Başkalarına Hizmet Forumu
Başkalarına Hizmet Forumu
Ana Sayfa | Bilgilerim | Kayıt Yaptır | Aktif Konular | Forum Üyeleri | Site içi Arama
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla
Şifre hatırlatma servisi

  Forum
 Kanal Bilgileri
 Kanal Bilgileri
 Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Önceki Sayfa
Yazar Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu
Sayfa: Toplam Sayfa 51

Tgur


1657 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 02/06/2022 :  07:17:32  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bu yorumlar bir iki ay kadar evvel hazırlansa da ,bekletsem de ,artık zaman zaman yayınlamalıyım..

YORUMLAR XXVIII

S: (Bubbles) Tüm gezegende en iyi “öze” sahip ülke hangisi? (Perceval) Bizim bakış açımızdan? (Bubbles) En az kötü olanı?
C: Şu an için hiçbiri. Söylediğimiz gibi zaten tek bir dünya hükümeti var.
S: (L) Öyle bir ülke yok sanırım... Tüm ülkeler aynı durumda. Belirli bir anlamda, kendi açımızdan biz olabileceğimiz en az kötü ülkedeyiz sanırım.
C: Evet.
S: [Sızlanma ve gülüşmeler] (Perceval) İnsanların kendi küçük ülkelerini düşünmeyi bırakıp bir bütün olarak dünyayı düşünmesi gerekiyor.

----------------------------------------------------------------------
S: (T) Tamam, celsenin başına dönelim. Hasata hazırlık için yeraltı üslerindeki hızlanma/genişlemeden bahsediyorduk. Burada dünya çapındaki birşeyden mi bahsediyoruz?
C: Evet, ama özellikle işbirlikçi güç yapısı profili nedeniyle odak ABD.
S: (T) Güç yapısı profiliyle ilgili soru soralım mı? (L) Hayır, bunun ne olduğunu biliyoruz. Onlarla işbirliği yapmayı seçmişler. Benim sormak istediğim şey hangi belirli adımların atıldığı, ne tür faaliyetlerin gerçekleştirildiği.
C: Edinim, aşamalandırma, planlanan faaliyetin test edilişi.
S: (L) Peki planlanan faaliyet nedir?
C: Mutlak şekilde herşeyin kontrolü.
S: (L) Oh oh oh... (T) Tek dünya devleti! İstedikleri şey bu! (L) Tamam, peki bu...
C: Bilgi korur, bilgisizlik/ihmal tehlike yaratır.

----------------------------------------------------------------------
(Chu) İlk turda Le Pen %61 alırken Macron nasıl %48 alabiliyor?
(L) Çünkü seçenekleri azalttılar. (Chu) Ama ilk turda %61 aldı... (Pierre) İlk turda Le Pen'e oy verdiler ama ikinci turda genellikle farklı oy veriyorlar. Tasdik etmek için, Macron ikinci turda %48 mi aldı?
C: Evet
S: (Pierre) İşte. İnsanlar korktu. Bu belgelenmiş birşey. Macron'un bilgisayar sunucularından sızdırılan ilk şey, Fransa'da büyük miktarda göçü ve çok sayıda camiyi savunan NATO/CIA-sponsorlu bir kuruluşun belgeleriydi. Acaba Macron'un temel amacı ülkeye göçmen alıp ortalığı karıştırıp bir iç savaş çıkarmak mı?
C: ABD Suriye'de yaptığı gibi AB'nin dengesini bozmak istiyor ki gelip duruma müdahale edebilsinler, yani yönetimi ele geçirip kaynakları kontrol edebilsinler ve "Amerikan tarzını" satabilsinler. Herkes İngilizce konuşacak!
S: [kahkaha] (Pierre) Mizah duyguları var kesinlikle ama tek sonucun bu olacağından emin değilim...
(L) Yani temel olarak Amerikan derin devletindeki bir tür grup tüm gezegeni parça parça kontrolü altına alabilmek için bir tür Tek Dünya Düzeni yaratmak istiyor. Açık veya örtülü bir şekilde, amaç bu mu?
C: Şu anda örtülü ama nihai olarak açık.
S: (Joe) Çok uzun zamandır bu amacı güdüyorlar.
(L) Bu durumda Trump onlar için tam bir başbelası çünkü yalıtımcı ve milliyetçi bir politika güdüyor. Aksi yönde gitmek istiyor ve Le Pen'den bu yüzden kurtulmak istediler. Kim milliyetçi ise "kötü adam" oluyor. Tek iyi adamlar ABD'nin söylediğini yapanlar. Acaba ne kadar zayıf olduklarının farkındalar mı? Kendi ülkeleri parçalanıyor. Kendi altyapıları çöküyor. Halkın eğitimi berbat durumda. Halkın sağlığı berbat durumda. Ölüm oranı... Tüm bu şeyleri umursamıyorlar ama dünyayı ele geçirmeye mi çalışıyorlar? Akıllıca değil.
C: Psikopatlar "gerçeğe kördür".

----------------------------------------------------------------------
Tek dünya kavramında gücü ele almak ve idol olarak USA yaşantısını "Amerikan Tarzını Satabilmek",dünyaya dikte ettirmek var, yukarıdaki alıntıların özetinde bunu görüyoruz,

Bu husus hakkında fazla yorum yapmayacağım,
Zira konu dünyayı ele geçirmeye çalışan KH nın USA ı işbirlikçi bir merkez olarak yanına alıp ,

Bahsi geçen "birlik" gerçeğini körelmiş gözüyle artık göremeyen ,

Bireyleri birbiri ile çatışmayı yol tutmuş ve bunu aşırı silahlanma ile beslemiş tek dünya yaratma peşinde olma halini normal kabul eden insanlar topluluğu haline getirmek,

Şu sıralar dünyanın bozulmuş dengesini düzeltmeye yönelen Putini aksi yönde çaba gösteren olarak görmekteyiz, her ne kadar savaş kartları ortaya konup vahşet manzaraları gözükse de olay dünyanın "Tek Dünya Devleti" olarak Amerikan Mandası haline gelmesinden iyidir,

Yorum yapmayacağız dedik ama yine bir şeyler mırıldandık..
----------------------------------------------------------------------

(L) Tamam, aklımda birşey var. Kök hücre tedavisi için bir kliniğe gitme fikrini düşünüyorum çünkü şevkimi kaybettim ve tüm vücudumda uzun süreli ağrılar yaşıyorum. Ama klinik fikrinin iyi bir fikir olup olmadığını bilmiyorum. Eğer işe yararsa, buna değecek mi?
C: Sen olmadan tüm grubuna ne olacağını düşün.
S: (L) Tüm bu çalışmaları, tüm bu araştırmaları yapıyoruz ve kirliliklerle ve kötülüklerle dolu bu zorlu zamanları aşmaları için farklı insanlara farklı yollar bulmak için pek çok farklı şey deniyoruz...
C: Bilgi konusunda ne demiştik?
S: (L) Bilginin koruduğunu.
(Niall) Uygulanırsa.
C: Bu ilkeyi uygulayarak kaç şeyi çözdünüz?
S: (L) Önümüze çıkan hemen hemen herşeyi... neredeyse K'larla artık konuşmaya ihtiyaç duymayacak kadar...
C: [harfler çok hızlı geliyor] Siz ve pek çok başkaları, aleminizde yoğunlaşmakta olan karmaşa zamanlarında bizimle iletişim kurmaya çok ihtiyaç duyacaksınız. Toplanan bilgiyi kendinizi erişilebilir ve hazır olmaya hazırlamak için kullanmanız en iyisi. Senin ve grubunun üstlendiği görev dünyayı değiştirebilecek önemde ve ilgili güçler başarını önlemek için yoğun çaba harcıyor. Saldırıların acımasızlığı enerjini tüketti. Bu etkileri dengelemek için bilginin açığa çıkardığı yöntemler var. Onları kullan!!!
S: (Galatea) Kolum bitti! (Andromeda) Aman tanrım! (Data) Wau!
[Son yanıtın incelenmesi]
(Joe) Bu ne anlama geliyor? Kök hücreler mi?
(Pierre) Diyorlar ki, evet, Rusya'daki o kliniğe git! [kahkaha] (Joe) Sanırım bu uzun bir "evetti"!
[Herkes aynı anda birşeyler söylüyor]
(Andromeda) Bence evet diyorlar, gitmelisin...
(L) Yani bu evet demenin uzun bir şekliydi. Kök hücre tedavisini denemeli miyim?
C: [Yanıt çok çok yavaş geliyor] Evet
-----------------------------------------------------------------
S: (L) Yani virüs boyutlar-arası bir tezahür mü?
C: Evet. Tezahür eden düşünceler! Bazı ekin çemberleriyle karşılaştırın!
S: (Psyche) Atlastaki bazı virüsler gerçekten de ekin çemberleri gibi görünüyor. [rüzgar sesi Ark’ın sorusunun duyulmasını zorlaştırıyor]
(Ark) ...elbette virüs saf bir DNA gibi. (Psyche) Tipine bağlı olarak DNA veya RNA olabilir ve kendini korumak için genellikle bir kaplaması vardır. Çok çeşitli virüs türleri var; sadece bir parça genetik kod da olabilir. (Ark) Pekala, benim sorum, virüsün normal kuantum fiziğinde veya kuantum kimyasında tanımlanmayan bir özelliğe sahip belirli bir parçası olup olmadığı veya bunun gibi bilinmeyen ama virüsün tüm organizasyonunu ilgilendiren bir özelliğinin olup olmadığı.
C: Evet. Bilgi alanı madde topluyor.
S: (düşünce ve bilgi ile ilgili konuşmalar) (Belibaste) Bilgi farklı protein veya aminoasitlerin bir virüs oluşturacak şekilde bir araya gelmesini mi yönetiyor? Virüsün materyalizasyonu?
C: Evet.
S: (Psyche) Bu çok ilginç çünkü “çöp” DNA’mızda kök hücrelerine ve kanser üreten hücrelere yakın konumlarda virüs özellikleri tespit ettiler. Bu çok ilginç. (Perceval) Bu durumda DNA’mız düşüncenin maddi bir tezahürü mü?
C: Aşağı yukarı!
------------------------------------------------------------------
S: (Pierre) Tamam, mekanizma bloke oluyor. Kök hücre tedavisi bu blokajı açmaya yardımcı mı oluyor?
C: Evet
S: (Pierre) Ve tabi kök hücreleri harekete geçirmeye çünkü kemik iliğinde pasif durumdalar...
C: Ve 4KH saldırılarının bir kısmı tam da buna yönelik.
S: (L) Yani onarma yeteneğinin bloke edilmesi.
(Pierre) Yani doğrudan kana enjeksiyon yoluyla kök hücrelerini harekete geçirmek suretiyle bu blokajı, bu saldırıyı aşıyorsun. Daha önce okuduğun makalede kök hücrelerin etkinleştirilmesinden bahsediyorlardı. Kök hücreleri nasıl aktifleştiriyorlar?
C: Ses ve ışık
S: (Pierre) Sormadığına şaşırdım: bu 12 günlük tedaviden sonra kaç yıl yenileniyorsun?
C: Bireye ve 3 vücut bileşimine bağlı.
S: (L) Yani beden, akıl, ruh... Yani tek bozuk olan parçan bedeninse, o zaman...
------------------------------------------------------------------------
(Chu) Eski insanların ışık ve sesle yaptıkları şeye mi benziyor bu? Onlar da benzer sonuçlar mı alıyorlardı?
C: Çok yakın.
S: (Pierre) Onlar bunu tarih öncesi taşlarla yapıyorlardı. O frekans kök hücreleri tetikliyordu.
(L) Öyle olduğundan eminim. (Galatea) Şarkı da söylüyorlardı.
(L) Kök hücre tedavisi yaptırırsam sesimi geri kazanır mıyım?
C: Evet
S: (Galatea) Ben bu tedaviyi yaptırsam sırt ağrım geçer mi?
C: Evet
S: (Galatea) Andromeda?
(Andromeda) Peki benim ağrılarım geçer mi ve enerjim artar mı?
C: Evet
S: (Andromeda) Piyano çalabilir miyim? [kahkaha]
C: Hayır

