Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Genel Paylaşımlar
 Karalama Defteri
 Karalama Defteri
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Önceki Sayfa
Yazar  Mesaj Sonraki Konu
Sayfa: Toplam Sayfa 4

gerçek tosun paşa


994 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 16/02/2021 :  09:14:55  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Sence T.C. tarihinin en şanslı dönemi nedir dion? O zamanlarda ne konuşuluyordu peki?
Go to Top of Page

Dionysos


569 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 21/02/2021 :  15:49:26  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Sence T.C. tarihinin en şanslı dönemi nedir dion? O zamanlarda ne konuşuluyordu peki?


Umarım gelecekte olur
Olmayan zamanlarda konuşulmayan şeyler ama bilmiyorum,
Go to Top of Page

Qui-gon jinn


141 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 30/04/2021 :  12:52:25  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Nereye karalayacağımı bilemediğim için, buraya karalıyorum. Birkaç gündür çok belirgin diyemem ama ara ara kendimi fiziki bedenden ayrı bir varlıkmışım gibi hissediyorum. Sanki bedenin dışındaymışım, aslında içindeyim de aynı zamanda ayrı bir varlık olarak olarak değilmişim ya da ondan öteymişim gibi hissediyorum. Fiziksel beden daha çok kullandığım bir araç gibi hissettiriyor. Tam da ifade edemiyorum bunu şimdi ama değişik bir his gerçekten, enteresan. Kendimizi her zaman algıladığımız klasik fiziksel varlık algısın dışında, başka bir bilinçsel algılama hali gibi işte... Artık ruh beden bağlantısının ya da özdeşleşmesinin zayıflamasından mı kaynaklanıyor, yoksa tamamen hayal ürünümüdür bu durum, bilemiyorum. Velhasıl bu duruma ilişkin bir yorum varsa veya benzer deneyimler de yaşayanlar olabilir, paylaşmak isteyen olursa yorumlarını duymak isterim.

Herkese sevgiler.
Go to Top of Page

bigsenfoni


1252 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 01/05/2021 :  01:34:25  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Qui-gon jinn

Nereye karalayacağımı bilemediğim için, buraya karalıyorum. Birkaç gündür çok belirgin diyemem ama ara ara kendimi fiziki bedenden ayrı bir varlıkmışım gibi hissediyorum. Sanki bedenin dışındaymışım, aslında içindeyim de aynı zamanda ayrı bir varlık olarak olarak değilmişim ya da ondan öteymişim gibi hissediyorum. Fiziksel beden daha çok kullandığım bir araç gibi hissettiriyor. Tam da ifade edemiyorum bunu şimdi ama değişik bir his gerçekten, enteresan. Kendimizi her zaman algıladığımız klasik fiziksel varlık algısın dışında, başka bir bilinçsel algılama hali gibi işte... Artık ruh beden bağlantısının ya da özdeşleşmesinin zayıflamasından mı kaynaklanıyor, yoksa tamamen hayal ürünümüdür bu durum, bilemiyorum. Velhasıl bu duruma ilişkin bir yorum varsa veya benzer deneyimler de yaşayanlar olabilir, paylaşmak isteyen olursa yorumlarını duymak isterim.

Herkese sevgiler.




Auranin farkina varmissin.Kab gibi bir sey ve kasyopyalilarin dedigine göre Tanri/Yaradan tarafindan bize ödünc olarak verilmis.Bu konuda farkettigim ve yazilacak cok sey var ama, kendin kesmetmen ve o coskuyu kendin yasaman daha güzel olur...

Bilgilendikce frekans yükseliyor frekans yükseldikce auranin yetenekleri yada kilitleri bir sekilde aciliyor.Konu sakralar ile alakali.
Go to Top of Page

Tgur


1497 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 01/05/2021 :  08:26:53  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Gücü başka yerde aramayın, o güç olan her şeyde, beden kalıbının fiziksel bir illüzyon olduğunun ispatı bu sana dostum ,sanırım hakikati arıyordun bu kabil vizyonlar ve hissedilişte olağan üstüler var olanın aynı zamanda her şeyde tezahür ettiğini gösteriyor ,aynı şeyleri bir zamanlar son derece şüphe içinde olan bende de oldu ,bir nevi vurgulama gibiydi,

Ve sonra bazılarının burun kıvırarak yani inanmayarak baktıkları dörtlüklerimde sık sık belirttim,

Özüm zihnim bir külüm
Aşksız hayat bir zulüm
Adım T.....dır benim
Her zerreyle bütünüm


