Ama yeterli teknoloji mevcutsa, 1'inci,2'nci, 3'üncü ve 4'üncü yoğunluk süreçlerinin herhangi biri ve tümü istenildiği zaman herhangi bir derecede manipüle edilebilir.
S: (L) Başlangıçta söylediğiniz şeye geri dönecek olursak, şu veya bu "dünyadışı grubun" adıyla anılan diğer tüm kanallama kitapları veya materyallerinin sadece belirtilen "transfer noktasından" geliyor olması ve sonra bozulma nedeniyle o bilgileri alan kişinin, o bilgilerin gerçekten belirtilen yerdeki fiziksel bir dünyadışı ırktan geldiğini sanması mümkün mü?
C: Evet, hatırla, diğer hepsi gibi Matrix kitapları da bazı noktalarda karıştırılmış kavramlar içeriyor.
Antareanlar, Arkturuslular ve Kasyopyalılar gibi ifadeler, kalınan bir yerden ziyade kanal oluşumuna
yönelik bir transfer noktasına referansta bulunuyor. Bu husus açıklağa kavuşturulamadan, bazı varlıklar
gelip sizin perspektifinize göre tanımlanan çeşitli yerlerde yaşayan ve oradan gelen "ırklara" dair masallar yarattı.
S: (L) Peki tüm bu bilgileri verenler kim?
C: Pek çok farklı grup ve bireyler. Şimdi, -----'de belirtilen gerçek iskan yerleri var ve bunlar doğru. Tabii Oryon, Zeta Retikuli, ----, Barnard Yıldızı, Siryus bölgesi de.
---------------------------------------------------------------
Her psişik konulara açık olanın kanallama yapabileceğini ancak dikkat etmesi gerekenlerin tekrar vurgulanması,
---------------------------------------------------------------
S: (T) Farklı bir konuda birkaç soru sormak istiyorum. Sonra aynı konuya döneriz ... Birkaç hafta önce Luc'ün meditasyon sınıfında sizi mi kanalladım?
C: Kanallama yaptın, ama bazı ruhsal gruplaşmalar ve aura frekans titreşimi birleşimleri, kişiyi KH etkilerine açık hale getirebilir...
S: (T) Ama sizdiniz, değil mi?
C: Keşfetmek sana kalıyor.
S: (L) Pekala teşekkürler. Şimdi ikinci soru, J--- neyi kanallıyor?
C: Tecavüz kurbanı.
S: (T) Bir tecavüz kurbanını mı kanallıyor? (J) Yoksa kendisi mi tecavüz kurbanı?
C: Her ikisi.
S: (T) Kertenkeleler onu herhangi bir şekilde etkiliyor mu?
C: Evet.
S: (T) Kontrol altına alınmış durumda mı?
C: Açık.
S: ... (T) Ona yardım etmek için yapabileceğimiz herhangi birşey var mı? (L) TR, bunu sormaman gerektiğini biliyorsun...
C: J--- kendi yolunu izlemek zorunda.
S: (L) Onu tekrar oku; kanallamayla ilgili ilk soruna verdikleri yanıtı... Birini kanalladın... "Kanallama yaptın,ama bazı ruhsal gruplaşmalar ve aura frekans titreşimi birleşimleri, kişiyi KH etkilerine açık hale
getirebilir..." İşte gelmek istediğim nokta bu... Bazı ruhsal gruplaşmalar ve aura frekans titreşimi
birleşimleri. Yani o durumda kimlerle birlikte takıldığına çok dikkat etmek zorundasın... (T) Yani Luc'le
birlikte çalışırken orada bulunan, grubun kalanlarını kastediyorsun. (J) J--- ve diğer hepsi...
C: Açık.
S: (L) Ne yapacağını söylemezler. (T) Biliyorum. Evet biliyorum, o yüzden bu konuda kalkanlarımı sıkı tutuyorum. (L) Peki, bununla ilgili sormak istediğin başka birşey var mı? (T) Luc'le çalışmaya son versek daha mı iyi olur? (J) Söylemezler.
C: Sana bağlı.
-------------------------------------------------------------
Fazla uzatmadan ileride devam etmek üzere,


Edited by - Tgur on 12/11/2018 18:51:17
Go to Top of Page

beyrutkapı


437 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/11/2018 :  17:45:33  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bu son derece yerinde hatırlatmalar ve dikkat cekmeler için teşekkür ederim sevgili tgur. İyi ki varsın.
Go to Top of Page

Tgur


1025 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 12/11/2018 :  18:48:08  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Teşekkürler kardeşim sizin de varlığınız benim kazancım..

Edited by - Tgur on 12/11/2018 18:51:38
Go to Top of Page
Sayfa: Toplam Sayfa 31  Mesaj Sonraki Konu  
Önceki Sayfa
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Kasyopya celselerini ve diğer mesajları farklı ortamlara kopyalamadan önce lütfen izin isteyin: baskalarinahizmet@gmail.com Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,58 saniyede oluşturuldu.