----------------------------------------------------------------------
(L) Pekala, başka herhangi bir konu başlığımız var mı? Bildiğiniz gibi gidip kök hücre terapisi yaptırdım. Dizimin kendini tekrar oluşturup oluşturmadığını bilmek istiyorum.
C: Yavaşça ama kesin bir şekilde.
S: (Pierre) Yüzde kaç tekrar oluşum sağladığını bilmek ister misin? [kahkaha] Tamamlanma yüzdesi?
(L) Mühendis bunu bilmek istiyor: yeniden inşa sürecinin yüzde kaçı tamamlandı?
C: 46 ama yumuşak.
S: (L) Çok yumuşak. Süreç tamamlanmadı. Çok hassas. (Joe) Bir bebeğin dizleri gibi.
(Galatea) Yeni bir diz sahibi oluyorsun!
C: Evet
----------------------------------------------------------------------

Kök hücre tedavisine bu aradan sonra Laura dostumuz gidiyor ve tedavi olup geliyor ,bunun safahatını orijinal kasyopyayı takip eden dil bilen dostlarımız anlattılar ama tekrar hatırlatma yapabilirler, her neyse zaten yukarıdaki alıntılarda olumlu netice aldığını görmekteyiz,

Konuyu kök hücrenin etkinliği üzerinde ve monoteizmi yok edecek ve bütün gücün her zerrede olduğu gibi bu insan bedenimizde de organize olduğunu anlatabilmek için devreye aldım,

"Kök hücreler ise vücutta tüm doku ve organların yapısını oluşturan hücrelerdir. Organizma içinde yer alan tüm hücrelere dönüşebilen ve ana hücre olarak tanımlanan kök hücreler, vücutta ihtiyaç duyulan her bölgede yer alır. Böylece hastalanan veya hasarlanan tüm doku ve organların yenilenmesinde rol oynar."

Olay embryonun altıncı günde mitoz bölünmelerle çeşitli safhaları aşıp organlaşmaya başlaması ile (blastula,gastrula)kök hücreler organ oluşumunda yerlerini alır ve her organın yapısına uygun kopyalamalar yaparak onun özelliğine uygun yapıyı meydana getirir, yani kopyalama, klonlama embryo içinde organ imallerinde en etken ve doğal bir davranıştır,

Sonuçta her organın içinde mesela kalp dokusunda onun işlevini sürdürecek özel kas yapısını sağlayan kopyalanmış hücreler olduğu gibi kök hücreler de vardır,

Ancak kök hücre elde etmede en kolay yol kemik iliğinden veya bebek kordon kanından ,damarlarda dolaşan serbest kandan olur,

Dolly bebek anlatımıyla vaktiyle bu sitede bu kök hücre zenginliğinin ne olduğu ve bedenin her yönünde kök hücrelerin bulunmuş olması hassasiyetiyle ,daha açıkçası her kök hücrede bir birey olabileceğini anlatmaya çalıştım, şimdi de yineliyorum,

https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=29&whichpage=35#27283

Üstün teknoloji ile o eski "uzay filmi" macerasında gündeme düşen ışınlanma ve K.ların sık sık bahsettikleri "molekürazisyon/remolekürizasyonu" kolayca tarif edebiliyoruz,

Bu anlatımın idraki ile her zerrede yani minimal parçada olan var oluş segmentinin yani 7Y nin bütün mevcudatı ile işlev görebileceğini hala anlayamıyor muyuz diye kendimce sorular üretiyorum,

Zira o enerjisel hareketliliği başlatıp madde oluşumunda atomsal yapı teşekkül ettirip ondaki en ufak dünya biliminde bulduğumuz parçaların dansı ve anlattığımız pencereler yoluyla bilgi alanı ile irtibatta olarak var oluşun bu safhasındaki bütün olanlarla bereber,

Bunları böyle anlatıp bilinçleri kımıldatmak için bir dostuma siteyle meşgul oluyor musun diye sorduğumda ,bana ağır geliyor dedi ,gerçekten ağır mı ,normal lise biolojisi alan bile bunu çözebilir,

Ve bu özetsel izaha cevaba inanıyorum,

Her zerrede biz varız..
----------------------------------------------------------------------

S: (L) Bedenlerin ruh haznesi olarak kullanıldığına değinmiştiniz. Ruh haznesi derken, kime yönelik ruh haznelerinden bahsediyorsunuz?
C: Ölen bedenler için değiştirme; yani klonlama.
S: (L) Yani yaşamaya devam edebilmeleri için ölen insanların bedenlerini klonlayıp ruhlarını klonlanan bedene yerleştiriyorlar, öyle mi?
C: Evet.
S: (L) Ölü bedenleri canlandırıp bu bedenlere başka ruhları koyuyorlar mı?
C: Hayır.
S: (T) Bir saniye, bazılarının... Karıştırdım şimdi. (TK) Ne kadar uzun süre önce ölmüş olduklarıyla ilgili bir sınır var mı? ...
C: Örneğin bir asker ölürse bedeni klonlanıyor, ruhu bu yeni bedene yerleştiriliyor ve sonra dünyadışılara ve Gizli Devlete hizmet için programlanıyor.
S: (L) Yeni beden nereden geliyor? (TK) Klonluyorlar. ...
C: Eski bedenin kopyası.
S: (T) Kopyayı nasıl elde ediyorlar? (L) Klon için gerekli materyali nereden buluyorlar? Biliyorum bu aptalca bir soru. Yanıtı biliyorum.
C: BARM. [Boyutötesi Atomik ReMolekülerizatör]
S: (L) Evet o. (J) Havadan aynı şeyi yaratıyorlar. (T) “Uzay Yolu”nda geçtiği şekliyle “Replikatör.” (TK) Bunu yapabilmeleri için ilgili bir kişinin belirli bir şekilde ölmüş olması mı gerekiyor?
C: Hayır.
S: (TK) Ne kadar süredir ölmüş olduklarıyla ilgili bir süre sınırı var mı?
C: Hayır.
S: (T) Çünkü fiziksel bedenin ölse de ruhun devam ediyor. Ruhun ölmüyor ve o yüzden kullanmaya devam edebiliyorlar. (L) Mezardan bedenini almak istemiyorlar, çünkü asıl ilgilendikleri şey beden değil.
C: Sıfır zaman.
S: (T) Çünkü zaman yok... (L) Ruh kalıbının titreşim frekansını kullanıyorlar. Ruh kalıbını başka bir yoğunluğa götürüyorlar, moleküler yeniden oluşum meydana getirmek için BARM teknolojisini kullanıyorlar. Yani atomlar ruh kalıbının etrafında dönerek birleşmeye başlıyor ve daha önce sahip olduğu beden kalıbını tamamen yeniden oluşturuyor. Sonra da ruh ve beden kalıbını 3 boyut ortamına geri getiriyorlar. Doğru mu?
C: Yakın.
S: (T) Tüm o M֒ler gerçekten ölmüşler miydi? Yani hepsi gerçekten ölmüş müydü? ...
C: ?
S: (T) Pekala Vietnam demiştiniz. O savaşta ölen 60.000 kişiden 23.000’inin muharebe sırasında aslında ölmediğini söylediniz, doğru mu?
C: Öldüler, yeniden canlandırıldılar.
S: (L) Fiziksel bedenlerden mi bahsediyoruz?
C: Evet.
S: (L) Yani gerçekten ölen ve vücutları yeniden canlandırılanlar vardı, öyle mi? (J) Bir mayına basıp havaya uçmadıkları sürece, evet. (L) Yani kopyalama yöntemiyle değil de, ölen vücutları yeniden canlandırılanlar vardı, doğru mu?
C: Bazıları, ama çoğu kopyalandı.

----------------------------------------------------------------------

Şu aralar savaş vahşeti ve onun bildik eski sahnelerini bolca görmeye başladık, bildik demekten insan olarak utanıyorum zira insanlık gerçekleri anlamayacak kadar bilinç gerilemesi hastalığından kurtulmamış,

KH nin tetiklediği bu eski savaşma alışkanlığının insan üzerinden kalkmaması için nasıl çalıştığını artık sanırım çok iyi anladık,yani hayvan iken ruh yüklenip avcı toplum halinde o durumdan kurtulamamış neadartal karakterde geri insan halinin şu anda bunca sene geçtikten sonra hala bilinçlerde devrede olması,

Silah sanayiinin gelişip yok olmaması, ekonomiyi pompalayan bir husus olduğunun vaz geçilmez olduğunu,bir finans kaynağını kaybetmek ve insanların bu yüzden açlık çekeceği gerçeği o kadar güzel ve ustalıklı işlenmiş ki ,bunun aksini savunanlar ütyopik deliler olarak tanımlanıyor,

Aksi savunan ve olayı monoteizmin geniş izah edilemeyen sahasına bıraksak biz kendi aldığımız geliştirdiğimiz bilgilere ve bilince haksızlık etmiş oluruz, ne demek istiyorum,

Monoteizme kilitlenmiş bilinç ruhun yolculuğunu akıl almaz bir kısıtlı ve barajlı bilgiyle idrak eder hatta buna inanmayanları yani bir öte alem olmadığını iddia edenleri yargılar ,güzel anti madde alemini bilen ve inanan olarak aynı fikirdeyiz, ama biz onun teknolojisini az çok biliyor ve anlıyoruz, izah edebiliyoruz, ütyopya nerede,
DNA nın ruhun parçaları olan bizlerin ,bedenlerimizde hatta milyarla sayılabilen kök hücrelerimizin her birinde olan DNA nın foton seviyesindeki nötrino ve pencereler yoluyla fizik ve genetik ruhsal beden veya beden/akıl/ruh manasında olan biteni taşıyabildiğini söyleyebiliyoruz,

Ve bunu bir uydurma veya doğmatik bilgiyle değil dünya bilim camiasında yapılan çalışmalar sonunda tesbit edildiğini biliyoruz, hatırlama için XIII nolu yorumumda da işaret ettiğim gibi,

https://ne-np.facebook.com/Bilimdunyaniz/posts/1402051906816720/

Çaresiz miyiz, hayır, sarıldığımız bilgi kuşağının derinliklerindeki gerçeği bilen ve inanan olarak bu durumun elbet düzeleceği bilincindeyiz zira yeniden doğuş var 6BH nın bilgi faaliyeti var, ve bu insan bilincini lineer zamanda dahi olsa tımar edileceği ve birlik bilincinin elle tutulacağı zamanın mutlak geleceği bilincindeyiz,

Kısaca eterik zaman olgusunu tam kavramaya yönelik bir anlayış bu umutsuzluğu gidermekte etkindir ,o bilinçte isek geçici olarak yoğunluk değiştirmeler vız gelir..

Yukarıda anlatılanların neler olduğu hakkında fazla yoruma gerek yok KH bütün teknolojisini insanları savaşkan hayvan içgüdüsünden kurtulamamış halde tutmaya kullanıyor,

Bir de sonunda klonlayıp programladığı bu bireylere kendilerini adapte edip deneme yapıp bir şeylerde başarılı olur muyuz umudundalar,

Olunamayacak..
Ara.