Edited by - Tgur on 01/05/2021 08:51:48
Go to Top of Page

Tgur


1497 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 01/05/2021 :  08:46:40  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Dayanamayarak bu mealde hazırlamış ve ilerde sunmak üzere beklettiğim alıntı ve yazılardan bir bölümünü şimdi aktarıyorum,

S: (L) Tamam. Bu konuda bu kadarı yeterli. Sonraki. (A ) Ben Chaco Kanyonu’nu soracaktım. Oradaki yapılar ne için yapıldı?
C: Sıradışı yetenekleri olanlar için toplanma yeri.
S: (A ) Orada kalan birileri var mıydı?
C: Daha çok bir “konferans merkezi” gibi.
S: (A ) Peki orayı kullanan insanlara ne oldu?
C: Kozmik çevresel değişimler, bunu takip eden kıtlık, iklim vs dünyasal zorluklar.
S: (J) O sıradışı yetenekleri olan insanlar bir araya geldiklerinde ne tür şeyler yapıyorlardı?
C: Örnek; levitasyon, doğrudan tezahür (madde yaratımları), ve “yolculuk”.
S: (Allen) Gezegendeki bir noktadan başka bir noktaya seyahat edebiliyorlardı, öyle mi?
C: Evet.
S: (A l) Teleportasyon yapabiliyorlar mıydı?
C: Evet.
S: (A ) Bildiğimiz insanlardan değillermiş, desenize. (gülüşme)
C: Pek sayılmaz, ama çevre de sizin şu andaki çevrenizden farklıydı.
S: (A ) Bu insanlar nereden geliyordu?
C: Atlantis kalıntıları. ...
S: ... (A l) Yani eğer çevre bu kadar kirli olmasaydı, bizim de süper güçlerimiz olabilir miydi? (L) “Kozmik çevre” dediler.
C: Çekim şu anda farklı.
S: (A l) Çekime ne oldu? Nasıl değişti?
C: Uzayda güneş sistemi yolculukları. Bu tür değişikliklere tekrar yaklaşıyorsunuz.
S: (A l) Yeniden süper mi olacağız?
C: Bazıları olacak.
S: (A l) Ben? (J) A l tekrar süper olacak mı? (gülüşme)
C: Eğer hazırsan.
S: .... (A l) Teleportasyon yapabilecek miyim yani? Ve siz de yapabilecek misiniz? (C) Bilmiyoruz. (A l) Teleportasyonla birbirimizin odalarına girebilecek miyiz?
C: Bekle ve gör!
S: (A ) Şu aptal bilgin gibi süper güçlerimiz olacak mı? (Allen) Aptal bilgin değil, sadece bilgin. (A ) Tamam, bilgin ... (C) Daniel Tammet. C: Bazılarının olacak. Onun deneyimi 4. yoğunluk deneyimine çok benziyor.
S: (A ) Yani sayıları hissedip görebilecek miyiz?
C: Renkleri duyabileceksiniz...
S: (A ) Harika! (C) Peki Daniel Tammet ileri bir tür insan mı, yoksa...
C: Mutlaka ileri denemez, daha ziyade genlerin neden olduğu bir şans. Pek çoklarında bu tür şeyler ve pek çok başka şey kodlu ve bunlar şu veya bu zamanda etkinleşiyor.
S: (A ) Yani geçirdiği nöbet onda kodlanmış olan şeyi etkinleştirdi. Geçirdiği nöbet beynine birşey mi yaptı?
C: Kısmen, evet.
S: (A ) Wau, o adamdan biraz istiyorum! (C) Evet... (A l) Nöbet geçirmek mi istiyorsunuz?! (A ) Adam bir haftada bir dil öğrenebiliyor!
C: Bir gün bunu siz de yapacaksınız.
S: (A ) Yapabilecek miyim? Buna ihtiyacım var!
C: Sabır faydalı olur.
S: (C) Pratik yaparak benzer yetenekler elde edilebilir mi?
C: Pek sayılmaz.

------------------------------------------------------------------
Bu kısma benzer bir alıntı üzerinde yorum yapmıştık ,zaten bir çok konuyu tekrar tekrar geçiyoruz ama her seferinde piramidin başka yüzüne bakar gibi yeni yaklaşımlar bulabiliyoruz,

Bahsi geçen yeri internette araştırdım MS 800 seneleri falan diye tarih koymuşlar ama bu karbon bazlı tarihlemelerde hatalar olduğunu bildiğimizden o bölgedeki kalıntıların ve duvar resimlerinin Göbeklitepedeki resimlere benzer taraflarını fark ettim netice olarak Atlantis kalıntılarından bir kısım insanın orada 4Y dekine benzer uygulamalar içinde olduğunu anlıyoruz keza tekno spiritüel kabiliyetlerini sergilemeleri ve teleportasyon levitasyon işleri,