Edited by - Tgur on 02/06/2022 07:21:12
Go to Top of Page

Tgur


1657 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 11/06/2022 :  07:17:19  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
Bu son hafta yoğun geçti ,en son yorumu taşıyorum diğerlerini nasıl olsa yayınlarım,

YORUMLAR-XXXVI

S: (L) Grilerin BH olanları var mı?
C: Çok nadir durumlarda Griler BH alanına geçmişlerdir ama kendi doğal ortamlarında, oluşturulma amaçlarına uygun olarak, KH’dirler.
S: (L) BH ortamına geçmeleri nasıl gerçekleşiyor?
C: Doğal koşullar yoluyla; 3. yoğunluk KH ortamında bulunan insanlar için BH seviyesine yükselmek nasıl oluyorsa o şekilde. Çok nadir.
S: (L) Eğer Griler, Kertenkelelerin sibergenetik aletleriyse ve aslında ruhsuzlarsa, bu bazı Kertenkelelerin de BH olduğunu mu gösteriyor?
C: İlk olarak kendi kendine düşünme yeteneği verilen hiçbir varlık tamamen ruhsuz değildir. İçinde bir ruh izi vardır. Ya da hemen hemen ruh izi denilebilecek bir şey. Bu, genel ortamda bulunabilen psişik enerjilerin toplanmasıyla olabilir. Bu esnetilmiş ifade, temel fikirleri anlamanız için. Yoksa durum bundan çok daha karmaşıktır. Yine de ister doğal, ister yapay zeka olsun hiçbir durumda tamamen ruhsuz olmak diye birşey yoktur. Ve sizin bakışınıza göre en ilginç şeylerden biri, sizin 3. yoğunluktaki teknolojinizde, dünyadışı varlıklarla olan etkileşimlerin de etkisiyle, yapay zekanın gelişmeye ve ruh izi enerjisi çekebilecek seviyeye yaklaşmış olmasıdır.
Söylediğimizi anlayabiliyor musunuz? Örneğin kendi başlarına düşünebilecekleri seviyeye ulaşma sınırında olan bilgisayarlarınız, zayıf bir ruh izi oluşturmaya başlayacak.
---------------------------------------------------------------------
S: (L) Pekala. Organik portallara gelelim. Daha önce OP’lerin ikinci ve üçüncü yoğunluklar arasında bir köprü olarak var olduklarını ve daha sonra 4 KH tarafından bir kontrol mekanizması olarak kullanılmaya başladıklarını söylediniz.
Mouravieff OP’lerin bu döngünün sonunda ruhlu bireylere bağımlı olmanın ötesine geçebilme potansiyelleri konusunda haklı mı?
C: Pek sayılmaz. Döngüden bağımsız olarak bir ruh izi gelişebilir. Ama bir ruhun 4. Yoğunluk BH ile etkileşim halinde “gelişmesi” daha muhtemeldir. KH enerjiyi kendi kullanımı için boşaltma eğilimindedir.
----------------------------------------------------------------------
L:(yorumcunun notu:geniş bir yorum ve sorgulamadan bir kısmı alındı)
4B'deki bu beden üzerinde çalışmalar yapılıyor, sonra bu beden dağıtılıyor ve ruh veya bilinç yoğunluk perdesinden geçirilerek geri gönderiliyor. Bu bilincin taşıdığı manipülasyon modeli, 3B dünyadaki beden içine koyulduğu zaman, içerdiği değişiklikler veya manipülasyonlar gerçekleşiyor. Yani, bunun nasıl olduğu hakkında bir fikrim var ve belki bu sormam gereken bir soru değil, ama... Gerçekten sormam gerekiyor: Bu nasıl oluyor? Bunu nasıl yapıyorlar?!
C: 4B'nin, düşüncenin yaratma gücüne sahip olduğu bir alem olduğunu hatırlayın. Bir zihin, ki burada sizin zihin olarak anladığınızdan çok daha fazlasını kastediyoruz, bir yapı veya yapılması gereken birşey hakkında düşündüğünde, bir bakıma kendisini toplar.
Daha sonra bu yapı yoğunluk perdesinden geri gönderildiğinde, “fikir”, sizin gerçekliğinizdeki eşleşen öğeleri kendine çeken bir şablon işlevi görür ve organik montaj süreci gerçekleşir. Cansız maddenin bile minimal bir eşleme bilinci olması sayesinde gerçekleşir bu.
S: (Andromeda) Sanırım bunu birkaç kez okumam gerekecek...
(Artemis) Aynı yöntem soğuk algınlığından kurtulmak için de kullanılabilir mi?
C: Henüz 4B'de değilsiniz.
----------------------------------------------------------------------
"S: (A) Bu kayalara ilişkin olarak, bazı Rusların yeni keşfetmiş olduğu DNA hayalet efekti hakkında bir şey sormak istiyorum. Bu adamlar bir vakum tüpünü alıyorlar ve içine lazer ışınları gönderiyorlar ve detektörlerle fotonları kaydediyorlar. Bir gürültü elde ediyorlar, çünkü vakum içerisinde bir şey yok. Sonra aynı tüpün içerisine küçük bir parça DNA yerleştiriyorlar. Bu DNA parçasının kendine has bir şekli var. Tekrar lazer bombardımanına tuttuklarında fotonlar, bu DNA molekülünden belirli bir dalga formunda yayılıyorlar ve bu form da DNA molekülünün iç yapısına göre şekilleniyor. Daha sonra DNA yı tüpten alıyorlar ve boş tüpe lazer göndermeye devam ediyorlar ve 1 ya da 2 ay boyunca vakumdan, sanki aynı DNA oradaymış gibi aynı dalga formunu elde etmeye devam ediyorlar. Ve buna 'hayalet DNA' adını veriyorlar.
C: "Hayalet" , DNA yapısının içerisinde bulunan bilinç tortusunun kalıntısı.
S: (A) Peki bu kalıntı nerede bulunuyor ? Vakumun içerisinde mi, vakumun titreşimlerinin içerisinde mi , vakumun içerisinde bulunan çekimsel bir alanda mı , bir takım doğrusal olmayan elektromanyetik alan içerisinde mi ? Nereye yerleşiyor bu kalıntı ? Neye tutunuyor ? Kendini nereye konumluyor ?
C: Son üçüyle hedefe iyice yaklaştın.
S: (C) Bu bir yastıkta iz bırakmak gibi değil mi ? (A) Evet ama bu vakum. (L) Sanıyorum bir vakum bizim düşündüğümüz gibi bir şey değil. Bizim algılama yeteneğimizin ötesinde bir şeye sahip. (A) Yani, DNA yapısı içerisinde bilinç bulunuyor.
----------------------------------------------------------------------

Evvelce hayalet DNA şeklinde konuyu işlemiştik ,anti madde aleminde taşınan izi bu şekilde tarif etmeye çalışmıştık ,

Şimdi ise bilgisayarların bile bir ruh izi taşıyabileceği konusunu anlamaya açmaya çalışıyoruz,

Olay düşünebilmeye yönelmiş bir var oluş elemanı ruh izi taşımaya yani ruh sahibi olmaya aday, konuyu "insan biolojik bir kompiturdur "ifadesi ile tanımlamaya çalışan başka bir kanal bilgisi içinde düşünelim ve bir deney mahsulü olduğumuzu tekrar hatırlayalım,

Yaratımda 4B nin teknolojik özelliklerini inceledik ,bir primat içine yerleştirilen insan ruh izinin nasıl etrafını etkileyip gerekli çekimleri yaparak teşekkül ettiğini Neandartal insanda anlatıldı,

"S: (L) Değiştirilen maymunumsuların embriyoları gebelik için dişi maymunumsulara mı yerleştirildi?
C: Hayır. Yalnızca ruhlar.
S: (L) Ruhları bu maymunumsu bedenlere mi koydular?
C: Yakın.
S: (L) Ruhun mevcudiyeti maymunumsu bedenin genetiğinin ve DNA’sının değişmesine mi neden oldu?
C: Evet.
S: (L) Ardından da önce Oryon Birliği tarafından değiştirildiler... "

Ve şu izahı da akla getirelim,

"Daha sonra bu yapı yoğunluk perdesinden geri gönderildiğinde, “fikir”, sizin gerçekliğinizdeki eşleşen öğeleri kendine çeken bir şablon işlevi görür ve organik montaj süreci gerçekleşir. Cansız maddenin bile minimal bir eşleme bilinci olması sayesinde gerçekleşir bu."

Anlattıklarımın tekrar tekrar sergilenmesi bana da ters geliyor ama bilenlere sözüm yok, onlara da ters gelebilir ve bize başka şeyler anlat der gibi olduklarını hissediyorum ,yalnız burada o vaz geçemediğim öğretmen tavrımdan acizane bahsetmem lazım, çok yakışık olmayan bu durumumdan kurtulamıyorum tavırlarıma yapışmış gibi ve o Anadoludaki yetersiz sınıflarda olan okullarda aynı derslikte kişilere beraber ders vermek gibi geliyor 1,2,3,4, ve ilh. sınıflara beraber aramıza yeni katılan daha yeniler, tazeler var,

Geç bunları..
https://youtu.be/t-a6ARuBAhg

Bu mızıldanmalardan sonra konumuza dönelim,yalnız ne olursak olalım buradaki 4KH mensubu olduğumuzu ve davranışlarımızda bu aksak durumlarla beraberliğimizin onları da fark ederek bertaraf etmek temizlemek istediğimizi belirtmek gerekir,
BH adayı olmak için çırpınmalar,

"KH enerjiyi kendi kullanımı için boşaltma eğilimindedir."K.notu ,
Olay anlaşılmıştır, yapay zekalı düşünebilecek ve fikir yürütebilecek şekilde yapısındaki elektronik bağlantıların devrelerin mükemmeliyetine bakılarak bu hali bu tip icatlarda idrak etmeliyiz,chipler,silikon bazlı iletişim mükemmeliyeti sanki organik sinir ağının benzeri gibi çalışmaya başladılar yakınlarda chiplerin imalindeki yetersiz miktarda olmaları mesela otomotiv sanayiinde kriz yarattı, cep telefonunun mahareti siri v.s ,yirmi sene evvel aklımızın köşesine bile takılamazdı,