Bu kezaları falan aşırı kullanmak mı bu ayrılan dostumuzu etkiledi kimbilir, her neyse,

Dikkat çekmek istediğim Daniel Temmet denilen olağanüstü uygulamaları devreye alan kişinin geçirdiği bir nöbetten sonra genlerinde kilitli saklı bazı bölümlerinin açıldığını görmek,

Her şey DNA mızda kayıtlı ve bunların yüzde doksan sekizi kapalı zaman gelip bilgi ve farkındalıkla bunlar açılacak dediğimde (sözüm meclisten dışarı) bazı ileri bilinçli zannettiklerim hatta genetikle uğraşan tıp mensuplarının mel mel baktıklarını inanmadıklarını görmekteyim gidin DNA da "intron"bölgeleri sayın ve düşünün dediğimde de,

Birlik bilinci ,her şey birdir ayrılık varoluşun bir deneyi işte ispatı bedenimizde yatıyor dediğimde de inanmayanların "deli bu adam" salvolarını da biliyorum,

Ayırımın ne olduğunu Dionysos dostun aktardığı videoda Zülfü Livanelinin enfes "Bizi Sürükleyen Nehir" şiirinde de görüyoruz biraz kapalı mısralarla ayrılık ve birlik üzerine,

"Ayrılık dediğin kör dereleriyle
Bölünüp gidiyor nehir dediğin"

Buradaki hassas ve ince anlatımı fark ettiniz mi ,ayrılığın nehirden kopan derelerle bütünlükten kopma ve sonunda manasız bir yok oluşa gittiğini, körelmelerini,cidden takdir edilir bir benzetme,

************************************
Benim dörtlüklerim ise bazen çok çıplak ve apaçık

KİLİM
Özüm zihnim bir ben birden görüntüyüm
Parçada değil birdedir benim bütünlüğüm
Ayrılık rüzgarına kapılmış ey rengarenk iplikler
Gelin sizde atın şu birlik kilimine okkalı bir düğüm

Ben böyle söyleyince bazı "şuna bak bu mümkün mü" ,mümkün yalnız inancımın büyük safiyetle ve ehemmiyetle böyle olduğunu bilen söyleyen zihnimle kalbim arasındaki mutabakat ile bu haykırışı yapmaktayım ,yoksa uç bakalım öyleyse dense uçamam o kozmik ortam ve genel bilinç kümülasyonu henüz oluşmadı,

"Ete kemiğe büründüm Yunus diye göründüm" sözünü bir imama sordum burada ete kemiğe bürünen kim ,cevap yok ,otuz sene kadar o şahısla her karşılaştığımda defalarca sordum ,cevap yok, anlaşılan şudur ki bilgi kabı dolmadan ve uğraş göstermeden idrak teşekkül etmeden ruhu yükseltmek kolay olmuyor ,takıntı odalarında olanları siz elinden çekip çıkaramazsınız,

Edited by - Tgur on 01/05/2021 09:47:26
Go to Top of Page

Qui-gon jinn


141 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 01/05/2021 :  11:38:53  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Yorumlarınız için çok teşekkürler arkadaşlar, oldukça faydalı çıkarımlar oluşturdu bunlar bende. Auranın mı, gücün mü farkına varmak bilemiyorum ama ben bunu yeniden sadece bedenle sınırlı olmayan, bundan çok daha öte bir varlık olduğunun bilinçsel farkındalığı olarak tanımlayabilirin bir kez daha. Adeta fiziksel varlığımı içten, fizik dışı bir bir varlık olarakta gözlemlemekteyim. Aslında meditasyon, derin düşünce vs. ne derseniz işte odaklanmış bir bilinç halinde bunları çok kereler deneyimlemişimdir ama dediğim gibi son birkaç gündür bunun alakasız işlerle uğraşırken kendiliğinden vuku buluyor olması beni şaşırttı doğrusu, neyse hayırlısı artık diyerek bir kez daha teşekkürlerimi ve sevgilerimi gönderiyorum. Bol farkındalıklı günler olsun efendim...
Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 01/05/2021 :  14:09:39  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
İlginç bir deneyim Qui. Ben böyle birşey yaşadığımı hatırlamıyorum. Yeni gelişmeler olursa paylaş lütfen.

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bigsenfoni

Auranin farkina varmissin.Kab gibi bir sey ve kasyopyalilarin dedigine göre Tanri/Yaradan tarafindan bize ödünc olarak verilmis.

Bilgilendikce frekans yükseliyor frekans yükseldikce auranin yetenekleri yada kilitleri bir sekilde aciliyor.Konu sakralar ile alakali.