-----------------------------------------------------------------

S: (L) Işık ve çekim, optik ve atomik parçalar, madde ve anti-maddeden bahsederken ve tüm bunların hepsinin bu geçişi açıklamanın yolları olduğunu söylerken doğruya yakın mıyım? Bu üçü gerçekten birer çift mi?
C: Yakın.
S: (L) Dalga işlevini çökerten şey nedir?
C: ? S: (L) Bilinç mi?
C: Evet...
S: (L) Dahası var. Bu bilinç... (T) Bir üçüncü yoğunluk kavramından, şu anki fizikselliğin mevcut olmadığı bir dördüncü yoğunluk kavramı elde etmeye çalışıyoruz. Dördüncü yoğunlukta bozulmadan ışık hızıyla gitmek gibi bir sorunları yok çünkü orada böyle birşey yok...
C: Yakın.
S: (T) Yani bizim için bunu üçüncü yoğunluk açısından düşünmeye çalışmak...
C: Anahtar; fizikselliğin değişkenliği.
S: (L) Fizikselliği değişken yapan şey nedir?
C: Bilinç ile madde arasındaki bağlantının farkındalığı.
S: (L) Bilinç ile madde arasındaki bağlantı nedir?
C: İlüzyon.
S: (L) İlüzyonun özelliği nedir? (T) Bilinç ile madde arasında herhangi bir bağlantı olmadığı. Bu bağlantının mevcudiyeti ilüzyon. Üçüncü yoğunluğun sınırlı algısı...
C: Hayır. İlüzyon, bağlantının olmaması.
S: (L) Yani buradaki ilüzyon, bilinç ile madde arasında bir bağlantının olmadığının düşünülmesi.
C: Evet.
S: (T) İlüzyon, bağlantının olmadığının düşünülmesi. Üçüncü yoğunlukta... (L) Buldum! (T) Sakın bir anda yok olayım deme! [Gülüşme] (L)
Aradığımız bağlantı, bilincin madde oluşu.
C: Yakın. Peki ya aynı zamanda tam tersine ne dersin?
S: (L) Ve aynı zamanda herşeyin tersi. Işık ile çekim, optik ile atomik parçalar, madde ile antimadde... Bir sonraki seviyeyi anlamak için herşeyi ters çevir... Bu kadar kolay olamaz. (J) Bir saniye, çekim eşittir ışık, atomik parçacıklar eşittir optik, anti-madde eşittir madde mi? Hepsi dengeyle ilgili. (L) Ve sonuç her zaman sıfır.
C: Ve sıfır da sonsuzluk.
S: (L) Yani diyorsunuz ki, buradaki ilüzyon, arada ayrım olduğunun sanılması. Arada fark yok, aynılar, öyle mi?
C: Evet.
S: (T) Mekan/zamanda sıçramalar yoluyla gideceğin yere hemen varabilirsin. (L) Veya bunu tersine çevirecek olursak anlayabiliriz ki, bizimle örneğin Alfa Sentauri arasında hiçbir mesafe yok. Mesafe ilüzyonunu yaratan şey, algının sapması.
C: Şimdi tüm ihtiyacınız olan şey “teknoloji.”
S: (T) Teknoloji şu anda geliştiriliyor. (J) Teknoloji muhtemelen zaten geliştiriliyordu. Sadece gizleniyor.
C: Evet.
S: (L) Bu etkileşimin önemli sonuçları olacağına dair garip bir his duyuyorum.
C: Evet.
S: (L) Bir ipucu?
C: Verebiliriz, ama daha sonra.
S: (T) Bunlar önemli sonuçlar mı?
C: Evet.
S: (L) Bu akşam için söylemek istediğiniz herhangi başka birşey var mı? (T) Kendimize aktarmamız gereken başka birşey var mı?
C: Hayır.
-----------------------------------------------------------------

Bu alıntının başlangıcı Bir üstün bilinçli fizikçi olan Roger Santilli isimli kişi ile oldukça hassas ve ancak fiziğe yatkın olanların daha iyi seçebileceği harika bilgilerle dolu,

Çekim ,elektromanyetizma,madde, anti madde, optik, ışık gibi faktörlerin yer aldığı ve bir ara çekim hakkında yazdığım alıntıladığım konuların üzerinde gezinme gibi,

Bu alıntıda şu husus üzerinde duracağım,

"S: (L) İlüzyonun özelliği nedir? (T) Bilinç ile madde arasında herhangi bir bağlantı olmadığı. Bu bağlantının mevcudiyeti ilüzyon. Üçüncü yoğunluğun sınırlı algısı...
C: Hayır. İlüzyon, bağlantının olmaması. "
Kısaca ve kabaca bilincin maddeyi yarattığına inanmayan bir kalabalık içerisinde eğer aksini düşünen ve inanan iseniz ,buna inanmayanlar bu illüzyon altında demek ,onun için madde için devamlı illüzyon benzetmesi yapıyorum ,zira ben bu bağın olduğuna katiyetle inanıyorum,

12.11.2005
Sonsuzlukta bir başlangıç olarak yaratıldı madde alemi
Yani her varolan sonsuza bağlı olduğunu bilmeli
Sonsuzu anlamaya çalışmak durmasın
Buna yönelen insan şartlanmışlığını mutlak yenmeli

Sonsuz, bilinmeyen diye tanımladığımızdır
Bilinen ise her şey sanıp yanıldığımızdır
Her şey aslında sonsuzluğu da içerir
O zaman bir bilgide takılmak yanlışımızdır

Burada kendimizi parlatma merakında değiliz ,evvel emirde bu lütfen anlaşılsın ,sadece izahımıza samimi yollar ararken eski yazdıklarım bana kılavuz oluyor, öbjektif bir bakışla değerlendirilirse gerçek görülür,

Her neyse uzatmadan sadede gelelim, anlatmak istediğim gerekli bilgi teçhizatın kuşanmadan yani farkındalık konusunda eksiklik varken eğer 4Y e çıkılmışsa olay felaket olur,bunun hakkında şimdi kafi vaktiniz yoksa sonra da izleyebileceğiniz ilginç bir alıntı,

https://www.youtube.com/watch?v=K8UVALocDnk

Ve bununla ilgili ,

"S: (L) Morris K. Jessup’un dipnotlu kitabında, dipnotları yazan üç kişi vardı: Bay A, Bay B ve Jemi olarak bilinen kişi. Referanslardan biri, Kenneth Arnold’un yaptığı bir gözlemle ilgiliydi. Bu gözlemle ilgili olarak Bay B şöyle yazmış: “Üzülme Jemi, onlar HM gemileri, G adamları değil. Bu gelişmiş bir tür ve bir eğitim uçuşundaydılar. Liderlerinin onların güç alanlarıyla bağlantı kurmasının nedeni buydu; bir korku bloğu oluşturmadan onlara uzaktan kontrolü öğretmek.” Şimdi, HM gemisi nedir?
C: Hafif madde.
S: (L) “G adamı” nedir?
C: Gizli düzen üyesi.
S: (L) Gizli düzen nedir?
C: Siz keşfedin.
S: (L) Liderlerinin onlara uzaktan kontrolü öğretmek için onların güç alanlarıyla bağlantı kurması ne demek?
C: Kendini açıklıyor.
S: (L) Jessup’un, tarihte insanların gizemli kayboluşlarıyla ilgili tartışmasına yaptığı yorum oldukça ürkütücü. Kitabın kenarında şöyle yazıyor: “Hey, eğer bunun nedenini bilseydi şoktan ölürdü!” Bu ne anlama geliyor?
C: Şu anda bunu ifşa edemeyiz.
S: (L) Yani diyorsunuz ki, bu gezegende, şimdiye kadar bize anlattıklarınız dışında bir sürü şey dönüyor, öyle mi?
C: Elbette.
S: (L) Eğer çok daha fazla şey varsa, ve eğer bunları öğrenseydik “şoktan ölür müydük?”
C: Belki.
S: (L) Bu hiç hoş değil. Kitapta Jessup pilotların uzaygemileri tarafından dondurulup görünmeden götürülmelerinin mümkün olup olmadığını merak ediyordu. Bay B kitabın kenarına şu notu düşmüş: “Eğer bu deneyimi yaşamış olsaydı, sesi çıkmazdı ve hayatı boyunca bir daha bu konuda ne yazar, ne de konuşurdu. Çünkü bu kişinin zaman algısını felç ediyor, zihinsel biliş, işlev ve hafızayı devredışı bırakıyor. Hiç bilgisi yok, olamaz da. Sadece tahmin yürütüyor.”
C: Evet.
S: (T) Evet ne?
C: Aynen doğru!
S: (L) Bu kitapta pek çok terim var...
C: Çok fazla veri.
S: (L) Bu yorumları kimin yazdığıyla ilgili varsayımlar vardı. Bu kitaptaki notları kimin yazdığıyla ilgili olarak bize bir ipucu verebilir misiniz?
C: Keşfedin. Size herşeyi söyleseydik, iyi olmazdı!!
S: (L) O halde bu geceyi sonlandırabiliriz.
C: İyi geceler.
S: (L) Kitaptaki terimler şunlar: ana gemi, ev gemi, ölü gemi, büyük gemi, büyük bombardıman, büyük dönüş, büyük savaş, küçük adamlar, güç-alanları, derin dondurma, denizaltı binaları, ölçüm işaretleri, devriye gemileri, manyetik ve yerçekim alanları, elmas tabakaları, kozmik ışın güç kesicileri, denizaltı kaşifleri, kakma çalışması, temiz iletişim, telapati, yanan giysi, düğüm vorteksleri, ağlar ve kaybolan uçak ve gemilere neler olduğu. Jessup’un kitabının üç yorumcusu garip fırtınaların, bulutların, gökten düşen cisimlerin, garip izlerin, ayak izlerinin ve çözemediğimiz diğer şeylerin açıklamasını yapıyorlar. (F) Tüm bunları öğrenmeye çalışsaydın, bu tıpkı kocaman bir meyveyi ısırıp bir kerede yutmaya çalışman gibi olurdu. (L) Böyle şeyleri “keşfedin” diyorlar. Böyle şeyleri nasıl keşfedebiliriz ki? (F) Adım adım gelecek. (J) O kadar önemli değil. (L) Önemli, çünkü bilginin koruduğunu söylüyorlar ve bunlar bilgi. (F) Biliyorum, ama hepsini bir kerede öğrenemezsin.
Son üç yılda ve son sekiz ayda ne kadar çok şey edindiğine bak. Çok sabırsızsın. Tüm bunların hemen zihnine girmesini ve sonrada geri dönüp çocuklarınla eğlenmeyi, patlamış mısır yemeyi ve film seyretmeyi bekliyorsun. Ama öyle işlemiyor. Tüm bu bilgileri bir kerede öğrenseydin böyle olurdun. [Aşırı spastik bir ifadeye bürünüyor. (Gülüşme)] İstediğin şey bu mu? (T) Evet, çocuklar mısırlarını alıp annelerini seyrederlerdi! Filmden daha iyi. (F) 3’üncü yoğunlukta kalan tüm vaktin “e-e-e-e-e” diyerek geçerdi. [Gülüşme] Doktorlar gelip sana glikoz iğnesi yapar ve midene besin aktarırlardı ve sen bunu hissedemezdin. Hala “e-e-e-e-e” sesleri çıkarıyor olurdun. Tüm bunları hemen öğrenemezsin! Zaman ilerledikçe bilgimizin çok artacağını hissediyorum. Her bir celseyi sindirmemiz gerekiyor. Bunları kamyona yüklenen bir yük gibi zihnine sokamazsın. (T) Yapmamız gerekenleri yapıyoruz. (F) Kitaptaki dip notlarının bazılarının, tüm bunları çocuk oyuncağıymış gibi bilen bir 4’üncü yoğunluk varlığından geldiğinden şüpheleniyorum. Ama mesele değil. Henüz orada değiliz. (L) Neden biri bu kitaba notlar ekleyip ONI’ya göndersin ki? (F) ONI’ya ne kadar az şey bildiklerini göstermek için. (S) İşe yaramış. Artık bir araştırma grupları var! (F) Ayrıca çok fazla şeyi çok hızlı öğrenseydik, film izlerken birden kapın çalardı ve kapıda gri giysili birileri seni sorardı! "

4Y e nasıl çıkılacak kriter nedir bunun analizini yapacak güçte ve bilgide değilim ,çıkıldığını düşünelim,yukarıdaki yorumda oldukça fazla ve ilginç bir şekilde işlenmiş ,zira bu yoğunluğun geçici veya kısmen fiziksel bir alem olduğu söyleniyor ,yani fiziksellik bir süre devam edebiliyor özellikte,

Birdenbire bir idrak geldi ,sakın bu izahat dalganın geldiği ve ortamımızı kapladığı an yani şu zamanlar olmasın, Sezar bile bu anları bekliyor,evvel anlattık,

Dalganın geldiği an hakkında K.ların söylediklerini hatırlayalım bir kısım insan hala 3Y şartlarında olduklarını bilecekler ve olası felaketleri yaşayacaklar, ya farkında olanlar ,

Bunu yaşamayacaklar,

O halde KH nın hala hüküm sürdüğü ve yönetmek için can attığı bölüm bu 3Yi yaşayanlar olacak,

Zira besinleri bu illüzyonun esiri olanların devreye alıp yaşam diye oynayıp kin,intikam,hırs,kıskançlık ,maddeye tapma ,gibi negatif usulleri sorgulama yapmadan yaşamayı başka şekil olamaz diyen yankı odalarındakilerden olacak,

Bu kişilerden BH a geçiş olabilir işte onlar bu illüzyonun bilincin yarattığı inancında olan bölüme yanaşmak ve idrakle olacak, ve geriye dönüş yok yani BH ı seçen KH olamaz,

Bütün bu izahlar sonunda akla şöyle bir soru gelmiyor mu ,

Ya şimdi biz hangi durumdayız,

Dalga gelmiş ve şu anda etkisi altındayız, ayırım ve anlamak için öyle hassas çizgiler falan aramaya lüzum yok inanıyorsanız, adanma tamamsa K.ların devamlı söylediğini hatırlayınız,

"S: (Scottie) Size söyleyip duruyorum, teleportasyon için megalit gibi birşey bulalım! (L) Peki önümüzdeki yıl? Bizim için, grup için?
C: Doğru yol üzerindesiniz! Hem siz için, hem de grup olarak, yeteneklerinize ve daha yüksek yoğunlukların ve enerjilerin gerçekliğine inancınızı sürdürün. Bu yaklaşımın etkililiğine dair çok büyük kanıtlar göreceksiniz. Oyun sahası eşitlenme sürecinde. Ve... Yardım geliyor! "
"Yardım yolda, bekleyin görün.."

Bütün beyanımız sonunda hani inanıyordun ,başına zelzele gibi bir felaket geldi,doğrudur, ama geçiş yapmadım henüz,

Ve şu anda bulunduğum bölge kırkbeş sene insanları ile haşır neşir olduğum bir bölge ,karmik bazı olayların gerçekleşmesi gerekiyor belki, buralarda eksik bıraktığım veya karşılaşacağım başka şeyler var sanırım ,zira halen oturduğum evi kolayca buldum eski bir müşterim idi, ama o da şu andaki aşırı kira artışlarının esiri olup oğlum evleniyor bahanesi ile çıkartmayı istedi ve ben eşimle bu yaşta aynı apt. nın alt dairelerinden birine yerleşmekle meşgulüm o da hallolacak

Yakınlarda bir rüyamda bir apt.üst katlarında iken mesela 7, katta idim gök yüzünde kılıç gibi uzunlamasına bir ana gemi gördüm ve ayrıca o geminin çeşitli yerlerine uçuşlar yapan küçük gemiler ,bu arada iki dünyasal uçağın etrafımda dolaştığını gördüm ve birisi pike yapıp daha doğrusu türbülansla geldi bulunduğum apt.nın dibine burun üstü çakıldı arka tarafı sağlam vaziyette, apt na zarar vermedi , patlama falan olmadı ve ben diğer uçağın ne tarafa düşeceğini beklerken uyandım,

Şu anda biraz sıkıntılı ve maddi zorluklarla bulunduğum apt.nın birinci katındayım ,yani oraya taşındım intikal dün cereyan etti, şimdi bunları yazıyorum,

Ayrıca evim hastanenin bitişiğinde ve o hastanede eşim de çeşitli hastalıklarla yoğun bakım dahil bir çok macera geçirdim, kimbilir, dışarı çıktığımda eskilerle merhabalaşma devam ediyor, bedensel karşılaşmaların da bir sebebi var diye düşünüyorum,

BH adayı olmak için bakalım başka hangi saldırılarla karşılaşacağım veya karma borcu ödeyeceğim, teker teker değil hep birden gelin,
Bütün bunlar ,bu anlattıklarım ve başıma gelenleri yorumlarken algıda ne kadar zenginleştiğimi görüp beni mutlu ediyor, her felaketin daha doğrusu oluşan her şeyin bir sebebi vardır ,dersler,

Sonra bu illüzyonun içindeyiz deyip bir an evvel buralardan kurtulma isteği içinde olmak ta hatalı bence ,bulunulan her yer evimizdir ve şartlarına uygun yaşama durumumuz var kendimizi soyutlayıp kristal köşklere kaçamayız,

Anı yaşayacağız..

Dikkat edilirse K.lar ne diyor,
"Aradığımız bağlantı, bilincin madde oluşu.
C: Yakın. Peki ya aynı zamanda tam tersine ne dersin? "

Tam tersinin ne olacağını izah için bu olay iki yönlü önemle kabul edilmeli,

Yani illüzyonda iseniz buradan bilincin farkındalık özelliğindeki üst taraflarına ulaşmaya çalışmalısınız ,aynı güç ve hevesle, bilgiyle farkındalığa ulaşalım diye ağzımıza pelesenk yaptığımızın sebebini anlayabiliyor muyuz,

Dilimdeki sertliği mazur görün gelen idraklerle heyecanlanıyorum,

Eğer biz "fizik beden/genetik beden/ruhsal beden" trinitesini seçmiş ve oynuyorsak bu konuları idrak etmeliyiz,her tür bedenin etkisi altındayız ve özelliklerini hakkıyla özümsemeliyiz, herhangi birini göz ardı edip yok sayamayız,

Müziğin her çeşidini severim Beethoven i dinlemek tüylerimi ürpertir ama Bizim Neşet bakın neler söylemiş o net sesiyle,
https://www.youtube.com/watch?v=s6vXWtNZu0c

Ara..


Edited by - Tgur on 12/06/2022 19:42:14
Go to Top of Page

Tgur


1657 Mesaj Göndermiş

Mesajın Eklenme Tarihi - 24/06/2022 :  08:28:29  Kullanıcı Bilgilerini Görüntüle  Alıntı Ekle
YORUMLAR XXX

S: (L) İnceleme amaçlı olarak alınmış olan insanlar, kaçırılmış kişiler miydi?
C: Ölü.
S: (L) Ölmüş insanlardı. Harika. Ölmüş insanları mı kaçırdılar? Yoksa canlıyken mi kaçırdılar?
C: Hayır.
S: (L) Aracın kaza yapması nedeniyle mi öldüler?
C: Hayır.
S: (L) Peki o zaman buradaki hikaye nedir? Başka hangi seçenekler kaldı?
C: Alındılar.
S: (L) Ölüm sırasında alınıp remolekülerize mi edildiler? Daha önce tartıştığımız şeyi mi kastediyorsunuz?
C: 3’üncü yoğunluk.
S: (L) Üçüncü yoğunlukta mı remolekülerize edildiler? Bunu mu söylüyorsunuz?
C: 3’üncü yoğunlukta alındılar.
S: (L) Lütfen bir insanın alınmasından neyi kastettiğinizi söyleyin.
C: Öldükten sonra alındılar.
S: (L) Yani ölmüş bedenleri aldılar, öyle mi?
C: Evet.
S: (LM) Neden? (L) İncelemek için. Bu cesetleri canlandırmayı mı planlıyorlardı?
C: Açık.
S: (L) Bir ölümden sonra yeniden canlandırmak için cesetleri alıyorlar mı hiç?
C: Evet.
S: (L) Cesetleri alıp yeniden canlandırınca, o bedeni kullanmış olan ruhla mı canlandırıyorlar? Ruhu yakalayıp geri mi koyuyorlar?
C: Hayır.
S: (L) Bedenleri yeniden canlandırırken, dünyadışı bir varlığın ruhuyla mı canlandırıyorlar?
C: Çok sayıda olasılık.
S: (L) Cesetleri ruh olmadan canlandırmaları mümkün mü?
C: Evet.
S: (L) Cesetleri ruhsuz olarak canlandırdıklarında, zombi gibi bir varlık mı oluyor?
C: Hayır.
S: (L) Bu konuda bize biraz daha bilgi verebilir misiniz? Eğer onları ruhsuz olarak canlandırıyorlarsa, buradaki canlandırıcı güç veya enerji nedir?
C: Diğer insanlardan ayırt edilemez.
S: (L) Diğer insanlardan ayırt edilemez. (LM) Bu nasıl mümkün olabilir?
C: Teknoloji herşeyi mümkün kılıyor!!!
S: (L) Elbette 4’üncü yoğunluk teknolojisinden bahsediyorsunuz, değil mi?
C: Evet.
S: (L) Peki bir çeşitli enerji yüklenerek yeniden canlandırılan bir beden... (SV) “Çi” enerjisi olabilir mi? (L) ... Biz ruhu fiziksel bedenin canlandırıcı gücü olarak algılıyoruz. Yani ruh gittiğinde beden ölür. Doğru değil mi?
C: Sınırlı veriye dayalı varsayımlarda bulunuyorsun.
S: (L) Peki o halde bir bedenin ruh olmadan nasıl yeniden canlandırıldığını söyleyerek veritabanımı genişletir misiniz?
C: Karmaşık teknoloji; elektronik biyo-üretim frekans uyumlaması ve tüm işlevlerin izlenmesi ve kontrolü için son derece yüksek frekanslı radyo sinyali aktarıcıları; düşünce kalıbı taklidi ve duygu frekansı titreşim oranı modülasyonu dahil!!!!
S: (L) Bunu yaptıklarında fiziksel beden...
C: Evet.
S: (L) Kan, kalbin atışları ve herşey...
C: Hücre dahil tüm işlevler taklit ediliyor.
S: (SV) Peki ya aura? (L) Böyle bir varlığın aurası olur mu?
C: Projekte ediliyor.
S: (L) Diğer tüm frekanslar ve diğer şeyler gibi o da projekte ediliyor. Peki... (SV) Etrafımızda bu türde yürüyen çok ölü var mı?
C: Matrix materyalinde anlatılan “Robotlar”ın yerine kullanılan varlıklar.
S: (L) Normal bir insanın bu tür bir varlığı tespit etmesi mümkün mü?
C: Hayır.
S: (L) Tüm gezegende normal bir insanmış gibi davranan, bu türde yaklaşık kaç varlık var?
C: 2.000.000.
S: (L) Yaklaşık 2 milyon mu?
C: Evet.
-----------------------------------------------------------------
(L) Evet, pekala... Gaby’nin gördükleri ve bu garip vakaların ortaya çıkmasıyla birlikte işler tuhaflaşıyor. Ark’ın gördüğü rüyalarla işler daha da tuhaflaşıyor. Uzun zaman önce rüyaları kaydetmemizi söyledikleri bir celse vardı, hatırlıyor musunuz? 1997 veya 1998 yılıydı. Ark ile konuşuyorlardı, sanırım özellikle rüyalar hakkında. Bize bir şeyler olduğunu söyleyecek veya bizi uyaracak bazı rüyaları olacağını söylemişlerdi. Sanırım rüyada içeri girmeye çalışan bir zombi ve siyah lekemsi bir hayalet görmek, temelde bize dışarıda pek hoş olmayan şeyler olduğunu söylüyor. {Kuyruklu yıldız bombardımanı vb. gelecekteki gezegensel değişim türündeki olayların tartışıldığı 4 Temmuz 1998 celsesi kastediliyor. Bu celse aynı zamanda insan-evren bağlantısından bahsedilen ilk celseydi: “İnsanlığın deneyimsel döngüsündeki felaketler bu komet kümesinin geçişine tekabül ediyor.” ve “İnsanlığın deneyim döngüsü, afet döngüsünün yansıması. Dünya periyodik bir temizlik şeklinde bundan fayda görüyor. İşaretlere dikkat etme zamanı. İşaretler çoğalıyor. Eğer dikkat ederseniz siz ve başkaları tarafından ‘hissedilebilirler’ bile.” Mevcut celse ile bazı çağrışımları olan çok ilginç bir celse. Her halükarda, rüyalarla ilgili kısım şuydu:
Eklenti:
S: (L) Bu şimdilik bir kenara koymam gereken bir konu mu?
C: Dilediğin gibi devam edebilirsin, ama bir kulağın ve gözün de mevcut olaylarda olsun. Ve, çok önemli; rüyalarınızı kaydedin. Arkadiusz da!
S: (L) Rüyalarımızda bizimle bazı iletişimler mi olacak?
C: Vizyonlar.
S: (L) Bu vizyonlar nereden gelecek?
C: Eter. }