Sevgili bigsenfoni, celselerde bedenin veya auranın veya ruhun veya herhangi başka birşeyin Tanrı tarafından insanlara "ödünç" verildiğine dair birşey söylendiğini hatırlamıyorum.

Go to Top of Page

bigsenfoni


1252 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 01/05/2021 :  17:32:52  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Ben Auranin ``Tanri tarafindan ödünc verildiginin`` söylendigini hatirliyorum.
Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 01/05/2021 :  18:20:02  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bigsenfoni

Ben Auranin ``Tanri tarafindan ödünc verildiginin`` söylendigini hatirliyorum.
Evet, bununla ilgili (veya yakından alakalı) celseyi buldum sanırım. Senin söylediğini kısmen de olsa doğruluyor aslında ama kişilere özgü birşeyden ziyade, herkesi, herşeyi kapsayan, birleştiren ortak enerji (elektromanyetizma) alanını kastediyor:

Eklenti:

S: (L) Bu akşam bir konuğumuz var. Terapist TA. Sormak istediği bazı sorular var, eğer uygunsa.

C: Elbette, “hayır” dememizi beklemiyorsunuz herhalde?

S: (TA) Birinde bir enerji hissettiğim zaman duyduğum basıncın ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Bu hissettiğim nedir?

C: TA’ya spesifik soru sorma sanatının öğretilmesi gerekiyor. Sorunu daha doğrudan sor. Utangaçlık işe yaramaz!

S: (L) Daha doğrudan, net sorular sor.

C: Ayrıntılı olarak.

S: (TA) Kafamda hissettiğim basıncın herhangi bir önemi var mı?

C: Evet.

S: (TA) Diğer insanların enerjisini algılamamla mı ilgili bu, meridyensi bir şekilde?

C: Evet, ama meridyensi??

S: (L) Birleşik sorunun ilk kısmına evet diyorlar ama meridyensi kısmına değil.

C: Elektromanyetizma hakkında ne biliyorsun?

S: (TA) Sadece temel seviyede. Yani enerji alanları, küre...

C: Peki bunun insanlarla ilişkisi nedir?

S: (TA) İnsan bedeni de bir enerji akımından oluşuyor. Yaşayan herşeyin kendi enerji akışı var... (L) Varmak istediğin şeye varmanı sağlayacak bir yol biliyorum sanırım. TA farkında, yani diğer bir insanın enerjisini algıladığının farkında. Ve sanırım...

C: İzin ver TA yanıtlasın, bu önemli! Teşekkürler!

S: (TA) Bunun bir geçmiş hayat enerjisini algılamayla ilgisi var mı? Geçmiş hayatımdan herhangi bir şeyi algılayabilmek?

C: Bir kerede bir adım...

S: (L) Elektromanyetizmaya dön.

C: Bahsettiğin alan sahip olunan bir alan değil, “ödünç alınan” bir alan.

S: (L) Başka bir insanın alanını mı ödünç alıyor?

C: Hayır.

S: (TA) Yaratıma dönecek olursak... Bu enerji alanı, bir insan neslinden bir diğerine geçen bir elektromanyetik alan mı?

C: Hayır.

S: (L) Hayır... (J) Sürekli bir alan mı? (TR) Konudan uzaklaşıyoruz. Sanırım üzerinde durmamız gereken şey TA’nın alanı ile hastanın alanı arasındaki ilişkiyle ilgili. Elektromanyetik ilişki...


C: TA bu alana sanki insana özgü bir alanmış gibi değindi. Ama öyle değil. Ödünç alınıyor.

S: (L) Yani TA bu alana sanki her birey ayrı ayrı sahipmiş gibi atıfta bulundu ama aslında ödünç alınıyor. Peki bu alan nereden ödünç alınıyor?

C: 7 no’lu yoğunluk.

S: (L) Bu en yüksek yoğunluk. 7 numara. Yani “Tanrı.” (TA) “Yaratıcı.”

C: Hayır, “bir ile birleşme.”

S: (TA) Peki yedinci yoğunluk kendini hayatta mı ifade ediyor? Hayatın kendisi mi? Hayatın bir örneği mi? Yaşayan birşey mi?

C: Tam olarak öyle değil, ama buna tüm seviyelerde ve tüm temsillerdeki bilincin canlandırıcı kuvveti diyebiliriz.

S: (L) Tamam...

C: Bu daha yakın.

S: (TR) Anladığım kadarıyla TA işini yaparken evrensel hayat gücüyle, o enerji alanıyla, evrensel enerji frekanslarıyla bağlantı kurabiliyor...

C: Hayır. Herkes o veya bu şekilde “bağlantı kuruyor” ama kaç kişi bunu bir şekilde “hissediyor?!?”









Go to Top of Page

bigsenfoni


1252 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 01/05/2021 :  20:37:25  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  bigsenfoni Kullanıcısının kişisel sayfasını Ziyaret edin  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bigsenfoni

Ben Auranin ``Tanri tarafindan ödünc verildiginin`` söylendigini hatirliyorum.
Evet, bununla ilgili (veya yakından alakalı) celseyi buldum sanırım. Senin söylediğini kısmen de olsa doğruluyor aslında ama kişilere özgü birşeyden ziyade, herkesi, herşeyi kapsayan, birleştiren ortak enerji (elektromanyetizma) alanını kastediyor:

Eklenti:

S: (L) Bu akşam bir konuğumuz var. Terapist TA. Sormak istediği bazı sorular var, eğer uygunsa.

C: Elbette, “hayır” dememizi beklemiyorsunuz herhalde?

S: (TA) Birinde bir enerji hissettiğim zaman duyduğum basıncın ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Bu hissettiğim nedir?

C: TA’ya spesifik soru sorma sanatının öğretilmesi gerekiyor. Sorunu daha doğrudan sor. Utangaçlık işe yaramaz!

S: (L) Daha doğrudan, net sorular sor.

C: Ayrıntılı olarak.

S: (TA) Kafamda hissettiğim basıncın herhangi bir önemi var mı?

C: Evet.

S: (TA) Diğer insanların enerjisini algılamamla mı ilgili bu, meridyensi bir şekilde?

C: Evet, ama meridyensi??

S: (L) Birleşik sorunun ilk kısmına evet diyorlar ama meridyensi kısmına değil.

C: Elektromanyetizma hakkında ne biliyorsun?

S: (TA) Sadece temel seviyede. Yani enerji alanları, küre...

C: Peki bunun insanlarla ilişkisi nedir?

S: (TA) İnsan bedeni de bir enerji akımından oluşuyor. Yaşayan herşeyin kendi enerji akışı var... (L) Varmak istediğin şeye varmanı sağlayacak bir yol biliyorum sanırım. TA farkında, yani diğer bir insanın enerjisini algıladığının farkında. Ve sanırım...

C: İzin ver TA yanıtlasın, bu önemli! Teşekkürler!

S: (TA) Bunun bir geçmiş hayat enerjisini algılamayla ilgisi var mı? Geçmiş hayatımdan herhangi bir şeyi algılayabilmek?

C: Bir kerede bir adım...

S: (L) Elektromanyetizmaya dön.

C: Bahsettiğin alan sahip olunan bir alan değil, “ödünç alınan” bir alan.

S: (L) Başka bir insanın alanını mı ödünç alıyor?

C: Hayır.

S: (TA) Yaratıma dönecek olursak... Bu enerji alanı, bir insan neslinden bir diğerine geçen bir elektromanyetik alan mı?

C: Hayır.

S: (L) Hayır... (J) Sürekli bir alan mı? (TR) Konudan uzaklaşıyoruz. Sanırım üzerinde durmamız gereken şey TA’nın alanı ile hastanın alanı arasındaki ilişkiyle ilgili. Elektromanyetik ilişki...


C: TA bu alana sanki insana özgü bir alanmış gibi değindi. Ama öyle değil. Ödünç alınıyor.

S: (L) Yani TA bu alana sanki her birey ayrı ayrı sahipmiş gibi atıfta bulundu ama aslında ödünç alınıyor. Peki bu alan nereden ödünç alınıyor?

C: 7 no’lu yoğunluk.

S: (L) Bu en yüksek yoğunluk. 7 numara. Yani “Tanrı.” (TA) “Yaratıcı.”

C: Hayır, “bir ile birleşme.”

S: (TA) Peki yedinci yoğunluk kendini hayatta mı ifade ediyor? Hayatın kendisi mi? Hayatın bir örneği mi? Yaşayan birşey mi?

C: Tam olarak öyle değil, ama buna tüm seviyelerde ve tüm temsillerdeki bilincin canlandırıcı kuvveti diyebiliriz.

S: (L) Tamam...

C: Bu daha yakın.

S: (TR) Anladığım kadarıyla TA işini yaparken evrensel hayat gücüyle, o enerji alanıyla, evrensel enerji frekanslarıyla bağlantı kurabiliyor...

C: Hayır. Herkes o veya bu şekilde “bağlantı kuruyor” ama kaç kişi bunu bir şekilde “hissediyor?!?”