----------------------------------------------------------------------

(Joe) Aşılanan insanların kollarına mıknatısların yapıştığını gösteren videolar gerçek mi?
C: Bazıları. Bazı yerler ve belirli aşı serileri.
S: (Joe) Peki bu mıknatıslar neye çekiliyor?
C: Daha sonra kullanılacak.
S: (L) Ürkütücü! Ne için kullanılacak?? [kahkaha]
C: Yönlendirilen ışın uygulamaları.
S: (L) Bu da ürkütücü. Bu yönlendirilmiş ışın uygulamalarından herhangi biri zombi kıyameti senaryosunu kapsıyor mu?
C: Yakın
S: (L) Ooo, ürkütücü! [kahkaha]
(Joe) Bir önceki celsede bazı aşıların insanları kontrol etmek için kullanılacağını söylerken kast ettikleri şey bu muydu?
C: Evet
S: (Andromeda) Peki bu aşı serilerinin yüzde kaçı bu teknolojiye sahip? (Joe) Veya kaç kişi?
(Andromeda) Evet, kaç kişi?
C: Yüzde 12.
S: (Joe) EPEYCE kişi yani.
(Niall) Sanırım hepsi Pfizer alanlar.
(L) Çok fazla kişi bu ama yine de...
(Gaby) Çoğunlukla Kuzey Amerika’da mı?
C: Evet
S: (L) Çünkü Gaby hastalarını test ediyor ve hiçbiri manyetikleşmeye dair herhangi bir kanıt göstermedi. (Joe) Gaby bu kontrolü gizlice yaptı.
(Artemis) Evet, “Hey, nasıl hissediyorsun? Bu sana yapışıyor mu?” falan. [kahkaha]
(L) Koluna bir buzdolabı mıknatısı koyabilir miyim? [kahkaha] Pekala, sıradaki soru.
(Joe) COVID-19 aşılarıyla aşılanmış bazı kişiler aşılanmamış kişilere herhangi birşey bulaştırıyor mu?
C: Evet
S: (Joe) COVID mi bulaştırıyorlar?
C: Evet
S: (Joe) Başka birşey?
C: Pek değil.
S: (Joe) Olayı sürdürebilmelerinin yollarından biri bu.
(L) İnsanları aşılıyorlar ve sonra aşılanan insanlar virüsü yaydığı için daha fazla insana bulaşmaya devam ediyor.
C: Evet
S: (Joe) Devletlerin bunu yapmaktaki ve pandemiyi sürdürmekteki asıl amacının basitçe insanları kontrol etmek, insanları daha güçlü bir kontrol düzenine doğru sürüklemek olduğunu söylemek doğru olur mu?
C: Evet

-----------------------------------------------------------------

Zombiler konusuna pek yakın değildim, filimlerini falan es geçtim,soğuk ve acımasız bir konuydu, ta ki rüyamda yakın bir arkadaşımın öldükten defnedildikten sonra elbiseleri ile beraber hiç olmamış gibi yakınımızda bizlerle konuştuğunu görene kadar,

Uyanınca tabii şok bir vaziyette ve tatsız hislerle dolu olarak konuya eğilmem icap etmesi fikri doğdu, K. mesajlarını tararken üzerinde oldukça fazla görüşülmüş fakat ben dikkat göstermemişim durumu ortaya çıktı ,şimdi biraz dokunacağım istemeyerek pek tad almadan,

Farkındalık konusunda bilgi üzerine her çalışma önemlidir,

Zombi konusunda fazla durmak istemiyorum ,kıyamet tellallığına bürünmek gibi,ancak yukarıdaki bir iki aktarımdan cesetlerin alınması hazırlanması ve en sonlarda oldukça fazla sıkıntı çekilen pandemide aşılananların bir kısmının nelere maruz kalacağını görüyoruz ve neler yapılabildiğini anlıyoruz , 4Y teknolojisisnin nasıl gelişmiş ve bizlerin şimdi akıl alamayacağı bir özellikte olacağına teslim oluyoruz ancak tek teselli bu hadisenin farkındalıkta yükselip üst yoğunluğa geçme imkanı olunca bizlerin de uğraşabileceği anlayabileceği bir konu olduğuna inanabilmek ,

"Siz evrenler yaratacaksınız"

Monoteist düşünceyi nasıl yok ettiğini ve gücün evrenin her zerresinde ve yükselişte olan insanda da olduğunu anlayabilmek,

Fazla uzatmadan bu bahsi şimdilik kapatıyorum.

----------------------------------------------------------
C: Evet
S: (L) Yani bu şeylerin hiçbirinin bilinçli olarak farkında olmasak bile bir şekilde kendimizi savunmamıza yardımcı olacak bir yola girdik?
C: Siz tam olarak farkında değildiniz ama rehberlik vardı.
S: (Perceval) Birisi Arky’ye Prag’daki konferansa gitme konusunda ısrar etmesi için rehberlik ediyordu.
(Pierre) Vincent’ın ölmüş olmasına veya başka bir düzlemde bulunmasına rağmen o enerjinin birikmeye devam ettiğini söylediler. Yani ölümünden sonra o enerjiyi yoğunlaştırmaya devam etmeyi başardı bir şekilde?
C: “Donuk durumun” nedeni kısmen bununla ilgili.
S: (L) O donuk durumda bir jeneratöre falan mı dönüştü? (Galatea) Bir kötülük piline dönüştü.
(L) Evet, bir kötülük pili gibi.
(Andromeda) Peki zaman zaman bu tür enerji faaliyetleri yapmalı mıyız ve bunu yaparsak yeni terörist saldırılar mı yaratıyor olacağız?
C: Bu kadarı yeterliydi, teşekkürler!
S: (Scottie) Evet, öncelikle, Vincent Bridges’ın kendisinin karanlık bir büyücü gibi birşey olduğundan çok emin değilim.
Karanlık Sanatlar, ruhunun ele geçirilmesi falan, bunlar berbat şeyler. Buna bulaşmak istemezsin. Sadece Laura’yı ve kendimizi korumak için birşey yapmak istiyoruz. Yoksa “Evet, gidip şunları mahvedelim!” gibi davranmak istemezsin. Ve o enerji olayının tamamen Vincent’ın ürünü olduğunu, onun tek başına öyle bir enerji seviyesi oluşturabileceğini hiç sanmıyorum...
(L) O yalnızca bir araçtı!
(Scottie) Kullanılıyordu yalnızca.
(L) O enerji serbest kaldığında bunun şiddet olaylarına neden olduğunu söylediniz. Peki bu şiddet olayları bizden mi kaynaklandı, Prag’a gidip birşeyler yaptığımız için?
C: Hayır hayır hayır!!! O olaylar 4KH’nin hedeflerine ulaşamama nedeniyle duyduğu kızgınlığın sonucuydu.
S: (Galatea) Nefretlerini saçtılar ortaya. (Pierre) Berbat birşeydi.
(Chu) Hedefleri Laura’ydı ve ona fırlatılan enerji onu ıskaladı. Ve 4KH buna çok bozuldu.
(L) Ve Vinnie’yi bir tür astral durumda bana karşı bir kanal olarak dondurulmuş bir durumda tutma şeklinde özenle kurdukları o küçük mekanizma da işe yaramadı çünkü fişi çekmiş olduk bir anlamda!
(Perceval) Tuz dökmemizin bunda herhangi bir etkisi oldu mu?
C: O sadece fiziksel olarak faydalıdır; en önemli hususlar tam farkındalık ve konsantrasyon ve artı, daha önemlisi, pozitif koruma sağlayan kozmik güçleri kanallamanızdı.
S: (L) Bundan şunu anlıyorum ki farkındalığın kendisi temas potansiyeli farkının bir parçası. Bir akım söz konusu olduğunda, bu bir sürü elektron demektir ve elektronlar yükte bir fark olduğu için bir yere akar. Bu tuhaf çünkü bu sanki kafamda: sanki tam bir farkındalık alanı maddi dünyada eterik dünyanın veya kozmik enerjinin bir çekicisi haline geliyor.
(Pierre) Evet, bir tür rezonans diyorlar. Vinnie 4KH ile rezonanstaydı ve biz de pozitif güçlerle rezonanstayız.
(Perceval) Pratik anlamda, bu olaydaki farkındalık, Vinnie’nin orada ilgilenilmesi gereken birşey bıraktığına dair farkındalıktı. Negatif bir enerji veya her neyse...
(L) Bunun ne olabileceği konusunda hiçbir fikrim yoktu.
(Perceval) Ama orada birşey olduğu ve “temizlenmesi” gerektiğine dair bir farkındalık vardı. Ve bu bir şekilde o negatif enerjiyle çatıştı. İki zıt kutup gibi. Pozitif yük ile negatif yük.
(L) Lambayı açmak gibi. Elektronların akışı ampulü aydınlatıyor.
(Perceval) Veya yere bir yıldırım düşmesi gibi. Bir patlama meydana getiriyor.
(L) Evet, bu bir tür psişik yıldırım gibiydi.
C: Evet
S: (L) Ve bizler de bu psişik yıldırıma aracılık mı ettik?
C: Evet. Birkaç bilinçli kişinin yapabilecekleri ne kadar şaşırtıcı, değil mi?!
S: (L) Evet, ve belirli birşey yapmak için bir plan yapmadık. Sadece kendimizi korumaya veya enerji temizliği yapmaya çalışıyorduk. Sadece içgüdülerimizin sesini dinliyorduk.
(Pierre) Birkaç bilinçli kişinin yapabileceği sıradışı şeyler derken, etrafta pek çok pozitif güç olduğu ama yeterince konektör olmadığı anlamına mı geliyor mu? Kastettiğimi anladınız mı? Eğer farkı yaratan şey farkındalıksa, eksik olan şey yüksek pozitif güçler değil, o enerjileri kullanabilecek olan bilinçli kişilerdir...
(L) Durum gerçekten bu mu? Evrende bolca pozitif enerji var ama farkındalık üzerinde çalışan, iç güdülerini izleyen, evrenin rehberlik yapmasına ve tüm bunların tezahür etmesine izin veren yeterince insan mı yok?
C: Evet
----------------------------------------------------------------

Vincentin yok olması ile ilgili bir bölüm,Vincent başlangıçta celselerin yürümesi için gerekli olan Frank gibi negatif yüklü varlıklar, oldukça faydalı işler yanında zarar vermeye başladıklarında fark oluştu ortamdan ayrıldılar,

Gurubun içinde olmaları ve sonradan açığa çıkmaları işinin içinde her zaman masumiyetin sezgisi olmadan körü körüne varlıkların menşei üzerinde hassasiyet göstermeden yaşamı yürütmenin sonuçta sıkıntı vereceğinin örnekleri,

Bulunmaları, baştan yardımları ve sonuçta ayrılmaları adeta bir gösteri ve gurubun ve bizlerin farkındalığını arttıran bir öğreti mizanseni, saldırıların yaşam boyu süregelen genel karakterinde gizlenmiş öğeler, yani zihin saldırıları kollayan bir taraf yaşamı sürdürürken devrede olmalı, tabii ki paranoya yapmadan,

Olayın elektriksel bir hadisedeki elektronların akışı ile alakalı pozitif veya negatife rezonansta olmanın özelliği ile olması izahı da ilginç,

Dünya illüzyonu matematiğinde fiziksel olaylarla farkındalıkta olup olmama konusunun benzerliği ilgimi çekti ,yani her şey illüzyon ama bu illüzyonun içinde bizlerin mevcut oluşu elektriksel git gellere alet olarak yaşamın bu esnada bir kurgu olmadığının fark edilmesi ..

--------------------------------------------------------------------

S: (L) F___’nin güçlü bir zihni olduğu için mi?
C: Evet. Tek istediği taraftarlar.
S: (L) Bu konuda bana yardım etmenizi istiyorum.
C: Karmik 1. seviye süreçlere yardım edemeyiz.
S: (L) Karmik 1. seviye süreç nedir?
C: Önemli kadersel ders veya görev.
S: (L) F___ ve benim şu anda yaşamakta olduğumuz olaylar varlık durumumuzda veya yaşamlarımızda bir değişim yaratmak...
C: Hafızalarınızı açmak için; psişik kayıt.
S: (L) Diğer yaşamlarımızda da bu deneyimleri yaşadık mı?
C: Evet.
S: (L) Bu görev kadersel bir görev mi?
C: Evet.
S: (L) Eğer biri bir görev yapma anlamında kaderini gerçekleştirme sürecindeyse, evren bu durumda da onun gereksinimlerini karşılama gücüne sahiptir, değil mi?
C: Evet.
S: (L) İkimiz de bu işe odaklanırken bundan mahrum kalmayacağız, değil mi?
C: Zorluklara rağmen ilerlemeye devam ederseniz.
S: (L) Yani şimdi yaptığımız herşey...
C: Ve birbirinizin girdilerini dengeli bir şekilde koordine edin
---------------------------------------------------------------------

Yukarıdaki alıntı evvelki alıntıda bahsi geçen guruptaki negatif varlıkların tesbit edilmesi ve bertarafı üzerine olan Frank ile devam eden işlevin hassasiyeti üzerine adeta tamamlayıcı olarak kabul edilebilinir,

Olaydaki karmik 1. seviye kader veya dersler hususu da önemli bazı kişilerin ve hele Laura gibi önemli bir kişinin kadersel derslerini yaparken hiç bir müdahele olmadan sadece "psişik hafıza kayıtlarını açmak"için yapılan olaylara evrenin yardım edeceği gibi, son derece ama bizce muğlak bir konu, açmaya çalışalım,

"S: (L) Eğer biri bir görev yapma anlamında kaderini gerçekleştirme sürecindeyse, evren bu durumda da onun gereksinimlerini karşılama gücüne sahiptir, değil mi?
C: Evet."

Mevzudaki kişinin derslerini uygulama yolunda olması önemli, bence bu dersleri uygularken bazen inanç takılmaları ile uğraşılan konulara ve o esnada verilen bilgileri şüpheyle özümsemeye çalışmak, işte bu masumiyet dolu çaba esnasında karşılaşılan olağan üstü olayları göz ardı etmemek gerekli ,öyle anlıyorum,

Lauranın sorusundaki farkındalık ve inanç durumunu fark edebiliyor muyuz ,evrenin "kim veya ne" olduğunu anlayabilmek,

Bu olağan üstü olayların "evrenin yardımı" olarak kabul edilmesi gerekir,

Birilerinin veya bir yoğunluğun müdahelesi dışında,bu tanıma 6Y den Laura ve ekibine seslenen bilinç gurupları da dahil, zira ortada bilgiye kendini vermiş şu veya bu şekilde karşılaştığı puzzle ları çözmeye çalışırken ruhsal gelişmenin evrendeki her varlık veya oluşumun pozitif yönde akışı desteklemesi olarak da tanımlayabiliriz, negatif ataklar da olabilir ama o kadersel gidişin desteklenmesine ivme vermekten fazla zarar veremez,

Evren kim oluyor da böyle yardımcı olup her arayana destek oluyor, işte burada inanç ve farkındalık ortaya çıkıyor,

Evren dediğimiz nedir ,
Herşey,

(23.04.2022 celsesinden)
"S: (Ark) Bilinç nedir?
C: Hayat.
S: (Ark) Hayat nedir?
C: Bilinç.
S: (Pierre) Döngüselleşiyor.
(Ark) Bilgi nedir?
C: Herşey.
S: (Ark) Fizik yoğunlukları tanımlayabilir mi?
C: Evet"

------------------------------------------------------------------

S: (TR) Bitkiler 1’inci seviye varlıklarla örneğin kayalar, sular vb ile beslendiğinde, 1’inci yoğunluk acı hissediyor mu?
C: Bu husus üzerinde durmamız gereksiz. Bu konuyu irdeledik.
S: (TR) Yani bir bitki besin aldığında... (L) Bitki minerallerle aynı yoğunlukta, yani bu şey gibi... (TR) İki ayrı varlık birleşiyor gibi mi? (V) Jeffrey Dahmer gibi... [Gülüşme] ... (LM) Mineraller suda çözünüyor ve sonra bitki tarafından emiliyor, bunda ne acı olabilir?
C: Subjektif, LM.
S: (L) Belki örneğin fosfatın suda çözünmesi, onun için bir nevi ölümdür...
C: Yakın. Yalnızca 3’üncü seviyede algıladığınızda ve varolan tek algının bu olduğunu düşündüğünüzde kendinizi sınırlandırıyorsunuz.
S: (L) Yani diğer bir deyişle, 4’üncü seviye anlayış üzerinde çalışırken 1’inci, 2’inci ve 3’üncü seviyeyi de algılayabilmeliyiz, öyle mi?
C: Hayır. 4’üncü, 5’inci ve 6’ncı üzerinde çalışın.
S: (L) Altımızda ne olduğunu anlama egzersizi olarak 1’inci ve 2’inci yoğunluk seviyelerini de anlamak faydalı olmaz mı?
C: Her zaman yükselmeye çalışın.
S: (V) Gelişen ruhlar olarak 1’inci ve 2’nci seviye çalışmalarımızı zaten tamamlamadık mı?
C: Evet.
S: (V) Geri adım atmaya gerek yok. (TR) 4’üncü seviyedeki Kertişleri kim yiyor?
C: Kimse. 4’üncü seviye, KH’nin tam ifadesinin mümkün olduğu son yoğunluktur.
S: (TR) Yani 5’inci ve 6’ncı seviyedeki varlıklar saf enerjiyle besleniyorlar.
C: Evet.
----------------------------------------------------------------------

Transkript başlarında olan bu bilgi gurubunu neden aldım,bir çoğumuz alt yoğunluklarda olanları anlamak için fazladan enerji sağlama yolundayız, bir bakıma bilgilenme başlangıçlarında normaldir ve bulunduğumuz yoğunlukta olanları anlayabilmek için fizik kimya yasalarına baz olan bazı şeyleri çözmemiz gerektiğini bilmekteyiz,

3Y deki faaliyet bilinci ve yaşam sorularına cevaplar bu yönde ancak cevap verebilmektedir, diğer taraftan enerjinin bütününü bu yönde ayarlı kullanırken üst yoğunluklarda neler var bakmak ruhsal gelişmenin alfabesidir yani bu yönde merak ve bilgi arayışı sürdürmelidir, bilinci besleyen enerjinin çoğu bu yönde harcanmalıdır,

KH bunu önlemeye çalışır zira onun son yoğunluğu belirtildiği gibi 4Y dir ve fazlasını istemez ,bulunduğu yoğunluk teknolojisi ve davranışına karşı bizleri ruhsal yönden sağırlaştırma yolundadır, neden, tahakküm edip esir edip kendi fiziksel arzularına tabi olan ve başka şey düşünemeyen bir gurup yaratıp onların üzerinde saltanat sürmek,

Bir ara misal vermiştim, aç kalıp bir kuzuyu kesmek üzere yanına yanaşıp boynunu tuttuğumuzda kuzu dillenip "ne yapıyorsun beni bırak" şeklinde insan dilinde konuşmaya başlarsa ne yaparız, korkunç, karnımızı doyuracak bir varlık benim dilimi öğrenmiş, tüketemem, aç kaldık..

3Y de yaşarken bunun örneklerini göremiyor muyuz, kutsal kitap şeklinde insana sunulan bilgilerde bile ayva göğüslü dilber kızlardan bahsediliyor, cinselle aldatılmış ve çiftler hale getirilmiş olan bu aleme kapılmış bizlere can evimizden vurduracak hediyeler vererek ayrılığın mantıksallıştırılması yönünde aşırı ve sahte bir çaba,

Dinler ve kutsal yazıtlarla ruhsal gelişme veriyoruz denilen kanal faaliyetlerindeki serbestlikten ve monoteizm dayatmaları ile bilinçleri mahmurlaştırmalardan çok bahsettik ve çok bahseden var, maksat ulvi bir uğraşı içine kişilerin esasta sınırsız ve sonsuz olan bilinçlerine takıntı barajları yerleştirmek,

Artık bu tuzakları fark eden ve bu yoğunluğu kazmaktan başka düşünmeyen takıntılı halden kurtulunmalıdır,ancak bulunulan yoğunluğun gerçeklerini de tam boşlamadan ,zira oluşmuş şeylerden tam vazgeçmek bu yoğunlukta silindirle ezilip yok olmaya benzer bir durum yaratır,

Zihin aşırı serbestlikle ileriyi görmeye çalışırken fiziki duygularla bu yoğunluğun gerçeklerini bir radar gibi taramalı ve gereken önlemleri almalı ,

Bu nasihat gurubunu tekrarlamakta neden ısrarlıyım, kendimi sınırlamak için ,zira çok durumda söylediğimin aksi davranıştayım..