Evet bu celseydi sanirim,tesekkürler Bozadi :) TA burada insanlarin aura alanlarinin hissediyor.Bilinci/ruhu/farkindaligi tutan elektromanyetik bir alan.

S: (L) Yani TA bu alana sanki her birey ayrı ayrı sahipmiş gibi atıfta bulundu ama aslında ödünç alınıyor. Peki bu alan nereden ödünç alınıyor?

C: 7 no’lu yoğunluk.

(Kab gibi bir sey ve kasyopyalilarin dedigine göre Tanri/Yaradan tarafindan bize ödünc olarak verilmis. )
Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 01/05/2021 :  21:29:27  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bigsenfoni

Evet bu celseydi sanirim,tesekkürler Bozadi :) TA burada insanlarin aura alanlarinin hissediyor.Bilinci/ruhu/farkindaligi tutan elektromanyetik bir alan.

S: (L) Yani TA bu alana sanki her birey ayrı ayrı sahipmiş gibi atıfta bulundu ama aslında ödünç alınıyor. Peki bu alan nereden ödünç alınıyor?

C: 7 no’lu yoğunluk.

(Kab gibi bir sey ve kasyopyalilarin dedigine göre Tanri/Yaradan tarafindan bize ödünc olarak verilmis. )


Evet, aslında bireylerin auraları da elektromanyetik bir tür alan olmalı diye düşünüyorum ben de ve bireysel elektromanyetik alan ile evrensel/varoluşsal elektromanyetik alanın da nihayetinde "bir" olduğunu kabul ediyorum. Ama göreceli bir ayrılık da söz konusu belli ki. Qui'yle "hayatını birşeye adamak" başlığındaki konuşmamızda dikkat çekmeye çalıştığım, "içinde bulunduğumuz (3.) yoğunluk seviyesinin lokal perspektifi ile mutlak (7.) yoğunluk seviyesinin perspektifinin görece ayrılığı söz konusu ve biz bu iki perspektifi bir ölçüde "ayrı ayrı" geliştirip aralarında denge kurmaya çalışıyoruz veya çalışmalıyız. Ra olsun K'lar olsun, onlar da her ne kadar bazen mutlağın (bir'in) perspektifinden bilgiler verseler de, bazen de aynı denge gereği, Laura ve ekibinin sorularına doğrudan 3'ün ve/veya 4'ün lokal perspektifinden de açıklamalar, yapıyorlar. Üstteki celse alıntılarında "3. yoğunlukta (ve belki diğer yoğunluklarda) 7'den ödünç alınan birşeylerden" bahsedilmesi, burada evrensel ve lokal perspektiflerin nispi de olsa ayrılığı esas alınarak açıklama yapıldığına işaret ediyor.

Ve söz konusu celse alıntısında 7'den ödünç alındığı söylenen şeyin spesifik olarak bizim "aura" dediğimiz şey olduğunu sanmıyorum çünkü herkesin şahsi aurası var gibi görünüyor. Celselerde "falancanın aurası şöyleydi, filancanınki böyleydi" diye betimlemeler var örneğin. Mutlak olmayabilir ama nispi de olsa böyle bir durum var. Halbuki 7'den ödünç alındığı söylenen şeyin herkesin ayrı ayrı sahip olduğu birşey olmadığı, bireysel olmadığı, evrensel/varoluşsal olduğu söyleniyor.

Bir de şu var ki, aura dediğimiz şey de ruhun 3. yoğunluk uzantısından (sanırım "psişe" denen şey de bu. buna kısaca veya kabaca "ruh" diyoruz) yayılan bir alan sonuçta. Yani aurayı ruhtan ayrı/bağımsız birşeymiş gibi düşünmek yanlış olur. Aura ruhun yaydığı, yani ruhtan yayılan bir alan, ruhun bir uzantısı. Yani ortada "ruh" (varlık) diye bir kavram varken, aurayı sanki ondan bağımsız, ayrı birşeymiş gibi "falanca yerden ödünç alınıyor" diye tanımlamak çok doğru olmaz gibi görünüyor bana. Ama "ruhun 7'den ödünç alınması" fikrinin açıklayıcılığı, isabetliliği olabilir, tartışmaya değer olabilir. Ben sadece ruh ve auranın birbirinden ayrı, bağımsız şeylermiş gibi düşünülmesinin yanlış olacağı kanaatindeyim şu an. Elbette bakış açımda eksikler, yanlışlar olabilir, bu tür tartışmalarla bunların farkına varıp azaltmak niyetindeyim.