-------------------------------------------------------------------
S: (A) Einstein ve Bergman 1935 teorilerini neden bıraktılar? Yanlış mıydı?
C: Hayır.
S: (A) Neden terk ettiler o teoriyi?
C: Sonuçlarından korktular.
S: (L) O teoride gördükleri sonuçlardan mı korktular, yoksa dışarıdan gelen bazı tehditlerden mi?
C: Her ikisi.
S: (L) O halde, sonuçları görür görmez birileriyle konuşmuş olmalılar...
C: Yakın.
S: (A) Bildiğimiz dördüncü yoğunlukla Einstein ve Bergman’ın beşinci boyutu arasındaki ilişki nedir?
C: Aynı.
S: (A) Bu beşinci boyut hakkında neden bilgimiz yok?
C: 4 KH tarafından kavramın önüne konan engeller.
S: (L) Bu kavram bariyerleri, yazılarımda karşılaştığım şeyin bir parçası mı? Monoteist felsefenin lineer zamanının ve dini kontrollerin dayatılması, ki bu da pek çok saldırı ile sonuçlanıyor?
C: Evet.
S: (L) Bunun hakkında düşünmek bile “dini olarak” insanları korkutuyor. (A) Mekanda iki insanın birbirinden 50 santim uzakta olmasının ne anlama geldiğini biliyorum. Zamanda gelecekten 20 dakika uzakta olmanın ne anlama geldiğini biliyorum. 5. boyutta uzaklık nasıl oluyor? Bunu düşünemiyorum...
C: Uzaklık/mesafe, bilinç enerjisi ızgara yapısıyla ilgili bir 3. yoğunluk sınırlamasıdır.
S: (L) Bilinç enerjisi bir ızgara yapısıyla mı uzanıyor? Nasıl soracağımı bile bilmiyorum. (A) Einstein, Bergman ve Bargmann 5. boyutta iki şeyin birbirine uzaklığını ölçmek için mesafeyi kullanıyordu. Bilinci kullanmıyorlardı. Izgara kullanmıyorlardı. Mesafe kullanıyorlardı. Bırakmak zorunda kaldıklarına göre iyi bir teori olmalı. Ama mesafeden bahsetmelerine rağmen bilinç hakkında hiçbir şey söylemediler. Sorum şu: mesafe bir bilinç ifadesi mi? İki nokta arasında, örneğin 2 milyon atom diye bir mesafe var mı? Bu bir mesafe mi? Bilincin bununla ilgisi nedir? Bu 5 boyutlu dünyada atomlar nasıl modelleniyor?
C: Izgara olarak.
S: (A) Neyin ızgarası?
C: Enerji.
S: (A) Bu ızgarada 5. boyutun rolü nedir?
C: Silindirin kenarı.
S: (A) Kenar nedir?
C: Döngünün yüzeyi.
S: (A) 3. boyuttaki döngü mü, 5. boyuttaki mi?
C: 5.
S: (L) Bu bana uçuk geliyor. (A) Onlara biraz cebir öğretmem gerekecek.
C: Evet. Uyumlanma zaman alıyor.
S: (TB) Bu bana çok normal görünüyor. (L) Evet, önemli olan uygulama. Bize doğrudan cevabı vermek yerine, çözüm üzerinde çalışabilmemiz için kesin yanıtın biraz sağını veya solunu söylüyorlar. (TB) Einstein bu 1935 teorisinden ne çıkacağını düşünüyordu?
C: BAT (Birleşik Alan Teorisi).
S: (A) Anlamıyorum. Eğer 1935’te sonuçları gördüyse ve “pekala bu iyi bir teori ve sonuçları görebiliyorum” diye düşündüyse, sonraki 20 yıl boyunca neden yanlış teoriler üzerinde çalıştı? Yanlış olan şey üzerinde çalışmasının amacı neydi?
C: Para verildi.
S: (A) Paraya ne için ihtiyacı vardı? (L) Yaşamak için. (A) Herhangi başka bir üniversiteye gidebilir ve istediğini yapabilirdi!
(L) Eğer Konsorsiyum “hayır” dediyse, hayır. Hiç bir yere gidemez ve hiçbir şey yapamazdı. (A) Pekala. Belki de hayatının sonuna kadar bu konuda birşey ifşa etmeyeceğine dair birşey imzaladı.
C: Evet. Ve iyi geceler.
-----------------------------------------------------------------

Son derece çözüm yolları isteyen bir aktarım, özellikle 5. boyut bilgisinin açılımında, dikkat edelim 5Y değil,

Konuyu çözecek veya tam anlatacak gerekli bilgi yüküne sahip değilim ama lineer düşünce sınırlamasının dışına çıkabilecek barajları aşabilecek çok şükür bir bilinç özelliğine çok yavaş da olsa geldim zannediyorum, burada kendimizi övme peşinde değiliz ilgili arkadaşların yardımları ve senelerce ruhsal konularla uğraşmanın ve evrenin rüya vizyon gibi bir çok usulle yardımı ile desteklenen bir bilinç,

Everenin yardımı derken bilmece söylemiyorum ,daha geçen gün bir yere aracım ve eşimle beraber giderken günlerdir tekerlek tarafından arada bir duyduğum ve bir mana veremediğim ve tamirciye gitmekten üşenip atlattığım araç arızasını giderme imkanı buldum ,

Askerken senelerce şöför yetiştirdim ve araç arızaları ile profosyenel olmasa da bilgim var, bunun vurdum duymazlığı da olabilir yolda giderken yanımdaki kamyonetteki bir şahısın ısrarla ikazı ile "çamurluk ve motor muhafazası yerlerde sürünüyor" sözüne kulak verip tamirciye gittim ve olayı çözdüm, yoksa çok fazla hasar veya kazaya uğrayabilirdik, bu nedir ,

Evren yardımı, bu basit olayı bu yönde manalandıracak bir bilince gelmem de evren yardımı,

Evren o kamyonet şöförü halinde tehlikeyi ikaz edici hale bürünmüş beni yani evrenin başka bir yönünü etkiliyor yardımda bulunuyor,bunu eşime de anlattığımda "ütyopyanın doruklarındasın, bırak.."

Bırakan kim..

En azından şu monoteizm veya lineer dayatma ile oturtulmaya çalışılan mesafe fenomeninin ,barajının aşılması konusunda öyle entegral hesapları v.s. dalmış bir matematik bilgisi dışında ızgaraların dışında silindir kenarı nedir tahayyül edebiliyorum, kısaca bilincimin kabul edebilir serbestliği içindedir diye söyleyebilirim,

Bunu katiyetle neden belirtiyorum, barajlar ve insanları 3Ymantığı içine sınırlama aldatma metodlarının açıkça görülmesi bu barajları aşmama yardımcı oluyor, ayrıca evrenin genel yapısı içinde bir parçayım vizyonunu gördüğümü defalarca bu yazılarda belirttim,bu olağanüstü gerçekliği tadınca işkence yapılsa bile bu her şey birdir şeklinde oluşmuş bilinç özelliğimi silemezler,

Öyle ki bu insanların birbirini aldatması sahte kişiliklere bürünmesi ve bunu yaşamın bir cilvesi olarak kabul etmeleri başka türlü olamaz demeleri, dürüstlüğü böylece parçalamaları ve hatta bizim bile fark etmeden veya bu dünya şartlarını yaşamak mecburiyetindeyiz şeklinde rol yapmamız ,bu akıma kapılma olayını normal kabul etmemiz bunun nişanesi,

"S: (A) Bu ızgarada 5. boyutun rolü nedir?
C: Silindirin kenarı.
S: (A) Kenar nedir?
C: Döngünün yüzeyi.
S: (A) 3. boyuttaki döngü mü, 5. boyuttaki mi?
C: 5.
S: (L) Bu bana uçuk geliyor. (A) Onlara biraz cebir öğretmem gerekecek.
C: Evet. Uyumlanma zaman alıyor. "
Bir de imza olayı veya tasdik için yemin ve tabulaştıran hususların dışına çıkmama kabulü ve boyun eğmek var,insanı ibadetimi büyük ve samimi bir itaatle yapıyorum zaten bunu guruyu tasdik ettiğim imza ile de belirttim şeklinde mum gibi kalıp ve sınırlama içine koyar,

Dinsel fenomenlerin şartların içine yerleştirilmiş hedef ve tabu yaratan ritüeller, perhizler ve bunların bitişindeki belirtilen sergilenen seremoniler,

Sınırlama çiti veya barajlarını vaz geçilmez hale getirtip korkuyu da devreye sokup onun ötesine bilinci kapatmak da var, yaşam kolaylığı veren emniyet içine sokan inanç halleri, sorgulama ve bilinçte genişleme ve sınırsızlık durumunu keşfetme özelliğini adeta kilitler,

Bu esnada Ra bilgilerinde medyumun spiritüel davranışını takviye etmek için etrafında daire çizerek tur atmalar ve başına veya yattığı yerin çeşitli bölümlerine mum tütsü tuz v.s koymak gibi önerileri yani bu majik ritüel usullerini nereye koyacağız şeklinde bir düşünce oluştu,

Kanaatim medyumun inanç durumundaki takıntılı hallerini, inancını bozmadan görevi sürdürebilsin şeklinde devreye konan tavsiyeler, zira farkındalığa erişebilmek takıntıları aşabilmek için zaman ve bilgi şahsi gayret kademeleri gerekir, başlangıçta Carla L.Reuckertin inanç takıntıları vardı hatırlıyorum, ama toptan reddetmenin hatalı olacağını da söylemeliyim, bu konuda geniş malümat gerekiyorsa sitemizin kitaplığında olan RA bilgileri kitaplardan birincisi öncesi "giriş" bölümünü çok iyi okuyup incelemek gerekir orada RA bigilerini aktaran ve görev gören kadronun her birinin anlattıkları mevcut,ayrıca,

Majik ritüellerin uygulanması K. celseleri sürerken Lauraya da tavsiye edilmişti ,yüzdüğü havuzda spiral veya döngü halinde yüzmesi ve havuzun bu şekillerde inşası ,ayrı bilgi olarak mitolojideki tapınak sütunlarının oluklu olmasının ve buna benzer oluklu yapıların kanal açılımı için faydalı olabileceği bilgi ve önerileri,celsede kullanılan tablanın temiz veya kaygan olması oturanların şekilsel durumu gibi uyarılar,"eiru eolas "nefes programı , sanırım enerjinin ortamımıza bol ve etkin akımı içindir, bu hususta beni de daha aydınlatacak yorumlar olursa sevinirim,

Katiyetle biliyoruz ki Ra bilgileri, K. bilgilerinin de geldiği 6Y den ve tümü ile zihinlere KH ı nın ne olduğunu ve sınırlanmayı fark ettirecek bilgi hazineleri,

Bütün bunlara Majik Ritüel denmesi bile hatalı olabilir olaya başka bir gözle bakıp değerlendirmeliyiz,belki de şu aktarımın neden verildiğine kafa yorarak,

"C: Hiç sınırlandırma yok mu? O halde sınırlar empoze etme çabası neden? "

Bu 3Y bir sınırlandırma illüzyonu olarak oluşmuştur ,

Oldukça fazla üzerinde durduk, maddenin sınırlandırıcı ancak bazen zevk ve bazen de acı vererek oluşanın kadersel yapısına dalarak dünya zevklerine tapmak için, zihnen çıkabilmek için buranın materyallerini de kullanmak gerekir ,yani sınırlandırıcı usulleri kullanarak sınırsızlığı yakalamak..

Acının tetiklediği zevk ve bunun lineer konuda zamansal bir müddeti bekleten arzulu düşünüşü ve onunla çevrelenmiş illüzyonik dünya halinin içinde yaşamayı hiç de boşa atmamak gerekir,

Paranormal veya eterik alem bilinmeyen olduğundan ve deney için adeta hipotezler üzerinde gezinebilmek cesareti istediğinden ,yani üstün bir bilgilenme çabası gerektiğinden devamlı dışlanmış ,yankı odalarına hapsolmanın o bildik rahatlığı ve emniyeti göz önüne getirildiğinde bilinç açıklığı olduğunu zannettiğiniz dostlarımız bile "benim sınırlarımı zorlama buradan ötesi benim hayatımı yaşantımı yeniden kurmam gerektirir külfetler doğurur" demekteler ve bilgiden kaçmaktalar,

Onlara beyinin düşünme ve sorgulama kapasitesinin sonsuz ölçüde olduğunu hatırlatsak bile ,zihinlere asırlardır konmuş olan o KH barajını yıkmaktan imtina ediyorlar,

Radikal bilinç kitlesi böyle oluşur ,konsensusun büyük kısmı sınırlanmıştır,

Korku ve geçim derdi de keza, Einstein bile,

"(A) Pekala. Belki de hayatının sonuna kadar bu konuda birşey ifşa etmeyeceğine dair birşey imzaladı.
C: Evet. Ve iyi geceler. "

Ara..


Edited by - Tgur on 24/06/2022 09:32:16
Go to Top of Page
Sayfa: Toplam Sayfa 51 Önceki Konu Mesaj Sonraki Konu  
Önceki Sayfa
 Yeni Konu Aç  Konuya Cevap Ver
Forum Seç:
Başkalarına Hizmet Forumu © Celse veya diğer içerikleri farklı ortamlarda paylaşırken lütfen kaynak belirtiniz Yukarıya git
Snitz Forums 2000
Bu sayfa 0,17 saniyede oluşturuldu.