Yaptığım celse alıntısının en son soru-cevabı incelenecek olursa, hakkında konuşulan "alanın" aura gibi bireysel bir alan değil, evrensel bir alan olduğu vurgulanıyor:



Eklenti:

S: (TR) Anladığım kadarıyla TA işini yaparken evrensel hayat gücüyle, o enerji alanıyla, evrensel enerji frekanslarıyla bağlantı kurabiliyor...

C: Hayır. Herkes o veya bu şekilde “bağlantı kuruyor” ama kaç kişi bunu bir şekilde “hissediyor?!?”




Çok açık bir şekilde "herkesin bağlantı kurduğu evrensel hayat gücünden" bahsediliyor, bireysel ruhlardan (ve onların auralarından) değil. Yani örneğin her ruhu bir balık olarak düşünürsek, bahsedilen evrensel hayat gücünün su/deniz/okyanus olduğu düşünülebilir.

Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/05/2021 :  17:25:37  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Dün alıntısını yaptığım celseyi K forumdan kontrol ederken, yorum kısmında bir kullanıcının bu celsede geçen "elektromanyetizma/çekim 7y'den ödünç alınıyor" açıklaması ile bir başka celsede geçen "Elektronların 7y'den ödünç alınması" açıklaması arasında bir bağlantı olabileceğine dikkat çektiğini fark ettim. Laura da bunun güzel bir tespit olabileceğini belirtmiş.

Elektronların 7y'den alındığıyla ilgili benim çoktan unuttuğum açıklama, daha önce Tgur'un yaptığı bir alıntıda dikkatimi çekmişti. Üzerinde biraz düşündüm ama nitelikli bir sonuca varamadım. Şimdi bu üstteki celse alıntısında geçen "elektromanyetizmanın 7y'den alınması" konusuyla birlikte düşününce biraz daha anlamlı göründü. Elektrik dediğimiz şey elektronların akışıyla meydana geliyor. Elektron ile elektromanyetizma (EM) arasında temel bir bağlantı olduğu açık. Yani iki açıklama aslında aşağı yukarı aynı şeyi söylüyor.

Yalnız, K'ların "ödünç alma" (borrow) terimini kullanmış olmaları dikkat çekici. Henüz tam olarak anlamlandırabilmiş değilim. Herkesin bir şekilde o alanla, yani elektromanyetik çekim alanıyla bağlantı kurduğu vurgulanmış. Bu aslında "tüm yoğunlukların 7. yoğunluk olması" mevzusuyla yakından bağlantılı gibi görünüyor. Hangi yoğunlukta olursan ol, 7y'ye ait, oradan yayılan EM çekim alanıyla bir şekilde bağlantın var. Tüm yoğunlukların 7y ile bağlantısı ve hatta özdeşliği bu şekilde ifade buluyor olabilir. K'lar 7y için "ebedi ikametgah" ifadesini de kullandılar. Yani aslında her an oradayız, hatta oyuz. "Baş yaratıcı sizsiniz" açıklamasında dikkat çekilen şeyin de bu olduğu açık.

Bu arada, üstte kırmızılarla işaretli celse alıntısında K'ların 7y için "Tanrı" ifadesinin kullanılmasına itiraz edip "bir ile birleşme" tanımı yapması da dikkat çekici. Tüm bunlar birbirleriyle birinci dereceden bağlantılı açıklamalar. Var olan herşey bir ve aynı şey özünde. Tanrı diye ayrı, müstakil bir varlık yok. "Monoteizm ilüzyonu" ile ilgili yapılan uyarı da yine tüm bu açıklamalarla yakından bağlantılı.

Bu gözle bakıldığında, herhangi birşeyin 7'den "ödünç alınması" mevzusu aslında alt yoğunluk seviyelerinin ve buralardaki varlıkların düşüklüğünü, acizliğini ve "ayrılığını" vurgulama amaçlı değil. Tüm yoğunlukların "bir" olduğunu vurguluyor aslında. 3'teyken bile 7'yle kurulan bağlantıya vurgu yapılmış olması bu nedenle olsa gerek. 7y bizim bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde bağlantı kurduğumuz birşeyden de ibaret değil en nihayetinde; herkes ve herşey o.

Go to Top of Page

Tgur


1497 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/05/2021 :  17:39:28  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Ortak koordinat FRT ispatı bu işte Bozadi ben de aynı konu üzerinde ileriki çalışmalarım için faaliyetteydim ondan iki paragraf aktarıyorum,

"Bütün macera DNA mızda kayıtlı KH nın narsist uygulamaları ile büyük kısmı etlisiz hale getirilmiş siz bilgilendikçe beyin kimyasındaki hareketlerin nöron çalışmalarında yoğunlaşırsanız yani idrak gerçekleşirse bu etkisiz olan DNA parçalarını işler vaziyete getirirsiniz olan bitene başka açılardan bakar evvel göremediklerinizi görmeye başlarsınız,

K.lar bu DNA parçalarının bir kısmı size üst yoğunluktan gelir diyorlar oradan ödünç alırsınız deniyor onun işler vaziyete gelmesi demek insanın artık üst yoğunluk realiteleri ile kontak kurabiliyor olması demek ,körlük bitiyor gören gözlere sahip olmak demek, zira 7Y orada duruyor, göklere değil kendimize bakmak gerek"



Edited by - Tgur on 02/05/2021 17:45:47
Go to Top of Page

Qui-gon jinn


141 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/05/2021 :  18:14:43  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen bozadi

İlginç bir deneyim Qui. Ben böyle birşey yaşadığımı hatırlamıyorum. Yeni gelişmeler olursa paylaş lütfen.



Bozadi biraz geç cevap verdiğim için kusuruma bakma lütfen, evet bahsettiğim hissiyat devam ediyor ve dediğin gibi bir gelişme olursa paylaşırım elbet. Umarım celse alıntısın da bahsedilen şekilde bir hissediştir bu, ne diyeyim başka...

Bu arada dikkatimi çekti, kardeşim son mesajlarında çok kereler verilen celse alıntılarını unuttuğunu söylüyorsun, seninde benim şimdi yaptığım gibi baştan bir üzerlerinden geçmeye mi ihtiyacın var acaba diyorum. Bence çok faydalı ve sana da yeniden bunun çok faydasının olacağını düşünüyorum. Zaten bakarsan Kasyopyalılar da bu yönde tavsiyeler de bulunuyorlar hep ki, bir celsede bunu yapan Laura ne kadar çok şeyi unutmuş olduğunu dile getiriyor. Unutuyoruz abi, insanız sonuçta...:)
Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/05/2021 :  20:48:16  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Qui-gon jinn

Bu arada dikkatimi çekti, kardeşim son mesajlarında çok kereler verilen celse alıntılarını unuttuğunu söylüyorsun, seninde benim şimdi yaptığım gibi baştan bir üzerlerinden geçmeye mi ihtiyacın var acaba diyorum. Bence çok faydalı ve sana da yeniden bunun çok faydasının olacağını düşünüyorum. Zaten bakarsan Kasyopyalılar da bu yönde tavsiyeler de bulunuyorlar hep ki, bir celsede bunu yapan Laura ne kadar çok şeyi unutmuş olduğunu dile getiriyor. Unutuyoruz abi, insanız sonuçta...:)
Aynen. Unuttuğum da çok şey oluyor, nispeten önemli gördüğüm şeyler arasında. Baştan bi başlamam lazım okumaya.
Go to Top of Page

bozadi


10775 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 03/05/2021 :  09:20:36  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Eklenti:
Orjinal Mesajı Ekleyen Tgur

Ortak koordinat FRT ispatı bu işte Bozadi ben de aynı konu üzerinde ileriki çalışmalarım için faaliyetteydim ondan iki paragraf aktarıyorum,

"Bütün macera DNA mızda kayıtlı KH nın narsist uygulamaları ile büyük kısmı etlisiz hale getirilmiş siz bilgilendikçe beyin kimyasındaki hareketlerin nöron çalışmalarında yoğunlaşırsanız yani idrak gerçekleşirse bu etkisiz olan DNA parçalarını işler vaziyete getirirsiniz olan bitene başka açılardan bakar evvel göremediklerinizi görmeye başlarsınız,

K.lar bu DNA parçalarının bir kısmı size üst yoğunluktan gelir diyorlar oradan ödünç alırsınız deniyor onun işler vaziyete gelmesi demek insanın artık üst yoğunluk realiteleri ile kontak kurabiliyor olması demek ,körlük bitiyor gören gözlere sahip olmak demek, zira 7Y orada duruyor, göklere değil kendimize bakmak gerek
"


Mesajını geç fark ettim Tgur. İşaretlediğim kısmı özellikle etkileyici buldum. 7y ile olan bağlantımızın, diğer tüm yoğunluklarla olan bağlantımızdan öncelikli, asli, değişmez bir yönü var sanki. Bu harika birşey; birleştirici, aynı zamanda özgürleştirici. Tüm korkuları, kompleksleri giderici.
Go to Top of Page
Sayfa: Toplam Sayfa 4  Mesaj Sonraki Konu  
Önceki Sayfa
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Celse veya diğer içerikleri farklı ortamlarda paylaşırken lütfen kaynak belirtiniz Yukarıya git
Snitz Forums 2000

Design by Sizinsayfaniz.com

Bu sayfa 0,64 saniyede oluşturuldu.